Mart 2020

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli


Kızıldere’deki Teslim Olmama Geleneği Bugün Mustafa Koçak, İbrahim Gökçek, Helin Bölek İle Devam Ediyor!

30 Mart 1972’de Mahir Çayan 9 yoldaşıyla birlikte Deniz Gezmiş’lerin idamını durdurmak için Ünye Radar Üssü’nde görevli 3 İngiliz teknisyeni rehin alarak Tokat’ın Niksar İlçesinin Kızıldere Köyüne geldiler.  Mahirlerin burada kaldıklarını tespit eden devlet buraya çok sayıda kontırgerilla sevkedildi. Kızıldere’de kuşatılan Mahirler teslim ol çağrılarına “BİZ BURAYA DÖNMEYE DEĞİL ÖLMEYE GELDİK DİYEREK’’ türkülerle marşlarla karşıladılar ölümü. İlk ateşte Mahir düştü toprağa. Kalan gerillalar rehineleri cezalandırıp şehit düşene kadar çatıştılar. Çatışma sonucu 10 Halk Kurtuluş savaşçısı şehit düştü. Mahirlerin teslim olmamaları Dayı’nın önderliğinde bir geleneğe dönüştü Anadolu topraklarında. Her kuşatmada Halk Kurtuluş savaşçıları teslim ol çağrılarına son mermilerine kadar çatışarak cevap verdiler teslim olmama geleneğini bugüne kadar büyüterek getirdiler. Toprağa düşen tohum Anadolu’nun bereketli topraklarına serpildi.

   Bugün Kızıldere’nin yolunda yürüyenler Mahirlerden aldıkları direnme geleneğini direnişlerle açlık grevleriyle ölüm oruçlarıyla sürdürüyorlar. Mustafa Koçak, Helin Bölek, İbrahim Gökçek adalet için ölüm orucundalar. Adaletsizliklere yok etme saldırılarına karşı bedenlerini açlığa yatırıp ölüme yürüyorlar.
  
   Halkımız! Gün halkımızın bu yiğit evlatlarını sahiplenme günüdür. Onlar hepimiz için direniyorlar. Direnişi sahiplenelim adalet çığlığını büyütelim.

                                                  
Mahir Hüseyin Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş
Kızıldere Son Değil Savaş Sürüyor
Mahir’den Dayıya Sürüyor Bu Kavga
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz


Yunanistan Halk Cephesi



“Ben İnsanım” Diyen Herkes Mustafa Koçak’ın Sesi Olmalıdır! Grup Yorum’un Yeniden Milyonlara Konserler Verebilmesi İçin Grup Yorum’a Sahip Çıkmalıdır!
Mustafa Koçak adil yargılanma hakkı için 228 gündür ölüm orucunda... İbrahim Gökçek halk için sanat yapabilmek için 243 gün, Helin Bölek ise 240 gündür ölüm orucunda. ÇHD’li 8 avukat, avukatlık mesleklerini yapabilmek ve ölümün kıyısına gelmiş olan müvekkilleri Mustafa Koçak ve İbrahim Gökçek için adalet istemek için 13. gündür süresiz açlık grevinde... Bu adalet çığlıklarının sesi olmak için her cumartesi Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yapan TAYAD lı Aileler 15 Şubat günü yine alandaydı. Yapılan açıklamada İbrahim Gökçek’in ölüm orucunu 242. gününde ilk kez mahkemeye çıkarıldığı ve tahliye edilmeyerek “halk için sanat yapacağım diyorsan bunun karşılığı ölüm” demektir, denilerek Grup Yorum’un yeniden milyonlarla konserler verebilmesi için katılmak için herkesin Grup Yorum’un sesi olması gerektiği vurgulandı. Açıklamada özellikle İzmir Şakran 2 Nolu T Tipi Hapishanesi’nde adil yargılanma hakkı için 228 gündür ölüm orucunda olan ve 35 kilo kalmış bedeniyle zulme karşı hücre hücre direnen Mustafa Koçak’a, hapishane 1. Müdürü Abdullah Demirci ve hapishane yönetimin görüş cezası saldırısı anlatılarak “Mustafa’nın eriyen bedenini kimse görmesin, duymasın diyerek görüş cezası başlatacaklarını söylüyorlar. 228 gündür ölüm orucunda olan bir insanın haftada bir kez ailesini, sevdiklerini görmesine engel olmak insanlık dışıdır, ahlaksızlıktır! Şerefsizliktir! 228 gün... 35 kilo kalmış beden... Adalet için ölümü yenen bir iradeyi görüş cezaları ile yenebileceğini düşünenlere sesleniyoruz. Mustafa Koçak’ı gözlerimizle göremiyoruz. Yüreğimiz ve bilincimizle her zaman görüp hissedebiliriz. Çünkü dilimiz birdir bizim: Adalet İstiyoruz Alacağız” denildi. Geçen hafta tutuklu ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, Mustafa Koçak hakkında yazdığı yazısından alıntılar yapılan açıklamada Mustafa’nında 222. gününde yazdığı mektubundan da bölümler okundu. Yapılan açıklama “28 yaşında, ömrünün baharında bir gencin ölümünü durdurmak bizlerin elinde. Mustafa’nın sesine ses olduğumuz da Mustafa’yı zulmün elinden alabiliriz. Bunu insanlığımıza borçluyuz. Ben insanım diyen herkes Mustafa’nın sesi olmalıdır!” denilerek bitirildi.


