Eylül 2022

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli


30 Eylül Cuma günü Selanik Türkiye konsolosluğu önünde eylem yapıldı. Ölüm Orucu direnişinin 286.gününde kritik durumda olan ve Ankara infaz savcılığının karar vermesi beklenen Sibel Balaç’ın derhal tahliye edilmesi ve direnişin taleplerinin kabul edilmesi için Halk Cepheliler tarafından yapılan eylem pankart açılmasıyla başladı. Eylem boyunca

 

"Sibel Balaç serbest bırakılsın"," Yaşasın Ölüm Orucu direnişimiz!”,” Kahrolsun faşizm yaşasın mücadelemiz!”,” Faşizme karşı omuz omuza!”,” AKP halka hesap verecek!”,” Ali Osman Köse serbest bırakılsın!”,” Halkız haklıyız kazanacağız!”,” Direne direne kazanacağız!”,” Adalet için savaşıyoruz!" sloganları atıldı.


Sibel Balaç ve İleri Kızılaltun’un talepleri halkın talepleridir. Adalet için bedenlerini açlığa yatıran halkın çocuklarının talepleri kabul edilsin!

Halkın Öğretmeni Sibel Balaç Ölüm Orucu direnişinin 263. gününde Ankara Dışkapı Yıldırım Bayezit Devlet Hastanesine götürüldü. Burada penceresiz, pislik içinde olan mahkum koğuşlarında, zorla müdahale tehdidi altında tutuluyor. Hapishaneden hastaneye getirildiği süre içinde 4 kilo kaybederek 38 kiloya düştü. İdrar yolu enfeksiyonu olan Sibel Balaç için bu durum ölümcül bir sonuç doğurabilir. Adli Tıp Kurumu derhal raporunu hazırlayarak Sibel Balaç’ı tahliye etmelidir.!

Sibel Balaç hakkındaki Adli Tıp Kurumu raporu halen açıklanmadı.

Sibel Balaç hastahane ve Adli Tıp Kurumu sevflerinde 1 kilo verdi, Mahkum koğuşunda tutulmaya başladığından beri 4 kilo verdi.

Sibel Balaç'ı Derhal Tahliye Edin!

Sibel Balaç Hasta Değil Direnişçidir!

Ölüm Orucu Direnişçisi Sibel Balaç’ın Talepleri:

1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla yürütülen yargılamalara son verilmesi.

2- Keyfi şekilde uygulanan disiplin cezalarına son verilmesi.

3- Hasta tutsakların serbest bırakılması.

4- Hapishanelerdeki kitap-dergi kısıtlamalarına son verilmesi.

5- Hapishanelerde sohbet hakkının eksiksiz uygulanması.

Ölüm Orucu Direnişçisi İleri Kızılaltun’un Talepleri:

1- Dijital deliller ile gizli tanık ve itirafçı tanıklar ile yürütülen yargılamalara son verilsin

2-Hapishanelerdeki keyfi disiplin cezalarına son verilsin

3- Hapishanedeki dergi kısıtlamalarına son verilsin

4- Hasta tutsaklar serbest bırakılsın

5- Hapishanedeki sohbet hakkı eksiksiz uygulansın

6- Tarafımıza verilen hapis cezaları iptal edilmeli

7- Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine değiştirilsin

8- İnfaz yakmalar ve sürgünler son bulsun

Sibel Balaç Onurumuzdur!

İleri Kızılaltun Onurumuzdur!

Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!

Devrimci Tutsakların Talepleri Kabul Edilsin!

Türkiye'deki direnişlere her zaman destek veren enternasyonalist yoldaş Pati Luceri, Sibel Balaç ile dayanışmak için yeniden açlık grevine başlıyor.

Herkesi enternasyonal dayanışmaya davet eden Pati, yaptığı açıklamada herkesin müdahale etmesi gerektiğini açıkça ifade etti ve şöyle ekledi;

"Türkiye'de faşizme karşı çıkmanın bedeli artık ölüm olmamalı. Artık buna izin veremeyiz.

Gökhan Yıldırım, İleri Kızılaltun ve Emir Karakum'un zaferinden sonra Sibel'in derhal serbest bırakılmasını istiyoruz, o sadece 38 kilo.

Mustafa Koçak'ın, Helin Bölek'in, Ebru Timtik'in, İbrahim Gökçek'in faşist sisteme karşı çıktıkları için ölümlerine tanık olduk.

