Ağustos 2020

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli


Adalet talebiyle ölüm orucu direnişine başlayan Özgür Tutsaklar Didem Akman ve Özgür Karakaya, direnişin 196. Gününde. Didem Akman’ın ağırlaştırılmış müebbet koşullarının düzeltilmesi talebi insani bir taleptir. Bir tutsağa, 2 metrekarelik bir hücrede ölene kadar kalacaksın demek psikolojik olarak öldürmek anlamına gelir. Havalandırma saatlerinden, ziyaretçi uygulamalarına kadar tecrittin ağır koşullarını yaşayan ağır müebbet tutsaklar, bulaşıklarını dahi tuvalette yıkamak zorunda bırakılıyor. Bu sebepten onurlu bir mücadele ile koşulların değiştirilmesi için bedenini silaha çevirdi Didem Akman.
Şimdi açlığımızla konuşuyor, açlığımızla vuruyoruz düşmanın kalelerine, yıkılmaz sanılan saraylarını hücre hücre eriyen bedenlerimizle yıkacağız. Halkımız onurlu evlatlarınıza sahip çıkın, seslerini duyurun. Bu direniş yalnız kendi talepleri için değil, adalete susayan halkın susuzluğunu gidermek içindir.
Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur!
Direne Direne Kazanacağız!
Yaşasın Direniş Yaşasın Zafer!


Aytaç Ünsal’ı Yaşatacağız!
Ebru Timtik halkı için halkının yaşadığı adaletsizlik için bedenini açlığa yatırmıştı. Bir avukat mezarında bile hak arar diyordu, zenginlik yoktu onun gözünde, makamlar odalar yoktu, bir kuru ekmeğe bağdaş kurardı halkının sofrasında. Böylesine bir geleneğin böylesine bir ahlakın, böylesine bir sevginin adını bulduğu insandı Ebru Timtik.
Ebrunun hesabını sormak Aytaç Ünsal’ı yaşatmaktır, Ebru Timtik’i katleden devletin tüm mekanizmalarıdır.
Tayyip Erdoğan’dan, Süleyman Soylu’ya kadar, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e kadar hepsi Ebrunun katilidir. Bahçeleri çiçek açmayacak, yüzüne bakılmayacak, yarını olmayacaktır hepsinin. Helin, Mustafa, İbrahim ve şimdi de Ebru, tek tek hücre hücre gün gün yaşadıkları işkencelerin, hesabını soracağız.
Aytaç Ünsal’ı yaşatacağız, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Yargıtay’ın üzerinden elini çeksin, dosyanın üzerinden elini çeksin! Aytaç Ünsal’ı yaşatacağız ve Ebru Timtik’in mirasını yaşatacağız! Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.
Aytaç Ünsal’ın Ebru Timtik için yazdığı mektuptan bir kısmı okurlarımız ile paylaşıyoruz;
“Canım avukatım, ablam, arkadaşım, adalet yoldaşım. Göz göre göre öldürdüler seni.
Adalet isteyen halkını savunmak için mücadele eden bir avukatı göz göre öldürdüler.
Ama sen doğuyorsun sen şimdi halkın yüreğinde. Halk savaşçısı, adalet savaşçısı olarak yüreklerde
doğuyorsun. Ve tekrar tekrar doğacaksın. Var mı dünya da bir örneği adalet için ömrünü veren bir avukatlık örneği.
İçin rahat olsun canım ablam. Şimdi senin öfkenle çok daha güçlü direneceğiz. Ve alacağız hakkımız
senin için, alacağız.”


30 Ağustos 2020 Pazar günü İsviçre'nin Basel şehrinde bulunan Boran kültür Merkezi’nde ölüm orucu anması gerçekleştirildi. Açılış konuşmasının ardından ölüm orucunda şehit düşen Ebru Timtik nezdinde tüm devrim şehitleri için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Saygı duruşunun ardından hazırlan Metin okundu.
Metin ardından sürece ilişkin hazırlanan sinevizyon gösterimi izlendi. Sinevizyonun ardından anmaya katılanlardan söz almak isteyenler duygu ve düşüncelerini belirterek devam etmekte olan ölüm oruçlarına duyarlılık çağrısı yaptı. Son olarak helva dağıtılarak anma programı bitirildi. Saat 14:00te başlayan etkinliğe 25 kişi katıldı.
İsviçre Halk Cephesi


İşini İstemek Suç Değildir Yüksel Direnişçileri ve Direnişler Meclisi Emekçileri Serbest Bırakılsın!
13 Ağustos günü sabah saatlerinde Yüksel Direnişçilerine ve Direnişler Meclisine yönelik baskın yapıldı. Bu baskında dört yıldır işi ekmeği ve onuru için direnen Yüksel Direnişçileri gözaltına alındı. Dokuz gün süren gözaltı işkencesinin ardından çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandılar. Dört yıldır kesintisiz bir şekilde günde iki defa işimizi geri istiyoruz diyen yüksel direnişçileri AKP Faşizminin komplo dosyaları ile tutuklandılar. Yüksel Direnişçilerinin bağışlanmaz suçları halk ve vatan sevgisidir! Sadece kendi işleri için değil bu ülkedeki tüm adaletsizlikleri o meydanlarda haykırdılar AKP faşizminin cellatlarına! Bugün de aynı kararlılıkla yüksel direnişi devam ediyor. Defalarca komplo dosyalar ile gözaltına alındılar, işkenceler gördüler. Dört yıldır her türlü bedeli ödediler! Bugün de özgür tutsak olarak bedel ödüyorlar. İnsanlara sadece işlerini istedikleri için yapılmayan işkence kalmadı! Haklarında defalarca komplo ile davalar açıldı hepsinden beraat ettiler. Bugün ise işini isteyen insanlar on bir gündür tutsaklar! Komplo dosyalarınız Yüksel Direnişçilerini teslim alamaz!
Halkımızı Her Gün Öğlen Saat: 13:30 Ve Akşam 18:00 da Yüksel Caddesinde Yapılan Basın Açıklamasına Çağırıyoruz.
İşini İstemek Suç Değildir!
Yüksel Direnişçileri Serbest Bırakılsın!
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!
Ankara Halk Cephesi


