Mayıs 2017

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli

Dev-Gençliler 21 Mayıs Cumartesi günü dayanışma pikniği yaptı. Pikniğe 35 kişi katıldı. Yapılan piknikte Dev-Genç e yapılan saldırıların nedeni ve bu saldırılara karşı sahiplenme, Dev-Gençli olmanın önemi üzerine konuşuldu. Oyunlar oynandı, doğa yürüyüşü yapıldı ve türküler söylendi. Dayanışma ve sahiplenmeyi büyütmek için bu etkinliklerin 15 günde bir yapılacağı duyuruldu.

DEV-GENÇ



Okmeydanı Halk Meclisi 25 Mayıs perşembe günü düzenlediği Kanser ve Beslenme seminerinde Doç. Dr. Yavuz Dizdar’ı Okmeydanı halkı ile buluşturdu.
Türkiye’de Kanser ve Beslenme deyince akla ilk gelen İsimlerden olan Doç. Dr. Yavuz Dizdar’ın sunumuyla gerçekleşen seminere mahalledeki yoğun polis ablukasına rağmen 50 den fazla kişi katıldı. İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü öğretim üyesi olan Dr. Yavuz Dizdar, seminer süresince hem bilgi paylaşımında bulundu hem de katılımcılardan gelen soruları yanıtladı.

OKMEYDANI HALK MECLİSİ


Avusturya´nın İnnsbruck şehrinde 30.05.2017 ve 31.05.2017 tarihinde Alman hapishanesinde tutsak Yusuf Taş´ın ana dilde mektup, telefon yasağına, hak gasplarına, onursuz aramalara karşı 30 Mart´tan bu yana sürdürdüğü açlık grevini duyurmak için dayanışma masası açıldı. Açılan masada imza toplanıp hapishaneye 30 adet fax gönderildi.
Yusuf Taş Onurumuzdur!

AVUSTURYA HALK CEPHESİ

Nuriye Gülmen Onurumuzdur!
Semih Özakça Onurumuzdur!
Yusuf Taş Onurumuzdur!
Avusturya İnnsbruck´ta Halk Cephesi ve Dev-Genç olarak 26.05.2017 tarihinde başladığımız çadır direnişi ve açlık grevimizin 6.günündeyiz. Direnişimiz coşku ile sürüyor. İsterse dünyanın bir ucunda olalım, isterse 1 kişi, onlar, yüzler olalım yatıp kalkıp Nuriye ve Semih diyeceğiz. Bulunduğumuz her yerde sokakta, okulda, iş yerlerinde seslerine ses, açlıklarına ortak olacağız.
Alman hapishanesinde 30 Mart tarihinden bu yana özgür tutsak Yusuf Taş; ana dilde mektup, telefon yasaklarına, hak gasplarına, onursuz aramalara açlığıyla direniyor. Bizler de en meşru talepleri kabul edilene kadar direnecek, onu asla yalnız bırakmayacağız.
Korkularınızın önüne gözaltılarla, işkencelerle, tutuklamalarla, baskı ve zorbalıkla geçemezsiniz! Korkularınızın gerçekleşmesi tarihsel bir zorunluluktur.
BİZ KAZANACAĞIZ!

