Ekim 2016

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli

Bağcılar ‘Da Liseli Dev-Genç’liler Yazılama Yaptılar
Bağcılar’da 26 ve 27 Eylül günleri akşam saatlerinde çiftlik ve üç direkler bölgesinde ‘ Gökhan Yıldırım Serbest Bırakılsın, Uyuşturucu Bataklığında Büyümek İstemiyoruz, Parasız Eğitim İstiyoruz Alacağız, Tüm Liselerde Tayyip’in Yalanlarına Karşı Kulak Kapatıyoruz’ şeklinde toplamda 7 adet yazılama yapıldı.
Bağcılar’da Dev-Genç’liler Yazılama Yaptılar
Bağcılar Çiftlik Bölgesi’nde 4 Ekim akşam saatlerinde ‘ Hakan İnci Serbest Bırakılsın ve Uyuşturucuya Hayır ‘  Dev-Genç imzalı iki yazılama yaptılar.
İkitelli’de Liseli Dev-Genç’liler Yazılama Yaptılar

20 Ekim Perşembe günü akşam 21:00 civarında Cemevi ve Mehmet Akif Bölgesinde yazılama yapıldı. Duvarlara ‘ Hakan İnci Yalnız Değildir, Hakan İnci Onurumuzdur, 17 yaşındaki Hakan İnci Maltepe Çocuk Hapishanesinde İşkence Görüyor, Bir Dev-Genç’imiz Var Teslim Olmayan ‘ şeklinde yaklaşık 40 adet yazılama yapıldı.








AKP Faşizmin OHAL kumpasıyla kendisine muhalif basına ve demokrat kurumlara yönelik saldırıları devam ediyor.
Bizler ANKARA TAYAD'lı aileler olarak her zaman hapishanelerdeki tecriti gündeme getiren CUMHURİYET gazetesinin yanında olmaya gidiyoruz
1 Kasım Salı günü saat 14.00 te Ankara İdilcan Kültür Merkezinde toplanıp saat 16.00 da CUMHURİYET gazetesinde olacağız.
Tüm halkımızı bekliyoruz
Toplanma adresi: General zeki doğan mahallesi imam ali sultan caddesi 12/19 Mamak / ANKARA

ANKARA TAYAD


ELAZIĞ'DA UMUDUN SESİ YÜRÜYÜŞ DERGİSİ DAĞITIMI YAPILDI

Elazığ'da 28 Ekim günü Hozat Garajı esnafına yürüyüş dergisi dağıtımı yapıldı. Esnaflar genel olarak dergimize bakış açısı iyi yöndeydi.Bir esnaf abimiz' Yaw siz OHAL öncesinde de böyle yazıyordunuz şimdi de hiç korkmuyor musunuz? 'dedi. Toplam 1 saat süren çalışmada 42 dergi halka ulaştırıldı.