Bugün 31 Ağustos'ta Pazartesi günü, öğlen, Halk Okulunun 41. sayıyı okuduk.
"İçimizden biri, Hayat Okulundan, Programdan vazgeçmeyeceğiz" okuduk önce, ardından:
"Savaş ve biz, Bağımsızlık ve Demokrasi için" okuduk, sonunda:
"Savaşçı, Dama adamı olup kendini büyütendir" okuduk.
Dergi bizim en önemli ve en güçlü propaganda silahımızdır. Dergimizi okuyalım, okutalım!
Öğlenden sonra Heidelberg'de, Bismarckplatz'da, her Pazartesi günü MLPD'nin "Montagsdemo'ya" katıldık.
Orda söz hakkı alıp, Uzun Yürüyüşümüzü ve Ebru Ablayı anlattık, kıza bir almanca bildiri okuduk ve en sonunda Berivan Gel 7 günlük açlık grevinde olduğunu anlattı.
İnsanların baya ilgisini çekiyordu. Stantta olanlar bizi desteklediğini söylediler, üç kız bunu yaptığını ne kadar güzel olduğunu söylediler. Orda Türkiyeli bir abi de destekledi bizi. Bize iyi ve olumlu başarılar diliyorlar, diye dediler.
Ardından Heidelberg çarşısında Pullama yapıp, günümüzü öyle bitirmiş olduk.
Almanya Grup Yorum Gönüllüleri


Avukat Ebru Timtik'i kaybettik. Avukat Aytaç Ünsal şu ​​ana kadar kritik bir aşamada. Didem Akman ve Özgür Karakaya da şu anda kritik aşamadalar. Ebru için üzgünüz.
Adil yargılanma talebiyle direnen devrimcileri ve avukatları destekleme sorumluluğunu almalıyız.
Bugün direnişlerinin sesi olmak bizim sorumluluğumuzdur. Tüm devrimcileri, demokratları ve aydınları bu tarihi sorumluluk için faşizme karşı sesini çıkarmaya çağırıyoruz.
Yer: Rue Montoyer, 4, 1000 Brüksel (Türk Konsolosluğu Önü)
Tarih: 01 Eylül 2020, 17:00
* Uluslararası Haklar ve Özgürlükleri Savunma İttifakı AIDL
* İfade ve Örgütlenme Özgürlüğü Komitesi. CLEA
* Belçika Kürt Demokratik Merkezi. NAV-BEL
* Kızıl Yardım
* Sosyalist Kadınlar Birliği SKB
* Halk Evi Brüksel
* Belçika Halk Cephesi
* Partizan
* Avrupa Göçmen İşçiler Birliği - AGEB


31 Ağustos Pazartesi günü, ölüm orucu direnişçilerine sahip çıkmak için, 3 kişilik bir heyet Avusturya'daki Avrupa Birliği Temsilciliğine giderek orada bulunan görevlilere Avrupa Birliği kurumları ve resmi organlarına hitaben bir mektup teslim etti.
Resepsyondaki görevlilere mektup verilirken, şu an koronadan kaynaklı resmi temsilcilerden kimse binada bulunmadığı, ancak mektubunu odasında bulunan Avrupa Komisyonu Temsilciliği başkanı Martin Selmayr'ın asistanına verileceği söylendi.
Özgürlük İnisiyatifi adına gelen heyet, resepsyondaki görevlilere de konuyu anlatarak, Avrupa Birliği'nin Aytaç Ünsal'ın tahliyesi ve Türkiye'deki adil yargılanmasına dair verdiği takip sözlerinin de takipçisi olacağını belirtti. 


Avrupa Birliği, Avrupa Komisyonu ve 
Avrupa Konseyi Resmi organlarına 

Viyana, 31 Ağustos 2020 


KONU: İnsan hakları avukatı Ebru Timtik ‘in Türkiye'de basit yasal taleplerin reddedilmesi nedeniyle öldüğü.

Sayın Baylar ve Hanımlar! 

Avukat Ebru Timtik ‘in Türkiye'deki vefatını haber veren Almanca konuşulan ülkelerde 80'in üzerinde haber ve ayrıca çok sayıda İngilizce, Fransızca, İtalyanca haber 24 saat içinde yayınlandı. 

Bir halk avukatı olarak, dışlanmış halkların içinde bulunduğu kötü duruma dikkat çekti ve 27 Ağustos 2020'de iki yüz otuz sekiz gün süren açlık grevinin ardından şehit oldu. 
Talebi basitti. Adil yargılanma hakkını istedi. 

