Eylül 2020

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli

Avusturya Aile ve Gençlik Kampı, Avusturya'nın Attersee bölgesinde yapıldı.

Kapitalizmin bencillik ve bireyciliği hâkim kılmaya çalıştığı, yoz kültürünü her alana taşıdığı Avrupa'da, Anadolu Federasyonu tarafından örgütlenen Aile ve Gençlik Kampları, yozlaşmanın ortasındaki vahalar gibidir.

Kamplarımız, kapitalizmin bireyciliğine karşı kolektivizmin, benciliğe karşı paylaşma ve dayanışmanın hayat bulduğu yerler oluyor. Attersee kampı da böyle oldu. 

Avusturya'da birçok ailenin, uzaklık ve çeşitli nedenlerle Fransa'daki kampa gidememesi nedeniyle,

yerelde bir kamp örgütleme düşüncesiyle gerçekleştirilen Avusturya Aile ve Gençlik Kampı'na 42 kişi katıldı.

7 gün süren kampta, gölde yüzme ve spor faaliyetlerinin yanısıra, her sabah, dağa, şelaleye, ormana toplu yürüyüşler yapıldı. Kamptaki hemen tüm ihtiyaç malzemeleri, dayanışma ile sağlandı. Bütün işler elbirliği ile yapıldı.

Gerçekleştirilen panellerde, “neden Avrupa’dayız?”, “direniş süreci”, “kurumlarımız” gibi konular ele alındı. Ayrıca bir gece direniş şehitleriyle ilgili anma yapıldı. Kampa Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal Aile ve Gençlik Kampı adı verildi.

Ebru Timtik'in şehit düştüğü gün, kamptan bir grup Salzburg Konsolosluğu önüne giderek Ebru'nun katledilmesini protesto ettiler.

Kamp sonunda yapılan değerlendirmede, tüm Avrupa çapında yapılan yaz kampına katılım sağlanması, aynı zamanda gidemeyenler için yerelde yine bu şekilde kamp yapılması düşüncesi öne çıktı.

Bu kamp kısa sürede organize edilmeye çalışılmıştı; keza kampın son günlerinde havanın 24 saat kesintisiz yağışlı olacağı belliydi; buna rağmen ailelerin çıkıp gelmesi, önemliydi. Daha önceden belirlenip organize edildiğinde bu seneki katılımı çok çok aşmak mümkündü.

 




25 Eylül 2020 Filistinli bir doktor ve anti-emperyalist olan Issam Hijjawi-Bassalat, 24 Ağustos'ta İrlanda Cumhuriyetçi Partisi Saoradh'ın dokuz üyesiyle birlikte tutuklandı. İngiliz polis teşkilatı MI5 tarafından tuzağa düşürüldü. Bu tutuklamalar, İrlanda Cumhuriyetçi hareketine İngiliz ordusu ve istihbarat güçleri tarafından uygulanan baskıların bir parçasıdır.

Tutsaklar, İrlanda'nın kuzeydoğusundaki İşgal Altındaki Altı İlçeden biri olan Antrim'deki İngilizler tarafından işletilen Maghaberry Hapishanesine götürüldü. COVID-19 salgını sırasında uygulanmakta olan 14 günlük özel tecridin ardından, Cumhuriyetçi siyasi tutukluları tutuklamak için kullanılan Maghaberry'deki Roe House'a götürüldüler.

Devam eden, sayısız sağlık sorunu nedeniyle 62 yaşındaki Dr. Hijjawi-Bassalat, MRI taraması için dışarıdaki bir hastaneye götürüldü. Ancak prosedürden sonra yoldaşlarından ayrılmış ve Roe House'a geri götürülmek yerine, siyasi olmayan mahkumların tutulduğu aynı hapishanede harap olmuş Foyle House'a yerleştirildi. Yetkililer, COVID-19'un yayılmasını önlemek için 14 gün daha tecrit geçirmesi gerektiğini iddia etti.

Ancak bu iddia, sadık mahkumlara verilen ayrıcalıklı muamele ile çelişmektedir. İrlanda Cumhuriyetçi Tutsaklar Refah Derneği (IRPWA) Facebook sayfası, Roe 4’ten Maghaberry hapishanesine düşen Cumhuriyetçi bir tutsağın mesajını yayınladı. Şöyle diyor: "Issam, yoğun bir acı içinde ne oturabiliyor ne de uzanabiliyor, gereksiz yere işgalın Foyle evinde kir ve pislik içinde tutulmaktadır …"

Açıklama devam ediyor: "Issam'ın [orada] tutulmasının bir mantığı yok… geçen iki hafta içinde olduğu gibi, sadık iki mahkûm dışarıdaki hastanelere götürüldü ve sadık Bush House'a geri gönderildi. 'COVID izolasyonu' nedeniyle 14 günlük 24 saatlik kilitlenmeye katlanmak zorunda kalmadılar. Bu, işgalcilerin MI5 önderliğindeki hapishane yönetiminin Issam'ın izolasyonunu Cumhuriyetçi Mahkumlara zulmetmek için bir araç olarak kullandığının açık bir kanıtı."

Foyle House'da da COVID-19 vakaları rapor edildi. Buna ek olarak, Cumhuriyetçi aktivistler, Roe House'daki Cumhuriyetçi bölümde Dr. Hijawi-Bassalat'ın tecritte tutulması için yeterince oda mevcuttur.

