Temmuz 2018

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli


Vatanseverlerin dergisi Yürüyüş Okmeydanı halkına ulaştırılmaya devam ediyor.
16 Temmuz pazartesi günü Mahmut Şevket Paşa mahallesine 35, 18 Temmuz çarşamba günü ise Piyalepaşa mahallesine çıkılarak 25 ev toplam da ise 60 Yürüyüş dergisi halkımıza ulaştırıldı. Yaklaşık 3 saat süren ve 3 kişinin katılımıyla gerçekleşen Yürüyüş dergimizin tanıtımı ve dağıtımı sırasında okurlarımızdan bir ailemize de ev ziyareti yapıldı.
Yürüyüş Dergisi Okuyalım, Okutalım!
Okmeydanı Halk Cephesi


Yunan Halkının Yanındayız
Yunanistan’ın Attika bölgesinde çıkan yangın sonucunda, 91 kişi yaşamını yitirmesi, yüzlerce yaralı binlerce insanın evsiz barksız kalması bizleri derinden yaralamıştır.
Yunan halkına kayıplarımızdan dolayı baş sağlığı dilerken, yaralılarımıza da acı şifalar diliyoruz.
Doğal afetler (yangın, sel, deprem) her ülkenin başına gelebilir.
Bugün bu şartlarda bu teknolojiyle önlenemeyen bu yangın için maalesef doğal affet diyemiyoruz!
Bugüne kadar Yunan hükümetinden elini bir türlü çekmeyen emperyalist devletler neden gerekli desteği sunamıyor Yunan halkına?
Onların vermek zorunda oldukları bu destekle bu felaket çok daha az kayıp ile önlenebilirdi. Her zaman yaptıkları gibi bu felaket karşısında da Yunan halkını ölüme terk ettiler. Üzülerek görüyoruz ki bir kez daha haklı çıktık. Ve haklı olmaya devam edeceğiz. Emperyalistler kapımızı sadece kendi çıkarları için çalıyorlar.
Biz Fransa Halk Cephesi olarak Yunan halkının acısını paylaşıyoruz.
Yunan halkının yanındayız!
Yunan halkının acıları acılarımızdır!
Fransa Halk Cephesi


Zeynep Yıldırım’a Özgürlük!
Küçük Armutlu Mahallesi’ne yönelik 19 Temmuz günü AKP hükümetinin polisi baskın düzenledi. Küçük Armutlu’ya yapılan bu baskın ile mahalle tamamen kuşatma altına alındı. Halka yönelik terör estirildi. Bu baskında Küçük Armutlu Cemevi’de basıldı. Cemevi’ndeki canlarımız zorla dışarı çıkartılarak ters kelepçe takılarak bahçede yere yatırıldı!
Evet, AKP hükümeti bir ibadethaneyi bastı. 
Evet, AKP hükümeti bir ibadethaneyi basarak içerisine postalları ile girdi!
Evet, AKP hükümeti bir ibadethaneyi basarak içerisinde idrarını yaptı!
Evet, AKP hükümeti bir ibadethaneyi basarak iç duvarlarına ırkçı söylemler içiren yazılamalar yaptı!
Dünyanın neresinde bir ibadethane basılarak içerisine postallarıyla girerek faşist yazılamalar yapılır?
Evet, ABD ile müttefik ülkeleri Afganistan’da, Irak’ta, Libya’da, Yemen’de, İsrail ise Filistin’de inanç merkezlerini basmıştır. Ve Türkiye’de ise Küçük Armutlu’da Alevilerin inanç merkezini AKP hükümeti bastı!
Armutlu cemevine yönelik yaşanan baskın ile bir kez daha bu iktidarın Aleviler’e ve ezilen halklara düşmanlıktan başka verebileceği bir şeyin olmadığını göstermektedir!
Armutlu Cemevi’ne yönelik yapılan baskının ardından 23 Temmuz günü ise Cemevi’nin başkanı Zeynep Yıldırım’ın evi basılarak gözaltına alındı. Yapılan bu gözaltı tesadüf değildi. Zeynep Yıldırım, Küçük Armutlu’da ve Küçük Armutlu Cemevi’ni sahiplenmiş bu inancın korunması için, yozlaşmaya karşı AKP hükümetinin kirli politikalarına karşı mücadele etmesinden dolayı tutuklandı. AKP faşizmi inanç yerimizi basıyor ve yöneticilerini tutukluyor!
AKP hükümeti, kimsenin kendisine karşı çıkmasını istemiyor!
AKP hükümeti, yoksulluğa, yozlaşmaya ve uyuşturucuya karşı kimsenin örgütlenmesini istemiyor!
AKP hükümeti, kimsenin kendisine karşı çıkmasını istemiyor!
AKP hükümeti, Alevilerin kendi inancını yaşamasını istemiyor!
AKP hükümeti, Alevi inancına karşı bu denli hakaret edip aşağılama gücünü nereden bulmaktadır?
Zeynep Yıldırım derhal Serbest Bırakılsın!
AKP hükümeti Alevilerden özür dilemelidir!
AKP gerici yobaz kültürüne karşı birleşip mücadele edip inancımızı sahiplenmek suç değildir!
AKP hükümeti inanç merkezlerimize karşı saldırılarına son vermelidir!
Fransa Anadolu Alevi Hareketi
31 Temmuz 2018


