30 Eylül akşamı mahallede Halk Cepheliler Sibel Balaç'ın serbest bırakılması için ses çıkarma eylemi yaptılar.
"Sibel Balaç serbest bırakılsın","
Yaşasın Ölüm Orucu direnişimiz!”,” Kahrolsun faşizm yaşasın mücadelemiz!”,”
Faşizme karşı omuz omuza!”,” AKP halka hesap verecek!”,” Ali Osman Köse serbest
bırakılsın!”,” Halkız haklıyız kazanacağız!”,” Direne direne kazanacağız!”,”
Adalet için savaşıyoruz!" sloganları atıldı.
Halkın Öğretmeni Sibel Balaç Ölüm Orucu direnişinin 263. gününde
Ankara Dışkapı Yıldırım Bayezit Devlet Hastanesine götürüldü. Burada
penceresiz, pislik içinde olan mahkum koğuşlarında, zorla müdahale tehdidi
altında tutuluyor. Hapishaneden hastaneye getirildiği süre içinde 4 kilo
kaybederek 38 kiloya düştü. İdrar yolu enfeksiyonu olan Sibel Balaç için bu
durum ölümcül bir sonuç doğurabilir. Adli Tıp Kurumu derhal raporunu
hazırlayarak Sibel Balaç’ı tahliye etmelidir.!
Sibel Balaç hakkındaki Adli Tıp Kurumu raporu halen
açıklanmadı.
Sibel Balaç hastahane ve Adli Tıp Kurumu sevflerinde 1 kilo
verdi, Mahkum koğuşunda tutulmaya başladığından beri 4 kilo verdi.
Sibel Balaç'ı Derhal Tahliye Edin!
Sibel Balaç Hasta Değil Direnişçidir!
Ölüm Orucu Direnişçisi Sibel Balaç’ın Talepleri:
1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla
yürütülen yargılamalara son verilmesi.
2- Keyfi şekilde uygulanan disiplin cezalarına son verilmesi.
3- Hasta tutsakların serbest bırakılması.
4- Hapishanelerdeki kitap-dergi kısıtlamalarına son
verilmesi.
5- Hapishanelerde sohbet hakkının eksiksiz uygulanması.
Ölüm Orucu Direnişçisi İleri Kızılaltun’un Talepleri:
1- Dijital deliller ile gizli tanık ve itirafçı tanıklar ile
yürütülen yargılamalara son verilsin
2-Hapishanelerdeki keyfi disiplin cezalarına son verilsin
3- Hapishanedeki dergi kısıtlamalarına son verilsin
4- Hasta tutsaklar serbest bırakılsın
5- Hapishanedeki sohbet hakkı eksiksiz uygulansın
6- Tarafımıza verilen hapis cezaları iptal edilmeli
7- Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine
değiştirilsin
8- İnfaz yakmalar ve sürgünler son bulsun
Sibel Balaç Onurumuzdur!
İleri Kızılaltun Onurumuzdur!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Devrimci Tutsakların Talepleri Kabul Edilsin!
Herkesi enternasyonal dayanışmaya davet eden Pati, yaptığı
açıklamada herkesin müdahale etmesi gerektiğini açıkça ifade etti ve şöyle
ekledi;
"Türkiye'de faşizme karşı çıkmanın bedeli artık ölüm
olmamalı. Artık buna izin veremeyiz.
Gökhan Yıldırım, İleri Kızılaltun ve Emir Karakum'un
zaferinden sonra Sibel'in derhal serbest bırakılmasını istiyoruz, o sadece 38
kilo.
Mustafa Koçak'ın, Helin Bölek'in, Ebru Timtik'in, İbrahim
Gökçek'in faşist sisteme karşı çıktıkları için ölümlerine tanık olduk.
Onları yalnız bırakamayız, direnişi desteklemek
görevimizdir.
Dayanışma bir silahtır ve onu kullanmalıyız!
Yaşasın direniş!"
Alman emperyalizmin 129 Nazi yasaları halkın örgütlenme
hakkına karşı bir saldırıdır. Halkın örgütlenme hakkı engellenemez!
Tüm halkımızı kampanyamıza katılmaya davet ediyoruz!