AVUSTURYA HALK CEPHESİ





İzmir'in Katil Köpekleri Pis Komplolarına Devam Ediyor!
Faşizm Her Yönden Saldırmaya Devam Ediyor!
Ülkemizin geleceği olan, gençlerin en önem arz eden liselileri ailesinden vurma çalışmalarını durmaksızın sürdürüyor.
Ailelerimize artık rahatsız edecek derecede aramaları sıklaştırmış durumdalar. Fakat ailelerimiz; ahlaksızlık, hırsızlık yapmadığımızı bildiği için bizleri savunuyor, arayan işgüzar köpekleri tersliyor çocuklarını yani bizleri savunuyor!
  Geçtiğimiz hafta içerisinde, bir liselimizin çalıştığı kafede oturuyor, oturmadan önce belinde ki silahı ilk görebileceği vaziyette gösteriyor. Ardından masanın üzerine silahını koyup sipariş veriyor ve kalkıyor.
  Başka bir liselimizi ise aylardır, evinden okuluna gider iken servisi takip ediyor ve okul çıkışlarında da aynı taktiği kullanıyorlar Evlerimizin önünde, mahallelerimizde sürekli karşımıza çıkıyorlar. Gittiğimiz her bölge de varlıklarını hissettiriyorlar!
Bizleri silahlarınız ile korkutmak istiyorsunuz, sürekli fiziki takip ile göz korkutmaya çalışıyorsunuz, ailelerimizi arıyorsunuz. Bizlerin gözünü böyle korkutamazsınız! İster ailelerimizi arayın, ister silahlarınızı gösterin, isterseniz de gözaltına alın tutuklayın!
 Ne kadar onurlu ve de meşru bir kavgada bulunduğumuzun farkındayız!
Yaptığınız hiç bir hareket meşru ve de haklı değildir.
  Tüm Liseli Dev-Genç'liler olarak size bir kez daha sesleniyoruz;  ailelerimizi aramaktan vazgeçin aksi taktirde karşınıza Sıla olup, Bünyamin olup çıkacağız!
Bizleri yapmış olduğunuz ve de yapacak olduğunuz hiç bir komplo, ayağımızı dahi tökezletmeyecektir!
YAŞASIN DEV-GENÇ, YAŞASIN DEV-GENÇ'LİLER!
KAHROLSUN FAŞİZM, YAŞASIN MÜCADELEMİZ!
 İZMİR DEV-GENÇ

19 Mayıs Cuma günü İzmir Liseli Dev-Genç piknik yaptı.
 Pikniğe katılan 7 liseli ile gündemimizde gelişen durumlar üzerinden konuştuk.
Ankara'da direnen bir akademisyenimiz ve de öğretmenimizin niçin günlerdir direndiğini, niçin açlık grevine başvurduğunu anlattık. Dersim'de ki Kemal babamızın niçin açlık grevini yaptığını, faşizmin köpekliğini halka yansıtıp zulmeden bu katil devletin niçin saldırdığını anlattık.

 Bunun haricinde oyunlar oynadık, hep birlikte türkülerimizi söyledik.

Süresiz açlık grevinin 4. günündeyim... Stuttgart Parlamento önündeyiz. Bundan sonra her gün saat 12.00 dan saat 18.00 a kadar buradayız. Bu gün Yeşiller Parti Üyesi (Die Grünen, Abgeordneter im Landtag Baden-Württenberg) Jorgen Filius çadırımızı ziyaret etti ve yetkili kişiler ile görüşme sözü verdi.
YUSUF TAŞ'ın TALEPLERİ DERHAL KABUL EDİLSİN!
SÜRESİZ AÇLIK GREVİNİN 63. GÜNÜNDE!
HERKESİ SAHİPLENMEYE ÇAĞIRIYORUZ!

AVRUPA DEV-GENÇ

17 Haziran'da altıncısı Fulda'da düzenlenecek olan Irkçılığa ve Yozlaşmaya Karşı Halklar Festivalinin Fulda Belediyesi tarafından engellenmek istenmesi üzerine bugün 31 Mayıs Çarşamba günü Fulda Belediyesi önünde Basın Açıklaması yapıldı.
Fulda Belediyesi imzalanmış sözleşmeyi Grup Yorum'u gerekçe göstererek iptal etmek ve Festivalimizi engellemek istiyor.
Bu keyfiliğe karşı geçen sene Gladbeck'de de olduğu gibi Festivalimizi her koşulda gerçekleştireceğimizi duyurmak için Fulda Belediye Binası önünde bir araya gelmesiyle Türkçe ve Almanca Basın Açıklaması okundu ve Alman Dostlarımız da Festivalle ilgili Açıklamalarda bulundu.
Alman basınının gelmesiyle birlikte Festivalle ilgili Röportaj verildi ve Program tanıtıldı.
Basın Açıklamasının ardından Grup Yorum üyesi İhsan Cibelik Yorumla ilgili konuşmasıyla programa devam etti. Konuşmada kısaca Grup Yorumun tarihinden ve yaşadığı baskılardan bahsedildi. Açıklamaların ve Konuşmaların ardından sloganlar eşliğinde hep bir ağızdan türküler söylendi ve halaya duruldu.
Basın Açıklaması bir saatlik sürenin ardından 25 kişinin katılımıyla sonlandırıldı.