DEVRİMCİ TUTSAKLAR ONURUMUZDUR
Ülkemizde şuan faşizm yönetememe krizinin faturasını halka ödetmek istiyor. Halka gözdağı veriyor insanları sokak ortasında kaçırıyor, tutukluyor, katlediyor. Benim sözümden çıkanların sonu böyle olur demek istiyor. En ufak bir hak mücadelesinin bile büyük bedeller verilmeden alınamadığı ülkemizde devrimcilik yapmanın da ağır bedelleri oluyor elbet. Şehidimiz Fatma Koyupınar’ın da dediği gibi ‘Tutsaklık alnımızın ak cefasıdır’. AKP iktidarı OHAL’i baha ederek devrimcilere ve onların nezdinde direnen bütün halklara savaş açmış durumdadır. Son 2 ayda toplamda 80 HALK CEPHELİ hukuksuzca komplo teorileriyle tutsak edildi. AKP terör demogojileriyle ancak kendini kandırabilir. Sarıgazi’de bir eve yapılan baskında gözaltına alınan 10 devrimci komployla tutukladılar. Duraklarda, otobüslerde işkenceyle kaçırdıkları insanlara ‘hücre evinde’ alındı komplolarıyla tutukladır. AKP iktidarı o kadar acizleştiki 8 ay önce yine bir komployla tutukladığı DİLEK KAYA ‘nın tahliyesini bile hazmedememiş olmalı ki tekrar tutukladılar.
Tekrar diyoruz ne komplolarınız, ne gözaltılarınız, ne tutuklamalarınız bizleri haklı mücadelemizden vazgeçiremez. Tutsak her cepheli nasıl ki dışarıda bulunduğu her alanı faşizmin kâbusu haline getiriyorsa hapishanelerde de faşizme rahat yüzü göstermeyecektir. Özgür Tutsaklık kavramı öyle söz olsun diye söylenen bir söz değildir. Mücadeleyi 4 duvar arasına çeken bir kavramdır. Ve nihayet öyle de oldu sen 80 tane cepheli komployla tutsak edersen onlarda direnişe hapishanelerde devam eder. Bulundukları hapishanelerde kitap, görüş, mektup yasaklarına karşı hücreleri yaktılar.
DAYI’larımızın, Niyazi AYDIN’ların, Haydar BAŞBAĞ’ların memleketinden ELAZIĞ’dan bulunduğu her alanı bir savaş alanına çeviren Özgür Tutsaklara selam olsun.
SARİGAZİ’DE TUTUKLANAN 10 DEVRİMCİ SERBEST BIRAKILSIN!
KOMPLOLARI BOŞA ÇIKARTACAĞIZ!
DEVRİMCİLİK YAPMAK SUÇ DEĞİLDİR!

ELAZIĞ HALK CEPHESİ

DEVRİMCİ TUTSAKLAR SERBEST BIRAKILSIN
AKP, kanun hükmünde kararnameleri ile halka saldırmaya devam ediyor. OHAL bahanesiyle mahallelere, demokratik kurumlara saldırarak gözaltına alınan devrimcilere hapishanelerde 90’lı yıllardan kalma işkence yöntemleriyle saldırıyorlar. Devrimcileri terörize ederek, burjuva basında kontra haberler yaptırarak tutuklanmalarına sebep oluyorlar. Son olarak OHAL kapsamında çıkan yeni KHK’ye göre avukatların müvekkilleriyle görüşmeleri 6 aya kadar kısıtlanabilecek. Zaten avukatların müvekkilleriyle görüşme hakları türlü bahanelerle gasp edilmekteydi. Avukat Özgür Dağ’a, müvekkiliyle görüşmeye gittiği zaman yapılan muamele bunun kanıtıdır. Öte yandan KHK içerisinde yer alan yeni bir maddeye göre tüm memur alımlarında ‘güvenlik soruşturması’ yapılacak. Devletin ‘güvenlik’ olarak baz aldığı kriterler; yani demokratik eylemler, basın açıklamaları, dernek faaliyetlerinden dolayı onlarca emekçi mesleğinden ihraç edildi. Muhtemelen önümüzdeki süreçte de ihraç edilmeye devam edilecekler. Yaşadığımız süreç göstermektedir ki AKP; OHAL, KHK gibi araçlarla halka saldırılarını boyutlandırmıştır. Dışarıda öğrencilere, emekçilere, akademisyenlere kısaca ezilen halkın her kesimine yapılan saldırılar, içeride özgür tutsaklara karşı daha katmerli bir şekilde yapılıyor. Görüş yasağı, iletişim yasağı, sayım vermemekten ötürü işkence bu boyutlanmış saldırıların sadece bir kısmı. AKP bir yandan komplolarla devrimcileri tutukluyor, bir yandan hapishanede kendi yöntemleriyle devrimcileri cezalandırmak istiyor. Son süreçte tutsak düşen bütün yoldaşlarımız hakkında burjuva basında polisin yönlendirmesiyle kontra ve kurmaca haberler yaptırılmıştır. Bu haberler dayanak gösterilerek arkadaşlarımız hiçbir sebep yokken tutuklanmışlardır. Hukuksuz bir şekilde tutuklanan Dilek Kaya, tahliye olduğu gün aynı şekilde yeni bir komployla tutuklanmış, Yaprak Yılmaz, 1 Mayıs’ta bir molotof kokteylinde parmak izi olduğu şeklinde mesnetsiz bir iddiayla tutsak edilmiştir. Buradan bir kez daha söylüyoruz; zulüm ile abad olanın sonu berbat olur. Komployla tutuklanan tüm devrimciler serbest bırakılsın.
DEVRİMCİ TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK

ESKİŞEHİR HALK CEPHESİ

Halk Cepheliler Sekizevler Bölgesinde Yürüyüş Dergisi ve Bildiri Dağıtımı Yaptı
      30 Ekim Pazar günü Sekizevler gecekondu bölgesinde ev ev gezerek kapı çalışması yapıldı. Açlık grevini anlatan 150 adet Halk Cephesi bildirisi dağıtıldı. 50 Yürüyüş dergisi halka ulaştırıldı. Halk Cepheliler bir kahvede açlık grevini anlatan konuşma yaptı. Halka 17 Ekim’den bu yana devam eden açlık grevi ve katil polislerin saldırıları, Cemevi’nin ablukaya alınması anlatılırken, sahiplenme çağrısı yapıldı.
    Kapı çalışması yapılırken halk,  Halk Cephelileri eve yemeğe ve çay içmeye çağırdı.
    Halk cepheliler nalbur bölgesinde dergi ve bildiri dağıtımı yaptı
    30 Ekim Pazar günü 50 adet esnaf dergisi dağıtıldı. Gazi Halk Meclisi tarafından yapılan aşure etkinliği sırasında, 100 adet açlık grevini anlatan ‘’ Halkımız, Mahallemizde Açlık Grevi Yapılıyor Duydunuz mu?’’ başlıklı bildiri dağıtımı yapıldı.
    Halk Cepheliler Gazi Cem Evinde devam eden açlık grevi bildirilerini Gazi Düz Bölgesinde dağıttı.
    30 Ekim Pazar günü Düz bölgesinde 4 kahvede oyuna ara vermelerini istedikten sonra açlık grevini anlatan  bildiri dağıtılırken  insanlara açlık destek olmaları çağrısında yapıldı. Düz bölgesinde 100 adet bildiri halka ulaştırıldı.



Halk Meclisi her yıl düzenlediği aşure etkinliği bu sene 30 Ekim tarihinde saat:14.00’da yapıldı.

Halkların geleneklerini, göreneklerini sahiplenen Halk Meclisinin yaptığı aşure etkinliğine kalabalık katılım olurken, 2500 kişilik aşure; Gazi Halk Meclisi önünde, Nalbur Akbank önünde, Son durak Hakan Kasa parkında halkımıza sunuldu.