İhsan Cibelik, Özgül Emre ve Serkan Küpeli'ye özgürlük!
İsviçre Halk Cephesi
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
İsviçre Halk Komitesi
Grup Yorum
Türkiye' de özgün müzik denilince ilk akla gelen gruplardandır.
Grup Yorum milyonlara
bilinç taşıyan şarkılar, üretimler yapmıştır.
Grup Yorum
daima hak arayan işçi, memur ve emekçinin yanında olmuştur.
Grup Yorum adalet
için direnen ölüm orucu direnişçilerinin yanında olmuş, onlara güç vermiştir.
Bu yüzden
Grup Yorum halktır ve susturulamaz!
Grup Yorum
Halktır Susturulamaz!
Grup Yorum
Emekçileri Derhal Serbest Bırakılsın!
Gazi Halk
Cephesi
LGBT, EŞCİNSELLİK VE SOLUN TAVRI
* CİNSEL ÖZGÜRLÜK, CİNSEL TERCİH” DEĞİLDİR, BUNUN ADI
YOZLAŞTIRMADIR!
* ABD'DEN LGBT DERNEKLERİNE 22 MİLYON DOLAR!
* NATO ORDULARININ GÜCÜYLE LGBT DAYATMASI YAPIYOR!
* EMPERYALİZM, LGBT’NİN FİNANSÖRÜ, EFENDİSİDİR!
* ABD, AB SOLCULARI, SOL MASKESİ TAKMIŞ NATO'CULAR HALKIMIZIN
TÜM DEĞERLERİNE SALDIRIYOR.
* SOL OLMANIN ÖLÇÜTÜ, ANTİ-EMPERYALİST, ANTİ-FAŞİST
OLMAKTIR.
* SOL DEMEK, BAĞIMSIZLIK, EKMEK, ADALET, BARINMA, EĞİTİM,
SAĞLIK, ÇALIŞMA HAKKI İÇİN MÜCADELE ETMEKTİR.
2 EKİM PAZAR - SAAT: 14.00
Quai Saint Léonard 17, LIEGE
Şimdi Sibel'i de alma zamanı.
İki haftadır
Avrupa çapında sürdürdüğümüz açlık nöbetini, 1 Ekim’de daha da güçlendirerek,
yaygınlaştırarak sürdüreceğiz.
Çünkü 1 Ekim
Nöbeti, Sibel'le ilgili karar aşamasında tutacağımız bir nöbet.
Adli Tıp
Kurumu, onca oyalamadan sonra, raporunu savcılığa göndermiş bulunuyor.
Savcılıktan
tahliye kararı istiyoruz.
Bunun için; özellikle
bugünlerde mücadelemizi her yerde ve her biçimde büyütmeliyiz.
Sibel Balaç, 30 Eylül
itibarıyla ölüm orucunun 286. gününde.
Sağlık
durumu artık kritik noktada.
Direnişin ve
direniş etrafında halka halka büyüyen destek ve sahiplenmenin gücüyle Gökhan
Yıldırım'ı ve İleri Kızılaltun'u aldık.
Sibel
Balaç'ı da alacağız.
Başta TAYAD
olmak üzere, birçok demokratik kurumdan Sibel Balaç için eylemleri çoğaltma
çağrısı yapılıyor.
Tüm
birimler, alanlar ve kişiler, Sibel'in tahliyesi için yapılan çağrılara kulak
verelim.
Gücümüzü,
imkanlarımızı zorlayarak özellikle bu günlerde yüklenelim.
Çünkü
bugünler Sibel Balaç için karar zamanı.
24 Eylül'deki açlık
nöbetimizde, Avrupa'nın her yerinde nöbetteydik.
Almanya'daki
yoldaşlarımız 40 kişiyle nöbetteydiler. Bunun dışında Fransa, İngiltere,
Belçika, Avusturya, Yunanistan, İsveç, İsviçre, Hollanda, 5-10 kişilik ekipler
halinde 24 Eylül'de açlık nöbetindeydiler.
Şimdi
Sibel'i alma zamanı.
Şimdi
mücadeleyi büyütme; faşizmin kurumları üzerindeki baskımızı artırma zamanı.
