1-) Serkan Onur Yılmaz Antalya Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde Süresiz Açlık Grevinde
Antalya Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde Tutsak Serkan
Onur Yılmaz Kuyu Tipi Olmayan Bir Hapishaneye Sevk Olmak İçin 10 Kasım 2024
Tarihinde Başladığı Süresiz Açlık Grevinin 234. Gününde!
2-) Baki Can Işık Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli
Hapishanesi’nde Süresiz Açlık Grevinde
Özgür Tutsak Baki Can Işık 19 Aralık 2024 Tarihinden
İtibaren Kuyu Tipi Hapishanelerin Kapatılması İçin Süresiz Açlık Grevinde!
Baki Can Işık Süresiz Açlık Grevinin 195. Gününde!
3-) Mithat Öztürk Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli
Hapishanesi’nde Süresiz Açlık Grevinde
Kuyu Tipi Hapishanelerin Kapatılması İçin 13 Şubat
2025 Tarihinde Süresiz Açlık Grevi Direnişine Başlayan Ankara Sincan 2’Nolu
Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde Özgür Tutsak Mithat Öztürk Direnişinin 139.
Gününde!
4-) Ali Hasan Akgül Kuyu Tipi Hapishanelere Karşı
Süresiz Açlık Grevinde
Dev-Genç’li Ali Hasan Akgül, Ankara Sincan 1 Nolu
Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde, 18 Şubat 2025 Tarihinde Kuyu Tipi
Hapishanelere Karşı Başladığı Süresiz Açlık Grevinin 134. Gününde!
Ali Hasan Akgül’ün Talepleri Kabul Edilsin!
Yaşasın Dev-Genç Yaşasın Dev-Gençliler!
5-) Grup Yorum Üyesi Ali
Aracı Kuyu Tipi Hapishanelere Karşı Süresiz Açlık Grevinde
Ali Aracı
S-R-Y Kuyu Tipi Hapishanelere Karşı 18 Şubat 2025 Tarihinde Süresiz Açlık
Grevine Başladı.
Ankara -
Sincan 1’Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde Sürgün Edilen Grup Yorum
Emekçisi Ali Aracı Kuyu Tiplerine Karşı Süresiz Açlık Grevinin 134. Gününde!
6-) Ayberk Demirdöğen Antalya Yüksek Güvenlikli
Hapishanesinde Süresiz Açlık Grevine
Ayberk Demirdöğen 11 Mart 2025 Tarihinde Başladığı
Süresiz Açlık Grevinin 113. Gününde
Ayberk Demirdöğen ‘İn Talepleri:
1.Öncelikle Kuyu Tiplerine Sürgünler Durdurulsun!
2.Kuyu Tiplerinde Olan Tüm Arkadaşlarımın Sevk Talebi
Kabul Edilsin!
3.Sohbet Hakkı Uygulansın!
4.Ağırlaştırılmış Müebbet Yasası Kaldırılsın!
7-) Fikret Akar Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli
Hapishanesi’nde Süresiz Açlık Grevinde
Özgür Tutsak Fikret Akar, Çorlu Y Tipi Hapishanesinde
31 Mart 2025 Tarihinde Başladığı Süresiz Açlık Grevinin 93. Gününde
8-) Ümit Çobanoğlu Antalya Yüksek Güvenlikli
Hapishanesi’nde Süresiz Açlık Grevinde
Ümit Çobanoğlu Antalya Döşemealtı Yüksek Güvenlikli
Hapishanesi’nde 29 Mayıs 2025 Tarihinde Kuyu Tipi Ölüm Hücrelerinin Kapatılması
İçin Süresiz Açlık Grevine Başladı.
Süresiz Açlık Grevinin 34. Gününde
KUYU TİPİ ÖLÜM HÜCRELERİ KAPATILSIN!
Kaya’ya ve onunla birlikte direnirken tutuklanan Seda
Kaya’ya tane mektup gönderildi.
6 Şubat 2023 depremlerini anlatan Beton Sizin Vatan Bizim belgeselinin fragmanı gerekçe gösterilerek mahkeme kararıyla X hesabına getirilen erişim engeline karşı 1 Temmuz 2025 tarihinde afiş çalışması yapıldı.
Fragmanın ve belgeselin QR kodlarının bulunduğu, “Deprem belgeseli engellenemez. Beton sizin vatan bizim!” yazılı 10 tane afiş Hatay’da asıldı.
