Bugün ise
halkın savaşçısı, halkın umudu Harika ablalarını, Harika Kızılkaya'yı anlattılar.
1-) Tuğçenur
Özbay: 29 Ocak 2026 Tarihinde Yaka Kartı Dayatmasına Karşı Süresiz Açlık
Grevine Başladı; Direnişinin 93. Gününde.
2-) Yüksel
Doğan: 9 Mart 2026 Tarihinde 7/24 kamerayla izlenmeye karşı süresiz açlık
grevine başladı; bugün direnişinin 54. Gününde.
3-) Hasan
Basri Yıldız: 1 Nisan 2026 Tarihinde 7/24 kamerayla izlenmeye karşı süresiz
açlık grevine başladı; bugün direnişinin 31. Gününde.
4-) Betül
Varan: 1 Nisan 2026 da Tarihinde direnişine başladı; bugün direnişinin 31.
Gününde.
5-) İleri
Kızılaltun:13 Nisan 2026 da Tarihinde direnişine başladı; bugün direnişinin
19. Gününde
Özgür
Tutsaklarımız Emperyalizmin ve Faşizmin Teslim Alma Saldırılarına Karşı
Direnen Tek
Güçtür!
30 Nisan Perşembe günü Paris’te 20 adet “İran’a Gidiyoruz” afişi asıldı, bildiriler esnaflara ve merak eden insanlara dağıtıldı.
Zafere Kadar Heyeti, katledilen 168 kız çocuğu için İran’a gidiyor. ABD emperyalizminin suçlarını teşhir edelim, Zafere Kadar Heyeti’nin yürüyüşünü duyuralım.
Yaşasın 1 Mayıs!
30 Nisan Perşembe günü Paris’te, Türkiyeli esnafların yoğun olduğu bölgede 1 Mayıs için çalışma yapıldı.
Çalışmada 1 Mayıs afişleri asıldı ve pullama çalışması yapıldı.
Paris’te yaşayan tüm halkımızı yarın 1 Mayıs’ta République Meydanı’ndaki standımıza ve kortejimize çağırıyoruz.
Fransa’da yaşayan tüm halkımızı 1 Mayıs’a davet ettiler.
Emekçilerimiz Cem Dursun, Rezzan Şengül ve Can Kaba'nın
götürüldüğü Silivri 6 No'lu Hapishanesi'nde baskılar sürüyor. Arkadaşlarımız,
kaldıkları yeri 7/24 gözetleyen kameraları kapattıkları için 5-6 metrekarelik
hücrelere kilitlenip havalandırmaya günde 2 saat,tek çıkarılıyorlar.
Grup Yorum Susturulamaz!
28 Nisan’da Amsterdam’da “Anti-Emperyalist Belgesel Akşamı” Etkinliği Grup Yorum, Halk Sineması, Ve Anti-Emperyalist cephe Olarak düzenlendi
“Anti-Emperyalist Belgesel Akşamı” Amsterdam’da Gerçekleşti 28 Nisan Salı günü, Grup Yorum, Halk Sineması ve Anti-Emperyalist Cephe olarak düzenlediğimiz “Anti-Emperyalist Belgesel Akşamı” Amsterdam’da gerçekleşti.
Ayrıca Anti-Emperyalist Cephe emekçileri, Zafere Kadar Heyeti’nin İran yürüyüşü hakkında çağrılarda bulundu. Etkinlik, kısa bir dinletiyle büyük bir coşku içinde halaylarla sonlandırıldı.
Kültür ve Sanat Yaşamında Tavır Dergisi Yeni Sayısı Çıktı
Kültür ve Sanat Yaşamında TAVIR dergisi Mart-Nisan 2026
sayısı çıktı.
Tavır Dergisi Mart-Nisan 2026 Sayısını okumak için Tıklayınız
Serebellar Sendromu nedeniyle %96 engelli olan hasta tutsak
İrfan Yılmaz, binlerce hasta tutsaktan bir tanesi olduğunu anlattığı
mektubunda, Marmara 2 Nolu L Tipi Hapishanesi’nde yaşadığı sorunları yazdı.