Açlık
Nöbetimize paralel olarak, her yerde, Adalet Bakanlığı'nı, Adli Tıp Kurumu'nu,
Savcılığı arama eylemlerimizi yoğunlaştıralım.
Halkların tarihine yeni
direnişler, yeni zaferler ekliyoruz.
Emperyalizmin,
tecrit ederek, terörize ederek teslim alma politikalarının ve yozlaştırma
politikalarının karşısına direnişlerimizle çıkıyoruz.
Sibel'i de Alacağız!
Direnenler Kazanacak!
Ekmek, Adalet ve Özgürlük, Yeryüzüne, Direnişlerimizle Ve Devrimlerimizle
Gelecek!
Avrupa Halk Cephesi
Direnişimin 18. Haftasının ilk günü Çarşamba Yoğun yağmur
yüzünden Çadırımızın üstünü Yağmur geçirmez branda ile Sağlamlaştırdık. Yerel
basından bir arkadaş bize Kebap ve Ayran ısmarlayarak dayanışmada bulundu.
Perşembe günü ise Çadırı kurarken kalabalık bir Öğrenci
Sınıfı ziyaretime geldi ve Çadırı hızlıca kurmama yardım ettiler. Konuyu
öğrendiklerini ve birlikte ziyaret kararı aldıklarını söylediler Sınıf
Öğretmenleri ile birlikte. 10-15 dakika sonra tekrar derse dönmeleri gerektiği
için ayrıldılar ama Haftaya tekrar geleceklerini söylediler. Bu hafta Vardiya
işçileri işe başlamadan ve iş çıkışı yine ziyaretde bulundular. Bu Hafta
Yeşiller Parlamento Milletvekili beni Arayarak konuyla ilgilendiklerini ve
benimle görüşme talebinde bulundular. Ayrıca Ulm ve Eyalet basınında Direnişim
hakkında Haber yayınlandı. Bu hafta Ziyaretime 40-45 geldi.
Çadır Direnişi Her Hafta:
Çarşamba saat: 11.00-13.00
Perşembe saat: 14.00-16.00
Haklarımı Geri alana kadar devam edecektir!
Devrimcilik Yapmak Suç Değil, Görevdir!
Oturum Hakkım Engellenemez!
Ulm Direnişçisi
Murat Aşık
CHP Direniş Karşısında Yenilmeye Mahkumdur!
Direnişin 1026. Günü 18 Eylül’de Turan Aktaş CHP Şişli İlçe teşkilatının yeni yerinin açılışına pankart açmıştır. Pankartında "İşimi Ekmeğimi Geri İstiyorum Şişli Belediyesi 4 Mahkeme Kararına Rağmen İşe Geri Almıyor CHP Mahkeme Kararlarını Uygula"
Turan Aktaş’ın pankartlı eylemi CHP'nin kendi kitlesinden dahi büyük destek almıştır, eylemin etkisiyle CHP İl o esnada yöneticileri panik havası yaşamışlardır. Turan Aktaş’ın işten ilk atıldığı süreç içinde kirli pazarlık ve manipülasyonla direnişi boşa çıkarmaya çalışan Kentyol Aş’nin Başkanı olan Eyüp Birgün'ün oğlu ve aynı zamanda CHP'nin İstanbul İl yönetiminde olan Özgür İbrahim Birgün, “Turan Aktaş'ın sorunuyla ilgileneceğini ve neler yapabileceklerine bakacağız demiştir,” şunu belirtmek isteriz Özgür Birgün'ün verdiği taahhüt sadece oradaki rezilliklerini kapatabilmenin telaşıydı bu rezilliklerinin arkasında duracaklarını biliyorduk o gün tartışma içerisine “olumlu veya olumsuz Şişli İlçe teşkilatında görüşme vadinde bulunmuş olumlu veya olumsuz bir bilgi aktaracağına dair söz vermiştir, vaat ettiği gün Şişli İlçe Başkanlığına gidildiğinde İlçe Başkanının hiçbir şeyden haberinin olmadığını Özgür Birgün'ün bu konuda bilgi vermediğini söylemiştir.” İlçe başkanlığında daha önce bir dosya bıraktığımızı ve konuya dair bilgilerinin oluğunu söyledik bilgilerinin olduğunu ve bir şey yapamayacaklarını söyleyip topu belediye başkanı Muammer Keskin'e atmışlardır, sorun CHP'nin sorunu değilmiş.
