Şubat 2025

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli

 


 

VAN YUKSEK GUVENLIKLI HAPISHANESI

 2024 ARALIK-2025 OCAK AYLARI HAK GASPLARI RAPORU

 

2016 yılının Aralık ayından bu yana tutulduğumuz bu hapishanede temel hakların ve hukukun tanınması, aleyhe olan açık yasa hükümlerine ve mahkeme kararlarına uyulması nedeniyle yaşadığımız sorunlar sürüyor. Bu sorunlar ve taleplerimiz şöyle:

1)TEDAVİ HAKKIMIZ ENGELLENIYOR:

“Tekli Ring” aracını dayatmasını kabul etmediğimiz için 14 aydır Van Bölge Hastanesi’ne yapılan sevklere götürülmüyoruz. Bundan dolayı kronik ve sürekli takipte olan hastalarımızın teşhisi, tedavisi, kontrolü ve “Sağlık Kurulu Raporu” işlemlerimiz yapılamıyor.

 

Adalet Bakanlığı’nın bu sorunu çözümü talebimizle ilgili “ceza ve infaz Kurumunda bulunan hüküm ve tutukluların TEDVILERININ Gerekli KILDIĞI) TUM İŞLEMLERİN EKSİKSİZ YERINE GETİRİLMESİNİ, kontrollerinin düzenli olarak yaptırılması hususunda gerekli DUYARLILIGIN VE ÖZENİN gösterilmesini” istediği 10.10.2024 tarihli E-79053500-622.01-10410/176988 sayılı yazısının ilgililere tebliğinin Üzerinden neredeyse 4 ay geçmesine rağmen, sorun hala çözülemedi. Normal ring aracıyla hastane gözürülüp getirilmemiz sağlanamadı. Öyle ki, bırakın daha Adalet Bakanligi’nin yazisinda belirtilen şekilde hastalıklarımızın teşhisi, tedavisi ve kontrolUniin gerekli kiligi tim islemlerin eksiksiz yerine getirilmesini, bUtUn bu islemlerin yapılabilmesi için ZORUNLU OLAN hastaneye götürülmemiz bile sağlanmış değil.

Yani sorun hala sürüyor. Bundan dolayı Yusuf Kenan Dinçer 16.08.2024 tarihinden bu yana Üroloji sevkine götürülmeyi bekliyor. Talat Şanlı ise diğer sevkleri gibi Efor testi için Van Bölge Hastanesi’ne yapılmış olan 23 OCAK 2025 tarihinde ki sevkine de getirtilmedi.

Hastalıklarımızın ilerlemesine neden olan “tekli ring” aracının dayatmasının keyfiliği ve tedavilerimizin engellenmesi amacıyla sürdürüldüğü ayan beyan ortada. Hastane sevklerimizin 14 ay Öncesine kadar olduğu gibi yine normal ring araçlarıyla yapılması sağlanarak. Tedavilerimizin Önündeki  bu keyfi engelin ivedilikle kaldırılmasını istiyor ve bekliyoruz.

2)            5 ARKADASIMIZ 96 AYDIR TEK KİŞİLİK HUCRELERDE TUTULUYOR

Talat Şanlı, Taner KORKMAZ, Akil NERGIZ, Murat KAYMAZ ve Yusuf Kenan Dinçer ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü değil. Tek kişilik hücrede kalma talepleri de yok. Kendileriyle ayni statüde olan tutsaklar burada ve diğer infaz Kurumlarının tamamında Üç veya daha fazla kişilik hücre ve koğuşlarda tutuluyor. Onlar ise buraya getirildikleri günden bu yana TEK KİŞİLİK HÜCRELERDE TUTULARAK CEZALANDIRILIYOR

 

96 aydır sürdürülen bu özel cezalandırma Ile “wernicke Korskoff’, “Yuksek Tansiyon”, “Kalpte ritim bozuklugu” ve “Migren” gibi rahatsızlıkları bilinen arkadaşlarımız Yusuf Kenan Dinçer, Talat Şanlı, Taner Korkmaz ve Murat Kaymaz’in sağlıklarına da kastedilmektedir.