AKP, kanun hükmünde kararnameleri ile halka saldırmaya devam ediyor. OHAL bahanesiyle mahallelere, demokratik kurumlara saldırarak gözaltına alınan devrimcilere hapishanelerde 90’lı yıllardan kalma işkence yöntemleriyle saldırıyorlar. Devrimcileri terörize ederek, burjuva basında kontra haberler yaptırarak tutuklanmalarına sebep oluyorlar. Son olarak OHAL kapsamında çıkan yeni KHK’ye göre avukatların müvekkilleriyle görüşmeleri 6 aya kadar kısıtlanabilecek. Zaten avukatların müvekkilleriyle görüşme hakları türlü bahanelerle gasp edilmekteydi. Avukat Özgür Dağ’a, müvekkiliyle görüşmeye gittiği zaman yapılan muamele bunun kanıtıdır. Öte yandan KHK içerisinde yer alan yeni bir maddeye göre tüm memur alımlarında ‘güvenlik soruşturması’ yapılacak. Devletin ‘güvenlik’ olarak baz aldığı kriterler; yani demokratik eylemler, basın açıklamaları, dernek faaliyetlerinden dolayı onlarca emekçi mesleğinden ihraç edildi. Muhtemelen önümüzdeki süreçte de ihraç edilmeye devam edilecekler. Yaşadığımız süreç göstermektedir ki AKP; OHAL, KHK gibi araçlarla halka saldırılarını boyutlandırmıştır. Dışarıda öğrencilere, emekçilere, akademisyenlere kısaca ezilen halkın her kesimine yapılan saldırılar, içeride özgür tutsaklara karşı daha katmerli bir şekilde yapılıyor. Görüş yasağı, iletişim yasağı, sayım vermemekten ötürü işkence bu boyutlanmış saldırıların sadece bir kısmı. AKP bir yandan komplolarla devrimcileri tutukluyor, bir yandan hapishanede kendi yöntemleriyle devrimcileri cezalandırmak istiyor. Son süreçte tutsak düşen bütün yoldaşlarımız hakkında burjuva basında polisin yönlendirmesiyle kontra ve kurmaca haberler yaptırılmıştır. Bu haberler dayanak gösterilerek arkadaşlarımız hiçbir sebep yokken tutuklanmışlardır. Hukuksuz bir şekilde tutuklanan Dilek Kaya, tahliye olduğu gün aynı şekilde yeni bir komployla tutuklanmış, Yaprak Yılmaz, 1 Mayıs’ta bir molotof kokteylinde parmak izi olduğu şeklinde mesnetsiz bir iddiayla tutsak edilmiştir. Buradan bir kez daha söylüyoruz; zulüm ile abad olanın sonu berbat olur. Komployla tutuklanan tüm devrimciler serbest bırakılsın.
DEVRİMCİ TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK

ESKİŞEHİR HALK CEPHESİ


Pazar günü 30 Ekim tarihinde Hamburg Dev-Gençliler ve Hamburg Halk Cepheliler Türkiye’de AKP faşizmin sürdürdüğü olağan üstü hal (OHAL) ve onunla birlikte artan baskılar ve tutsaklara yönelik saldırıları teşhir etmek için Hamburg Türkiye Konsolosluğu önünde eylem yaptılar. "Sevcan Adıgüzel Hakan İnci Onurumuzdur- Avrupa Dev-Genç" yazılı pankart açıldı ve eylem boyunca "İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek", "Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur", "Sevcan Adıgüzel Onurumuzdur", "Hakan İnci Onurumuzdur", "Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz" sloganları atıldı. Eylem sonlandırıldıktan sonra Dev-Gençliler tarafından hazırlanan tutsaklara yapılan işkenceyi anlatan bir kurgu izletildi ve sürece ilişkin sohbet edildi. Yaklaşık yarım saat süren eyleme 21 kişi katıldı.


Hamburg'ta Cuma günü 28 Ekim tarihinde Hamburg Dev-Gençliler okuma günü için bir araya geldiler. Gençler okuma gününde "Ve Çeliğe Su Verildi", "Teslim Olmayanlar Ölmez" ve "Kongre Raporları" kitaplarından okudular. 1,5 saatlik serbest okuma vaktinden sonra gençler kitaplarını tanıttılar ve okudukları sayfaları özetlediler. Yaklaşık 2 saat süren Kitap okuma gününe 5 Dev Gençli katıldı.