CHP yalan sarmalının içinde acizliklerini ortaya koymuşlardır.
Çıkar çarkı ve yalan, Eyüp Birgün Belediye iştiraki olan Kentyolda yönetici kalamayınca Muammer Keskin'in kontenjanından İl yönetimine oğlu olan Özgür İbrahim Birgün geçirmeyi başarmış bu kişide babası gibi bir mütahittir. Hiçbir şeyden haberdar olmayan Şişli ilçe yönetimi de Muammer Keskin’inin kadrolarından olurlar. Bütün bu Muammer Keskin sarmalından sonra sorunun CHP sorunu olmadığını iddia edip Muammer Keskin'le çözüleceğini atıfta bulunuyorlar. “Kadir ve muktedir CHP” Muammer Keskin'e hiçbir şey diyemezmiş çünkü seçilmiş bir başkanmış, CHP bu çarkla halka “hak ve hukuk” dağıtacakmış, bu halkı kandırmaktan başka bir şey değildir.
Bizim yalanlara karnımız tok, Turan Aktaş sizden ne merhamet dileniyor. Nede vicdan. Siz direniş karşısında yenilmeye mahkûmsunuz siz Turan Aktaş’ı direnişinin yarattığı güç ve meşrulukla işe geri alacaksınız. Bunu yapmak zorunda kalacaksınız.
Yapılan açıklamada Sibel Balaç’ın ölüm orucu direnişinde
286. Gününde olduğu ve derhal tahliye edilmesi gerektiği vurgulandı. Gökhan
Yıldırım ve İleri Kızılaltun’u nasıl faşizmin elinden aldıysak Sibel’i de öyle
alacağız denildi. Yarım saat süren basın açıklaması sloganlarla sona erdi.
Eylemde okunan basın metnini paylaşıyoruz;
SİBEL BALAÇ ADALET İÇİN, ADİL YARGILANMA HAKKI İÇİN 279
GÜNDÜR ÖLÜM ORUCUNDA
ADALET SAVAŞÇILARI GÖKHAN YILDIRIM VE İLERİ KIZILALTUN’U
MÜCADELEMİZLE ALDIK,
SIRA SİBEL BALAÇ’TA!
ŞİMDİ “BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ BİRİMİZ İÇİN, HEPİMİZ SİBEL
İÇİN” DİYEREK
SİBEL’İN DİRENİŞİNE SES, SİBEL’E NEFES OLALIM!
SİBEL’İ DE FAŞİZMİN ÖLÜM HÜCRELERİNDEN ÇEKİP ALALIM
Sibel Balaç 9 ay, 3 mevsim, 279 gündür adalet için ölüm
orucunda. 279 gündür açlığıyla adalet arıyor. Sibel Balaç’la birlikte aylardır
ölüm orucunda olan Gökhan Yıldırım 5 eylülde, direnişinin 255. Gününde, İleri
Kızılaltun ise dün, direnişinin 40. Gününde tahliye edildi. Şimdi sıra
Sibel’de.
Sibel Balaç ise Ankara’da, Dış Kapı Hastanesinin mahkum
koğuşunda direnmeye devam ediyor.
Sibel Balaç devrimci bir öğretmen. AKP faşizminin 15 Temmuz
2016’daki darbe girişimini bahane ederek tüm halka karşı başlattığı saldırılara
ve muhalif kamu emekçilerine yönelik keyfi işten atmalara karşı direndiği,
boyun eğmediği için “terörist” denilerek tutsak edildi. Gizli tanık yalanları
ve sahte dijital delillerle hakkında 8 yıl hapis cezası verildi.
Gökhan Yıldırım, eskiden uyuşturucu bağımlısı iken
devrimcilerin yardımıyla bağımlılıktan kurtulan ve mahallesinde gençleri
zehirleyen uyuşturucu çetelerine karşı mücadele etmeye başlayan bir devrimci.