3)      KITAP-YAYIN HAKKIMIZIN ENGELLENMESİ

Kitap, dergi,gazete gibi sürekli yayınlardan yararlanması hakkı: 5275 sayılı yasada yer alan temel haklardan biridir.62.madde ile düzenlenmiştir. Yaralanmada bu yayınların “MAHKEMELERCE YASAKLANMAMIŞ OLMASI” amir hükmüne bağlanmıştır. Bu yayınların abone olunarak, idare aracılığıyla satin alınarak, ziyaretçiye yatırılarak, posta ve getirilerek TEMİN edilmiş olması yararlanmaya engel  olarak görülmemiştir.

 

Ama Barada bu açık yaşa hükmünde de bağlayıcı olan AYM kararlarina da uyulmuyor. Hakkında  toplatma kararı olmayan ve 62. Maddenin konusu olan kitaplar yasaklanıyor. Dergi ve yayınlar ise önce 69. Maddenin konusu haline getiriliyor. Ardından da bu maddeye ilişkin  yönetmelik maddelerine (77/a) göre işleme tabi tutulup, “kitap ve giyim eşyası değil” denilerek verilmiyor.

HAKKINDA TOPLATMA KARARI OLMAYAN KITAP, DERGi VE YAYINLARIN VERILMESINi, KITAPLAR İÇİN GETİRİLMİŞ OLAN SAYI SINIRLANMASININ KALDIRILMASINI İSTİYORUZ.

4)      SOHBET HAKKI TAM OLARAK UYGULANMIYOR

Hafta’da on saat sohbet Hakkı, uygulanması tecriti kaldırması bir adımıydı. Adalet bakanlığı 45/1 sayili genelgesiyle 2007 yılında mevzuatta yerini almasına ragmen Uzun yıllar tam olarak uygulanamadı. 2017’den Sonra, arkadaşlarımızın tutulduğu çoğu hapishanede 10 saat ya da 10 saate Yakın uygulanırken burada ise haftada sadece 3 saat olarak uygulandi. Bu sürenin 10 saate çıkarılması için hiçbir adım atılmadığı gibi salgından Sonra da haftada 2,5 saat olarak uygulanmaya başlanan sohbet için Mart ayında ise “bunun 1.5 saati sohbet, 50 dakikası spor” denildi.

HAFTADA 10 SAAT SOHBET HAKKININ TAM OLARAK UYGULANMASINI İSTİYORUZ

5)       DİSİPLİN CEZALARI

a)        Akil Nergiiz’e 3 OCAK 2025’te “1 ay Ücretli çalışılan işten yoksun bırakma “cezası başlatıldı.

b)        Yusuf Kenan Dinçer’e 16 Ocak 2025’te “1 Ay bazı etkinliklerden men” cezası başlatıldı.

c)        Yusuf Kenan Dinçer’e verilen “S gün hücreye koyma” cezasına yaptığı itiraz Van 1.Agir Ceza Mahkemesi tarafından da reddedildi. Ceza kesinleşti (Degisik is No:2024/1180)

DIGER HAK GASPLARI:

a) idarenin kuralsızlığı ve tutarsızlığı haberleşme hakkımıza da sıçradı. çünkü her yıl

düzenli şiir festivali düzenleyen Kandıra 1 Nolu F Tipi Hapishane ’de tutulan arkadaşlarımıza, gerek diğer hapishanelerden ve bizim buradan gönderdiğimizde, gerekse onların bu şiirleri düzenleyip dereceye girenleri bize ve diğer hapishanelere g6nderdiklerinde sorun olmayan ve idare tarafından burada bize_ verilirken sakıncalı görülmeyen bu şiirleri, Talat Şanlı Kırıklar 2 No’lu F Tipi’nde tutulan arkadaşı Dursun Kaş’a göndermek isteyince “sakıncalı” ilan ederek haberleşme hakkimizin engellenmesine yeni bir halka eklendi.(Disiplin Kurulu Karar No:2025/3

b) idare, haberlesme hakkımıza hukuksuz ve tutarsız müdahallerinden birini de Rabbena HANADAR’a Kandıra 1No’lu F Tipi ’inde tutulan Hatice Aşık’a gönderdiği mektupta yaptı. Hapishanelerde saldırıya uğrayan, sürgün edilen ve Kuyu tiplerine atılan arkadaşlarımızın durumları ile ilgili hemen her mektupta yer alan ve bizim de hem mektuplarda hem Adalet Bakanlığı ve meclis insan Hakları Komisyonu’na her hafta gönderdiğimiz dilekçeler de olduğu gibi (Disiplin Kurulu Karar! No:2025/9). İnfaz Hakimliği ise bu bilgilerin şifreli değil açık, ama “motivasyon kaynağı” olduğuna hüküm ederek idarenin bu hukuksuz ve tutarsız kararını da Onaylandı.

