Şubat 2017

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli

 
EMEKÇİLER ÖLÜYOR BAKAN AÇIKLAMA YAPIYOR: “SUÇLU OLMASALAR DA İDARİ TASARRUFLA ATTIK!”
Fatih Tıraş’ın ardından Ordu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde Yardımcı Doçent olarak görev yapan 34 yaşındaki Mustafa Sadık Akdağ da yaşamına son verdi. Geçtiğimiz günlerde de Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ndeki görevinden açığa alınan Prof. Dr. Eren Deniz Tol, kanser rahatsızlığı nedeniyle yaşamını yitirmişti. KHK’lar dolaylı veya dolaysız öldürmeye devam ediyor.
Emekçiler yıllarca dişiyle, tırnağıyla bin bir zorlukla sahip olduğu işlerinden atılıyor. Binlerce emekçi sebep bile gösterilmeden bir gecede işinden, ekmeğinden oldu. Adalet bakanı pervasızca açıklama yapıyor “Her atılan suçlu değildir… Suçlu olmasalar da idari tasarrufla attık” Nedir bunun açıklaması; biat etmezseniz, boyun eğmezseniz bütün kurumlarda propagandamızı yapmazsanız yıllarca çalışarak kazandığınız mesleğinizi elinizden alırız, suçlu olmanıza gerek yok… Halka zulmedenlerin, vatanı parsel parsel satanların emekçileri suçlu ilan edemeyeceğini anlamış olacaklar ki bir gecede binlerce emekçiyi işsiz bırakmanın adı ‘idari tasarruf’ oldu. İdari tasarruf suçu örtmenin adıdır. Asıl suçlu olan emekçi düşmanı AKP İktidarı ve onun bakanlarıdır, kapatamaz hale geldikleri suçlarını bu şekilde geçiştirebileceklerini sanıyorlar. Yıllardır kanımızla kazandığımız hakları sizin idari tasarrufunuza mı bırakacağız sandınız, direneceğiz nasıl ki kanımız canımız pahasına kazandıysak haklarımızı, yine kanımız canımız pahasına koruyacağız sonuncumuz kalana kadar.
Çoğumuz kalabalık ailelerden geliyoruz, bir kısmımız yurtlarda okuduk,  bir kısmımız köy yollarını aşındırdık. Çoğumuzun mesleğinin hamurunda ninelerimizin, dedelerimizin emeği var. Bavullarımızda ninelerimizin yemekleriyle düştük yollara… Bizler başına iyi bir olay geldiğinde daha iyisi başkasının olsun, kötü bir olay geldiğinde düşmanımın başına gelmesin diyen bir kültürün evlatlarıyız. Böyle bir kültürün nineleri bile ‘zulmün artsın’ diye ağıt yakıyor. “Zulmün artsın, zulmün artsın da zeval bulasın!” Halkımız adalet için zulme bile katlanır. AKP iktidarının zulmü her geçen gün artıyor, her zalim kendi celladını yaratır. Yarattığı açlar ordusu getirecek zalimlerin sonunu. Umutsuzluğa kapılıp hayatına son veren her bir emekçinin, öldürme kastıyla saldırdığınız direnişçierin, gözaltıların, işkencelerin, evine ekmek gitmeyen her emekçi çocuğunun hesabını soracağız!
Umutsuzluğa kapılmayacağız, pes etmeyeceğiz. Meşruluğumuzdan aldığımız güçle direnişlerimizi ülkenin dört bir yanına yayacağız!
EMEKÇİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
KAMU EMEKÇİLERİ CEPHESİ

28.02.2017

Amerika’nın isteği üzerine Almanya’nın Hamburg şehrinde tutuklanan Musa Aşoğlu’nun, Amerika’ya iadesinin engellenmesi ve yeniden özgürlüğüne kavuşması için her Cumartesi açılan imza stantları devam ediyor.
Aynı imza standında AKP tarafından tutsak edilen Grup Yorum üyelerinin özgürlüğüne kavuşması ve 1 Mart’ta görülecek duruşmasına Almanya’dan da katılınıp, destek verilmesi için çalışma ve çağrılar yapılıyor.
Bu kapsamda, 11 Şubatta  “Arbeist Kreis Asyl” isimli örgütlenmenin düzenlediği yürüyüş ve mitingde çağrılar yapıldı, imzalar toplandı. “İslamcı terör” bahanesiyle hızlandırılan sınırdışılara karşı düzenlenen etkinliğe 200 civarında insan katıldı. 30 un üzerinde imza toplandı. Etkinlikten sonra Jahn Platz’da imza standı açıldı.