Türkiye Adalet Bakanlığı ve Yargıtay, Adli Tıp Kurumu'nun "cezaevinde kalmaya uygun olmadıklarını" teyid eden raporun ardından Ebru ve meslektaşı Aytaç Ünsal'ı derhal serbest bırakmalıydı. 

Türkiye'den ve dünyanın dört bir yanından insan hakları savunucuları, cinayetten Türkiye Hükümeti'nin sorumlu olduğunu savundu. Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal, Türkiye'deki Hukukçular Dernekleri ve baroda çalışan meslektaşları, ayrıca Avrupa'daki meslektaşları, çeşitli basın kuruluşları ve gazetecilerle defalarca temas kurdular ve Türkiye Yargı sistemindeki adaletsizliğini eleştirerek son gelişmeler hakkında bilgilendirmede bulundular.

Bugün Ebru'nun meslektaşı Aytaç Ünsal, adil yargılama için 211 gündür açlık grevinde, iki siyasi tutuklu Didem Akman ve Özgür Karakaya da adil yargılama için ölüm orucunda. Ölümleri önlenebilir! 

Dünyanın çeşitli şehirlerinde nöbetler ve internet konferansları düzenlendi. İnsan hakları örgütlerine, hukukçulara, birçok ülkelerdeki milletvekillerine, Türkiye Hükümetine, direnişçilerin meşru taleplerini karşılanması yönünde çağrı yapmaları için mektuplar gönderildi. 

Müzik grubu Grup Yorum'un üyeleri Helin Bölek, İbrahim Gökcek ve açlık grevinde hayatını kaybeden Mustafa Koçak'ın fedakarlıkları asla unutmamalıyız ve ancak Helin Bölek'in ölümü uluslararası bir dayanışma dalgası, duyarlılık ve geniş kamuoyuna yol açmıştır. Ancak çok geç kalınmıştır.

Adil yargılanma talebi meşru bir taleptir. Bu nedenle, tüm sorumlu kişilere avukat Aytaç Ünsal'ın hayatını savunmak için elinden gelen herşeyi yapmaya çağırırken,  aynı zamanda, 195 günden beri insanlık dışı hapishane koşullarının sona ermesi için ve adil yargılanma talebiyle açlık grevinde olan siyasi tutuklular Didem Akman ve Özgür Karakaya'ya çözüm bulmaya davet ediyoruz. Onların da hayatı tehlikede bulunmaktadır.

Sorumlu yetkililer onları asgari insan hakları standartlarından mahrum bırakmaya devam ederse, onların direnişi de ölümle sonuçlanacaktır. Didem Akman hükümlü bir tutuklu ve sadece hapishanede temel insan haklarının uygulanmasını istiyor. İzmir Aliağa (Şakran) F Tipi cezaevinde uzun süreli tamamen tecrit altında tutuluyor. Sol muhalif Özgür Karakaya adil yargılama hakkı için açlık grevine başlamıştır. 

Avukat Aytaç Ünsal halen kendi iradesi dışında İstanbul'daki Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hapishaneden kötü koşullarda tutulmaktadır. Hayatını kurtarmanın ilk adımı, onun derhal tahliye edilmesidir. Yargıtay, bir an önce tutuklu bulunan ÇHD'li avukatlarının adil yargılanmaları için gereken hukuki adımlar atmalıdır.

Ebru Timtik'i "terörist" ilan ederek ve Ebru'nun resmi İstanbul Barosu önünde düzenlenen anma töreni sırasında binadan dışarıya sarkıtılması üzerinde hukuki girişimlerde bulunma gibi tehditler savuran İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, masumiyet karinesini ciddi şekilde ihlal etmesini ve yargıya açık müdahalesini şiddetle kınıyoruz. 

Açlık grevi yapanların hayatını kurtarmak için atabileceğiniz her türlü adım ve aynı zamanda Türk yetkililerin bu konudaki cevabı hakkında bize bilgi vermenizi rica ederiz. 

Avrupa Birliği resmi kurumlarının Ebru Timtik ‘in ölümüne ilişkin açıklamalarını takdir ettiğimizi ve çok önemli gördüğümüzü de belirtelim. 
Ancak, uzun zamandır talep ettiğimiz gibi erken müdahale olsaydı bu trajik sonuca engel olunabilindiğinden de eminiz. 

Çabalarından dolayı teşekkürler. 
Saygılarımızla, 


Avusturya Tutuklu Avukatlar ve 
Siyasi Tutsaklara Özgürlük İnisiyatifi



Merve Demirel:
Bu sistemin yarattığı çirkinliğe sahip çıkmayanlar, onun karşısında yer alanlar bu sistemi yaratanlar tarafından hedef gösteriliyor. Bizler bu çirkinliğe sahip çıkmaktansa onun karşısında yer alıp zorlukları göğüslemeyi tercih ederiz.
Tecavüzcüye sahip çıksınlar bizler Barış Atay'a, Nuriye'ye, Mehmet'e, Acun'a, Nazan'a, Mahmut'a, Alev'e sahip çıkacağız. Adalet için mücadele eden herkese. Mustafa'ya, Helin'e, İbrahim'e, Ebru'ya, Aytaç'a, Özgür'e, Didem'e. Varsın bu yüzden yerde sürüklesinler onurumuzla direneceğiz.



