Mart 2023

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli

 Kızıldere son değil savaş sürüyor dememiz sadece bir slogandan ibaret olmadı hiçbir zaman. Kızıldere’nin son olmadığını, Mahirlerin kerpiç evden haykırdıkları Türkiye devriminin yolunu takip ederek, savaşı büyülterek tüm dünya halklarına gösterdik ve göstermeye devam edeceğiz.

Kızıldere devrimcilerin pusulası oldu. Mahirlerin baktığı kerpiç evin çatısından bakıyoruz vatanımıza. Mahirlerden Dayılara, Kızıldere’den bu yana aynı iktidar iddiamızla, Marksist-Leninist çizgimizle onların öğrencileri olarak mücadele etmekten onur duyuyor, tarihe yeni direnişlerimizle iz bırakmaya devam ediyoruz.

Tüm Halkımıza Çağrımızdır;

Türkiye devriminin yolu durmak nedir bilmeyen, devrim için savaşan hareketimizin yoludur. Ezilmişliğimiz, sömürülmemiz, yoksulluğumuz vatanımızın emperyalistlere peşkeş çekilmesinden, bir avuç asalak işbirlikçinin de zenginleşmesindendir. Vatanımızı, evimizi, namusumuzu korumanın yolu örgütlenmek, cephemizi büyültmektir. Şehitlerimize devrim sözümüz var, kurtuluşa kadar savaşacağız!

Mahir Hüseyin Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş!

Kurtuluş Kavgada Zafer Cephede!

Ankara Halk Cephesi


Berlin’deki açlık grevi çadırında her artık programa göre her gün farklı tutsaklara mektuplar yazılacak. Bugün de mektup ve kart yazılmaya devam edildi.

Bugün Anti-Faşist, Anti-emperyalist devrimci tutsak Grup Yorum üyesi İhsan Cibelik'e mektuplar yazıldı. Yazılan mektuplarda açlık grevi de anlatıldı.

İhsan Cibelik Grup Yorum üyesi olduğu halde Grup Yorum konserine çıktığı için tutuklandı.

Devrimci Birsen Kars'ın Cenazesine katıldığı için tutuklandı.

Ve bunun gibi birçok halk değerine, onuruna, kimliğine sahip çıktığı için tutuklandı.

Tecriti kıralım!

İhsan Cibelik'e Mektuplar Yazalım!

Faşist 129 Yasaları Kaldırılsın!

Özgül Emre, İhsan Cibelik, Serkan Küpeli ve Hasan Unutan'a Özgürlük! 

 Ölüm Orucu direnişinin zafer ile sonuçlanması sonrasında tedavisi tamamlanamadan işkence ile sokak ortasında gözaltına alınıp hapishaneye gönderilen Gökhan Yıldırım'ın serbest bırakılması için İngiltere'nin başkenti Londra'daki Türkiye Büyükelçiliği önünde eylem gerçekleştirildi.

İngiltere Halk Cephesi 31 Mart 2023 Cuma günü Gökhan Yıldırım'ın serbest bırakılması talebini bir kez daha haykırdı ve AKP faşizminin suçlarını bir kez daha yüzlerine haykırdı. 

 Almanya'da bir yıldır faşist 129 A ve B yasaları kapsamında tutuklu bulunan devrimci ve anti-faşist Özgül Emre, İhsan Cibelik, Serkan Küpeli ve Şubat ayında tutuklanan üç çocuk babası Hasan Unutan keyfi bir şekilde hapishanede tutulması bu hafta da 31 Mart 2023 tarihinde gerçekleştirilen eylem ile bir kez daha teşhir edildi ve tutuksuz yargılanmaları talebi haykırıldı. İngilizce ve Almaca atılan sloganlar ve konuşmalar ile bu hukuksuzluk çevredeki halka anlatıldı.

İngiltere Halk Cephesi bu adaletsizliğe ve saldırılara karşı her hafta Londra’daki Almanya Elçiliği önünde bir protesto gösterisi düzenleyerek Özgül Emre, İhsan Cibelik, Serdar Küpeli ve Hasan Unutan'ın tutuksuz yargılanıp serbest bırakılmasını ve 129 A ve B yasalarının kaldırılması talebini haykırmaya devam edecek. 

1231 gündür işi ekmeği ve onuru için direnen Turan Aktaş'ın isteği işe iadesi ve eşit işe eşit ücret hakkı için kazandığı mahkeme kararlarının uygulanması. Ama uygulanmıyor. İktidarlarında işçinin emekçinin dostu olacağını söyleyen CHP'nin Şişli Belediyesi'nde yaşanan bu hukuksuzluk bir belediye başkanının "kişiselleşmiş öfkesi" değildir. Bu tamamiyle burjuvazinin işçi sınıfına karşı kininin yansımasıdır. Çünkü Turan Aktaş kazandığı mahkemelerle ülke genelinde 744 bin işçiye emsal olmuştur. Bu kararların uygulanması, hayata geçirilmesi demek işçi sınıfının iktidara giden yolda kazandığı büyük bir zafer olacaktır. İşte Turan Aktaş'a dayatılan adaletsizlik tam da bu yüzdendir. Turan Aktaş işçi sınıfının direnen öncülerindendir. Ve 1231 gündür sürdürdüğü direnişi yalnızca kendisinin değil göbekten bağlı olduğu sınıfının direnişidir.

Turan Aktaş'ın 1231 gündür sürdürdüğü direnişi bugün tüm dünya duydu. Duymaya devam edecek. Ve her baktığı yerde işçi düşmanları kendi yarattıkları adaletsizliği görecek...

Turan Aktaş'ın yaşadığı adaletsizliği teşhir etmek için hazırlanan, üzerinde CHP Genel Merkezi, İstanbul İl Başkanlığı ve Şişli Belediyesi başkanlığının numarasının yazılı olduğu pullamaları dört bir yana asıyoruz. Ve bir tane de Şişli Belediye Başkanı İşçi Düşmanı Muammer Keskin'in Şişli-Sıracevizlerdeki evinin kapısının önüne de asıldı.

Turan Aktaş İşe Geri Alınsın

Mahkeme Kararları Uygulansın

Berlin'deki Açlık Grevi Çadırında Kollektivizm üzerine bir çalışma yapıldı. Eğitim çalışmasını Süresiz Açlık Grevindeki Eda Deniz Haydaroğlu verdi.

Çalışmaya Kollektivizmin kelime anlamı ile başlandı. Daha sonra Kapitalizmin bireyci-bencil çalışma tarzına karşı Sosyalizmin kollektif çalışma tarzı anlatıldı.

Bireyci-bencil çalışma tarzı ne kadar kolay gibi gelse de kollektivizmin yaratıcılığının yerini asla tutulamayacağı anlatıldı.

40 dakika süren eğitim çalışması yarın devam edilmek üzere sonlandırıldı.

Faşist 129 Yasaları Kaldırılsın!

Özgül, İhsan, Serkan ve Hasan'a Özgürlük!



Berlin'deki Açlık Grevi çadırında Halk Okulu dergisinin 176. sayısı okundu.

Halk Okulu Dergisinin 176. sayısını okunarak çadır programına devam edildi.

Bugün Avukat Aytaç Ünsal'ın depremle ilgili yazdığı yazı okundu. Düzen siyasetçilerinin depremi sadece beceriksizlik veya AKP'nin yönetememesi olarak anlatmasının karşısında aslında düzenin kendisinin sorun olduğunu anlatan yazıdan sonra 6 Şubat'tan sonraki OHAL ve OHAL Kararnamesi hakkındaki yazıyı okuduk.