Gökhan da uyuşturucu çetelerine karşı mücadele ettiği için “terörist” denilerek
tutsak edildi ve 46 yıl hapis cezası verildi.
Sibel ve Gökhan AKP’ye muhalif oldukları, devrimci-sosyalist
düşüncelere sahip oldukları için tutsak edildiler. AKP iktidarının emrindeki
hakim ve savcılar adil olmayan siyasi yargılamalar yaparak, gizli tanık ve
itirafçıların yalanlarıyla, hiçbir delil olmadan onlara ağır cezalar verdiler.
Sibel ve Gökhan işte bu nedenle, bu hukuksuzluğa, bu adaletsizliğe karşı
direnme kararı aldılar. Sibel Balaç 19 Aralık 2021 tarihinde, Gökhan Yıldırım
ise 25 Aralık 2021 tarihinde “adil yargılanma” talebiyle ölüm orucuna
başladılar. İleri Kızılaltun da “Sibel ve Gökhan’ın talepleri taleplerimdir”
diyerek, aynı taleplerle 15 Ağustos 2022 tarihinde Ölüm Orucuna başladığını
ilan etti.
İleri Kızılaltun, 15.10.2021’de, hakkında hiçbir somut delil
olmadan, yalnızca itirafçıların ve gizli tanıkların yalan ifadeleri gerekçe
gösterilerek tutsak edildi. AKP iktidarının emrindeki hakim ve savcılar onu da
Sibel, Gökhan ve Türkiye hapishanelerindeki binlerce siyasi tutsak gibi adil
olmayan siyasi yargılamalarla cezalandırmak istiyorlar. İleri Kızılaltun da bu
nedenle ölüm orucuna başladığını açıkladı.
İleri Kızılaltun 15 Ağustos 2022 tarihinde Adalet
Bakanlığına verdiği dilekçede “Adaletsizliği kanıksatmak için, bana boyun
eğdirmek için yapılanları kabul etmiyorum. Hukuksuz gözaltılar ve
tutuklamaları, komplo davalarını, verilen haksız-hukuksuz hapis cezalarını,
işkenceleri, hak gasplarını, yalan ve demagojileri, gerçekleri tersyüz eden
ideolojik propagandaları… kabul etmiyorum.” dedi. İleri Kızılaltun da işte bu
yüzden ölüm orucuna başladı. Yani Sibel ve Gökhan’ı bu kararı almaya iten
nedenler neyse İleri Kızılaltun da aynı nedenlerle, aynı taleplerle ölüm
orucuna başladı.
GÖKHAN ve İLERİ’Yİ MÜCADELEMİZLE ALDIK, SIRA SİBEL’DE!
Sibel Balaç’la birlikte aylardır ölüm orucunda olan Gökhan
Yıldırım, 5 Eylül 2022’de cezasının infazı ertelenerek tahliye edildi. Aylardır
hukuksuz şekilde tutsak edilen İleri Kızılaltun ise dün, direnişinin 40.
gününde, mahkemenin verdiği ara kararla tahliye edilerek özgürlüğüne kavuştu.
Elbette Gökhan hakkında verilen infaz erteleme kararı da
İleri hakkında verilen tutuksuz yargılama kararı da tıpkı haksız, hukuksuz
şekilde tutsak edilmelerine neden olan kararlar gibi siyasi kararlardır. Ve biz
bu kararları mücadelemizle aldık, mücadelemizle faşizmi bu kararları vermek
zorunda bıraktık. O duvarları Sibel, Gökhan ve İleri ile birlikte aylardır
yürüttüğümüz mücadelemizle, direnişimizle biz yıktık.
Adalet savaşçısı Gökhan Yıldırım tahliyesinden sonra
"Sırada Sibel var, İleri var… hepsini alacağız" demişti Gökhan 36
kiloya düşmüş bedeniyle, bir deri bir kemik kalmış elleriyle elimizden tutup
bizi bu direnişi büyütme çağrısı yaptı. İşte İleri Kızılaltun’u da tıpkı Gökhan
gibi mücadelemizle aldık. Şimdi sırada Sibel var. Şimdi sıra Sibel’in etrafına
ördükleri ve onu içinde katletmeye çalıştıkları duvarları yıkmakta.
