Kasım 2017

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli

Panel 26.11.2017 tarihinde 13.30’da başladı.
GATA Hastanesinden işçiler hastanelerde yaşadıkları sorunları, sendikaların tavır ve tutumundan bahsetti. Bugün sendikaların işçilerin sorunları ile ilgilenmediklerini, patronlara daha yakın durduklarını Taşeron işçilerin birçok sorununu çözmediklerini aktardı.
Türkan ALBAYRAK ise işten atıldıktan sonra direnip işini nasıl elde ettiğini anlattı. Hiç bir işçinin direniş ve mücadele etmeden haklarını alamayacaklarını kendi direnişi ve diğer DİH in direnişlerinden örnekler ile anlattı. ALBAYRAK faşizmi her gün teşhir eden Nuriye ve Semih’in Yüksel Caddesinde direnişini de örnek gösterdiği konuşmasında işçi sınıfının direnmekten ve meclislerde örgütlenmekten başka çıkar yolu olmadığının altını çizdi.
Çankaya Belediyesi işçilerinden Armağan ÖZBAŞ ise belediyede yaşadıkları sorunları anlatıp işçi meclislerine karşı sendikaların nasıl düşmanca tavır takındığını anlattı. Sendikalar İşçi Meclislerini kendilerine alternatif olarak gördükleri için en az patronlar kadar devrimcilere ve işçi meclislerine düşman olduklarını anlattı. Genel-İş sendikası üyesi olarak sendikanın işçi eylemlerini sahiplendikleri için kendilerine karşı tutumuna değinen ÖZBAŞ, TAŞERON İŞÇİLERİNİN KADRO SORUNUN İşçi Meclisleri İle Çözülebileceğini söyledi. Armağan ÖZBAŞ Meclislerde Örgütlenme çağrısı ile konuşmasını bitirdi.
Düzce PTT İşçi Meclisinden Murat KABAK ise Taşerona ÖSP’nin (Özel Sözleşmeli Personel yasası) sorunlarını çözmeyeceğini esas sorunun Koşulsuz Kadro sorunu olduğunun anlatarak konuşmasına başladı.
AKP’nin sürekli işçilerin duyguları ile oynadığını ve sürekli işçi haklarına saldırdığını anlatan KABAK, faşist iktidarın İşçinin Kıdem Tazminatına göz diktiğini birazcık tepkiyi görünce geri adım attığını ama tekrar gündeme getirmesine ise izin vermememiz gerektiğini söyledi.
AKP döneminde ve OHAL süresince nasıl işçi haklarının daha da gerilediğini anlatan KABAK da çözümün birlik olmaktan ve örgütlenmekten geçtiğini anlattı. Bugün işçilerin neleri kaybettiklerine değinen KABAK en son iş mahkemelerinin de işçilerin elinden nasıl alındığını örnekler ile aktardı.

PANELİN SONUÇ NİLDİRGESİNDE MECLİSLERİ YAYGINLAŞTIRMA kararı çıkarken aynı anda bir de panel sonrası çıkışta basın açıklaması kararı alındı. 70 e yakın kişinin izlediği panel sonunda yapılmak istenen basın açıklamasına polis saldırmak isteyince işçiler açıklama yapmaktan çekindikleri görüldü. Açıklamanın her koşulda yapılması gerektiğini savuna işçiler polisin tavrını protesto ettiler.





30 Kasım Perşembe Günü NRW Dev-Genç ve Halk Cephesi olarak 28 Kasım sabahı Atina'da gözaltına alınan 9 arkadaşımız için Duesseldorf’ta bulunan Yunan Konsolosluğu önündeydik.
Saat 13.00’da başlayan eylemimiz bir arkadaşımız tarafından okunan açıklamayla ve sloganlarla devam etti.
Konsolosluk çalışanları rahatsızlıklarını perdeleri kapatarak ve "sessiz olun" diyerek belirttiler.
Konsolosluk Önünde "KAHROLSUN AMERİKAN EMPERYALİZMİ-YAŞASIN MÜCADELEMİZ", "BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ", "DEVRİMCİ TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK" gibi sloganlar atıldı.
NRW Dev-Genç

NRW Halk Cephesi


29 Kasım Cumartesi günü Duisburg'da, Yunanistan'da gözaltına alınan 9 arkadaşımız için yazılama yapıldı.
Duisburg'da Türkiyelilerin yoğun yaşadığı Hamborn bölgesindeki duvarlara "Devrimcilik Yapmak Suç Değil Görevdir", "Yunanistan'da Gözaltına Alınan 9 Türkiyeli Devrimci Onurumuzdur", "Burak Ve Anıl'a Özgürlük" sloganları yazıldı.

