Aralık 2021

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli

Bütün Sorunlarımızın Kaynağı Emperyalizm. Tek Çare Emperyalizme Karşı Örgütlenmek.

Anti Emperyalist Cephe'yi Güçlendirmek ve Genişletmek Acil İhtiyaç

Gözümüzü nereye çevirsek, dünyanın hangi ülkesine baksak, emperyalizmin yarattığı tahribatları görüyoruz. Emperyalizm halkların en büyük felaketi.

Emperyalizmin yarattığı hiçbir sorun çözülmediği gibi, sürekli yenileri ekleniyor.

Emperyalizm dünyanın farklı farklı bölgelerinde sürekli gerginlik yaratarak, provokasyonda bulunarak ve savaşlar çıkartarak kendi ömrünü uzatmaya çalışıyor.

Emperyalizm hiçbir sorunu çözemiyor, çözemez. Onlar halkları birbirine karşı kışkırtarak, savaşlar çıkartarak, silahlarını satarak ayakta kalabilir ancak.

Filistin halkı İsrail'in ambargosu ve kesintisiz saldırıları yüzünden büyük acılar çekiyor.

Suriye halkı bir yandan yaralarını sarmaya çalışırken, YPG'nin elinde tuttuğu bölgeler ve petrol kuyuları yüzünden şu anda büyük bir yoksulluk ile karşı karşıya. Filipinler’de Duderte halkı canından bezdiriyor.

Şu anda emperyalizm Rusya etrafında bir saldırı hattı geliştiriyor.

Belarus'a karşı saldırıyor, çünkü bir türlü istediği gibi yeni sömürge ülke haline getiremedi. Şu anda ülkeyi abluka altına alarak, teslim almaya çalışıyor.

Anti-faşist mücadele sayesinde kurulan Donbas Cumhuriyeti ilerici yapısı nedeniyle gözünde çıban.

Ukrayna Donbas'ı geri almak istiyor.

Emperyalizm bölgesel çıkarları önünde engel gördüğü için, bir yandan Rusya'yı, diğer yandan Çin'i hedef alıyor. Şu anda Çin'de Şubat ayında yapılacak olan Olimpiyat oyunlarını bahane ederek, "insan hakları ihlallerini" öne sürerek, boykot ederek, saldırganlığını gizlemiyor.

Emperyalizm'in dünyanın farklı yerlerdine çıkardığı bölgesel savaşlar yüzünden insanlık gene göç dalgası yaşıyor. Ellerinden alınan bütün yaşama imkanları dünya halklarını yerlerinden, yurtlarından, vatanlarından kopararak, soğuk, sıcak, açlık, susuzluk, kıtlık ve sürekli ölümle burun buruna bir yaşama mahkum ediyor.

Emperyalizm açgözlülüğü ve kara dayalı talan politikası, dünyanın dengesini bozdu, insanlığın geleceği artık risk altında.

İklim değişikliği denilen emperyalizm yüzünden dengesi bozulan dünyamızda, bir yandan kuraklık ve su kıtlığı, diğer yandan yağış, sel baskınları, tsunamiler karşımıza çıkıyor. Ormanlar cayır cayır yanıyor. Doğanın bütün dengeleri bozulmuş durumda.

Birde şimdi başımızda, son iki senede bizim anti emperyalist cephe faaliyetlerini de hissedilir şekilde etkileyen, COVİD sorunu var. Emperyalist kurumlar çare bulamadılar halen.

Türkiye halkları ise, devletin yoğun baskı ve saldırıları ile karşı karşıyadır.

Ancak baskı varsa, direnişte var. Türkiye halklarının direnme geleneği vardır.

Bu direngenliği şu anda iktidarda olan AKP iktidarı emperyalizmin desteklediği politikalar ile imha etmek istiyor. Emperyalizmin hedefi ideolojik teslimiyettir.

Teslim almak için bir yandan var gücüyle saldırıyor, devrimcileri halktan tecrit etmeye çalışıyor.

Diğer yandan korku yaratarak, halkı sindirmeye çalışıyor.

Bu yüzden Ayten Öztürk'ü 6 ay boyunca MİTT çiftliğinde tuttu ve kesintisiz işkence yaptı.

Diğer yandan Türkiye ve dünya halklarının "merkezi sinir sistemini" yok etmek için, uyuşturucu politikasını yaygınlaştırdı.

 

2000'ler sonrası uyuşturucunun, dünya çapında halkların merkezi sinir sistemini teslim almak için ideolojik-kültürel bir saldırı olarak uygulamaya çalışıyor. Şu anda bizim anti emperyalistler olarak karşımızda duran başlı başına sorunlardan biri "uzun süre tutsaklıklar" ve onun sonuçları.

Leonard Peltier 2022 yılında tam 45 yıldır tutsak olacak. Mumia Abu Jamal 40, Ali Osman Köse 38, George İbrahim Abdallah 37 yıldır emperyalizmin zindanlarında tutuluyor.

Uzun süreli tutsaklık ve tecrit sayısız sorunları birlikte getiriyor, bunların başında "hasta tutsaklar" geliyor.

Ali Osman Köse bu ağır hasta tutsaklardan biri. Keza Sibel Balaç'ta kanser hastası bir tutsak.

Sibel Balaç Türkiye faşizmin baskılarına karşı Ölüm Orucu direnişine başlamıştır. Gökhan Yıldırım ise şu anda süresiz açlık grevinde, ama direnişini her an Ölüm Orucuna dönüştürebilir.

Dünyada yaşanan bütün felaketlerin, akan bütün kanın ve gözyaşlarının sorumlusu ve nedeni emperyalizmdir.