25 Şubat Cumartesi günü aynı şekilde Jahn Platz’da imza standı açıldıktan sonra, akşamüzeri de Rheda Wiedenbruch Alevi Derneğinin gecesinde imza standı açıldı. Her iki stantta 35 imza toplandı.


“Devrimcilik yapmak, emperyalizme karşı savaşmak suç değil görevdir” dedik, Musa Aşoğlu tutuklandığı günden bu yana. Musa Aşoğlu devrimcilik ve antiemperyalistlik görevini layıkı ile yaptığı için bugün emperyalistler tarafından özgürlüğünden alıkonulmaktadır. Elleri; Kürdistan`da, Suriye`de Irak`ta ve ülkemizde dahil olmak üzere dünyanın bir çok bölgesinde kana bulaşmış olan; kandan, cesetten, gözyaşından beslenen bu katliamcılar terörist ilan edemezler Musa Aşoğlu`nu. Onların ellerindeki Aylan bebeğin kanı kurumamıştır henüz.
Musa Aşoğlu`nu sahiplenmek, aynı zamanda tüm bu katliamların karşısında durmak ve bu katliamcılardan hesap sormaktır.
Görev sırası bizdedir artık. Musa Aşoğlu’na sahip çıkmak, onu emperyalistlerin elinden çekip almak, asli görevimiz olmalıdır.
O görevlerden biri de 1 Mart Çarşamba günü Karlsruhe`de bulunan Alman Anayasa Mahkemesi`nin önünde gerçekleştirilecek eyleme katılmak ve Musa Aşoğlu`nu sahiplenmektir.
Bu bilinçle tüm halkımız yapılacak olan bu eyleme katılmalı ve Musa Aşoğlu nezdinde tüm ezilen, katledilen dünya halkları için katliamcılardan hesap sormalıdır.

Mannheim Halk Cephesi

7 Kasım 2016 tarihinde Dersim’in Çat deresinde AKP faşizmi tarafından insansız uçaklarla havadan bombalanarak 11 gerilla kimyasal silahlarla katledildi.
Dersim’de aileler kayıp olan evlatlarının cenazesinin bulunması için Dersim Seyit Rıza meydanında oturma eylemi ve süresiz açlık grevine başladılar. Ailelerin direnişi karşısında bombalanan sığınakları kazmak zorunda kaldılar.
28 Şubat 2017 tarihinde kazılan sığınakta 3 gerillanın parçalanmış, yanmış cenazesi çıkartıldı aileleri tarafından. Halk düşmanı katiller halkın onurlu evlatlarını katlederek bağımsızlık ve demokrasi mücadelesi verenleri yok edemeyeceksiniz.
Kayıp çocuklarını bombalanan çat deresindeki sığınakta tırnakları ile aradı babalar. Kimyasal bombalarla yakmışlar. Geriye kalan kemikleri aldık.
Cenazeye bile saygınız yok alçaklar, halkın evlatlarını yalnız mı sandınız. Cenazelerimizi istiyoruz alacağız.

CENAZEMİZİ İSTİYORUZ ALACAĞIZ!
HALK ÇOCUKLARI YALNIZ DEĞİLDİR!
MEZAR HAKKI KUTSALDIR MEZAR HAKKIMIZI İSTİYORUZ!


TAYAD’LI AİLELER

Davanın bugüne kadar geldiği aşamada gerçek bir yargılama yapılmadı. Mahkeme, çeteci sanıkları korumaya, cinayetin örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmediği iddiasını güçlendirmeye özel önem verdi.
Gizli duruşma, basına yasak, sanıklara hakaret etme özgürlüğü, adalet isteyenlere saldırı… Sanıklar bir bir tahliye ediliyor… İşte Hasan Ferit Gedik Davası!

İlk duruşmada 23 olan tutuklu sayısı 29. Celsede 5 tutukluya indi ve çete lideri Mesut Turhan da serbest bırakıldı.