AKP Faşizminin İbrahim’i, Helin’i Ve Mustafa’yı Katletmesine İzin Vermeyelim!
Salgınla Oluşan Korku Ve Panik Ortamında
Onların Sesinin Boğulmasına İzin Vermeyelim!
Direnişi Ve Taleplerini Sahiplenelim!
Onların Sesi Olalım! Onları Yaşatalım!
Halkımızı Salgından Da Koruyarak;
Ne Yapabiliyorsak Onunla,
Nerede Yapabiliyorsak Orada,
Ama Mutlaka Destek İçin Bir Şey Yaparak
İbrahim’in, Helin’in, Mustafa’nın Direnişlerine Sahip Çıkalım!
Avrupa emperyalizmi koronavirüs salgınını demokratik haklarımıza saldırı aracı haline getiriyor. Yarattığı korku ve panik havasıyla, “önlem paketleri” adı altında getirilen yasaklamalarla, cezalarla halkı evlere hapsederek “adaletsizliği, baskıları görmeyin, duymayın, tavır almayın!” diyor.
Emperyalist politikaların ve virüs salgınının yarattığı bu kaos ortamında Anadolu topraklarında, emperyalizmin ve faşizmin adaletsizliğine karşı
İbrahim, Helin ve Mustafa “Adalet” için direniyorlar. Direnme hakkı direniyorlar.
25 Mart 2020 tarihi itibariyle; Sanatlarını özgürce yapmak isteyen Grup Yorum üyesi; İbrahim Gökçek ölüm orucunun 282. gününde. Helin Bölek ölüm orucunun 279. gününde.
Adil yargılanmak isteyen Mutafa Koçak 267. gününde.
Her geçen gün, her geçen saat sağlık durumları ağırlaşıyor.
AKP Faşizmi en temel, en yaşamsal haklarını, adalet taleplerini kabul etmeyerek bu üç yoldaşımızı tabutlara koymak istiyor.
Buna İzin Vermeyelim!
Onları Yaşatmak Bizim Elimizde.
Onların Sesine Ses Olalım, Gücüne Güç Katalım!
Onları Yaşatalım!
Avrupa emperyalistlerinin yarattığı korku ve panik havasına, koyduğu yasak ve kısıtlamalara teslim olarak onların öldürülmesine izin vermeyelim! Sessiz kalmayalım!
Çaresiz Ve Seçeneksiz Değiliz!
Her Neredeysek Orada, Ne Kadar Yapabiliyorsak O Kadar, Koşullarımız Neye Elveriyorsa Onunla… Ama Mutlaka Bir şey Yaparak Onların Direnişlerine Sahip Çıkalım!
Onların Haklı Taleplerini Biz De Haykıralım!
Sahiplenmenin Onlarca Biçimi Ve Yöntemi Var.
Yaratıcılığımızı Da Kullanarak Biz De Başka Yöntemler Bulabiliriz.
-Evlerimizde, çalışıyorsak işyerimizde, derneklerimizde bir gün, iki gün veya kaç gün yapabiliyorsak, süreli- süresiz Açlık Grevleri yapabiliriz.
-Salgın nedeniyle bir araya gelemiyor, toplu yapamıyorsak, biz de yan yana gelmeden, teker teker yapabiliriz sahiplenmemizi.
Gerekiyorsa bir tek dövizle, Helin-İbrahim-Mustafa’nın resimleriyle ölüm orucu talepleri kabul edilsin! Çağrıları yapabiliriz.
-Evlerimizde destek videoları çekip sosyal medyada yayınlayabiliriz.
-Direniş evini, Mustafa'nın ailesini telefonlarla arayabiliriz.
-Hiçbir şey yapamıyorsak evimizin camından neden Açlık Grevi yaptığımızı yazan döviz yapıştırabilir, pankart asabiliriz.
-Evlerin balkonlarından umut feneri uçurup çekip yapıp haberini yapabiliriz.
-Derneklerimizin camından pankart asıp halka destek çağırısı yapabiliriz.
-Adalet Bakanlığına, İçişleri Bakanlığına mail, faks göndererek İbrahim, Helin, Mustafa’nın taleplerinin kabul edilmesini isteyebiliriz.
-Mustafa’nın kaldığı Kırıklar Hapishanesinin idaresini arayabiliriz.
-Evlerimizde, evlerimizin önünde Grup Yorum türküleri söyleyebiliriz. Cep telefonlarıyla videoya çekip yayınlayabiliriz.
-Gelişmelerin çevirisini yaparak ajanslara, gazete ve televizyonlara her gün bilgilendirme mailleri gönderebiliriz.
-Bu saydıklarımız sadece birkaçı yapabileceklerimizin. Herkes kendi koşullarına göre mutlaka başka destek biçimleri de bulacaktır.
Korona virüsü bahanesiyle yoldaşlarımızın soylu direnişinin sessizliğe gömülmesine izin vermeyelim!
Bütün Grup Yorum severleri, bütün demokrat, ilerici, devrimci kişi ve kurumlar İbrahim, Helin ve Mustafa’nın direnişine sahip çıkması ve emperyalizmin saldırılarına karşı devrimciliğin meşruluğunu savunması en az sağlığımızı korumak kadar acil ve hayati görevlerimiz arasındadır.
Evet, ölümcül bir virüsle karşı karşıya dünya halkları. Bu görmezden gelmiyoruz elbette. Kendimizi de halkımızı da hastalıktan koruyarak direnişi sahiplenmek için mutlaka bir şey yapılabiliriz…
Bütün Grup Yorum Severleri, İlerici, Demokrat, Devrimciyim, Haksızlığa Karşıyım, Adalet İstiyorum Diyen Herkesi, İbrahim, Helin Ve Mustafa’nın Ölüm Orucu Direnişini Desteklemek İçin Destek Açlık Grevi Yapmaya Çağırıyoruz!