Bugün bir kez daha birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için
diyerek, hepimiz Sibel olup Sibel’in sesine ses olup onu faşizmin ölüm
duvarlarından çekip alacağız!
Sibel Balaç bugün ölüm orucu direnişinin 279. Gününde. Bir
deri bir kemik kalmış bedeniyle adalet istemeye devam ediyor. Onu adaletsizliğe
mahkum edenler, onun her gün hücre hücre eriyerek hızla ölüme doğru gitmesinin
sorumluları şimdi de onu bir hastane koğuşuna kapatıp katletmeye çalışıyorlar.
Sibel’i Adalet Bakanlığı, Adli Tıp Kurumu, hastaneler ve mahkemeler arasındaki
yazışma trafiğiyle, bir türlü çıkmayan raporlar, bir türlü tamamlanmayan
imzalar, bir türlü gelmeyen yazılar ve daha bir sürü bürokratik işlemleri
bahane edip tahliye etmeyerek katletmeye çalışıyorlar.
Sibel’i faşizmin bu bürokratik canavarının dişlileri
arasında katletmelerine izin vermeyeceğiz. Adli Tıp Kurumu görevini yapmalı,
savcılık görevini yapmalı Sibel’i de Gökhan ve İleri gibi bir an önce tahliye
etmelidir.
Sibel Balaç Onurumuzdur!
Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!
İleri Kızılaltun Onurumuzdur!
Sibel Balaç Serbest Bırakılsın!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Yunanistan Halk Cephesi
Halkın Öğretmeni Sibel Balaç Ölüm Orucu direnişinin 263. gününde
Ankara Dışkapı Yıldırım Bayezit Devlet Hastanesine götürüldü. Burada
penceresiz, pislik içinde olan mahkum koğuşlarında, zorla müdahale tehdidi
altında tutuluyor. Hapishaneden hastaneye getirildiği süre içinde 4 kilo
kaybederek 38 kiloya düştü. İdrar yolu enfeksiyonu olan Sibel Balaç için bu
durum ölümcül bir sonuç doğurabilir. Adli Tıp Kurumu derhal raporunu
hazırlayarak Sibel Balaç’ı tahliye etmelidir.!
Sibel Balaç Hasta Değil Direnişçidir!
Ölüm Orucu Direnişçisi Sibel Balaç’ın Talepleri:
1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla
yürütülen yargılamalara son verilmesi.
2- Keyfi şekilde uygulanan disiplin cezalarına son verilmesi.
3- Hasta tutsakların serbest bırakılması.
4- Hapishanelerdeki kitap-dergi kısıtlamalarına son
verilmesi.
5- Hapishanelerde sohbet hakkının eksiksiz uygulanması.
Ölüm Orucu Direnişçisi İleri Kızılaltun’un Talepleri:
1- Dijital deliller ile gizli tanık ve itirafçı tanıklar ile
yürütülen yargılamalara son verilsin
2-Hapishanelerdeki keyfi disiplin cezalarına son verilsin
3- Hapishanedeki dergi kısıtlamalarına son verilsin
4- Hasta tutsaklar serbest bırakılsın
5- Hapishanedeki sohbet hakkı eksiksiz uygulansın
6- Tarafımıza verilen hapis cezaları iptal edilmeli
7- Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine
değiştirilsin
8- İnfaz yakmalar ve sürgünler son bulsun
Sibel Balaç Onurumuzdur!
İleri Kızılaltun Onurumuzdur!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Grup Yorum sosyalist müzik grubudur ve onları her yerde
görebilirsiniz bir bakmışsınız binlerle stadyum konserlerinde bir düğünde kamyonun
üstünde konser vermektedir. Çünkü onun için önemli olan halkla olan bağıdır .
Grup yorum tüm yasaklara karşı şimdide İsviçre Luzern
kantonunda konser hazırlıklarını başlattı.
Tüm halkımızı Grup Yorum konser çalışmasını yapmaya ve
konsere çağırıyoruz.
