HALKIN GÜCÜ KOMITELERİNDE BİRLEŞELİM!
Sarıgazi Halk Cephesi Halkın Gücü
Komitelerinin Deprem Bildirisini kapı
çalışması ile halkımıza ulaştırdı. 2 saat süren çalışmada 50 bildiri dağıtıldı.
HALK OKULU DERGİSİ SUSTURULAMAZ!
Sarıgazi Halk Cephesi 22 adet Halk
Okulu Dergisinin QR kodlu 176. sayısını esnaflara ulaştırdı.
Kızıldere devrimcilerin
pusulası oldu. Mahirlerin baktığı kerpiç evin çatısından bakıyoruz vatanımıza.
Mahirlerden Dayılara, Kızıldere’den bu yana aynı iktidar iddiamızla,
Marksist-Leninist çizgimizle onların öğrencileri olarak mücadele etmekten onur
duyuyor, tarihe yeni direnişlerimizle iz bırakmaya devam ediyoruz.
Tüm Halkımıza Çağrımızdır;
Türkiye devriminin yolu durmak
nedir bilmeyen, devrim için savaşan hareketimizin yoludur. Ezilmişliğimiz,
sömürülmemiz, yoksulluğumuz vatanımızın emperyalistlere peşkeş çekilmesinden,
bir avuç asalak işbirlikçinin de zenginleşmesindendir. Vatanımızı, evimizi,
namusumuzu korumanın yolu örgütlenmek, cephemizi büyültmektir. Şehitlerimize
devrim sözümüz var, kurtuluşa kadar savaşacağız!
Mahir Hüseyin Ulaş
Kurtuluşa Kadar Savaş!
Kurtuluş Kavgada Zafer
Cephede!
Ankara Halk Cephesi
Bugün Anti-Faşist, Anti-emperyalist devrimci tutsak Grup
Yorum üyesi İhsan Cibelik'e mektuplar yazıldı. Yazılan mektuplarda açlık grevi
de anlatıldı.
İhsan Cibelik Grup Yorum üyesi olduğu halde Grup Yorum
konserine çıktığı için tutuklandı.
Devrimci Birsen Kars'ın Cenazesine katıldığı için
tutuklandı.
Ve bunun gibi birçok halk değerine, onuruna, kimliğine sahip
çıktığı için tutuklandı.
Tecriti kıralım!
İhsan Cibelik'e Mektuplar Yazalım!
Faşist 129 Yasaları Kaldırılsın!
İngiltere Halk Cephesi 31 Mart 2023 Cuma günü Gökhan
Yıldırım'ın serbest bırakılması talebini bir kez daha haykırdı ve AKP
faşizminin suçlarını bir kez daha yüzlerine haykırdı.
İngiltere Halk Cephesi bu adaletsizliğe ve saldırılara karşı her hafta Londra’daki Almanya Elçiliği önünde bir protesto gösterisi düzenleyerek Özgül Emre, İhsan Cibelik, Serdar Küpeli ve Hasan Unutan'ın tutuksuz yargılanıp serbest bırakılmasını ve 129 A ve B yasalarının kaldırılması talebini haykırmaya devam edecek.
Turan Aktaş'ın 1231 gündür sürdürdüğü direnişi bugün tüm
dünya duydu. Duymaya devam edecek. Ve her baktığı yerde işçi düşmanları kendi
yarattıkları adaletsizliği görecek...
Turan Aktaş'ın yaşadığı adaletsizliği teşhir etmek için
hazırlanan, üzerinde CHP Genel Merkezi, İstanbul İl Başkanlığı ve Şişli
Belediyesi başkanlığının numarasının yazılı olduğu pullamaları dört bir yana
asıyoruz. Ve bir tane de Şişli Belediye Başkanı İşçi Düşmanı Muammer Keskin'in
Şişli-Sıracevizlerdeki evinin kapısının önüne de asıldı.
Turan Aktaş İşe Geri Alınsın
Mahkeme Kararları Uygulansın
Berlin'deki Açlık Grevi Çadırında Kollektivizm üzerine bir çalışma yapıldı. Eğitim çalışmasını Süresiz Açlık Grevindeki Eda Deniz Haydaroğlu verdi.
Çalışmaya Kollektivizmin kelime anlamı ile başlandı. Daha sonra Kapitalizmin bireyci-bencil çalışma tarzına karşı Sosyalizmin kollektif çalışma tarzı anlatıldı.
Bireyci-bencil çalışma tarzı ne kadar kolay gibi gelse de kollektivizmin yaratıcılığının yerini asla tutulamayacağı anlatıldı.
40 dakika süren eğitim çalışması yarın devam edilmek üzere sonlandırıldı.
Faşist 129 Yasaları Kaldırılsın!
Özgül, İhsan, Serkan ve Hasan'a Özgürlük!
Berlin'deki Açlık Grevi çadırında Halk Okulu dergisinin 176. sayısı okundu.
Halk Okulu Dergisinin 176. sayısını okunarak çadır programına devam edildi.
Bugün Avukat Aytaç Ünsal'ın depremle ilgili yazdığı yazı okundu. Düzen siyasetçilerinin depremi sadece beceriksizlik veya AKP'nin yönetememesi olarak anlatmasının karşısında aslında düzenin kendisinin sorun olduğunu anlatan yazıdan sonra 6 Şubat'tan sonraki OHAL ve OHAL Kararnamesi hakkındaki yazıyı okuduk.
Daha sonra ise "Kelimelerin Savaşı" köşesinden "Rant" kelimesini okuyarak bugünkü dergi okumamızı sonlandırdık.
1 saatlik dergi okuması yarın devam edilmek üzere bitirildi.
Faşist 129 Yasaları Kaldırılsın!
Özgül, İhsan, Serkan ve Hasan'a Özgürlük!
Ajitasyonda açlık grevinin talepleri sayıldı. Aynı zamanda
Özgül Emre, İhsan Cibelik, Serkan Küpeli ve Hasan Unutan'ın tutuksuz
yargılanması gerektiğine ve faşist 129 yasalarının kaldırılması gerektiğine
dikkat çekildi.
Faşist 129 Yasaları Kaldırılsın!
Özgül, İhsan, Serkan ve Hasan'a Özgürlük!
Yaklaşık 2 yıl önce açtık Halk-Mer'i. Birlikte çok güzel şeyler yaptık. Halk-Mer ailesi olduk. Mutlu ve Gururluyuz.