HALK ÇOCUKLARININ ADALETSİZ KALMAMASI, UYUŞTURUCU VE ÇETECİLİKLE GELECEĞİMİZİ BOĞDURMAMAK İÇİN TÜM MESLEKTAŞLARIMIZI VE HALKIMIZI DAVAYI TAKİP ETMEYE ÇAĞIRIYORUZ



Yer: Anadolu 10. ACM (kartal adliyesi)
Tarih: 1 Mart 2017 Çarşamba

Saat: 10.00

Kocaeli Üniversitesi ‘inde 27 Şubat Pazartesi günü öğle saatlerinde Turancı Hareket Platformu ve Ülkü ocaklarından oluşan 70 kişilik faşist grup , Devrimci-Demokrat ve Yurtsever öğrencilerin sık kullandığı İletişim Kantinine Tekbir getirerek soda şişeleri ve yanlarında getirmiş oldukları demir çubuklarla saldırdılar. Devrimci – Demokrat ve Yurtsever öğrenciler faşist saldırıyı geri püskürttüler ve 1 faşist kafasından yaralandı. Faşistler geri püskürtüldükten hemen sonra Polisler Devrimci-Demokrat-Öğrencilere saldırıp 30 kişi gözaltına aldı. Bu çok açıktır ki faşistler polis ile işbirliği yapıp saldırmışlardır. Umuttepe Kampüsü son 1 yıldır Polis yığınağı haline gelmiş halde ve okulun girişlerinde X-Ray cihazları ile arama yapılmaktadır. Bildiri ve afiş sokamazken faşistler demir sopaları nasıl okula sokmuşlardır . Bu olaylar Kocaeli Üniversitesi için ne ilktir nede son olacaktır . Korkuyor muyuz? Hayır asla korkmuyoruz! Bizlere demir sopalar ve soda şişeleri ile saldırdılar, Devrimci öğrencilerin ellerinde kısıtlı sayıda taş olmasına rağmen faşistler arkalarına bile bakmadan kaçtılar. Ve birkez daha tanık olduk ki elinde ne olursa olsun yüreğin olmadıktan sonra ellerindekiler boşa… Cesaret! Cesaret! Daha Fazla Cesaret! şiarı ile faşistleri Kocaeli Üniversitesine dar edeceğiz.
YAŞASIN DEVRİMCİ DAYANIŞMA !!
KAHROLSUN FAŞİZM , YAŞASIN MÜCADELEMİZ !!

KOCAELİ DEV-GENÇ

Hakkımızda avukatlık faaliyetini gerektiği gibi kullandığımız için soruşturmalar açıldı. Tehdit edildik. Karakollardan atıldık. Hem müvekkillerimiz hem de bizim üzerimizden tehditler eksik olmadı. 19 Aralık’ta büromuz avukatı Barkın Timtik müvekkilinin 7 yemeğine katıldığı için gözaltına alındı, işkence gördü, tutuklandı.
Bunun tek nedeni halkın haklarını savunmamız, devrimci avukatlık mesleğini büyütmemizdir. Bu mesleğin çürütülmesine, saldırılar karşısında insanların sinmesine, geri çekilmesine izin vermeyeceğiz.
Her türlü araçla Adalet istiyoruz. Türkülerimizle, dilekçelerimizle, eylemlerimizle, açlığımızla adalet arıyoruz. Adalet arayışımıza devam ediyoruz.
HALKIN HUKUK BÜROSU VE ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ AVUKATLARININ YARGILANDIĞI DURUŞMAMIZA TÜM MESLEKTAŞLARIMIZI VE HALKIMIZI BEKLİYORUZ.

Yer: İstanbul Çağlayan Adliyesi 18. ACM

Tarih: 1 Mart 2017 Çarşamba


Saat: 10.00

Grup Yorum olarak korocularımız ve dinleyicilerimizle birlikte 28 Şubat Salı günü de adalet nöbetindeydik. Saat 11.00'da başlayan nöbet saat 15.00'a kadar sürdü ve birçok kişi ile sohbet edildi ve Grup Yorum anlatıldı... Sıcak çay ile destek olan, böreğini bizlerle paylaşan insanlarımızın sahiplenmesi ile güzel bir nöbet ile sonlandırdık. Yarın mahkemeye de bütün dinleyicilerimizi ve dostlarımızı bekliyoruz...