Avrupa Dev-Genç




Emperyalizmin Karabatağı Yunanistan Devrimcilere Saldırarak Hala Sömürüye Ve Zulme Doymadığını Bir Kez Daha İfşa Etmiştir
Daha bir kaç yıl önceye kadar ağır bir ekonomik ve toplumsal buhranın pençesinde kıvranan, işine gelmediği zaman emperyalist abilerine kabadayılık taslayan, halktan ve emekten yanaymış gibi görünüp devrimci kimlik takınan Yunanistan Hükümeti, zulümdaşı Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının ziyareti öncesi Tayyip’e yaranmak adına çareyi Yunanistan'da yaşayan Türkiyeli Devrimcilere saldırmakta bulmuştur. Bu ne ilk saldırısıdır Yunanistan Hükümetinin ne de son olacağa benziyor. Kim politik ve ekonomik krize düşse, kim üzerine basıp sıçramak isteyeceği taş arasa çareyi Halk Cephesine saldırmakta, onun yasal faaliyet yürüten devrimcilerini tutuklamakta veya gözaltına almakta arıyor. Halk Cephesinin devrimcileri ve devrimci kimliğe sahip kurumları öyle sizin düşündüğünüz gibi, tek lokmalık bir karın doyurma veya göz boyama aracı değildir. Kaldırdığınız bu ağır taşın altından öyle sağa-sola kaçışanlar, bir yerlere sığınıp korkudan sinenler değil yüreklerini katmer katmer kinle ve hesap sorma bilinciyle bileyen onlarca, yüzlerce hatta binlerce devrimci daha çıkacaktır. Yunanistan Devletine soruyoruz;
- Evlerinin basılmasına, gözaltına alınmalarına sebep olacak ne yapmıştır bu insanlar,
- Kimlerin isteğiyle, ne diye öyle apar-topar böbürlendiniz
- Cephe korkusu taşıyanların, Cephelilerin olduğu yerlere gitmeden önce ordularını gönderenlerin korkularına mı ortak oldunuz?
Devrimciler, ezilenlerin, ekmeğe-suya muhtaç edilenlerin Prometheus'u, ışığı, umudu olmaya devam edeceklerdir.
Devrimciler, hiçbir zaman korkuya ve umutsuzluğa kapılmayacaklardır.
Devrimciler, tek tek gözaltına alınmakla, tutuklanmakla bitirilemeyecek, halkların aklında ve yüreğinde onur nişanesi olacak hep hatırda taşınacaklardır.
- Peki size ne olacak? Sizler nasıl hatırlanacak, nasıl yaşayacaksınız bunca utancınız ve ahlaksızlığınızla... Tekellerin paylaşmak, güce güç katmak, sermayedarlara melun görünmek pahasına vazgeçtiğiniz onur, adalet ve ahlak kavramları size de bir gün lazım olmayacak mi?
YUNANISTAN HÜKÜMETI TÜRKIYE'NİN POLİSLİĞINİ YAPMAYI BIRAKMALIDIR,
DEVRİMCİLERE TERÖRİST DİYE SALDIRMAYI,
YASAL FAALİYETLERİ TERÖR FAALIYETLERİ ADI ALTINDA LEKELEMEYI BIRAKMALIDIR.
DEVRİMCİLİK YAPMAK ONURDUR, HALKIN ONURLU EVLATLARINA ZULME SON VERİLMELİDİR...

AVUSTURYA HALK CEPHESI

EMPERYALİZM YİNE YENİLECEK!
İŞBİRLİKÇİ, EMPERYALİZMİN KUKLASI YUNANİSTAN DEVLETİ DEVRİMCİLERE SALDIRMAKTAN VAZGEÇ!
29 Kasım günü Yunanistan'da devrimcilerin yaşadığı yerlere saldıran Yunan polisi 9 devrimciyi işkence ile gözaltına aldı. "Sol" dan devşirme Syriza hükümeti iktidara geldi geleli emperyalizme yaranmak için takla atıyor, yapmadık alçaklık işlemedik suç bırakmıyor. Tüm döneklerin, davasına ihanet edenlerin yaptığı gibi Syriza da emperyalizme yaranmak için ilk iş devrimcilere, Marksist-Leninistlere saldırıyor. Yani emperyalizmin düşmanlarına saldırarak emperyalizme sadakatini ispatlamaya çalışıyor.
Nafile! Emperyalizm sizi de kullanıp kullanıp sümüklü mendil gibi çöpe atacaktır.
Devrimcilere saldırarak emperyalizme yaranmaya çalıştığınız için Yunan halkı size gereken cevabı verecektir.
UNUTMAYIN EMPERYALİZMDEN HAKETTİĞİNİZ HER "AFERİN" İÇİN YARIN HESAP VERECEKSİNİZ!
Anadolu halkı daha 100 yıl yok ki tüm emperyalist çakal sürüsünü topraklarından söküp atıp denize dökmüş bir halktır. Emperyalizm o zamanlarda da bugün olduğu gibi aç sırtlanlar gibi birlik olup Anadolu halkının kurtuluş mücadelesini bastırmak için her türlü insanlık dışı yöntemlere başvurmuştur. O günlerde de İngiliz’i, Fransız’ı, İtalyan’ı, Yunan’ı, Amerikalısı, Alman’ı birlik olmuş ülkemizi talan için işgal etmişti. Anadolu halkı, o fakir, o ekmeğe muhtaç Anadolu halkı; Türk'ü, Kürt'ü Arap’ı, Laz'ı Çerkez’i işgali kabul etmemiş, "7 düvel düşman"ı defetmesini bilmiştir.
YİNE DEFEDECEĞİZ!
BAĞIMSIZ DEMOKRATİK SOSYALİST BİR ÜLKE KURACAĞIZ.
Dün olduğu gibi bugün de Fransız'ı Alman'ı Amerikan'ı Belçika'sı Hollanda İngilteresi cümle emperyalistler onların kuklası Faşist Yunanistan devleti birleşmiş devrimcilere saldırıyorsunuz!
Dün olduğu gibi bugün de siz emperyalist sırtlanlar;kimden korkuyorsanız ona saldırıyorsunuz!
Gözaltına alıyor, işkence yapıyor tutukluyor hapislere atıyorsunuz.
Bunları yaparken kendi yasalarınızı bile çiğniyorsunuz!
Anadolu topraklarında kimin Bağımsız Demokratik ve Sosyalist bir ülke kuracağını bildiğinizdendir devrimci harekete saldırmanız. Dünyadan Sosyalizm umudunu silmek istiyorsunuz.
DÜNYADAN UMUDUN ADINI SİLEMEZSİNİZ. SİZİN SALTANATINIZI BİZ YIKACAĞIZ. TÜM DÜNYADA TESLİM ALAMADIĞINIZ ÖRGÜT KALMASA DA BİZİ TESLİM ALAMAYACAKSINIZ.
BİZ CEPHELİYİZ. ANADOLU HALKININ SİZE DÜŞMANLIĞI BİTMEZ. .
BİZİ ANADOLU HALKININ SİZE OLAN DÜŞMANLIĞI YARATMIŞTIR. İŞBİRLİKÇİ AKP İKTİDARI GİBİ FAŞİST
YÖNETİMLERİ KULLANARAK ÜLKEMİZİ SOYUYOR SÖMÜRÜYORSUNUZ. SÖMÜRÜ VE SOYGUN DÜZENİNİZİ BAŞINIZA
YIKACAĞIZ. ÖLDÜKÇE ÇOĞALANLARDANIZ. SİZ BİZE SALDIRDIKÇA DAHA GÜÇLENİRİZ.
BİZ ANADOLU HALKININ KURTULUŞ UMUDU, DÜNYA HALKLARININ KURTULUŞUNUN SEMBOLÜ SOSYALİZMİN BAYRAĞINI
DALGALANDIRANLARIZ. O BAYRAĞI KALELERİNİZE DİKECEĞİZ.
KAHROLSUN ABD EMPERYALİZMİ
KAHROLSUN AVRUPA EMPERYALİZMİ
İŞBİRLİKÇİ KUKLA YUNANİSTAN DEVLETİ DEVRİMCİLERE SALDIRMAKTAN VAZGEÇ TUTUKLU DEVRİMCİLERİ DERHAL SERBEST BIRAKIN AVRUPA'DA TUTUKLU TÜM DEVRİMCİ TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK

BELÇİKA HALK CEPHESİ

Yunanistan Devleti, Amerika Ve Türkiye'nin Uşaklığını Yapmaya Devam Ediyor!
Devrimcilik Yapmak Suç Değil, Görevdir! Bizi Tutuklayarak, Katlederek Bitiremezsiniz!
Yunanistan-Atina'da 28 Aralık günü 9 devrimci işkence ile gözaltına alındı. Haber ajansları "DHKP-C'ye Yunanistan'da Operasyon" diye geçti.
Bu haberleri daha önceki yıllardan da hatırlayacaksınız, büyük operasyon yaygaraları, yine Türkiye faşizminin mutluluk açıklamaları. Yine aynısı bu operasyonda da yaşanacak yaşanıyor. Gerçek olan şudur ki Türkiye faşizmi bu operasyonlarda her zaman korkusunu büyütmüştür.
Suçlu olanlar çok korkarlar. Suçlu olanlar işkence yaparlar, saldırırlar. AKP faşizmi korkuyor, Amerikan emperyalizmi korkuyor ve bu yüzden işkence ile gözaltına alıyor tutukluyor.
Faşizm Anadolu topraklarından yok olmadıkça, Amerikan emperyalizmi ülkemizden defolmadıkça devrimcileri yok edemeyeceksiniz!
İşbirlikçi Yunanistan devleti daha önceki yıllardaki operasyonda 5 kişiyi tutuklamıştı, şimdi 9 devrimciyi gözaltına aldı. Bakın görüyor musunuz onlar tutukladıkça azalmıyorlar, tam tersine çoğalıyorlar. Haklı ve meşru olan bir mücadelede zulüm sürdükçe direnenler zulüm karşısında azalmaz çoğalırlar, öfke içten içe büyür. Ki büyüyor ve bu öfke daha da büyüyecek ve o 9 devrimci Türkiye'de binler olacak bundan eminiz. Bu gerçeği bize bilimde tarih de çok net söylüyor. İşte bu tarihsel haklılıktan ve bilimsel gerçeklikten korkmalı Türkiye faşizmi ve Amerikan emperyalizmi. Şu an Türkiye’de halkın biriken öfkesinden korkmaya devam etmeli, tutuklayarak bu öfkeyi bitiremezsiniz, bitiremeyeceksiniz.
Adaletin Olmadığı Yerde Faşizme Karşı Mücadele Etmekten Başka Yol Yoktur!
AKP Faşizmi Yargısıyla, Bütün Kurumlarıyla Kokuşmuştur Çözümsüzdür!
Çözüm Devrimdedir, Çözüm Devrimciliktedir!
Şimdi terör yaygaraları koparmaya başladılar. Demokrasinin kazanacağını söyleyecekler yine, yine "şiddete başvuruyorlar, şu eylemi yapacaklardı enseledik" diyecekler. Ama artık öfke ile dolu Türkiye halkının beynine ve yüreğine bu yalanları inandıramazsınız. Yalanlarınızda boğulacaksınız.
Hangi demokrasi ve adalet?
35 kiloya düşmüş Nuriye Gülmen'i hapishanede işkence altında tutanlar mı?
Yüz bin kamu emekçisi işinden edenlerler mi? Dilek Doğan'ı kendi evinde "sadece galoş giyin" dediği için öldürenler mi?
Twitterda yaptığı bir eleştiri için yıllarca hapis cezası verenler mi?
Müvekkillerinin haklarını savunan onların yanında oldukları için tutuklayanlar mı?
Türkiye’de adalet ve demokrasi var da biz mi görmüyoruz? Adalet’in olmadığı yerde adalet için mücadele etmek temel bir haktır! Bunu hiç bir hukuk yargılayamaz! Yargılayanlar faşisttir, onursuzdur!
Yunanistan devletinin onuru yoktur! Çipras onurunu Amerika’ya ve Türkiye faşizmine satmıştır!
Çipras iktidara geldiğinde sosyalizm havaları estirdiler Yunanistan'da ve bütün dünyada. Biz o gün de söylemiştik bugünde, emperyalizm paketlerine evet diyenler onların ellerini sıkanlar asla sosyalist olamaz. Bırakın sosyalisti demokrat dahi olamazlar.
Çipras ülkesinin bütün yer altı yer üstü zenginliklerini adalarını, çiftçilerinin, memurlarının, işçilerinin emeğini, haklarını Amerika ve Almanya emperyalizmine satmıştır.
Şimdi de Türkiye faşizmi ve Amerikan emperyalizmi ile işbirliği yaparak soyuna ihanet ediyor.
Yunanistan halkının faşizme karşı onurlu bir direniş tarihi vardır, Çipras iktidarı bunu ayaklar altına alarak, faşizm ile işbirliği yaparak adının faşist diye anılmasını sağlayacaktır.
Yunan halkı, faşizme karşı mücadelenin onurunu taşıyan bir halktır. Çipras hükümeti bu saldırılarının altında ezilecektir.
Yunan halkı Türkiyeli devrimcileri sahiplenecektir buna inanıyoruz. Yunan halkı ülkesinin onurunu Çipras hükümeti ise onursuzluğu temsil ediyor!
Faşizme Karşı Mücadele Onurdur, Görevdir!
Gözaltına Alınan 9 Türkiyeli Devrimci Hemen Serbest Bırakılmalıdır!
Bütün Halkımızı Kendi Evlatlarını Sahiplenmeye Çağırıyoruz!
Bulunduğumuz bütün şehirlerde Yunanistan, Türkiye ve Amerikan kurumlarını protesto edelim!  Türkiye faşizmi ile işbirlikçiliklerini yüzlerine haykıralım.
Protesto Fakları ve Telefonlar İçin;
Düsseldorf Yunanistan Konsolosluğu;
Telefon:  0211-6878500
Faks:     0211-687850334
Adres:    Willi Becker Allee 11, 40227