Bahçelievler Halk Cephesi


Londra da Grup Yorum Mustafa Koçak ve Halkın Avukatları için yazılama yapılırken halk cepheli bir arkadaşımız gözaltına alındı
31 Mart Salı Günü Londra Halk Cepheli bir arkadaşımız ölüm orucundaki Grup Yorum elemanları ve Mustafa Koçak ve halkın avukatları için Türkiyeli hakların yoğun yasadığı mahallere yazılama yapılırken bir halk cepheli arkadaşımız gözaltına alındı. Arkadaşımız bir saat boyunca polis ekip arabasında zorla bekletilip işkenceye maruz kalmıştır daha sonra arkadaşımızı para cezası vererek serbest bırakıldı.

Grup Yorum Sahiplenmek Suç Değildir
Mustafa Koçak’ı Sahiplenmek Suç Değildir
Halkın Avukatlarını Sahiplenmek Suç Değildir
Kahrolsun İngiliz Emperyalizmi Yaşasın Mücadelemiz




Ataşehir Belediyesi Önünde işlerinden çıkarılan emekçiler hakları olanı geri alabilmek için direnişi büyütüyor.
Direnişini 175. Gününde “ Ataşehir Belediyesi Hırsızlık Yapmadık Onursuzluk Yapmadık Bankamatik Memuru Değiliz işimizi geri ver “ diyor Melike Şahin.
İşçilerin emekçilerin onurlu sesine ses verelim, yanlarında olalım direnişi büyütelim