Dil, din, ırk, renk, hiçbir ayrım gözetmeden, her milliyetten, inançtan halklarımızın ikinci evi olmaktı amacımız. Kültürsüzlüğün, değersizleşmenin, ahlaksızlaşmanın, uyuşturucunun, kumarın, fuhuşun reklamının yapıldığı bir dünyada, biz halk kültür ve değerleriyle yaşamak isteyenlerin merkezi olmaya çalıştık.
Bencilliğin, bireyciliğin geçer akçe gösterildiği bir dünyada, biz dayanışmayı, paylaşmayı, yardımlaşmayı, sevgiyi ve vefayı büyütmek için açtık Halk Mer'i Daha büyük daha kullanışlı yere ihtiyaç duyduk. Bulduk ve taşındık.
Çok daha güzel şeyler yapacağız. Yine hep birlikte... Halk-Mer'in yeni yerinin açılışında sizi de aramızda görmekten çok mutlu olacağız...
Gelin, Birlik Olalım... Gelin, Halkların Kültürüne, Paylaşmaya ve Dayanışmaya Yeniden Hayat Verelim...
1 NİSAN 2023 CUMARTESİ başlama saati: 14.00
TEL: 0465/738748 ...
EN HAYENEUX 41, 4040 HERSTAL
Grup Yorum olarak 30 Mart günü Berlin'de bulunan adalet bakanlığının önündeydik. Açtığımız çadırda Yoldaşlık hakkında bir çalışma yaptık. Daha sonrasında Devrimci tutsak Gazeteci Özgül Emre için mektuplar yazdık. Açlık Grevi çadırımızı, süresiz açlık grevinde olan Eda Deniz Haydaroğlu ve bir aylık destek açlık grevinde olan Berfin Özder'i sahiplenmeye çağırıyoruz bu direniş hepimizin direnişi. 129 yasalarına karşı mücadelemizi büyütelim. Bu yasa tüm demokratik hak ve özgürlüklerimizi gasp etmeye yönelik bir yasadır. Bu yasa faşist bir Nazi yasasıdır.
Devrimci tutsaklara mektup yazalım ve tecriti kıralım.
Devrimcilik yapmak suç değil görevdir!
Faşist 129 yasaları kaldırılsın.
İhsan Cibelik, Özgül Emre, Hasan Unutan ve Serkan Küpeli serbest bırakılsın!
Açlık Grevi Direnişinin Talepleri:
1- Devrimci ve Antİ-Faşist Tutsaklar Özgül Emre, İhsan Cibelik, Serkan Küpeli ve Hasan Unutan TUTUKSUZ YARGILANSINLAR
2- Sosyal medya ve Facebook Paylaşımları dahil olmak üzere her türlü Dijital delil suç delili olarak kullanılmaktan çıkarılsın
3- Almanya Anayasayı Koruma örgütünün hazırladığı raporlar meşru değildir, mahkemelerde delil olarak kullanmaktan çıkarılsın
4- Almanya Federal Savcısı Peter Frank Özgül Emre’lere yapılan operasyondan iki hafta sonra Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü ve onur madalyası aldı. Bu görüşmede neler konuşuldu ve Savcı Peter Frank hangi hizmetler sonucu onur madalyası aldı AÇIKLANSIN
5- İtalya’da 41bis rejimine karşı, Tecrite karşı süresiz açlık grevinde olan Anarşist Alfredo COSPİTO’NUN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN
6- FAŞİST 129,129A ve B yasaları kaldırılsın
7- Anti-faşist ve devrimci tutsaklar serbest bırakılsın
Tutuklanma gerekçelerinde Ölüm Orucu gazileri Sibel Balaç,
Gökhan Yıldırım ve İleri Kızılaltun’u ziyaret etmek, demokratik kurumlara
girmek, parasız bilimsel eğitim istemek, İnternet konseri yapmak gibi
gerekçeler vardı. Bu gerekçeler bu ülkede tutuklanma zemini yaratırken halk
çocuklarını öldürmek, uyuşturucu satmak, tecavüz etmek, okullarda öğrencilere,
yurtlarda çocuklara cinsel saldırıda bulunmak tutuklanma zemini yaratmıyor. Bu
ülkenin mahkemeleri adalet mücadelesi verenler için tutuklama kararı çıkarırken
halk düşmanlarını cezasızlıkla ödüllendiriyor ya da hiç tutuklamıyor.
Adalet mücadelesi verenlere yönelik tutuklama terörünün
nedeni çok açıktır; faşizm direnmeyelim, adalet istemeyelim istiyor. Adalet
istersiniz, benim suçlarımı halka anlatır ve baskının-sömürünün olmadığı bir
ülkeyi yaratmak isterseniz sizi tutuklar tecrit hücrelerine atarım diyor. Bunu biliyoruz.
Buna rağmen direniyoruz. Çünkü kutsal bir yaşam adalet ile kurulur. Namuslu bir
yaşam adaletli bir yaşamdır. İnsanca bir yaşam adaletli bir yaşamdır. Bu
nedenle adalet için ölümüne mücadele edilir ki ediyoruz da.
Tutuklayarak teslim alamadığı arkadaşlarımızı bugün S ve Y
tipi diyerek inşa ettiği tecrit hücrelerine sürgün ederek teslim almak istiyor.
Bu ülkenin mücadele tarihi bu işkencelerin hükümsüzlüğünü yazmıştır. Yine
yazacaktır. F Tiplerini inşa ederek özgür tutsakları teslim alacağını sana
faşizm o gün nasıl özgür tutsakların direniş iradesine çarpıp parçalandıysa
bugün de kuşkusuz aynısını olacaktır. İçeride ve dışarıda yarattığınız ve
yaratmak istediğiniz adaletsizliğe karşı mücadele etmekten asla
vazgeçmeyeceğiz.
S ve Y tipi diyerek inşa ettiğiniz tecrit hücreleriniz sonuç
vermeyecek, devrimcilik yapmaktan adalet mücadelesi vermekten asla
vazgeçmeyeceğiz.
Sürgün Sevklere Son!
Son haftalarda 40'ın üzerinde Özgür Tutsak ülkemizin çeşitli
hapishanelerine sürgün-sevklerle götürüldü.
Faşizm her koşulda üreten, bedenleri duvarları arkasında
fakat yürekleri ve beyinleri duvarların çok çok ötesinde olan Özgür Tutsakları
teslim almak için sürgün-sevk politikasını uygular. Bu yönetemediklerinin
itirafıdır. Ne zaman yönetememe krizi ağır bassa sürgün-sevklerden medet
umarlar.
