1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli

Erdal Gökoğlu’dan Mektup Var

Sevgili arkadaşlarım, hepinizi kucaklayarak tekrar merhaba diyorum.
Dün size yazdığım mektubu gönderemedim. Malum zarf-pul yoktu, "sonra"lar bitmediği için kantinden de aldıramadım. Hasılı kaldı bugüne. Ve ben de kaldığım yerden devam edeyim dedim.
Bugün burada gardiyanların da grevi varmış. "Ne güzel, grevdaş olduk" dedim. Kuşkusuz kimin ne için, nasıl direndiği önemli ancak bu koşullarda bu kadarı bile iyi diyesi geliyor insanın.
Neyse... Benim asıl merakım Nuriye ve Semihler. Onların durumu nasıl. Muhtemelen Nuriye'yi mahkemeye de getirmemişlerdir. Düşman yenilginin acısını çıkartmak için elinden geleni yapıyor. Ama ne yaparsa yapsın tarihsel ve siyasal olarak o direniş çoktan siyasi zaferini kazandı. Ve bu zaferi karalamaya kimsenin gücü yetmez.
Hani bir zamanlar "boşuna ölüyorlar, aç kalmakla bir şey çözülmez, AG'lerle sonuç alınamaz" diyenler ya da "yaşam hakkı"ndan söz edenlerin esamesi bile okunmuyor. Direnişlerimiz bu pespaye düşünceleri tuzla buz etti. O kadar haklı ve meşru bir zemindeyiz ki kimse kalkıp da "niye" diye soramıyor. Bir insanın işini ve ekmeğini istemekten daha haklı ne olabilir? "sen direniyorsun" diyerek tutuklanmaları nasıl kabul edilebilir. Ve daha önemlisi mesele iki insanın taleplerini çoktan aşmıştır. Öyle ki tüm dünya halkları için umut haline gelmiştir. Dünyanın Türkiye’sinden, dünyanın efendilerine meydan okuyoruz. "Kurbanınız değil celladınız olacağız" diyoruz. Elbette bu büyük bir güç ve kendine güvendir. Siyasi cüret budur.
Bu siyaset, bu ideoloji 170 yıldır kan emicilerin uykularını kaçırıyor. Çünkü komünist manifesto hala bize yol göstermeye devam ediyor. VE ELBETTE MARX HAKLIYDI. Haklı olduğu için korkuyorlar bizden. Haklı olduğu için bir kıvılcım tüm ovayı tutuşturabileceğini bildiklerinden, korkularından ödleri patlıyor.
ELBETTE BİZ HAKLIYIZ SEVGİLİ KARDEŞLER, CAN YOLDAŞLARIM.
Haklı olduğumuz ve kazanacağımıza tereddütsüz inandığımız için sadece biz varız. BİZ VARSAK UMUT VARDIR. BİZ VARSAK GELECEK VARDIR. BİZ VARSAK ZAFERLER YAŞAR HALKLARIMIZ!
Ne demiştim burada grev var demiştim ya, bugün de istediğim hiç bir şeyi alamadım yani.
Yahu su şeker istiyorum, paramla alın getirin diyorum, "sonra" deniyor. Hücrede bir lavabo ve klozet var, ve tahmin edeceğiniz gibi insan elini vurmaya korkuyor.(elim kirlenmesin diye)
Su kaynatma cihazı istiyorum "burada yasak" diyorlar. "Biz sana sıcak su veriyoruz günde 3 kez" diyorlar.(yemek ile birlikte ılık su da veriyorlar çay-kahve yapsınlar diye)......
Bakalım ısrar ediyorum, kantin alışverişi için. Ha bu arada saatimi bile vermediler. Yani gece mi gündüz mü... zaman kavramı girdi birbirine.
......
Açlık grevinde B1 kullanmanın önemini daha iyi anlıyorum. Daha önce de öyle olmuştu. B1 den olsa gerek etkileri çabuk görülüyor.
......
Şimdilik hücre içinde elbiselerimi giyebileceğim ama hücre dışına çıkınca onların üniformalarını (TTE) giymemi dayatıyorlar.
.......
Bana gelmiş burada kurallar böyle diyorlar. Mübarek burası toplama kampı mı?
Ben sizin askeriniz miyim? Ki daha tutukluyum. Ceza falan da almış değilim. Siz daha yargılamadan cezalandırmaya çalışıyorsun.
ORADA DURUN!
MADEM KURALLARINIZ BÖYLE, DEĞİŞTİRİN KURALLARI O ZAMAN. İNSANLIK DIŞI HİÇ BİR KURALIN HÜKMÜ YOKTUR.
Şu iade meselesi de yine kendi yargılarına güvensizliğin bir sonucu. Diyorum ku Katalan başkanı bırakan yargı beni de bırakmak zorunda. Hani yasalar eşitti?
"o başka" olmaz. Beni de bırakmak zorundasınız.
...........
Neyse zarf pul buluncaya dek ve kağıt buldukça yazacağım....
HEPİNİZİ SIKICA KUCAKLIYORUM. ÇOK ÇOK SELAMLARIMI İLETİRSİNİZ HERKESE.
SEVGİLER VE SELAMLARIMLA....

ERDAL
[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.