11 Mart sabahı yapılan bir operasyonla Ölüm orucu direnişini sürdürdükleri İstanbul Küçük Armutlu direniş evine yapılan operasyon sonucu kaçırıldılar. Kaçırılan direnişçilerimiz zorla müdahale işkencesi için Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldüler. Direnişçilerimizi sahiplenmemiz sonucu elde ettiğimiz zafer ile tekrardan direniş evine getirdik. Ölüm orucu direnişçilerimiz halkın sanatçıları Helin Bölek ve İbrahim Gökçek direnmeye devam ediyor!
Fransa'nın Nancy şehrinde faaliyetlerimizi yürüttüğümüz Nancy Özgürlük Komitesi olarak Zafer inancımızla bir kez daha desteğimizi göstermek için 1 Nisan tarihinden itibaren 10 günlük destek açlık grevine başlıyoruz. Bu desteğimizle tutsak bulunduğu hapishanenin revirinde zorla müdahale işkencesine karşı direnen devrimci tutsak Mustafa Koçak'ında yalnız olmadığını zulmün elinden alacağımız inancıyla, faşizmin hukukuna karşı direnen ve süresiz açlık grevinde olan tutsak avukatlarımızın sesine ses katmak için direnişi açlığımızla desteklemeye devam ediyoruz.
Onlar adalet, özgürlük, hukukun işlemesi ve yaşamak için bedenlerini açlığa yatırdılar. Bizler Nancy Özgürlük Komitesi olarak desteğimizi 10 günlük açlık greviyle göstermeye devam ediyoruz.
Korona virüsü bahane ederek halkımızı evlerinde tecrit eden emperyalizmin politikalarına rağmen direnişe desteğimizi bulunduğumuz yerlerde sürdürmeye devam ediyoruz.
Adalet mücadelesi, devrim mücadelesidir. Adalet için mücadele etmek anti-emperyalist olmaktır. Bunun için direnen, bedenlerini ölüme yatıran devrimci tutsaklara özgürlük istiyoruz.
Devrimci tutsaklar ve tüm adli tutukluların serbest bırakılması gerekiyor! Hapishanelerde yeni ölümler istemiyoruz!
288 gündür ölüm orucunda olan İbrahim Gökçek, 285 gündür ölüm orucunda olan Helin Bölek'in talepleri kabul edilsin!
Ölüm orucu direnişçimiz Mustafa Koçak'a yönelik devam eden işkenceye son verilsin talepleri kabul edilsin.

Mustafa Koçak Serbest Bırakılsın!
Hasta Tutsaklar Derhal Koşulsuz Serbest Bırakılsın!



 Bahçelievler'de ölüm orucu direnişi ile ilgili 100 adet pullama çalışması yapıldı!
İbrahim Gökçek, Helin Bölek, Özgür Karakaya, Didem Akman ve Mustafa Koçak için adalet istiyoruz talepleri kabul edilsin! 

YAŞASIN ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİMİZ!
YA ZAFER YA ÖLÜM!

BAHÇELİEVLER HALK CEPHESİ 







Yunanistan’da Halk Cepheliler; Grup Yorum üyelerinin ve Mustafa Koçak’ın özgürce sanat yapabilmek ve adalet talepleriyle sürdürdükleri Ölüm Orucu direnişine destek için başlattıkları Süresiz Açlık Grevi direnişini sürdürüyor.
Direnişçi Hasan Farsak 29, Hüseyin Süngü 16 gündür sürdürdükleri Açlık Grevine bugün Yunanlı dostumuz Sofia bir günlük açlık greviyle destek verdi ve kısa dayanışma mesajı yayınladı.




Avrupa Süryani Halk Meclisi adına bugün Türkiye halkları tarafından bilinen, sevilen ve sahiplenilen bir kişiyi anıyoruz. İsmi Mahir Çayan. Mahir Çayan Türkiye devriminin teorisini yazan ve öğreten bir kişidir.

Bugün günlerden Kızıldere. Mahir Çayan ve 9 yoldaşı faşist cunta tarafından katledildi çünkü faşist cunta Mahir'den ve onun ideolojisinden korkuyordu. Çünkü Mahir Çayan devrimin yolunu sadece teoride değil, pratikte savaşarak öğretiyordu.

Bugün onu ve yoldaşlarını andığımız gündür.
Ben de bu vesileyle sizlere Mahir ve Kızıldere hakkında yazdığım şiiri okumak istiyorum:

Bir ışık gösterdin bize,
bir yol açtın bize
halkını sevdin, kanını akıttın
Senin ismin kapıda yazılı
Büyük Usta!
Vatanın özgürlüğü için
Seni ve senin şehitlerini anmak
ve sen büyük öğretmenimiz
Mahir Çayan, bize, Tur Abdin ve Mezopotamyaya örnek ol!

