ALİ OSMAN KÖSE’YE
ÖZGÜRLÜK
Hasta tutsaklar tecrit
hücrelerinde ölüme mahkûm edilmektedir. Hasta tutsakların tecrit hücrelerinde
ölüme terk eden faşist AKP iktidarı bilinçli bir politika yürütmektedir.
İsimlerini saydığımız hasta tutsaklar günümüz koşullarında hapishanelerde
tutulamaz raporları olduğu halde zorla tutulmaktadır.
Ali Osman Köse
Yasemin Karadağ
Sibel Balaç
Aysu Baykal
Ufuk Keskin
Fatih Özgür Aydın
Ali Osman Köse ise de 63
yaşında 37 yıldır Faşizmin hapishanelerinde tutulmaktadır. Katliamlara,
baskılara karşı eğilmez bir iradeyle savaşan, direnen bir devrimcidir. Ali
Osman Köse halkına, gelecek nesillere karşı sorumluluğunu bilen bir devrimci,
bir matematik öğretmenidir. Çürümüş, kokuşmuş düzene öğretmenlik yapmak yerine;
bir ömür boyu halkına, vatanına karşı sorumluluğunu yerine getirmek için
devrimcilik yapmaktadır. 1980 Faşist Cunta yıllarını yaşamış, görmüş olduğu
işkencelere rağmen halkının geleceği için bir ömür boyu devrimci olmayı
seçmiştir.
Ali Osman Köse ‘70’li
yılların ortalarından bugüne kadar ömrünü halkına adamış iradenin adıdır. 37
yıllık tutsaklık hayatının 28 yılını tek kişilik tecrit hücrelerinde
geçirmiştir. Onlarca kez Faşist iktidarların saldırılarına uğramış, işkence
görmüş, yaralanmıştır. Ali Osman Köse , Faşizme karşı direnmiş, halka olan
umuduyla mücadelesine devam etmiştir. Bugün Ali Osman Köse, Tekirdağ 1 No’lu F
Tipi Hapishanesinde kanser hastası olarak zorla tutulmakta, katledilmek
istenmektedir. Ali Osman Köse’nin pek çok hastalığı, uzun tecrit yıllarında
ortaya çıkmıştır. Beyin kanaması, yüksek tansiyon, kanamalı hemoroid, nörolojik
hastalıkları oluşmuştur. Bütün bu hastalıkları ayrı ayrı rapor edilmesine
rağmen Tekirdağ Adli Tıp Kurumu, Ali Osman Köse’ye hapishanede tek başına
kalabilir raporu verebilmiştir. Oysa Ali Osman Köse 5 metrelik bir mesafeyi
yardım almaksızın yürüyememektedir. Ali Osman Köse’yi muayene eden doktor bunu
söylemiştir.” Hapishanede tek başına kalabilir” raporu veren Tekirdağ Adli Tıp
Kurumu doktorları Ali Osman Köse’yi görmemiş, muayene etmemiştir. Doktorlar
bunu yaparak devrimci hasta tutsağın katledilmesine imza atmışlardır. Ali Osman
Köse Edirne Trakya Üniversitesi Hastanesinde yoldaşlarının AKP iktidarına
baskısı sonucu ameliyat edilmiştir. Tıp etiği ve ahlakını çiğneyen sorumlular
ameliyat sonrası Ali Osman Köse’yi yatağa kelepçelemişlerdir. Faşizmin katliam
politikası AKP iktidarı boyunca 4000 tutsağı bu yöntemle katletmiştir. Ali
Osman Köse’nin avukatlarının Anayasa Mahkemesine başvurusuna verilen cevapta; “
Hapishanede tedaviye erişim imkanı sağlanmaktadır.” Böyle bir kanserli hücrenin
oluşabilmesi için 2 ila 4 yıl arasında oluşabileceği ifade ediliyor. Anayasa da
“bütün hastalıkların tedavisi yapılıp iyileşinceye kadar infaz durdurulur.”
demektedir. Faşist AKP iktidarı halka yönelik katliam politikalarının en önüne
devrimcileri koyduğunu gizlemiyor. Çürüttüğü tüm kurumları katliam
politikalarına alet ediyor.