Serdar Umut Dede Yalnız Değildir!
Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) 23 Temmuz 2018 tarihli bir açıklama yaptı.
Yapılan açıklama ile Serdar Umut Dede’nin bu seneki Yas-ı Matem ayındaki Yol ve Erkan Komisyonunda hizmet vermesine tepki gösterildi.
Açıklamada, FUAF Yönetim Kurulu olarak Serdar Umut Dede’nin Muharrem ayı etkinliklerine katılımına rızalık vermeyeceklerini belirttiler.
Bu açıklama Serdar Umut dedeyi tecrit ve tasfiye etmenin politikasının bir parçasıdır.
FUAF ne yapmak istiyor?
Amaçları, Yol Erkâna uygun olmayan, kendi düşünce çıkarı için hizmet verecek kişi ve kurum yaratarak Aleviliği özünden uzaklaştırmaktır.
FUAF’ın bir misyonu vardır!
Alevileri örgütlü bir güç haline getirmektir.
Hangi dedenin hangi etkinliğe katılacağına karar vermek değildir.
Bugüne kadar emeği geçen onlarca kurum ve kişinin emeğini hiçe saymak değildir.
Ali-Cengiz oyunları ile hareket etmek değildir.
Gerçekler güçlüdür ve bu oyunları gerçekler bozacaktır.
Hiçbir güç halkın rızalığının üzerinde değildir!
FUAF Yönetim Kurulu üyeleri, öncelikle rızalığın ne olduğunu bilmelidir.
Siz de iyi biliyorsunuz ki bizim inancımızda dedelerin iradesi üstünde bir irade yoktur.
Siz hangi hak ile bu iradeyi kırmaya kalkıyorsunuz?
Peki, siz kimden rızalık aldınız?
Evet soruyoruz:
Daha dün Armutlu cemevine alçakça bir saldırı yapıldı.
19 Temmuz günü polis baskını esnasında canlarımız işkence ve ters kelepçe ile yerlerde sürüklenerek gözaltına alındı. Ve ibadethanemizin içine polis tarafından idrar yapıldı. Ve cemevi başkanı Zeynep Yıldırım tutuklandı. Peki, Alevilerin temsilcisi olduğunu iddia eden FUAF neden bu konuda açıklamada bulunmadı?
Yoksa ilgi alanına mı girmiyor?
Evet, FUAF cevap vermelidir.
FUAF neden Serdar Umut dedeyi gündemine almaktadır?
Neden iftira, yalan ve yanlış bilgilendirme gibi burjuva ucuz ayak oyunları ile Serdar Umut dedenin halk ile olan bağını koparmaya çalışmaktadır?
FUAF şunu iyi bilmelidir ki; Serdar Umut Dede Yalnız Değildir
Talipleri ve temiz inançlı canlarımız Serdar Umut’un yanındadır.
Biz Serdar Umut Dedemize, canlarımıza hizmet vermesi için rızalık veriyoruz!
Tüm canlarımızı da Serdar Umut Dedemize rızalık vermeye çağırıyoruz.
Fransa Anadolu Alevi Hareketi
31 Temmuz 2018


30 Temmuz pazartesi günü saat 11'den itibaren çadırımızı acıdık. Çadırın 19. günü. Direniş hapishane önünde devam ediyor. Sonnur üzerindeki tecrit derhal kaldırılsın. Köln Ossendorf hapishaneside ki Devrimci Tutsak Sonnur Demiray’a işkence yapıyor. Biz dostları ve arkadaşları olarak bu keyfi ve hukuksuz tutuma karşı başlattığımız çadır direnişiyle Sonnur’un yalnız olmadığın hapishane idaresine gösteriyoruz. Sonnur’u Alman emperyalizminin hapishanelerinden çekip alacağız, orada bırakmayacağız.
Sonnur Demiray Onurumuzdur!
Sonnur Demiray Yalnız Değildir!
Köln Halk Meclisi Girişimi