Onları yalnız bırakamayız, direnişi desteklemek görevimizdir.

Dayanışma bir silahtır ve onu kullanmalıyız!

Yaşasın direniş!"

İsviçre Halk Cephesi olarak Alman emperyalizmi tarafından hapsedilen İhsan Cibelik, Özgül Emre ve Serkan Küpeli'nin özgürlüklerini talep etmek ve 200 yıllık Nazi yasalarını teşhir etmek için bir kampanya başlatıyoruz.

Alman emperyalizmin 129 Nazi yasaları halkın örgütlenme hakkına karşı bir saldırıdır. Halkın örgütlenme hakkı engellenemez!

Tüm halkımızı kampanyamıza katılmaya davet ediyoruz!

İhsan Cibelik, Özgül Emre ve Serkan Küpeli'ye özgürlük!

İsviçre Halk Cephesi 

28 Eylül Çarşamba günü saat 18-19 arası Winterthur tren istasyonunda ölüm orucu direnişi için 150 bildiri dağıtıldı. Bildirileri alıp soruları olanlara Sibel ve İleri'nin neden ölüm orucunda olduklarını anlattık. 1 saat süren çalışmaya iki Halk Cepheli katıldı.

Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!

İsviçre Halk Komitesi

29 Eylül günü Grup Yorum' un çalışmalarını yaptığı İdil Kültür Merkezi Akp' nin katil polislerince basıldı. Grup Yorum üyeleri Fırat Kaya, Bergün Varan, Cemil Kurt, Boran Hurustan ve Cenk Turan işkencelerle gözaltına alındılar.

Grup Yorum Türkiye' de özgün müzik denilince ilk akla gelen gruplardandır.

Grup Yorum milyonlara bilinç taşıyan şarkılar, üretimler yapmıştır.

Grup Yorum daima hak arayan işçi, memur ve emekçinin yanında olmuştur.

Grup Yorum adalet için direnen ölüm orucu direnişçilerinin yanında olmuş, onlara güç vermiştir.

Bu yüzden Grup Yorum halktır ve susturulamaz!

Grup Yorum Halktır Susturulamaz!

Grup Yorum Emekçileri Derhal Serbest Bırakılsın!

Gazi Halk Cephesi

 

Belçika Liege'de bulunan Halk Kültür ve Dayanışma Merkezi, her ay en az bir kez düzenlediği panel/seminerlerini, bu ay 2 Ekim Pazar günü düzenliyor.

LGBT, EŞCİNSELLİK VE SOLUN TAVRI

* CİNSEL ÖZGÜRLÜK, CİNSEL TERCİH” DEĞİLDİR, BUNUN ADI YOZLAŞTIRMADIR!

* ABD'DEN LGBT DERNEKLERİNE 22 MİLYON DOLAR!

* NATO ORDULARININ GÜCÜYLE LGBT DAYATMASI YAPIYOR!

* EMPERYALİZM, LGBT’NİN FİNANSÖRÜ, EFENDİSİDİR!

* ABD, AB SOLCULARI, SOL MASKESİ TAKMIŞ NATO'CULAR HALKIMIZIN TÜM DEĞERLERİNE SALDIRIYOR.

* SOL OLMANIN ÖLÇÜTÜ, ANTİ-EMPERYALİST, ANTİ-FAŞİST OLMAKTIR.

* SOL DEMEK, BAĞIMSIZLIK, EKMEK, ADALET, BARINMA, EĞİTİM, SAĞLIK, ÇALIŞMA HAKKI İÇİN MÜCADELE ETMEKTİR.

2 EKİM PAZAR - SAAT: 14.00

Quai Saint Léonard 17, LIEGE

Şimdi Sibel'i de alma zamanı.

İki haftadır Avrupa çapında sürdürdüğümüz açlık nöbetini, 1 Ekim’de daha da güçlendirerek, yaygınlaştırarak sürdüreceğiz.

Çünkü 1 Ekim Nöbeti, Sibel'le ilgili karar aşamasında tutacağımız bir nöbet.

Adli Tıp Kurumu, onca oyalamadan sonra, raporunu savcılığa göndermiş bulunuyor. 

Savcılıktan tahliye kararı istiyoruz.

Bunun için; özellikle bugünlerde mücadelemizi her yerde ve her biçimde büyütmeliyiz.