Daha sonra ise "Kelimelerin Savaşı" köşesinden "Rant" kelimesini okuyarak bugünkü dergi okumamızı sonlandırdık.

1 saatlik dergi okuması yarın devam edilmek üzere bitirildi.

Faşist 129 Yasaları Kaldırılsın!

Özgül, İhsan, Serkan ve Hasan'a Özgürlük!





Süresiz Açlık Grevinin 14. gününde olan Eda Deniz Haydaroğlu ve aynı taleplerle 1 aylık Açlık Grevinde olan Berfin Özder bugün Berlin de ki Adalet Bakanlığı Önünde Türkçe-Almanca ajitasyon çekti.

Ajitasyonda açlık grevinin talepleri sayıldı. Aynı zamanda Özgül Emre, İhsan Cibelik, Serkan Küpeli ve Hasan Unutan'ın tutuksuz yargılanması gerektiğine ve faşist 129 yasalarının kaldırılması gerektiğine dikkat çekildi.

Faşist 129 Yasaları Kaldırılsın!

Özgül, İhsan, Serkan ve Hasan'a Özgürlük!

Yaklaşık 2 yıl önce açtık Halk-Mer'i. Birlikte çok güzel şeyler yaptık. Halk-Mer ailesi olduk. Mutlu ve Gururluyuz.

Dil, din, ırk, renk, hiçbir ayrım gözetmeden, her milliyetten, inançtan halklarımızın ikinci evi olmaktı amacımız. Kültürsüzlüğün, değersizleşmenin, ahlaksızlaşmanın, uyuşturucunun, kumarın, fuhuşun reklamının yapıldığı bir dünyada, biz halk kültür ve değerleriyle yaşamak isteyenlerin merkezi olmaya çalıştık.

Bencilliğin, bireyciliğin geçer akçe gösterildiği bir dünyada, biz dayanışmayı, paylaşmayı, yardımlaşmayı, sevgiyi ve vefayı büyütmek için açtık Halk Mer'i Daha büyük daha kullanışlı yere ihtiyaç duyduk. Bulduk ve taşındık.

Çok daha güzel şeyler yapacağız. Yine hep birlikte... Halk-Mer'in yeni yerinin açılışında sizi de aramızda görmekten çok mutlu olacağız...

Gelin, Birlik Olalım... Gelin, Halkların Kültürüne, Paylaşmaya ve Dayanışmaya Yeniden Hayat Verelim...

1 NİSAN 2023 CUMARTESİ başlama saati: 14.00

TEL: 0465/738748 ...

EN HAYENEUX 41, 4040 HERSTAL



Grup Yorum olarak 30 Mart günü Berlin'de bulunan adalet bakanlığının önündeydik. Açtığımız çadırda Yoldaşlık hakkında bir çalışma yaptık. Daha sonrasında Devrimci tutsak Gazeteci Özgül Emre için mektuplar yazdık. Açlık Grevi çadırımızı, süresiz açlık grevinde olan Eda Deniz Haydaroğlu ve bir aylık destek açlık grevinde olan Berfin Özder'i sahiplenmeye çağırıyoruz bu direniş hepimizin direnişi. 129 yasalarına karşı mücadelemizi büyütelim. Bu yasa tüm demokratik hak ve özgürlüklerimizi gasp etmeye yönelik bir yasadır. Bu yasa faşist bir Nazi yasasıdır.

Devrimci tutsaklara mektup yazalım ve tecriti kıralım.

Devrimcilik yapmak suç değil görevdir!

Faşist 129 yasaları kaldırılsın.

İhsan Cibelik, Özgül Emre, Hasan Unutan ve Serkan Küpeli serbest bırakılsın!

Açlık Grevi Direnişinin Talepleri:

1- Devrimci ve Antİ-Faşist Tutsaklar Özgül Emre, İhsan Cibelik, Serkan Küpeli ve Hasan Unutan TUTUKSUZ YARGILANSINLAR

2- Sosyal medya ve Facebook Paylaşımları dahil olmak üzere her türlü Dijital delil suç delili olarak kullanılmaktan çıkarılsın

3- Almanya Anayasayı Koruma örgütünün hazırladığı raporlar meşru değildir, mahkemelerde delil olarak kullanmaktan çıkarılsın

4- Almanya Federal Savcısı Peter Frank Özgül Emre’lere yapılan operasyondan iki hafta sonra Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü ve onur madalyası aldı. Bu görüşmede neler konuşuldu ve Savcı Peter Frank hangi hizmetler sonucu onur madalyası aldı AÇIKLANSIN

5- İtalya’da 41bis rejimine karşı, Tecrite karşı süresiz açlık grevinde olan Anarşist Alfredo COSPİTO’NUN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN

6- FAŞİST 129,129A ve B yasaları kaldırılsın

7- Anti-faşist ve devrimci tutsaklar serbest bırakılsın




18 Aralık 2022 tarihinde içerisinde Direnişler Meclisi emekçilerimiz Beyza Gülmen ve Burak Başer de olmak üzere pek çok kişi bu ülkede adalet mücadelesi verdiği için komplolarla tutuklandı.

Tutuklanma gerekçelerinde Ölüm Orucu gazileri Sibel Balaç, Gökhan Yıldırım ve İleri Kızılaltun’u ziyaret etmek, demokratik kurumlara girmek, parasız bilimsel eğitim istemek, İnternet konseri yapmak gibi gerekçeler vardı. Bu gerekçeler bu ülkede tutuklanma zemini yaratırken halk çocuklarını öldürmek, uyuşturucu satmak, tecavüz etmek, okullarda öğrencilere, yurtlarda çocuklara cinsel saldırıda bulunmak tutuklanma zemini yaratmıyor. Bu ülkenin mahkemeleri adalet mücadelesi verenler için tutuklama kararı çıkarırken halk düşmanlarını cezasızlıkla ödüllendiriyor ya da hiç tutuklamıyor. 

Adalet mücadelesi verenlere yönelik tutuklama terörünün nedeni çok açıktır; faşizm direnmeyelim, adalet istemeyelim istiyor. Adalet istersiniz, benim suçlarımı halka anlatır ve baskının-sömürünün olmadığı bir ülkeyi yaratmak isterseniz sizi tutuklar tecrit hücrelerine atarım diyor. Bunu biliyoruz. Buna rağmen direniyoruz. Çünkü kutsal bir yaşam adalet ile kurulur. Namuslu bir yaşam adaletli bir yaşamdır. İnsanca bir yaşam adaletli bir yaşamdır. Bu nedenle adalet için ölümüne mücadele edilir ki ediyoruz da.

Tutuklayarak teslim alamadığı arkadaşlarımızı bugün S ve Y tipi diyerek inşa ettiği tecrit hücrelerine sürgün ederek teslim almak istiyor. Bu ülkenin mücadele tarihi bu işkencelerin hükümsüzlüğünü yazmıştır. Yine yazacaktır. F Tiplerini inşa ederek özgür tutsakları teslim alacağını sana faşizm o gün nasıl özgür tutsakların direniş iradesine çarpıp parçalandıysa bugün de kuşkusuz aynısını olacaktır. İçeride ve dışarıda yarattığınız ve yaratmak istediğiniz adaletsizliğe karşı mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğiz.

S ve Y tipi diyerek inşa ettiğiniz tecrit hücreleriniz sonuç vermeyecek, devrimcilik yapmaktan adalet mücadelesi vermekten asla vazgeçmeyeceğiz.

 

 

Sürgün Sevklere Son!

Son haftalarda 40'ın üzerinde Özgür Tutsak ülkemizin çeşitli hapishanelerine sürgün-sevklerle götürüldü.