Yağma, soygun,
katliamcı, çürümüş devlet düzenine karşı çıkmanın gereği hasta Tutsakları katil
AKP Faşizminin elinden çekip almakla mümkündür. 84 milyonluk ülkeyi ölüm ve
yangın yerine çevirmeye çalışıyor. Zorbalığa karşı yapacağımız en doğru şey
örgütlenmek ve mücadele etmektir. Bunun en doğru yolu ömrünü halkına adamış,
örgütlü mücadeleyi savunmuş, zorbalığın her türlüsüne, faşizmin işkencelerine
direnişle karşı koymuş Ali Osman Köse’yi ve hasta tutsakları Faşizmin elinden
almakla mümkündür.
ÖRGÜTLENELİM, DİRENELİM,
KAZANALIM!
TAYAD’LI AİLELER
Ormanlarımızı Yakan da ve Tedbir Almayan da Faşist AKP İktidarıdır
28-30 Temmuz tarihlerinde
Türkiye’nin 24 İlinde ve 98 noktada yanan ormanlarımız da şuana kadar 4 kişi
hayatını kaybetti.
Dünkü Manavgat’taki yangına
müdahale eden iki orman emekçisi hayatını kaybetti. Yangınlar şuan yerleşim
alanlarına sıçramış durumda. Yüzlerce hayvan telef olmuş, onlarca ev yanmış durumda.
Faşist AKP İktidarı tedbir almayarak tüm ölümlerden, teleflerden birinci
derecede sorumludur. THK (Türk Hava Kurumu) kurumuna kayyum atayarak işlevsiz
hale getirilip THK’ya ait yangın söndürme uçakları hangarda bekletip müdahale
etmeyerek suç işlemiştir. Yangın söndürme ihalesi kendi yandaşlarına açıp peşkeş çekiliyor.
Önceki yıllarda Ocak ayında Karadenizde ormanları yakıp Katarlılara peşkeş
çekilen ormanlarımız bugünde çoğu yangınların turizm bölgesinde olması da ayrı
bir konu. Kürdistan’da devlet tarafından” güvenlik ”gerekçesiyle yaktıkları
ormanları da günlerce süren orman yangınlarını da halkımız biliyor. Tüm bu
orman katliamın sorumlusu Emperyalistlere yeraltı, yerüstü kaynaklarımızı açan
Faşist AKP İktidarıdır. Emperyalizm ‘e Uşaklık yapan AKP İktidarından Hesap
Soracağız.
Belçika Halk Cephesi
#ŞenyaşarAilesiİçinAdalet istiyoruz!
“Ebru
Timtik ve Aytaç Ünsal yaşamlarını gönüllü riske attı” GERÇEK: Halkın
Avukatlarının Adil Yargılanma Haklarını Elinden Alan, Haksız Yere 159 Yıl
Cezaya Çarptıran, Ölüm Orucu Yapmak Zorunda Bırakan, Adalet Savaşçısı Ebru
Timtik’i Katleden ve Aytaç Ünsal’ın Tedavi Hakkını Elinden Alarak Sakat Bırakan
AKP Faşizmi ve Emperyalizmdir!
AİHM’in Amacı, Katliam Suçunu
AklamaktırAv rupa Demokrasisi Koca Bir Yalandır Sömürü ve AdaletsizliklerinSorumlusu
Onlardır!
Okulu
90. Sayısını İndirmek İçin Tıklayınız...
Halk
Okulunun Tüm Sayılarına Ulaşmak İçin Tıklayınız…
Sahibi
ve Sorumlu Yazıişleri Müdürü: İrfan YILMAZ
Adres:
Hobyar Mah. Cemal Nadir Sok. Büyük Milas Han, No:24 İçkapı No:220
Fatih/İSTANBUL
Ofset
Hazırlık: Ozan Yayıncılık
Adres:
Zübeyde Hanım Mah. Fevzi Çakmak Cad. 1297. Sokak No: 1 Daire: 1 Sultangazi /
İSTANBUL
Mail:
kanattan2@gmail.com
Tel: (0212) 419 31 96 ISSN: 2687-4075
Baskı:
Kalmak Ofset Matbaacılık Yüzyıl Mahallesi Massit, Matbaa ve Amb. San. Sit. 5.