Sibel Balaç, 30 Eylül itibarıyla ölüm orucunun 286. gününde.

Sağlık durumu artık kritik noktada.

Direnişin ve direniş etrafında halka halka büyüyen destek ve sahiplenmenin gücüyle Gökhan Yıldırım'ı ve İleri Kızılaltun'u aldık.

Sibel Balaç'ı da alacağız.

Başta TAYAD olmak üzere, birçok demokratik kurumdan Sibel Balaç için eylemleri çoğaltma çağrısı yapılıyor.

Tüm birimler, alanlar ve kişiler, Sibel'in tahliyesi için yapılan çağrılara kulak verelim.

Gücümüzü, imkanlarımızı zorlayarak özellikle bu günlerde yüklenelim.

Çünkü bugünler Sibel Balaç için karar zamanı.

24 Eylül'deki açlık nöbetimizde, Avrupa'nın her yerinde nöbetteydik.

Almanya'daki yoldaşlarımız 40 kişiyle nöbetteydiler. Bunun dışında Fransa, İngiltere, Belçika, Avusturya, Yunanistan, İsveç, İsviçre, Hollanda, 5-10 kişilik ekipler halinde 24 Eylül'de açlık nöbetindeydiler.

Şimdi Sibel'i alma zamanı.

Şimdi mücadeleyi büyütme; faşizmin kurumları üzerindeki baskımızı artırma zamanı.

Açlık Nöbetimize paralel olarak, her yerde, Adalet Bakanlığı'nı, Adli Tıp Kurumu'nu, Savcılığı arama eylemlerimizi yoğunlaştıralım.

Halkların tarihine yeni direnişler, yeni zaferler ekliyoruz.

Emperyalizmin, tecrit ederek, terörize ederek teslim alma politikalarının ve yozlaştırma politikalarının karşısına direnişlerimizle çıkıyoruz.  

Sibel'i de Alacağız!

Direnenler Kazanacak!

Ekmek, Adalet ve Özgürlük, Yeryüzüne, Direnişlerimizle Ve Devrimlerimizle Gelecek!

Avrupa Halk Cephesi

 

 

Oturum Hakkımın geri verilmesi İade Kararının Durdurulması ve Siyasi Baskıların kalkması için Ulm Yabancılar Dairesinin içinde bulunduğu Kaymakamlık binası girişinin yanında Başlattığım Çadır Direnişimin 18. Haftasındayım.

Direnişimin 18. Haftasının ilk günü Çarşamba Yoğun yağmur yüzünden Çadırımızın üstünü Yağmur geçirmez branda ile Sağlamlaştırdık. Yerel basından bir arkadaş bize Kebap ve Ayran ısmarlayarak dayanışmada bulundu.

Perşembe günü ise Çadırı kurarken kalabalık bir Öğrenci Sınıfı ziyaretime geldi ve Çadırı hızlıca kurmama yardım ettiler. Konuyu öğrendiklerini ve birlikte ziyaret kararı aldıklarını söylediler Sınıf Öğretmenleri ile birlikte. 10-15 dakika sonra tekrar derse dönmeleri gerektiği için ayrıldılar ama Haftaya tekrar geleceklerini söylediler. Bu hafta Vardiya işçileri işe başlamadan ve iş çıkışı yine ziyaretde bulundular. Bu Hafta Yeşiller Parlamento Milletvekili beni Arayarak konuyla ilgilendiklerini ve benimle görüşme talebinde bulundular. Ayrıca Ulm ve Eyalet basınında Direnişim hakkında Haber yayınlandı. Bu hafta Ziyaretime 40-45 geldi.

Çadır Direnişi Her Hafta:

Çarşamba saat: 11.00-13.00

Perşembe saat: 14.00-16.00

Haklarımı Geri alana kadar devam edecektir!

Devrimcilik Yapmak Suç Değil, Görevdir!

Oturum Hakkım Engellenemez!

Ulm Direnişçisi

Murat Aşık

CHP Direniş Karşısında Yenilmeye Mahkumdur!