Suriye Halk Cephesi 27 Ekim’de Suriye Şam’da, Halk Cephesi ve Anti-Emperyalist Cephe dostlarıyla bir araya gelerek dayanışma ve Cephe’nin hedeflerini konuşmak üzerine bir yemekte buluştu. İlk olarak katılımcılar birbirleriyle tanıştı ve aslında bütün Suriye’de yaşayanların kardeş olduğu söylenerek yemeğe geçildi. Türkiye ve Suriye yöresel yemeklerinin ikram edildiği güzel bir sofra kuruldu ve her iki ülke halklarının leziz yemek kültürleri üzerine güzel tanımlamalar yapıldı.
Verilen yemeğin ardından ilk olarak Türkiye’de bulunan Halk Cephesi’nin tarihi, önderleri, hedefleri mücadele biçimi ve önüne koyduğu hedefler anlatıldı. Ardından ise 3-9 Ekim 2016 tarihlerinde Anti-Emperyalist Cephe’nin heyet oluşturarak, anti-emperyalist mücadele yürüten ülke, örgüt ve halkları ziyareti üzerine konuşuldu. Kısaca, Suriye’ye yapılan ziyaretin neyi hedeflediğini ve kazanımları Anti-Emperyalist Cephe’ye katkıları nedir diye katılımcılar tarafından değerlendirildi. Değerlendirmeden sonra yakın bir tarihte Suriye’de Anti-Emperyalist Cephe’nin yapacağı çalışmalar, çalışmalara kimlerin katılabileceği, ileriki süreç için başta Ortadoğu halkları olarak bütün dünyada anti-emperyalist düşünen ve mücadele eden örgütlerin ve insanların katılmasının büyük önemi olduğu vurgulandı. Suriye’de çalışmaların somut adımlarla başlayacağı haberini duyan katılımcılar sevinç ve coşkuyla şimdiden bir görev almak için sabırsızlandıklarını söylediler. Bu coşkuyu yaşayanlar “Biz bu cephede her sorumluluğu kabul ediyoruz. Zorluğu ne olursa olsun… Başka insanları da katmak için her bölgeye yayılırız ve bütün gücümüzle emek vermekten gurur duyarız…” diyerek fedakarca Anti-Emperyalist Cephe örgütlülüğü içerisinde görev alacaklarını belirtti.
Yapılan değerlendirme ve dayanışma toplantısının ardından Türkçe ve Arapça halk şarkıları söylendi. Ayrıca 21 Ekim’de İstanbul Okmeydanı’ndı Grup Yorum’un çalışma yürüttüğü İdil Kültür Merkezi ve Gençlik Federasyonu baskını hakkında bilgi verildi ve Türkiye’deki düzenin bütün devrimci demokratlara saldırısının faşist düzenin sonunu hazırladığı ve mücadeleyle yıkılacağı belirtildi.

Suriye Halk Cephesi




Gözaltı, işkence, tutuklamaların günlük hale geldiği  her yeni günde AKP faşizmi, saldırılarını büyütüyor. Her saldırısına yeni bir halka ekleyen AKP faşizmi OHAL bahanesiyle, darbe girişimiyle hiçbir alakası olmayan KHK’larla halka karşı saldırısındaki keskinliğini açıkça göstermektedir. Otuz güne kadar süren keyfi gözaltı kararları, öğretmenlerin mesleklerinden ihraç edilmeleri;
üniversite, liselerdeki öğretim üyesi,özel güvenlik kılığındaki polislerin öğrencilere saldırması;
“proje okul” kapsamında okulların imam-hatipleştirilerek gericileştirilmeye çalışılması; avukatların kendi mahkemelerine dahi girememesi, hukukun ayaklar altına alınması;
yerel yönetimlere kayyum atanması;
barış, çözüm aldatmacalarıyla milletvekillerini tutuklatması;
eylem, yürüyüş yapmak isteyenlere biber gazı, joplarla saldırılması
ve son zamanlarda muhalif basın emekçilerine yapılan saldırıları, faşist AKP iktidarının çözümsüzlüğünün ürünüdür.
Bu sabah Cumhuriyet gazetesi yönetimi ve yazarlarının evlerinin basılması da  faşizmin geçmişte kalmadığını tekrar tekrar göstermektedir. Cumhuriyet gazetesine yapılan saldırı, kendine biat etmeyenlere yaptığı saldırılara son örnektir. Düzene uygun kafalar yaratma amacı ile düşünmeyen, sormayan, kendinden başkasını düşünmeyen insanlar yaratmaya çalışmaktadır AKP. Yıllar öncesinden devrimcileri imha etme poltikasıyla saldıran iktidar, bugün her kesime saldırmaktadır.
Tarihimizle göstermiş olduğumuz haklı mücadelemiz gösteriyor ki halkı sömürenlere karşı ancak sınıf savaşımı verilir.
Türkiye’nin birlik, beraberlik ve gelişmesinden behseden AKP; FETÖ bahanesiyle halka saldırmaya devam ediyor... Muhalif basın susturularak sindirilmek isteniyor... Tarihten ders çıkarmayan AKP iktidarı şunu iyi bilmelidir ki faşizm hiçbir zaman halkları teslim alamamıştır.
Yürüyüş dergisi olarak; AKP’nin Cumhuriyet gazetesi yazarlarına yaptığı bu faşist saldırıların karşısında ve yazarlarımızın yanında olduğumuzu buradan dile getiriyoruz.  Şunu da ekliyoruz ki faşizme karşı savaş vermeden, ona karşı direnmeden onu yenemeyiz!
KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!
SUSMA, SUSTUKÇA SIRA SANA GELECEK!
FAŞİZME KARŞI OMUZ OMUZA!