Cad, No-7 Bağcılar / İSTANBUL
Sayı:
90
Tarih:
1 Ağustos 2021
İçindekiler:
·
AİHM, EBRU TİMTİK ve AYTAÇ ÜNSAL’IN BAŞVURULARINI
HAK İHLALİ SAYMADI! EBRU TİMTİK’İN KATLEDİLMESİNDEN HALKIN AVUKATLARINA 159 YIL
CEZA VERİLMESİNDEN AİHM DE SORUMLUDUR
·
HALK TV’YE SESLENİYORUZ: KORKMAYIN,
SİNMEYİN, SUSMAYIN…
·
“SOL”, BASIN NİÇİN EMPERYALİSTLERDEN FON ALMAYI
SAVUNUYOR? EMPERYALİSTLERDEN
FON ALAN SOL
OLMAZ! SOL, ANTİ-EMPERYALİST ve ANTİ-FAŞİST OLMAK ZORUNDADIR!
·
ROPÖRTAJ: “DİRENİŞİME HİÇ PES ETMEDEN,
YILMADAN, CANIM SAĞ OLDUĞU SÜRECE DEVAM EDECEĞİM”
·
DEVRİMLERİ YAŞATMAK, DEVRİMLERİ YAYMAKLA
MÜMKÜNDÜR KÜBA’NIN KURTULUŞU AMBARGONUN KALDIRILMASINDA DEĞİL, EMPERYALİZME
KARŞI UZLAŞMAZ SAVAŞIN SÜRDÜRÜLMESİNDEDİR!
·
GRANMA AÇIKLIYOR: KÜBA YALANLARI
·
FAŞİZMİN YASA DEVLETİ OLDUĞUNUN EN GÜÇLÜ
KANITI, EN PRATİK UYGULAMASI; DOLDUR TORBAYA ÇIKAR YASAYI! OHAL UYGULAMALARI,
YENİ TORBA YASAYLA
1 İLA 3 YIL DAHA UZATILDI!
·
ÖZGÜR TUTSAKLAR CEPHESİNDEN: HERKES
DİRENEBİLİR ANCAK SADECEMARKSİST-LENİNİSTLER ZAFER KAZANABİLİRLER! FİZİKEN İMHA
OLSALAR DA İDEOLOJİK OLARAK KENDİLERİNİ YENİDEN YARATIRLAR! (2.BÖLÜM)
·
GERÇEKLERİ SÖYLEMEK YA DA GÖRMEK
YETMEZ
·
AKP’NİN SUÇLARI
·
AVRUPA'DA KÖLE DEĞİL HALKIZ, HAKLARMIZI
BİLİYORUZ, ALACAĞIZ! HAK ARAMA BİLİNCİNİ DUMURA(*) UĞRATAN AVRUPA DEMOKRASİSİ
NEDİR? -3-
·
ÜLKE HABER
·
AVRUPA HABER
·
BİZE ÖLÜM YOK
Okmeydanı Halk Cephesi 29 Temmuz günü Şişli belediyesi önünde direnen Turan AKTAŞ için duvar yazılamaları yaptı
Armutlu Halk Cephesi 30 Temmuz günü Yunanistan'daki Devrimci Tutsaklar, Şenyaşar Ailesi, Elif Ersoy, Turan Aktaş, Ali Osman Köse ve Edibe Özçelik ile ilgili duvar gazetesi astı.
Armutlu Halk Cephesi 30 Temmuz günü Yunanistan'daki 11 Türkiyeli Devrimci, Ali Osman Köse, Şenyaşar Ailesi, Turan Aktaş ve Elif Ersoy ile ilgili yazılama yaptı.
Kürt halkı Yalnız Değildir. Katliamların
Hesabı Elbet Birgün Sorulacak.
Belçika Halk Cephesi
TAYAD’lı Aileler 30 Temmuz Tarihinde Kağıthane’de “Hasta Tutsaklara Özgürlük/ Ali Osman Köse’ye Özgürlük” yazılı 1000 adet kuşlama yaptı.
Matbaaları tehdit ederek basımını engellemeleri yetmedi.
Şimdi de 89. Sayının 2500 tanesine el koydular. Dergi görevlilerinden birini
göz altına aldılar.