Yine aynı şey oldu. Özgür Tutsaklar mahkemelerinin,
yoldaşlarının, ailelerinin olduğu illerden alınıp, 14 ayrı hapishaneye
ikişer-üçer dağıtıldılar. Zorla götürüldükleri hapishaneler ağırlıklı olarak Y
ve S tipi olup, tecrit hapishaneleridir. Tecrit hapishaneleri insanı, insana dair
olan her şeyden soyutlamayı amaçlar. Hallac-ı Mansur "CEHENNEM ACI
ÇEKTİĞİMİZ YER DEĞİLDİR, ACI ÇEKTİĞİNİZİ HİÇ KİMSENİN BİLMEDİĞİ YERDİR"
der. Faşizmin amacı tecrit hapishaneleriyle gerçek birer cehennem yaratmaktır.
19-22 Aralık Hapishaneler Katliamı bunun için yapıldı. BAŞARAMADILAR,
BAŞARAMAYACAKLAR!
F tipleriyle başlayıp alfabenin birçok harfine yayılan
tecrit hapishaneleriyle Özgür Tutsakları teslim almayı geçmişte nasıl
başaramadılarsa bugün de başaramayacaklar. "Aynı deneyi tekrarlayarak
farklı sonuç almayı beklemek budalalıktır." Faşizm budalalığından ve
çaresizliğinden aynı deneyi tekrarlayarak farklı sonuç almayı umuyor. Fakat
nafile bir deney...
Biz de mektuplarımızla, kartlarımızla arkadaşlarımızı yalnız
bırakmayacağız. Nereye götürürlerse götürsünler yanlarında olmaya devam
edeceğiz.
Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur!
Tecrit İşkencedir, Tecride Son!
Kamu Emekçileri Cephesi
Önderlerimizi Andığımız, Onlar'ın Yolunda Yürüyeceğimize And İçtiğimiz Günlerde Buna Müsaade Etmeyeceğiz!
İşçi-emekçi düşmanı CHP'li Şişli Belediye Başkanı Muammer
Keskin 30 Mart 2023 tarihinde sosyal medya üzerinden Mahir Çayanlar'ı ve
Kızıldere'yi "andı".... Ve yine aynı Muammer Keskin belediye önünde
""Asgari Değil, İnsanca Yaşam GEÇINEMİYORUZ " diyen işçilerin
eylemine TEM Şube polislerini çağırdı. Pankart asmalarına dahi izin verdirmedi.
Bu iki olay bize göstermektedir ki Muammer Keskin nezdinde CHP işçi
düşmanı-emek hırsızı ve yaratılan değerleri kendi pis çıkarları uğruna sömüren
emperyalizmin sol yumruğudur.
Miting meydanlarında attıkları adalet nutukları, demokrasi
naraları boşunadır. Genel başkan yardımcılarının "bizim zamanımızda
protesto suç olmayacak" dediği gün kendi belediyeleri önünde polis
korumaları ve güvenliklerin hakaret ve saldırısına uğradı Turan Aktaş ve
yoldaşı.
Bunları hiçbir zaman unutmayacağız. Nasıl ki işimizi
ekmeğimizi alana kadar mücadelemiz sürecek ise aynı kararlılığı sizin gerçek
yüzünüzü tüm halka teşhir ederken de göstereceğiz.
Değerlerimizi Kullanmanıza İzin Vermeyeceğiz!
Kızıldere İhbarcıların-İşçi Düşmanlarının Değil Halkın
Değeridir!
Devrimci İşçi Hareketi
Yapılan programda ilk olarak Devrim Şehitleri adına 1
dakikalık saygı duruşu yapıldı. Ardından Halk Cephesi ve Parti Açıklaması
okundu ve pasta kesildi. Son olarak ise günün anlam ve önemini içeren marşlar
ve türküler söylendi.
Kızıldere Son Değil Savaş Sürüyor!
30 Mart-16-17 Nisan Devrim Şehitlerini Anıyor 29. Yılında
Umudu Selamlıyoruz!
Eda Deniz Haydaroğlu SÜRESİZ AÇLIK GREVİ DİRENİŞİNİN ve
Berfin Özder 30 GÜNLÜK AÇLIK GREVİ DİRENİŞİNİN bugün 14.
Günündeler!
Açlık Grevi Direnişinin Talepleri:
1- Devrimci ve Anti-Faşist Tutsaklar Özgül Emre, İhsan
Cibelik, Serkan Küpeli ve Hasan Unutan TUTUKSUZ YARGILANSINLAR
2- Sosyal medya ve Facebook Paylaşımları dahil olmak üzere
her türlü Dijital delil suç delili olarak kullanılmaktan çıkarılsın
3- Almanya Anayasayı Koruma örgütünün (Verfassungsschutz)
hazırladığı raporlar meşru değildir, mahkemelerde delil olarak kullanmaktan
çıkarılsın
4- Almanya Federal Savcısı Peter Frank Özgül Emre’lere
yapılan operasyondan iki hafta sonra Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
ile görüştü ve onur madalyası aldı. Bu görüşmede neler konuşuldu ve Savcı Peter
Frank hangi hizmetler sonucu onur madalyası aldı AÇIKLANSIN
5- İtalya’da 41bis rejimine karşı, Tecrite karşı süresiz
açlık grevinde direnen Anarşist Alfredo COSPİTO’NUN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN
6- FAŞİST 129,129A ve B yasaları KALDIRILSIN!
7- Anti-faşist ve devrimci tutsaklar Serbest Bırakılsın!
TALEPLERİ TALEPLERİMİZDİR!
TALEPLERİMİZ KABUL EDİLSİN
YAŞASIN AÇLIK GREVİ DİRENİŞİMİZ!
18 Mart günü Almanya'da Süresiz Açlık Grevi direnişi başladı. Bu direniş bugün Berlin Adalet Bakanlığı önünde sürdü. Adalet Bakanlığının önünde sabah saat 11.00'den akşam saat 18.00'a kadar çadır açıldı. Artık hafta içi her gün çadırın bu saatlerde açık olacağı açıklandı.