İsviçre halk cephesi
İşçi Sınıfının Direnişlerine Güç Veren
Devrimci Sanatın Öncüsü Grup Yorum Susturulamaz
Bir Ülkenin
Türkülerini Yapanlar Yasalarını Yapanlardan Daha Güçlüdür
Grup Yorum bir baskın daha yaşadı bu ne ilk nede son olacak
ülkemizde faşizm sürdüğü müddetçe de bu saldırılar yaşanacaktır, fakat bu
saldırıları göğüsleyen bir GRUP YORUM var. Türküleriyle grevlerde, işçi
direnişlerinde, madenlerde, fabrika ve tarlada her yerde yerini alan bir tarih
bu tarihe nail olan bir GRUP YORUM var Anadolu halklarının bağrından çıkarak
büyümüştür.
Ve emekçilere grevlerde şöyle ilham verir.
Sabır taşı çatlayacak
Emekçiler çağlayacak
Patladı ha patlayacak
Öfkemiz vardır bizim
Halaylara durulacak
Zulüm çarkı kırılacak
Meydanlarda sorulacak
Hesabımız vardır bizim
Grup Yorum emekçileri bugün çalışmalarını sürdürdüğü İdil
Kültür Merkezi AKP’nin katil polisleri tarafından işgal kuvvetleri gibi
Okmeydanı’nın kuşatarak operasyon yaptı ve Grup Yorum emekçilerini işkenceyle
gözaltına aldılar. Gözaltına alınan Yorum emekçileri Fırat Kaya, Bergün Varan,
Cemil Kurt, Berdan Hurustan ve Cenk Turan sanat emekçilerinin başına
gelebilecek her şeyden AKP faşizmi ve ona bağlı katil polistir.
AKP faşizminin baskınları, kurumdan çaldığı her şey onun
kendi yasalarına dayandırsa da aslında AKP kendi ahlakına yakışır bir şekilde
davranmıştır. Yağmacı, hırsız ve sanat düşmanıdır, çünkü en büyük korkuları
sanattır, bu korkularından dolayıdır ki baskınlarla konser yasaklarıyla Grup
Yorumu bitirebileceğini düşünüyor. Ve tüm emekçi halkımıza korku salmaya
çalışmaktadırlar ama nafile ne Grup Yorum biter nede türküler susar
SUSTURAMAYACAKSINIZ.
GRUP YORUM HALKTIR
SUSTURULAMAZ!
SANATÇIYIZ HAKLIYIZ
KAZANACAĞIZ!
DEVRİMCİ İŞÇİ
HAREKETİ
29.09.2022
Farklı dillerde sol kitaplar yayınlayan "Foreign Languages Press (Paris)" in inisiyatifiyle Humanite'nin ziyaretçilerine 100 devrimci tutsağa kart postal yazdırıldı.
Aşağıdaki resimde hangi tutsağa kaç kart gönderildiği sıralanmıştır.
En fazla kart Sibel Balaç’a yazıldı.
Hepsi zarflanıp farklı hapishanelere postalanacak.
Bu eylem tutsaklara uygulanan koyu sansür ve tecriti kırmak için çok güçlü ve etkili bir araçtır.
Bütün dostlarımıza devrimci tutsakları yalnız bırakmamaya ve kart/mektup yazmaya çağırıyoruz.
Anti-Emperyalist Cephe
Sibel Balaç Derhal Serbest Bırakılsın
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz
Faşizmi Yeneceğiz!
29 Eylül saat 10 ' da İdil Kültür Merkezine AKP’nin katil
polisleri baskın düzenledi. İçerideki 5 arkadaşımız işkenceyle gözaltına
alındı. İdil Kültür Merkezi talan edildi. AKP faşizmi bir yılda onlarca kez
bastığı İdil Kültür Merkezinde ne arıyor? Biz söyleyelim. Memleketi ekmeğe
muhtaç bırakıp açlığa mahkûm ettiği halkın öfkesini terör demagojisi ile
bastırmaya çalıştığı korkusuna çare arıyor nafile. Umudun ve kavganın
türkülerini söyleyen Grup Yorum’u susturamayacaksınız!
Gözaltılar Derhal Serbest Bırakılsın!
Kahrolsun Faşizm, Yaşasın Türkülerimiz!