Köln Halk Meclisi Girişimi 29 Temmuz Pazar günü sabah erken saatte Fühlinger See piknik alanında buluşarak kahvaltı yaptı. Kahvaltıdan sonra herkesin katılımı ile yapılan toplantıda Sonnur Demiray için yapılan Çadır Direnişi hakkında bilgilendirme yapılarak direnişin geliştirilmesi için neler yapılabileceği tartışıldı ve bazı kararlar alındı.
Direnişin Sonnur Özgürlüğüne Kavuşama Kadar sürdürülmesi herkesin ortak düşüncesiydi.
Kahrolsun Tecrit İşkencesi!
Sonnur Demiray'a Ve Tüm Siyasi Tutsaklara Özgürlük!
Zafere Kadar Direniş!
Köln Halk Meclisi Girişimi





30 Temmuz Pazartesi günü saat 13.00 ile 14.00 arasında Berlin Başbakanlık önünde eylem yapıldı.
Eylemde Dayanışma Grubu “Gülaferit’e Özgürlük” pankartını ve Gülaferit’in taleplerinin olduğu dövizleri açtı.
Yoldan geçenlere bildiriler dağıtılıp, bilgilendirme yapıldı.
Gülaferit açıklamasını eylem boyunca tekrar tekrar okudu, taleplerini yineledi, direnmenin suç ve terörizm olarak ele alınamayacağını belirtti.
Hakkında yürütülen terör propagandasına son verilmesini isteyerek, Alman devletini Türkiye faşizmiyle işbirliği yapmamaya çağırdı. Alman devleti bir terörist arıyorsa, Almanya’da yeraltına çekilip örgütlenen 450 Naziye bakmalıdır dedi.
Eylemde şu sloganlar atıldı;
-GÜLAFERİT YALNIZ DEĞİLDİR!
-HEPİMİZ 129-B’YİZ!
-POLİTİK TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK!
-FAŞİZME KARŞI OMUZ OMUZA!
-YAŞASIN ENTERNASYONEL DAYANIŞMA!
-MÜLTECİLERE HAREKET ÖZGÜRLÜĞÜ…
Viyana’dan Gülaferit’le ilgili yürütülen kampanyayı duyan 2 kişide eyleme destek amacıyla katıldı.
Bir sonraki eylemin Çarşamba günü yine aynı yerde ve saat 13 ile 14 arasında yapılacağı duyurularak eylem sona erdirildi.



Halk Anayasası Taslağı, aynı zamanda bir mücadele çağrısıdır. Bağımsız, demokratik ve özgür bir ülke yaratmaya çağrıdır.
Halk Anayasası Taslağı, oligarşik diktatörlüğü alt edip Halkın Devrimci İktidarını kurma çağrısıdır.” (5.Baskı İçin Sunuş)
Ülkemizde ve dünyada emperyalizme karşı mücadele ediyoruz.
Güçlünün güçsüzü ezdiği, büyüğün küçüğü yuttuğu, zenginin yoksulu horladığı, vicdanların ve adaletin parayla satın alınabildiği bir düzen hakim ülkemizde.
Mahirden Dayıya ve onların önderliğinde bu günlere kadar haksızlığın adaletsizliğin karşısında, mazlumun yanında olduk.
Emperyalizme ve faşizme karşı, bağımsızlık ve demokrasi için yola çıktık.  Sonunda varmak istediğimiz hedefin adını DEMOKRATİK HALK CUMHURİYETİ koyduk.
Kuracağımız bu güzel ülkeye adım adım yaklaşırken geleceğimizi de şimdiden hazırlıyoruz. Sadece kurumlarımızla, Meclislerimizle değil Halk Anayasamızla da nasıl bir gelecek kuracağımızın hazırlıklarını yapıyor, öğreniyor, öğretiyoruz.
İnsanların onurlu ve özgürce yaşadığı, soygun ve sömürünün, baskı ve zulmün tarihe karıştığı, bağımsız ve gerçekten demokratik bir ülke hayal değildir. Halk Anayasası taslağı böyle bir düzenin genel hatlarını ortaya koyuyor.
Birinci baskısı 1997 Nisanında Susurluk sonrası yapılan Halk Anayasası Taslağı’nın ikinci baskısı 2001 de ekonomik kriz tartışmaları sırasında yapıldı. 2002 de oligarşinin seçim oyunları arifesinde üçüncü baskısı, 2007 de halkın düzene cevabı olarak dördüncü baskısı yapıldı. 2010 yılında 12. Eylül’le hesaplaşma iddiası halkı referanduma götüren AKP’nin aldatmacasına cevaben 5.baskısı yayınlandı.
Sizlere dördüncü ve son basımın seslendirilmiş halini ve okumak isteyenler için de 5. baskının PDF halini sunuyoruz. Seslendirmeler bir dosya halindedir. Her bölüm ayrıca seslendirilmiştir. Bu şekilde istediğiniz bölümü tekrar dinleme imkânınız olacaktır. Ayrıca tamamını veya ayrı bölümler olarak da seslendirmeleri daha sonra dinlemek üzere indirebilirsiniz.
Kuracağımız ülkemizin nasıl bir ülke olacağını daha somut bir şekilde görebilmek ve mücadelemizde bize bir hedef olması dileğimizle.
Halkın Devrimci İktidarı için okuyun, okutun, dinleyin, dinletin, paylaşın…
Veya aşağıdaki listeden istediğiniz bölümü seçerek dinleyin, paylaşın, indirin:


29.07.2018 tarihinde İzmir TAYAD’lı Aileler Doğançay köyünde kahvaltıda buluştular. Yapılan kahvaltıdan sonra hep beraber türküler söylendi. Ardından Şakran T2 Hapishanesi Özgür Tutsaklarımızın göndermiş olduğu mektup okundu. Özgür Tutsaklarımızın annelerimiz, babalarımız, kardeşlerimiz abilerimiz, ablalarımız diye başlayıp fiziken olmasa da biz de sizlerle beraber dost sofrasında diz kırmaktayız bizler iyiyiz inançlıyız biliyoruz ki sizler de iyisinizdir iyi olmak zorunluluğumuz var yılmadan Mücadelemize devam edeceğiz denildi. Önümüzdeki süreçte gerek özgür tutsaklarımızın mahkeme süreçlerinin başlaması gerekse halkın Avukatlarının İstanbul’daki duruşmalarında yanlarında hazırlık olmak için neler yapabileceğimiz tartışıldı bir program belirlendi.




Hollanda’nın Roterdam şehrinde 15 hafta boyunca her cumartesi günü şehir merkezinde oturma eylemi yaparak iki kızının ve tüm Grup Yorum üyelerinin serbest bırakılmasını isteyen Erdem Varan, eyleminin 16. haftasını Avrupa Halk Meclisleri’nin yaz kampında düzenlendi. Erdem Varan, Hollanda’dan Grup Yorum ile sanat çalışmaları için Türkiye’ye gittikten sonra tutuklanan iki kızının ve Grup Yorum üyelerinin serbest bırakılması için oturma eyleminin 16’cısını Fransa’nın güneyindeki Gençlik ve Aile Kampı’nda gerçekleştirdi. Erdem Varan, kamp alanında dövizlerini hazırladıktan sonra saat 15.00 ile 17.00 arasında astığı dövizlerinin önünde oturma eylemi yaptı. Yapılan eylem sürecinde direnişine ilişkin bilgi verdi.
Kamp Basın Yayın Komitesi






Avrupa Halk Meclisi tarafından 26 Temmuz günü başlayan ve 5 Ağustos günü son bulacak Gençlik ve Aile Kampı üçüncü gününde de devam ediyor. Kampın katılımcılarının saat 07.30’da toplu halde kalkarak hep birlikte yapılan sabah sporunun ardından kahvaltı yapıldı. Ardından görev dağılımı yapılarak tatil kampı boyunca yapılacak etkinliklerde kimlerin hangi görevlerde yer alacağı kararlaştırıldı. Bir araya gelen gençler ise tatil kampına yeni katılanlarla tanıştıktan sonra bilgilendirme yapıp ta oyun oynadıktan sonra herkes toplu halde denize gitti. Öğleden sonra kamp programı kapsamında şan eğitimi yapıldı. Nöbetçilerin hazırladığı akşam yemeği toplu halde yenildi.  Akşam yapılan toplantı programının konusu, “Biz kimiz, Biz Ne istiyoruz” için kitle toplandı. O arada gençler sahile geziye çıktılar. Burada birlikte dondurma yenilerek sessiz sinema oynandı. Gerçekleşen seminer çalışması ile gençlerin gezinin son bulması ile birlikte kültür etkinliğine geçildi. Birlikte türküler söylenip, halaylar çekildi. Bu güzel etkinliğin sonunda, sohbet arasında herkes çadırlarına çekildi.
Kampın üçüncü günü birlik ve beraberliğin pekiştiği bir ortam ile son buldu.