Faşizm her koşulda üreten, bedenleri duvarları arkasında fakat yürekleri ve beyinleri duvarların çok çok ötesinde olan Özgür Tutsakları teslim almak için sürgün-sevk politikasını uygular. Bu yönetemediklerinin itirafıdır. Ne zaman yönetememe krizi ağır bassa sürgün-sevklerden medet umarlar.

Yine aynı şey oldu. Özgür Tutsaklar mahkemelerinin, yoldaşlarının, ailelerinin olduğu illerden alınıp, 14 ayrı hapishaneye ikişer-üçer dağıtıldılar. Zorla götürüldükleri hapishaneler ağırlıklı olarak Y ve S tipi olup, tecrit hapishaneleridir. Tecrit hapishaneleri insanı, insana dair olan her şeyden soyutlamayı amaçlar. Hallac-ı Mansur "CEHENNEM ACI ÇEKTİĞİMİZ YER DEĞİLDİR, ACI ÇEKTİĞİNİZİ HİÇ KİMSENİN BİLMEDİĞİ YERDİR" der. Faşizmin amacı tecrit hapishaneleriyle gerçek birer cehennem yaratmaktır. 19-22 Aralık Hapishaneler Katliamı bunun için yapıldı. BAŞARAMADILAR, BAŞARAMAYACAKLAR!

F tipleriyle başlayıp alfabenin birçok harfine yayılan tecrit hapishaneleriyle Özgür Tutsakları teslim almayı geçmişte nasıl başaramadılarsa bugün de başaramayacaklar. "Aynı deneyi tekrarlayarak farklı sonuç almayı beklemek budalalıktır." Faşizm budalalığından ve çaresizliğinden aynı deneyi tekrarlayarak farklı sonuç almayı umuyor. Fakat nafile bir deney...

Biz de mektuplarımızla, kartlarımızla arkadaşlarımızı yalnız bırakmayacağız. Nereye götürürlerse götürsünler yanlarında olmaya devam edeceğiz.

Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur!

Tecrit İşkencedir, Tecride Son!

Kamu Emekçileri Cephesi

 

Önderlerimizi Andığımız, Onlar'ın Yolunda Yürüyeceğimize And İçtiğimiz Günlerde Buna Müsaade Etmeyeceğiz!

İşçi-emekçi düşmanı CHP'li Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin 30 Mart 2023 tarihinde sosyal medya üzerinden Mahir Çayanlar'ı ve Kızıldere'yi "andı".... Ve yine aynı Muammer Keskin belediye önünde ""Asgari Değil, İnsanca Yaşam GEÇINEMİYORUZ " diyen işçilerin eylemine TEM Şube polislerini çağırdı. Pankart asmalarına dahi izin verdirmedi. Bu iki olay bize göstermektedir ki Muammer Keskin nezdinde CHP işçi düşmanı-emek hırsızı ve yaratılan değerleri kendi pis çıkarları uğruna sömüren emperyalizmin sol yumruğudur.

Miting meydanlarında attıkları adalet nutukları, demokrasi naraları boşunadır. Genel başkan yardımcılarının "bizim zamanımızda protesto suç olmayacak" dediği gün kendi belediyeleri önünde polis korumaları ve güvenliklerin hakaret ve saldırısına uğradı Turan Aktaş ve yoldaşı.

Bunları hiçbir zaman unutmayacağız. Nasıl ki işimizi ekmeğimizi alana kadar mücadelemiz sürecek ise aynı kararlılığı sizin gerçek yüzünüzü tüm halka teşhir ederken de göstereceğiz.

Değerlerimizi Kullanmanıza İzin Vermeyeceğiz!

Kızıldere İhbarcıların-İşçi Düşmanlarının Değil Halkın Değeridir!

Devrimci İşçi Hareketi

Kamu Emekçileri Cephesi 30 Mart -16-17 Nisan Devrim Şehitlerini Anma ve Parti Kuruluşunu Selamlamak için bir araya geldi.

Yapılan programda ilk olarak Devrim Şehitleri adına 1 dakikalık saygı duruşu yapıldı. Ardından Halk Cephesi ve Parti Açıklaması okundu ve pasta kesildi. Son olarak ise günün anlam ve önemini içeren marşlar ve türküler söylendi.

Kızıldere Son Değil Savaş Sürüyor!

30 Mart-16-17 Nisan Devrim Şehitlerini Anıyor 29. Yılında Umudu Selamlıyoruz!

Almanya’da 129b yasasına karşı ve devrimci tutsakların özgürlüğü için 18 Mart, dünya siyasi tutsaklara özgürlük gününde, Açlık Grevi Direnişi başladı.

Eda Deniz Haydaroğlu SÜRESİZ AÇLIK GREVİ DİRENİŞİNİN ve

Berfin Özder 30 GÜNLÜK AÇLIK GREVİ DİRENİŞİNİN bugün 14. Günündeler!

Açlık Grevi Direnişinin Talepleri:

1- Devrimci ve Anti-Faşist Tutsaklar Özgül Emre, İhsan Cibelik, Serkan Küpeli ve Hasan Unutan TUTUKSUZ YARGILANSINLAR

2- Sosyal medya ve Facebook Paylaşımları dahil olmak üzere her türlü Dijital delil suç delili olarak kullanılmaktan çıkarılsın

3- Almanya Anayasayı Koruma örgütünün (Verfassungsschutz) hazırladığı raporlar meşru değildir, mahkemelerde delil olarak kullanmaktan çıkarılsın

4- Almanya Federal Savcısı Peter Frank Özgül Emre’lere yapılan operasyondan iki hafta sonra Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü ve onur madalyası aldı. Bu görüşmede neler konuşuldu ve Savcı Peter Frank hangi hizmetler sonucu onur madalyası aldı AÇIKLANSIN

5- İtalya’da 41bis rejimine karşı, Tecrite karşı süresiz açlık grevinde direnen Anarşist Alfredo COSPİTO’NUN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN

6- FAŞİST 129,129A ve B yasaları KALDIRILSIN!

7- Anti-faşist ve devrimci tutsaklar Serbest Bırakılsın!

TALEPLERİ TALEPLERİMİZDİR!

TALEPLERİMİZ KABUL EDİLSİN

YAŞASIN AÇLIK GREVİ DİRENİŞİMİZ!

18 Mart günü Almanya'da Süresiz Açlık Grevi direnişi başladı. Bu direniş bugün Berlin Adalet Bakanlığı önünde sürdü. Adalet Bakanlığının önünde sabah saat 11.00'den akşam saat 18.00'a kadar çadır açıldı. Artık hafta içi her gün çadırın bu saatlerde açık olacağı açıklandı.

Öncelikle neden Açlık Grevinde ve Adalet Bakanlığında olunduğuna dair bir açıklama yapıldı. Talepler sayıldı. Aynı zamanda Özgül Emre, İhsan Cibelik, Serkan Küpeli ve Hasan Unutan'ın da iddianamelerinde bulunan Grup Yorum konseri düzenleme / katılma "suçlamasına" dikkat çekildi. Grup Yorum'un kurulduğu günden beri nerede bir direniş varsa orada olduğuna, şimdi de burada Açlık grevi direnişçilerinin açlıklarını paylaştıklarına dikkat çekildi.

Daha sonra güne Halk Okulu dergisinin 176. sayısı okunarak devam edildi. Bugün Halkın Mühendis Mimarlarının Deprem Hakkında Yazdıkları Yazıları ve Basından bölümü okundu. 40 dakikalık dergi okuması yarın devam edilmek üzere sonlandırıldı.