Bunu yapan sömürücü ve zalimlerin ellerinde devasa yayın kuruluşalar
var. Sayısız gazete, televizyon, dergi onlar için çalışıyor. Sayısız okul,
camii, sinema filmi, tiyatro topluluğu onların düzenine hizmet ediyor. Sayısız
düzen partisi kendilerine sunulan sayısız maddi ve manevi olanakla düzenin
geleceğini kurtarmak, halkımızı bu sömürü ve zulüm düzenine razı etmek, emperyalizmin
sömürgesi olmayı ve faşist devleti meşrulaştırmak için çalışıyor.
Bütün bu olanaklar ellerinde olan Oligarşi ve onun siyasal
örgütlenmiş hali faşist devlet neticede 20 bin tirajlı ve büyük zorluklarla
yayın yapan Halk Okulu dergisinden neden bu kadar korkuyor.
Bunun tek nedeni, Halk Okulu Dergisi' nin halkın ve
gerçeklerin sözcüsü olmasıdır.
Emperyalizmin uşakları istiyorlar ki, ülkemizde halk adına
tek söz bile söylenmesin. Gerçekler gizlensin. Her şey onların alçaklıklarını,
vatan hainliklerini, emperyalizmin uşağı birer sömürücü ve zalim olduklarını
halktan saklasın. Gece gündüz işkence tezgâhları çalışırken, sayısız halk
evladı katledilirken bile ülkemizi demokrasi ile yönetilen güllük gülistanlık
ülke olarak göstersin. Gerçek vatan severleri hain, vatan hainlerini vatan
sever olarak göstersin.
Çünkü onlar yalan söylemeden, halkın gerçeklerin farkına
vardığı ortamda bir gün bile yaşayamazlar.
İşte Halk Okulu Dergisi bunların tam tersini yaptığı için
ondan bu kadar korkuyorlar.
Bunca saldırıları, dergilerimize ve dergilerimizin
çalışanlarına yönelik bunca baskıları, işkenceleri, katliamları bu yüzdendir.
Ama ne yaparlarsa yapsınlar: gerçeklerin ve halkın
sözcülüğünü yapanları yıldıramayacaklar.
Yalan gerçek karşısında; karanlık aydınlık karşısında yenilecektir.
Kahrolsun Faşist Baskı ve Terör!
Yaşasın Halkımızın Sözcüleri!
Yaşasın Halk Okulu Dergimiz!
NRW Halk Meclisleri
Bu kadar orman yangınının aynı anda çıkması tesadüf
değildir.
Vatan, vatanın korunması diye hiçbir derdi olmayan,
halkımızın emeğini, vatanımızın yeraltı ve yerüstü zenginliklerini sömürmekten,
emperyalistlere peşkeş çekmekten başka hiçbir şey düşünmeyen sömürücü ve
zalimlerin AKP iktidarının koruması altında rant alanları açmak için
ormanlarımızı yaktığı bilinen bir gerçektir.
Yine teröre karşı mücadele adı altında özellikle varanımızın
Kürdistan bölgesinde sayısız orman yangınını egemen sömürücü ve zalimlerin
silahlı güçlerinin çıkardığı biliniyor.
Bunların yanında kim hangi amaçla olursa olsun ormanlarımızı
yakıyorsa, alçak birer vatan hainleridir.
Sadece yakanlar değil bu yangınlara karşı gerekli tedbirleri
almayanlar da vatan hainleridir.
Görüyoruz, şu veya bu alçakça gerekçeyle sayısız ormanımızın
yakılmasını teşvik edenlerin yangınlara karşı hiçbir tedbirleri de yok. Tayyip
Erdoğan' ın pikniğe bile 5 uçakla gittiği ülkede her tarafını alevler saran
ormanları söndürmek için iki uçak bile seferber edilmiyor.
Bunlar lafa gelince milliyetçi-vatansever geçinirler. Ama bu
örnek gibi sayısız örnek bunların birer alçak vatan haini olduklarını alenen
ortaya sermektedir. Onların ülkemizdeki sömürü çıkarlarının temsilciliğini
yaptıkları emperyalistlerin uşaklığından başka bir dertleri yoktur. Ülkemizde
ne var ne yoksa her şeyi emperyalistlere sattılar. Hatta şimdi kanla, şehitler
vererek emperyalistlerden kurtardığımız toprakları satıyorlar.
Ne uğruna?
Emperyalist efendilerinin onlara sunduğu çanak
yalayıcılığından başka bir şey olmayan sömürüden pay alma uğruna.