Hatice annemizin cenazesi Bu akşam
saatlerinde İstanbul’dan İzmir’e götürülecek. İzmir Yenişehir (Zeytinlik)
Hacıbayram Camiinde kılınacak. Cenazesi namazının ardından Kemalpaşa
Mazarlığında defnedilecektir.
Tüm Büyük Ailemizin Başı Sağ
Olsun. Anamız Işıklar İçinde Yatsın.
Tüm Dostlara Duyurulur.
30 derecelik sıcağa rağmen pikniğe 250’nin üzerinde katılım
oldu.
Kahvaltının ardından Grup Yorum türküleriyle coşkuyu
artırdı. Voleybol ve futbol turnuvaları yapıldı. Öğle yemeğinin ardından çocuk
yarışmaları düzenlendi. Gülbahar ve Paşa yine türküleriyle ayrı bir zevk kattı.
Sonra çekiliş yapıldı ve kazananlara ödülleri dağıtıldı.
Halk Cephesi de stant açarak pikniğe destek verdi.
Yine türkülerle, halaylarla coşkulu bir şekilde piknik akşam
saatlerinde bitirildi.
Hep birlikte emek verip kardeş sofrası kurmak ve lokmayı
paylaşmak halk geleneğimizdir. Geleneklerimize sahip çıkacağız.
Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi Londra
Avukat Günay Dağ Yalnız Değildir!
Avukat Günay Dağ Yalnız Değildir!
⚕️“Ölenler hayatta kaldı, hayatta kalanlar ise öldü” Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Lahiya'da yaşanan katliam ve duvara yazılmış bir yazı. ⚕️
28 Haziran Günü Avusturya'nın Başkenti Viyana'da ABD
Emperyalizminin Köpeği, Katliamcı Siyonist İsrail'in Gazze'de Filistin Halkına
Sürdürdüğü İşgalin ve Soykırımın son Bulması için Demokratik Kitle Örgütleri
Tarafından Saat: 15.00'de Christian-Broda-Platz'da Kitlesel bir Yürüyüş
Gerçekleştirildi.
Avusturya Halk Meclisi'nin de Almanca Filistin'de Yaşanan
Soykırıma Karşı Pankartı ile Katıldığı, 3 binin üzerinde Katılımın Gözlendiği,
Yaklaşık 3 Saat süren Yürüyüş, Atılan Enternasyonal Sloganlarla Sonlandırıldı.
★GAZZE'DE SOYKIRIMA HAYIR!
★YAŞASIN FİLİSTİN
HALKININ DİRENİŞİ!
★İŞGALE
SON, FİLİSTİN'E ÖZGÜRLÜK!
★EMPERYALİZM VE SİYONİZM YENİLECEK,
ZAFER DİRENEN VE SAVAŞAN
HALKLARIN OLACAKTIR!
★FİLİSTİN HALKININ KATİLİ OLAN ABD EMPERYALİZMİNDEN VE İSRAİL SİYONİZMİNDEN DÜNYA HALKLARI ADINA HESAP SORACAĞIZ!
★DİRENEN FİLİSTİN HALKI
KAZANACAK!
AVUSTURYA HALK MECLİSİ.
Ama nafile! Başaramayacaksınız! Berkay Karahan teslim
alınamaz! Berkay Karahan onurumuzdur!
AKP’nin katil polisi, Berkay’ı yolundan döndürmek için pis
oyunlarını devreye sokuyor. İş birliği teklif ediyor, korkutmaya çalışıyor. Ama
şunu bilin ki; Okmeydanı halkı susmaz! Okmeydanı halkı baş eğmez! Okmeydanı
halkı mücadeleden asla vazgeçmez!
Bir kişiden, bir yoldaştan, bir devrimciden korkuyorsunuz.
Korkmakta haklısınız. Çünkü devrimci iradeyi asla teslim alamayacaksınız.
Okmeydanı Halk Cephesi
Mahmut Konuk
Şengül Özdemir
Tülin Karakullukçu
İlkay Özemir
Zerrin Aldemir
Ömer sarsılmaz
Cemil Vural
Ama nafile! Başaramayacaksınız! Berkay Karahan teslim
alınamaz! Berkay Karahan onurumuzdur!
AKP’nin katil polisi, Berkay’ı yolundan döndürmek için pis
oyunlarını devreye sokuyor. İş birliği teklif ediyor, korkutmaya çalışıyor. Ama
şunu bilin ki; Okmeydanı halkı susmaz! Okmeydanı halkı baş eğmez! Okmeydanı
halkı mücadeleden asla vazgeçmez!