Hapishanelerde ve sokaklarda dayanışma artıyor

Böylesine bariz, acımasız baskıya yanıt olarak, Dr. Hijjawi-Bassalat hapishanenin Cumhuriyetçi kanadına geri dönmesini talep etmek için 16 Eylül'de açlık grevine başladı. Açlık grevine, hem Maghaberry Hapishanesi'nde hem de Özgür Eyaletin County Laois'teki Portlaoise Hapishanesinde (genellikle “İrlanda Cumhuriyeti” olarak anılır) en az 50 İrlandalı Cumhuriyetçi siyasi tutsak katıldı.

Belfast'taki Hydebank Wood Hapishanesinde tutsak olan kadınlar 23 Eylül'de yemek yemeyi reddetmeye başladı ve şunları söyledi: "Issam'ın açlık grevini ve Cumhuriyet Roe Evi'ne derhal nakledilmesi talebini kayıtsız şartsız destekliyoruz." (The Irish News, 24 Eylül)

Dışarıdaki aktivistler de dayanışma içinde açlık grevi yapmayı kabul ettiler. Açlık grevcileri, Bobby Sands gibi İrlandalı Cumhuriyetçi açlık grevcilerinin mücadelesini sürdürüyor. Otuz dokuz yıl önce, bu kahraman siyasi statü ve temel insan onuru için ölümüne savaştı.

Dr. Hijjawi-Bassalat'ın Maghaberry Hapishanesi'ndeki deneyimi ister İrlanda'da ister İşgal Altındaki Filistin'de olsun, siyasi mahkumların ortak deneyimlerini yansıtıyor. Bu, hem hapishanelerdeki sert ve acımasız koşullar hem de tutsakların direniş yöntemleri açısından doğrudur.

İrlandalı siyasi tutuklular gibi, Filistinlilerin de açlık grevleri gibi taktiklerle insanlıklarını talep etme konusunda uzun bir geçmişi var. İrlanda'da baskıya direnen anti-emperyalist yoldaşları gibi, 300'den fazla tutsak da İsrail'in İşgal Altındaki Batı Şeria'daki Ofer Hapishanesi'ndeki korkunç koşulları, vahşeti ve baskıyı protesto etmek için 24 Eylül'de açlık grevine gitmeyi planlıyor. (Filistin Enformasyon Merkezi, 22 Eylül)

Dr. Hijjawi-Bassalat ve Cumhuriyetçi siyasi tutuklularla dayanışma eylemleri kuzeyde ve Dublin'de çeşitli şehirlerde düzenlendi, yanı sıra Glasgow, İskoçya ve Londra'da. IRPWA, 26 Eylül'de "İrlanda'nın dört bir yanından gelen aktivistlerle" 24 saatlik bir dayanışma açlık grevi düzenliyor. Maghaberry hapishanesinin dışında bir kamp kuracaklar, Batı Belfast'taki Kennedy Center'da nöbet tutacaklar, sonra konvoy şeklinde hapishanenin kapılarına seyahat ederek bir miting düzenleyecekler.

Nasıl yardım edebilirsin!

İngiliz işgal güçlerine baskı yapmanın yanı sıra, dünyanın dört bir yanından destekçiler, açlık grevcilerine mektup yazabilirler. Samidoun Filistin Tutsaklarla Dayanışma Ağı ile Facebook aracılığıyla veya samidoun@samidoun.net e-posta adresinden iletişime geçin.

Ayrıca, Facebook aracılığıyla İrlanda Cumhuriyet Tutsaklar Refah Derneği'ne bakın.

Dünya çapında anti-emperyalistlerin İrlanda'dan Filistin'e siyasi tutuklularla dayanışma gösterme sorumluluğu var. Bizim için tutsak edildiler! Biz onlar için buradayız!

* İrlandalı Cumhuriyetçiler yüzyıllardır İngiliz emperyalizmine karşı ve kendi kaderini tayin hakkı için savaştılar. Öte yandan sadıklar, İngiltere'nin İrlanda'daki kuzeydoğu altı ilçeyi işgalini ve Londra'nın küresel müdahale, baskı ve sömürü politikalarını destekliyor ve koruyorlar.

Kathy Durkin bu makaleye katkıda bulundu.

11 Ekim 2020 tarihinde ''Irkçılığa ve yozlaşmaya karşı futbol oynuyoruz!'', sloganıyla hepinizi SoccerOlympFellbach'a çağırıyoruz!

Adres: SoccerOlympFellbach GmbH Blumenstrasse 21, 70736 Fellbach

Başlangıç saati: Saat 11:00

Futbolu kapitalistlerin elinden alıp halkın sporu yapacağız! Onlar reklamlarıyla, takımlarıyla, üniformalarıyla, bizi, halkın beynini yıkamak istiyor. Kendi çıkarları için üretmek istiyorlar ama biz buna hayır diyoruz! Her şeyde bir alternatifimiz olduğu gibi, futbolda da alternatif yaratacağız. Halkın futbolunu yaratacağız! Bu anlamda hepinizi ilk ''Irkçılığa ve yozlaşmaya karşı'' futbol turnuvasına çağırıyoruz

SoccerOlymp'deki Covid 19 kuralları:

> Maskezorumluluk: Bütün binada ağız-burun-koruma Maske takmalısınız! Tek istiznaf: Court ve masada oturunca, Gastro yerinde

> SoccerOlymp'e girmeden önce, herkes ellerini dezenfekte etmek zorunda

> Genel Covid 19 davranış ve hijyen yönetmelikleri uymalıdır herkes

> Gruptan HER oyuncu varlık listeye yazılmalıdır

> En fazla 20 kişi grupta oynayabilir

> Alanın dışında da yine 1,5 m mesafe koyulmalıdır

> Son 14 günde birisi Koronavirüs ile enfekte bir kişi ile temasa girerse, ya da kendinde tipik belirtileri ortaya çıkarsa, erişim ve katılım yasağı alır.