Hoş geldin Ulaş!
Fransa’nın güneyinde Avrupa Halk Meclisi’nin Aile ve Gençlik Kampı devam ediyor. Kampın üçüncü gününde ise en genç katılımcımız, bir ailemizin 25 günlük Ulaş isimli oğlumuz oldu. Fransa’nın Marsilya şehrinden katılan ailemizin bundan 25 gün önce dünyaya gelen Ulaş ailesiyle birlikte bizleri ziyaret etti. Hepimizi onurlandıran bu ziyaret karşılık Fransa Halk Meclisi tarafından, “Bizleri Marsilya’dan ziyarete gelen ailemizin bundan 25 gün önce dünyaya gelen evlatlarına Ulaş ismini vermeleri bizleri onurlandırdı. Değerlerimiz olan şehitlerimizi yaşatmak için ailelerimizin çocuklarına şehitlerimizin isimlerini vermesi, onları bu düşüncelerle veya bu düşüncelere yakın büyütmeleri önemlidir. Ulaş Halk Meclisi adına bir altın takıyoruz. Ulaş ismine laik büyüsün…” denildi. Alkışlar ve “Mahir Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş!” sloganlar eşliğinde altın yakasına takıldı. O esnada ağlayan Ulaş ise sloganla birlikte ağlamasını durdurduğu görüldü.
Kamp Basın Yayın Komitesi











23 Temmuz günü gece yarısı evi basılarak gözaltına alınan ve daha sonra çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanan Zeynep Yıldırım için bugün Küçük Armutlu Cemevi’nde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sarıyer şubesi Tarafından yapılan basın açıklaması ile oturma eylemine başlandı. Zeynep Yıldırım’ın annesi Kezban Bektaş Ailevi olmak suçsa Cemevi yaptırmak suçsa halka hizmet etmek suçsa bende suçluyum kızım gibi benide tutuklasınlar dedi. Bizlerde Tayad’lı Aileler olarak yapılan basın açıklamasına ve oturma eylemine katıldık. Oturma eylemi her gün 13.00 ile 15.00 saatleri arasında yapılacak.
TAYAD’lı Aileler




AKP Emperyalizmin İşbirlikçisidir! Hesap Soracağız!
Amerikan uşağı Tayyip Erdoğan televizyon ekranlarından sesleniyor; "Göbeğimizden Amerika'ya bağlı değiliz" diyor işbirlikçi Recep Tayyip Erdoğan. "Biz istiklal ve istikbal mücadelemizi geçmişte nasıl verdiysek, bundan sonra da bu mücadeleyi aynı şekilde vermeye devam ederiz." diyor Amerikancı Tayyip.
Anadolu Kurtuluş Savaşı'nı, bugün halkımızın kanıyla, alın teriyle yıkanan oligarşiye, hizmet ettiği sınıfa mal etmeye çalışıyor Amerikancı Tayyip. Kendini yerli ve milli göstermeye çalışıyor bizim CIA'ci, MOSSAD'cı.  Sonra ekliyor ve kendi kendini tokatlıyor Amerikancı katil:
"Nükleer enerjide Rusya ile bir adım attık. O şu anda yürüyor. 20-22 milyar dolarlık bir yatırım. Ciddi yatırım. İkincisini Japon’larla imzaladık, üçüncü ayak olarak Fransızlar da var. Fakat orada nedense zayıf bir durum var. Üçüncü nükleer santralı Çinlilerle yapalım istedik. 3.6 milyar dolar ayrı bir imkân. Çin, üçüncü nükleere olumlu yaklaşıyor. İnşallah ona da başlayacağız."
Ülkemizin ABD Emperyalizmine göbekten bağlı olmasının bugün baş sorumlularından AKP ve Tayyip Erdoğan o kadar Amerikancıdır, o kadar işbirlikçidir ki; yerlilik ve millilik hakkında yalan ve demagoji üretirken dahi Emperyalist devletlere sıçramadan edemiyor.
Düşünemez! Beyin hücreleri Amerikan dolarıyla çalışan işbirlikçi Tayyip Erdoğan; emperyalizmden bağımsız bir yalan söylemeyi bile, emperyalizmden bağımsız bir demagoji yapmayı bile, emperyalizmden bağımsız bir şaka yapmayı bile beceremez. Bırakalım emperyalistlerden izinsiz tuvalete gitmeyi, emperyalistlerden izinsiz hayal bile kuramaz Amerikancı Tayyip. Bu yüzden halkı aldatmaya yönelik demagoji yaparken dahi emperyalist devletlere sığınmaktadır.
Halkımız!
Ülkemiz emperyalizme göbekten bağlıdır! AKP emperyalizmin kuklasıdır. Adına "millet meclisi" denen meclis emperyalizmin icazeti dışında tek bir karar alamamaktadır. Su içtiğimiz su bardağının camının üretiminden, yemek yediğimiz tabağın porseleninin üretimine, aliminyum çıkardığımız madenlerimizden, tuttuğumuz demiri ürettiğimiz demir çelik fabrikalarına, giydiğimiz kumaşın bağlı olduğu tekellerden, bu açıklamayı okuduğumuz elektronik cihaza ya da kağıda kadar gözümüzün gördüğü her şey emperyalist tekellerin denetimi altındadır. Yerli bir su bardağımız dahi yoktur!
Emperyalizm ve oligarşi arasındaki halkın gözünü boyamak için söylenen yalanlara, demagojilere aldanmayalım. Ülkemiz üzerinden bir yılda binlerce kere uçan Amerikan uçakları ve hatta emperyalizmin taburu işlevini gören TSK'nın tüm faaliyetleri kimin çıkarına hizmet etmektedir? Suriye'de, Afganistan'da TSK'nın işi nedir? Kore'ye TSK neden gitmiştir? Kimin çıkarları için?
Emperyalizmin yeni sömürgesi olan ülkemizde, devletin yerli ve milli tek bir işlevi yoktur. Amerikancı katillerin Amerikancı beyin hücrelerinden üretilen demagojileri; onların Amerikancı beyinleriyle birlikte yok edeceğiz!
Biz 48 yıldır Emperyalizme ve işbirlikçi oligaşisine karşı anti-emperyalist, anti-oligarşik halk devrimi için savaşı yükseltmeye devam ediyoruz.  Halkımız Alişan Şanlı olup, Hatice Aşık olup geliyor. Emperyalizmin beyninde patlıyor. Aslolan budur. Halkımızın kanını akıtan katillerin "eeeey..." le başlayan cümlelerini onların ağızlarına tıkayalım. DEV-GENÇ saflarında örgütlenerek, örgütlü mücadeleyi yükselterek oligarşinin demokrasicilik oyununu bozalım. Halka karşı açılan savaşa, halkın savaşını yükselterek yanıt verelim.
ABD'ye karşı, ABD işbirlikçiliğine karşı savaşı yükseltelim. Halkımızı aldatan Amerikan damgalı beyni olan Tayyip Erdoğan gibi katillerden hesap soralım! Birleşelim, Savaşalım, Kazanalım!
DEV-GENÇ