31.10.2016

Yürüyüş Dergisi


Son zamanlarda mahalledeki uyuşturucu madde kullanımının ve ona bağlı gelişen fuhuş ve hırsızlık olaylarının da yaşanmasından kaynaklı İkitelli’de Halk Cepheliler mahalle gençliğiyle birlikte üç gün boyunca akşamları mahallede devriye attılar. 26 - 27 - 28 Ekim günleri uyuşturucu kullanımının yoğun olduğu parklar ve ara sokaklarda atılan devriyelerde uyuşturucu kullanan birçok kişi uyarılarak üzerlerindeki uyuşturucular imha edildi. Ayrıca çetecilerin yanında görülen bir genç kızın evine gidilerek ailesiyle ve kendisiyle de görüşüldü.


2 Eylülden beri Maltepe Çocuk Hapishanesi’nde tutuklu olan Hakan İnci, yapılan işkencelere karşı açlık grevi direnişi başlatmıştı. Ayakta sayım vermediği için gardiyanlar tarafından dövülerek tekli daracık ve pis bir hücreye konulmuştu. Avukatı görüşüne gittiğinden avukatına da saldırıp parmaklarını kıran işkenceciler Hakan’ı camı kırık, pis ve bir insanın sağlık sorunlarına sebep olacak şekilde olan bir hücreye koydular. Gardiyanların ve hapishane müdürünün işkenceye dönen keyfi uygulamalarına karşı elinde tek silahı olan bedenini açlığa yatırdı. Abisi ve biz Liseli Dev-Gençliler de Hakan’ın zaferi kazanması için Okmeydanı’nda açlık grevine başladık. Hapishane önünde ailesiyle beraber hapishane önünde basın açıklamaları, yazılamalar, sesli ajitasyonlarla insanlara 17 yaşındaki bir Liseli Dev-Gençlinin Hakan’ın zulme, tecrite karşı direnişini anlattık, işkenceleri teşhir ettik. Hakan’ın talebi hücresinin temizlenmesi yaşanılabilir hale gelmesiydi. 20 günün sonunda Hakan’ın direnişi kazandı. Bir kez daha gösterdik direnenlerin kazanacağını. Bir kez daha düşmana hapishanelerinin, işkencelerinin, yaşımız kadar gardiyanın işkencesi biz Liseli Dev-Gençlilerin karşısında kâğıttan kaplan. Halkımıza bir kez daha gösterdik ki direnirsek kazanırız, direnirsek geri adım attırırız zalimlere. Hapishanelerindeki bu işkencelerin sebebi bizlerin düşüncelerini teslim almak, bizi çılgınlaştırıp mücadeleden uzaklaştırmak. Yıllardır tecrit hücrelerinde direniyoruz. Birçok hakkımızı direnerek kazandık. Bu direnişlerimiz sonucu bir gelenek yarattık adına Özgür Tutsaklık dediğimiz. Bugün taleplerimiz karşılansa da düşmanın saldırıları tam anlamıyla bitmeyecektir. Özgür Tutsaklık geleneğini 17 yaşından, 51 yaşına kadar savunacak ve bu geleneği büyüteceğiz…
YAŞASIN DİRENİŞ YAŞASIN ZAFER!
DEVRİMCİ TUTSAKLAR ONURUMUZDUR!