Bir kişiden, bir yoldaştan, bir devrimciden korkuyorsunuz.
Korkmakta haklısınız. Çünkü devrimci iradeyi asla teslim alamayacaksınız.
Okmeydanı Halk Cephesi
1-) Serkan Onur Yılmaz Antalya Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde Süresiz Açlık Grevinde
Antalya Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde Tutsak Serkan
Onur Yılmaz Kuyu Tipi Olmayan Bir Hapishaneye Sevk Olmak İçin 10 Kasım 2024
Tarihinde Başladığı Süresiz Açlık Grevinin 233. Gününde!
Özgür Tutsak Baki Can Işık 19 Aralık 2024 Tarihinden
İtibaren Kuyu Tipi Hapishanelerin Kapatılması İçin Süresiz Açlık Grevinde!
Baki Can Işık Süresiz Açlık Grevinin 194. Gününde!
Ali Hasan Akgül’ün Talepleri Kabul Edilsin!
Süresiz Açlık Grevinin 33. Gününde
KUYU TİPİ ÖLÜM HÜCRELERİ KAPATILSIN!
Fransa'da ise İlker Alcan'a o
ülkedeki devrimci çalışmalarından dolayı, hapis cezası verilmişti. Onu
Fransa'da uzun bir hapis dönemi bekliyor.
Ancak hepimiz biliyoruz ki, İlker
Alcan, bir suçlu değildir.
Çünkü, devrimcilik Yapmak Suç
Değil Görevdir! Devrimcilik, insanlığın en soylu damarıdır.
İlker Alcan, 1980 öncesinden,
lise öğrencisi olduğu yıllardan bu güne, devrimci mücadelenin içindedir.
Yıllarca Türkiye faşizminin
hapishanelerinde yatmıştır.
Kız kardeşi, 19 Aralık 2000'deki
büyük hapishaneler katliamında diri diri yakılan 6 kadından biridir.
Zulme karşı mücadele etmek için
sayısız gerekçeleri vardır.
Yunanistan hükümeti, Türkiyeli
devrimcilere karşı yanlış üstüne yanlış, saldırı üstüne saldırı yapıyor.
Yunanistan hükümetinin adı, işbirlikçilik ve devrimci düşmanlığıyla birlikte
anılıyor.
Yunanistan hükümeti, Türkiyeli
devrimcilere karşı saldırı politikasına son vermeli ve İlker Alcan derhal
serbest bırakılmalıdır!
İLKER ALCAN'IN FRANSA'YA İADE
SÜRECİ DURDURULMALI, ALCAN DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR.
28 Haziran 2025
AVUSTURYA HALK CEPHESİ
S, R, Y TİPİ HAPİSHANELERDE FİZİKİ VE PSİKOLOJİK İŞKENCE SÜRÜYORAMAÇ DEVRİMCİLERİ TESLİM ALMAK, İMHA ETMEKKERBELA’DA HÜSEYİN YEZİD’İN ÖNÜNDE EĞİLMEDİ, BİAT ETMEDİBUGÜNÜN HÜSEYİN’İ DEVRİMCİLER, ZULMÜN ÖNÜNDE BİAT ETMİYORLAR, ETMEYECEKLERS, R, Y KUYU TİPİ HAPİSHANELERDE YÜZLERCE GÜN AÇLIKLA DİRENEN DEVRİMCİLERİN YANINDAYIZ. KUYU TİPİ HAPİSHANELER KAPATILSIN!
Hapishanelerde
binlerce devrimci tutsak ve 400 bine yakın tutuklu hükümlü bulunuyor.
AKP
iktidarının zulmüne hapishanelerin kapasitesi yetmiyor. AKP iktidarı
hapishaneleri halkla dolduruyor, yetmiyor, yeni hapishaneler yapıyor,
dolduruyor. Onlar da yetmiyor, yenilerini ve yenilerini yapıyor. Anadolu’muzun
dört bir yanını ilk olarak hapishanelerle ikinci olarak maden kazı alanları ile
doldurdular.
Maden
kazı alanlarında Anadolu’yu emperyalistlere satıyorlar.
Bu
ihanetlerine karşı çıkabilecek herkesi hapishanelere dolduruyorlar.
6 Şubat depreminde 1,5 milyon kişi evsiz kaldı. 160
bini aşkın bina yıkıldı. Bunların yerine yenilerini halen yapmadılar. Ama
Anadolu’nun her yanına zulüm ve işkence merkezi yaptılar.