Avrupa Halk Meclisleri tarafından her sene geleneksel olarak düzenlenen Aile ve Gençlik Kampı Fransa’nın güneyinde 26 Temmuz günü başladı. Kampta Avrupa Hasan Ferit Gedik Uyuşturucu İle Mücadele ve Kurtuluş Merkezi’nde tedavi olanlarda yerini aldı.
Avrupa Halk Meclisleri tarafından her yıl düzenlenen Aile ve Gençlik Kampı 26 Temmuz günü başladı. Kamp alanına gelen Halk Meclis üyeleri el birliği ile kampa yerleşerek çadırları kurdular. Çadırların kurulmasının ardından hep birlikte denize gidildi. Akşamüzeri toplu yenilen yemeğin ardından sohbetler edildi.
Kampın ikinci günü, 27 Temmuz günü saat 7.30’de kalkan kamp sakinleri öncelikle toplu halde yürüyüş yaptı. Bu arada nöbetçiler tarafından hazırlanan kahvaltıya toplu olarak oturuldu. Kahvaltının ardından tanışma sohbeti yapıldı. Öğlen saatlerinden itibaren ise toplu halde denize gidildi. Denize gitmeyenler ise kendi aralarında çeşitli konular hakkında kendi aralarında sohbet ettiler. Akşam yemeğinin yenilmesi ile birlikte kaynaşma daha da derinleşerek büyük bir aile olmanın, birliğin ve beraberliğin gerçek sıcaklığı hissedildi. Çocukların kendi aralarında oynadığı oyunlarla büyüklerin ise sohbetleri ile zamanın akıp gitmesi engellenemedi. Akşam toplu halde ise sahile gidildi. Sahilde oluşturulan çember ile öncelikle toplu halde türküler söylenildi. Ardından çekilen toplu halaylarla Avrupa’da da olsak da bulunduğumuz her yerde kültürümüzü yaşatarak örgütlü gücümüzün birliğimizden geçildiği vurgulandıktan sonra toplu olarak kamp alanına geçildi.