Kim, hangi takımla gelmek istediğini, takımın ismini ve üniformalarının ne olacağının bilgisini vermek için, bize Whatsapp üzeri yazabilir: Tel: +49 1632215394

Stuttgart Halk Meclisleri

HFG (Uyuşturucu, Alkol, Bağımlılıkla Mücadele Merkezi) Emekçileri


Okmeydanı Halk Meclisi'nin semt genelinde tüm mahallelerde sürdürdüğü örgütlenme faaliyetleri sonuç veriyor. Halk Meclisi 'mahalle komiteleri ‘ne yeni bir halka daha ekledi. Kaptanpaşa-Hasköy halk komitesi 4 kişinin katılımıyla başlayan toplantı neticesinde kuruluşunu ilan etti.

Semtimizin tüm mahallelerinde varız, var olacağız.!

Birleşe, birleşe kazanacağız!

Hırsızlara, soysuzlara, işbirlikçi vatan hainlerine bel bağlamayacağız!

Yönetilen değil, yöneten olacağız!

Halk Meclisleri Gücümüzdür!

Okmeydanı Halk Meclisi

Faşist AKP, 150 bin emekçiyi hiçbir gerekçe göstermeden ve tüm haklarından mahrum bırakarak işten atmıştır.

Yıllarca emek vermiş, ter akıtmış emekçileri, tüm haklarını gaspederek işten atmak onlara açlıktan ölün demekle eş değerdedir.

Zaten bu insanlar neyle geçinecek ne yiyip ne içecek diye soranlara, gözü dönmüş faşist AKP yetkilileri ''Ağaç kabuğu ve kökü yesinler'' gibi küstahça ve en aşağılık insanların bile veremeyeceği cevapları vermişlerdir.

Bu dünyanın en gaddarca ve en ahlaksızca uygulamalarından biridir. Hatta dünyada eşi benzeri pek yoktur. Zaten ancak, Hırsız, katil, yasa kural ve ahlak tanımaz faşist AKP' ye yakışırdı böylesine gaddarca bir uygulama!..

Ama unutulmamalıdır ki, halkımızın deyimi ile devran hep böyle dönmez. Bir gün keser döner sap döner! Hesap günü gelir çatar. Gerçi bunlar hesap verecek kadar bile ahlaka sahip olmayanlardır. O gün geldiğinde her birinin salya sümük af dilenecekleri muhakkaktır.

Korkak ve alçaktırlar. Vatanlarını satanların, halkına zulmedenlerin, sömürücü ve zalimlerin zaten cesur ve onurlu davrandıklarına tarih tanık olmamıştır.

Faşist AKP, bu gaddarlığı yetmiyormuş gibi, bu hunharca uygulamaya karşı çıkıp tek suçları işlerini geri istemek olan YÜKSEL DİRENİŞÇİLERİNİ tutsak ederek tecrit hücrelerine atmıştır.

İşlerini istemek dünyanın hiçbir yerinde suç değildir. Tam aksine suçlu olanlar, bu insanların haklarını gaspederek işlerine son verenlerdir.

Ama faşist AKP ne kural ne ilke ne ahlak ne de yasa tanımaktadır. Çürümüş ve iyice çeteleşmiş faşist bir iktidardır. Baskı, zulüm, işkence, katliam, gasp, rüşvet ve daha saymadığımız birçok iğrenç ve alçakça yöntemlerle halkı susturmaya çalışmakta ve vatanımızı emperyalistlere peşkeş çekmektedir.

Bu nedenle hapishanede olması gereken esasında kendileridir. Emeğiyle ve alınteri ile geçinen ve gaspedilen işlerini geri isteyenler değil!

Yüksel Direnişçileri Derhal Serbest Bırakılmalıdır!

İşini İstemek Değil, 150 Bin Emekçinin İşini ve Haklarını Gaspetmektir Asıl Suç Olan!

Kahrolsun Faşist AKP!

Yaşasın Yüksel Direnişimiz!

28.09.2020

Nrw Halk Cephesi

Ali Osman Köse bir devrimcidir.

Bütün hayatını halkına ve vatanına adamış bir devrimcidir.

Halk düşmanları ve vatan hainleri tarafından tutsak edilmiş ve 25 yıldır zindanda ve tecrit altında tutulmaktadır.

Cümle alem bilir ki ne devrimcilik suçtur ne de halkını ve vatanını sevmek!.. Devrimcilik yapmak, vatanını ve halkını sevmek, dünyanın en onurlu davranışıdır. Tarih boyunca böyle olmuştur, böyle olmaya devam etmektedir.

Bu yüzden devrimciler insanlığın en onurlu damarını temsil ederler.