Bizler 150 yıl önce olduğu gibi bugün de güçlerimizi enternasyonal alanda birleştirerek, anti emperyalist cepheyi genişleterek ve güçlendirerek bu politikaları bozabiliriz.

Dünyanın bütün ezilenlerine, emekçilerine, halklarına direniş dinamikleri güçlü bir yıl diliyoruz.

Faşizme ve emperyalizme karşı savaşan herkesin yeni yılını kutluyor, 2022 yılın direnişler ve zaferler yılı olmasını temenni ediyoruz.

Anti Emperyalist Cephe

Umut Tv olarak öncelikle tüm halkımızın yeni yılını kutluyor kavga dolu yıllar diliyoruz. 2022 direniş ve zaferlerle dolu bir yıl olacaktır!

2021’in son saatlerini kutlamak için her yerden insanlarımız bir araya geliyorlar.

Almanya’nın çeşitli şehirlerinden ve ayrıca İngiltere’den Umut TV Facebook hesabımızdan etkinliklerin canlı yayını olacak.

Tüm halkımızı bu canlı yayınları izlemeye çağırıyoruz.

https://www.facebook.com/GerceklerUmutTvden/?ref=pages_you_manage

Sevgili........

Seni ve tüm ana babalarımızı direniş coşkusuyla sıkıca kucaklıyorum. Onurlu bir yola çıktık. Biliyorum ki Şenaylar'ın, Gülsümanlar’ın ışığı sarıp sarmalayacak bizi. TAYAD çınarımızın kökleri onlardan güç alıyor. O çınarımızın gölgesinde soluklanacağız.

Öyle heyecanlı ve coşkuluyuz ki anlatamam. Fidanlarla yola çıkmak, yeni yıla bu yolda girmek daha da heyecanlandırıyor. Evet yeni bir yıla girdik. İnanıyorum bu yıl halkımızın adalete doyduğu bir yıl olacak. Tüm ana babalarımızın ellerinden öpüyorum. Yeni yıllarını kutluyorum. Bu yıl da bizim olacak. Mutlaka kazanacağız!

Biliyorsun 19 Aralık günü Ölüm Orucuna başladım. 3 yıldır tutukluyum. Dosyada fiziki olarak bulunmayan bir sd karta dayanılarak tutuklandım. Kaldı ki ‘dijital delil' başlı başına hukuki geçerli ve güvenilir değil. Ancak hakkımda Ankara 28. ACM tarafından 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verildi. Dosyam Yargıtay’da.

Serbest bırakılmam talebiyle başladığım Ölüm Orucunun diğer talepleri;

-"Dijital delil” gerekçe gösterilerek tutuklananların serbest bırakılması

-İtirafçı ifadeleri gerekçe gösterilerek tutuklananların serbest bırakılması

- Gizli tanık beyanları ile tutuklananların serbest bırakılması

- Ali Osman Köse başta olmak üzere hasta tutsakların serbest bırakılması

-Tek kişilik hücreli ringlerin kaldırılması

- Kitap yayın hakkının koşulsuz sağlanması

-Disiplin cezalarının kaldırılması

- Sohbet hakkının 10 saat olarak sağlanması

-Uyuşturucu tacirleri mafyacıların yargılanıp tutuklanması

-Emperyalist ülkelerle olan anlaşmaların iptal edilmesi. Sosyal kültürel ekonomik ilişkilere son verilmesi.

Taleplerim haklı ve meşru. Bu taleplere dair sorunları sadece ben değil onlarca tutsak farklı hapishanelerde, farklı dava dosyalarında benzer biçimlerde yaşıyor.  Halkımız her geçen daha da yoksullaşıyor hem de böylesine zengin topraklarda. Emperyalist ülkelerle yapılan anlaşmalarla yeraltı yerüstü zenginliklerimiz yağmalanıyor. Tüm bu adaletsizliklere bir an evvel son verilmeli.

Dün annem kapalı görüşe geldi. Duygusaldı haliyle, annedir doğal. Ancak daima yanımda olduğunu söylüyor ve güçlü durmaya çalışıyor. O da biliyor ki bize başka yol bırakmadılar. Umarım tanışma fırsatınız olur. Trakya insanı sıcak kanlıdır, anlaşırsınız.

Hepinizi kucaklıyorum tekrardan.

Sizleri Çok Seviyorum.

Ya Kazanacağız Ya Kazanacağız!

Sevgilerimle    /      Sibel

Halkımızı, bırakın koca bir yıla dair umudunu, yarına dair bile umudunu körelten, açlığa, zulüme mahkûm edenlere korku saldığımız bir yılı geride bırakıyoruz. Geçtiğimiz yıllarda ve 2021 'de işçi direnişçilerimiz, ölüm oruçlarımız, savaşta ve direnmedeki ısrarımızla halkımızın tek umudu olduk ve 2022'de olmaya devam edeceğimize söz veriyoruz!

Söz veriyoruz çünkü alnında kurşun yarasıyla kavgamıza meşale olan şehitlerimizin yolundayız!

Söz veriyoruz çünkü açlıklarıyla, alev alan bedenleriyle ölümü zafer sayanlardanız!

Söz veriyoruz çünkü faşizmin en korunaklı sandıkları kalelerinde umudun adını haydırdık ve haykırıyoruz!

Büyük ölüm orucu direnişlerimizden, Sibel Balaçla; büyük işçi direnişçilerimizden, CHP işçi direnişiyle; Şafak Yayla, Bahtiyar Doğruyol ve Elif Sultan Kalsen'den, bugün yine adalet talebiyle eli tetikte bekleyen milislerimizle savaşı büyüttük, büyütüyoruz!

Halkımız!