Hapishanelerde işkence yok diyen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hapishane müdürlerine işkence talimatı vererek evlatlarımıza işkence yapmaktadır.
11 Temmuz 2016 tarihinden bu yana evlatlarımız hapishanelerde “Kitap yayın sınırlandırmasına karşı, 10 saat sohbet hakkının uygulanması için, Hasta tutsakların serbest bırakılması için, sürgün sevklere karşı direniyor. AKP faşizmi evlatlarımızı teslim almak için saldırıyor. Saldırılar karşısında evlatlarımız direniyor.
AKP faşizmi hapishanelerde evlatlarımıza işkence yaparak teslim alamayacak. 20-22 Şubat günü İzmir Aliağa Şakran kadın hapishanesinde tek kişilik hücrede kalan Didem Akman ve koğuşta kalan 4 kişi parmak izi almak için götürülmüşlerdir. Bunun nedenini soran ve uygulamayı kabul etmeyen evlatlarımıza saldırılmış işkence yapılmıştır. Evlatlarımız oturma eylemi yaptıkları için işkence yapılmıştır.. Özellikle Didem'im boğazında sıyrıklar oluşmuştur.
Sözde bilimsel bir teknik olduğu iddia edilen Şok yöntemi ile tutsakları etkisiz hale getirmek istiyorlar. Şok yöntemi; Kulağın arkasında bir yere bastıran kısa süreli baygınlık oluşturan bir yöntem. Gerekçe olarak da tutsakların etkisiz hale getirilmesi öne sürülüyor. Hapishane idaresince yapılan hukuka, ahlaka, insan haklarına aykırı bu uygulamaları evlatlarımızın kabul etmesi beklenemez. Haksız ve hukuksuz uygulamalara karşı elbette evlatlarımız direnme hakları vardır ve evlatlarımız bu haklarını kullanmışlardır. Hapishane idaresi suç işlemektedir.
Evlatlarımızın direnişini kazanacaktır. Bizim evlatlarımızı asla teslim alamayacaksınız. İçerde evlatlarımız dışarıda bizler direnişimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Direne direne kazanacağız.
Sizin işkenceci halk düşmanı olduğunu meydanlarda, mahallelerde her yerde anlatacağız. Evlatlarımıza işkence yapan hapishane müdürlerinden, gardiyanlardan hesap soracağız. Sanmayın evlatlarımıza yaptığınız işkence yanınıza kalacak. Bizim evlatlarımız yalnız değildir.
İŞKENCE YAPMAK ŞEREFSİZLİKTİR!
DEVRİMCİ TUTSAKLAR ONURUMUZDUR!
DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ!
KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!


TAYAD’LI AİLELER

Musa Asoğlu’nun özgürlüğü talebi ile Avrupa’da şehir şehir devam eden ve devrimciliğin, emperyalizme karşı mücadelenin suç değil onur olduğunu insanlara anlatmaya çalışan Uzun Yürüyüş’ün Mannheim`daki ikinci günü Mannheim`ın merkezi tren garının önünde kurulan stant ile devam etti. 25 Şubat Cuma günü saat 14:00`da kurulan stantta bir yandan bildiriler dağıtılırken diğer yandan imzalar toplandı. Açıklamaların yüksek sesle okunduğu ve birçok ailenin ziyaret ederek destek olduğu eylem saat 16.00’da sonlandırılarak şehir merkezine geçildi. Burada esnaflar ziyaret edilerek Musa Aşoğlu’nun durumu ile ilgili bilgiler verilerek destek olunması istendi. Aynı günün akşamında ise Kerkük’lü bir ailemizin evinde toplanılarak annemizin yaptığı Kerkük usulü dolmalar hep birlikte yenildi. Kahvelerin içildiği sohbetlerin edildiği evimizde küçük bir türkü akşamı da hayata geçirildi. İsimlerin kura ile çekildiği ve herkesin türkü söylemek zorunda olduğu ziyarette; sesi güzel olsun olmasın herkesin türküler söylemesi, şiirler okuması son derece eğlenceli anların yaşanmasına ve eğlenmenin ağız dolusu gülmenin ne kadar basit ve birlikte olunca ne kadar doyumsuz olduğunun bir kez daha görülmesine neden oldu.Gecenin geç saatlerine kadar devam eden ve  25 kişinin katıldığı ziyaret konaklanacak evlere geçilmesi ile son buldu.