İrfan Yılmaz, Marmara Ceza İnfaz Kurumu Devlet Hastanesi ve
Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan
“Hapishanede Kalamaz” raporlarına rağmen Sarıyer Emniyet Müdürlüğü’nün
“toplum güvenliği bakımından tehlike oluşturabileceği” kararı nedeniyle, tek
başına hayatını idame ettiremeyecek durumdayken 7 aydır tutsak.
Ceza İnfaz Yasası’nın 16. Maddesi diyor ki; hücrede yalnız
başına yaşamını sürdüremeyen hasta tutsaklar iyileşinceye kadar tahliye
edilirler. İrfan Yılmaz, faşizmin yasaları, hukuku, tüm kurumlarıyla halka
karşı terör olarak kullanmasının çok somut bir örneğidir.
Tek başına hayatını idame ettiremeyecek bir insanın
hapishanede kalmasına neden olan kurumlar, hastalıklarıyla ilgilenmeyip
tedavisini engelleyen hapishane doktorları, İrfan Yılmaz’ın başına
geleceklerden sorumlu olacaktır. İrfan Yılmaz derhal serbest bırakılmalıdır!
Hasta Tutsak İrfan Yılmaz Serbest Bırakılsın!
*
İrfan Yılmaz’ın hapishanelerde yaşadığı sorunları anlattığı
mektubu paylaşıyoruz.
Sayın
Merhaba
Öncelikle size selam ve sevgilerimizi gönderiyor,
çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Nasılsınız? Gayet iyisiniz umarım. Ben,
yaşadığım onca hukuksuzluğa, hastalığıma rağmen iyi olmaya çalışıyorum.
Adım, İrfan Yılmaz. 59 yaşındayım ve Serebellar Sendrom
hastasıyım. %96 engelliyim. Ayakta duramıyor, kollarımı, ellerimi istediğim
gibi kullanamıyorum. Konuşmakta zorlanıyorum ve daha pek çok engel var
hayatımda. Bu haldeyken ve ATK’nin infaz erteleme talebime dönük “Hapishanede
yaşamını sürdüremez” şeklindeki raporuna rağmen Sarıyer İlçe Emn. Md’ün
“Güvenlik Sorunu Yaratır” görüşüne dayanarak hala hapishanede tutuluyorum.
Doğal olarak birçok sağlık sorunu yaşamaya devam ediyorum.
1 ay kadar önce, Marmara Hapishaneler Kampüsü Hastanesi’nde
Üroloji Bölümü’ne sevk edildim. Doktorun muayene ve önerisi ile yıllardır
kullandığım sondam çıkartıldı. Sondasız yaşamaya adapte olmam önerildi. Ancak
talebime rağmen “ördek” lazımlık ve prezervatif sonda gibi ihtiyaçlarımı doktor
yazmadı. Sadece bez yazdı. Ama bez kullanmak, benim için, hapishane
koşullarında zor olduğu gibi, bezlerde yeterince sıvı tutan cinsten değildir.
İlkel yöntemlerle, pet şişeleri ördek niyetine kullanıp, el yapımı-uydurma
prezervatif sonda yapıp kullanarak hayatımı sürdürmeye çalışıyorum. Fakat,
sondamın çıkartılmasından sonra, idrar yollarımda sıkça iltihaplanma oluyor.
Kurum doktoru bu nedenle 3 farklı antibiyotik ilaç yazdı. Bunlardan biri tek
kullanımlıktı. Onu kullandım. Biri 500mg öbürü 100mg dozlu diğer
antibiyotikleri kullanırken el parmaklarımda uyuşma, sürekli idrar kaçırma,
idrarımın geldiğini neredeyse hiç hissetmeme sorunlu yaşamaya başladım. Bunlar,
hastalığım nedeniyle benim için özellikle hassas konular olduğundan ilaçları
hemen kestim ve kurum doktoruna tekrar çıktım, durumu anlattım. Özellikle
Nöroloji Bölümü’ne sevk etmesini istedim. Doktor, sorunun öncelikle ürolojik
olduğunu söyleyerek beni kampüsteki Üroloji Bölümü’ne sevk etti. Nöroloji’ye
sevkimi oradan yaptırmamı önerdi.