Türküler Susmaz, Halaylar Sürer!
Grup Yorum Halktır Susturulamaz
1 MAYIS HALK CEPHESİ
De Yüreğimizi Ortaya Koyalım ve Sibel Balaç'ı Faşizmin
Elinden Alalım!
Halkımız, Sibel Balaç’ın Tahliye Edilmesi İçin Videolar
Çekti.
Elinden Alalım!
Sibel Balaç Hakkında Tahliye Kararı Ver!
24 Eylül Cumartesi günü İsviçre Halk Cepheliler ilk olarak Basel Claraplatz meydanında bilgilendirme standı açtılar. Standa Sibel’i, adalet için yaptığı ölüm orucunu, hasta tutsak Ali Osman Köse'yi ve 129 a/b ile Almanya’da tutuklu bulanan Ihsan Cibelik ve Özgül Emre' yi anlatan yazılardan oluşan bir döviz yer aldı ve Almanca hazırlanan bildiriler dağıtıldı.
Daha sonra İsviçre halk cepheliler Basel Boran Kültür Merkezimizde düzenlen türkü ve şiir gecesi etkinliğine katıldılar. Etkinliğimiz çok kitlesel olmamasına rağmen oldukça coşkulu geçti. Hep birlikte halk türküleri söyledik ve kavga ve sevda şiirleri okuduk. Etkinlikte çay servisimiz ve bir arkadaşımızın hazırlamış olduğu menümüzü de hep birlikte paylaştık. Mücadeleyi yükseltmek adına yapacağımız etkinliklerimiz devam edecek.
Yaşamak direnmektir!
Yaşamak hak yasatmak görevdir!
Sibel Balaç onurumuzdur!
Özgür tutsaklar onurumuzdur!
İsviçre halk cephesi
Hiçbir saldırınız işkenceniz Sibel Balaç'ın Sesini
Duyurmamızı Engelleyemez!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Sibel Balaç Tahliye Edilsin!
28 yıl önce Halkın Hukuk Bürosu avukatı Fuat Erdoğan ve Halkın mühendisi İsmet Erdoğan ile beraber şehit düşen BEM-SEN Genel Başkanı Elmas Yalçın, Kamu Emekçileri Cephesi, Ailesi ve yoldaşları tarafından 28 Eylül günü mezarı başında anıldı. Ailesinin ve yoldaşlarının katıldığı anmada önce saygı duruşu ve ardından açıklama okundu. Yapılan açıklama da "Elmas Yalçın'ın şehit düştüğü ana kadar emekçi ve uzlaşmaz bir şekilde mücadele ettiğinin" vurgusu yapıldı.
Elmas Yalçın Ölümsüzdür!
Atina’da 7-8-9 Ekim tarihlerinde düzenlenecek olan Anti Emperyalist Cephe sempozyumun kitle çalışmaları devam ediyor. 28 Eylül 2022 Çarşamba günü Ekserkia ve Metaksirgio bölgelerine toplam 100 adet Fedayin filminin afişi asıldı. Filistinli tutsak Georges Abdallah’ın hayatını anlatan filmin gösterimi sempozyumun ilk günü olan 7 Ekim’de yayınlanacaktır.
Tüm halkımızı Anti Emperyalist Cephe’nin Atina’da yapacağı Sempozyuma katılmaya çağırıyoruz.
Anti Emperyalist Cephe Yunanistan
Katil AKP devrimci sanattan Grup Yorum’dan korkuyor. Çünkü
Grup Yorum milyonları bağımsızlık demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde biraraya
getiriyor. Ne yaparsanız yapın Grup Yorum’ susturamayacaksınız.
Devrimci Sanat Susturulamaz!
Grup Yorum Susturulamaz!
İngiltere Halk Cephesi Türkiye Elçiliği önünde her hafta yapılan adalet istiyoruz eylemi yapıldı
Hasta tutsak Ali Osman köse ölüm orucu direnişçileri Sibel Balaç ve ileri Kızılaltun adalet istiyoruz eylemine devam edildi
Yaklaşık 1 saat süren eylem de Türkçe İngilizce açıklama yapıldı.