Mahir Çayan fiziki olarak öldü diyorum çünkü onun düşünceleri ve ruhu hala tüm Türkiye'de geziyor.

Bugüne dek Mahir Çayan düşüncelerini ve pratiğini hayata geçiren devrimciler var. Onlar insanların ve halkların özgürlükleri ve temel hakları için mücadele ediyorlar. Adil, eşit ve huzurlu bir düzen için savaşıyorlar.

Tüm dinleyicilerimize, değerli halkımıza teşekkür ederiz. Son olarak ölüm orucunda bulunan Grup Yorum ve Mustafa Koçak'ın durumuna dikkat çekmek istiyorum. Onlar
tıpkı Mahir Çayan'ın gösterdiği gibi hakları
için mücadele ediyorlar. Zafere kadar teslim olmadan direnmeyi bize gösteriyorlar.

Biz de bu yolda mücadelede kararlıyız
ve herkese çağrıda bulunuyoruz:

Siz de dayanışmada bulunup resimler,
videolar, yazılar vb yollarla desteğinizi gösterin.

Hepinize teşekkür ederim.

Süryani Halk Meclisleri




 Almanya'nın Stuttgart kentinde 31 Mart 2020 tarihinde Grup Yorum ve Mustafa Koçak'ın Ölüm Orucu Direnişini anlatan türkçe ve almanca yazılı 4 adet pankart asıldı. Pankartlar Türkiyeli halkların yoğun bulunduğu Bad Cannstatt ve Feuerbach semtlerinde asıldı.

Kızıldere ve Çiftehavuzlar direnişleri bugün Grup Yorum ve Mustafa Koçak'ın direnişlerine yaşamaya devam ediyor.

Yaşasın 30 Mart - 17 Nisan şehitleri anma günlerimiz!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz! İbrahim Gökçek Helin Bölek ve Mustafa Koçak Onurumuzdur!

Stuttgart Halk Cephesi





30 Mart 1972’de gerçekleşen Kızıldere Katliamı, Türkiye Devrimci Hareketi içinde önem taşıyan bir tarih olmuştur.
Mahir Çayan önderliğindeki THKP-C’li devrimciler ve THKO’lu devrimciler birlikte zalimlerle girdikleri çatışma sonucunda hayatlarını kaybettiler. THKP-C ve THKO Dev-Genç kökenlidirler. TİP’in çizgisini pasifist bularak devrimci komünist hareketin yolunu açmıştır.
THKO önderi olan Deniz Gezmiş ve üyeleri Hüseyin İnan, Yusuf Aslan aldıkları ölüm cezasıyla hapistelerdi. Devrimci Kurtuluş Hareketinden dolayı Amerikan askeri mekanizmasına vuruşlarının karşılığında Türkiye devletinin buna karşı kindarca öç almaması imkansızdı.
THKP-C devrimci dayanışma ilkesine bağlılığı nedeniyle THKO savaşçılarıyla birlikte 26 Mart’ta NATO’nun radarlarında çalışan teknisyenlerden 3 İngiliz ajanını kaçırır. Devrimcilerin açıklamaları gayet basittir: Yoldaşlarımız idam edilirse İngiliz ajanları da infaz edilecektir.
30 Mart’ta MİT ve Türkiye ordusu devrimcilerin Kızıldere’de kaldıkları evi bulmuşlardır. Mahir Çayan ve 9 yoldaşı teslim olmayı reddederler. 30 Mart’ta Türkiye burjuvazisinin ve emperyalizmin askerleriyle son nefeslerine kadar savaşarak şehit düştüler.
Sermayeye karşı son 50 yıldır Türkiye halklarının mücadelesi kesintisiz devam ediyor... Mücadeleleri çok yönlüydü. Hem demokratik alanda hem de ellerinde silahlarıyla bir arada yürütüldü.
Türkiye ve dünya sermayesine karşı tehlikeli görüldüler. Ki zaten halkların tüm mücadeleleri sömürenlere karşıdır.
Önümüzdeki günlerde bir kez daha gördük, Meriç’te burjuva sınıflarının rekabeti arasında sıkışan insanları. Ortak düşmanları direnen halklar olunca Yunanlılar, Türkler, Avrupalılar, Amerikalılar ne kadar da iyi anlaşıyorlar.
Yunanistan güvenlik güçleri Sepolia’daki bir evi basıp 11 kişiyi terör örgütü üyeliği suçlamasıyla gözaltına aldı. Aynı şekilde Eksarheia’da Halk Cephesi tarafından kurulan Türkiyeli ve Kürdistanlı Politik Tutsaklarla Dayanışma Komitesinin, Anti-Emperyalist Cephenin ve Grup Yorum için açlık grevinde olan direnişçilerin bulunduğu büro basıldı.
Düşüncelerimiz devrimcilerledir!
Dayanışma kazanacak!
Not: Devrimci Şadi Naci Özpolat açlık grevine başladı.
Sınıf Birliği ve Örgütü