Asıl suçlular; vatanımızı emperyalistlere peşkeş çeken vatan hainleri, halkımıza baskı ve terör uygulayan sömürücüler ve zalimlerdir. Ancak bu sömürücü ve zalimler, her şeyi tersyüz ettikleri gibi, suç kavramını da ters yüz etmişledir. Vatan hainliklerini gizlemek için kendilerini vatansever, demokrat; gerçek vatan severleri ve demokrasiden yana olanları ise vatan hainliği ve diktatörlük istemekle suçlamışlardır. Onlara akla hayale gelmedik baskı ve işkenceler uygulamışlar. Katletmişler, kaybetmişler ve zindanlara atmışlardır.

İşte Ali Osman Köse de sömürücü ve zalimlerin suçlu ilan ederek zindan attıkları ve yıllarca tecrit hücrelerinde yaşamaya mahkum ettikleri devrimcilerden, vatan severlerden biridir.

Bu nedenle Ali Osman Köse hiçbir şekilde suçlu değildir.

Bunun yanında Ali Osman Köse yıllardır tecrit altında tutulduğundan dolayı hiçbir işini kendisi göremeyecek derecede hastalanmıştır.

Bütün bunlardan dolayı Ali Osman Köse derhal serbest bırakılmalıdır.

Ali Osman Köse' nin yeri zindan değil, halkının arası ve vatanının bağrıdır.

Sömürücü, zalimlerin, vatan ve halk düşmanlarının O' na yaptığı zulüm artık yeter!..

Kahrolsun Sömürücü ve Zalimler!

Kahrolsun Vatan ve Halk Düşmanları!

Yaşasın Halkımızın Onurlu Evlatları Devrimciler!

Ali Osman Köse' Ye ve Tüm Devrimcilere Özgürlük!

28.09.2020

Nrw Halk Cephesi

AKP faşizmi 4 yılı aşkın süren Yüksel Direnişine başladığı günden beri gözaltılar, ev baskınları, işkence, taciz, tehdit ve tutuklamalarla saldırıyor!

Yüksel Direnişçileri AKP'nin yaratmak istediği korku düzenine karşı durmuş, sadece emekçilerin, işlerini geri istediği değil, adaletin, insanca yaşam hakkının savunulduğu bir alan olmuştur!

Yüksel Caddesi, insan hakları anıtı direnişle kazanılmış bir alan olmuş, sonrasında Covid-19 bahanesiyle alandan direnişçileri sürüklenme işkencesiyle uzaklaştırmaya çalışılmıştır! Sağlığı öne sürmelerine rağmen direnişçileri yerlerde sürüklemişlerdir!

4 Yıldır Yüksel Caddesinde açıklama yapan direnişçiler "yoğun eylem yapmak" ve "kaçma şüphesi" ile tutuklanmıştır. Kalp hastası olan Acun Karadağ'ın sağlığı 12 günlük göz altı sürecinde yok sayılmıştır. Tutuklamanın ardından direnişçiler 5 farklı hapishaneye sürgün edilmiş, sevk sürecinde ağır işkencelere maruz bırakılmıştır. Hapishanede hâlâ işkence ve tehditler devam etmektedir!

Tarih boyunca zulmün, adaletsizliğin olduğu her yerde direnişler olmuştur. Baskılar arttıkça direniş büyümüş ve mutlaka zafer kazanılmıştır. Yüksel direnişinde zafere gebedir! Yüksel alanı asla boş kalmayacak, direnişçiler direnmeye devam edecektir!

Zafer Direnenlerin Olacaktır!

Yüksel Direnişçileri Derhal Serbest Bırakılsın!

Ankara Dev-Genç


 'Bir Dev-Genç'imiz Var!' demiş Dayı...

Selam Olsun Dünden Bugüne Kurtuluş Bayrağını Ellerinden Düşürmeyen Dev-Gençlilere!

 Yarım asırlık mücadele geleneği olan Dev-Genç 51. yaşında. 51 yıllık onurlu tarihi kutlamak ve mücadelemize ışık tutan, açtıkları yolda bayraklarını devraldığımız Dev-Genç şehitlerini anmak istiyoruz.

Bunun için Avrupa Dev-Gençliler olarak Almanya'nın Stuttgart şehrinde hazırlayacağımız Şenliğe, başta gençler olmak üzere tüm halkımızı davet ediyoruz.

10 Ekim 2020 Cumartesi günü Dev-Genç'in 51. Yılını kutluyoruz, sende katıl!

 Daha fazla bilgi için bize ulaşın.

İnstagram:

almanya.genclik

E-posta:

almanyagenclik@gmx.de

Facebook:

Avrupa Grup Yorum Gönüllüleri-Adalet istiyoruz

Komploları Boşa Çıkaracağız!

Devrimcileri Polis Fezlekeleri ile Yıllarca Hapsetmenize İzin Vermeyeceğiz!

Mehmet Özdemir Polis-Savcı-Medya El Birliği ile, Asılsız İddialar ile Tutuklandı!