Grup Yorum Gönüllüleri




BADEN-WÜRTERNBERG EYALETİ BERLİN TEMSİLCİLİĞİ ÖNÜNDE EYLEM YAPILACAK
Açlık grevinin kritik bir aşamasına gelen politik tutsak Yusuf Taş`la dayanışma, sorunun çözümünü sağlama amacıyla, Baden-Würternberg Eyaleti Berlin Temsilciliği önünde 2 Haziran Cuma günü saat 11.00`de bir eylem yapılacak.
Berlin Halk Cephesi, tüm halkımızı ırkçı politikaların bir ayağı olan bu saldırılara karşı çıkmak ve Yusuf Taşa destek vermek için eyleme çağırıyor.
Yer: Tiergarten Strasse 11 Berlin
Tarih: 2 Haziran Cuma

Saat: 11.00


Açlık grevindeki özgür tutsak Yusuf Taş`la dayanışma için yapılan Berlin`deki Yeşiller milletvekili ofisi işgali devam ediyor. Açlık grevinde de olan komite üyeleri gün boyu çeşitli görüşmeler yaptı. Yine yeşiller milletvekili olan Canan Bayram da gün boyu görüşmelerde yer aldı. Heimseim hapishanesi idaresi ile görüşen Canan Bayrama idare;
-Yusuf Taşa uyguladıkları hak gasplarında geri adım atmayacaklarını,
-Gelinen aşamada bilgi dahi vermeyeceklerini,
-Zaten Yusuf Taşın sağlık sorununun olmadığını, durumunun kritik aşamada olmadığını,
-Yusuf Taş`la görüşmesi için ziyaret izni vermeyeceklerini,
-Baden-Würternberg eyaleti Adalet Bakanlığı ile görüşmesi gerektiğini söyledi.
Bunun üzerine Canan Bayram Yeşiller Partisi Baden-Würternberg Eyaleti Adalet sözcüsü ile görüştü. Oradaki adalet sözcüsü de;
-Eyaletlerin hukuki konularda bağımsız oldukları için Federal Meclisin etkisinin olamayacağını,
-Baden-Würternberg eyaletindeki yasalara göre de hapishane idarelerinin ana dille iletişim yasakları gibi yasaklar koyabildiklerini, Almanca`nın zorunlu dil olduğunu
-Ancak daha önceki hapishane idaresi uygulamamış olsa da Heimseim hapishanesinin bu yasayı uygulamaya geçirdiğini,
-Bu yasanın da zaten ırkçı bir yasa olduğunu ve kendilerinin de karşı olduğunu,
-Eyalette iktidar ortağı oldukları için Eyalet Meclisi üzerinden konuyu gündeme getirip çözmeye çalışacaklarını bildirdi.
Yeşiller Partisi Berlin Eyalet Milletvekili ve Adalet sözcüsü Canan Bayram ise bu yasanın da anayasaya aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini vurguladı.
Gelinen aşamada, sorunun çözümü için 2 Haziran Cuma günü Stuttgart’a gideceğini ve Heimseim hapishanesinde Yusuf Taş`la görüşme yapmaya çalışacağını söyledi. Görüşmenin Cuma günü saat 11.00`de yapılması planlanıyor.

Yine Cuma günü saat 11.00`de, eş zamanlı olarak, Stuttgart`ta ve Baden-Würternberg Eyaletinin Berlin temsilciliği önünde eylemler yapılacak. Bu eylemlerde öncelikli olarak açlık grevindeki Özgür Tutsak Yusuf Taşın taleplerinin kabul edilmesi ve ırkçı yasa ve uygulamaların kaldırılması istenecek.