Daha sonra Berlin'deki Açlık Grevi Çadırında Yoldaşlık üzerine bir eğitim çalışması yapıldı. Eğitim çalışmasını Destek Açlık Grevindeki Grup Yorum Emekçisi Berfin Şilan Gel verdi.

Çalışmaya Dayı'nın ''Yoldaşlık bir çift göz gibidir. Gözün biri ağlarken diğeri gülmez." sözü ile başlandı. Daha sonra İbrahim Gökçek ve Helin Bölek üzerinden örnekler verildi. Yarım saat süren eğitim çalışması yarın devam edilmek üzere sonlandırıldı.

Ardından ise Belçika da ki bir aileyi arayarak konuşuldu. Şu anki direniş anlatıldı. Desteğe çağrıldı.

Daha sonra çadırımıza ilk gün de gelen bir profesör tekrar uğradı. Sağlık durumumuzu sorduktan sonra Bakanlıktan yetkili birinin gelip gelmediğini sordu. Biz gelmediğini söyledik. Daha fazla haber yapılması gerektiğini Alman Gazetesi JungeWelt' de tanıdığı olduğunu, onu arayıp haber yapması için baskı yapacağını söyledi.

Daha sonra ise Devrimci tutsak Özgül Emre'ye mektuplar yazıldı.

Gün boyu Grup Yorum şarkıları çaldı, sloganlar atıldı.

Halaylar çekildi, Sloganlar ve Grup Yorum şarkılarıyla saat 18.00'da eylem sonlandırıldı.

Açlık Grevinin talepleri haklı ve meşru.

Zaferi Direnerek, Haklarımıza Sahip Çıkarak Kazanacağız!

Faşist 129 Yasaları Kaldırılsın!

Özgül, İhsan, Serkan ve Hasan'a Özgürlük!






  DİRENİŞ, DEVRİMİN ŞAHDAMARIDIR!

ŞAHDAMARINA KAN OLDUK

ŞAHDAMARINA CAN OLDUK

 VURULDUK, YAKILDIK YARALANDIK, ZİNDANLARA ATILDIK

 AMA DÜNYA ŞAHİT; YILMADIK YIKILMADIK!

 TESLİM OLMADIK TESLİM ALDIK

ÇÜNKÜ BİZİM KIZILDEREMİZ VAR!

BİZ KIZILDERE’DEN ÖĞRENDİK

 BİZ KAZANACAĞIZ

 EMPERYALİZMİ YENECEK, ZAFERİ BİZ KAZANACAĞIZ;

 ÇÜNKÜ DEVRİM, ARTIK TARİHİN ÇÖZÜLMÜŞ BİLMECESİDİR

 ‘DÜŞMANI TANI

 KENDİNİ TANI

 YENİLMEZ OL’

 DOĞRUSU DOĞRUMUZDUR

 DÜŞMANI TANIYORUZ

 ÇÖZÜLMÜŞ BİLMECE EMPERYALİZM

 Amerikan Emperyalizmi bir ülkeye saldırmak istediği zaman 5 temel yöntem deniyor:

 1-  Hedefindeki ülkelerde Gladio (Kontrgerilla), Dinci, Milliyetçi örgütler kullanarak iç savaş çıkartmak,

 

2-  Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararı ile saldırmak,

3-  NATO kararı ile saldırmak,

4-  "Koalisyon" müttefikleri ile beraber saldırmak,

5-  Tek başına saldırmak.

Emperyalist-Kapitalist Sisteme Verilecek En Güzel Cevap İse Şudur:

" KAHROLSUN EMPERYALİZM!

YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE!”

 Devrimcileri yok etme hayaliyle yaşayan, tüm yaşam umudunu devrimcilerin yok olmasına bağlayan bir düşmanla savaşıyoruz.

 SAVAŞMAK ve DİRENMEK ÖZEL BİR TERCİH DEĞİLDİR.

 Faşizm, devrimciyim, demokratım hatta halktan yanayım diyenlere, başka yaşam şansı tanımamaktadır.

 Savaşmak zorundayız.

 Hayatta kalabilmek için savaşmak zorundayız.

 ÇÖZÜLMÜŞ BİLMECE: SAVAŞMAK, TERCİH DEĞİL ZORUNLULUKTUR!

 EMPERYALİZM İKİ PROJE İLE PROGRAMLADI SALDIRILARINI:

 1-    ABD ULUSAL GÜVENLİK STRATEJİ BELGESİ

2-    NATO STRATEJİK KONSEPT KARARLARI

 NEDEN; SOSYALİZM KORKUSU!

 YILLAR ÖNCE ABD ESKİ BAŞKANI TRUMAN KEŞFETTİ: AMERİKA BİR DÜNYA SİSTEMİ OLMADAN YAŞAYAMAZ!

 İŞTE BU NEDENLE ABD “TÜM DÜNYANIN EFENDİSİ OLACAĞIM” DİYOR.

 ‘TÜM DÜNYA BANA DÜŞMAN’ TESPİTİNDEN YOLA ÇIKIYOR; ÇÜNKÜ O SUÇUNU BİLİYOR, TÜM DÜNYAYI KAN REVAN İÇİNDE BIRAKAN O!

 1-    AMERİKAN ULUSAL GÜVENLİK STRATEJİLERİ

  ABD EMPERYALİZMİNİN HERKES BENİ VURACAK SENDROMU: O ZAMAN VURULMADAN VURACAĞIM!

 SONUÇ: UÇAN-YÜZEN, YER ALTINDA-YER ÜSTÜNDE HER YER İŞKENCE MERKEZİ, HER YER SAVAŞ ALANIDIR.

 2-    NATO STRATEJİK KONSEPT KARARLARI

 O tarihteki tüm ordularını 22 ÜLKENİN ORDULARINI BİRLEŞTİRDİ, 2000’DE SALDIRDI TUTSAKLARA

HÜCRE HAPİSHANELERİ, NATO KARARIDIR,

LGBT, NATO KARARIDIR,

ARAP BAHARI, RENKLİ DEVRİMLER; HEPSİ NATO KARARIDIR

 VE BİZ BOŞA ÇIKARDIK…

  EMPERYALİZM, EN NET ve NİHAİ CEVABI ANADOLU’DAN ALDI:

 1-    “DEVRİMİN TEK RENGİ VARDIR; O DA KIZIL” DEDİ ANADOLU

2-   F TİPLERİ, TECRİT SALDIRISINI MEŞRULAŞTIRMAK İÇİN “HAPİSHANELERİ ÖRGÜT YÖNETİYOR, KENDİLERİNİ VURDULAR, KENDİLERİNİ YAKTILAR” DEDİ NATO… 6 SANİYEDE, ÜÇ KELİME İLE YERLE BİR ETTİ ONU BİRSEN KARS: “DİRİ DİRİ YAKTILAR!” DİYEREK TÜM DÜNYAYA DUYURDU GERÇEĞİ,

6 SANİYEDE ÜÇ KELİME İLE YERLE BİR ETTİ YALANI! 

 20 BİNİ AŞKIN BOMBANIN İÇİNDEN ALEV ALEV YAKILAN BAYRAMPAŞA HAPİSHANESİ’NDEN ÇIKIP GELİYOR VE TÜM DÜNYAYA HAYKIRIYOR NATO SALDIRISINI. 22 ülkenin üç milyonluk ordularına rağmen haykırdı. 6 saniyede çöktü yalan!