LİSELİ DEV-GENÇ


OHAL'İ, YASAKLARINIZI TANIMIYORUZ
FESTİVALİMİZİ HALKIMIZIN SAHİPLENMESİYLE GERÇEKLEŞTİRDİK
Geleneksel hale gelen 6.Doğançay Halk Festivali, bu yıl faşist AKP iktidarının OHAL bahanesiyle yasaklandı.
Aylardır büyük bir coşkuyla tüm İzmir'e yayılan festival çalışmalarına onlarca insan katıldı.
1000'e yakın davetiye dağıtıldı,
1600 bildiri halka’a ulaştırıldı.
2200 afiş İzmir'in pek çok semtine yapıldı.
Ancak festival Bayraklı kaymakamı Adem Arslan ve İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından "güvenlik" gerekçesiyle yasaklandı. Üstelik yasaklama kararı festival tertip komitesine karara itiraz hakkı bırakmayacak şekilde son gün son saatlerde iletildi.
İzmir Halk Cephesi, TAYAD, Dev-Genç, Halkın Mühendis Mimarları, Doğançay Halk Korosu, Grup Yorum İzmir Korosu faşizmin yasaklarını tanımayacaklarını ilan ederek halkı festival tarihi olan 30 Ekim pazar günü Doğançay köyüne çağırdı.
Köyün kızıl meydan olarak da bilinen Eski Köy Meydanında toplanmaya başlayan kitle büyük bir polis yığınağıyla karşılaştı. Yüzlerce polisiyle, Tomaları ile akrepleri ile adeta düşman toprağını işgale gelmişti AKP'nin faşist düşmanları...
Halka düşman, türkülerden korkan bu iktidarın katil polisleri, öğlen saatlerinde kitlenin beklediği kahvede GBT kontrolü yaptılar. Onlar işlemlerini yaparken her şeyi göze alarak gelen insanlarımız ise neşeleri, coşkularıyla bu uygulamanın kendilerini sindiremeyeceğini düşmana göstermiş oldular.
Festival alanına giden otobüs ve dolmuşlarda festivalin iptal olduğunu söyleyen çağrılar yaptı polisler. Halkın alana gelmesini engellemek için uğraştı. Bu tehdide rağmen araçlara binip mahalleye gelenlere ise GBT yaptılar.
Yüzlerce polisle mahalledeki yazılamaları silip afişleri yırtacak kadar acizleştiler.
Saat 15.00'te basın toplantısı yapılacaktı. Öğlen saatlerinde kitlenin slogan atmasına bile tahammül edemeyen polisler, açıklama saati yaklaşırken kitlenin kalabalıklaşması üzerine heyetle görüşme yapmak istediğini söyledi.
"Basın toplantısı yapabilirsiniz, 2 de türkü söyleyin, 3. de gözaltı yaparım" tehdidinde bulundu. Tertip komitesi, festivalin programını ilan ettiklerini söylerken, Grup YORUM da "Türkülerimizi ve sayısını siz belirleyemezsiniz" dediler.
Saat:15.00'te başlayan basın toplantısında ilk olarak aynı zamanda festivalin düzenleyicisi olan Grup YORUM İzmir koroları adına bir açıklama okundu:
"AKP'nin festival yasağını tanımıyoruz.
Halk olarak sanatçılar olarak yine buradayız, yine halaylarımızı türkülerimizi seslendirecek vazgeçmeyeceğiz. Türkü söylememizi engelleyemezsiniz, alanları halka, devrimci sanatçılara, yasaklarsanız bunun öfkesi altında kalır boğulursunuz. Halka korku salmak istiyorsunuz, düşman toprağını işgale gelir gibi mahallemize giriyor halkı sindirmek tepki vermesini engellemeye çalışıyorsunuz. Ama emin olun ki kendi sonunuzu hazırlıyorsunuz. Bu baskılarınızın karşılığı sizin o saltanatınızı yıkacak. Halka karşı işlediğiniz suçlar milyonlar harcayarak halkın kan gözyaşıyla yaptırdığınız Saraylarınız korkularınızı gizlemeye yetmez. Halka yaptığınız zulüm karşılıksız kalmaz. Yezit soyunun temsilcisi iktidarlar faşist politikalarıyla milyonlarca Hüseyinler yaratıyor. Halk örgütlülüklerini büyütecek milyonları örgütleyecek biz kazanacağız çünkü biz halkız ve haklıyız."
Grup YORUM adına yapılan açıklamada ise, Yorum'un bu ne ilk ne de son yasağı olacaktır, denildi. Grup Yorum 30 yılda bu yasakları aşarak geldi. Direnen bir halkı kimse teslim alamaz. Denildi.
Festivalde sahne alacak olan İzmir Müzisyenler Derneği de basın toplantısına katılarak, bu karanlığı yarmak için bir araya gelmek, birlikte mücadele etmek gerektiğini söyledi. Sanatçılar, hep birlikte türkü söyleyerek festival yasağını tanımadıklarını, halkın olduğu her yerde türkülerini söylemeye devam edeceklerini ilan ettiler.