Mehmet Özdemir, evli, 2 çocuk babası, yıllarını devrimci mücadele ile geçirmiş bir devrimcidir. hem devrimci hem baba hem eştir. Devrimci düşüncelerinden ve devrimciliğinden dolayı sayısız kez gözaltına alınmış, işkence görmüş, tutuklanmıştır. Şimdi de onu düşüncelerinden ve devrimci değerlerinden koparmayı başaramayan oligarşi asılsız iddialar ve komplo dosyalar ile onu tutsak etmiş ailesinden, yoldaşlarından ayırmıştır. Söz konusu dosya 5 yıl öncesine dayanan, asılsız iddialar ve deliller ile doludur. Bu yaşanan hukuksuzluk ne ilktir ne de son olacaktır. Mehmet Özdemir'in tutuklanmasını gerektirecek hiçbir delil, elle tutulur hiçbir iddia yoktur. Tek sebep, Mehmet Özdemir'in devrimcilik yapması, halkı için mücadele ediyor olmasıdır. Halk düşmanlarının hazmedemediği de işte bu halk gerçeğidir!

 Faşizm, üzerine düşeni yapmaya devam etmektedir, hazmedemediği her şeyde saldırganlığını ve

terörünü artırarak halk düşmanlığını tekrar ayyuka çıkarmaktadır. Biz ise üzerimize düşeni yapmalı, yoldaşlarımızı Faşizmin elinden alana dek mücadeleye devam etmeliyiz! Faşizmin hukuksuzluğunu, adaletsizliğini ve halk düşmanlığını her yerde anlatmaya devam etmeliyiz! Faşizm karşısında direnmekten başka seçenek yoktur!

Mehmet Özdemir suçlu değil, devrimcidir. Mehmet Özdemir'i Faşizmin elinden çekip alacağız!

 Mehmet Özdemir Serbest Bırakılsın!

Komploları Boşa Çıkaracağız!

Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!

DEV-GENÇ

Almanya Dev-Gençliler olarak 30 Eylül günü bir saat boyunca topluca kitap okuduk. Kitap okuma saatine toplam üç Dev-Gençli katıldı. Kitaplarımız şehitlerimizden mirasımızdır. Onların yazdıkları tarihi kitaplarımızdan okuyarak öğreniyoruz. Bu nedenle tüm halkımızı Stuttgart Halk Kültür Evi'nde topluca kitap okumaya çağırıyoruz.

 Her gün saat 11:15 ile 12:15 arası ve pazar günleri saat 12:30 ile 13:30 arası Stuttgart Halk Kültür Evi'nde buluşalım, kitaplarımızı okuyalım!

 Şehitlerimiz Onurumuzdur

 Kitaplarımızı Okuyalım Okutalım

 Almanya Dev-Genç

   

Çağrı bulunduğu Van F tipi hapishanesi den sevk olmak istiyor. Yazdığı dilekçeler işlenmiyor, sevk talebi görmezden geliniyor.

   Hapishane idaresi AKP’yle işbirliği yaparak yüzlerce sürgün sevkler yaparken Çağrı Avcıyı sevk etmemesinin nedeni tecrit etmektir.

   Faşizm istediğinde tüm imkanlarını kullanarak onlarca özgür tutsağı yaka paça işkencelerle sürgün ederken Çağrı Avcıyı keyfi olarak sevk etmiyor.

   Çağrı Avcı bir özgür tutsaktır. Özgür tutsaklığın geleneğinde direnmek vardır. Bugün Çağrı Avcı da Didem Akman dan aldığı güçle direnme kararı almıştır. Bu nedenle 28 Eylül itibariyle süresiz açlık grevinde.

Van F tipi hapishane İdaresi;

   Özgür tutsakları tecrit ederek, taleplerini görmezden gelerek amaçladığın hiç bir şeye ulaşamayacaksın. Bakın hapishaneler tarihimize, orada aslında direnme kararı aldığımız gün yenildiğinizi göreceksiniz.

Çağrı Avcının Sevk Talebi Kabul Edilsin!

Tecrit İşkencedir Tecrite Son!

Armutlu Halk Cephesi

Yüksel Direnişçileri İş, Ekmek, Onur Mücadelesinde Zaferi Garantilediler.

Siyasi Zafer Bizimdir, Acizlikle Saldırdınız Tutukladınız Ama Direnişi Bitiremediniz.

 4 yıldır iş, ekmek, onur mücadelesinde zafer direnenlerindir. Nuriye Gülmen ile başlayan direniş bugün tüm KHK’ları direniş etrafında birleştirmeye devam ediyor.

AKP iktidarı o kadar aciz ve alçakça saldırıyor ki tutuklamakla durmuyor. bütün direnişçileri farklı farklı hapishanelere sürgün sevk etti.

yaşlı ve sağlık sorunları olan Mahmut Konuk’u tek tutarak işkenceyi sürdürüyor.

yüksel direnişçileri ve direnişler meclisi emekçileri derhal serbest bırakılmalıdır.

onlar ki en zor koşullarda halkımıza umut oldular.

bugün onlar işten çıkarılan adaletsizliğe uğrayan 140 bin kamu emekçisinin hakkını savundular

şimdi onların hakkını savunma sırası bizde

onları hapishanelerde tutmalarına izin vermeyelim yüksel direnişçilerine mektuplar yazalım sahiplenelim!

 Gazi Halk Cephesi

37 yıldır faşizmin her türlü saldırısına direnerek cevap vermiş bir özgür tutsaktır Ali Osman Köse

37 yıldır faşizmin hapishanelerinde o sağlıksız koşullarda ölüme terk edilmiştir Ali Osman Köse

37 yılın 20 yılını beyaz ölüm denilen F tiplerinde geçirmiştir Ali Osman Köse

37 yıldır emperyalizme ve faşizme karşı örgütlediğimiz direnişlerin en önündedir Ali Osman Köse

bu ve bunun gibi onlarca örnek verebiliriz.

hiçbir hasta yoldaşımızı sizin zalim ellerinize bırakmadık.