Direnişin 1026. Günü 18 Eylül’de Turan Aktaş CHP Şişli İlçe teşkilatının yeni yerinin açılışına pankart açmıştır. Pankartında "İşimi Ekmeğimi Geri İstiyorum Şişli Belediyesi 4 Mahkeme Kararına Rağmen İşe Geri Almıyor CHP Mahkeme Kararlarını Uygula"

Turan Aktaş’ın pankartlı eylemi CHP'nin kendi kitlesinden dahi büyük destek almıştır, eylemin etkisiyle CHP İl o esnada yöneticileri panik havası yaşamışlardır. Turan Aktaş’ın işten ilk atıldığı süreç içinde kirli pazarlık ve manipülasyonla direnişi boşa çıkarmaya çalışan Kentyol Aş’nin Başkanı olan Eyüp Birgün'ün oğlu ve aynı zamanda CHP'nin İstanbul İl yönetiminde olan Özgür İbrahim Birgün, “Turan Aktaş'ın sorunuyla ilgileneceğini ve neler yapabileceklerine bakacağız demiştir,” şunu belirtmek isteriz Özgür Birgün'ün verdiği taahhüt sadece oradaki rezilliklerini kapatabilmenin telaşıydı bu rezilliklerinin arkasında duracaklarını biliyorduk o gün tartışma içerisine “olumlu veya olumsuz Şişli İlçe teşkilatında görüşme vadinde bulunmuş olumlu veya olumsuz bir bilgi aktaracağına dair söz vermiştir, vaat ettiği gün Şişli İlçe Başkanlığına gidildiğinde İlçe Başkanının hiçbir şeyden haberinin olmadığını Özgür Birgün'ün bu konuda bilgi vermediğini söylemiştir.” İlçe başkanlığında daha önce bir dosya bıraktığımızı ve konuya dair bilgilerinin oluğunu söyledik bilgilerinin olduğunu ve bir şey yapamayacaklarını söyleyip topu belediye başkanı Muammer Keskin'e atmışlardır, sorun CHP'nin sorunu değilmiş.

CHP yalan sarmalının içinde acizliklerini ortaya koymuşlardır.

Çıkar çarkı ve yalan, Eyüp Birgün Belediye iştiraki olan Kentyolda yönetici kalamayınca Muammer Keskin'in kontenjanından İl yönetimine oğlu olan Özgür İbrahim Birgün geçirmeyi başarmış bu kişide babası gibi bir mütahittir. Hiçbir şeyden haberdar olmayan Şişli ilçe yönetimi de Muammer Keskin’inin kadrolarından olurlar. Bütün bu Muammer Keskin sarmalından sonra sorunun CHP sorunu olmadığını iddia edip Muammer Keskin'le çözüleceğini atıfta bulunuyorlar. “Kadir ve muktedir CHP” Muammer Keskin'e hiçbir şey diyemezmiş çünkü seçilmiş bir başkanmış, CHP bu çarkla halka “hak ve hukuk” dağıtacakmış, bu halkı kandırmaktan başka bir şey değildir.

Bizim yalanlara karnımız tok, Turan Aktaş sizden ne merhamet dileniyor. Nede vicdan. Siz direniş karşısında yenilmeye mahkûmsunuz siz Turan Aktaş’ı direnişinin yarattığı güç ve meşrulukla işe geri alacaksınız. Bunu yapmak zorunda kalacaksınız.

 


 

 

 

 

 

 

 

 

Yunanistan’da Halk Cepheliler 30 Eylül Cuma günü Atina’da bulunan Türkiye Büyükelçiliği önünde basın açıklaması yaptı. Basın açıklaması sloganlarla başladı. Ardından İngilizce Yunanca ve Türkçe açıklamalar okundu.

Yapılan açıklamada Sibel Balaç’ın ölüm orucu direnişinde 286. Gününde olduğu ve derhal tahliye edilmesi gerektiği vurgulandı. Gökhan Yıldırım ve İleri Kızılaltun’u nasıl faşizmin elinden aldıysak Sibel’i de öyle alacağız denildi. Yarım saat süren basın açıklaması sloganlarla sona erdi. Eylemde okunan basın metnini paylaşıyoruz;

SİBEL BALAÇ ADALET İÇİN, ADİL YARGILANMA HAKKI İÇİN 279 GÜNDÜR ÖLÜM ORUCUNDA

ADALET SAVAŞÇILARI GÖKHAN YILDIRIM VE İLERİ KIZILALTUN’U MÜCADELEMİZLE ALDIK,

SIRA SİBEL BALAÇ’TA!

ŞİMDİ “BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ BİRİMİZ İÇİN, HEPİMİZ SİBEL İÇİN” DİYEREK

SİBEL’İN DİRENİŞİNE SES, SİBEL’E NEFES OLALIM!