Aylardır adil yargılanma talebiyle ölüm orucunda direniyor halkın avukatı Aytaç!
Ebru Timtik'i 27 Ağustos'ta kaybettik.
Ama Aytaç'ı,didem'i, Özgür'ü yaşatmak için elimizden ne geliyorsa fazlasını yapacağız.
Zulmün baş sorumlusu olan, birçok katliamın doğrudan sorumlusu olan
Berkin için katliam emrini verdiğini söyleyen, Tayyip Erdoğan'ın evinin önünde de olmaya devam edeceğiz.
Korkuyorsunuz günlerdir önlem almanız rahat olmamanız bundandır.
Evet, korkmakta haklısınız
Direnişçilerimiz gün gün erirken oturup bekleyecek miydik? Asla!
Direnişçilerimizin talepleri çok basit ve makul. Talepleri görmezden gelmek, onları katletmektir. Buradan ilan ediyoruz
Katlettirmeyeceğiz!
Evinizin önündeydik bugün
Yarın mitinginizde, öbür gün başka bir yerde, asla durmayacak durdurak bilmeyeceğiz.
Ölüm orucu direnişçilerinin Talepleri kabul edilsin.
Özgür Karakaya ve Aytaç Ünsal'ın adil yargılanma talebi, Didem Akman'ın Sincan Hapishanesi’ne sevk talebi kabul edilmelidir.



Avusturya’da ulusal çapta radyo, televizyon yayını yapan yayın kuruluşu ORF (Österreichisches Rundfunk) Ebru Timtik ile ilgili haber yayınladı.
”Avukat açlık grevinde öldü” başlığını taşıyan haberde, Ebru Timtik’in yargılanması ve ölüm orucu süreci anlatıldı.
Ebru Timtik’in şehit düşmesi, Avrupa’daki birçok basın yayın organında yankısını buldu. Bunlardan biri olan ve Avusturya’da “Devlet televizyonu“özelliğini taşıyan ORF’deki haberde süreç anlatılarak şunlar vurgulandı:

„Ebru Timtik Türkiye’de 200 günden fazla açlık grevindeydi.
Perşembe günü hastahanede öldü. Terör üyesidir iddialarından dolayı tutuklanmış ve yargılanmıştı.
Bunu kendisinin üyesi olduğu Avukatlık bürosu da Cuma günü paylaştı.
Timtik, direnişi ile adil yargılanma talebine ulaşmak istiyordu.

Timtik Şubat ayında dava arkadaşı Aytaç Ünsal ile birlikte açlık grevine girdiler.
İkisi de kritik aşamaya girdikleri için hastahaneye kıldırıldı, Timtik orada hayatını kaybetti.
Halkın Hukuk Bürosu Twitter hesaplarında „Şehit düştü" diye söz ediliyor.
Timtik’in arkadaşlarının açıklamalarına göre, Avukat ölümünden önce 30 kiloya düşmüştü.
Son süreçte sadece şekerli su, bitki çayı ve vitamin alıyordu.

Birkaç gün önce Hukukçular birleşmiş ve iki İnsan hakları savunucusu avukatın tahliye edilmelerini talep etmişlerdi. İkisinin de kritik bir aşamada olduklarını söylüyorlardı.
İzmir Baro başkanı Özkan Yücel, gecen hafta „ikisinin de durumunun hastahaneye kaldırıldıktan sonra dahada ağırlaştığını“söyleyerek şunları anlatmıştı? „çünkü orada işkence görüyorlardı, süresiz olarak ışık altında tutuluyorlardı. “




Fransızcası

 

Turquie - Décès de l’avocate Ebru Timtik (29 août 2020)

Nous avons appris avec consternation et une profonde tristesse le décès de l’avocate Ebru Timtik, victime d’une grève de la faim qu’elle avait entamée pour réclamer un procès équitable.
La France rend hommage à l’engagement de cette avocate en faveur de l’État de droit et du respect des libertés fondamentales, notamment le droit de chacun à un procès équitable. Elle présente ses condoléances à la famille, aux proches et aux collègues d’Ebru Timtik.
La France appelle une nouvelle fois la Turquie à respecter ses engagements internationaux, notamment la Convention de sauvegarde des droits de l’Homme et des libertés fondamentales du Conseil de l’Europe. Elle continuera de suivre avec attention les procès menés contre l’ensemble des représentants de la société civile et des défenseurs des droits en Turquie. Elle demande en particulier que les droits de l’avocat Aytaç Ünsal, en grève de la faim depuis plus de 200 jours, soient respectés et que ce dernier soit rapidement libéré.

Ingilizcesi :

Turkey – Death Of The Lawyer Ebru Timtik (29 August 2020)

We were shocked and deeply saddened to learn of the death of the lawyer Ebru Timtik, victim of a hunger strike that she began to demand a fair trial.
France pays tribute to the engagement of this lawyer for the rule of law and for fundamental freedoms, including every person’s right to a fair trial, and extends its condolences to the family, colleagues and loved ones of Ebru Timtik.
France once again calls on Turkey to comply with its international commitments, including the Council of Europe Convention for the Protection of Human Rights and Fundamental Freedoms. It will continue closely following the trials against all representatives of civil society and human rights defenders in Turkey, and particularly demands respect for the rights of the lawyer Aytaç Ünsal, on a hunger strike for more than 200 days, and his swift release.
Türkçesi:
Biz de Türkiye'de ve başka yerlerde adalet ve özgürlük için savaşçılara karşı açılan yüzlerce adaletsiz davayı takip etmeye devam edeceğiz. Ve tüm yetkililere, sözlerini tutmalarını ve yaşamın korunması için yaptıkları işlere geç kalmamalarını hatırlatmaya devam edeceğiz! Her şeyden önce: -Aytaç Ünsal'a Acil Tahliye! Halkın Avukatları İçin Adil Yargılama ve Özgürlük! -Didem Akman ve Özgür Karakaya’nın Temel İnsan Hakları Ve Adil Yargılanma Talepleri Hemen Kabul Edilmeli! Tüm Siyasi Tutsaklara Özgürlük! Ebru Timtik Ölümsüzdür! Helin, Mustafa ve İbrahim İçin Adalet İstiyoruz! Grup Yorum'a Özgürlük!