UYUŞTURUCU SATMAK ŞEREFSİZLİKTİR!
ALTINŞEHİR’DE UYUŞTURUCAYA KARŞI ÖRGÜTLENELİM!
Altınşehir yoksul bir gecekondu mahallesidir. Bütün yoksul mahallelerde olduğu gibi burada da gençlik düzenin yozlaştırma saldırılarından payına düşeni alıyor. Her köşe başında uyuşturucu satıcıları gençliği zehirliyor. Ve torbacılar bunu AKP’nin eli kanlı katil polisleriyle işbirliği halinde yapıyorlar. Gençleri uyuşturucuyla yaşayan ölüler haline getiriyorlar!
Uyuşturucu düzenin politikasıdır. Çünkü gençliğin kendilerine karşı örgütlenmesini, mücadele etmesini istemiyorlar. Sorup sorgulamaya,  düşünceleri ve bedeni uyuşmuş bir gençlik düzen açısından tehlike oluşturmaz ama ülkesinin, yaşadığı hayatın sorunlarıyla ilgilenen bir gençlik düzen için “tehlike” oluşturuyor!
Henüz 15-16 yaşında olan gençler hatta çocuk denilecek yaşta olan onlarca insan uyuşturucu batağına çekiliyor. Mahallelerde gezen polisler “için keyfinize bakın ama sakın başka işlere bulaşmayın ha !” diyerek gençlere akıl veriyor(!) Polisin başka işler dediği; yoksulluğa, zulme, sömürüye karşı mücadele etmektir. Veyahut devlet eliyle geliştirilen yozlaşma saldırısına karşı mücadele etmektir. Evet bu düzen mücadele etmemizi istemez. Uyuşturucu içmemizi sokaklarda, köşe başlarında gencecik bedenlerimizle zehirlenerek ölmemizi ister. Çünkü biliyorlar ki örgütlenen gençlik onların sonu olacaktır!
Düzen uyuşturucuyla hem ekonomik anlamda hem de siyasi anlamda kar ediyor. Sattırdığı uyuşturucu üzerinden haraçlarla payını alıyor,aynı zamanda gençliğin politik bilincini gerileterek kendine karşı birlik olmasını engellemiş oluyor. Kendi burjuva medyasında manşetlere verdikleri “uyuşturucu operasyonları” da halkın gözünü boyamak içindir. Ki bu operasyonlarda elde ettikleri uyuşturucuları yok etmiyor tekrardan piyasaya sürerek karlarına kar katmış oluyorlar.
Bizler de Liseli Dev-Gençliler olarak mahallelerimizde uyuşturucuya karşı örgütleneceğiz. Mahallerimizde torbacıların, onların yandaşı olan polislerin cirit atmasına izin vermeyeceğiz! Mahallelerde yaşayan arkadaşlarımızın zehirlenmesine seyirci olmayacağız! Bizler bu mahallenin gençleriyiz.Çetecilerin işini gören değil; onlara ve onları yaratan bu düzene karşı mücadele eden olacağız!
MAHALLELERİMİZDE UYUŞTURUCUYA GEÇİT VERMEYECEĞİZ!
UYUŞTURUCU SATMAK ŞEREFSİZLİKTİR!
TORBACILARIN ELLERİNİ KIRACAĞIZ!

ALTINŞEHİR LİSELİ DEV-GENÇ


Liseli Dev-Gençliler 28 Temmuz 2018 Cumartesi günü Altınşehir’de kitle çalışması yaptılar. Yapılan çalışmada;
“Parasız Eğitim İstiyoruz Alacağız! Liseli Dev-Genç”
“Demokratik Lise İstiyoruz Alacağız! Liseli Dev-Genç”
“Uyuşturucu Satmak Şerefsizliktir! Liseli Dev-Genç”
“Mahallelerimizde Uyuşturucuya Geçit Vermeyeceğiz!”
“Torbacıların Ellerini Kıracağız! Liseli Dev-Genç” sloganlarının yazılı olduğu 7 döviz ve;
“Parasız, Demokratik, Bilimsel Eğitim İstiyoruz, Alacağız! Liseli Dev-Genç”
“Yaşasın Demokratik Lise Mücadelemiz Liseli Dev-Genç”
“Parasız Eğitim, Sınavsız Gelecek İstiyoruz Liseli Dev-Genç”
“Yaşasın Liseli Dev-Genç, Yaşasın Liseli Dev-Genç” sloganlarının yazılı olduğu çok sayıda pullama yapıldı. Çalışma süresince gelip soru soran, sohbet etmek isteyen pek çok mahalleli oldu. Bir bölgede asılan döviz oldukça kısa süre içerisinde bir uyuşturucu satıcısı tarafından indirilince iradi olarak yeniden asıldı. Yapılan çalışmaya 2 Liseli Dev-Gençli katıldı.


Yunanistan’ın Koridallos hapishanesinde siyasi tutsakların öncülüğünde yangın bölgesindeki mağdur halk ile dayanışma kampanyası örgütlendi. Bu dayanışma kampanyasına göre 2 hafta boyunca hapishanedeki tüm tutuklu ve hükümlüler kahvaltı haklarını yangın bölgesine gönderecekler.
Halkların En Büyük Silahı Dayanışmadır
Yunan Halkına Tekrar Geçmiş Olsun Dileklerimizi Gönderiyoruz.