SİBEL’İ DE FAŞİZMİN ÖLÜM HÜCRELERİNDEN ÇEKİP ALALIM

Sibel Balaç 9 ay, 3 mevsim, 279 gündür adalet için ölüm orucunda. 279 gündür açlığıyla adalet arıyor. Sibel Balaç’la birlikte aylardır ölüm orucunda olan Gökhan Yıldırım 5 eylülde, direnişinin 255. Gününde, İleri Kızılaltun ise dün, direnişinin 40. Gününde tahliye edildi. Şimdi sıra Sibel’de.

Sibel Balaç ise Ankara’da, Dış Kapı Hastanesinin mahkum koğuşunda direnmeye devam ediyor.

Sibel Balaç devrimci bir öğretmen. AKP faşizminin 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimini bahane ederek tüm halka karşı başlattığı saldırılara ve muhalif kamu emekçilerine yönelik keyfi işten atmalara karşı direndiği, boyun eğmediği için “terörist” denilerek tutsak edildi. Gizli tanık yalanları ve sahte dijital delillerle hakkında 8 yıl hapis cezası verildi.

Gökhan Yıldırım, eskiden uyuşturucu bağımlısı iken devrimcilerin yardımıyla bağımlılıktan kurtulan ve mahallesinde gençleri zehirleyen uyuşturucu çetelerine karşı mücadele etmeye başlayan bir devrimci. Gökhan da uyuşturucu çetelerine karşı mücadele ettiği için “terörist” denilerek tutsak edildi ve 46 yıl hapis cezası verildi.

Sibel ve Gökhan AKP’ye muhalif oldukları, devrimci-sosyalist düşüncelere sahip oldukları için tutsak edildiler. AKP iktidarının emrindeki hakim ve savcılar adil olmayan siyasi yargılamalar yaparak, gizli tanık ve itirafçıların yalanlarıyla, hiçbir delil olmadan onlara ağır cezalar verdiler. Sibel ve Gökhan işte bu nedenle, bu hukuksuzluğa, bu adaletsizliğe karşı direnme kararı aldılar. Sibel Balaç 19 Aralık 2021 tarihinde, Gökhan Yıldırım ise 25 Aralık 2021 tarihinde “adil yargılanma” talebiyle ölüm orucuna başladılar. İleri Kızılaltun da “Sibel ve Gökhan’ın talepleri taleplerimdir” diyerek, aynı taleplerle 15 Ağustos 2022 tarihinde Ölüm Orucuna başladığını ilan etti. 

İleri Kızılaltun, 15.10.2021’de, hakkında hiçbir somut delil olmadan, yalnızca itirafçıların ve gizli tanıkların yalan ifadeleri gerekçe gösterilerek tutsak edildi. AKP iktidarının emrindeki hakim ve savcılar onu da Sibel, Gökhan ve Türkiye hapishanelerindeki binlerce siyasi tutsak gibi adil olmayan siyasi yargılamalarla cezalandırmak istiyorlar. İleri Kızılaltun da bu nedenle ölüm orucuna başladığını açıkladı.

İleri Kızılaltun 15 Ağustos 2022 tarihinde Adalet Bakanlığına verdiği dilekçede “Adaletsizliği kanıksatmak için, bana boyun eğdirmek için yapılanları kabul etmiyorum. Hukuksuz gözaltılar ve tutuklamaları, komplo davalarını, verilen haksız-hukuksuz hapis cezalarını, işkenceleri, hak gasplarını, yalan ve demagojileri, gerçekleri tersyüz eden ideolojik propagandaları… kabul etmiyorum.” dedi. İleri Kızılaltun da işte bu yüzden ölüm orucuna başladı. Yani Sibel ve Gökhan’ı bu kararı almaya iten nedenler neyse İleri Kızılaltun da aynı nedenlerle, aynı taleplerle ölüm orucuna başladı.

GÖKHAN ve İLERİ’Yİ MÜCADELEMİZLE ALDIK, SIRA SİBEL’DE!

Sibel Balaç’la birlikte aylardır ölüm orucunda olan Gökhan Yıldırım, 5 Eylül 2022’de cezasının infazı ertelenerek tahliye edildi. Aylardır hukuksuz şekilde tutsak edilen İleri Kızılaltun ise dün, direnişinin 40. gününde, mahkemenin verdiği ara kararla tahliye edilerek özgürlüğüne kavuştu.