Dersim’de 7 Kasım 2016 günü bombardımanda katledilen ve cenazeleri ailelerine verilmeyen gerillalar için eylemler dört bir yanda olduğu gibi Mannheim`da da devam ediyor. Verilmeyen cenazelerin hesabını sormak için 24 Şubat Cuma günü Karlsruhe konsolosluğu önünde eylem yapan Halk Cepheliler okudukları açıklamalar, çektikleri ajitasyonlar ve attıkları sloganlar ile cenazeler alınıncaya kadar mücadelelerinin süreceğini gösterdiler. Sembolik olarak bir tabutunda kullanıldığı eylemde bataryalı ses düzeninden çalınan marşlar ve türküler ise eyleme ayrı bir coşku kattı.1 saat süren ve Alman solundan da bir kişinin katıldığı eylem 7 kişi ile gerçekleştirildi.

98 gündür faşizmin zindanlarında tecrite direnen, devrimci sanatını üretmeye devam eden, içerdeyken dahi dışarda konser yapabilen Grup Yorum halkın gücüdür.
Grup Yorum üzerindeki baskıların nedeni halktan, emekten yana devrimci sanat yapmalarıdır.
Nerede bir grev, nerede bir hak mücadelesi varsa yanlarında olan; nerede bir yoksulluk, adaletsizlik varsa karşısında olandır.
Bu nedenle Grup Yorum biz kamu emekçilerinin onurudur.
Grup Yorumu faşizmin mahkemelerinde yalnız bırakmayacağız. Her yıl meydanlarda yüz binlere, milyonlara güç veren Grup Yoruma güç verme sırası bizde. Tüm kamu emekçilerini ve halkımızı "Grup Yorum Serbest Bırakılsın "demek için Çağlayan Adliyesi 'ne bekliyoruz!


GRUP YORUM SERBEST BIRAKILSIN!



KAMU EMEKÇİLERİ CEPHESİ

7 Kasım günü Dersim Hozat'ta öldürülen 11 gerillanın cenazelerini isteyen aileler, günlerdir Seyit Rıza Parkında oturma eylemi yaptıktan sonra 24 Şubat'ta süresiz açlık grevine başladır. 
Evlatlarının cenazelerini isteyen aileler açlık grevinin 4. gününde taleplerini kabul ettirdiler. Savcılığın kararını açıklayan polisler, yarın, 28 Şubat'ta ilgili alana ailelerin avukatlarıyla gidip kazı çalışmalarına başlayabileceklerini bildirdi.

Dağlar şahansız kalmaz… Halkımızın kurtuluş umudunu dağlarda yaşatan gerilla şehitlerimizi andık.

Belçika’nın Liege şehrinin bir lokalinde 26 Şubat Pazar günü yapılan anma programına 25 kişi katıldı. Kahraman şehitlerimiz için yapılan 1 dakikalık saygı duruşunun ardından yapılan konuşmaları en genç arkadaşımızın okuduğu « yürüyor açlar ordusu » şiiri takip etti. Grup Yorum’un Dersim şahanlarına hediye ettiği parçanın fon müziği olduğu bir video gösteriminin ardından söylenen marşlar ve türküler ile program devam etti. Pazar günü itibari ile 15 gündür Fransa zindanlarında açlık grevinde olan özgür tutsağımız Erdoğan ÇAKIR’a topluca kartlar yazıldı.











7 Kasım’da Dersim’de yapılan bombardımanın ardından 11 DHKC gerillasından haber alınamıyordu. DHKC açıklamasından sonra katil devlet kayıplarımızla ilgili açıklama yapmak zorunda kaldı. Kayıplarımızın ailelerinin ve avukatlarının tüm hukuki başvurularına rağmen devlet ailelere kayıplarının akıbetini söylemeyerek cezalandırıyor. Evlatlarımızın kemiklerini bile ailelerine, yoldaşlarına çok görüyorlar. Ama bizler çaresiz değiliz. Şehitlerimiz bizim en kıymetlilerimizdir. Onları hakkettikleri şekilde uğurlamak onların en doğal haklarıdır. Bu yüzden kemikleri tek kalmış olsa dahi, kayıplarımızı bulana kadar durmayacağız.
Bugün düşman geri adım atıp bombalanan sığınakların yerlerinde kazı yapmamıza izin veriyorsa bu mücadelenin sonucudur. Her hafta birçok yere pankart astığımızdan, kuş atıp, stiker yapıştırmamızdan, İstanbul’un merkezi yerlerine tabut bırakma eylemlerimize, Kemal Gün amcamızın yaptığı Açlık Grevi eylemine kadar yapılan birçok eylem düşmana yapabileceklerimiz gösterdi. Biz onları eylemlerimizle çaresiz bıraktık. Düşmanın politikalarını boşa çıkardık. Böyle bir bir geri adım attırarak Bünyaminlere, Aysunlara, ulaşacağız.
Bedel ödemeden hiçbir şey elde edilmez. Emekten kaçanlar düşmanın politikalarına karşı acizdir. Bizler direndik direnmeye devam edeceğiz. Bu AKP faşizmine attırdığımız ne ilk ne de son adımdır. Son gerillamıza kadar sesimizi duyurmaya devam edeceğiz.