29 Ağustos Cumartesi günü Halk Cepheliler, ülkemizdeki süren ölüm orucu direnişine destek olmak, Ebru Timtik’i anmak, Türkiye faşizmini teşhir etmek için Londra’da Türkiyeli halkların yoğun yaşadığı Woodgreen Kütüphanesi önünde miting ve anma töreni gerçekleştirdi.
Saat 15:00’da bmiting ve anma töreni İngiltere Halk Cephesi’nin Türkçe ve İngilizce basın açıklamasıyla başladı. Destek ve dayanışma için mitinge katılan Londra Demokratik Güç Birliğinin İngilizce ve Türkçe açıklamaları okundu.
“Ebru Timtik Ölümsüzdür, Aytaç Ünsal Onurumuzdur, Didem Akman Onurumuzdur, Özgür Karakaya Onurumuzdur, Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz, Bedel Ödedik Bedel Ödeteceğiz, Anaların Öfkesi Katilleri Boğacak, Devrim Şehitleri Ölümsüzdür” sloganları atıldı.
30 Ağustos Pazar günü Londra Pir Sultan Kültür Merkezi’nde yapılacak olan anma töreni için çağrı yapıldı.
Ebru Timtik şahsında ülkemizde ve dünyadaki devrim şehitleri için 1 dakikalık saygı duruşu yapılarak eylem sonlandırıldı.
1 saat süren eyleme yaklaşık 80 kişi katıldı.







Aytaç Ünsal’ı Yaşatacağız!
Ebru Timtik Ölümsüzdür!
Halkın Avukatı Aytaç Ünsal ölüm orucu direnişinin 211. Gününde, yoldaşı öğretmeni, ablası Ebru Timtik’i karanfiller kervanına uğurladı. Adalet mücadelesinin bayrağı şimdi Aytaç Ünsal’ın omuzlarında sürüyor.
 Ebru Timtik halkı için halkının yaşadığı adaletsizlik için bedenini açlığa yatırmıştı. Bir avukat mezarında bile hak arar diyordu, zenginlik yoktu onun gözünde, makamlar odalar yoktu, bir kuru ekmeğe bağdaş kurardı halkının sofrasında. Böylesine bir geleneğin böylesine bir ahlakın, böylesine bir sevginin adını bulduğu insandı Ebru Timtik.
Ebrunun hesabını sormak Aytaç Ünsal’ı yaşatmaktır, Ebru Timtik’i katleden devletin tüm mekanizmalarıdır.
Tayyip Erdoğan’dan, Süleyman Soylu’ya kadar, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e kadar hepsi Ebrunun katilidir. Bahçeleri çiçek açmayacak, yüzüne bakılmayacak, yarını olmayacaktır hepsinin. Helin, Mustafa, İbrahim ve şimdi de Ebru, tek tek hücre hücre gün gün yaşadıkları işkencelerin, hesabını soracağız.
Aytaç Ünsal’ı yaşatacağız, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Yargıtay’ın üzerinden elini çeksin, dosyanın üzerinden elini çeksin! Aytaç Ünsal’ı yaşatacağız ve Ebru Timtik’in mirasını yaşatacağız! Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.
Aytaç Ünsal’ın Ebru Timtik için yazdığı mektuptan bir kısmı okurlarımız ile paylaşıyoruz;
“Canım avukatım, ablam, arkadaşım, adalet yoldaşım. Göz göre göre öldürdüler seni.
Adalet isteyen halkını savunmak için mücadele eden bir avukatı göz göre öldürdüler.
Ama sen doğuyorsun sen şimdi halkın yüreğinde. Halk savaşçısı, adalet savaşçısı olarak yüreklerde
doğuyorsun. Ve tekrar tekrar doğacaksın. Var mı dünya da bir örneği adalet için ömrünü veren bir avukatlık örneği.
İçin rahat olsun canım ablam. Şimdi senin öfkenle çok daha güçlü direneceğiz. Ve alacağız hakkımız
senin için, alacağız.”



Adalet talebiyle ölüm orucu direnişine başlayan Özgür Tutsaklar Didem Akman ve Özgür Karakaya, direnişin 195. Gününde. Didem Akman’ın ağırlaştırılmış müebbet koşullarının düzeltilmesi talebi insani bir taleptir. Bir tutsağa, 2 metrekarelik bir hücrede ölene kadar kalacaksın demek psikolojik olarak öldürmek anlamına gelir. Havalandırma saatlerinden, ziyaretçi uygulamalarına kadar tecrittin ağır koşullarını yaşayan ağır müebbet tutsaklar, bulaşıklarını dahi tuvalette yıkamak zorunda bırakılıyor. Bu sebepten onurlu bir mücadele ile koşulların değiştirilmesi için bedenini silaha çevirdi Didem Akman.
Şimdi açlığımızla konuşuyor, açlığımızla vuruyoruz düşmanın kalelerine, yıkılmaz sanılan saraylarını hücre hücre eriyen bedenlerimizle yıkacağız. Halkımız onurlu evlatlarınıza sahip çıkın, seslerini duyurun. Bu direniş yalnız kendi talepleri için değil, adalete susayan halkın susuzluğunu gidermek içindir.
Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur!
Direne Direne Kazanacağız!
Yaşasın Direniş Yaşasın Zafer!