Yüz yıllardır zulme karşı yürüttüğümüz direnişi ve savaşı hep birlikte, 2022 yılında da büyütelim! Halkımızı açlığa, işsizliğe, adaletsizliğe mahkûm edenlere, çocuklarımızın geleceğini çalanlara, tecavüzcü ve uyuşturucu satıcılarını koruyanlara, öğrencilerimizin eğitim, beslenme, barınma ihtiyaçlarını umursamayanlara karşı Cephe Milislerine katılın!

Bizi kanımız da boğmak isteyenleri, kendi kanlarında boğan Cephe Milislerine katılın!
Yaşasın Devrimci Halk Kurtuluş Cephesi!
Umudun Adı DHKP-C!
Titre Oligarşi Parti-Cephe Geliyor!
Ankara Cephe Milisleri

Yeni yılda umudu büyütmeye devam edeceğiz. Kapitalist/emperyalist sistem de açlık, yoksulluk, katliam ve her türlü zulüm devam etmektedir. Onlar bir avuç zengin tekellerin kasalarını doldurmaya çalışırken dünya hakları kan revan içinde açlık sınırında yaşamaktadır. Bu yaşanılanların son bulması adına Sosyalizmi savunuyoruz. Çünkü sosyalizm insanlığa hizmet eden bir sistemdir. Tarihimiz boyunca tereddütsüz iktidar hedefimizden vazgeçmedik vazgeçmeyeceğiz. Yeni yılda faşizmin zulmüne boyun eğmemek adına Hapishanelerde ölüm oruçlarında direniyoruz ölüyoruz, öleceğiz ama asla zulme karşı çıkmamaktan geri durmayacağız. Yeni yıl sadece rakamların değişeceği bir gün olmayacak umudu can pahasına direnerek büyüteceğiz. Şan olsun umudu bugünlere getiren şehitlerimize. Yeni yılda halkımıza o güzel günleri armağan edeceğimiz günlerin inancı ve umuduyla Halkımızın ve yoldaşlarımızın yeni yılını kutluyoruz.

Alibeyköy Halk Cephesi

Mücadele ve direnişlerle dolu bir yılı geride bırakıyoruz.

Ve yine mücadele ve direnişlerle dolu yeni bir yıla giriyoruz.

Emperyalizm ve faşizm ekmeksiz ve adaletsiz bıraktığı halkımızı umutsuz da bırakmak istiyor. Saldırıyor, susturmaya korkutmaya çalışıyor, halkımızı başını kaldıramaz hale getirmek istiyor. Bunu başta Devrimci hareket olmak üzere halkın örgütlü güçlerini sindirerek gerçekleştirebileceğini düşünüyor. Buralarda biz varız! Var olmaya devam edeceğiz. Çünkü Biz Halkız! Biz var oldukça, cephe var oldukça emperyalizm ve faşizme bu mutluluğu yaşatmayacak, gök kubbeyi başlarına yıkacağız. 

Gerek ülkemizde gerek yaşadığımız gurbet ellerde, hiçbir saldırı karşısında sinmeyerek, mücadele ederek, haksızlıklar karşısında direnerek Halkın Umudunu büyüttük. Yeni yılda da büyütmeye devam edeceğiz. Halkımıza reva görülen umutsuzluğu asla kabul etmeyecek mücadeleyi yükseltecek, direnişlerimizle UMUT olmaya devam edeceğiz.

Yeni yılda ülkemizde hapishanelerde ve dışarda süren direnişlerin sesi olacak, direnişlerimizi büyüteceğiz. Adaletsiz, çivisi çıkmış düzenlerine karşı her yeri direniş alanına çevirmek için gecemizi gündüzümüze katacağız...

Bizler Belçika Halk Cephesi olarak tüm halkımızı hak ve özgürlükler mücadelesinde yer almaya, yeni yılda da direnişlerimizi sahiplenmeye ve büyütmeye çağırıyoruz...

Mücadele var UMUT var!

Onurlu, mücadele ve UMUT dolu bir yıla girerken tüm halkımızı selamlıyoruz...

Belçika Halk Cephesi

Yoldaşlarımız, Dostlarımız, Halkımız!

2022 Yılında Görevimiz

Umudu Yenilmez Kılmaktır

Umudu Yenilmez Kılmak

Halkın Örgütlü Gücünü

Ortaya Çıkarmaktır

Örgütsüz Halk Bir Hiçtir

Örgütlü Halk Büyük Bir Güçtür

Umuda ve zafere olan inancımızla, tarihsel, bilimsel, siyasal haklılığımızla, yeni bir yıla giriyoruz.

Uzun Ve Zorlu, Ama Onurlu Bir Yılı Geride Bırakıyoruz!

Halklarımızın Ve Yoldaşlarımızın Yeni Yılı Kutlu Olsun

Tarih Yazıyoruz

Dünden bugüne, bin bir emek, alınteri ve kanımızla tarih yazıyoruz.

Dünden bugüne, sonunda ölüm bile olsa, inançlarımız ve düşüncelerimiz uğruna yaşayıp mücadele ediyoruz.

Nerede olursak olalım, direnerek yol alıyor, kendi yolumuzu direnerek açıyor, yeni yollarla yeni direnişlerin zaferlerini armağan ediyoruz halklarımıza.

Bu Onur Bizim!

Evet,

Dünden bugüne direnişlerle yürüdük.

Bugünlerden yarınlara da direnişlerle yürüyeceğiz.

2022 yılına da tüm bunları başarmış olmanın haklı gururunu yaşayarak giriyoruz.

Faşizmin hücrelerinden vatanımızın sokaklarına ve alanlarına...

Avrupa'nın şehirlerinden hapishanelerine...

her ama her yerde direndik. Düşman her yerde direnen bizleri gördü.

Başını çevirdiği her yerde kızıl önlüklü direnişçileri gördü.