Dev-Genç

Stammheim hapishanesinde dört yıldır tutuklu bulunan özgür tutsaklar Yusuf Tas ile Özgür Aslan hükümlerin açıklanmasıyla birlikte farklı hapishanelere sevk edildiler.

Yeni adresleri söyle:

Yusuf Tas
JVA Heimsheim
Mittelberg 1
71296 Heimsheim


Özgür Aslan
JVA Rottenburg
Hinter dem Schloß 1
72108 Rottenburg

Yoldaşlarımızı sevk edildikleri hapishanelerde yalnız bırakmayalım, mektup yazalım.

Yılbaşı akşamı Hamburg`ta Musa Aşoğlu’nun hukuksuz bir şekilde tutulduğu cezaevinin önünde başlayan ve Avrupa`da bir çok şehri kapsayan Uzun Yürüyüş 55.gününde Mannheim`da devam etti.Mannheim`a gelişlerinin ilk günü olan 24 Şubat Cuma günü Karlsruhe şehrindeki TC konsolosluğu önünde gerçekleştirilen “Cenazelerimizi İstiyoruz” eylemine destek veren uzun yürüyüşçüler daha sonrasında Mannheim`a geçerek burada kendileri için hazırlanan karşılama etkinliğine katıldılar.Ailelerimizin hazırladığı yemeklerin hep birlikte yenmesi ile başlayan etkinlikte Uzun Yürüyüş hakkında bilgi verilerek Mannheim programı tanıtıldı ve sahiplenme çağrısı yapıldı. Uzun Yürüyüşçü arkadaşlara bugüne kadarki çalışmalarından ve Musa Asoğlu`nun sesini Avrupa’nın birçok şehrinde insanlara duyurmuş olmalarından dolayı teşekkür edilerek kendilerine çiçek takdim edildi.
Sonrasında ise söz alan Uzun Yürüyüşçüler uzun yürüyüşün bugüne kadar olan kısmı ve bundan sonraki program hakkında bilgi vererek Musa Asoğlu´nun özgürlüğüne kavuşmasının bizim gayretlerimiz ile mümkün olacağını vurguladılar.30 kişinin katıldığı karşılama etkinliği saat 9.30’da sona erdi.




25 Şubat 2017 Cumartesi günü, Köln Wiener Platz' da Dersim' de  kaybedilen gerillaların cenazelerinin ailelerine verilmemesini protesto etmek için Ştand açıldı.
15-17 arasında açılan stantta, Almanca ve Türkçe pankartlar açıldı. Bildiriler dağıtıldı. Sloganlar atıldı. Katledilen Gerillaların resimlerinin de bulunduğu stand açık kaldığı sürece halkın ilgisi ile karşılandı.
Kayıp gerillaların cenazeleri verilene kadar sürdürülen etkinliklere Köln' de bulunan devrimci-demokratlar da sahiplenmeye ve destek vermeye devam edecektir.