Öncelikle neden Açlık Grevinde ve Adalet Bakanlığında olunduğuna dair bir açıklama yapıldı. Talepler sayıldı. Aynı zamanda Özgül Emre, İhsan Cibelik, Serkan Küpeli ve Hasan Unutan'ın da iddianamelerinde bulunan Grup Yorum konseri düzenleme / katılma "suçlamasına" dikkat çekildi. Grup Yorum'un kurulduğu günden beri nerede bir direniş varsa orada olduğuna, şimdi de burada Açlık grevi direnişçilerinin açlıklarını paylaştıklarına dikkat çekildi.
Daha sonra güne Halk Okulu dergisinin 176. sayısı okunarak devam edildi. Bugün Halkın Mühendis Mimarlarının Deprem Hakkında Yazdıkları Yazıları ve Basından bölümü okundu. 40 dakikalık dergi okuması yarın devam edilmek üzere sonlandırıldı.
Daha sonra Berlin'deki Açlık Grevi Çadırında Yoldaşlık üzerine bir eğitim çalışması yapıldı. Eğitim çalışmasını Destek Açlık Grevindeki Grup Yorum Emekçisi Berfin Şilan Gel verdi.
Çalışmaya Dayı'nın ''Yoldaşlık bir çift göz gibidir. Gözün biri ağlarken diğeri gülmez." sözü ile başlandı. Daha sonra İbrahim Gökçek ve Helin Bölek üzerinden örnekler verildi. Yarım saat süren eğitim çalışması yarın devam edilmek üzere sonlandırıldı.
Ardından ise Belçika da ki bir aileyi arayarak konuşuldu. Şu anki direniş anlatıldı. Desteğe çağrıldı.
Daha sonra çadırımıza ilk gün de gelen bir profesör tekrar uğradı. Sağlık durumumuzu sorduktan sonra Bakanlıktan yetkili birinin gelip gelmediğini sordu. Biz gelmediğini söyledik. Daha fazla haber yapılması gerektiğini Alman Gazetesi JungeWelt' de tanıdığı olduğunu, onu arayıp haber yapması için baskı yapacağını söyledi.
Daha sonra ise Devrimci tutsak Özgül Emre'ye mektuplar yazıldı.
Gün boyu Grup Yorum şarkıları çaldı, sloganlar atıldı.
Halaylar çekildi, Sloganlar ve Grup Yorum şarkılarıyla saat 18.00'da eylem sonlandırıldı.
Açlık Grevinin talepleri haklı ve meşru.
Zaferi Direnerek, Haklarımıza Sahip Çıkarak Kazanacağız!
Faşist 129 Yasaları Kaldırılsın!
Özgül, İhsan, Serkan ve Hasan'a Özgürlük!
ŞAHDAMARINA
KAN OLDUK
ŞAHDAMARINA
CAN OLDUK
ÇÜNKÜ BİZİM KIZILDEREMİZ VAR!
BİZ KIZILDERE’DEN
ÖĞRENDİK
2- Birleşmiş Milletler
Güvenlik Konseyi (BMGK) kararı ile saldırmak,
3- NATO kararı ile
saldırmak,
4- "Koalisyon"
müttefikleri ile beraber saldırmak,
5- Tek başına saldırmak.
Emperyalist-Kapitalist
Sisteme Verilecek En Güzel Cevap İse Şudur:
" KAHROLSUN
EMPERYALİZM!
YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ
TÜRKİYE!”
2- NATO STRATEJİK KONSEPT KARARLARI
HÜCRE HAPİSHANELERİ, NATO KARARIDIR,
LGBT, NATO KARARIDIR,
ARAP BAHARI, RENKLİ DEVRİMLER; HEPSİ NATO
KARARIDIR
2- F TİPLERİ, TECRİT SALDIRISINI MEŞRULAŞTIRMAK İÇİN “HAPİSHANELERİ ÖRGÜT YÖNETİYOR, KENDİLERİNİ
VURDULAR, KENDİLERİNİ YAKTILAR” DEDİ NATO… 6 SANİYEDE, ÜÇ KELİME İLE YERLE
BİR ETTİ ONU BİRSEN KARS: “DİRİ DİRİ YAKTILAR!” DİYEREK
TÜM DÜNYAYA DUYURDU GERÇEĞİ,
6 SANİYEDE ÜÇ KELİME İLE YERLE BİR ETTİ YALANI!
VE GERÇEKLER İÇİN, 122 ŞEHİTLE 7 YIL DİRENDİ NATO’YA ve ABD’YE
ÖZGÜR TUTSAKLAR;
ÇÜNKÜ DİRENİŞ, DEVRİMİN ŞAHDAMARIDIR!
NATO STRATEJİK KONSEPT KARARLARI,
AMERİKAN GÜVENLİK STRATEJİLERİ ÇÖKTÜ!
Çünkü
Halkları Hesaba Katmayan PROJELER, STRATEJİLER Çökmeye Mahkûmdur!
BATAKLIĞA
SAPLANDILAR
ŞİMDİ
O BATAKLIĞIN ÇAMURUNA GÖMECEĞİZ ONLARI!
1) HAPİSHANE
2) İŞKENCE
3) KATLİAM
YAPTI.
AMAÇ:
1. “TECRİT EDEREK YALNIZLAŞTIR, TERÖRİZE EDEREK İMHA ET”
POLİTİKASIYLA DEVRİMCİLERİ HALKTAN KOPARMAK,
2. İDEOLOJİK OLARAK BEYİNLERİ TESLİM ALMAK ve DEVRİMLERİ UMUT
OLMAKTAN ÇIKARTMAK!
MÜCADELEMİZİ
TERÖR DEMOGOJİSİYLE BOĞMAK, HALKLA BAĞIMIZI KESMEK VE BİZİ İMHA ETMEK
İSTİYORLAR.
Biz emperyalizmin ve kapitalizmin zulüm ve
sömürü gerçeğini iyi bilirsek, bunların tek alternatifinin sosyalizm olduğuna
inanırsak, bu düşüncelerimizden taviz vermezsek; geçici geri çekilişler,
suskunluklar, emperyalizmi yok edeceğimiz gerçeğini değiştiremez.
Yenilmemek beyindedir, düşüncededir.
Düşüncede yenilmek; emperyalizmin gücüne taparak teslim olmak,
dahası ölmek demektir. Teslim olmadık, direndik, ölmedik!
BU YAŞADIKLARIMIZIN BELKİ DAHA FAZLASINI
DA YAŞAYACAĞIZ;
AMA BİLİYORUZ:
KANLA YAZILAN TARİH SİLİNEMEZ!