Devrimcileri
hapishanelere doldurup teslimiyet dayatanlar, günümüzün Yezitleridir.
Kerbela’da direndiğimiz
gibi, bugün kuyu tipi hapishanelerde de direniyoruz.
Hüseyin ve yoldaşları
susuzluğa ve zalimlerin kıyıcılığına direndiler.
Kuyu tipi hapishanelerde
devrimciler, yüzlerce gün süren açlığa ve faşizmin imha politikalarına
direniyorlar.
Aynı amaç için
direniyorlar.
Yezidin düzeni sömürü ve zulüm düzeniydi. Bu
düzene karşı kimsenin sesi çıkmasın, herkes biat etsin istedi. Hüseyin biat
etmedi,
“Ve
bir gün duyarsınız ki
Yezid
ayırmıştır başımı bedenimden
Bilesiniz
ki
O
baş biatsızdır”
dedi.
Bugün faşizm ülkemizi
emperyalist tekellere satıyor. 80 milyon halkı emperyalizmin askeri haline
getirmek istiyor. Karşı çıkanları hapishanelere doldurup, pişman etmek istiyor.
Devrimciler diyor ki;
“Anadolu’yu
sevmek cesaret ister,
Adım başında yoksulluk,
Adım başında
keder
Ve kelepçe
adım başında…” Arif Damar
Anadolu’yu
sevme cesaretine sahibiz. Halkımızı seviyoruz, halkımızın yoksulluğunu
biliyoruz, yaşadıklarını biliyoruz, bunları yaşatanları da. Bu nedenle
cesaretle yürümeye devam edeceğiz.
Alevilik demek direniş
demektir.
Onun için devrimcilere
yapılan saldırıların karşısında olmalıyız.
Faşizm işkence, katliam
ve hapishanelerle halkı baskı altına alıyor, korkutmak ve sindirmek istiyor.
Faşizm, direnme hakkını
bu 3 saldırı aracıyla gasp ederek hüküm sürmek istiyor.
80 yaşındaki
TAYAD’lıları gözaltına alarak, ev hapsi cezası vererek kuyu tipi direnişi halka
taşınmasın, duyurulmasın istiyorlar. 80 yaşındaki TAYAD’lımız direniyor.
“Direnme hakkı” yasalarla verilmez… Yasalar, direnme
hakkını sadece tanır… Ya da tanımaz…
Direnme hakkı yasaların, devletlerin verdiği ya da aldığı
bir hak değildir… Direnme hakkı “var olma” hakkıdır… Var olma hakkımızı
savunmak için direneceğiz. Var olma hakkımızın kullanımını faşizmin icazetine
bırakmıyoruz, bırakmayacağız.
Bunun için;
Türkiye
’de Kuyu Tipi Hapishanelerin Kapatılması için;
2-)
Mithat Öztürk; 13 Şubat 2025 Tarihinde başladığı süresiz açlık grevinin 131.
Gününde!
3-) Ali
Hasan Akgül; 18 Şubat 2025 Tarihinde Başladığı Süresiz Açlık Grevinin 126.
Gününde!
4-) Grup
Yorum Üyesi Ali Aracı; 18 Şubat 2025 Tarihinde başladığı Süresiz Açlık Grevinin
126. Gününde!
5-)
Ayberk Demirdöğen; 11 Mart 2025 Tarihinde Başladığı Süresiz Açlık Grevinin 105.
Gününde
6-) Fikret
Akar; 31 Mart 2025 Tarihinde Başladığı Süresiz Açlık Grevinin 85. Gününde
7-) Ümit
Çobanoğlu; 29 Mayıs 2025 Tarihinde başladığı Süresiz Açlık Grevinin 26. Gününde
Meşruluğun doğal sonucu DİRENME
HAKKI;
Direnme hakkının doğal
sonucu da ÖRGÜTLENMEKTİR!
ÖRGÜTLENMEK HAKTIR,
ZORUNLULUKTUR!
NEDEN?
FAŞİZMİN ZORU ONDAN DAHA
BÜYÜK BİR ZORLA YENİLEBİLİR!FAŞİZMİ YENECEK OLAN ZOR, DEVRİMCİLİKTİR, MEŞRULUK
VE DİRENME HAKKIYLA ÖRGÜTLENMEKTİR! ÖRGÜTLÜ DİRENİŞTİR!