Şakran Kadın Kapalı Hapishanesinde müvekkillerimiz işkenceye maruz kalıyor, görüşsüz ve insansız bırakılıyor.  Yaptığımız görüşmede müvekkillerimizin anlatımları şöyledir:
20-22 Şubat günü Müvekkillerimizden ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olan ve tek kişilik hücrede kalan Didem Akman ve koğuşta kalan 4 kişi parmak izi almak için götürülmüşlerdir. Bunun nedenini soran ve uygulamayı kabul etmeyen müvekkillere saldırılmış işkence yapılmıştır. Müvekkiller oturma eylemi yaptıkları için darp edilmişler. Özellikle Didem'im boğazında sıyrıklar oluşmuştur.
Sözde bilimsel bir teknik olduğu iddia edilen Şok yöntemi ile mahkumu etkisiz hale getirmek istiyorlar. Şok yöntemi; Kulağın arkasında bir yere bastıran kısa süreli baygınlık oluşturan bir yöntem. Gerekçe olarak da tutsakların etkisiz hale getirilmesi öne sürülüyor. Hapishane idaresince yapılan hukuka, ahlaka, insan haklarına aykırı bu uygulamaları müvekkillerin kabul etmesi beklenemez. Haksız ve hukuksuz uygulamalara karşı elbette müvekkillerin direnme hakları vardır ve müvekkiller bu haklarını kullanmışlardır. Hapishane idaresi suç işlemektedir.
Hapishane idaresinin vermiş olduğu emirler kanuna aykırıdır ve kanuna aykırı emre uymamak suç değildir. Bilakis uygulayıcıların bu emre uymaması ve kanuna aykırı emir olduğunu söylemesi gerekmektedir. Bu emri verenler kadar uygulayanlar yani işkence yapanlar da suçludur.
Müvekkiller olayla ilgili Suç duyurusu yapmışlar ama kendilerine numara verilmemiştir. Daha önceki deneyimler göstermektedir ki hapishane idaresi müvekkillerin suç duyurusu yapma, dilekçe verme hakkına engel olmaya çalışmaktadır.
Yine müvekkiller revir yazmış ama doktor gelmemiştir. Bizler biliyoruz ki işkence ve kötü muamele yapıldığında idare kendi aleyhine delil yaratmamak için işkence izlerinin geçmesini beklemiştir. Bu olayda da yapılmaya çalışılan odur.
Ayrıca bir baskın arama yapılmış ve müvekkillerin aramaya refakat edilmesine izin verilmemiştir. Müvekkilleri havalandırmaya çıkarmaya çalışmışlardır. Müvekkillerimiz bu durumun haksızlığına direnmiştir. Sonuçta aramada bulunma hakları vardır ve yokluklarında yapılacak arama da hukuksuzdur. Bu arada müvekkilleri darp etmişler, saçlarını yolmuşlar. Saldırı 2.müdürün emriyle yapılmıştır. Ayrıca müvekkillerin kaldıkları hücreler tam tadilat edilmemiştir. Şöyle ki bu hücreler daha önce yanmış ve idare temizleyip müvekkilleri o hücrelere koymuştur. Müvekkillerin kaldıkları koşullar insani değildir.
Hapishane idaresi müvekkillerimizin sağlığından da sorumludur. Tutuklu ve hükümlüler insanlık onuruna yakışır bir biçimde tutulmak zorundadır. Hapishane idaresi keyfi olarak müvekkillerin koşullarını ağırlaştırmaktadır. Müvekkillere bu olaylar sonrasında disiplin soruşturmaları açıp iletişim ve görüş yasağı cezaları vermektedir.
İnsanlık onuruna aykırı bir suç olan işkence yapılması talimatı veren, işkence uygulayan, yapılması talimatı veren tüm sorumlular suç işlemektedir. Bu işkencelerin hukuki ve siyasi zamanaşımı yoktur.  İşkence suçunu işleyen tüm sorumlular er ya da geç işkence suçunun hesabını verecektir. Sürecin takipçisi olacağız. İşkencenin meşrulaşmasına, kanıksanmasına asla izin vermeyeceğiz!


HALKIN HUKUK BÜROSU
HBBLOGO                                                                                    
Gürsel Mah. Çevik Sok. No:13/10
Kâğıthane/İSTANBUL
Tel/Faks 0212 296 31 59                                                                     halkinhukuk@gmail.com
Açıklama No: 533                                                                                                        Tarih: 27.02.2017