Elbette Gökhan hakkında verilen infaz erteleme kararı da İleri hakkında verilen tutuksuz yargılama kararı da tıpkı haksız, hukuksuz şekilde tutsak edilmelerine neden olan kararlar gibi siyasi kararlardır. Ve biz bu kararları mücadelemizle aldık, mücadelemizle faşizmi bu kararları vermek zorunda bıraktık. O duvarları Sibel, Gökhan ve İleri ile birlikte aylardır yürüttüğümüz mücadelemizle, direnişimizle biz yıktık.

Adalet savaşçısı Gökhan Yıldırım tahliyesinden sonra "Sırada Sibel var, İleri var… hepsini alacağız" demişti Gökhan 36 kiloya düşmüş bedeniyle, bir deri bir kemik kalmış elleriyle elimizden tutup bizi bu direnişi büyütme çağrısı yaptı. İşte İleri Kızılaltun’u da tıpkı Gökhan gibi mücadelemizle aldık. Şimdi sırada Sibel var. Şimdi sıra Sibel’in etrafına ördükleri ve onu içinde katletmeye çalıştıkları duvarları yıkmakta.

Bugün bir kez daha birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için diyerek, hepimiz Sibel olup Sibel’in sesine ses olup onu faşizmin ölüm duvarlarından çekip alacağız!

Sibel Balaç bugün ölüm orucu direnişinin 279. Gününde. Bir deri bir kemik kalmış bedeniyle adalet istemeye devam ediyor. Onu adaletsizliğe mahkum edenler, onun her gün hücre hücre eriyerek hızla ölüme doğru gitmesinin sorumluları şimdi de onu bir hastane koğuşuna kapatıp katletmeye çalışıyorlar. Sibel’i Adalet Bakanlığı, Adli Tıp Kurumu, hastaneler ve mahkemeler arasındaki yazışma trafiğiyle, bir türlü çıkmayan raporlar, bir türlü tamamlanmayan imzalar, bir türlü gelmeyen yazılar ve daha bir sürü bürokratik işlemleri bahane edip tahliye etmeyerek katletmeye çalışıyorlar.

Sibel’i faşizmin bu bürokratik canavarının dişlileri arasında katletmelerine izin vermeyeceğiz. Adli Tıp Kurumu görevini yapmalı, savcılık görevini yapmalı Sibel’i de Gökhan ve İleri gibi bir an önce tahliye etmelidir.

Sibel Balaç Onurumuzdur!

Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!

İleri Kızılaltun Onurumuzdur!

Sibel Balaç Serbest Bırakılsın!

Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!

Yunanistan Halk Cephesi

 

Sibel Balaç ve İleri Kızılaltun’un talepleri halkın talepleridir. Adalet için bedenlerini açlığa yatıran halkın çocuklarının talepleri kabul edilsin!

Halkın Öğretmeni Sibel Balaç Ölüm Orucu direnişinin 263. gününde Ankara Dışkapı Yıldırım Bayezit Devlet Hastanesine götürüldü. Burada penceresiz, pislik içinde olan mahkum koğuşlarında, zorla müdahale tehdidi altında tutuluyor. Hapishaneden hastaneye getirildiği süre içinde 4 kilo kaybederek 38 kiloya düştü. İdrar yolu enfeksiyonu olan Sibel Balaç için bu durum ölümcül bir sonuç doğurabilir. Adli Tıp Kurumu derhal raporunu hazırlayarak Sibel Balaç’ı tahliye etmelidir.!

Sibel Balaç Hasta Değil Direnişçidir!

Ölüm Orucu Direnişçisi Sibel Balaç’ın Talepleri:

1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla yürütülen yargılamalara son verilmesi.

2- Keyfi şekilde uygulanan disiplin cezalarına son verilmesi.

3- Hasta tutsakların serbest bırakılması.

4- Hapishanelerdeki kitap-dergi kısıtlamalarına son verilmesi.

5- Hapishanelerde sohbet hakkının eksiksiz uygulanması.