MAHİR’İ, KIZILDERE’Yİ KİM SİLEBİLİR?
TESLİM ALMAK
İSTEDİNİZ;
TARİHİMİZİ
SINIF KİNİMİZ,
DİRENİŞİMİZİ
GÜCÜMÜZ YAPTIK!
İNANÇLIYIZ!
KARARLIYIZ!
ISRARLIYIZ!
Umutlu olmamız için, yarınlara inanmamız
için, her şeyden önce sarsılmaz, hiçbir koşulda yalpalamaz bir ideolojimiz var.
Hiçbir şey istenildiği gibi değil, bunu biliyoruz; ama hayallerimiz ve iddiamız
büyük. Bunları büyüterek Anadolu İhtilali’nin yolunda yürümeye devam edeceğiz.
Direniş bize bunu öğretti-öğretiyor...
EMPERYALİZMİ
YENECEK, ZAFERİ KESİN OLARAK BİZ KAZANACAĞIZ!
NEDEN?
TARİH YAZDIK, TARİHE
YAZILDIK!
TARİH NEDİR, NE
DEĞİLDİR?
* Tarih, dünümüz,
bugünümüz ve yarınımızdır.
* Tarih, dünden bugüne
yaşadığımız ve bugünden yarına yaşayacağımız her şeydir.
* Tarih köklerimizdir!
Kökümüz, mayamız, doğum
yerimiz KIZILDERE’dir!
Ölen; ama yenilmeyen,
fiziken yok olsa da kendini yeniden yeniden halkın içinde yaratan bir
ideolojinin simgesi olmaktır KIZILDERE!
Direniş neredeyse,
dünyanın merkezi orasıdır. İşte bu yüzden dünyanın merkezidir KIZILDERE!
Şimdi dünyanın merkezinden
aldığımız güçle, aynı yörüngede, sapmadan-savrulmadan-yorulmadan ilerliyoruz.
Direne direne, vuruşa
vuruşa, can vere vere, her bedeli göze ala ala büyüyoruz.
BİLİYORUZ; BU YAŞADIKLARIMIZIN DAHA FAZLASINI DA YAŞAYACAĞIZ.
Yaşamayanların tarihi, UZLAŞMA-TASFİYE-TESLİMİYET tarihidir.
Bizimkisi ise mücadelenin kanla yazılan tarihidir.
HALKA
ADALET İÇİN DİRENİŞLERİMİZLE BİR KEZ DAHA GÖSTERDİK Kİ;
HALKI
TASFİYE EDEMEZSİNİZ!
Biz bu tarihi yazarken sadece direnişlere
odaklanıp kalmadık. Elbette direnişler bizim esas gündemimizdi, hâlâ da
böyledir. Biz hayatın içinde, ülke gündeminde hangi sorun varsa onun en önünde,
tam ortasında olduk. “Ülkenin şu acil gündeminde siz yoktunuz”
diyebilecek hiç kimse çıkamaz.
Biz, ülkenin ve halkın bütün sorunlarına,
halkın kendi örgütlülüklerini kurarak devrimci çözümler ürettik, HEP HALKIMIZIN YANINDA OLDUK.
YANİ; PARTİ-CEPHE’NİN
MEŞRULUĞUNU HAYATIN İÇİNE TAŞIDIK…
MAHKEME SALONLARINDAN
MİTİNG MEYDANLARINA…
KIZIL ÖNLÜKLERDEN TETİK
ÇEKEN PARMAĞA KADAR…
TETİK ÇEKEREK, ZILGIT
ÇEKEREK, HALAY ÇEKEREK BU MEŞRULUĞU HALKIMIZA TAŞIMAYA VE YAYMAYA DEVAM
EDECEĞİZ…
BUNU NEREDEN ÖĞRENDİK?
KÖKÜMÜZDE PİR SULTAN
VAR;
“DÖNEN DÖNSÜN
BEN DÖNMEZEM YOLUMDAN” DER PİR SULTAN!
KÖKÜMÜZDE KIZILDERE VAR;
“BİZ BURAYA
DÖNMEYE DEĞİL ÖLMEYE GELDİK” DER MAHİR ÇAYAN!
HALKIMIZIN köklü ve onurlu tarihiyle, sabır
ve kararlılığıyla, saldırılar karşısında sarsılmazlığıyla, aşamayacağımız
hiçbir engel yoktur! Bu sabır ve inançla çok daha büyük çarpışmaları yaşayacak
ve kazanacağız.
Çünkü biz 51 yıldır, hiç kimsenin hayal bile edemeyeceği çatışma
süreçlerini, her gün, her saat, her dakika yaşadık.
Her türlü işkence, baskı, tehdit, şantaj
ve sahtekârlık…
Onların keyfilikleri, adaletsizlikleri
hiçbir zaman bitmeyecektir.
BUNLARA KARŞI BİZ NE YAPACAĞIZ?
Bütün gücümüzle her yerde mücadele edecek,
maskelerini düşürüp gerçek yüzlerini açığa çıkaracağız. AKP faşizminin hukukla,
demokrasi ile hatta İslamcılıkla hiçbir ilgisi yoktur. AKP oligarşinin ve
emperyalizmin çıkarlarını koruyan halk düşmanı bir iktidardır. Bu iktidara
karşı mücadelemiz sürecek, AKP’nin halk düşmanı yüzünü herkese anlatacak,
yaptıklarının hesabını soracağız.
Bu yöntemlere başvurmaktan çekinmeyen düşmana
karşı saniye saniye, hücre hücre direndik, direnmeye devam edeceğiz. Çünkü
bizim için bu saldırılar, oligarşinin büyük korkusunu itiraf etmekten başka bir
şey ifade etmez. Devrimci mücadeleyi getirdiğimiz bu aşamada; bizi hiçbir
tehditle, baskıyla, sahtekârlıkla susturamazlar.
Kazanan emperyalistler ve işbirlikçileri
değil, ezilen halklar olacak. Biz olacağız!
DEVRİM, TARİHİN
ÇÖZÜLMÜŞ BİLMECESİDİR.
BİZ ARTIK ÇÖZDÜK BU
BİLMECEYİ!
Çözüm:
UZLAŞMA, TESLİMİYET,
TASFİYEYE KARŞI DİRENİŞ VE ZAFER!
DİRENİŞ ve ZAFER BİZE
AİTTİR!
SAVAŞACAĞIZ,
KAZANACAĞIZ!