Yılbaşı akşamı Hamburg’da Musa Aşoğlu’nun hukuksuz bir şekilde tutulduğu hapishanenin önünde başlayan ve Avrupa’da birçok şehri kapsayan uzun yürüyüş 55. gününde Mannheim’da.
Mannheim’a gelişlerinin ilk günü olan 24 Şubat Cuma günü, Karlsruhe şehrindeki TC konsolosluğu önünde gerçekleştirilen "Cenazelerimizi İstiyoruz" eylemine destek veren uzun yürüyüşçüler, daha sonrasında Mannheim’a geçerek burada kendileri için hazırlanan karşılama etkinliğine katıldılar. Ailelerimizin hazırladığı yemeklerin hep birlikte yenmesi ile başlayan etkinlikte Uzun Yürüyüş hakkında bilgi verilerek Mannheim programı tanıtıldı ve sahiplenme çağrısı yapıldı. Uzun yürüyüşçü arkadaşlara bugüne kadarki çalışmalarından ve Musa Asoğlu’nun sesini Avrupa’nın birçok şehrinde insanlara duyurmuş olmalarından dolayı teşekkür edilerek kendilerine çiçek takdim edildi.
Sonrasında ise söz alan uzun yürüyüşçüler, uzun yürüyüşün bugüne kadar olan kısmı ve bundan sonraki program hakkında bilgi vererek, Musa Asoğlu’nun özgürlüğüne kavuşmasının bizim gayretlerimiz ile mümkün olacağını vurguladılar.

30 kişinin katıldığı karşılama etkinliği saat 9.30’da sona erdi.


EKİMCAN’IMIZI ALDIK SIRA DİĞER GRUP YORUM ELEMANLARINDA
15 Aralık günü Kıraç Cemevinden haksız ve hukuksuzca gözaltına alınıp ardından tutuklanan Grup Yorum elemanı Ekimcan Yıldırım geçtiğimiz Cumartesi günü tahliye oldu. Ayağının tozuyla İdil Kültür Merkezine gelen ve her Cumartesi kafemizde gerçekleşen “AKP’nin Gücü Grup Yorum’a Yetmez” etkinliğimize katılan Ekimcan, gitarıyla bizlere eşlik etti.
26.02.2017 (dün) tarihinde Ekimcan için İdil Kültür Merkezi’nde ‘aramıza tekrar hoş geldin yemeği’ düzenledik.  Sabah saatlerinden itibaren hazırlıklarımıza başladık. Ekimcan’ın kafeye gelmesiyle soframızı hazırladık ve keyifli sohbetler eşliğinde yemeğimizi yedik. 26 kişinin katıldığı yemeğimiz saat 19.00’da sona erdi. Çaylarımızı yudumlarken sohbetlerimize devam ettik.
FOSEM
(Fotoğraf ve Sinema Emekçileri)


Kadıköy
Dev-Gençliler 23 Şubat Perşembe günü Umudun Sesi Yürüyüş Dergisi dağıtımı yaptılar. Esnaflarla sohbet edip Kayıp Gerillalarımızla ilgili konuşuldu. Bir esnafımızda oturup çay içildi. Başka bir esnafımız Dev-Gençlilere soda ikram etti.
4 saat süren çalışmamızda 100 Yürüyüş Dergisi dağıtımı yapıldı
Ömürtepe
26 Şubat Pazar günü Dev-Gençliler Ömürtepe’de Yürüyüş Dergisi dağıtımı yaptı. Esnaflarla referandumla ilgili sohbet edildi. Çözümün Evet-Hayır'la değil Halk Meclislerinde olduğu anlatıldı. Dev-Gençlileri bir ailemiz evine davet edip çay ikram etti.
3,5 saat süren çalışmada 26 dergi halkımıza ulaştırıldı.
Taksim
Dev-Gençliler Taksim’de Emperyalizme ve Oligarşiye Karşı Yürüyüş Dergisi dağıtımı yaptı. Kayıp gerillamız Bünyamin Kılıç hakkında esnaflarla sohbet edildi.

2 saat süren çalışmada 38 dergi Taksim’de halkımıza ulaştırıldı

GRUP YORUM HALKTIR SUSTURULAMAZ!
1 Mart Çarşamba Günü Çağlayan Adliyesinde saat 10.00'da #GrupYorum'un mahkemesi olacaktır. Tüm Halkımızı; Umudun Türkülerini Söyleyen Halkın Sanatçılarını Sahiplenmeye, Çağlayan Adliyesine Bekliyoruz!
#GrupYorumaÖzgürlük
#1MarttaÇağlayanAdliyesindeyiz
#GrupYorumHalktırSusturulamaz
#TürkülerSusmazHalaylarSürer

Altınşehir Halk Cephesi

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.