Ali Osman Köse'yi de  o kanlı ellerinizden çekip alacağız.

Ali Osman Köse, ağırlaştırılmış müebbet koşullarında kalmaktaydı. 5 adımlık bir hücrede ömrünü tamamlanması isteniyordu.

5 adımlık bir hücre düşünün ömrünüzün sonuna kadar sadece 1 saatlik havalandırma hakkınızla bir yerde tutuluyorsunuz.

hapishanede sadece "disiplin cezası" almış bir insanın 20 gün tutulduğu kendi iç tüzük ve kanunlarında sadece 20 gün kalınabilecek yerler olması belirtildiği halde ali osman köse yıllardır o hücrelerde tutuluyordu.

ve elbette ki özel olarak tasarlanmış o hücrelerde insan sağlığında ciddi bozulmalar olması normaldi.

çünkü orası gerçek anlamıyla insanların kalabileceği bir yer değildi

Ali Osman Köse, bu sağlıksız koşullarda ciddi hastalıklar yaşıyor kendi ihtiyaçlarını karşılayacak durumda değil.

ve derhal tahliye edilmesi şart.

güler zere yoldaşımızı son ana kadar tahliye etmeyip ölümünü hızlandırdığınızı unutmayın çünkü biz unutmadık.

Ali Osman Köse'ye de yapmanıza izin vermeyeceğiz.

 Hasta Tutsak Ali Osman Köse Serbest Bırakılsın.

Hasta Tutsaklara Özgürlük!

 Gazi Halk Cephesi

Anı ve İdeallerini Kamu Emekçilerinin Mücadelesini Büyüterek Yaşatacağız!

Bugün 28 Eylül 2020...

Tam 26 yıl önce bugün mücadele arkadaşları avukat Fuat Erdoğan ve mühendis İsmet Erdoğan ile birlikte katledilen yoldaşımız Elmas Yalçın'ı anmak için buradayız. Ve fakat sanılmasın ki biz onu yalnızca senenin bir gününde anmaktayız. Elmas Yalçın kamu emekçilerinin mücadelesinde, hayatıyla somutladığı devrimci siyasi çizgimizin ölümsüz bir örneği ve Devrimci Memur Hareketinin öncülerinden biri olarak daima bizimle ve omuz başımızdadır.

Elmas Yalçın' ı anmak, geçmişle nostaljik bir ilişki kurmak değil bugünün dünyasına ve Türkiye'sine Elmas Yalçın'ların gözüyle bakmak ve kamu emekçilerinin mücadele pratiğini yükseltme çabası içerisinde olmaktır.

Emperyalizm ve faşizm halkların tüm kesimlerine olduğu gibi kamu emekçilerine dönük saldırılarını da arttırarak sürdürmektedir.

Ülke ve dünya tablosu ortadadır...Aradan geçen 26 yılda halklarımızın ve kamu emekçilerinin yaşadıkları ortadadır...Açlığın, yoksulluğun, sömürünün, işsizliğin, güvencesiz çalışmanın, sendikal hak ve kazanımlara dönük saldırıların, katliam ve işgallerin artarak sürdüğü böylesi bir zamanda Elmas Yalçın'ları anmak, onların yarattığı mücadele çizgisini savunmak daha önemli ve anlamlıdır.

 

Elmas Yalçın Kimdir?

Devrimci bir kamu emekçisi...

Devrimci bir kadın...

Bir yoldaştır Elmas Yalçın...

Elmas YALÇIN en zor koşullarda Devrimci Memur Hareketi öncülüğünde sağlık, eğitim, maliye ve belediye işkollarında kamu emekçilerini dernekler aracılığı ile örgütleyerek hak arama mücadelesini iradi olarak başlatanlardandır.

Dernekleşme süreciyle birlikte Grevli-Toplu Sözleşmeli sendikal mücadeleyi önlerine hedef olarak koyup, bu bakış açısıyla 1990’lı yıllarda ilk grevli-toplu sözleşmeli sendika hakkını tüzüğüne koyarak Sağlık-Sen ve Bem-Sen’i bünyesinde taşıyan Kam-Sen’i kuran öncü devrimci memurlardandır.

Sendikaları kurarken siyasi iktidarın tüm saldırılarına karşı, reformist ve oportünist kesimlerin tüm engellemelerine karşı uzlaşmaz devrimci anlayışla çıkanlardandır. Elmas, halkın tüm sorunlarını kendi sorunu gibi görüp başta vatanın bağımsızlığı, halkların özgürlüğü olmak üzere, hayatın her alanında kendini mücadeleye sunmuştur.

İşte bu nedenlerle siyasi iktidar, katliamcı yüzünü bir kez de göstermiş Elmas’ı 28 Eylül 1994 tarihinde Beşiktaş Arzum Cafe’de mücadele arkadaşları Av. Fuat Erdoğan ve Müh. İsmet Erdoğan’la birlikte katletmiştir.