İKİ TEMEL SİLAHIMIZ:
MEŞRULUK VE DİRENME HAKKI
1- MEŞRULUK
Meşru
olan mücadele etmektir. Tarihsel ve siyasal haklılıktan alır gücünü.
2- DİRENME HAKKI
Savaşı
kazanmanın ilk adımıdır: UZLAŞMAMAK!
Uzlaşmayız, Baş Eğmeyiz, Yenilmeyiz
ÇÜNKÜ KIZILDERE’DİR DOĞUM YERİMİZ…
Dünya Halklarının Kanını Emdiniz
Uzlaşma-Teslimiyet-Tasfiye Dediniz
Bağımsızlığı Gömmek, Umudu Yok Etmek
İstediniz
TUTSAK DÜŞTÜK, KATLEDİLDİK,
YARALANDIK;
DÜNYA ŞAHİT, BİZ
KAZANDIK!
Şimdi düne göre daha kararlı, daha cüretli
olmak zorundayız. Daha sabırlı ve daha çok emek vermek durumundayız. Moral
değerlerimizi en yüksekte tutmak zorundayız. Çünkü emperyalizm ve oligarşi
devrimciliğe, halka ait ne varsa yok etmek istiyor. Emperyalistlerin hiçbir
değeri yoktur. Tek düşündükleri kendi çıkarlarıdır. Onlar halkların kanına
susamış, bizi yok etmeye and içmiş düşmanlarımızdır!
Bu gerçeği unutamayız, unutturamayız. Çünkü baş çelişki hâlâ emperyalizm
ile dünya halkları arasında. Emperyalizm ve oligarşi bir yanda,
ezilen-sömürülen dünya halkları öbür yanda. Ve bu kavganın sonucunu kesin
olarak belirleyecek olan, direnen halklardır.
Halk adına davrandığını, “sol” olduğunu
iddia edip, emperyalizm ve oligarşinin saldırılarına DİRENMEME SUÇU işleyenler; tartışmasız olarak işbirlikçidirler ve
halk düşmanlarının uşağıdırlar.
Emperyalist sömürgeciliğin, işgallerin,
zulmün olduğu yerde, bağımsızlık ve demokrasi mücadelesi kaçınılmaz bir
olgudur. Tüm dünya halklarını kurtuluşa götürecek olan, emperyalizme karşı
örgütlenip bir araya gelmek, mücadele etmektir.
Emperyalizm, halkların direnişi karşısında
güçsüz ve zayıftır; çünkü o, tarihsel olarak da siyasal olarak da haksızdır ve
yenilmeye mahkûmdur!
THKP-C’nin kuruluşundan bu yana 53 yıldır,
direnişlerimiz ve zaferlerimizle, tüm dünya halklarına bu gerçeği yeniden
hatırlatıyoruz.
53 yıldır direnişlerimiz ve
zaferlerimizle, halkların moral değerlerini yükseltiyor, kendine güvenini
arttırıyor ve kendi kurtuluşunu kendi elleri ile kazanabileceğine
inandırıyoruz.
Çaresiz ve umutsuz bırakılmak istenilen,
sokakta-evinde-fabrikada-madende-depremde-selde katledilen halkımızın içinde
olacağız. Biz çok daha ilerisini-iyisini yapabilecek yetenekte ve güçteyiz. Bu
nedenle yoksul halkımızın çocukları devrimciler olarak emperyalizm ve
işbirlikçilerinin korkulu rüyasıyız. Emperyalistler, bundan dolayı, bizi tutsak
etmek, katletmek için sürekli saldırıyor. Bizse halkımızın katil düzene olan
öfkesini örgütleyeceğiz.
Önümüzdeki
süreçte daha büyük bir cüretle, kararlılıkla, emekle, devrimin sorunlarına
yoğunlaşacağız. Daha disiplinli, devrimimizin ihtiyacı olan yeni insan olma
hedefiyle daha çok çalışarak, ideolojik mücadelede daha da tavizsiz olarak
yürüyeceğiz.
ANADOLU İHTİLALİNİ ZAFERE TAŞIYARAK,
DEVRİMİN, DEVRİMCİLİĞİN, HALKIN TASFİYESİNE KARŞI ZAFERİ KAZANACAĞIZ!
MAĞDUR
DEĞİL MUZAFFERİZ
YENİ
KIZILDERELER YARATARAK, UZLAŞMA-TASFİYE-TESLİMİYETİ TARİHE GÖMECEĞİZ!
Tasfiye Edilmeyiz
Biz Halkız Yenilmeyiz!
Anadolu’dan Barikat Olup, Direne Direne Emperyalizmi
Yok Edeceğiz!
TASFİYE: Yok etmek, ortadan
kaldırmaktır!
1- Bir örgütün fiziksel
veya ideolojik olarak devrim mücadelesinden uzaklaştırılması, yok edilmesi,
ortadan kaldırılması.
2- Bir düşüncenin ortadan
kaldırılması, yok edilmesi veya özünün bozulması, yozlaştırılması.
-
EMPERYALİZM
UZLAŞMA-TESLİMİYET-TASFİYE DAYATIYOR!
ASLA TESLİM OLMAYACAK, ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ!
-
TASFİYECİLİK TÜM
SİLAHLARINI KUŞANMIŞ, DEVRİMCİ HAREKETİN HIZINI KESMEK İSTİYOR! ASLA İZİN
VERMEYECEĞİZ!
-
TASFİYECİLİK İHANETTİR!
HAİNLERİ, KENDİ İHANET BATAKLIĞINA GÖMECEĞİZ!
Emperyalizm
ve oligarşi de, onun emrindeki sahte sol da devrimi ve devrimciliği tasfiye
edemediler. Çünkü her koşulda direndik, direneceğiz!
ADALET YOKSA DİRENMEK HAKTIR!
ADALETSİZLİĞE KARŞI DİRENMEK ZORUNLULUKTUR!
Direnmek tarihi bir görevdir.
Direnenler muzaffer, direnmeyenler ise mağlup olur.
NASIL DİRENİLECEĞİNİ TÜM
DÜNYAYA GÖSTERDİK
ŞİMDİ MEŞRULUK BİLİNCİNİ
YÜKSELTECEĞİZ
UMUDU, KOMİTE-MECLİS-CEPHE
OLARAK HALKA YAYACAĞIZ
GÖREVİMİZ BUDUR !