Ölüm Orucu Direnişçisi İleri Kızılaltun’un Talepleri:

1- Dijital deliller ile gizli tanık ve itirafçı tanıklar ile yürütülen yargılamalara son verilsin

2-Hapishanelerdeki keyfi disiplin cezalarına son verilsin

3- Hapishanedeki dergi kısıtlamalarına son verilsin

4- Hasta tutsaklar serbest bırakılsın

5- Hapishanedeki sohbet hakkı eksiksiz uygulansın

6- Tarafımıza verilen hapis cezaları iptal edilmeli

7- Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine değiştirilsin

8- İnfaz yakmalar ve sürgünler son bulsun

Sibel Balaç Onurumuzdur!

İleri Kızılaltun Onurumuzdur!

Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!

Devrimci Tutsakların Talepleri Kabul Edilsin

Tüm baskılara , yasaklara ,gözaltılara , tutuklamalara rağmen Grup Yorum ‘u sindiremeyecek halkla olan bağını koparmayacaksınız.

Grup Yorum sosyalist müzik grubudur ve onları her yerde görebilirsiniz bir bakmışsınız binlerle stadyum konserlerinde bir düğünde kamyonun üstünde konser vermektedir. Çünkü onun için önemli olan halkla olan bağıdır .

Grup yorum tüm yasaklara karşı şimdide İsviçre Luzern kantonunda konser hazırlıklarını başlattı.

Tüm halkımızı Grup Yorum konser çalışmasını yapmaya ve konsere çağırıyoruz.

İsviçre halk cephesi

İşçi Sınıfının Direnişlerine Güç Veren

Devrimci Sanatın Öncüsü Grup Yorum Susturulamaz

Bir Ülkenin Türkülerini Yapanlar Yasalarını Yapanlardan Daha Güçlüdür

Grup Yorum bir baskın daha yaşadı bu ne ilk nede son olacak ülkemizde faşizm sürdüğü müddetçe de bu saldırılar yaşanacaktır, fakat bu saldırıları göğüsleyen bir GRUP YORUM var. Türküleriyle grevlerde, işçi direnişlerinde, madenlerde, fabrika ve tarlada her yerde yerini alan bir tarih bu tarihe nail olan bir GRUP YORUM var Anadolu halklarının bağrından çıkarak büyümüştür.

Ve emekçilere grevlerde şöyle ilham verir.

Sabır taşı çatlayacak

Emekçiler çağlayacak

Patladı ha patlayacak

Öfkemiz vardır bizim

Halaylara durulacak

Zulüm çarkı kırılacak

Meydanlarda sorulacak

Hesabımız vardır bizim

Grup Yorum emekçileri bugün çalışmalarını sürdürdüğü İdil Kültür Merkezi AKP’nin katil polisleri tarafından işgal kuvvetleri gibi Okmeydanı’nın kuşatarak operasyon yaptı ve Grup Yorum emekçilerini işkenceyle gözaltına aldılar. Gözaltına alınan Yorum emekçileri Fırat Kaya, Bergün Varan, Cemil Kurt, Berdan Hurustan ve Cenk Turan sanat emekçilerinin başına gelebilecek her şeyden AKP faşizmi ve ona bağlı katil polistir.

AKP faşizminin baskınları, kurumdan çaldığı her şey onun kendi yasalarına dayandırsa da aslında AKP kendi ahlakına yakışır bir şekilde davranmıştır. Yağmacı, hırsız ve sanat düşmanıdır, çünkü en büyük korkuları sanattır, bu korkularından dolayıdır ki baskınlarla konser yasaklarıyla Grup Yorumu bitirebileceğini düşünüyor. Ve tüm emekçi halkımıza korku salmaya çalışmaktadırlar ama nafile ne Grup Yorum biter nede türküler susar SUSTURAMAYACAKSINIZ.

GRUP YORUM HALKTIR SUSTURULAMAZ!

SANATÇIYIZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!

DEVRİMCİ İŞÇİ HAREKETİ

29.09.2022

Farklı dillerde sol kitaplar yayınlayan "Foreign Languages Press (Paris)" in inisiyatifiyle Humanite'nin ziyaretçilerine 100 devrimci tutsağa kart postal yazdırıldı.

Aşağıdaki resimde hangi tutsağa kaç kart gönderildiği sıralanmıştır.

En fazla kart Sibel Balaç’a yazıldı.

Hepsi zarflanıp farklı hapishanelere postalanacak.

Bu eylem tutsaklara uygulanan koyu sansür ve tecriti kırmak için çok güçlü ve etkili bir araçtır.