Bu Gurur Bizim!

Şimdi gene yeni direnişlerle girmekteyiz yeni mücadele yılımıza;

Faşizmin hücrelerinden iki direnişçi, iki özgür tutsak, içinde mayalandığımız direnme ve teslim olmama kültürüyle alın bantlarını kuşandılar.

Bir yeni adalet savaşının ilk savaşçıları oldular ve yola koyuldular.

Selam Olsun!

2022 yılına bu adalet savaşımızın coşkusu ve heyecanıyla giriyoruz. Bu yeni yıla,

Tüm kardeş dünya halklarına yeni yeni zaferler armağan edecek olmanın coşkusu ve heyecanıyla giriyoruz.

Bu Umut Bizim!

Bu umutla, bu coşku ve heyecanla yoldaşlarımızın, Büyük Ailemizin, halklarımızın ve tüm kardeş dünya halklarının, yeni yılını kutluyor;

Direnişçilerimiz Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım'ı selamlıyoruz.

İngiltere Halk Cephesi

Yunanistan Halk Cephesi, 31 Aralık 2021 Cuma günü saat 15.00' de Atina Propilia Meydanı’nda adalet masası açmaya devam etti. Mitsotakis hükümetinin Türkiye faşizmi ile iş birliği sonucu siyasi kararla tutuklattığı Türkiyeli on bir devrimci için adalet istemeye devam edildi. Yunanistan hapishanelerinde tutsak bulunan Türkiyeli devrimcilere yapılan hukuksuzluk dağıtılan yaklaşık 300 bildiri ile Yunan halkına ve turistlere teşhir edildi. 2 saat açık kalan masada 15 adet imza topladık.






Ali Osman Köse Komitesi 19-22 katliamını anmak ve hasta tutsak Ali Osman Köse nezdinde tüm siyasi tutsaklara özgürlük istemek ve yeni başlayan ölüm orucu direnişini uluslararası anlatmak için internet üzerinden bir konferans düzenledi.

Konferans saat 21:00'da 19:22 Aralık katliamını anlatan bir kurgunun izlenmesi ile başlandı. Ardından konferansın moderatörlüğünü yapan Kostandina Kartsióti'nin yaptığı konuşmayla program devam etti. Kostandina'nın konuşmasından sonra 19-22 Aralık’ta hapishanede olan ve şuan Yunanistan hapishanelerinde tutsak olan Şadi Naci Özpolat o gün yaşananları anlattı. Devrimci tutsak Şadi Naci Özpolat kısaca devletin bu operasyona neden ihtiyaç duyduğunu, Devrimci tutsakların tavrını ve solun tavrını anlattı. 19-22 Aralık direnişi bugünde bizlere yol gösteriyor diyerek konuşmasını noktaladı.

Şadi Naci Özpolat'tan sonra programa İspanya'dan MAR örgütü Temsilcisi katıldı ve Pablo Hasel ile dayanışma grubu katıldı, mesajlar okundu ve Ali Osman Köse'ye Özgürlük istendi.

Daha sonra sırasıyla Donbass'tan Aleksey Albu ve Ayten Öztürk katıldı.

Ayten Öztürk operasyon sırasında Ümraniye Hapishanesinde yaşadıklarını anlattı. Ayten Öztürk'ün konuşmasından sonra sözü Grup Yorum üyesi İhsan Cibelik aldı. 19 Aralık katliamı tanıklarından İhsan Cibelik de katliamın tanığı olarak yaşadıklarını anlattı. Arkasından Güle Sevdalı parçasını seslendirdi.

Program daha sonra sırasıyla;

Fransa George İbrahim Abdallah komitesi, Almanya Free All Political Prisoners komitesi, Filipinden Migrante, yine katliamın tanıklarından katliam sırasında Ümraniye hapishanesinde olan Deniz Yıldız da katliam sırasında yaşadıklarını anlattı. Konuşmanın ardından Grup Yorum üyesi İhsan Cibelik Vasiyet  şarkısın söyledi.

Ayrıca George İbrahim Abdallah’ta Ali Osman Köse’ye yazmış olduğu mektupla programa dahil oldu

Şili'den Sandra Trafilaf da bugüne dair bir konuşma yaptı. İrlanda'dan Martin Hogan da konuşmacılar arasındaydı. Programa Peru'dan Fabiola Alcazar da göndermiş olduğu bir video ile katıldı. Fabiola konuşmasında Ebru Timtik Helin Bölek, İbrahim Gökçek ve Ali Osman Köse'den bahsetti.

Samidoun Komitesinden Charlotte Kates de programa katılarak izleyicilerle düşüncelerini paylaştı.

Ali Osman Kös'nin yazmış olduğu mektup İngilizce olarak okundu. Amerika'dan bağlanan Paulette D'Auteuil de düşüncelerini paylaştı. Konuşmanın ardından Tekrar bağlanan Ayten Öztürk Maraş Roboski katliamlarını anlattı. Faşizmin hapishanelerdeki katliamlarını anlattı. Garibe Gezer'in katledilmesinden ve hasta tutsakların durumundan söz eden Ayten Öztürk son olarak Ali Osman Köse'den bahsetti. Ayten Öztürk Maraş ve Roboski katliamlarının faillerinin cezalandırılmasını isteyerek konuşmasını bitirdi.

Ayten Öztürk'ün konuşmasından sonra Sibel Balaç'ın Ölüm Orucu direnişinden ve Gökhan Yıldırım'ın Süresiz açlık grevinden bahseldi. Daha sonra İhsan Cibelik Sevdanıza And Olsun marşını söyledi.

Program Kostandina'nın kapanış konuşmasıyla sona erdi.

İnternet üzerinde canlı yayınlanan konser halkımız tarafından ilgiyle izlendi. Yaklaşık 3.5 saat süren konferansı binlerce kişi izledi.


 

Silivri 2 Nolu Hapishanesi Özgür Tutsaklarından Şahin Keskin’in ailesinden alınan habere göre 23 Aralık Perşembe günü sabah saatlerinde Özgür Tutsakların uğradıkları saldırı şöyle anlatıldı:

 

“Baskın ve usulsüz arama dayatan gardiyanlara Özgür Tutsaklar kuralına göre ve dağıtmadan aramalarını söyleyince 30’a yakın gardiyanla koğuşu dağıtıp hücredekileri yere yatırılıp arkadan kelepçeleyip işkence ile süngerli hücreye atıldı. Süngerli odada 1 saate yakın tutuldular. Silivri 2 Nolu da keyfi hak gaspları ve işkence sürüyor. 2 aya yakındır sıcak su verilmiyor ve dilekçeler kaybediliyor mektuplar verilmiyor. Silivri 2 Nolu Hapishanesinde sorumluları uyarıyoruz işkenceden vazgeçin hak gasplarına son verin! 

Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur!”

 

 

Silivri 2 Nolu Hapishanesinde saldırıya uğrayan tutsaklarımızın isimleri şu şekilde;

Şahin Keskin

Tunç Ali Bayar

Ferdi Sarıkaya 

Kadir Baylan

Murat Ertürk

 

TAYAD’lı Aileler


 

AVRUPA HALK MECLİSİ ALEVİ KOMİSYONU OLARAK TÜRKİYE VE DÜNYA HALKLARININ YENİ YILINI KUTLUYORUZ!

 

Bizler: sömürücü zalimlere asla boyun eğmemiş, eşitlik-özgürlük ve adalet bayrağını elden bırakmamış, tarih boyunca nice direniş destanları yaratmış olanların soyundanız.

 

Bizler: Kerbela' da sömürücü ve zalimlerin temsilcisi Muaviye ve Yezit'e biat etmektense ölümüne direnmeyi ve savaşmayı seçen İMAM HÜSEYİN'in soyundanız.

Muaviye ve Yezid' in düzenini yerle bir eden EBU MÜSLİM-İ HORASANİ' nın soyundanız.

Enel-Hak demekten vaz geçmektense başı dik- alnı açık idam sehpahasına yürüyen ve idam sehpahasına yürürken can derdini değil musahibinin attığı gülün derdini dile getiren HALLAC-I MANSUR' un soyundanız.

HALLAC-I MANSUR'un yüreğini ve davasını derisi yüzülürken bile savunmaktan geri kalmayan NESİMİ' nın soyundanız.

 

Bizler: aynı davayı ANADOLU topraklarında bir güneş gibi parlatmak için sömürücü ve zalimlere ecel teri döktüren BABAB İSHAK ve BABA İLYAS soyundanız.

Kendini dünyanın egemeni ilan eden zalim ve sömürücü Osmanlıya baş kaldıran, kendi idam fermanını kendisi imzalayacak kadar vakur bir direnişle bu dünyaya veda ederken görevi bizlere devreden ŞEYH BEDREDDİN' in soyundanız.

Ellerinden ve kollarından çıkrığa bağlanıp parçalanarak vahşice katledilirken bile İRİŞ YA DEDE SULTAN diye haykırarak inancına ve önderine bağlılıktan başka bir şey düşünmeyen BÖRKLÜCE MUSTAFA'nın soyundanız.

Zalim Hızır Paşa’nın Şah geçmeyen üç türkü söyle idamdan kurtul deyişini elinin tersi ile itip, her türküsünde ŞAH diyerek idam sehpahasına yürüyen ve tıpkı kendisinden 600 yıl önceki HALLAC-I MANSUR gibi atılan gülü dert edinen PİR SULTAN' ın soyundanız.

 

Bizler: Zalim Yavuz Selim' in ve Kanuni'nın katliamlarından, işkencelerinden yılgınlığa düşen ve uzlaşma-düzene adapte olma yoluna giren halkını yeniden ihtilalci ve direnişçi zemine çekerek zalim Osmanlıya dünyayı dar eden KALENDER ÇELEBİ' nın soyundanız.

 

Ve bizler: burada saydığımız veya sayamadığımız sayısız direniş ve başkaldırılar içinde kimliğini, kültürünü, ahlakını, felsefesini yaratmış bir halk olarak günümüzde bu soylu damarın tek temsilcisi olan sosyalistlerle-devrimcilerle birlikte yürüme gayreti içinde olan bir halkız!

 

Bizi yolumuzdan saptırmaya, tarihimizi unutturmaya, RIZA ŞEHRİ hedefimizi yok etmeye veya çarpıtmaya, HALK MECLİSLERİ örgütlenmesinden başka bir şey olmayan KIRKLAR MECLİSİ VE CEMLERİMİZİ yozlaştırmaya ve en önemlisi bugünkü Muaviye ve Yezitlerin düzeninden başka bir şey olmayan emperyalist ve faşist düzenleri veya onların halkları aldatmak için kullandığı partileri destekleyerek bizleri yolumuzdan saptırmaya çalışanlara inat bu birlikteliğin önemini anlamış bir halkız.

 

Bize uygulanan katliamlara, zalimliklere bir tek onlar karşı durdu.

Maraş'da, Sıvas'da bizim acımızı bir tek onlar hissetti. Kendileri katledilmiş gibi herkesten önce bizleri savunmaya onlar koştu.

 

Bugün bizim tarih boyunca taşıdığımız bayrak onların elindedir. 

Bugün uğruna nice şehitler verdiğimiz davamızın adı: SOSYALİZMDİR, DEVRİMDİR!

 

Bugün Sosyalistler- devrimciler tutsaklık koşullarında bile sömürücü zalimlere boyun eğmiyor. Yaşamları pahasına direniyor. 

Sayısız kez bu direnişlerde PİR SULTANLAR GİBİ, HALLAC-I MANSURLAR GİBİ faşizmi ve emperyalizmi dize getirdiler.

 

19 ARALIK 2021 ' de yeni bir ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİ başlattılar. Dile getirdikleri talepler bizim taleplerimizdir. Yani bizim için direniyorlar. Bizim için direnirken sadece bizlere, halka güveniyorlar. Canlarını bizim, halkımızın avuçlarına bırakıyorlar.

 

Onların emanetini kendi canımız gibi sahiplenmeliyiz. Onları yaşatmak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız. Bunun anlamı: onları desteklemek, taleplerine sahip çıkmak ve bu uğurda mücadeleyi yükseltmektir!

 

DAVAMIZI DAVASI BİLENLERE SELAM OLSUN!

DAVAMIZI DAVASI BİLENLERLE YÜRÜYENLERE SELAM OLSUN ŞAN OLSUN!

 

EMPERYALİZME VE FAŞİZME KARŞI MÜCADELE EDEN TÜM DAVA YOLDAŞLARIMIZIN VE HALKIMIZIN YENİ YILI KUTLU OLSUN! YENİ DİRENİŞLERE VE ZAFERLERE YÜRÜDÜĞÜMÜZ YIL OLSUN!

 

YAŞASIN ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİMİZ!

 

31.12.2021

 

AVRUPA HALK MECLİSİ ALEVİ KOMİSYONU

 


HALKLARIMIZIN VE YOLDAŞLARIMIZIN YENİ YILI KUTLU OLSUN.

 

TARİH YAZIYORUZ.

Dünden bugüne,

binbir emek, alınteri ve kanımızla tarih yazıyoruz.

Dünden bugüne,

sonunda ölüm bile olsa, inançlarımız ve düşüncelerimiz uğruna yaşayıp mücadele ediyoruz.

Nerede olursak olalım,

direnerek yol alıyor,

kendi yolumuzu direnerek açıyor,

yeni yollarla yeni direnişlerin zaferlerini armağan ediyoruz halklarımıza.

BU ONUR BİZİM.

Evet,

Dünden bugüne direnişlerle yürüdük.

Bugünlerden yarınlara da direnişlerle yürüyeceğiz.

2022 yılına da tüm bunları başarmış olmanın haklı gururunu yaşayarak giriyoruz.

Faşizmin hücrelerinden vatanımızın sokaklarına ve alanlarına...

Avrupa'nın şehirlerinden hapishanelerine...

her ama her yerde direndik.

Düşman her yerde direnen bizleri gördü.

Başını çevirdiği her yerde kızıl önlüklü direnişçileri gördü.

BU GURUR BİZİM.

Şimdi gene yeni direnişlerle girmekteyiz yeni mücadele yılımıza;

Faşizmin hücrelerinden iki direnişçi,

iki özgür tutsak,

içinde mayalandığımız direnme ve teslim olmama kültürüyle alın bantlarını kuşandılar.

Bir yeni adalet savaşının ilk savaşçıları oldular ve yola koyuldular.

SELAM OLSUN.

2022 yılına bu adalet savaşımızın coşkusu ve heyecanıyla giriyoruz.

Bu yeni yıla,

Tüm kardeş dünya halklarına yeni yeni zaferler armağan edecek olmanın coşkusu ve heyecanıyla giriyoruz.

BU UMUT BİZİM.

 

Bu umutla,

bu coşku ve heyecanla yoldaşlarımızın,

Büyük Ailemizin,

halklarımızın ve tüm kardeş dünya halklarının,

yeni yılını kutluyor;

Direnişçilerimiz Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım'ı selamlıyoruz.

 

FRANSA HALK CEPHESİ

 

 

 

Gizlik tanık ifadeleri ile 46 yıl ceza verilen ve yozlaşmaya karşı mücadele edenlere verilen cezaların iptal edilmesi, hasta tutsakların serbest bırakılması, halka yaşatılan adaletsizliklerin son bulması için süresiz açlık grevine başlayan Özgür Tutsak Gökhan Yıldırım'ın taleplerinin kabul edilmesi için İzmir Devrimci İşçi Hareketi 30 Aralık tarihinde Karabağlar ‘da duvar gazetesi çalışması yaptı.



28 Aralık Salı günü Kış tatil kampımızın 4. gününde kahvaltıdan sonra yoldaşlık ve mutluluk hakkında seminerimiz oldu. Seminere başlamadan önce haftalık yaptığımız şehitler anmamızı yaptık.20 Aralık ve 5 Ocak tarihleri arasında ölümsüzleşen yoldaşlarımızı andık. Seminerden sonra topluca spor için dışarı çıktık. Sporda ısınma hareketleri yaptıktan sonra takımlar kurup futbol oynadık. Daha sonra kurduğumuz Üretim atölyesinde Yunanistan’daki tutsaklara mektup ve kartlar yazdık. Ayrıca tutsaklarımıza bileklikler ürettik. Ayrıca dergi çalışmalarımız devam etti. Yılbaşı için hazırladığımız pankartın da üretimi bu saatte devam etti. Kültürel Çalışma saatinde Grup Yorum’un Boran Fırtınası albümünü canlandırıyoruz. Kampımızın 4. gününde bu çalışmaya devam ettik. Tartışma programında insanın yalnız mı yoksa birlikte mi daha mutlu olduğunu tartıştık. Ve açık farkla birliktelik grubu kazandı. Yalnızlığı savunan grubun birçok argümanı çelişkiliydi ve yine hep kolektivizme birlikteliğe çıkıyordu.