Faşizme Karşı İş, Ekmek, Adalet İçin Onurlu Direnişlerini Sürdüren Nuriye Gülmen Ve Semih Özakça'yı, Emperyalizme Karşı Almanya Hapishanesinde; Hakları İçin Direnen Devrimci Tutsak Yusuf Taş'ı Açlık Grevinin63. Gününde Selamladı.
Alman Emperyalizmi başta olmak üzere tüm emperyalistler ve onların çocukları faşizme karşı mücadele edenlerin mücadelesi mücadelemizdir diyerek İngiltere'nin başkenti Londra'da 15 Mayıs'tan beri Direniş Çadır'ı açarak direnişçileri sahiplenmeye devam ediyor.
"Nuriye Gülmen, Semih Özakça Yusuf Taş Yalnız Değildir!"
Direnişçilerin Meşru Talepleri Derhal Kabul Edilsin!
"Nuriye Gülmen, Semih Özakça ve Yusuf Taş Onurumuzdur!

İngiltere Yürüyüş Temsilciliği

Her Pazar yapılan kahvaltı ve halk toplantılarımızla, ortak sorunlarımıza birlikte çözümler bularak yaşamaya devam ediyoruz.
Yozlaşmış çürümüş düzenin bencilleştirip yalnızlaştırmayı dayatan yaşamına karşı bizler yıllardır, her koşulda birlikte olmayı ısrarla sürdürüyoruz. Türkiye faşizmini aratmayacak şekilde kültür merkezimizi basarak, evlerimizin kapıları kırılarak mücadelemizi durdurmaya çalıştılar. Biz her yer bizimdir fikriyle kimi zaman çadırlarda, kimi zaman parklarda ve kimi zaman da ailelerimizin evlerinde bir araya gelerek bizi durduramayacaklarını gösterdik.
Her hafta olduğu gibi bu hafta da kahvaltıdan sonra toplantımıza başladık. Bu hafta ki gündemimiz; Grup Yorum’un 17 Haziran’da Almanya’da yapacağı Irkçılığa ve Yozlaşmaya Karşı Halklar Festivaliydi.
Şu anda sürmekte olan Nuriye ve Semih’in direnişi, Kemal amcamızın zaferi ve Londra’da Yürüyüş dergisi çalışanı Ayfer Yıldız’ın şahsında aslında düşüncelerimizin kazandığı mahkeme kısaca konuşuldu.
Grup Yorum Festivali ile ilgili kısaca bilgi verildi. Bu çoşkuyu birlikte örgütlemenin ve emeğimizin sonucunu hep birlikte yaşamak için kollektif çalışmanın plan ve programı yapıldı. Festival biletleri dağıtımı yapıldı.
Aile, Esnaf ve Gençlik komitesi festival için kolları sıvayarak, sosyalist rekabetle çalışmaya başlamış oldu.
Bulunduğumuz her yerde; birlikte düşünmeye, birlikte üretmeye ve sorunlarımıza birlikte çözümler bulmaya, etkinliklerimizin coşkusunu hep birlikte paylaşmaya devam edeceğiz.


İngiltere Yürüyüş Dergisi Temsilciliği

31 Mayıs 2017

Dev-Gençliler 21 Mayıs Cumartesi günü dayanışma pikniği yaptı. Pikniğe 35 kişi katıldı. Yapılan piknikte Dev-Genç’e yapılan saldırıların nedeni ve bu saldırılara karşı sahiplenme, Dev-Gençli olmanın önemi üzerine konuşuldu. Oyunlar oynandı, doğa yürüyüşü yapıldı ve türküler söylendi. Dayanışma ve sahiplenmeyi büyütmek için bu etkinliklerin 15 günde bir yapılacağı duyuruldu.