Tüm dünya da olduğu gibi Fransa'da halk koronavirüsü nedeniyle evlerinden çıkmazken, zamanını evlerinin pencerelerinden, balkonlarından bir birlerine destek ve moral vermek için sohbet ve müzik dinletisi vermekte. Fransa'nın başkenti Paris'te 25 Mart akşamı Grup Yorum gönüllüleri ise ölüm orucundaki Grup Yorum direnişçilerine destek vermek, devrimci tutsak Mustafa Koçak ve halkın avukatlarının yalnız olmadıklarını vurgulamak için Çav Bella türküsünü söyledi. Balkonlardaki halk ise tence-tava ve alkışlarla desteğini gösterdi.

Paris Grup Yorum Gönülleri, "Evlerimizden şuan dışara çıkmamız kısıtlı da olsa, akşamları çıkamasakta her yer bizim için eylem alanıdır. Grup Yorum üyelerinin talepleri kabul edildi. Mustafa Koçak ve avukatlarımıza özgürlük ve adalet istiyoruz." dedi.



30 Mart 17 Nisan günlerinde şehitlerimizi anarken bir taraftanda ölüm orucu direnişi devam ediyor. Zalimin her türlü zulmüne karşı direnen Mustafa Koçak, İbrahim Gökçek, Helin Bölek bir deri bir kemik kalmış bedenleriyle birer onur abidesidir şimdi.
Dortumnd ve Hagen'de evlerde anma yapmaya başladık.
Korona virüsünden kaynaklı toplu olarak şehitlerimizi anamasak ta tek tek anmalarımızı yapıyoruz. Şarkılarını özgürce söylemek için ölüme yürüyen Grup Yorum'un Filistin için yaptığı bir şarkı da dediği gibi "Her evimiz bir kale her evimiz bir okuldur, dilimizde zafere kadar devrim" diyoruz. İlk anmamızı yaptık. Şehitlerimizi andık. Yanımıza şehitlerimizin umutlarını da alıp zaferlere yürüyeceğiz.

Korona’ya ve emperyalizme karşı savaşıyoruz ve biz kazanacağız.
Şehitlerimizi bir kez daha saygı ile anıyor, onlara devrim sözümüzü yineliyoruz.

KIZILDERE SON DEĞİL SAVAŞ ÖLÜM ORUCUYLA SÜRÜYOR!
DEVRİM ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR!
ZAFERİ ŞEHİTLERİMİZLE KAZANACAĞIZ!
MAHİR HÜSEYİN ULAŞ KURTULUŞA KADAR SAVAŞ