Bütün dostlarımıza devrimci tutsakları yalnız bırakmamaya ve kart/mektup yazmaya çağırıyoruz.

Anti-Emperyalist Cephe





Baskınlarla Direnişimizi Kıramazsınız!

Faşizmi Yeneceğiz!

29 Eylül saat 10 ' da İdil Kültür Merkezine AKP’nin katil polisleri baskın düzenledi. İçerideki 5 arkadaşımız işkenceyle gözaltına alındı. İdil Kültür Merkezi talan edildi. AKP faşizmi bir yılda onlarca kez bastığı İdil Kültür Merkezinde ne arıyor? Biz söyleyelim. Memleketi ekmeğe muhtaç bırakıp açlığa mahkûm ettiği halkın öfkesini terör demagojisi ile bastırmaya çalıştığı korkusuna çare arıyor nafile. Umudun ve kavganın türkülerini söyleyen Grup Yorum’u susturamayacaksınız!

Gözaltılar Derhal Serbest Bırakılsın!

Kahrolsun Faşizm, Yaşasın Türkülerimiz!

Türküler Susmaz, Halaylar Sürer!

Grup Yorum Halktır Susturulamaz

1 MAYIS HALK CEPHESİ

24 Eylül Cumartesi günü İsviçre Halk Cepheliler ilk olarak Basel Claraplatz meydanında bilgilendirme standı açtılar. Standa Sibel’i,  adalet için yaptığı ölüm orucunu, hasta tutsak Ali Osman Köse'yi ve 129 a/b ile Almanya’da tutuklu bulanan Ihsan Cibelik ve Özgül Emre' yi anlatan yazılardan oluşan bir döviz yer aldı ve Almanca hazırlanan bildiriler dağıtıldı.

Daha sonra İsviçre halk cepheliler Basel Boran Kültür Merkezimizde düzenlen türkü ve şiir gecesi etkinliğine katıldılar. Etkinliğimiz çok kitlesel olmamasına rağmen oldukça coşkulu geçti. Hep birlikte halk türküleri söyledik ve kavga ve sevda şiirleri okuduk. Etkinlikte çay servisimiz ve bir arkadaşımızın hazırlamış olduğu menümüzü de hep birlikte paylaştık. Mücadeleyi yükseltmek adına yapacağımız etkinliklerimiz devam edecek.

Yaşamak direnmektir!

Yaşamak hak yasatmak görevdir!

Sibel Balaç onurumuzdur!

Özgür tutsaklar onurumuzdur!

İsviçre halk cephesi



28 yıl önce Halkın Hukuk Bürosu avukatı Fuat Erdoğan ve Halkın mühendisi İsmet Erdoğan ile beraber şehit düşen BEM-SEN Genel Başkanı Elmas Yalçın, Kamu Emekçileri Cephesi, Ailesi ve yoldaşları tarafından 28 Eylül günü mezarı başında anıldı. Ailesinin ve yoldaşlarının katıldığı anmada önce saygı duruşu ve ardından açıklama okundu. Yapılan açıklama da "Elmas Yalçın'ın şehit düştüğü ana kadar emekçi ve uzlaşmaz bir şekilde mücadele ettiğinin" vurgusu yapıldı. 

Elmas Yalçın Ölümsüzdür!


Atina’da 7-8-9 Ekim tarihlerinde düzenlenecek olan Anti Emperyalist Cephe sempozyumun kitle çalışmaları devam ediyor. 28 Eylül 2022 Çarşamba günü Ekserkia ve Metaksirgio bölgelerine toplam 100 adet Fedayin filminin afişi asıldı. Filistinli tutsak Georges Abdallah’ın hayatını anlatan filmin gösterimi sempozyumun ilk günü olan 7 Ekim’de yayınlanacaktır.

Tüm halkımızı Anti Emperyalist Cephe’nin Atina’da yapacağı Sempozyuma katılmaya çağırıyoruz.

Anti Emperyalist Cephe Yunanistan






An itibari ile İdil Kültür Merkezinin AKP'nin katil polisleri tarafından basıldığını öğrendik!

Katil AKP devrimci sanattan Grup Yorum’dan korkuyor. Çünkü Grup Yorum milyonları bağımsızlık demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde biraraya getiriyor. Ne yaparsanız yapın Grup Yorum’ susturamayacaksınız.

Devrimci Sanat Susturulamaz!

Grup Yorum Susturulamaz!

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.