DEV-GENÇ



Fulda da 17 Haziran da yapılacak olan Irkçılığa ve Yozlaşmaya karşı Festival Grup Yorum katılıyor olmasından kaynaklı engellenmeye çalışılıyor. Dün Grup Yorum a Faşizm işkence ile gözaltına aldı.  Bu yapılanın onunla bir farkı yoktur. Konseri ne kadar çok sahiplenir biletlerini dağıtır afişlerini yapar daha çok otobüs kaldırırsak bunu engelleyemezler. Bütün görev biz Grup Yorumuz diyen bizlere düşüyor. 
Fulda için daha hızlı olalım
Afiş yapmadığımız bilet dağıtmadığımız gün olmasın. Sahiplenmek budur. Sahiplenmek canı gönülden of demeden konser için çalışmaktır. Grup Yoruma neden saldırdıklarını biliyoruz. Biz sadece grup yorumu dinleyenler ve ahlanan vahlanan olmamalıyız. Biz Grup Yorum Biziz diyorsak Konser çalışmasız geçen tek bir günümüz olmamalı. 
Grup Yorumu susturmak istemeleri ülkemizde süren direnişleri boğmak sesini yok etmek içindir. Çünkü Grup Yorum aynı düşünen yüzbinlerce insanı bir araya getirebilen tek müzik grubudur. Ve hiç bir örgütün partinin kurumların Türkiye’de hiç bir kimsenin yapamadığını yapandır. Dünyada bizim bildiğimiz yerde  benzeride yoktur.
Kimseden çağrı beklemeyelim yüklenelim afişlerimizi biletlerimiz afiş yapılmadık cadde bırakmayalım. Bilet dağıtılmadık kahve dernek üniversite ev bırakmayalım.
Aynı zamanda bütün halkımızı Fulda belediyesini arayarak Hitler faşizmi ile ne farkları olduğunu soralım. Türküleri engellemeye çalışmak faşizmdir. Ancak faşizm ile yönetilen bir yerde türkülerden korkulur.
Grup Yorum Biziz Halktır. Kendi Sesimize Sahip Çıkalım

Köln Sanat Atölyesi

Yüksel Direnişinde 204. gün…
Semih ve Nuriye'nin açlığında 84. gün…
Esra ve Sultan Özakça'nın açlığında 10. gün…
Ankara Yüksel Caddesinde öğlen saat 13.30’da, açlık grevinde olan Esra Özakça ile birlikte Acun Karadağ, Veli Saçılık ve milletvekillerinin katıldığı açıklamaya polis saldırdı. Açıklamaya saldıran katil sürüsü işkenceyle direnişçileri alandan uzaklaştırdı…
#NuriyeveSemihYalnızDeğildir

#NuriyeveSemiheÖzgürlük

Yusuf Taş, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça Yalnız değildirler!

Yusuf Taş'ın açlık grevinin 62. gününde, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın açlık grevinin 83. gününde Avusturya parlamentosu önünde iki saat süren oturma eylemi gerçekleştirildi.

Saat 18.00'de başlayan eyleme Türkiyeli, Suriyeli, Avusturyalı ve İranlı dostlar katıldı. Almanca ve İngilizce yapılan konuşmalarda Yusuf Taş'ın neden tutuklandığı ve hapishanede hangi koşullarda açlık grevi eylemine başvurduğu anlatılarak durumunun ciddiyetine vurgu yapıldı. Yusuf Taş için  yapılan​ konuşmanın ardından Yüksel caddesi direnişi anlatıldı ve Nuriye Gülmen ile Semih Özakça 83 günden beri ilk günün kararlılıklarıyla açlık grevlerini sürdürdüklerini anlatıldı. Yeni bir halk ayaklanmasından korkan devlet onları tutsak etsede, direnişi ve dayanışmayı asla yok edemeyeceğini vurgulandı.

Almanca "Almanya'da iletişim Özgürlüğü için 62 Gündür Açlık Grevinde olan Yusuf Taş'la Dayanışma​" ve Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın resimleri olan "İşleri ve Onurları için,  Türkiye'deki OHAL yasalarına karşı Süresiz açlık grevindeler" yazılı iki pankart ve tutsak direnişçilerin resimleri bulunan dövizler tutuldu.
Sık sık "Nuriye Gülmen Onurumuzdur" "Semih Özakça Onurumuzdur!" "Yusuf Taş Onurumuzdur!" ve Almanca olarak isimleri sayarak "Yalnız değildir", "Yaşasın Enternasyonal Dayanışma!", "Tüm Siyasi Tutsaklara Özgürlük" ve "Faşizme karşı Omuz Omuza" sloganları atıldı.