Ne var ki Elmas'ları katlederek kamu emekçilerinin mücadelesini bitirememiştir faşizm. Devrimci kamu emekçiliği anlayışını ve devrimci mücadele çizgisini yok edememiştir. Tam tersine onlar canlarıla kamu emekçilerini devrimci mücadele çizgisini, devrimci kamu emekçiliği geleneğini armağan etmişlerdir.

Dünden bugüne...

Kamu alanında sendikalaşma mücadelesinin ilk adımlarından OHAL KHK saldırılarına karşı verdiğimiz mücadeleye, ihraçlara karşı direnişlerimize, YÜKSEL, BAKIRKÖY VE DÜZCE DİRENİŞLERİ ‘ne, yaratığımız direniş mevzilerine, adım adım ördüğümüz memur meclislerine...

Her eylemimizde yol göstermeye devam ediyor Elmas Yalçınlar...

Ve tam da bu nedenle siyasi iktidarın saldırılarına hedef olmaya devam ediyoruz. İŞİMİZ, EKMEĞİMİZ, EMEKÇİ ONURUMUZ VE ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN mücadele alanlarını terketmediğimiz için Elmas'ların yolunda direnenler olarak tutsak ediliyoruz.

Adımız Nuriye, adımız Mehmet, adımız Sibel, Alev, Acun, Nazan...olsa da Elmas Yalçın'ların ölümsüzlüğünün direniş alanlarındaki suretleriyiz biz. Ve tutsak da olsak kame emekçilerinin devrimci mücadelesini sürdürenleriz.

Elmas Yalçın'lara sözümüzdür...

Kamu emekçilerinin mücadelesini büyüteceğiz...

Memur Meclislerinde örgütlenecek, çoğalacağız...

Sendikalardaki pasifizme, teslimiyetçi ve tasfiyeci çizgiye, kokuşmaya, düzeniçileşmeye ve bunların kaçınılmaz sonucu olarak siyasi iktidarla kolkola gezme düşkünlüğüne karşı ideolojik mücadeleyi sürdüreceğiz...

Ta ki Bağımsız, Demokratik, Sosyalist Bir Türkiye'de kamu emekçilerine ve halkımıza hak ettiği yaşamı armağan edene kadar...

Elmas Yalçın Ölümsüzdür!

Emekçiyiz Haklıyız Kazanacağız!

Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!

Kamu Emekçileri Cephesi (28 Eylül 2020)

 

Tepeden tırnağa siyasi iktidara bağlı mahkemeler, devrimcilere karşı siyasi iktidarın talimatları ile düzmece polis fezlekeleriyle tutuklama terörünün yargı ayağında üzerlerine düşeni yapmaya devam ediyor.

Mehmet Özdemir polis, savcı-hakim ve medyanın birlikte kotardığı bir komplo ile tutuklandı... Mehmet Özdemir'in tutuklanması hukuksuzluğun ayyuka çıktığı onlarca komplo davasından biridir. Öyle ki Mehmet Özdemir'in üzerine kurulmak istenen komploya konu asılsız iddiaların tarihi 5 yıl önceye dayanmaktadır. 5 yıl boyunca Mehmet Özdemir birçok kez gözaltına alınmış, tutuklanmış, hukuksuz tutukluluklar sonrası dışarıya çıkmıştır.

Evli, iki çocuk babası bir emekçi, bir devrimcidir Mehmet Özdemir. Dışarıda olmasını hazmedemeyen, her gözaltı ve tutsaklığı sonrasında inandığı gibi yaşamaya ve mücadelesine devam etmesi karşısında çaresiz kalanlar bir kez daha komplo bir dava ile tutuklattılar Mehmet'i. Bu yolla sadece Mehmet'i değil eşini ve çocuklarını da cezalandırma yoluna giderek yargı eliyle halk düşmanlığı sürdürülmektedir...

Mehmet Özdemir suçlu değildir. Tutuklanmasını gerektirecek elle tutulur hukuki bir neden yoktur. Polisin hazırladığı ve savcı-hakimlerce "hukuki" şekil verilen, medya ile psikolojik savaş ayağı örgütlenen komplolarla ilk kez karşılaşılmıyor. Ki bugün kamu emekçileri ve Yüksel Direnişçileri de benzer komplolarla tutukludurlar. Daha ilk günden çökmeye mahkum bu komplo da boşa çıkacaktır. Ve fakat Mehmet'in haksız-hukuksuz tutukluluğu sürmektedir. Bu hukuksuzluğa karşı çıkmak, AKP faşizminin halk düşmanı politikalarına karşı çıkmaktır...

Mehmet Özdemir Serbest Bırakılsın!

Komplolara Son!

Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!

Kamu Emekçileri Cephesi

(30.09.2020)


Didem Akman 207 Gün Boyunca Tutulduğu Ağırlaştırılmış Müebbet Koşullarına Karşı

Direnmiş Bir Ölüm Orucu Savaşçısıdır!

Didem Akman’ın Tedavisinin Engellenmesi, Onun Sağlığını Tehlikeye Atmaktır!

Direnişin Hazımsızlığıyla Devrimcileri Teslim Almaya Çalışmaktan Vazgeçin!

Didem Akman’ın Başına Gelecek Herhangi Bir Şeyden Hapishaneniz Sorumlu Olacaktır!

Didem Akman tutulduğu ağırlaştırılmış müebbet koşullarının değiştirilmesiyle başlattığı ölüm orucu

direnişine 11 Eylül tarihinde Şakran Hapishanesi idaresinin taleplerinin karşılanacağına dair taahhüt

vermesiyle ara verdi.

