Şakran Kadın Kapalı Hapishanesinde müvekkillerimiz işkenceye maruz kalıyor, görüşsüz ve insansız bırakılıyor. Yaptığımız görüşmede müvekkillerimizin anlatımları şöyledir:
20-22 Şubat günü Müvekkillerimizden ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olan ve tek kişilik hücrede kalan Didem Akman ve koğuşta kalan 4 kişi parmak izi almak için götürülmüşlerdir. Bunun nedenini soran ve uygulamayı kabul etmeyen müvekkillere saldırılmış işkence yapılmıştır. Müvekkiller oturma eylemi yaptıkları için darp edilmişler. Özellikle Didem'im boğazında sıyrıklar oluşmuştur.
Sözde bilimsel bir teknik olduğu iddia edilen Şok yöntemi ile mahkumu etkisiz hale getirmek istiyorlar. Şok yöntemi; Kulağın arkasında bir yere bastıran kısa süreli baygınlık oluşturan bir yöntem. Gerekçe olarak da tutsakların etkisiz hale getirilmesi öne sürülüyor. Hapishane idaresince yapılan hukuka, ahlaka, insan haklarına aykırı bu uygulamaları müvekkillerin kabul etmesi beklenemez. Haksız ve hukuksuz uygulamalara karşı elbette müvekkillerin direnme hakları vardır ve müvekkiller bu haklarını kullanmışlardır. Hapishane idaresi suç işlemektedir.
Hapishane idaresinin vermiş olduğu emirler kanuna aykırıdır ve kanuna aykırı emre uymamak suç değildir. Bilakis uygulayıcıların bu emre uymaması ve kanuna aykırı emir olduğunu söylemesi gerekmektedir. Bu emri verenler kadar uygulayanlar yani işkence yapanlar da suçludur.
Müvekkiller olayla ilgili Suç duyurusu yapmışlar ama kendilerine numara verilmemiştir. Daha önceki deneyimler göstermektedir ki hapishane idaresi müvekkillerin suç duyurusu yapma, dilekçe verme hakkına engel olmaya çalışmaktadır.
Yine müvekkiller revir yazmış ama doktor gelmemiştir. Bizler biliyoruz ki işkence ve kötü muamele yapıldığında idare kendi aleyhine delil yaratmamak için işkence izlerinin geçmesini beklemiştir. Bu olayda da yapılmaya çalışılan odur.
Ayrıca bir baskın arama yapılmış ve müvekkillerin aramaya refakat edilmesine izin verilmemiştir. Müvekkilleri havalandırmaya çıkarmaya çalışmışlardır. Müvekkillerimiz bu durumun haksızlığına direnmiştir. Sonuçta aramada bulunma hakları vardır ve yokluklarında yapılacak arama da hukuksuzdur. Bu arada müvekkilleri darp etmişler, saçlarını yolmuşlar. Saldırı 2.müdürün emriyle yapılmıştır. Ayrıca müvekkillerin kaldıkları hücreler tam tadilat edilmemiştir. Şöyle ki bu hücreler daha önce yanmış ve idare temizleyip müvekkilleri o hücrelere koymuştur. Müvekkillerin kaldıkları koşullar insani değildir.
Hapishane idaresi müvekkillerimizin sağlığından da sorumludur. Tutuklu ve hükümlüler insanlık onuruna yakışır bir biçimde tutulmak zorundadır. Hapishane idaresi keyfi olarak müvekkillerin koşullarını ağırlaştırmaktadır. Müvekkillere bu olaylar sonrasında disiplin soruşturmaları açıp iletişim ve görüş yasağı cezaları vermektedir.
İnsanlık onuruna aykırı bir suç olan işkence yapılması talimatı veren, işkence uygulayan, yapılması talimatı veren tüm sorumlular suç işlemektedir. Bu işkencelerin hukuki ve siyasi zamanaşımı yoktur. İşkence suçunu işleyen tüm sorumlular er ya da geç işkence suçunun hesabını verecektir. Sürecin takipçisi olacağız. İşkencenin meşrulaşmasına, kanıksanmasına asla izin vermeyeceğiz!
HALKIN HUKUK BÜROSU
Gürsel Mah. Çevik Sok. No:13/10
Kâğıthane/İSTANBUL
Açıklama No: 533 Tarih: 27.02.2017