ALMANYA HALK CEPHESİ

Alman emperyalizminin emri üzerine Belçika’da bir devrimci, Erdal Gökoğlu tutuklandı ve Almanya’ya iade edilmeye çalışılıyor!
Peki, ne yapmıştır Erdal Gökoğlu?
Dünya’nın her tarafına "demokrasi" dersleri veren bu "Avrupa" devletleri hangi "suçlar" nedeniyle Erdal Gökoğlu’nu cezalandırmak istiyor?
Almanya’da tutuklanan ve devrimcilik faaliyetleri "suç" olarak gösterilen Musa Aşoğlu gibi, Gökoğlu’na da devrimcilik yapması, yasal dergiler dağıtıp yasal konserler düzenlemesi suç olarak gösteriliyor.
Bir de bunlara, "Musa Aşoğlu’nu tanımak" diye bir suç eklemişler!
Dünya haklarına karsı suç isleyenler, devrimcilere suç uydurmakta da birbirleriyle yarışıyor!
Bir devrimciyi tanımak nasıl suç kabul edilebilir?
Eğer bu suçsa, hepimiz bu suçu isliyoruz! Sadece Musa Aşoğlu’nu da değil, sizin korkulu rüyanız olan, dünyanın her yerindeki devrimcileri, halk önderlerini tanıyoruz!
Tanımakla da kalmıyor, onların ilkelerini ilkemiz, çizdikleri yolu yolumuz kabul ediyoruz!
Belçika devleti ne zamandan beri Almanya’nın eyaleti oldu? Ne zamandan beri Almanya’nın talimatlarıyla insanları tutukluyor?
Belçika hükümeti yaptığı yanlışlıktan derhal geri dönmeli, iade kararını iptal etmelidir! Emperyalizme karşı halkların özgürlüğünü savunan herkesi Almanya ya mi iade edeceksiniz?
Erdal Gökoğlu Derhal Serbest Bırakılmalıdır!
Erdal Gökoğlu Onurumuzdur!


BERLİN HALK CEPHESİ

DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE CEPHELİLERE DİZ ÇÖKTÜREMEYECEKSİNİZ!
28 Kasım’da Türkiyeli devrimcilerin bulunduğu 3 ayrı eve baskın yapılmış evlerde bulunan 9 devrimciyi işkenceyle gözaltına alınmıştı. Gözaltına sırasında devrimcilere yönelik yapılan işkenceler fotoğraf ve görüntülerde görülmektedir. Gördükleri işkencelerden yürümekte bile zorlanmaktalar. İktidara gelirken söylemleri ve konuşmalarıyla kendini sosyalist olarak ifade eden Yunanistan Başbakanı ALEXIS CIPRAS hükumeti aslında EMPERYALIZMİN elinde oynattığı oyuncaktan başka bir şey olmadığını daha öncede devrimcilere yönelik saldırılarından biliyoruz. EMPEREYALIZMİN bir başka oyuncağı olan Faşist TAYYİP Erdoğan’nın ziyaretini bahane ederek 28 Kasım günü devrimcilerin kaldığı evlere baskın yaparak 9 Türkiyeli devrimciyi işkenceyle gözaltına aldırmıştır. Çipras hükumeti neyin karşılığında devrimcilere saldırmaktadır. Bu düşmanca tutumun karşılığı nelerdir?
Bu operasyon, Amerikan emperyalizminin emriyle Marksist-Leninist mücadeleyi savunan devrimcileri yok etmek amacıyla yapılmıştır. Türkiye’de ve dünyada Cephelilerin yaydığı umudu yok edemeyeceksiniz. Ne yaparsanız yapın bizi susturamayacak, gözaltılarla, işkencelerle, tutuklamalarla bizleri sindiremeyeceksiniz. Biz, Türkiye ve dünya halklarının özgürlüğü için savaşmaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Bizim gücümüz, ideolojimiz ve direncimizdir. Siz bu güçten korkuyorsunuz.  Korkmakta da çok haklısınız. Gözaltına aldığınız 9 vatansever devrimci sizin korkularınızı büyütmeye devam edecektir. AB’nin politikalarıyla sömürdüğünüz Yunan halkı da devrimcilerden yanadır. 1940’larda Hitler faşizmine karşı direnen, bedeller ödeyen Yunan halkının umudu da devrimde, devrimcilerdedir. Ülkesinin emperyalizm tarafından sömürülmesine izin vermeyecek, işkenceyle gözaltına alınan devrimcileri sahiplenecektir.
Yunan devleti suç işlemektedir. Bu suçu teşhir etmeye devam edeceğiz. Devrimcilik yapmak suç değildir. Devrimcilik yapmak dünyanın en onurlu işidir. Biz bu onurlu işi gururla sahiplenerek kanımızın son damlasına kadar savunmaya devam edeceğiz. Bu savunmada ödediğimiz bedeller karşısında yılmıyor, direnmeye devam ediyoruz.
Yunan devleti, devrimcileri bir an önce serbest bırakmalıdır!