Konuşmaların arasında Grup Yorum'un direnişçiler için bestelediği “Umut Güneşi” gibi birçok direniş türküleri çalındı ve eylemin sonuna doğru enternasyonal dostların gitar ve klarinetle çaldığı Grup Yorum şarkıları hep birlikte söylendi. Türkülere girmeden, öğlen saatlerinde İdil Kültür Merkezine gerçekleşen yeni polis baskını ve gözaltılar kınandı, Grup Yorum ile dayanışma ifade edildi.

Hem Yusuf Taş hem Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile ilgili Uluslararası Tecritle Mücadele Platformu tarafından hazırlanan Almanca bildiriler dağıtıldı.
Parlamento önünden geçen birçok insan ilgiyle konuşmaları dinledi ve dayanışma ifade etti.

Yaklaşık 40 kişinin katıldığı eylem saat 20.00'ye doğru sloganlar ve halay ile noktalandı ve direnişçileri sahiplenmeye devam edileceği duyuruldu.



Halkların mücadelesini bastırabilmek için besledikleri FETÖ, aralarındaki çıkar savaşı için geçen sene darbe yapmaya giriştiğinde "bu bize Allah'ın Lütfu" demişlerdi. Bu darbe girişimini daha çok baskı uygulamak için fırsata çevirdiler. Onlarca KHK yayınlayıp devleti ve toplumu yeniden kendi çıkarları için düzenlemek istediler.
İşten atarak açlığa mahkum ettikleri Nuriyeler'in, Semihler'in; açlığı, başladıkları açlık greviyle onları vuran bir silaha çevirmeleri karşısında çaresizler. Kemal Baba'nın açlık greviyle  evladının kemiklerini alması karşısında hazımsızlar. Yasakladıkları konserleri damlarda da olsa yapmamıza, cami hoparlörleriyle milyonlara ulaşmamıza karşı kinliler ve bu direnişleri tüm dünya halklarının duyması ve desteklemesi karşısında da daha çok kinleniyorlar bize, bunu biliyoruz. Oysa onlar, yüzbinlerce insanı işten atarak, onbinlercesini tutuklayarak, herkesin kendilerine biat ettiği bir ülke hayal etmişlerdi. Bir kişi de olsa, ısrar ve kararlılıkla başlatılıp büyütülen direnişlerin binlere ulaşmasında, insanları harekete geçirmesi karşısında intikam almak için, bu direnişleri besleyen çalışmalar yaptığımız, devrimci sanatımızı ürettiğimiz kültür merkezimize saldırıyorlar. 
Bu saldırılar çaresizliklerinin sonucudur. Daha iki ay önce tutsak Grup Yorum elemanlarını direnişlerimiz karşısında tahliye etmek zorunda kalmışlardı. Bugün baskına gelen zırhlı araçları her gün onlarca kez kültür merkezimizin önünden geçerek bizleri taciz ve tehdit ediyor zaten. Ama ne baskınları, ne tutuklamaları ne de tehditleri halkımızın kültür merkezimize sahip çıkmasına, faaliyetlerimizi sürdürmemize ve devrimci sanatımızı üretmemize engel olamadı-olamayacak!
FOSEM çalışanı Betül Varan ve Fırat Kıl da var bugün işkencelerle gözaltına alınanlar arasında. Objektiflerimizi halkın yaşadığı sorunlara çevirmemizin karşılığıdır bu yaşanan işkenceler, biliyoruz! İşkenceleriniz, gözaltılarınız, baskılarınız; direnenleri fotoğraflamaktan, onları anlatan belgeseller ve filmler yapmaktan bizi vazgeçiremeyecek, bunu da siz iyi bilin!

DEVRİMCİ SANAT ENGELLENEMEZ!
GÖZALTILAR SERBEST BIRAKILSIN!

FOSEM

(Fotoğraf ve Sinema Emekçileri) 










Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.