   

VE GERÇEKLER İÇİN, 122 ŞEHİTLE 7 YIL DİRENDİ NATO’YA ve ABD’YE ÖZGÜR TUTSAKLAR;

ÇÜNKÜ DİRENİŞ, DEVRİMİN ŞAHDAMARIDIR!

  

NATO STRATEJİK KONSEPT KARARLARI,

AMERİKAN GÜVENLİK STRATEJİLERİ ÇÖKTÜ!

Çünkü

Halkları Hesaba Katmayan PROJELER, STRATEJİLER Çökmeye Mahkûmdur!

 ÇÖKERTTİK

BATAKLIĞA SAPLANDILAR

ŞİMDİ O BATAKLIĞIN ÇAMURUNA GÖMECEĞİZ ONLARI!

 UZLAŞMA, TESLİMİYET, TASFİYE… BU ÜÇ BÜYÜK SİLAHLA SALDIRDI EMPERYALİZM!

 BUNU NASIL UYGULADI?

 TECRİT EDİP YALNIZLAŞTIRARAK

 TERÖRİZE EDİP İMHA EDEREK.

 TERÖR DEMOGOJİSİ İSE EN BÜYÜK SİLAHIYDI…

  İDEOLOJİK TESLİMİYET YARATMAK İÇİN

 

1)   HAPİSHANE

2)   İŞKENCE

3)   KATLİAM

YAPTI.

 

AMAÇ:

1. “TECRİT EDEREK YALNIZLAŞTIR, TERÖRİZE EDEREK İMHA ET” POLİTİKASIYLA DEVRİMCİLERİ HALKTAN KOPARMAK,

2. İDEOLOJİK OLARAK BEYİNLERİ TESLİM ALMAK ve DEVRİMLERİ UMUT OLMAKTAN ÇIKARTMAK!

 BASKIYA VE ZULME KARŞI DİRENİŞLERİMİZE, DEMOKRATİK-YASAL HAKLARIMIZI KULLANMAMIZA “TERÖR” DİYORLAR.

MÜCADELEMİZİ TERÖR DEMOGOJİSİYLE BOĞMAK, HALKLA BAĞIMIZI KESMEK VE BİZİ İMHA ETMEK İSTİYORLAR.

 Dünyayı fethetmeye çıkan Amerikan emperyalizmi ve işbirlikçileri, düne göre çok daha kötümserler. İşgaller “terörizm” şarlatanlığı yaygarası altında yapılan baskı ve zulüm bütün dünyaya yayılırken hiç de rahat değiller. “Terörizm” diyerek “güvenlik sendromu” yarattılar. Yalanla, demogojiyle, saldırılarla, yasa ve hukuk adına ne varsa ortadan kaldırarak adeta Ortaçağ karanlığı yaşatarak, işgallerle, bütün dünya halklarını, ezilenleri korkutarak, sindirerek, bağımlılık ilişkilerini daha da pekiştirerek, açlığa mahkûm ederek teslim olmaya zorladılar.

 Adım attıkları, zulüm uyguladıkları her yerde; halkların öfkesini ve direnişini büyütmekten başka hiçbir sonuç alamadılar, alamayacaklar!

 Emperyalizmin imparatorluk hayallerinin önüne halkların barikatı kuruldu. Unutturulmaya çalışılan, yok sayılmaya çalışılan HALK gerçeği yeniden ortaya çıktı.

 ‘Yok oldu’ denilen devrimci düşünceler, Marksizm-Leninizm her zaman halkların gündemindedir. Hiçbir güç bunu engelleyemez. Ne Amerika’nın devasa teknik gücü, ne baskıları ne de işbirlikçilerinin zulmü bu gelişmeyi durduramaz.

Biz emperyalizmin ve kapitalizmin zulüm ve sömürü gerçeğini iyi bilirsek, bunların tek alternatifinin sosyalizm olduğuna inanırsak, bu düşüncelerimizden taviz vermezsek; geçici geri çekilişler, suskunluklar, emperyalizmi yok edeceğimiz gerçeğini değiştiremez.

                   

Yenilmemek beyindedir, düşüncededir.

Düşüncede yenilmek; emperyalizmin gücüne taparak teslim olmak, dahası ölmek demektir. Teslim olmadık, direndik, ölmedik!

 Bunun en büyük kanıtı olan, DÜNYADA BİR BENZERİ DAHA GÖRÜLMEMİŞ KARARLILIKLA, 7 YIL SÜREN (2000-2007) BÜYÜK DİRENİŞ’İ YARATTIK. Düşüncelerimizi değiştirmedik, bedel ödemekten kaçınmadık.

          

BU YAŞADIKLARIMIZIN BELKİ DAHA FAZLASINI DA YAŞAYACAĞIZ;

AMA BİLİYORUZ:

 

KANLA YAZILAN TARİH SİLİNEMEZ!

 

MAHİR’İ, KIZILDERE’Yİ KİM SİLEBİLİR?

 

 

               

TESLİM ALMAK İSTEDİNİZ;

TARİHİMİZİ SINIF KİNİMİZ,

DİRENİŞİMİZİ GÜCÜMÜZ YAPTIK!

 

 

İNANÇLIYIZ!

KARARLIYIZ!

ISRARLIYIZ!

Umutlu olmamız için, yarınlara inanmamız için, her şeyden önce sarsılmaz, hiçbir koşulda yalpalamaz bir ideolojimiz var. Hiçbir şey istenildiği gibi değil, bunu biliyoruz; ama hayallerimiz ve iddiamız büyük. Bunları büyüterek Anadolu İhtilali’nin yolunda yürümeye devam edeceğiz. Direniş bize bunu öğretti-öğretiyor...

 

EMPERYALİZMİ YENECEK, ZAFERİ KESİN OLARAK BİZ KAZANACAĞIZ!

 

NEDEN?

       

TARİH YAZDIK, TARİHE YAZILDIK!

 

TARİH NEDİR, NE DEĞİLDİR?

                   

* Tarih, dünümüz, bugünümüz ve yarınımızdır.

* Tarih, dünden bugüne yaşadığımız ve bugünden yarına yaşayacağımız her şeydir.

* Tarih köklerimizdir!

 

Kökümüz, mayamız, doğum yerimiz KIZILDERE’dir!

Ölen; ama yenilmeyen, fiziken yok olsa da kendini yeniden yeniden halkın içinde yaratan bir ideolojinin simgesi olmaktır KIZILDERE!

Direniş neredeyse, dünyanın merkezi orasıdır. İşte bu yüzden dünyanın merkezidir KIZILDERE!

 

Şimdi dünyanın merkezinden aldığımız güçle, aynı yörüngede, sapmadan-savrulmadan-yorulmadan ilerliyoruz.

 

Direne direne, vuruşa vuruşa, can vere vere, her bedeli göze ala ala büyüyoruz.

 

 

BİLİYORUZ; BU YAŞADIKLARIMIZIN  DAHA FAZLASINI DA YAŞAYACAĞIZ.

 

Yaşamayanların tarihi, UZLAŞMA-TASFİYE-TESLİMİYET tarihidir.

Bizimkisi ise mücadelenin kanla yazılan tarihidir.

 

 

HALKA ADALET İÇİN DİRENİŞLERİMİZLE BİR KEZ DAHA GÖSTERDİK Kİ;

HALKI TASFİYE EDEMEZSİNİZ!

 

Biz bu tarihi yazarken sadece direnişlere odaklanıp kalmadık. Elbette direnişler bizim esas gündemimizdi, hâlâ da böyledir. Biz hayatın içinde, ülke gündeminde hangi sorun varsa onun en önünde, tam ortasında olduk. “Ülkenin şu acil gündeminde siz yoktunuz” diyebilecek hiç kimse çıkamaz.