100'ü aşkın insanın çektiği coşkulu halaylarla festival sonlandırıldı.







Muaviyelere karşı  diz çökmeyen, biat etmeyen Kerbela şehitlerini  anmak için Pir Sultan Abdal Kültür Merkezinde (PSAKM) aşure günü organize edildi.  Avrupa Anadolu Hareketi'nin organize ettiği, 30 Ekim Pazar günü yapılan aşure günü sabah kahvaltıyla başladı. Geceden beri  ortak hazırlık içinde olan canlar lokmalarını paylaştılar.
Kahvaltıdan sonra aşure kazanlarının kaynamasıyla, dinlenilen deyişler eşliğinde konuklar salonu doldurmaya başladı.
Saat 1’de; Kerbela'da Hüseyin Dersim'de Seyit Rıza Sivas'ta Pir Sultan'iz Biz...
Tam 1335 yıldır Muaviyelere diz çökmeden direniyor Kerbela
Tam 1335 yıldır biat etmedi Hasan Hüseyinler
Tam 1335 yıldır Yezid’in zulmünü yere çalar mazlumun kılıcı
Tam 1335 yıldır matem günlerinin hesabını sorar canlar, canları pahasına…
Ve Bağcılarda Günay, Armutlu ‘da Dilek Doğan, Gülsuyun ‘da Hasan Ferit Gedik'iz biz...
Günümüz muaviyelerine karşı direnen, günümüz mazlumları Hüseyinler, hiç bir koşulda biat etmeyen, bedel ödeyenlerdir.” İçerikli bir yazı okundu.
Alevi, Sünni, Her İnançtan, Türk, Kürt Her Milliyetten Anadolu Halkları Ve Tüm Dünya Halkları,
Tarihimizin en onurlu sayfalarından KERBELA’yı andığımız ve şehitlerimizin matemini tuttuğumuz bugünlerde, dünyada ve ülkemiz’de hak uğruna direnen biat etmeyen, halk, özgürlük ve adalet uğruna toprağa düşen tüm canlarımız için bir dakikalık saygı duruşuyla devam etti.
Hasan Ferit Gedik Uyuşturucuyla Savaş ve Kurtuluş Merkezini konu alan video izlendi. Sistemin gerçek yüzünü net olarak gören bir ananın dilinden dinledik hep birlikte yozlaştırılmanın hikâyesini. Ve çözümünü de anlatıyordu Hasan Ferit Gedik’i anlatarak.Video’dan sonra aşure dağıtıldı. Salonun bir köşesine  “ Ben Zalimlerle Birlikte Varlık İçinde Yaşamayı ALÇAKLIK Zalimlere Karşı Gelerek Bulacağım Ölümü İse Yücelik Sayarım Hz Hüseyin. Kerbela'da Hüseyin Dersim'de Seyit Rıza Sivas'ta Pir Sultan'iz Biz... Yazan bir pankart asıldı.
Yaklaşık 300 kişinin katıldığı aşure günü, deyişler söylenerek akşam 18:00’de sona erdi.


İngiltere Yürüyüş Dergisi Temsilciliği

30 Ekim 2016











Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.