Almanya Berlin Halk Cephesi

28 Kasım günü Atina'da düzenlenen operasyonda işkence ile gözaltına alınan ve dün çıkarıldıkları mahkemece tutuklanan 9 yoldaşımız için bugün 30 Kasım Perşembe günü saat 11:00'de Stuttgart Yunanistan Konsolosluğu önünde işbirlikçi Yunan devletini protesto etmek için eylem düzenledik. Eylem boyunca Türkçe ve Almanca sloganlar atılarak işbirlikçi Yunan devleti ve Dünya halklarının baş düşmanı katil ABD teşhir edildi. Son olarak Almanca bir açıklama okunarak eylem sonlandırıldı.

Stuttgart Dev-Genç/Stuttgart Halk Cephesi


Tüm engellemelere ve imkansızlıklara rağmen Dev-Genç 48. yaşını kutladı.
Biz Dev-Gençliler 48 yıldır sürdürdüğümüz devrim mücadelesine bir halka daha eklemekten ve düşmanımızın dayatmalarına boğun eğmeden dimdik ayakta durmaktan onur duyuyoruz. Emperyalist politikaları uygulamak için can atan AKP faşizmi ise istediğini alamamıştır. 48. yaşımızı polis ablukası içerisinde barikat başlarında türkülerle, halaylarla, sloganlarla ve taşlarla kutladık.
48. yıl şenliğimizin çalışmaları İstanbul’un çeşitli mahallelerinde kuşlama, bildiri ve afiş çalışmaları şeklinde başladı. Tarihsel süreçlerimizden resimlerin de basılı olduğu kartlarımızı da satmaya başladık. Küçük Armutlu Mahallesinde de şenliğe ev sahipliği yapacağı için bölge bölge ,kapı kapı çalışmalarımızı örgütledik. Mahallenin her yanına kuşlamalarımızı yaptık, pullarımızı ve afişlerimizi yapıştırdık.
Şenlik günü geldiğinde İstanbul’un çeşitli mahallelerinden ve Anadolu illerinden Dev-Gençliler Küçük Armutlu’da toplanmaya başladı. Şenliğin yapılacağı Tepe Meydan bölgesini AKP’nin polisi işgal etmiş, gelen geçene GBT uygulamasını dayatıyor, insanlarda tedirginlik yaratıyordu. Öğle saatlerinde Cemevi’ni kuşatan polisler yeni Cemevi inşaatını arama bahanesiyle bastı. Maskeli katiller sokak aralarına dağılıp mahalleyi terörize etmeye çalışıyordu. Ve polisler halkın yoğun çabası ile birlikte eli boş olarak Cemevi’ni terk etti.
16.00 civarında artık şenlik vakti yaklaştığı için iyice kalabalıklaşan kitleden, “Drone” denilen hava aracı ile görüntü almaya çalışıyordu polis. Kısa süre sonra şenlik kitlesini Tepe Meydana çıkarmak için sözleştiğimiz yere grup grup toparladık. Cemevi tekrar kuşatılmıştı bu arada. AKP’nin polisi aklınca erken davranıp kitleyi Cemevi’ne hapsedecek ve orada saldıracak, gözaltına alacaktı. Ama karakoldaki hesap mahalleye uymadı. Kitlemizi Tepe Meydana pankartlarla ve sloganlarla yürüttük. Şenliği yapacağımız bölgede halay çekmeye ve slogan atmaya başladık. Artık bizim için şenlik başlamıştı. Kısa süre içerisinde katiller kitlemize saldırdı. Çekildiğimiz bölgelere yanımızda bulunan pankartlarımızı asarak o bölgeyi şenlik alanı haline getirdik. 2 barikat arası sloganlarımızla beraber taşlarımızı da atarak şenliğimizi gerçekleştiriyorduk. Böylece mahallenin çoğu bölgesine şenlik havası yayılmıştı.
Artık akşam saatlerinde Cemevi’ne toplanan kitlemizle birlikte sinevizyon gösterimini izledik. Ve sonunda konuşmalarla birlikte şenlik programı bitirilmiş oldu.
Gece saatlerinde ise Dev-Genç Milisleri Trafo bölgesinde barikatlar kurup havai fişeklerle Dev-Genç’in 48. yılını kutladı. Mahalle halkı ise alkışlarıyla milislere destek oldu.
Evet şenliğimizi daha kitlesel, ses sistemi, sahne, enstrümanlarla, sergilerle ve farklı etkinliklerle kutlamaktı hedefimiz, ama bunları engelleyen AKP’nin polisiydi. Saldıran onlardı, ses sistemcileri ve sahnecileri tehdit eden, karakola götüren onlardı. Ve biz her şeye rağmen gerçekleştirdik bu şenliği.
Dev-Genç demek devrim demek, Dev-Genç’in kuruluşu demek Türkiye’de devrimin başlaması demek. Bu şenlik herhangi bir şenlik değil, Dev-Genç Şenliği, Bünyamin, Aysun, Sılaların şenliği. Şehitlerimize yakışır, daha kitlesel ve güzel şenlikler gerçekleştireceğiz. Ve hiçbir saldırı cevapsız kalmayacak. Mevzilerimizi düşmana teslim etmeyeceğiz. Okmeydanı’ndaki Gençlik Federasyonu binamız, Okmeydanı, mahallelerimiz, sokaklarımız, vatanımız bizimdir. Onları katillere işbirlikçi iktidarlara bırakmayacağız.
AKP’nin polisi bir mahalleyi işgal ederek, terör estirerek halkın içindeki çelişkileri yok edemez. Böyle bir dünya yok. Bu çelişki zalimi de zulmü de kökünden silecektir. Bunu hep birlikte göreceğiz.
YAŞASIN DEV-GENÇ, YAŞASIN DEV-GENÇ’LİLER!
ŞAN OLSUN DEV-GENÇ’İN 48. YILINA!                                                  