1 hafta sonra 1 Nisan 2026 Çarşamba günü, saat 14.00
sonrasında Üroloji’ye gittim. Doktora durumu anlatırken onun tarafından
azarlandım: “İlaçların bir yan etkisi yoktur”, “Sen bana doktorluk yapıyorsun”
dedi ve “Alın bunu götürün” diyerek odasından kovdu.
Hastalığım nedeniyle konuşmakta zorlandığım halde derdimi
anlatmama bile izin vermeyen doktorun tavrını, hekim ahlakına yakıştıramadığım
gibi, insani de bulmuyorum. İlaçların prospektüsünde bile onlarca yan etki
sayılırken, ilaçların yan etkisi olmadığını neye göre söyleyebiliyor? Dahası bu
etkileri yaşayan benim. Muayene etmeden, tetkik yapmadan, hangi bilgiyle yorum
yapıyor?
Yatalak ve tekerlekli sandalyeye mahkumum. Bu durumda bir
yerden bir yere gitmek, araç değiştirmek bile benim için eziyetken doktorun bu
ilgisizliği de ayrı bir eziyet, işkence olmuştur.
Bu yaşadıklarımı İstanbul Tabip Odası’na da yazdım. Ayrıca
suç duyurusunda da bulundum.
Sayın…
Ben, özel biri değilim. Biliyorum ki ülkemiz
hapishanelerinde benimle benzer durumda olan yüzlerce hasta tutsak,
anti-bilimsel raporlarla, hukuk dışı mahkeme kararları ile tutuluyor
hapishanelerde. Siyasi düşüncelerimizden ötürü cezalandırılıyoruz.
İnsan, kolsuz-bacaksız yaşar. Dilsiz, gözsüz, kulaksız da
ama onursuz asla…
Sizden yaşadıklarımı halkımıza duyurmanızı, bana ses
olmanızı bekliyorum.
Çalışmalarınızda bir daha kolaylıklar dileyerek sevgi ve
selamlarımızı yolluyorum.
İrfan YILMAZ
5 Nisan 2026
Serebellar Sendromu nedeniyle %96 engelli olan hasta tutsak
İrfan Yılmaz, binlerce hasta tutsaktan bir tanesi olduğunu anlattığı
mektubunda, Marmara 2 Nolu L Tipi Hapishanesi’nde yaşadığı sorunları yazdı.
İrfan Yılmaz, Marmara Ceza İnfaz Kurumu Devlet Hastanesi ve
Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan
“Hapishanede Kalamaz” raporlarına rağmen Sarıyer Emniyet Müdürlüğü’nün
“toplum güvenliği bakımından tehlike oluşturabileceği” kararı nedeniyle, tek
başına hayatını idame ettiremeyecek durumdayken 7 aydır tutsak.
Ceza İnfaz Yasası’nın 16. Maddesi diyor ki; hücrede yalnız
başına yaşamını sürdüremeyen hasta tutsaklar iyileşinceye kadar tahliye
edilirler. İrfan Yılmaz, faşizmin yasaları, hukuku, tüm kurumlarıyla halka
karşı terör olarak kullanmasının çok somut bir örneğidir.
Tek başına hayatını idame ettiremeyecek bir insanın
hapishanede kalmasına neden olan kurumlar, hastalıklarıyla ilgilenmeyip
tedavisini engelleyen hapishane doktorları, İrfan Yılmaz’ın başına
geleceklerden sorumlu olacaktır. İrfan Yılmaz derhal serbest bırakılmalıdır!