Biz, ülkenin ve halkın bütün sorunlarına, halkın kendi örgütlülüklerini kurarak devrimci çözümler ürettik, HEP HALKIMIZIN YANINDA OLDUK.

 

YANİ; PARTİ-CEPHE’NİN MEŞRULUĞUNU HAYATIN İÇİNE TAŞIDIK…

MAHKEME SALONLARINDAN MİTİNG MEYDANLARINA…

KIZIL ÖNLÜKLERDEN TETİK ÇEKEN PARMAĞA KADAR…

TETİK ÇEKEREK, ZILGIT ÇEKEREK, HALAY ÇEKEREK BU MEŞRULUĞU HALKIMIZA TAŞIMAYA VE YAYMAYA DEVAM EDECEĞİZ

 

BUNU NEREDEN ÖĞRENDİ­K?

 

KÖKÜMÜZDE PİR SULTAN VAR;

 

“DÖNEN DÖNSÜN BEN DÖNMEZEM YOLUMDAN” DER PİR SULTAN!

 

KÖKÜMÜZDE KIZILDERE VAR;

                   

“BİZ BURAYA DÖNMEYE DEĞİL ÖLMEYE GELDİK” DER MAHİR ÇAYAN!

              

HALKIMIZIN köklü ve onurlu tarihiyle, sabır ve kararlılığıyla, saldırılar karşısında sarsılmazlığıyla, aşamayacağımız hiçbir engel yoktur! Bu sabır ve inançla çok daha büyük çarpışmaları yaşayacak ve kazanacağız.

Çünkü biz 51 yıldır, hiç kimsenin hayal bile edemeyeceği çatışma süreçlerini, her gün, her saat, her dakika yaşadık.

 

Her türlü işkence, baskı, tehdit, şantaj ve sahtekârlık…

Onların keyfilikleri, adaletsizlikleri hiçbir zaman bitmeyecektir.

 

                                 

BUNLARA KARŞI BİZ NE YAPACAĞIZ?

 

Bütün gücümüzle her yerde mücadele edecek, maskelerini düşürüp gerçek yüzlerini açığa çıkaracağız. AKP faşizminin hukukla, demokrasi ile hatta İslamcılıkla hiçbir ilgisi yoktur. AKP oligarşinin ve emperyalizmin çıkarlarını koruyan halk düşmanı bir iktidardır. Bu iktidara karşı mücadelemiz sürecek, AKP’nin halk düşmanı yüzünü herkese anlatacak, yaptıklarının hesabını soracağız.

Bu yöntemlere başvurmaktan çekinmeyen düşmana karşı saniye saniye, hücre hücre direndik, direnmeye devam edeceğiz. Çünkü bizim için bu saldırılar, oligarşinin büyük korkusunu itiraf etmekten başka bir şey ifade etmez. Devrimci mücadeleyi getirdiğimiz bu aşamada; bizi hiçbir tehditle, baskıyla, sahtekârlıkla susturamazlar.

Kazanan emperyalistler ve işbirlikçileri değil, ezilen halklar olacak. Biz olacağız!

 

DEVRİM, TARİHİN ÇÖZÜLMÜŞ BİLMECESİDİR.

BİZ ARTIK ÇÖZDÜK BU BİLMECEYİ!

                              

Çözüm:

UZLAŞMA, TESLİMİYET, TASFİYEYE KARŞI DİRENİŞ VE ZAFER!

DİRENİŞ ve ZAFER BİZE AİTTİR!

 

 

 

SAVAŞACAĞIZ, KAZANACAĞIZ!

 

İKİ TEMEL SİLAHIMIZ: MEŞRULUK VE DİRENME HAKKI

 

1- MEŞRULUK

Meşru olan mücadele etmektir. Tarihsel ve siyasal haklılıktan alır gücünü.

 

 

2- DİRENME HAKKI

Savaşı kazanmanın ilk adımıdır: UZLAŞMAMAK!

 

Uzlaşmayız, Baş Eğmeyiz, Yenilmeyiz

ÇÜNKÜ KIZILDERE’DİR DOĞUM YERİMİZ…

 

Dünya Halklarının Kanını Emdiniz

Uzlaşma-Teslimiyet-Tasfiye Dediniz

Bağımsızlığı Gömmek, Umudu Yok Etmek İstediniz     

TUTSAK DÜŞTÜK, KATLEDİLDİK, YARALANDIK;

DÜNYA ŞAHİT, BİZ KAZANDIK!

 

Şimdi düne göre daha kararlı, daha cüretli olmak zorundayız. Daha sabırlı ve daha çok emek vermek durumundayız. Moral değerlerimizi en yüksekte tutmak zorundayız. Çünkü emperyalizm ve oligarşi devrimciliğe, halka ait ne varsa yok etmek istiyor. Emperyalistlerin hiçbir değeri yoktur. Tek düşündükleri kendi çıkarlarıdır. Onlar halkların kanına susamış, bizi yok etmeye and içmiş düşmanlarımızdır!

                                                                                                                                                                

 

Bu gerçeği unutamayız, unutturamayız. Çünkü baş çelişki hâlâ emperyalizm ile dünya halkları arasında. Emperyalizm ve oligarşi bir yanda, ezilen-sömürülen dünya halkları öbür yanda. Ve bu kavganın sonucunu kesin olarak belirleyecek olan, direnen halklardır.

Halk adına davrandığını, “sol” olduğunu iddia edip, emperyalizm ve oligarşinin saldırılarına DİRENMEME SUÇU işleyenler; tartışmasız olarak işbirlikçidirler ve halk düşmanlarının uşağıdırlar.

 

 

Emperyalist sömürgeciliğin, işgallerin, zulmün olduğu yerde, bağımsızlık ve demokrasi mücadelesi kaçınılmaz bir olgudur. Tüm dünya halklarını kurtuluşa götürecek olan, emperyalizme karşı örgütlenip bir araya gelmek, mücadele etmektir.

 

Emperyalizm, halkların direnişi karşısında güçsüz ve zayıftır; çünkü o, tarihsel olarak da siyasal olarak da haksızdır ve yenilmeye mahkûmdur!

THKP-C’nin kuruluşundan bu yana 53 yıldır, direnişlerimiz ve zaferlerimizle, tüm dünya halklarına bu gerçeği yeniden hatırlatıyoruz.

53 yıldır direnişlerimiz ve zaferlerimizle, halkların moral değerlerini yükseltiyor, kendine güvenini arttırıyor ve kendi kurtuluşunu kendi elleri ile kazanabileceğine inandırıyoruz.

 

 

 

Çaresiz ve umutsuz bırakılmak istenilen, sokakta-evinde-fabrikada-madende-depremde-selde katledilen halkımızın içinde olacağız. Biz çok daha ilerisini-iyisini yapabilecek yetenekte ve güçteyiz. Bu nedenle yoksul halkımızın çocukları devrimciler olarak emperyalizm ve işbirlikçilerinin korkulu rüyasıyız. Emperyalistler, bundan dolayı, bizi tutsak etmek, katletmek için sürekli saldırıyor. Bizse halkımızın katil düzene olan öfkesini örgütleyeceğiz.

Önümüzdeki süreçte daha büyük bir cüretle, kararlılıkla, emekle, devrimin sorunlarına yoğunlaşacağız. Daha disiplinli, devrimimizin ihtiyacı olan yeni insan olma hedefiyle daha çok çalışarak, ideolojik mücadelede daha da tavizsiz olarak yürüyeceğiz.