2 Temmuz 1993’te Sivas’ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenliklerine yönelik saldırıların ardından şeriat sloganları atan bir grup, etkinlikler için Sivas’a gelenlerin sığındığı Madımak Otelini yakarak, 33 kişiyi öldürdü. Olaylar sırasında iki otel çalışanı ile saldırganlardan ikisi de öldü.
"SİVAS LAİKLERE MEZAR OLACAK"
diye yürüyen kalabalık merkezin önündeki "Halk Ozanları" heykelini
yıktı, boynuna ip asarak yerde sürükledi. Kalabalık giderek artıyor ancak dağıtılmıyordu.
Cumhuriyet burada kuruldu burada
yıkılacak, Sivas Aziz Nesine mezar olacak, Kahrolsun laiklik sloganları atarak
gelmeye başladılar, her geçen dakika çoğalıyorlardı.
Günler öncesinden Sivas’taki yerel
gazetelerin bir katliama çağrı yaptıklarını ve Müslüman Kamuoyuna diye, Sivas
halkını cihada çağıran bir bildiri dağıtıldığını sanatçılar bilmiyordu.
Katliam, aylar öncesinden hazırlanmış, planlanmış, otelin önüne taşlar
yığılmış, dışarıdan insanlar getirilmişti. 1 Temmuz günü değil, 2 Temmuz Cuma gününü bekleyerek,
Müslümanların kutsal günü, cuma gününü beklediler.
Kalabalık daha sonra Sivas'a gelenlerin
kaldığı Madımak Oteli'nin önüne yöneldi. 20 bin kişiyi bulan kalabalık
17.00'de geldiği otelin önünden de dağıtılmadı. Araçlar ve sürüklenen heykel
ateşe verildi, belediyenin kaldırım yapma gerekçesiyle getirdiği taşlarla
otelin camları kırıldı. Ankara sürekli bilgilendirildi ama
"hallediyoruz" dışında yanıt gelmedi. Valiliğin civar illerden
istediği takviye birlikler de 8 saat süren olaylar bittikten sonra kente
gelebildi. Saat 19.00 civarı otel ateşe verildi.
Bu
katliamın başını çekenler sözde yargılandı. Yargılamalar devletin sorumluluğunu
gizler nitelikte, örgütlü katliamı gizler nitelikte yapıldı. 38 kişiye idam
kararı verildi. Ancak yeniden yeniden bozulan bu kararlarda cezalar değişti. 38
kişi idam cezası, 13 sanık 15 yıl, 13 sanık 7 yıl hapis cezası aldı. İdam cezaları
ise bu cezanın kaldırılması nedeniyle müebbette dönüştürüldü.
Sanıklardan Ali Kurt ve Mevlüt Atalay, Pişmanlık
Yasasından faydalanmak için örgüt bağlantılarını anlattı. Olaylara karışan
Hizbullah, İslami Hareket Teşkilatı, Kaplancılar gibi örgütlerin mensuplarının
isimlerini vermelerine rağmen başvuruları reddedildi.
KATLİAMCILAR
DEVLET TARAFINDAN KORUNDULAR.
- RP'li Belediye Meclis Üyesi Cafer Erçakmak gibi çok sayıda saldırgan yakalanmadı. 18 yıl boyunca firari olarak arandı. Hakkında kırmızı bülten çıkartıldı. Almanya ya da Fransa'da olduğu iddia edildi. Bu süreyi nerede geçirdiği anlaşılamadı. Ancak Sivas'ta yaşadığı ve evinde 2011'de öldüğü ortaya çıktı. Erçakmak, emniyete 500 metre mesafedeki çocuğunun evinde kalp krizi sonucu öldü.
- Yılmaz Bağ'ın da öldüğü ortaya çıktı. Bağ da arandığı dönemde Sivas Kangal'da düğün yapmıştı ve Sivas'ta yaşamıştı.
- Sanıklar Şevket Erdoğan, Köksal
Koçak, İhsan Çakmak, Hakan Karaca ve Necmi Karaömeroğlu'nun dosyaları ise 15
yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle ortadan kaldırıldı.
Zamanaşımı kavramı, hukukî hakların ve
yaptırımların, belirlenen süreleri aşması halinde geçersizleşmesini ifade eder.
Kullanılması kanunen belirlenen süreye tabi olan hakları o süre içinde
kullanmazsanız kaybedersiniz.
Türk Ceza Kanunu 2002 yılında,
insanlığa karşı suçları, 1 Haziran 2005ten itibaren, zamanaşımı hudutlarının
dışına çıkartan evrensel normu benimsedi.