Ancak unutmasınlar ki bu toprakların gerçek sahibi olan
halkımız var.
Halkımızın devrimci evlatları var.
Ve bir gün onların da hesap günü gelecektir. Bütün bunları
fitil fitil burunlarından getirmeyi bileceklerdir.
Kahrolsun Vatan Hainleri!
Yaşasın Halkımızın Vatan Hainlerine Karşı Mücadelesi
HALK OKULU dergisi matbaa aşaması bitmeden toplatıldı.
Hakkında toplatılma kararı olduğu
gerekçesiyle matbaaya gelen polisler YILMAZ VİRANER’İ
gözaltına aldılar.
NEDEN BU KADAR KORKUYORLAR?
NE İÇİN UĞRAŞIYORLAR?
KORKUYORLAR; Çünkü halk okulu dergisi, emperyalizmin gerçek
yüzünü bütün çıplaklığı ile teşhir
ediyor ve emperyalizme karşı örgütlü mücadelenin nasıl
verileceğini anlatıyor.
UĞRAŞIYORLAR; çünkü başta Amerika olmak üzere emperyalistler
sömürü düzenlerinin yıkılmaması
için, saltanatlarını sürdürebilmeleri için halkların gerçekleri
öğrenmesini ve örgütlenmesini
engellemek zorundalar.
Dünyanın bütün medya organlarını sermayeyle ele geçirmiş
olsalar da emperyalistler devrimcilerin
halka ulaşmasını engelleyememişlerdir,
engelleyemeyeceklerdir.
Solu sola vurduran stratejilerinin karşısında devrimciler
vardır ve halkların
beyinlerine sermaye medyasıyla yaptıkları gizli işgalin
ancak devrimciler tarafından
engelleneceğini çok iyi bilen emperyalistler; bu yüzdendir
ki, Türkiye’de devrimci
basını hedef almışlardır. Örgütsüz ve bireysel sol
dayatmalarının karşısında ödün
vermeden emperyalistlerin karşısına dikilen sadece devrimci
basındır ve örgütlü
mücadeleyi savunmakta, kurtuluşun asla örgütsüz bir solla
mümkün olamayacağını
anlatmaktadır. İdeoloji savaşından daima galip çıkan
devrimcilerin anayasal ve
yasal hakları her alanda işte bu yüzden pervasızca gasp
edilmektedir. Basın, sanat,
bilim, hukuk ve siyaset alanlarında devrimcileri
susturabilmek için “TERÖRLE
MÜCADELE” kisvesi altında özel yasalar çıkartılmakta ve
çıkartılan bu yasalar
hazırlanırken her türlü hak ihlali için kullanılabilecek
esneklikte olması için büyük
titizlikle çalışılmaktadır. Yani çıkarttıkları bu yasaları
istedikleri zaman, kendilerine
engel gördükleri, korktukları ve istedikleri herkese ve her
şeye karşı
kullanabilmektedirler.
Devrimcilerin haklılık ve meşruluğu; halkların haklılık ve
meşruluğudur.
Emperyalistlerin uşaklığını yapanlar halkların
bilinçlenmesinden elbette ki
korkacaklardır. Yeni sömürge Türkiye’nin adıl teröristleri
emperyalistlerin uşaklığını
yapan, vatanımızı sermayeye peşkeş çeken, halkımızın
yoksulluğunun sorumlusu
olan düzendir. Elbette ki bu düzene karşı mücadele
verilecektir. Karşımızda
emperyalizmin en güçlü silahı olan örgütlü faşizm vardır.
Örgütlü ve silahlı yasal
zorbalıklarıyla halk düşmanlığı yapanlar, örgütsüz
mücadeleyle yenilemez!
Devrimcilik yapmak suç değil, sorumluluktur diyoruz ve
baskınlarınızın,
baskılarınızın, teröriz’e etme çabalarınızın, susturma, yıldırma,
gözdağı verme,
korkutma denemelerinizin bizleri halktan koparamadığını ve
asla koparamayacağını
hatırlatıyoruz!
Halk Okulu Dergisi Halkın Sesidir,
Halkın Ta Kendisidir! Susturulamaz!
Halk Okulu Dergisi Gerçekleri Yazmaya Devam Edecek
Kahrolsun emperyalizm.
Kahrolsun Faşizm.
Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur.