Temmuz 2019

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli


Yunanistan Halk Cepheliler Adalet Standının 17. Günündeydiler.
Berkin ve Alexis’in anıtlarının bulunduğu sokakta standımızı açtık. Saat 19.00’a kadar açık kalan standımızı, 2008 yılında polis tarafından vurulan Alexis Grigoropoulos’un katilinin serbest bırakılmasından dolayı yapılacak yürüyüş için erken kapattık.
Kitle saat 20.00 gibi toplandı. Açıklama metni okunduktan sonra kitle sloganlar ile yürüyüşe başladı. Yunanistan Halk Cepheliler, Almanya Konsolosluğu önünde gerçekleşmiş olan saldırı sonrasında açılan mahkemeye çağrı için bildiri dağıttılar. Adalet istiyoruz kampanyası için imza topladılar.
Toplam olarak 80 imzanın toplandığı yürüyüşte, yüzlerce bildiri dağıtıldı.
Yunanistan Halk Cephesi





1000 Gündür direniyorlar!
1000 Gündür faşizme ve faşizmin azgınlaşmış biçiminden başka bir şey olmayan OHAL (Olağan Üstü Hal)' e meydan okuyorlar!
1000 Gündür haksız ve adaletsiz bir şekilde işlerine son verilmesini ve açlığa mahkum edilmelerini protesto ediyor, işlerini ekmeklerini geri istiyorlar!

Onlar YÜKSEL DİRENİŞÇİLERİ!
Halkımızın onuru, yüz akı olan evlatları!
Kimse direnemez dendi onlar en kararlı direnişi yarattılar. Kimse sokağa çıkamaz dendi, onlar her gün iki kez işkence görme pahasına sokaklara çıkıp direndiler.
Korkularından karanlık köşelerde kuyruk titreten, sömürücü ve zalimlere hoş görünmek için el-etek öpen reformist sendikacılar, sözde insan hakları savunucuları dahi onların karşısındaydı. Faşizmin saldırılarına onlar da kendi cephelerinden katılıyordu. Direnişçileri tekme-tokat sendika binalarından atıyor, emekçilerin sendikalarının yönetimlerinde olmayı, sendikaları babalarının çiftliği gibi kullanma hakkı sanıyor, emekçilerin hak mücadelelerini örgütlemek şöyle dursun dünyanın en meşru hakları için mücadele eden üyelerinin direnişlerini kırmak için ellerinden geleni yapıyorlardı. Kulakları gözleri emekçilerde değil, soysuz Süleyman ve faşist hükümet temsilcileri, faşist Meral Akşener gibilerindeydi. Kimileri de insan hakları adına hareket ettiklerini söylerken, bizzat insan hakları anıtı önünde süren bu direnişi yok sayıyordu. Bir sessizlik karanlığında boğmak istiyordu. Kapaklarına resmini bastıkları dergilerinde dahi direnişe tek satır ayırmamayı başarıyorlardı.
Ama bütün bunlara rağmen YÜKSEL DİRENİŞÇİLERİ'nin 1000 Gündür direnmelerinin hiçbir güç engelleyemedi.
ZAFERLERİNİ DE HİÇBİR GÜÇ ENGELLEYEMEYECEK!
Faşizmin halka saldırması boşunadır! Halkın evlatlarını her gün işkenceden geçirebilirler, katledebilirler, Halkın Sanatçıları ve Halkın Avukatları'nda olduğu gibi yüzlerce yıl cezalara çarptırabilir, tutsak edebilirler! Ama hiçbir şey, hiç bir şey onları yenilgiden kurtaramaz!
Halkımızın ve ülkemizin kanını emdikleri artık yeter. Bu insanlık dışı yaratıkları, bu kan emici sırtlanları bu emperyalist haydutların işbirlikçilerini bir gün vatanımızdan mutlaka kovacağız!
Bu duygu ve düşüncelerimizi dile getirmek ve 1000. Gününde YÜKSEL DİRENİŞÇİLERİNİ desteklemek için, Halkın Sanatçıları ve Halkın Avukatları üzerindeki baskıları protesto etmek için, Onların direnişleri bizim de direnişimizdir demek için, 4 Ağustos 2019 Pazar Günü, Saat 15.30' da Köln Merkez Tren İstasyonu (Dom Kilisesi Tarafı) Önünde olacağız. Tüm devrimcileri-demokratları ve tüm halkımızı bekliyoruz!
NRW HALK CEPHESİ




ERDAL GÖKOĞLU KARARINI PROTESTO EDEN DEVRİMCİLERE YÖNELİK YUNANİSTAN’DAKİ SALDIRIYI KINIYORUZ!
Devrimci Tutsak Erdal Gökoğlu, Almanya'nın Belçika’da yaptığı operasyonla, haksız ve adaletsiz bir şekilde tutsak edildi. Almanya' ya getirildi ve adeta bir intikam mahkemesi yürütme anlayışı ile 5 yıl cezaya çarptırıldı. Mahkemenin uygulamaları o kadar skandallar içeriyordu ki, Erdal Gökoğlu hakkında kendi yasaları içinde bile hiç bir delil bulunmamasına rağmen yargılama ve tutuklama ısrarla sürdürülmüş ve sonuçta tirajı-komik gerekçelerle 5 yıl ceza verilmişti. Delil olarak ortaya konulanlardan bazıları şunlardı: Grup Yorum bileti satmak, bilinmeyen bir yerde bilinmeyen kişilerle afiş asmak, Grup Yorumcularla birlikte resim çektirmek ve bir mitingde elinde megafon taşımak... İşte Erdal Gökoğlu'nun ağır suçları bunlardı.
Bütün bunların gösterdiği tek şey, Alman emperyalizminin devrimcilerden korkusu ve büyük bir sınıf kiniyle devrimcilere saldırmasıydı.
İşte bu haksız ve adaletsiz yargılamayı ve cezayı protesto etmek için Alman Konsolosluğu önünde protesto gösterisi yapan devrimcilere Yunan polisi tarafından hunharca bir saldırı düzenlendi. Saldırıda birçok devrimci yaralandı ve gözaltına alındı.
Adeta Yunan hükümeti Alman emperyalizmine rüştünü ispat etmeye çalışıyordu. Kendi politikaları ve kendi iradelerini tamamen Alman emperyalizmi belirliyordu. Bu nedenledir ki daha önce Yunanistan' da Alman polisi bizzat devrimcilere yönelik oparasyon düzenleyebilmişti.
Bütün bunların gösterdiği bir başka şey, devrimcilerin etrafındaki uluslararası emperyalist ve faşist kuşatmanın ne denli bilinçli ve sıkı olduğudur.
Ancak emperyalistlerin ve faşistlerin unuttuğu bir şey var: bugüne kadar hiçbir baskı ve saldırı devrimcileri yıldıramamıştır. Her türlü baskı ve teröre karşı devrimciler direnmiş ve direnmeye devam etmişlerdir. Yunanistan polisinin saldırısı karşısında da bir kez daha bu görülmüş, devrimciler haklılıklarından aldıkları güçle saldırı karşısında direnme haklarını sonuna kadar kullanmışlardır. Direniş karşısında çaresiz kalan Yunan Hükümeti, devrimcilerin Alman Konsolosluğu önünde protestolarını kararlılıkla devam ettirmeleri karşısında geri adım atmıştır. Alman konsolosluğu önünde devrimcilerin protestosu her Cuma sürmektedir.
BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ!
ERDAL GÖKOĞLUNA ÖZGÜRLÜK!
ADALET İSTİYORUZ, ALACAĞIZ! 
NRW HALK CEPHESİ




Avrupa’nın birçok ülkesinden bir araya gelenler Fransa’nın güneyinde Gençlik ve Aile Kampı’nda bir araya gelerek tatillerini devam ediyorlar. Gençlik ve Aile Kampı’da 30 Temmuz günün tatilin 5. gününde görkemli ve coşkulu bir şekilde sürmekte. Kampın 5. gününde her gün olduğu gibi saat sekizde kalkan kitle toplu olarak spor yaparak sağlıklı bir yaşama özen gösterilmekte. Toplu yapılan kahvaltının ardından en heyecanlı ve coşkulu kitlesiyle gençlik bir araya gelerek programları kapsamında işleyecekleri konular üzerine çalışmaya başladı. Aileler ise bir araya gelerek Halk Meclisleri’nin amacı, görevi ve neden Halk Meclisleri’nde örgütlenmesi gerektiği konusunu işledi. Halk Meclisleri’nin tarihine ilişkin bilgi verildikten sonra günümüzde neden Halk Meclisleri’nde örgütlenmesi gerektiğini vurgu yapıldı. Kampa katılanlar bu konuyla ilgili şu ana kadar pratikte yaptıkları çalışmalar ve altıkları sonuçlara ilişkin bilgilerini aktardı. Günümüzde Avrupa’da Halk Meclisleri’nin kurulması ve işlemesinin sadece Türkiyelilerin sorununun olmadığı ve Avrupa genelinde başta “yabancı” olan Türkiyelilerin sadece sorunlarının olmadığı Avrupa kendi ülkesinde yaşayan Avrupalıların da sorunu olduğu ve bu adaletsizliğe karşı birlikte halkın her kesimini katarak örgütlenmek gerektiği belirtildi. Sohbetin ardından ise iki ayrı Halk Meclisi kurularak kamp boyunca yaşanacaklar sorunlara çözüm bulunması sağlanacak.
Öğlen saatlerinde ise toplu olarak denize gidildi. Öğleden sonra ise kampın sahipleri alana gelerek kitle ile tanışıp çay içtiler. Aynı gün ise bir çocuğumuzun doğum günü kutlanarak, çocuklarla ilgili program yapıldı. En çok bu durumdan sevinenler ise kampta yer alan çocukların toplu olarak pasta yiyerek eğlenmesi oldu. Ardından ise şehir gezisi yapıldı. Akşam saatlerinde ise sohbetler eşliğinde türkü söylenildi.






Sarıgazi’de Liseli Dev-Gençliler 25 Temmuz günü mezarlık ziyaretinde bulundular. Önce Onur Polat’ın mezarı ziyaret edildi. Nasıl şehit düştüğü anlatıldı. 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve şiir okundu. Sonrasında Onur Polat nezdinde tüm şehitlerimiz için Dağlar Cephe’siz Olmaz türküsü söylendi hep bir ağızdan. 
Ardından oradaki tüm şehitlerimizin mezarını ziyaret ettik. Her birinin toprağını çapaladık. Otlarını temizledik. Taşlarını sildik.
Şehitlerimiz bizim değerlerimizdir. Değerlerimize sahip çıkıyoruz.
Onur abi giderken “Ma Savaşı Büyütün Ha!” demişti. Tıpkı bize vasiyet ettiği gibi savaşı büyütüyoruz.   

Liseli Dev-Gençliler 27 Temmuz günü piknikte buluştu. Birliğimizi, beraberliğimizi yok etmeye çalışan bu düzene karşı pikniklerimizde bir araya gelerek cevap veriyoruz. Emperyalizm pikniği sadece bir eğlence aracı olarak görüyor. İnsanların sadece yiyip içtiği, top oynadığı etkinlikler olarak görüyor. Bizse pikniklerimizi dahi politik bir muhtevada gerçekleştiriyoruz.
Bu piknikte önce Grup Yorum’un baskınlara, konser yasaklarına karşı yaptığı süresiz açlık grevini konuştuk. Sonra dostluğun, yoldaşlığın ne demek olduğunu.
En son da Halkın Avukatı hasta tutsak Barkın Timtik’in gönderdiği mektubu okuyarak pikniğimizi sonlandırdık. 


26 Temmuz Perşembe günü “Adalet İstiyoruz” standımızı 16.kez Atina’nın Politeknik üniversitesi caddesinde açtık. Standımızı saat 16.00 ile 22.00 arasında açtık.
Pankartlarımızı, hazırladıktan ve standımızı kurduktan sonra Halkın Avukatları, Halkın Sanatçıları ve Halkın Mühendis Mimarları için, adalet için imzalarımızı topladık.
Gün boyu bildirilerimiz ve çağrılarımız okundu, Grup Yorum şarkıları ve dünya devrim şarkıları çalındı.
Bugün toplam imza sayımızın 80 olduğunu tespit ettik.  Masamıza gelenler dayanışma içinde olduklarını dile getirdiler.
Devrimcilik Yapmak Suç Değil, Tarihsel Bir Görevdir!
Halkın Avukatı, Halkın Sanatçısı, Halkın Mühendis-Mimarı Olmak Suç Değil, Görevdir!
Adalet İstiyoruz!
Yunanistan Halk Cephesi






Halk Cephesi Olarak Adaletsizliğe Karşı Susmayacağız!
Adalet İstiyoruz Çünkü;
Faşizmin Hukuksuzluğuna Karşı Hukuku, Düzenin Adaletsizliğine Karşı Adaleti Savunuyoruz!
Adaletsiz Düzeni Adaletimizle Yıkacağız!
Bu Düzende Adalet Yok!
Bu Düzenin Adaletsizliğine Karşı Adalet İstiyoruz!
Türkiye'de adalet kalmamıştır, hukuk işlemiyor. Halktan ve haklıdan yana olan herkes, halk için çalışan avukatlar, mühendisler, işini isteyen akademisyenler, işçiler, memurlar herkes suçlu ilan ediliyor, tutuklanıyor, hapsediliyorlar. "Gizli tanık ifadelerine dayanarak", mahkeme karşısına çıkarılmadan gıyaplarındaki yargılamalarla uzun yıllar hapis cezalarına çarptırılıyor, hakkını arayanların avukatlığını yapan halkın avukatlarına 159 yıl ceza veriliyor bu adaletsizliklere karşı “Adalet İstiyoruz!”
Taleplerimiz:
1-İtirafçılık-ispiyonculuk-gizli tanıklık suçtur! İftiracı itirafçılar tutuklansın!
2-Halkın çocukları değil iftiracı yalancılar cezalandırılsın!
3-Gizli tanıklık kaldırılsın!
4-SEGBİS ile (Yani mahkemeye çıkarılmadan, bir ekrandan bağlanarak) savunma alınmasına son verilsin!
5-Mahkemelerde savunma yapmadan verilen kararlar kaldırılsın!
6-Gayri meşru mahkeme kararlarının hükümsüzdür. Gizli Tanık-İtirafçı-SEGBİS'e dayanarak verilen tüm mahkeme kararları iptal edilsin!
7-Terör adı altında hazırlanan başlarımaza ödüller konulan listeler iptal edilsin.



Mustafa Koçak işbirlikçilik teklifini kabul etmeyip, suçsuz insanların üzerlerine yalan ifadeler vermediği için tek delilsiz dosyadan, talimatla ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırıldı. Adil bir yargılama ve adalet talebi ile süresiz açlık grevine başladı. Mustafa Koçak süresiz açlık grevi direnişinin 27. Gününde. Mustafa Koçak ve haksız yere işbirlikçi iftiracılar yüzünden tutuklanmış tüm devrimci tutsaklara özgürlük istiyoruz.

Devrimci Tutsaklar ve Mustafa Koçak İçin Adalet İstiyoruz!

Mustafa Koçak’ın Talepleri Kabul Edilsin!


Açlık grevimizin 75. günündeyiz.
Taleplerimiz:

- Kurumumuz basılmasın!

- Konser yasakları kaldırılsın!

- Listeler kaldırılsın!

- Tutsak Grup Yorum üyeleri serbest bırakılsın!

- Hakkımızda açılan tüm davalar düşürülsün!

Taleplerimiz derhal kabul edilsin!

Grup Yorum’un tutsak üyeleri süresiz açlık grevinde

Bahar Kurt (Burhaniye T Tipi Hapishane) 51. gün

Barış Yüksel (Silivri 9 No’lu Hapishane) 43. gün

İbrahim Gökçek (Silivri 9 No’lu Hapishane) 44. gün

Helin Bölek (Gebze Kapalı Kadın Hapishanesi) 43. gün

Açlık Grevindeki Grup Yorum üyelerini yalnız bırakmayalım, onlara mektuplar yazarak, yanlarında olduğumuzu belirterek destek olalım.

Grup Yorum Halktır Susturulamaz!

Yaşasın Açlık Grevi Direnişimiz!



Direnişimizin 367. günündeyiz. Direnişe başlayalı bir yılı dolduralı iki gün oldu. Her gün olduğu gibi, bugün de saat 13.00'da başlama sloganlarımızı attık. Oturma eyleminin 1. yılı dolayısıyla cemevimizde yemek veriyoruz. Önümüzdeki Pazar günü, saat 13.00-16.00 arası bir yemek vereceğiz. 365. gün, cemevi yöneticileri ve çevremizdeki birçok insan Hacıbektaş’ta olduğundan, direnişimizin 1. yılı için kutlamayı bir hafta sonra yapmaya karar verdik. Adalet isteyen tüm halkımızı yemeğe bekleriz.


Avrupa Yaz tatili bu sene Fransa’nın güneyinde devam ediyor. Kampın dördüncü gününde sabah sporu ve toplu kahvaltı yapıldı. Ardından Gençlik kendi aralarında toplanarak çalışmalarını yaparken, büyükler ise Halk kimdir? konusunu ele alarak bu konuyla ilgili bir seminer verildi. Seminere yoğun katılım sağlanırken, soru-cevap bölümünde ise herkesin düşünceleri alınarak verimli bir çalışma yapıldığı gözlendi.
Seminerlerin ardından verilen aranın ardından hep birlikte bir şeyler atıştırılarak toplu olarak denize gidildi. Akşam yemeğinin ardından ise halay gecesi düzenlendi. Bu esnada tüm gün çocuk komitesi ise tüm gün yaptığı resimleri sergiledi. Halay akşamının ardından “Berkin Elvan Çocuk Resim Sergisi”nin açılışı gerçekleştirildi. Çocukların el emeğiyle gün boyu yaptıkları resimler toplu yemek yenilen yerde sergilendi. Halay akşamına yaz kampı alanında tatillerine yapan Fransızlarda gelerek ilgiyle izledi.
Akşam geç saatlere kadar yapılan sohbetlerle kampın dördüncü günü son buldu. Fransa Halk Cephesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen yaz tatili 11 Ağustos gününe kadar devam edecek.

























Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.