Hasta Tutsak İrfan Yılmaz Serbest Bırakılsın!
*
İrfan Yılmaz’ın hapishanelerde yaşadığı sorunları anlattığı
mektubu paylaşıyoruz.
Sayın
Merhaba
Öncelikle size selam ve sevgilerimizi gönderiyor,
çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Nasılsınız? Gayet iyisiniz umarım. Ben,
yaşadığım onca hukuksuzluğa, hastalığıma rağmen iyi olmaya çalışıyorum.
Adım, İrfan Yılmaz. 59 yaşındayım ve Serebellar Sendrom
hastasıyım. %96 engelliyim. Ayakta duramıyor, kollarımı, ellerimi istediğim
gibi kullanamıyorum. Konuşmakta zorlanıyorum ve daha pek çok engel var
hayatımda. Bu haldeyken ve ATK’nin infaz erteleme talebime dönük “Hapishanede
yaşamını sürdüremez” şeklindeki raporuna rağmen Sarıyer İlçe Emn. Md’ün
“Güvenlik Sorunu Yaratır” görüşüne dayanarak hala hapishanede tutuluyorum.
Doğal olarak birçok sağlık sorunu yaşamaya devam ediyorum.
1 ay kadar önce, Marmara Hapishaneler Kampüsü Hastanesi’nde
Üroloji Bölümü’ne sevk edildim. Doktorun muayene ve önerisi ile yıllardır
kullandığım sondam çıkartıldı. Sondasız yaşamaya adapte olmam önerildi. Ancak
talebime rağmen “ördek” lazımlık ve prezervatif sonda gibi ihtiyaçlarımı doktor
yazmadı. Sadece bez yazdı. Ama bez kullanmak, benim için, hapishane
koşullarında zor olduğu gibi, bezlerde yeterince sıvı tutan cinsten değildir.
İlkel yöntemlerle, pet şişeleri ördek niyetine kullanıp, el yapımı-uydurma
prezervatif sonda yapıp kullanarak hayatımı sürdürmeye çalışıyorum. Fakat,
sondamın çıkartılmasından sonra, idrar yollarımda sıkça iltihaplanma oluyor.
Kurum doktoru bu nedenle 3 farklı antibiyotik ilaç yazdı. Bunlardan biri tek
kullanımlıktı. Onu kullandım. Biri 500mg öbürü 100mg dozlu diğer
antibiyotikleri kullanırken el parmaklarımda uyuşma, sürekli idrar kaçırma,
idrarımın geldiğini neredeyse hiç hissetmeme sorunlu yaşamaya başladım. Bunlar,
hastalığım nedeniyle benim için özellikle hassas konular olduğundan ilaçları
hemen kestim ve kurum doktoruna tekrar çıktım, durumu anlattım. Özellikle
Nöroloji Bölümü’ne sevk etmesini istedim. Doktor, sorunun öncelikle ürolojik
olduğunu söyleyerek beni kampüsteki Üroloji Bölümü’ne sevk etti. Nöroloji’ye
sevkimi oradan yaptırmamı önerdi.
1 hafta sonra 1 Nisan 2026 Çarşamba günü, saat 14.00
sonrasında Üroloji’ye gittim. Doktora durumu anlatırken onun tarafından
azarlandım: “İlaçların bir yan etkisi yoktur”, “Sen bana doktorluk yapıyorsun”
dedi ve “Alın bunu götürün” diyerek odasından kovdu.
Hastalığım nedeniyle konuşmakta zorlandığım halde derdimi
anlatmama bile izin vermeyen doktorun tavrını, hekim ahlakına yakıştıramadığım
gibi, insani de bulmuyorum. İlaçların prospektüsünde bile onlarca yan etki
sayılırken, ilaçların yan etkisi olmadığını neye göre söyleyebiliyor? Dahası bu
etkileri yaşayan benim. Muayene etmeden, tetkik yapmadan, hangi bilgiyle yorum
yapıyor?