 

ANADOLU İHTİLALİNİ ZAFERE TAŞIYARAK, DEVRİMİN, DEVRİMCİLİĞİN, HALKIN TASFİYESİNE KARŞI ZAFERİ KAZANACAĞIZ!

MAĞDUR DEĞİL MUZAFFERİZ

YENİ KIZILDERELER YARATARAK, UZLAŞMA-TASFİYE-TESLİMİYETİ TARİHE GÖMECEĞİZ!

 

Tasfiye Edilmeyiz

Biz Halkız Yenilmeyiz!

Anadolu’dan Barikat Olup, Direne Direne Emperyalizmi Yok Edeceğiz!

 

TASFİYE: Yok etmek, ortadan kaldırmaktır!

 

 

1- Bir örgütün fiziksel veya ideolojik olarak devrim mücadelesinden uzaklaştırılması, yok edilmesi, ortadan kaldırılması.

 

2- Bir düşüncenin ortadan kaldırılması, yok edilmesi veya özünün bozulması, yozlaştırılması.

 

-   EMPERYALİZM UZLAŞMA-TESLİMİYET-TASFİYE DAYATIYOR!

ASLA TESLİM OLMAYACAK, ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ!

 

-   TASFİYECİLİK TÜM SİLAHLARINI KUŞANMIŞ, DEVRİMCİ HAREKETİN HIZINI KESMEK İSTİYOR! ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ!

 

-   TASFİYECİLİK İHANETTİR!

HAİNLERİ, KENDİ İHANET BATAKLIĞINA GÖMECEĞİZ!

 

Emperyalizm ve oligarşi de, onun emrindeki sahte sol da devrimi ve devrimciliği tasfiye edemediler. Çünkü her koşulda direndik, direneceğiz!

 

ADALET YOKSA DİRENMEK HAKTIR!

ADALETSİZLİĞE KARŞI DİRENMEK ZORUNLULUKTUR!

 

Direnmek tarihi bir görevdir.

Direnenler muzaffer, direnmeyenler ise mağlup olur.

 

NASIL DİRENİLECEĞİNİ TÜM DÜNYAYA GÖSTERDİK

ŞİMDİ MEŞRULUK BİLİNCİNİ YÜKSELTECEĞİZ 

UMUDU, KOMİTE-MECLİS-CEPHE OLARAK HALKA YAYACAĞIZ

GÖREVİMİZ BUDUR !

 

PARTİ-CEPHE’NİN MEŞRULUĞUNU HAYATIN İÇİNE TAŞIMALIYIZ

                

VE TÜM BUNLARIN ÖTESİNDE BELİRLEYİCİ OLAN, MEŞRULUK SAVAŞININ NİHAİ SONUCUNU TAYİN EDECEK OLAN, BU MÜCADELEYİ ÖNCE BEYNİMİZDE KAZANMAKTIR!

           

Oligarşinin politikası; halka düzen sınırları içinde siyaset dışında siyaseti yasaklamak, tüm sınıf çıkarlarını ve toplumsal çelişkileri parlamentoya hapsetmeye çalışmak olarak biçimlenir.

 

 

Bu düzeni değiştirmek isteyen her şeyden önce oligarşinin "zoruna” karşı, kendi "zorunu” örgütlemek ve bu yasaların dışında örgütlenmek zorundadır.

Başka türlüsü mümkün değildir!

 

 

EGEMEN SINIFLARIN MEŞRULUK ÖLÇÜSÜ "DÜZEN İÇİ" OLMAKTIR

 

BİZ İSE PARTİ VE CEPHE’NİN MEŞRULUĞUNU HAYATIN İÇİNE TAŞIYACAĞIZ!

Meşruluk savaşını kazanmanın yolu öncelikle, Parti’yi ve Cephe'yi hayatın içinde maddi bir güç haline getirmekten geçer. Bu maddi gücü tarihsel haklılık ve meşruluktan aldığımız güçle birleştirerek, hayatın her alanında ve her anında "Parti" demeli, onu öne çıkarmalıyız. Evde, komşuda, sokakta, kahvede, fabrikalarda, derneklerde, çadırlarda, direniş alanlarında; bu meşaleyi cesaretle ve açıkça tutmalıyız elimizde.

 

Haksız bir düzene, gayri meşru bir yönetime karşı haklı ve meşru bir savaş yürütüyoruz. İktidarı gasp eden egemenler, bu tarihsel haklılığı ve meşruluğu ifade eden her türlü eylemi ve örgütlenmeyi terörle yok etmeye; kitlelere haklı ve meşru olanın bu düzen olduğunu kabul ettirmeye çalışmaktadırlar. Bu onların varlık koşuludur.

 

Parti ve Cephe, bu haklı ve meşru savaşta Anadolu halklarına kazandırılmış iki güçlü silahtır. Çünkü devrimci bir parti ve devrimci bir cephe, emekçi halkların haklılığının ve meşruluğunun en üst boyuttaki ifadesidir.

Bir boyutu, düşmana karşı işkenceler, tutsaklıklar, ölümler pahasına sürdürülen kavgadır.

İkinci yanı, egemenlerin haklılık ve meşruluk üzerine yüzyıllardır yürütmüş olduğu kara propaganda ve demogojiyle bulandırılmış olan halkımızın bilincini berraklaştırmaktır.

 

 

Bu düzenin yasası diyor ki: “İşçiyi sömürmek yasal, patron meşru;

sömürü düzenine karşı çıkmak gayri meşru!”

                         

Hukuk, egemenlerin haksız isteklerini haklı göstermenin aracıdır madem,

bizim ölçümüz haklılık ve meşruluktur!

Kendi koyduğu yasaları bile ayaklar altına alan bir düzenin yasasına, halklarımız uymak zorunda değildir! Halk için fayda ve değer üretmeyen hiçbir kurala, hiçbir yasaya halkımız uymak zorunda değildir!

 

Ancak başta sivil toplumcu-reformist sol olmak üzere tüm sendika odalar da, düzenin yasallığına sığınmış durumdadır. Düzenin “sol” içindeki uzantısı durumundadır ve halkın adalet mücadelesini büyütmek yerine parlamentoya çekmeye odaklanmıştır. Boğuldukları bataklıkta, meşruluğa inançsızlığın taşıyıcısıdırlar.

Halkın direnme ve mücadele potansiyeline, değerlerine güvensizlik, bu mücadelenin içinde taşıdığı haklılığa, meşruluğa inançsızlıktır. Beslendikleri burjuva ideolojisi, onları halka ihanete götürmüştür. Bu içler acısı tabloya son verecek olan da biziz!

 

TARİHSEL VE SİYASAL HAKLILIĞIMIZLA

TARİH VE SINIF BİLİNCİMİZLE

HALK VE VATAN SEVGİMİZLE

DİRENİYOR, SAVAŞIYOR, KAZANIYORUZ…

 

 

SUÇ VE HAK!

 

EGEMENLER İÇİN SUÇ OLAN, BİZE HAKTIR

BİZİM İÇİN HAK OLAN, EGEMENLER İÇİN SUÇTUR; BU GERÇEKLE SAVAŞACAĞIZ.

 

DİRENMEK HAKTIR, DİRENİŞE SALDIRMAK SUÇ; BİLECEĞİZ

 

BİZE YASAKLANAN, ASLINDA HAKTIR; BİLECEĞİZ

 

BİZE HAK OLANI YASAKLAMAK, DÜŞMANIN SUÇUDUR; SUÇLARINI GİZLEMEK İÇİN BİZE DAHA ÇOK YASAK KOYARLAR; BİLECEĞİZ…

 

HALKIN HUKUKU BUDUR.

 

HAK VE SUÇ…

HAK NE, SUÇ NE; ÇOK İYİ BİLİYORUZ!

 

Bu bilinçle ölümün destansı direnişlerle, tilililerle, marşlarla karşılandığı, kahramanlığın halklaştırıldığı bir tarih yarattık. Emperyalizmin ekonomik, politik, kültürel, ideolojik, askeri tüm saldırılarını direnişlerimizle, 30 kiloluk bedenlerimizle alt ettik.

Devrimi umut olmaktan çıkarmalarına, sosyalizme inançsızlaştırmalarına, halkın mücadelesini tasfiye etmelerine izin vermedik!

 

 

KAZANMAK, GEREKENDEN FAZLASINI YAPMAKLA OLANAKLIDIR

 

Devrimci halk kurtuluş savaşında iktidara kafa tutan, dengeleri sarsan, statüleri yıkan partimizin, devrimin öncüsüyüz. Şimdiye kadar hiçbir zaferi, hiçbir değeri bedelsiz kazanmadık. Tarihimiz kanları ile tarih yazan şehitlerimizin yüksek kazanma bilincine tanıktır. Yaşamının son anında bile düşmana darbe vurma bilinci bizi devrime taşıyan en değerli silahımızdır.

 

 

“GEREKENİ YAPARAK” DEĞİL, DAHA FAZLASINI YAPARAK BAŞARACAĞIZ!

 

Hiçbir Parti-Cepheli "üzerime düşeni yaptım" ya da “söylenseydi yapardım" demeyi kendine yakıştırmamalıdır. Milyonlarcası çadırlarda soğukta-çamurda-yağmur altında yaşayan halkımıza, yoksul halkımız için adalet mücadelesi veren şehitlerimize ADALET sözümüz var!

 

 

YAŞAMIMIZI DİSİPLİNE ETMEKTE DAHA ISRARLI OLACAĞIZ!

Zulüm altında inletilen Anadolu halkları, emperyalizmin vahşeti altında yaşayan dünya halklarının kurtuluşu ellerimizdedir. Rehavete kapılmamalı, yaptığımızla yetinmemeliyiz. Bunca kuşatmanın, uzlaşma-teslimiyet-tasfiye saldırılarının ortasında; başarabilmek için daha kararlı, daha fedakâr, daha cesur, daha coşkulu, daha disiplinli olacağız. Direnişlerimizin ve zaferlerimizin yarattığı umudu örgütlemek, bulunduğumuz her yerde Halk Komiteleri, Halk Meclisleri, Cephe örgütlenmeleri kurmak için daha büyük bir disiplinle çalışacağız.

                                      

 

BİLİYORUZ Kİ HALKA SALDIRILARIN ÖNÜ

ANCAK HALKIN KENDİ ÖRGÜTLÜLÜĞÜYLE KESİLEBİLİR

 

 

ÖRGÜTLENME HAKKI YOKSA HİÇBİR HAKKIMIZ YOKTUR!

DÜŞMAN ÖRGÜTLENME HAKKINI GASP ETMEK İÇİN

SALDIRIYOR, YAKIYOR, YIKIYOR, MÜHÜRLÜYOR!

 

EN GÜÇLÜ DİRENME ARACI ÖRGÜTTÜR.

DÜŞMAN BU NEDENLE HALKIN ÖRGÜTLERİNE SALDIRIYOR!

 

Düşman bu nedenle halkla bağımızı kopartmak istiyor.

Çünkü biliyorlar ki, ÖRGÜTLÜ HALK YENİLMEZ.

*Halkla bağımızı koparmak için terör demogojisine başvuruyorlar.

Çünkü bizi terörist olarak gösterirlerse, halkla aramızdaki güçlü bağı kopartabileceklerini sanıyorlar.

 

*EN BÜYÜK, EN GÜÇLÜ DİRENİŞ AYGITI ÖRGÜT’TÜR.

*EN BÜYÜK, EN GÜÇLÜ HAK ARAMA ARACI ÖRGÜT’TÜR.

 

* ÖRGÜTSÜZ HAK ALMA MÜCADELESİ ETKİSİZDİR, BAŞARI ŞANSI YOKTUR.

* DÜŞMAN BU NEDENLE HALK ÖRGÜTLÜLÜKLERİNE SALDIRIYOR!

 

DİRENEREK, ÖRGÜTÜ VE ÖRGÜTLÜLÜĞÜ MEŞRULUKLA SAVUNARAK KAZANIYORUZ!

 

DİRENMENİN HAK OLDUĞUNU,

DİRENİŞİN HAKKININ ZAFER OLDUĞUNU,

KAZANANLARIN ANCAK DİRENENLER OLDUĞUNU BİLEREK DİRENİYOR VE KAZANIYORUZ!

 

Bunu, yıkmak istediğimiz düzenin adaletine teslim olmayarak başarıyoruz!

Her koşulda direnerek, tek başımıza da kalsak Cepheli kimliğimize sahip çıkarak başarıyoruz!

Marksist-Leninist ideolojinin yenilmezliğine olan sarsılmaz inancımızla başardık!

Şehitlerimizden aldığımız güçle, halklarımızın geleceğini kurma özlemiyle direnerek başarıyoruz!

Dünya halklarını kurtuluşa götürecek silahlı mücadeleden vazgeçmeyen tek örgüt olmanın sorumluluğunu yerine getirerek başarıyoruz!

İdeolojik netliğimizden, ideolojik kararlılığımızdan, ideolojik bağımsızlığımızdan asla taviz vermeyerek başarıyoruz!

İktidar iddiamızdan, halka inanmaktan asla vazgeçmeyerek başarıyoruz!

Düzenden her yönüyle kopuşu gerçekleştirerek, asla uzlaşmayarak başarıyoruz!

 

Çünkü biliyorduk ki; Kızıldere tasfiye edilemez!

Kızıldere tasfiye edilemedikçe, halk tasfiye edilemez!

 

30 MART-17 NİSAN ŞEHİTLERİMİZİ ANMA, ÖNDERLERİMİZİ SELAMLAMA, UMUDUN KURULUŞUNU KUTLAMA HAFTASINDA HALKIMIZA VE ŞEHİTLERİMİZE SÖZÜMÜZDÜR:

 

DAHA FAZLASINI BAŞARMAK İÇİN DAHA ÇOK ÖRGÜTLENECEĞİZ!

HALK ÖRGÜTLÜLÜKLERİNİ BÜYÜTECEĞİZ!

UMUDUN 29. YILINDA, ANADOLU’NUN DÖRT BİR YANINDA

KOMİTE-MECLİS-CEPHE ÖRGÜTLENMELERİMİZİ KURACAĞIZ

EMPERYALİZMİN ve FAŞİZMİN TASFİYE SALDIRILARINA KARŞI, HALKIMIZIN KENDİ ÖRGÜTLÜLÜKLERİYLE ÇIKACAĞIZ!

 

İŞBİRLİKÇİLİĞİN, UŞAKLIĞIN ve İHANETİN

ANADOLU TOPRAKLARINDA BOY VERMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ!

 

“SOSYALİZM ÖLDÜ ELVEDA PROLETERYA” DEDİLER

“TARİHİN SONU GELDİ, SINIFLAR BİTTİ” DEDİLER

ASIL SONU GELEN EMPERYALİZMDİR

TASFİYEYE İZİN VERMEYECEK, BİZ EMPERYALİZMİN SONUNU GETİRECEĞİZ!

 

TEK YOL DEVRİM TEK KURTULUŞ SOSYALİZM!

KURTULUŞA KADAR SAVAŞ!

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.