PARTİ-CEPHE’NİN MEŞRULUĞUNU HAYATIN İÇİNE TAŞIMALIYIZ
VE TÜM BUNLARIN ÖTESİNDE BELİRLEYİCİ OLAN, MEŞRULUK SAVAŞININ NİHAİ
SONUCUNU TAYİN EDECEK OLAN, BU MÜCADELEYİ ÖNCE BEYNİMİZDE KAZANMAKTIR!
Oligarşinin
politikası; halka düzen sınırları içinde siyaset dışında siyaseti yasaklamak, tüm
sınıf çıkarlarını ve toplumsal çelişkileri parlamentoya hapsetmeye çalışmak
olarak biçimlenir.
Bu düzeni
değiştirmek isteyen her şeyden önce oligarşinin "zoruna” karşı, kendi "zorunu”
örgütlemek ve bu yasaların dışında örgütlenmek zorundadır.
Başka
türlüsü mümkün değildir!
EGEMEN SINIFLARIN MEŞRULUK ÖLÇÜSÜ "DÜZEN İÇİ" OLMAKTIR
BİZ İSE PARTİ VE CEPHE’NİN MEŞRULUĞUNU HAYATIN İÇİNE TAŞIYACAĞIZ!
Meşruluk
savaşını kazanmanın yolu öncelikle, Parti’yi ve Cephe'yi hayatın içinde maddi
bir güç haline getirmekten geçer. Bu maddi gücü tarihsel haklılık ve
meşruluktan aldığımız güçle birleştirerek, hayatın her alanında ve her anında "Parti" demeli, onu öne
çıkarmalıyız. Evde, komşuda, sokakta,
kahvede, fabrikalarda, derneklerde, çadırlarda, direniş alanlarında; bu
meşaleyi cesaretle ve açıkça tutmalıyız elimizde.
Haksız bir
düzene, gayri meşru bir yönetime karşı haklı ve meşru bir savaş yürütüyoruz. İktidarı gasp eden egemenler, bu
tarihsel haklılığı ve meşruluğu ifade eden her türlü eylemi ve örgütlenmeyi
terörle yok etmeye; kitlelere haklı ve meşru olanın bu düzen olduğunu kabul
ettirmeye çalışmaktadırlar. Bu onların varlık koşuludur.
Parti ve Cephe, bu haklı ve
meşru savaşta Anadolu halklarına kazandırılmış iki güçlü silahtır. Çünkü
devrimci bir parti ve devrimci bir cephe, emekçi halkların haklılığının ve
meşruluğunun en üst boyuttaki ifadesidir.
Bir boyutu, düşmana karşı işkenceler, tutsaklıklar,
ölümler pahasına sürdürülen kavgadır.
İkinci yanı, egemenlerin haklılık ve meşruluk
üzerine yüzyıllardır yürütmüş olduğu kara propaganda ve demogojiyle
bulandırılmış olan halkımızın bilincini berraklaştırmaktır.
Bu düzenin
yasası diyor ki: “İşçiyi sömürmek yasal, patron meşru;
sömürü düzenine
karşı çıkmak gayri meşru!”
Hukuk,
egemenlerin haksız isteklerini haklı göstermenin aracıdır madem,
bizim ölçümüz
haklılık ve meşruluktur!
Kendi
koyduğu yasaları bile ayaklar altına alan bir düzenin yasasına, halklarımız
uymak zorunda değildir! Halk için fayda
ve değer üretmeyen hiçbir kurala, hiçbir yasaya halkımız uymak zorunda
değildir!
Ancak başta
sivil toplumcu-reformist sol olmak üzere tüm sendika odalar da, düzenin
yasallığına sığınmış durumdadır. Düzenin “sol” içindeki uzantısı durumundadır
ve halkın adalet mücadelesini büyütmek yerine parlamentoya çekmeye
odaklanmıştır. Boğuldukları bataklıkta, meşruluğa inançsızlığın taşıyıcısıdırlar.
Halkın
direnme ve mücadele potansiyeline, değerlerine güvensizlik, bu mücadelenin
içinde taşıdığı haklılığa, meşruluğa inançsızlıktır. Beslendikleri burjuva
ideolojisi, onları halka ihanete götürmüştür. Bu içler acısı tabloya son
verecek olan da biziz!
TARİHSEL VE SİYASAL HAKLILIĞIMIZLA
TARİH VE SINIF BİLİNCİMİZLE
HALK VE VATAN SEVGİMİZLE
DİRENİYOR, SAVAŞIYOR, KAZANIYORUZ…
SUÇ VE HAK!
EGEMENLER İÇİN SUÇ OLAN, BİZE HAKTIR
BİZİM İÇİN HAK OLAN, EGEMENLER İÇİN
SUÇTUR; BU GERÇEKLE SAVAŞACAĞIZ.
DİRENMEK HAKTIR, DİRENİŞE SALDIRMAK SUÇ;
BİLECEĞİZ
BİZE YASAKLANAN, ASLINDA HAKTIR;
BİLECEĞİZ
BİZE HAK OLANI YASAKLAMAK, DÜŞMANIN
SUÇUDUR; SUÇLARINI GİZLEMEK İÇİN BİZE DAHA ÇOK YASAK KOYARLAR; BİLECEĞİZ…
HALKIN HUKUKU BUDUR.
HAK VE SUÇ…
HAK NE, SUÇ NE; ÇOK İYİ BİLİYORUZ!
Bu bilinçle ölümün destansı
direnişlerle, tilililerle, marşlarla karşılandığı, kahramanlığın
halklaştırıldığı bir tarih yarattık. Emperyalizmin
ekonomik, politik, kültürel, ideolojik, askeri tüm saldırılarını
direnişlerimizle, 30 kiloluk bedenlerimizle alt ettik.
Devrimi umut olmaktan çıkarmalarına,
sosyalizme inançsızlaştırmalarına, halkın mücadelesini tasfiye etmelerine izin
vermedik!
KAZANMAK,
GEREKENDEN FAZLASINI YAPMAKLA OLANAKLIDIR
Devrimci
halk kurtuluş savaşında iktidara kafa tutan, dengeleri sarsan, statüleri yıkan
partimizin, devrimin öncüsüyüz. Şimdiye kadar hiçbir zaferi, hiçbir değeri
bedelsiz kazanmadık. Tarihimiz kanları ile tarih yazan şehitlerimizin yüksek
kazanma bilincine tanıktır. Yaşamının son anında bile düşmana darbe vurma
bilinci bizi devrime taşıyan en değerli silahımızdır.