EBRU’YU ÖLDÜRENLER ONU TAHLİYE ETMEYENLER VE HAKLI
TALEPLERİNİ KABUL ETMEYENLERDİR!
Meslektaşımız, yoldaşımız Ebru Timtik, 27 Ağustos Perşembe günü şehit düştü. Göz göre göre, günler öncesinden “ölüyor sesini duyun, talepleri kabul edilsin, tahliye edilsin” dememize rağmen katlettiler Ebrumuzu. Ebru Timtik tam 238 gün direndi açlığa. Sarsılmaz bir iradeyle, adalet inancıyla adil yargılanma hakkı için direndi! Direndi ve adalet şehidi olarak dünya hukuk tarihine, halkların tarihine geçti.
Düşünebiliyor musunuz bir avukat; adalet için gözünü bile kırpmadan ömrünü verdi. Yaşama bağlıydı, hayat doluydu Ebru’muz. Ama şunu çok iyi biliyordu, asıl olan onurlu bir yaşamdı. Onurlu yaşayalım diye, bu ülkede insanlar bir daha hukuksuzluk ve adaletsizlik yaşamasın diye gözünü kırpmadan ömrünü verdi.
Ebru Timtik’i katleden siyasi iktidar ve onun bakanları; ölümüne seyirci kaldılar. Suçlular! Ve suçlarını bastırmak için bugün açıklamalar yapıyorlar. Siz bize cinayeti dayattınız, biz de size direnişi dayatıyoruz. Bugünden sonra yapacaklarınızla suç dosyanızın akıbetine siz karar vereceksiniz. "Neredeydiniz şimdiye kadar?", demiyoruz! Nerede olduğunuzu gayet iyi biliyoruz, düşmansınız, Ebru size ricacı olsun istediniz, baş eğmedi, eğmeyiz, katilsiniz, yargılanacaksınız!
Bu ülkede bir avukat adalet için ölüyordu gün gün? Ne yaptınız? Hiç adını bile ağzınıza almıyordunuz. Ne oldu bir anda? Adalet Bakanı çıkmış, İstanbul barosuna asılan Ebru’nun resmine “kabul edilemez” diyor. Asıl kabul edilemez olan bu ülkede bir avukatın göz göre göre ölmesine yol açmanızdır. Yaptığınız cinayet, Ebru’yu katletmeniz kabul edilemez. Ne oldu şimdi? Avukat öldüren bakan olarak tarihe geçtiniz. Ve ne yapsanız unutturmayacağız! Ne Ebru’muzu ne de ona yaptıklarınızı.
İçişleri Bakanı ise yine aynı konuda açıklama yapıyor. İstanbul Barosu binasına asılan Ebru’nun resmi hakkında “şahsım” adına suç duyurusunda bulunacağım” diyor. 2017 yılında büromuza yapılan operasyonun başından itibaren dosyanın her aşamasına müdahale eden bir bakandır o. Ve en son Ebru Timtik’in tahliye olmasını bizzat engellemiştir. Suç duyurusunda bulunarak suçlarınızdan kaçamazsınız. Bu ülkede bir avukat sizin yüzünüzden öldü. Mahkemelere verdiğiniz talimatlar bilinmiyor mu sanıyorsunuz? Yargıtay’ı neden ziyaret eder bir İçişleri Bakanı? Bilmiyor muyuz sanıyorsunuz, Ebru ölsün diye elinizden gelen her şeyi yaptığınızı? Bunların hepsini biliyoruz ve siz de biliyorsunuz. Suçlusunuz. 238 gün boyunca adalet için direnen bir avukatı öldürdünüz. Taleplerinin kabul edilmesinin önüne geçerek, zorla hastanelere kapatarak, hastane önlerine zırhlı araçlarınızı, polislerinizi yığarak işlediniz bu
suçu.
Siz, Ebru’nun ölümünden sonra ağzını açabilen Bakanlar: Siz, direnişimizin haklılığından duyduğunuz korkuyla bugüne kadar bir kere konuşamayan Bakanlar...
Siz, bu ülkede adaletin bakanı: Bir avukat adil yargılanma hakkı isterken ölüm orucunda hayatını kaybetti. Sizin adaletiniz budur işte. Ebru’nun yüzünden, adından, sesinden korkuyorsunuz. Çünkü yalanlara boğduğunuz adaletinizi gösteriyor halkımıza. Onun aydınlık, pırıl pırıl yüzü halka adil, aydınlık yarınlar vaat ediyor. Onun gülen gözleri baş eğmemenin onurunu taşıyor. Sizin boynunuzdaysa ancak bir ölünün ardından konuşabilmenin korkaklığı var. El birliği ile adil yargılanma hakkını gasp edenler, Ebru’yu katledenler şimdi de suçlarına kılıflar uydurup yeni katliamlar planlıyorlar. Adalet mücadelesinden bir milim geri durmayacak, suçlarınızı haykırmaya devam edeceğiz.
Ebru Timtik, o kadar korkutuyor ki sizleri gazi mahallesinde yapılmak istenen yürüyüşe saldırdınız! Yasımızı bile tutmamıza izin vermediniz. Ebru’nun akrabalarına dahi gaz sıktınız! Bu kadar kopuksunuz bu halktan, değersizsiniz! Halktan insanları gözaltına aldınız. Gaz bombaları, plastik mermiler sıktınız insanlara. Ama ne yapsanız olmadı. Gazi halkı ve meslektaşları Ebru’yu bağrına bastı. Binlerle uğurlandı Ebru’muz. Annesi Fatma Timtik’in kızı olarak yanına gömüldü.
Haksızsınız! Ebru’yu katlettiniz.
Haksızsınız! Bir avukatı bir devrimci avukatı yolundan döndüremediniz. Size boyun eğmedi. Adil yargılanma hakkı için “minnet eylemem” dedi.
Haksızsınız! Kiralık köşe yazarlarınız ne yapsa karalayamaz Ebru’muzu! Baro önüne resmi asılan adalet şehidi bir avukatı karalamaktan başka elinizde bir şey yok. Kiralık, kalemi kanlı köşe yazarlarınıza yazı ısmarlamaktan başka çareniz yok!
Haksızsınız! İstanbul 37. ACM, Yargıtay, AYM, Başhekimlikler olarak hep birlikte bir cinayet işlediniz!
Haksızsınız! Ebru Timtik’in 30 kilo kalmış bedeni altında ezilecek kadar hem de. Ve o bedenin na’şından korkacak, onu kaçırmaya yeltenecek kadar haksızsınız!
Haksızsınız! Tarihe geçti Ebru ablamız. Ve unutmayın bu siyasal iktidar ve bakanları da tarihe geçti. Adalet isteyen bir avukatı öldürenler olarak.
Ve biz haklıyız. Biz Kazanacağız. Ebru Ablamızın vasiyetini yerine getireceğiz. Aytaç’ı yaşatacağız. Onun yaşaması için seferber olacağız. Meslektaşlarımıza çağrımız; Ebru’yu sevenlere çağrımız şudur ki; Ebru için yapılabilecek bir şeyler halen var, vasiyetini yerine getirin, Aytaç’ı yaşatın. Aytaç’ı yaşatalım!
EBRU TİMTİK ÖLÜMSÜZDÜR!
AYTAÇ ÜNSAL ONURUMUZDUR!
HALKIN HUKUK BÜROSU
29.08.2020