207 gün boyunca koşullar ne kadar ağır olursa olsun direnilebileceğini gösteren Didem Akman bu

defa Şakran Hapishanesi 1.Müdürü Meltem Babaoğlu’nun engellemeleriyle karşı karşıya!

Tedavi sürecinin başında Didem Akman’a soğutucu verilmesini engelleyen Meltem Babaoğlu’nu

uyarıyoruz!

Didem Akman’ın Tedavisini Engellemek, Koşullarının İyileştirilmesi Yerine Bir Soğutucu

Verilmesinin Bile Önüne Geçmek Düşmanlıktır!

Meltem Babaoğlu Derhal Düşmanlıktan Vazgeç!

Didem Akman’a Verilen Taahhüttün Takipçisiyiz! Didem’in Taleplerinin Tümü Taahhüt

Edildiği Gibi Yerine Getirilsin!

Bu Ne Sizin İyi Niyetiniz Ne De Merhametinizdir!

Bu Didem Akman’ın Haklılığı, Ölüm Orucu Direnişimizin Zaferidir!

Faşizm gözaltı ve tutuklama tehdidini demokrat kesimlere yönelterek baskı ve zorunu arttırmaya çalışmaktadır!

25 Eylül günü sosyal medyada yaptıkları paylaşımlar gerekçe gösterilerek Meslektaşımız Tamer Doğan ve Akademisyen Temel Demirer gözaltına alınmış, sanatçı Defne Halman ve gazeteci Zeynep Kuray hakkında yakalama kararı çıkarılmıştır.

Yine aynı gün 2014 yılında gerçekleşen Kobane eylemlerine ilişkin bir soruşturma nedeniyle o dönemki HDP MYK'ları ve HDP üyeleri ile birlikte 82 kişi hakkında yakalama kararı çıkarılmıştır.

Meslektaşımız Tamer Doğan ve Akademisyen Temel Demirer adliyeye sevk edilerek adli kontrolle serbest bırakılmışlardır. Meslektaşımıza yöneltilen suçlamalar avukatlık mesleğine yöneltilmiş suçlamalardır.

Hukuksuzca gözaltına alınarak Ankara Emniyetinde tutulan Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen'in emniyette verilen yemekten zehirlendiği ve tedavisinin yapılmadığı öğrenilmiştir. Ankara Emniyeti işkenceler tarihine yenilerini eklemeye devam etmektedir.

Faşizm, muhalif gördüğü, iktidarı ile ortak paydada buluşmayan herkesi gözaltı ve tutuklama tehdidi ile sindirmeye çalışmakta, istediği soruşturmayı istediği zaman gün yüzüne çıkararak hukuku, baskı ve zorun bir aracı olarak kullanmaya devam etmektedir.

Ankara Cumhuriyet Başsavcısının, Cumhurbaşkanlığı Sarayını ziyaretinin hemen sonrasında 2014 yılına ait soruşturmanın gündeme gelmesi tesadüf değildir. Siyasal iktidar, hukuka doğrudan müdahale ettiğini saklama ihtiyacı dahi duymamaktadır. İçişleri Bakanının doğrudan Anayasa Mahkemesi başkanını hedef alan açıklamalar yapması, Ankara Cumhuriyet Başsavcısının saraya giderek Cumhurbaşkanına biat ettiğini kanıtlayan tavırlar sergilemesi faşizmin ne kadar pervasızlaştığını bir kez daha göstermiştir. HDP MYK'ları ve HDP üyeleri gözaltına alınarak halka gözdağı verilmeye çalışılmaktadır.

Basın emekçilerine yönelen saldırı halkın haber alma hakkına yönelen saldırıdır, Zeynep Kuray nerede bir hak ihlali varsa orada olan bir gazetecidir. Hakkındaki yakalama kararı derhal kaldırılmalıdır. Defne Halman onurlu bir aydındır, halkın sanatçısıdır, hakkındaki yakalama kararı derhal kaldırılmalıdır.

Halkın her kesimine yönelen saldırıları durdurmak ancak mücadeleyi ve dayanışmayı yükseltmekle olabilir.

Gözaltılar Derhal Serbest Bırakılmalıdır!

İşkence İnsanlık Suçudur!

Yaşasın Dayanışma!

Halkın Hukuk Bürosu

Yüksel Direnişi 1421. gün öğlen açıklamasını Ziya Özder yaptı. Teknik bir sorundan kaynaklı alandan çekilen videoyu paylaşamıyoruz.

İşlerini, ekmeklerini geri istedikleri ve haksızlıklara karşı adalet arayanların yanında oldukları için tutsak edilen Yüksel direnişçileri serbest bırakılsın

Yüksel Direnişçileri Onurumuzdur

Yüksel Direnişçilerini Tutuklayarak Vaz geçiremezsiniz

Direne Direne Kazanacağız 

Günaydın Haksızlıklar zulümlere baskılara karşı dik duran Devrimci ruhlu insanlar Bugün 294 günümüz yılmadan usanmadan Faşisti işçi düşmanı şişli başkanına muammer keskine boyun eğmeyeceğim Direne Direne Direnişten Zafere diyerek eylemimize devam

Direne Direne Kazanacağız

Halkız Haklıyız Kazanacağız

İşimi Ekmeğimi Geri İstiyorum


Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.