“GEREKENİ
YAPARAK” DEĞİL, DAHA FAZLASINI YAPARAK BAŞARACAĞIZ!
Hiçbir
Parti-Cepheli "üzerime düşeni
yaptım" ya da “söylenseydi yapardım"
demeyi kendine yakıştırmamalıdır. Milyonlarcası çadırlarda
soğukta-çamurda-yağmur altında yaşayan halkımıza, yoksul halkımız için adalet
mücadelesi veren şehitlerimize ADALET sözümüz var!
YAŞAMIMIZI
DİSİPLİNE ETMEKTE DAHA ISRARLI OLACAĞIZ!
Zulüm
altında inletilen Anadolu halkları, emperyalizmin vahşeti altında yaşayan dünya
halklarının kurtuluşu ellerimizdedir. Rehavete kapılmamalı, yaptığımızla
yetinmemeliyiz. Bunca kuşatmanın, uzlaşma-teslimiyet-tasfiye saldırılarının
ortasında; başarabilmek için daha kararlı, daha fedakâr, daha cesur, daha
coşkulu, daha disiplinli olacağız. Direnişlerimizin ve zaferlerimizin yarattığı
umudu örgütlemek, bulunduğumuz her yerde Halk Komiteleri, Halk Meclisleri,
Cephe örgütlenmeleri kurmak için daha büyük bir disiplinle çalışacağız.
BİLİYORUZ Kİ HALKA SALDIRILARIN ÖNÜ
ANCAK HALKIN KENDİ ÖRGÜTLÜLÜĞÜYLE KESİLEBİLİR
ÖRGÜTLENME HAKKI YOKSA HİÇBİR HAKKIMIZ YOKTUR!
DÜŞMAN ÖRGÜTLENME HAKKINI GASP ETMEK İÇİN
SALDIRIYOR, YAKIYOR, YIKIYOR, MÜHÜRLÜYOR!
EN GÜÇLÜ DİRENME ARACI ÖRGÜTTÜR.
DÜŞMAN BU NEDENLE HALKIN ÖRGÜTLERİNE SALDIRIYOR!
Düşman bu nedenle halkla bağımızı kopartmak istiyor.
Çünkü biliyorlar ki, ÖRGÜTLÜ HALK YENİLMEZ.
*Halkla bağımızı koparmak için terör demogojisine başvuruyorlar.
Çünkü bizi terörist olarak gösterirlerse, halkla aramızdaki güçlü
bağı kopartabileceklerini sanıyorlar.
*EN BÜYÜK, EN GÜÇLÜ DİRENİŞ AYGITI ÖRGÜT’TÜR.
*EN BÜYÜK, EN GÜÇLÜ HAK ARAMA ARACI ÖRGÜT’TÜR.
* ÖRGÜTSÜZ HAK ALMA MÜCADELESİ ETKİSİZDİR, BAŞARI ŞANSI YOKTUR.
* DÜŞMAN BU NEDENLE HALK ÖRGÜTLÜLÜKLERİNE SALDIRIYOR!
DİRENEREK, ÖRGÜTÜ VE ÖRGÜTLÜLÜĞÜ MEŞRULUKLA SAVUNARAK KAZANIYORUZ!
DİRENMENİN HAK OLDUĞUNU,
DİRENİŞİN HAKKININ ZAFER OLDUĞUNU,
KAZANANLARIN ANCAK DİRENENLER OLDUĞUNU BİLEREK DİRENİYOR VE
KAZANIYORUZ!
Bunu, yıkmak istediğimiz düzenin
adaletine teslim olmayarak başarıyoruz!
Her koşulda direnerek, tek başımıza da
kalsak Cepheli kimliğimize sahip çıkarak başarıyoruz!
Marksist-Leninist ideolojinin
yenilmezliğine olan sarsılmaz inancımızla başardık!
Şehitlerimizden aldığımız güçle,
halklarımızın geleceğini kurma özlemiyle direnerek başarıyoruz!
Dünya halklarını kurtuluşa götürecek
silahlı mücadeleden vazgeçmeyen tek örgüt olmanın sorumluluğunu yerine
getirerek başarıyoruz!
İdeolojik netliğimizden, ideolojik kararlılığımızdan,
ideolojik bağımsızlığımızdan asla taviz vermeyerek başarıyoruz!
İktidar iddiamızdan, halka inanmaktan
asla vazgeçmeyerek başarıyoruz!
Düzenden her yönüyle kopuşu
gerçekleştirerek, asla uzlaşmayarak başarıyoruz!
Çünkü biliyorduk ki; Kızıldere
tasfiye edilemez!
Kızıldere tasfiye
edilemedikçe, halk tasfiye edilemez!
30 MART-17 NİSAN ŞEHİTLERİMİZİ ANMA,
ÖNDERLERİMİZİ SELAMLAMA, UMUDUN KURULUŞUNU KUTLAMA HAFTASINDA HALKIMIZA VE
ŞEHİTLERİMİZE SÖZÜMÜZDÜR:
DAHA
FAZLASINI BAŞARMAK İÇİN DAHA ÇOK ÖRGÜTLENECEĞİZ!
HALK
ÖRGÜTLÜLÜKLERİNİ BÜYÜTECEĞİZ!
UMUDUN 29.
YILINDA, ANADOLU’NUN DÖRT BİR YANINDA
KOMİTE-MECLİS-CEPHE
ÖRGÜTLENMELERİMİZİ KURACAĞIZ
EMPERYALİZMİN
ve FAŞİZMİN TASFİYE SALDIRILARINA KARŞI, HALKIMIZIN KENDİ ÖRGÜTLÜLÜKLERİYLE
ÇIKACAĞIZ!
İŞBİRLİKÇİLİĞİN,
UŞAKLIĞIN ve İHANETİN
ANADOLU
TOPRAKLARINDA BOY VERMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ!
“SOSYALİZM
ÖLDÜ ELVEDA PROLETERYA” DEDİLER
“TARİHİN SONU
GELDİ, SINIFLAR BİTTİ” DEDİLER
ASIL SONU
GELEN EMPERYALİZMDİR
TASFİYEYE
İZİN VERMEYECEK, BİZ EMPERYALİZMİN SONUNU GETİRECEĞİZ!
TEK YOL
DEVRİM TEK KURTULUŞ SOSYALİZM!
KURTULUŞA
KADAR SAVAŞ!