30 Ağustos 2020 Pazar günü Neuss Alevi Derneğinde toplanan Köln’lü devrimciler ve dostları, Ölüm Orucu şehidimiz ve Adalet Tanrıçamız Ebru TİMTİK ‘i andı.
Saygı duruşu ile başlayan anma, Halk Cephesi’ bin açıklamasının okunmasıyla devam etti.
Daha sonra EBRU’nun şehitliğe yürüyüşünü ve mücadelesini anlatan sinevizyon gösterisi ardından anma günün önemi üzerine bir yoldaşın konuşmasıyla devam etti. Özellikle Ebru’nun son savunmasında dile getirdiği Ölüm Orucu ve özgürlük temasının işlendiği konuşmada, insanın en evrensel tutkusu, sevinci ve coşkusu olan yaşamın sömürücü ve zalimler tarafından nasıl esaret aracına dönüştürüldüğü, bunun da bireyci, bencil burjuva kültürü zeminin de kendine yol açtığı, bunları aşmak ve sömürücü ve zalimin elinden gerekirse ölümü göze alarak bu silahı aldığımızda insanın nasıl özgürleştiği ve özgürlük mücadelesinde nasıl rol oynadığı gerçeği üzerinde duruldu. Ne pahasına olursa olsun, gerekirse bireysel, örgütsel ve ulusal imhayı dahi göze alma pahasına özgürlüğün ve bağımsızlığın savunulması gerektiği, zafere ancak böyle bir kararlılıkla ulaşılabileceği vurgulandı.
Ebru’nun vasiyeti gereği, Ozan Hasan’ın sazı ve sözü ile okuduğu deyişlerle son bulan anmada, bir masada mumlarla Ebru’nun ismi yazıldı ve gerek salon gerekse masa Ebru’nun anlamlı sözlerinin yer aldığı resimleri ile süslendi.
Kahrolsun Faşist Katiller
Ebru Timtik Ölümsüzdür
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz





Halkın Avukatı Ebru Timtik 28.08.2020 tarihinde Ölüm Orucu Direnişinin 238. gününde şehit düştü! Halkın Avukatlarının direnişini tahammül edemeyen AKP faşizmi günlerdir terör demagojilerine direnişi terörize etmeye çalışıyor. korkunuz Adalet Savaşçısı Ebru Timtikin 35 kilo kalmış bedenidir. Aylardır adil yargılanma talebini görmez den gelen katil sürüleri bugün. Ebru Timtik Hakkında Açıklamalar Yapıyor! Bu kadar acizlikleri karşısında Direnişimiz aynı kararlılıkla aynı inançla devam ediyor. Cenazeye bile saygısı kalmamış. katil sürülerine Halkımız en güzel cevabı verdi Ebru Timtik’i AKP faşizminin tüm saldırılarına rağmen geleneklerimize göre uğurladık. Ebru Timtik Adil yargılanmak istiyordu bu ülkede unutulmayacak bir anı bıraktı geriye dostlarına ve yoldaşlarına. Bizlere bıraktığı bayrağı bedeli ne olursa olsun sürdürmeye devam edeceğiz! Can kan pahasına kazandığımız mevzilerimizdir! Mevzilerimizi asla terk etmeyecek. Halk Düşmanı AKP Faşizmine Teslim Etmeyeceğiz!
Canından cüppe yapan halkın avukatı Ebru Timtik’in Hesabını Soracağız!
Ebru Timtik Ölümsüzdür!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Ankara Halk Cephesi