28 Temmuz Cumartesi günü Gülaferit'le Dayanışma Grubu “Cuba Si” festivalinde bildiri dağıtımı yaptı.
 Festivale katılanlara Gülaferit'in tahliyesinden sonra yaşadığı sorunlar ve sürdürdüğü kampanya hakkında bilgiler verildi. Bütün stantlara bildiriler bırakıldı ve ağaçlara bildiriler asıldı.
Festivale katılan DDR'li kozmonot Siegmund Jähn'de bildiri verildi ve bilgilendirme yapıldı.
 Festivalde Küba, Venezüelle ve Nikaragua'dan gelen konuşmacılar ülkelerindeki son durum hakkında bilgilendirme yaptılar.
 Festivalin yakınındaki bir bölgede yapılan başka bir antifaşist gösteriye katılanlarada bildiriler verilip bilgilendirme yapıldı.




PCP-Partido Comunista Peruano (Peru Komünist Partisi) 28 Temmuz Cumartesi günü İsviçre’nin Zürich şehrinde rüşvete ve yozlaşmaya karşı eylem yaptı. Yapılan miting konuşmasında “Hukukun parası olanın hakkı olduğu Peru’da, hakimin de, savcının da rüşvetle satın alınamayacağı, adaletin herkesin hakkı olduğu” söylendi.
Peru eski devlet Başkanı Ollanta Humala rüşvetten hapiste, ondan önceki başkan Alejandro Toledo yine rüşvet davasından ülkeden kaçtı… daha eskiler, Alan García und Alberto Fujimori haklarında kesinleşmiş karar var. Devlet Başkanı Pedro Pablo Kuczynski kendisinden önceki başkanları aratmayarak rüşvet aldığının belgelenmesi ve baskılar sonucu Mart ayında istifa etmek zorunda bırakılmıştı.
Peru’daki rüşvet ve yozlaşmaya son mitingine İsviçre TAYAD da destek verdi. “Zaptettiğimiz alanlara, ismini haykıracağız, Haklıyız Kazanacağız” (İn die Gebiete, die wir einnehmen, Werden wir deine stimme tragen, Wir sind im Recht, Wir werden siegen) yazılı dövizle katılan TAYAD, Türkiye’de yaşananları mitinge gelenlere anlattılar. Mitinge Latin Amerika’nın çeşitli ülkelerinden insanlar katıldı. Sanatçılar, Commandanto, Bella Cav gibi müziklerle eyleme destek verdi.
Perulular, rüşvetin 16. yüzyılda İspanyolların Peru’yu istila etmesinden sonra başladığını düşünüyorlar. Zamanın krallığı Peru’da işlerini rüşvetle yaptırırmış. Değişik zamanlarda yaşanan cuntalar ve yeni sömürge ülke olmanın bedellerini yönetim, halka ödetti ve hala da ödetiyor. Kirli para aklamalar, uyuşturucu ticareti, tehdit ve şantaj la kendi kasalarını dolduran Peru hükûmeti ve oligarşisi halkı açlık ve yoksulluğa mahkum ediyor….




Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur

28 Temmuz Cumartesi günü, Köln Ossendorf Hapishanesi önünde direniş çadırımızı açtık. Bugün direniş çadırının 18. günü. Her Cumartesi olduğu gibi bu hafta da 15.00’de basın açıklansın yaptık. Sonnur Demiray’ı yalnız bırakmadık.
Devrimcilik yapmak suç değil görevdir. Hapishanede olan arkadaşımıza, yoldaşınıza sahip çıkmak bizim görevimizdir. Devrimci tutsaklara sahip çıkmak onurdur, görevdir.
Devrimci tutsak Sonnur Demiray’ın tecrit işkencesine tabi tutulmasından kaynaklı başlattığımız direniş devam ediyor. Köln hapishanesi Sonnur’a üzerindeki tecriti kaldırana kadar ve de taleplerimiz kabul edilene kadar buradayız. Yasaklamaya çalıştığınız Grup Yorum türküleriyle tam karşınızdayız. Biz hapishane önünde olduğumuz sürece direniş türküleriyle direnmeye devam edeceğiz.
Irkçılığa Faşizme karşı mücadele etmek suç değil görevdir.
SONNUR DEMİRAY ONURUMUZDUR
SONNUR DEMİRAY YANLIZ DEĞİLDİR
DEVRİMCİ TUTSAKLAR ONURUMUZDUR
KÖLN HALK MECLİSİ GİRİŞİMİ





Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.