Eğlence saatinde oyunlar oynayarak günümüzü sonlandırdık.










Mazlumlarla zalimlerin

Ezilenlerle ezenlerin

Yoksullarla zenginlerin

Halklarla emperyalistlerin savaşı,

yani SINIF SAVAŞI,

hayatın HER ALANINDA VE HER ANINDA sürüyor.

Dünya ve Türkiye Halkları!

TARİH YAZAN HALKLARIMIZ!

Karanlık ne kadar koyu olursa olsun,

egemenler ne kadar güçlü görünürse görünsün,

asla umutsuzluğa kapılmayın!

Asla!

Çünkü yeryüzünde direnenler var. Anadolu’da direnenler var. 

Direnişin olduğu yerde halkları karanlığa boğamazlar.

Tek bir yerde bile bir direniş varsa,

o direnişin ışığı karanlığı alt etmeye yetecektir.

DÜNYA HALKLARI

BİZİ TESLİM ALMAK İSTİYORLAR!

BUGÜNÜN EN TEMEL SORUNU BU!

1990'ların başında sosyalist sistem dağılınca, emperyalistler düşündüler ki; artık meydan bizim. Artık istediğimiz gibi at oynatırız bu meydanda. Artık devrim, sosyalizm, umut, adalet, eşitlik, hak, özgürlük... insanlığın yüzyıllardır yarattığı ne varsa, siler atarız.

Bunun için her yönteme başvurdular.

- İlkin Rusya'dan Romanya'dan Arnavutluk'a kadar uzanan karşı-devrimler, komplolar tezgahladılar.

- Bunu Irak'la başlayan, Libya'yla devam eden açık işgaller izledi.

- Bunu, sahte devrimler, sahte "bahar"lar izledi.

- Bugün de saldırılarını, tüm bu yöntemleri bir arada kullanarak ve başka yöntemleri de devreye sokarak sürdürüyorlar. 

Tüm bu saldırılar bir noktada buluşuyor:

Umudumuzu, inancımızı, kendimize, halklara güvenimizi almak, çalmak, yok etmek istiyorlar.

Biliyorlar ki, bizi umutsuzlaştırırlarsa, işte o zaman, dünya onlara kalacak, dünya onların istedikleri gibi at oynattıkları bir meydana dönecektir.  

Dünya halklarının emperyalistler tarafından umutsuzlukla, yozlaşmayla, inançsızlıkla, değersizlikle teslim alınmaya çalışıldığı bir dönem yaşıyoruz.

Ama TARİH TANIĞIMIZDIR;

AMAÇLARINA ULAŞAMAYACAKLAR!

Çünkü direniyoruz.

Çünkü inançlarımızı terketmiyoruz.

Çünkü hedeflerimizden vazgeçmiyoruz.

Hala en koyu kuşatmalar altında bile

"KURTULUŞA KADAR SAVAŞ" diyoruz.

Hala en büyük saldırılar altında bile

“TEK YOL DEVRİM” diyoruz.

“YAŞASIN SOSYALİZM” diyoruz.

EMPERYALİZM, 1990'DAN BU YANA AMACINA ULAŞAMAMIŞTIR!

Öncesi de var kuşkusuz; ancak sosyalist sistemin yıkılmasıyla pervasızlaşan ve ideolojik yok etme hedefine yönelen saldırıyı esas alırsak;  

30 yıldır süren bir saldırı ve kuşatma altındayız.

Bu 30 yıllık sürenin sonunda, diyebiliriz ki;

emperyalizm birçok mevzimizi ele geçirmiştir,

halktan yana güçlerin küçümsenmeyecek bir bölümünü teslim almıştır;

ama bütün bunlara rağmen amacına ulaşamamıştır.

Çünkü, hep direnenler oldu.

İnançlarından, devrim iddiasından, sosyalizm hedefinden vazgeçmektense, ölümü göze alanlar oldu.

Halk Cephesi, İdeolojik ve pratik önderliğini yaptı.

Ülkemizde ve dünya çapında, bu direnişin ortasında, odağında oldu.  

İŞTE BU TARİHTEN ALDIĞIMIZ GÜÇ VE GÜVENLE,

tüm dünya halklarına ve halkların çıkarlarını savunduğunu iddia eden tüm örgütlere DİRENMELİYİZ çağrısı yapıyoruz.

Direnmeliyiz 

DİRENİŞLER, işte bu noktada emperyalizmin politikasını bozacak en güçlü vuruşlar, onun amacına ulaşmasını önleyecek en önemli barikatlardır.

YENİ YILA DİRENİŞLE GİRİYORUZ!

İki özgür tutsak, faşizmin, binlerce insanı yüzlerce yıllık ağır hapis cezalarına mahkum eden gizli tanıklık, itirafçılık politikasına karşı bir direniş mevzisi açtılar.

İşçiler, birçok yerde direniyorlar. Kimi grevde, kimi çadırda...

Yüksel direnişi, Bakırköy direnişi sürüyor.

Hapishanelerde özgür tutsakların genel direnişi sürüyor. Tutsak yakınları, kızıl bantlı beyaz başörtüleriyle tarihsel direniş mevzilerindeler hala. 

Yoksul mahalleler, faşizmin kentsel dönüşüm programını bozdular, polis işgaline rağmen, direnişlerini sürdürüyorlar.

Bu toprakların, bu halkın sanatçıları direniyor.

Halkın avukatları, Barolar direniyor.

Direnişlere bakıp, direnmenin ve kazanmanın mümkün olduğunu gören yüzbinlerin, milyonların yüreğinde ve beyninde yeni direnişler mayalanıyor.  