KIZILDERE SON DEĞİL SAVAŞ ÖLÜM ORUÇLARIYLA SÜRÜYOR!
Kızıldere doğum yerimiz, cüretimiz ve yenilmezliğimizdir. Kızıldere’de doğduk, Kuşatıldık, öldük ama yenilmedik, 12 Temmuzlarda kuşatıldık "Bize ölüm yok" diyerek öldük, yenilmedik... 17 Nisan'larda "Bayrağımız ülkenin dört bir yanında dalganacak" diyerek kuşatıldığımız üslerde öldük ama yenilmedik. Ve doğduğumuz yer Kızıldere’yse 48 yıldır 681 kere kırda, şehirde, hapishanede kuşatıldık, öldük ama yenilmedik. Teslim olmayanlar ölmez dedik ve geldik bu günlere...
 Kızıldere'den, Mahirlerden teslim olmama geleneği bu gün Ölüm Oruçlarındaki Grup Yorum'un, adalet için bedenini ölüme yatırmış Mustafa Koçak'ın, Halkın avukatlarının ellerinde bir bayrak gibi dalgalanıyor. Mahirler su taşıyor Mustafa'ya, Helin " Yaşamış sayılmaz zaten yurdu için ölmesini bilmeyen" diyen Ayçe İdil Erkmen şimdi. Halkın sanatçısı nasıl olunur, halkın avukatı nasıl olunur, bu adaletsiz dünyada Adalet nasıl savunulur hücre hücre direnerek anlatıyor insanlarımız.... Tüm dünya halklarını Korona virüsüyle paniğe sürükleyecek kadar korkutan emperyalizmin karşısında ölümü rezil eden Mustafalarımız var bizim. Bir salgın hastalığı bile dünya halkları can derdine düşmüşken, kendi çıkarları için kullanırken emperyalizm hakları ve halkları için ölümü rezil eden kahramanlarımız var bizim. İşte bu yüzden emperyalizm bizi yenemez... Çünkü her zorlu sınavdan, her dönemeçten, her hesaplaşmadan elleri havada teslim olurken koca koca örgütler teslim olmayanların soyundan geliyoruz biz... Her başarı(!) kursaklarında kaldı. Bedeli neyse ödedik ama teslim olmadık. Direndik ondan çürümedik, tüm dünya tersini söylerken biz doğru bildiğimiz yolda bir milim sapmadık. Bu Kızıldere'nin başeğmezliğiydi, büyüyerek bu günlere geldik.
30 Mart 17 Nisan günlerindeyiz... Baş eğmemenin, yenilmemenin, teslim olmamanın onurunu taşıyoruz... Bunları bu tarihi emek emek, bedel bedel ören şehitlerimize borçluyuz. Onlardan öğreniyor, onlarla yürüyor, onlarla devrime yürüyoruz.
Biz başarırız... Bütün yollar kapandığında şehitlerimiz bize yeni yollar açmayı başardılar, her düştüğümüzde şehitlerimiz ellerimizden tutup bizi ayağa kaldırdılar. Bunun için şehitlerimiz yaşıyor sözleri bir ajitasyon değil. Tüm dünya can derdine düşmüşken biz yoldaşlarımızın, halkımızın canının derdindeyiz. Bir kez daha bu günleri başımız dik atlatacağız, halkımızın yanında, onlara virüslü pis bir düzende yaşamaya mahkum edenlere karşı tüm öfkemizle mücadele etmenin onuruyla atlatacağız bu günleri. Böylesi virüsleri yaratan düzenden nefret ediyoruz. Şimdiye kadar her saldırıda bizi ölümle tehdit eden emperyalizmin kurbanı değil celladı olacağız. Ant olsun ki, bizleri can korkusuyla hareketsiz bırakmak isteyenlerin, bizleri bu kâbusla yaşamaya mahkum edenlerin kabusu olacağız. Halk olarak onları yeryüzünden silene dek ellerimiz yakalarında olacak.
Biz ölüme yürürken, kılını kıpırdatmayanları, üstüne üstlük direnişe çamur atanları ve bizi teslimiyete çağıranları da unutmayacağız.
Bu gün ölüm orucunun ilerleyen günlerindeyiz, haklarımız için, adalet için, onurumuz için dişleriyle Mengene artıklarına direnen Mustafa’larımızla, İbrahim’imiz, Helin’imizle kazanacağız zaferi. bütün bu güzellik ve onuru bize yaşatan şehitlerimiz, direnişçi yoldaşlarımızla yürüyeceğiz büyük zafere.
30 Mart 17 Nisan günlerinde umudun kuruluşunu kutluyor, başta Mahir Çayanlar olmak üzere tüm şehitlerimizi saygıyla anıyor anıları önünde eğiliyoruz...

KORONAYI’DA VE EMPERYALİZMİ DE YENECEĞİZ!
KIZILDERE SON DEĞİL SAVAŞ ÖLÜM ORUÇLARIYLA SÜRÜYOR!
MAHİR HÜSEYİN ULAŞ KURTULUŞA KADAR SAVAŞ!
DEVRİM ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR!
ŞEHİTLERİMİZE DEVRİM SÖZÜMÜZ VAR!
YAŞASIN ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİMİZ!
ZAFERİ DİRENİŞÇİLERİMİZLE KAZANACAĞIZ!

DORTMUND HALK CEPHESİ

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.