İnsanlığa karşı suç iddiasının
bulunduğu ve bu iddianın sağlam, inandırıcı bir şekilde ortaya konduğu nice
ağır insan hakkı ihlali vakası, zamanaşımı engeline takılıyor. 12 Eylül 1980
sonrası işkenceyle ölüm vakaları, 1990ların OHAL bölgesindeki nice işkencede
ölüm ve faili meçhul vakaları bunun en bilinen örnekleri... Bu olaylara yönelik
halkın ve avukatlarının başvuruları görevsizlik kararıyla sürüncemeye bırakılıp
ZAMAN AŞIMINA UĞRATILIYOR.
Ne
kadar uzun süre mesela?
Spartaküs’ten
bu güne Kerbela'dan Bu güne Katledilenler Adaletsiz Kalmıştır. Pir Sultan
örneğin uzun süre mi? Pir Sultan Adaletsiz kalmıştır.
Mahir…
Kızıldere…Ne kadar uzun süre mesela.
Zamanı aştı da geldiler onlar bugüne…Kerbela’nın
Yası, Adalet Talebi ve isyanı hala canlıdır. 1400 Yıl önceki katliama karşı duyulan öfke dinmemiştir.
Adaletsiz kaldığı sürece öfke büyüyecektir,
Temmuz sonu itibariyle Muharrem Ayı'nda
Kerbela'nın yasını tutuyoruz. Tüm Dünyada milyonlarca insan Muharrem Ayı'nda
Kerbela'da katledilenlerin adalet talebini yaşatıyor. Dün olmuş gibi
acılarımızla yoğrulmuş öfkemizle ADALET
İSTİYORUZ!
Adaletsiz kalan katliamlar unutulmaz!
Nesiller boyu aktarılır. Ve halk eninde sonunda yüzyılların öfkesiyle Adaletini
söküp alır.
Sivas Katliamını yapan Faşizmdir!
Faşizmden hesap sormak için tüm Alevi örgütleri, Alevi Halkımız, Aydınlar,
Sanatçılar Birleşelim!
Cem evlerimizde, dergahlarımızda,
derneklerimizde Sivas katliamı için örgütlenelim. Paneller, seminerler
örgütleyelim, Semahlar, yürüyüşler örgütleyelim!
DEVLET SİVAS KATLİAMINI ÖRGÜTLEDİ DAHA
SONRASINDA İSE KATLİLERİ ÖDÜLLENDİRDİ VE SON OLARAK DA AKLADI ÇÜNKÜ KATLİAMI
YAPAN DEVLETİN KENDİSİYDİ SİVAS KATLİAMININ HESABINI SORMAK ADALETİN YERİNE
GETİRLMESİDİR
Halkımızı korkutup teslim almak için
katliam yapmışlardır. "Aydınları diri diri yakan devlet halkımıza neler
yapmaz!" Bu katliamla halkımıza mesaj vermişlerdir.
Devlet eliyle örgütlenmiş ve
katliamcılar yıllarca korunmuştur.
Alevi halkının katili, baş düşmanı ABD
değil mi? Maraş’ta ABD konsolosları katliamı örgütledi, Çorum’da yine öyle, CIA
ajanları 1 Mayıs 77 katliamını örgütledi... ABD konsoloslarını tüm alevi
kurumlarına girmelerine karşı mücadele etmeliyiz. Bu da yalnızca dernek
başkanlarına, kapı arkasında değil, halkımıza açıklayarak yapalım. Halkımızı
mücadeleye katalım. Alevi kurumlarımıza eli kanlı katiller girmemelidir.
Sivas Katliamının hesabını sormazsak,
örgütlenmezsek, anmalarımızı yapmazsak, daha çok Madımaklar yaşatırlar bize.
Ancak örgütlendiğimizde katliamları püskürtebildi, Çorumda aynı katliamı
yapamadılar. Çünkü halk devrimcilerin öncülüğünde direndi.
Alevilere yönelik saldırılarla Adalet
kavgamızın üstü örtülmeye çalışılıyor. Adalet kavgası unutturulmaya
çalışılıyor.
O
nedenle Birlik olmalıyız.
Devrimcilere
Sahip çıkmak değil, onlarla birlikte direnerek inancımıza, kurumlarımıza sahip
çıkabiliriz.
SİVAS KATLİAMININ HESABINI SORACAĞIZ!
SİVASTA KATLEDEN DEVLETTİR!