SELAM OLSUN TÜM DÜNYA HALKLARINA ve AND OLSUN ŞEHİTLERİMİZE; ZAFERİ KAZANACAĞIZ!

İşbirlikçi Yunan Devleti AKP'ye Yaranmak İçin 9 Devrimciyi İşkenceyle Gözaltına Aldı!
Yunanistan polisi 28 Kasım sabahı Atina'da 9 Türkiyeli Devrimciyi gözaltına aldı.
Operasyon Recep Tayyip Erdoğan’ın Yunanistan’a gelmesinden önce bir suikast yalanıyla düzenlendi.
Gözaltına alınanlara uygulanan işkence görüntü ve fotoğraflardan açıkça görünüyor. Yunanistan Devleti "Solcu" görünerek AKP faşizmine yaranmak için devrimcileri gözaltına alıyor ve de işkence uyguluyor.
Ülkemizde ve dünyanın neresinde olursak olalım, bu saldırılar, gözaltı ve tutuklama terörleri emperyalizmin korkusunun göstergesidir.
Anadolu’nun yiğit evlatlarını selamlıyoruz!

Devrimcilik Yapmak Suç Değil Görevdir!
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!


Almanya NRW Dev-Genç

Grup Yorum Stuttgart konserine bir hafta kala hazırlıklarımız tüm süratiyle sürüyor. Bugün Stuttgart Kırcheim bölgesine giderek esnaflara konserimizi anlattık, bilet bıraktık ve afiş astık. Ayrıca telefonlarımızda susmak bilmiyor. 200 km uzakta olan halkımız bile konser bileti talep ediyor. Bugün bir ablamız bizi arayarak 20 seneden beri Grup Yorum dinlediğini söyledi ve 200 km uzaktan bilet almaya geleceğini söyledi.

 Stuttgart Grup Yorum Gönüllüleri

Devrimcilik Yapmak Suç Değil Görevdir!
Yunanistan devletinin kolluk güçleri 28 Kasım günü 9 Halk Cepheliyi işkence yaparak gözaltına aldı. Gözaltına aldığı insanlar Halk Cepheli 9 devrimciydi.
Güya kendisini "sol maskesi" ile iktidara getirenler Amerikan emperyalizminin kulu- köpeği olmuşlar ve talimatlarını uyguluyorlar. Türkiye devletinin başındaki katil köpek Tayyip Erdoğan’ın Yunanista’a Aralık ayında yapacağı ziyaret öncesi yapılan bu operasyon emperyalizme kulluk için yarışanlara yakışır.
Ne yaparsanız yapın devrimcilik yapmaya devam edeceğiz.
Ne yaparsanız yapan düzeninize karsı savaşmaya devam edeceğiz.
Ne yaparsanız yapın karşınızda hep direnen devrimcileri, Halk Cephelileri bulacaksınız.
28 Kasım sabahı gözaltına alınan 9 Halk Cepheli derhal serbest bırakılsın.
28 Kasım’da gözaltına aldığınız devrimcilere işkence yapmaktan vazgeçin.
Devrimcilik Yapmak Suç Değil Görevdir.
9 Halk Cepheli Derhal Serbest Bırakılsın

Almanya Essen Halk Cephesi

29 Kasım 2017

Yunanistan’da işkence ile gözaltına alınan 9 yoldaşımız için Almanya’nın Stuttgart Yunan konsolosluğu önünde eylem düzenliyoruz.
Tüm halkımızı yarın işbirlikçi Yunan devleti protesto etmeye, yoldaşlarımızı sahiplenmek için eylemimize bekliyoruz!

Yer: Griechisches Generalkonsulat Stuttgart
Adres: Hauptstätter Str. 54, 70178 Stuttgart
Saat: 11:00

STUTTGART DEV-GENÇ

Sevgili arkadaşlarım, hepinizi kucaklayarak tekrar merhaba diyorum.
Dün size yazdığım mektubu gönderemedim. Malum zarf-pul yoktu, "sonra"lar bitmediği için kantinden de aldıramadım. Hasılı kaldı bugüne. Ve ben de kaldığım yerden devam edeyim dedim.
Bugün burada gardiyanların da grevi varmış. "Ne güzel, grevdaş olduk" dedim. Kuşkusuz kimin ne için, nasıl direndiği önemli ancak bu koşullarda bu kadarı bile iyi diyesi geliyor insanın.
Neyse... Benim asıl merakım Nuriye ve Semihler. Onların durumu nasıl. Muhtemelen Nuriye'yi mahkemeye de getirmemişlerdir. Düşman yenilginin acısını çıkartmak için elinden geleni yapıyor. Ama ne yaparsa yapsın tarihsel ve siyasal olarak o direniş çoktan siyasi zaferini kazandı. Ve bu zaferi karalamaya kimsenin gücü yetmez.
Hani bir zamanlar "boşuna ölüyorlar, aç kalmakla bir şey çözülmez, AG'lerle sonuç alınamaz" diyenler ya da "yaşam hakkı"ndan söz edenlerin esamesi bile okunmuyor. Direnişlerimiz bu pespaye düşünceleri tuzla buz etti. O kadar haklı ve meşru bir zemindeyiz ki kimse kalkıp da "niye" diye soramıyor. Bir insanın işini ve ekmeğini istemekten daha haklı ne olabilir? "sen direniyorsun" diyerek tutuklanmaları nasıl kabul edilebilir. Ve daha önemlisi mesele iki insanın taleplerini çoktan aşmıştır. Öyle ki tüm dünya halkları için umut haline gelmiştir. Dünyanın Türkiye’sinden, dünyanın efendilerine meydan okuyoruz. "Kurbanınız değil celladınız olacağız" diyoruz. Elbette bu büyük bir güç ve kendine güvendir. Siyasi cüret budur.
Bu siyaset, bu ideoloji 170 yıldır kan emicilerin uykularını kaçırıyor. Çünkü komünist manifesto hala bize yol göstermeye devam ediyor. VE ELBETTE MARX HAKLIYDI. Haklı olduğu için korkuyorlar bizden. Haklı olduğu için bir kıvılcım tüm ovayı tutuşturabileceğini bildiklerinden, korkularından ödleri patlıyor.
ELBETTE BİZ HAKLIYIZ SEVGİLİ KARDEŞLER, CAN YOLDAŞLARIM.
Haklı olduğumuz ve kazanacağımıza tereddütsüz inandığımız için sadece biz varız. BİZ VARSAK UMUT VARDIR. BİZ VARSAK GELECEK VARDIR. BİZ VARSAK ZAFERLER YAŞAR HALKLARIMIZ!
Ne demiştim burada grev var demiştim ya, bugün de istediğim hiç bir şeyi alamadım yani.
Yahu su şeker istiyorum, paramla alın getirin diyorum, "sonra" deniyor. Hücrede bir lavabo ve klozet var, ve tahmin edeceğiniz gibi insan elini vurmaya korkuyor.(elim kirlenmesin diye)
Su kaynatma cihazı istiyorum "burada yasak" diyorlar. "Biz sana sıcak su veriyoruz günde 3 kez" diyorlar.(yemek ile birlikte ılık su da veriyorlar çay-kahve yapsınlar diye)......
Bakalım ısrar ediyorum, kantin alışverişi için. Ha bu arada saatimi bile vermediler. Yani gece mi gündüz mü... zaman kavramı girdi birbirine.
......
Açlık grevinde B1 kullanmanın önemini daha iyi anlıyorum. Daha önce de öyle olmuştu. B1 den olsa gerek etkileri çabuk görülüyor.
......
Şimdilik hücre içinde elbiselerimi giyebileceğim ama hücre dışına çıkınca onların üniformalarını (TTE) giymemi dayatıyorlar.
.......
Bana gelmiş burada kurallar böyle diyorlar. Mübarek burası toplama kampı mı?
Ben sizin askeriniz miyim? Ki daha tutukluyum. Ceza falan da almış değilim. Siz daha yargılamadan cezalandırmaya çalışıyorsun.
ORADA DURUN!
MADEM KURALLARINIZ BÖYLE, DEĞİŞTİRİN KURALLARI O ZAMAN. İNSANLIK DIŞI HİÇ BİR KURALIN HÜKMÜ YOKTUR.
Şu iade meselesi de yine kendi yargılarına güvensizliğin bir sonucu. Diyorum ku Katalan başkanı bırakan yargı beni de bırakmak zorunda. Hani yasalar eşitti?
"o başka" olmaz. Beni de bırakmak zorundasınız.
...........
Neyse zarf pul buluncaya dek ve kağıt buldukça yazacağım....
HEPİNİZİ SIKICA KUCAKLIYORUM. ÇOK ÇOK SELAMLARIMI İLETİRSİNİZ HERKESE.
SEVGİLER VE SELAMLARIMLA....