Uzun yürüyüşümüzün ilk iki günü;
29 ağustosta Uzun yürüyüşümüzü Stuttgart'ta başlattık. Bir buçuk senedir Stuttgart/ Rotebühlplatz'ta açılan çadıra katildik. Orda kızıl bayraklarımızla, sloganlarımızla ve halaylarımızla herkesin ilgisini çektik. Birkaç kişi halkın avukatlarının talepleri kabul edilsin diye imza attı. Ne kadar imza topladıysak tek tük yanımızdan geçen faşistler ve nazilar oldu. Onların yorumlarına rağmen biz sloganlarımızı daha da büyük bir coşkuyla ve daha da sesli attık. Çadırdan sonra Halk Kültür Evinde Ebru Timtik için anma gerçekleştirildi ve bizde katılmış olduk. Orda kısa bir konuşmadan sonra bir dakikalık saygı duruşu yapıldı ve şiir okunuldu. Ardından sonra hep beraber türkü söyleyip düşüncelerimizi paylaştık. Sohbetimizden sonra oradaki kitleye uzun yürüyüşü anlatıp kısa bir seminer verdik. Aynı zamanda Berivan Gel 7 günlük dönüşümlü destek açlık grevinde olacağını açıkladı. İlk günümüz verimli sonra ermiş oldu. 30 Ağustos'ta Mannheim Hauptbahnhof Önünde olan Eylem ve Anmaya katıldık. Orda büyük bir kitleyle Ebru Timtik'in andık ve Ölüm orucu direnişçilerimizin sesini duyurduk. Mannheim Halk Cephesi Türkçe ve Almanca bir konuşma yapıp ardından alman parti MLPD'den bir kişi konuşma yaptı. Ayrıca orda da Uzun Yürüyüşümüzü anlattık ve kısa bir konuşma yaptık. Eylemimizi halaylarla bitirdik. Berivan Gel orada da destek açlık grevinin ikinci gününde olduğunu bildirdi. Verimli günler böyle sona ermiş oldu.
Avrupa Grup Yorum Gönüllüleri






30.08.2020 Pazar günü Saat 14.00 Ulm Tohum Kültür Merkezinde Ebru Timtik için Kitlesel Anma Gerçekleştirdik. Hazırlıkları dernek salonunda yapıp düzenlemeleri bitirdikten sonra, gelen kitle salona sığmayınca Yağmura rağmen Anmamızı Dışarıda derneğin avlusunda gerçekleştirdik. 
Ebru Timtik nezdinde Dünya Devrim Şehitleri için yapılan saygı duruşunun ardından. Ebru’nun Direnişini, Mücadelesini ve bizlere düşen görevler hakkında konuşma yapıldı. Konuşma uzun ama etkili ve karşılık buldu, Aytaç’ı birlikte yaşatacağız ve Ulm’de 12 haftadır devam eden çadırı daha fazla sahiplenme sözü alındı kitleden. Defalarca Aytaç’ı yaşatacak mıyız sorusuna tüm kitle yaşatacağız sözü ile karşılık verdi. 
Ardından Ulm Grup Yorum Dinleyicileri olarak kısa bir müzik dinletisi verildi kitle yoğun yağmura rağmen tüm parçalara eşlik etti ve ilgiyle dinledi.
Ulm özelinde Devrimci Demokrat kurumların Temsilcileri de söz alıp Direniş hakkında konuşmalar yapıp Ebru’nun mücadelesi sahiplendiklerini dile getirdiler. 
Anmanın son bölümünde Aytaç’ın yazdığı mektubu okuduk ve kitlede duygusal anlar yaşandı. 
Anmamız Hava şartlarından dolayı daha fazla kitlenin katılmasının önünde engel oluşturmasına ve yoğun yağmura rağmen yaklaşık 130 kişi katıldı.

Ulm Halk Cephesi






 29.08.2020 tarihinde Halk Cepheliler Tuzluçayır Mahalle’sinde astıkları ozalitlerle Halkın Avukatı Ebru Timtik'i selamladılar.
Mahallenin birçok yerinde adalet savaşçısı Ebru Timtik için ozalit asıldı. Böylece Halkın Avukatının ölümsüzlüğü ve halklarımızın bağrında yaşamaya devam edeceği anlatıldı.
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz
Ebru Timtik Ölümsüzdür
Ankara Halk Cephesi






Yüksel Direnişi 1391. Akşam Açıklamasında "Basın açıklaması yapmak istiyoruz. Konuşmak istiyoruz. Bizi yerde sürüklüyorlar. Söylediğimiz sözden korkuyorlar. Çünkü haklı her söz adaletsizlik karşısında silaha dönüşüyor. Bu sebeple asla mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz." dendi. AKP’nin katil polislerinin tüm engellemelerine rağmen açıklama yapıldı.

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.