Yatalak ve tekerlekli sandalyeye mahkumum. Bu durumda bir
yerden bir yere gitmek, araç değiştirmek bile benim için eziyetken doktorun bu
ilgisizliği de ayrı bir eziyet, işkence olmuştur.
Bu yaşadıklarımı İstanbul Tabip Odası’na da yazdım. Ayrıca
suç duyurusunda da bulundum.
Sayın…
Ben, özel biri değilim. Biliyorum ki ülkemiz
hapishanelerinde benimle benzer durumda olan yüzlerce hasta tutsak,
anti-bilimsel raporlarla, hukuk dışı mahkeme kararları ile tutuluyor
hapishanelerde. Siyasi düşüncelerimizden ötürü cezalandırılıyoruz.
İnsan, kolsuz-bacaksız yaşar. Dilsiz, gözsüz, kulaksız da
ama onursuz asla…
Sizden yaşadıklarımı halkımıza duyurmanızı, bana ses
olmanızı bekliyorum.
Çalışmalarınızda bir daha kolaylıklar dileyerek sevgi ve
selamlarımızı yolluyorum.
İrfan YILMAZ
5 Nisan 2026
Bochum direniş çadırında bugün tutsaklarımıza 1 Mayıs kartı yazıldı, iki kişi mesajlarını iletti. Kartlarda Doruk Madencilik işçilerinin onurlu direnişi anlatıldı. Yaklaşan 1 Mayıs için hazırlıkların sürdüğü vurgulandı. Tutsaklara yalnız olmadıkları hatırlatıldı. Herkesi özgür tutsaklara mektup yazmaya çağırıyoruz.
YAŞASIN 1 MAYIS
BIJI YEK GULAN
DEVRIMCI TUTSAKLAR ONURUMUZDUR
Halk Sineması Emekçisi Derya Devrim Özçelik Neden İran’a
Gittiğini Anlatıyor
Belçika’da 1 Mayıs çalışmaları kapsamında 29 Nisan günü 1 Mayıs’ın yapılacağı şehir olan Liege’in birçok bölgesinde afişler asıldı bildiriler dağıtıldı. Özellikler Türkiyelilerin yoğun yaşadığı bölgelerde yapılan afiş çalışması kapsamında 100’e yakın afiş asıldı.
Ayrıca şehrin işlek meydanlarının birinde 1 Mayıs standı açıldı. Stantta Halk Okulu dergisi, Meclis, Gençlik, Halk İçin Adalet ve Faruk Ereren’in kaleme aldığı kitaplar sergilendi. 1 Saat süren stand boyunca bildiri dağıtımı yapıldı. Video çekimiyle 1 Mayıs’a katılım çağrısı yapıldı.
“Gürkan Türkoğlu bugün sabah 8.00 sularında kötüleşmiştir.
Müvekkilimiz solunum cihazına bağlanmış olup, kan değerleri düşmekte, durumu
kötüye gitmektedir. Gelişmelere göre yeniden bilgilendirme yapılacaktır.”
Yunanistan Halk Cephesi 1 Mayıs’a çağrı için Atina’da Ekserhia mahallesinde afişleme çalışması yaparak halkı 1 Mayıs’ta Halk Cephesi saflarında yürümeye çağırdı
Yaklaşık 2 saat süren ve 2 kişinin katıldığı çalışma sonucunda 85 adet afiş çalışması yapıldı.
Yaşasın 1 Mayıs
1-) Tuğçenur
Özbay: 30 Ocak 2026 Tarihinde Yaka Kartı Dayatmasına Karşı Süresiz Açlık
Grevine Başladı; Direnişinin 91. Gününde.
2-) Yüksel
Doğan: 9 Mart 2026 Tarihinde 7/24 kamerayla izlenmeye karşı süresiz açlık
grevine başladı; bugün direnişinin 53. Gününde.
3-) Hasan
Basri Yıldız: 1 Nisan 2026 Tarihinde 7/24 kamerayla izlenmeye karşı süresiz
açlık grevine başladı; bugün direnişinin 30. Gününde.