AVRUPA'DA DİRENİYORUZ!

Bütün mütevaziliğimizle ve fakat büyük iddiamızla kuruyoruz bu cümleyi.

Henüz yaptıklarımız az ve güçsüz.

Daha güçlü direnmeliyiz, daha güçlü direnişler örgütlemeliyiz. Bunu biliyoruz.

Avrupa emperyalizminin bataklığında direnmezsek, çürür ve ölürüz. Bütün halkımız ve halktan yana olduğu iddiasındaki herkes bunu bilmelidir.

Bu bilinçle, Avrupa'da yerimizde durmayacak, hep bir adım ileri gideceğiz.

Halkımızın ırkçılığa ve yozlaşmaya karşı direnişini örgütlemek, Ali Osman Köse'yi özgürlüğüne kavuşturmak, Belçika'daki, Yunanistan’daki tutsak devrimcilerin özgürlüğünü sağlamak, oturum hakkı direnişimizi zafere taşımak, ölüm orucuna yatanların zaferini sağlamak... öncelikli görevlerimiz ve boynumuzun borcudur.  

TÜRKİYE'DE ve AVRUPA'DA YAŞAYAN HALKIMIZ!

1970’ten bu yana, emperyalistlerin ve faşizmin yok edemediği inancımız ve coşkumuzla YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN diyoruz. 

Sultan Süleyman'a kalmayan bu dünyayı, günümüzün sultanlarına bırakmayacağız. Bu dünya ve vatanımız, tüm güzellikleri ve zenginlikleriyle halklarındır.

Halklarımızın direnişi, savaşı ve yaratıcığıyla, bu dünyada ve vatanımızda, nice güzel günler, nice güzel yıllar göreceğimiz bilinci ve inancıyla, halkımızı selamlıyoruz. 

 30.12.2021

AVRUPA HALK CEPHESİ



Yunanistan Halk Cephesi, 30 Aralık 2021 Perşembe günü saat 15.00' de Atina Propilia Meydanı’nda adalet masası açmaya devam etti. Mitsotakis hükümetinin Türkiye faşizmi ile iş birliği sonucu siyasi kararla tutuklattığı Türkiyeli on bir devrimci için adalet istemeye devam edildi. Yunanistan hapishanelerinde tutsak bulunan Türkiyeli devrimcilere yapılan hukuksuzluk dağıtılan yaklaşık 200 bildiri ile Yunan halkına ve turistlere teşhir edildi. 2 saat açık kalan masada 8 adet imza topladık.





Belçika Halk Cephesi 29 Aralık Çarşamba günü Belçika’nın başkenti Brüksel’de bulunan TC Konsolosluğu önünde bir eylem yaptı.

Kırmızı önlükleri ile Brüksel konsolosluğu önünde 8 kişiyle yapılan eylem ile ilgili Belçika Halk Cephesi şu açıklamayı yaptı:

38 yıldır ülkemiz hapishanelerinde tutsak olan Ali Osman Köse’nin tedavi olabilmesi için serbest bırakılması gerekirken AKP faşizmi tarafından serbest bırakılmayarak öldürülmek isteniyor. Konsolosluk önünde Ali Osman Köse ve tüm hasta tutsakların serbest bırakılmasını istedik.

Sibel Balaç öyle bir sd kartın olmadığı bilirkişi raporları ile ispatlanmışken, söz konusu sd kart delil kabul edilerek 9 yıla yakın hapis cezasına çarptırılan bir kamu emekçisi. Tutsak edilmesinin sebebi Yüksel Direnişine katılması ve KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin mücadelesini büyütmesi. Aynı zamanda kendisi de ciddi rahatsızlıkları olan bir hasta tutsak. Sibel Balaç ölüm orucunda. Sibel Balaç’ın serbest bırakılmasını istedik.

Gökhan Yıldırım uyuşturucu ve yozlaşmaya karşı mücadele ettiği için 46 yıl hapis cezasına çarptırılmış bir devrimci. Aynı ülkede tüm uyuşturucu kaçakçısı ellerini kollarını sallayarak, devletin himayesinde halkı zehirlemeye devam ediyor ama devrimciler, uyuşturucuyla mücadele edenler onlarca yıl hapse mahkum ediliyor. Gökhan Yıldırım da süresiz açlık grevinde. Gökhan Yıldırım’ın da serbest bırakılmasını istedik.

Ülkemizde artık en basit haklar için bile dişe diş mücadel


e etmek gerekiyor. Hapishaneler, itirafçıların ifadeleri ile tutsak edilmiş binlerce insanla dolu. Bu politika halkın adalet mücadelesi üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallandırılıyor. Tehdit olarak kullanılıyor. Bunu kabul etmeyen tutsakların direnişinin sesi olmaya devam edecek AKP faşizminin itirafçı politikasını boşa çıkartacağız.


 

Yunanistan Halk Cephesi kanser hastası devrimci tutsak Ali Osman Köse’nin tahliyesi edilmesi için 30 Aralık Perşembe günü, saat 13:00’da Türkiye Konsolosluğu önünde eylem yaptı. Okunan açıklamada Ali Osman Köse’nin ilerleyen kanser hastalığına rağmen tahliye edilmediği, Adalet Bakanlığı, Adli Tıp Kurumu ve Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Hapishane idaresinin işbirliği halinde Ali Osman Köse’yi katletmek istediği, buna izin verilmeyeceği vurgulandı.

“Ali Osman Köse’ye Özgürlük”, “Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın” “Sibel Balaç Onurumuzdur”, “Gökhan Yıldırım Onurumuzdur”, “Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz”, “Halkız Haklıyız Kazanacağız” sloganlarıyla eylem sonlandırıldı.





Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.