ERDAL

Alman emperyalizminin emri ile tutuklanan Erdal Gökoğlu'nun mahkemesi görüldü.
Emperyalizm elinin kanı ile gücünü, haklılıkları ve meşruluklarından alan devrimcileri yargılamaya kalkınca ortaya derslere konu olacak saçmalıklar çıkıyor ortaya.  Emperyalizm haksız ve gayrı meşrudur, devrimcileri yargılayamaz.
Savcılık Alman emperyalizminin iade isteğinin yerine getirilmesi için yine Alman emperyalizminin gönderdiği dosyayı dayanak yaptı. Almanya'nın Erdal GÖKOĞLU'nun iadesi için hazırladığı dosyada Erdal Gökoğlu:
1- 2008, 2009, 2013 yıllarında Grup Yorum konseri tertiplemek
2- Yürüyüş dergisi dağıtmak
3- 2013 yılında 10. tecrite karşı sempozyum kapsamında Berlin üniversitesinde düzenlenen seminerde konuşmacı olarak katıldı
4- Berlin'de dernek kuruculuğu yapmak
5- MUSA AŞOĞLU'NU ŞAHSEN TANIMAK!!! "suç"larından ötürü örgüt yöneticisi 
Evet tarihi halklara karşı işlediği suçlarla dolu Alman emperyalizmi yukarda saydıkları faaliyetler ile Hem Erdal Gökoğlu'nu, hem devrimciliği yargılamak istiyor hem de bu faaliyetleri suç haline getirmeye çalışıyor.
İLAN EDİYORUZ
BU SAYDIKLARINIZ SUÇ İSE BİZİ DE TUTUKLAYIN!
BİZ DE GRUP YORUM KONSERİ TERTİPLEDİK. DEFALARCA HEM DE. DAHA NİCELERİNİ TERTİPLEYECEĞİZ.
YÜRÜYÜŞ DERGİSİ DAĞITMAK SUÇ DEĞİLDİR. BİZLER DE YÜRÜYÜŞ DERGİSİ DAĞITTIK, DAĞITIYORUZ. HEM DE ERDAL'IN DAĞITTIĞINI İDDİA ETTİĞİNİZDEN KAT KAT FAZLASINI. YÜRÜYÜŞ DERGİSİNİ AVRUPA'DA ULAŞTIRABİLDİĞİMİZ HERKESE ULAŞTIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ.
SEMPOZYUMLARDA, SEMİNERLERDE BİZLER DE KONUŞMACI OLDUK. HEMEN HER EYLEMDE KONUŞMACILIK YAPIYORUZ. EMPERYALİZME VE FAŞİZME KARŞI MÜCADELE EDİYOR BUNUN GEREĞİ OLARAK SUÇLARINIZI HER FIRSATTA VE HER PLATFORMDA HALKIMIZA ANLATIYOR EMPERYALİZME VE FAŞİZME KARŞI MÜCADELE ETMEYE ÇAĞIRIYORUZ. ÇAĞIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ!
DERNEKLERİMİZ GURBETTE YAŞAYAN EMEKÇİ HALKIMIZIN IRKÇILIK VE YOZLAŞMA GİBİ SORUNLARINA KARŞI ÖRGÜTLÜ MÜCADELE ETTİKLERİ KURUMLARIMIZDIR. BİZ DE DERNEK AÇTIK. DAHA NİCE DERNEKLER AÇACAĞIZ. ZULMÜNÜZE KARŞI MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ.
MUSA AŞOĞLU'NU TANIMAK SUÇ İSE İLAN EDİYORUZ:
MUSA AŞOĞLU'NU BİZ DE TANIYORUZ!
MUSA AŞOĞLU AVRUPA'DA EMPERYALİZME VE FAŞİZME KARŞI MÜCADELE EDEN BİR DEVRİMCİDİR. VE ONU TANIMAKTAN DOLAYI GURUR DUYUYORUZ.
Alman emperyalizminin Erdal'ı tutuklamak için suç haline getirmeye çalıştığı faaliyetlerin tamamını biz de yapıyoruz.
YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ!
YA HEMEN BİZİ DE TUTUKLAYIN!
YA DA ERDAL GÖKOĞLU'NU SERBEST BIRAKIN!
Alman emperyalizminin emri ile devrimcileri tutuklayan Belçika devletinin savcısı bahsi geçen faaliyetlerin suç olmadığını ancak "müttefikimiz Alman devletine güvenmeli ve hukuksuz bir şey yapmayacağına inanmalı ve Erdal GÖKOĞLU'nu iade etmeliyiz" dedi. Kendi hukukunu ayaklar altına almak bahasına Erdal'ı iade edemezsiniz! Yapacağınız tek şey onurlu davranmak ve yasalarınıza uygun hareket etmek. Yani Erdal GÖKOĞLU'nu derhal serbest bırakmak. (*)
ERDAL GÖKOĞLU YALNIZ DEĞİLDİR
ERDAL GÖKOĞLU ONURUMUZDUR
BELÇİKA HALK CEPHESİ

* Birkaç gün içerisinde mahkeme kararını halkımızla paylaşacağız

28 Kasım günü Belçika'nın Liege şehrinde Almanya'nın emri ile tutuklanan Erdal GÖKOĞLU'nun iade mahkemesi görüldü.
Mahkeme görüldüğü esnada dışarda toplanan Erdal'ın yoldaşları, sloganlar atarak Erdal GÖKOĞLU'nun yalnız olmadığını haykırdı. Halaylar ve türkülerle mahkeme sonucunun beklendiği eylem esnasında "Erdal GÖKOĞLU'na Özgürlük" yazan dövizler ve "Erdal GÖKOĞLU'nun İadesine Hayır, Erdal GÖKOĞLU'na Özgürlük" pankartı açıldı.
Erdal Gökoğlu’nun avukatının duruşmadan çıkıp davada geçenleri anlatmasının ardından çekilen halaylar ile eyleme son verildi. 
Mahkeme salonuna "olağan üstü güvenlik önlemleri ile" getirildiğini anlatan avukatı, "10 kadar kar maskeli, ağır makineli silahları olan polisler eşliğinde, 15 gündür açlık grevinde olan Erdal prangalar ile getirildi" dedi. "En geç yarına kadar mahkeme kararı elimize geçer, serbest kalmasına karar verilirse savcılık itiraz edeceğinden, iade edilmesine karar verildiğinde ise biz itiraz edeceğimizden dolayı 15-20 gün içerisinde tekrar bu mahkeme önünde olacağız" dedi. 

Sabah 8.45’te mahkeme önünde yapılan eyleme Avrupa'nın farklı yerlerinden de katılanlar oldu. 10.30'a kadar devam eden eylem mahkemeye girip çıkanlar tarafından merakla izlendi.








Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.