4-) Betül
Varan: 1 Nisan 2026 da Tarihinde direnişine başladı; bugün direnişinin 30.
Gününde.
5-) İleri
Kızılaltun:13 Nisan 2026 da Tarihinde direnişine başladı; bugün direnişinin
18. Gününde
6-) Hüseyin
Özarslan: 15 Nisan 2026 da Tarihinde direnişine başladı; bugün direnişinin
16. Gününde
7-) Mehmet
Akdemir: 15 Nisan 2026 da Tarihinde direnişine başladı; bugün direnişinin 16.
Gününde
Özgür
Tutsaklarımız Emperyalizmin ve Faşizmin Teslim Alma Saldırılarına Karşı
Direnen Tek
Güçtür!
Yunanistan Atina’da uyuşturucu nedeni ile yaşamını yitiren Nikos Bicikas’ın anısına düzenlenen futbol turnuvasının 2.si 19.04.2026 Pazar günü düzenlendi.
Halkın Mücadelesi Cephesi (İlektra Apostolu) düzenlediği “Nikos Biçikas Uyuşturucuyla Mücadelede Futbol Turnuvası” etkinliğine Yunanistan Hasan Ferit Gedik Bağımlılıkla Mücadele Derneği olarak bu sene de katıldık.
Hasan Ferit Gedik Uluslararası Bağımlılıkla Mücadele Derneği Olarak hem Nikos’u anıyor hem de uyuşturucuya ve emperyalizme karşı mücadelemizi büyüteceğimizi bir kez daha buradan duyuruyoruz.
Hasan Ferit Gedik Uluslararası Bağımlılıkla Mücadele Derneği
UYUŞTURUCUYA YOZLAŞMAYA KARŞI MÜCADELE
EMPERYALİZME VE FAŞİZME KARŞI
MÜCADELEDİR!
TÜRKİYE’DEN YUNANİSTAN’A UYUŞTURUCUYA VE
EMPERYAZLİME KARŞI MÜCADELEYİ
BÜYÜTÜYORUZ!
Ülkemizde Hasan
Ferit Gedik 29 Eylül 2013'te İstanbul, Gülsuyu'nda yoksul halk çocukları
uyuşturucu ile zehirlenmesin diye mücadele ederken devlet destekli uyuşturucu
çeteleri tarafından başından 5 kurşunla vurularak 21 yaşında katledildi.
Ülkemizde Hasan
Ferit’e sıkılan kurşunlar emperyalizmin politikalarını hayata geçirmek içindir,
Hasan Ferit’in katili işbirlikçi AKP faşizmidir, Nikos ve daha nice gençlerin
katili emperyalizmin sömürü, soygun, talan ve uyuşturucu düzenidir. Açıklanan 2024
yılı verilerine göre Yunanistan da 250 kişi, Türkiye de ise 427 kişi aşırı doz uyuşturucu
kullanımından yaşamını yitirdi.
Türkiye ve Yunanistan uyuşturucunun Doğu ve Batı Avrupa ülkelerinden gelmesinde ve gitmesinde, pazarlanmasında transit ülke olarak kullanılır. Topraklarımıza giren uyuşturucunun başında işbirlikçi iktidarlar vardır.
Uyuşturucuya
karşı mücadele de tek yol örgütlenmek, tek kurtuluş antiemperyalist antifaşist
mücadele vermektir.
Örgütlenmeliyiz
çünkü; uyuşturucu yalnızlaştırır, örgüt güçlendirir.
Uyuşturucuyla
mücadele, bağımlılığa karşı mücadele bir tek devrimcilikle sonuç verir.
Uyuşturucudan
kurtulmanın tek yolu ideolojik dönüşümdür, devrimcilik yapmaktır.
Yunanistan Halk Cephesi
Hasan Ferit Gedik Uluslararası Bağımlılıkla Mücadele Derneği