c)Genelgenin yayınlandığı tarihte “salgın önlemi” denilerek 1 saatte sınırlı tutulan açık ve kapalı Görüş süresi salgından sonra birçok hapishanede 1.5 saate çıkarılmasına rağmen burada hala 1 saat olarak yatırılması,

d)” güvenlik önlemi” denilerek başlatıp hala sürdürülen tutuklu ve hükümlülerin hastane ve mahkeme sevkine saatsiz ve kemersiz gitmeye zorlanması,

e)            Rabbena Hanedar ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü. Bu nedenle tutulduğu tek kişilik

Hücrede havalandırması günde sadece 1 saat açık tutuluyor. iyi halli değil denilerek bu sürenin yıllardır uzatılmaması ve “kurum iç yönetmeliği” denilerek arkadaşlarıyla sohbete çıkarılması.

f)Basın ilan Kurumu’nun “resmi ilan verilebilecek yayınlar listesinde değil” denilerek

Evrensel, Yeni Yaşam ve Yeni Asya gazetelerinde abonelik işleminin yapılması; Abone işlemi yapılan gazetelerin ise akşam geç saatlerde verilmesi 2024 Aralık -2025 Ocak aylarında devam etti.





Avusturya Direnişler Meclisi'nin 10 Şubat 2025 Tarihinde Başlatmış Olduğu Özgür Tutsaklarla Dönüşümlü Dayanışma Destek Açlık Grevini 1 Haftalığına İnnsbruck Şehrinde Bir Arkadaşımız devralmıştır...

İnnsbruck Şehrinde Dayanışma Destek Açlık Grevi Bayrağını Devralan Arkadaşımız Bugün Açlığının Koynunda 5. Gününde...

S,R,Y KUYU TİPİ HAPİSHANELER KAPATILSIN, TAYAD'LI AİLELER SERBEST BIRAKILSIN!

 

DEVRİMCİ TUTSAKLARIN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN!

DEVRİMCİ TUTSAKLAR ONURUMUZDUR!

DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ!

KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!

28.ŞUBAT.2025

Avusturya Direnişler Meclisi






"Tempi'deki trajedi bir kaza değildi. Kayıtsızlık, sorumsuzluk ve yolsuzluktan doğan bir suçtur. Cezasız kalmaması gereken bir suçtur," dendi

28 Şubat Cuma Günü Yunanistan’ın tüm şehirlerinde kentlerinde Mitingler Yapılıyor ve Protesto gösterisi düzenleniyor. Başkent Atina’da Demokratik kitle örgütleri, sendikalar, parti ve örgütlerin “Sizin karlarınız, bizim canlarımız” pankartlarıyla Meclisin önündeki Sintagma Meydanı’nda toplanmaya başladılar. 

Kaza, 28 Şubat 2023 tarihinde gece yarısından hemen önce Atina'yı Selanik'e bağlayan hat üzerinde bir yük treni ile bir yolcu treninin kafa kafaya çarpışması sonucu meydana gelmiş ve 57 kişi hayatını kaybetmişti.

Demiryollarının İtalyan bir özel şirkete satılması, denetim yapılmaması gibi nedenlerle yükselen öfke, trende yasa dışı kimyasal madde taşındığının ortaya çıkması ve birçok kişinin bu nedenle hayatını kaybettiğinin tespit edilmesi üzerine hükümetin suçları örtbas etme çabalarına tepkiler daha da büyüdü. Ailelerin girişimiyle geçtiğimiz Ocak ayında da kitlesel eylemler yapılmıştı.

Protestolara her yaştan katılım vardı.

Atina’daki Eyleme milyonların katıldığı iddia ediliyor.







Babalık Hakkı için Direnen Baba Uzay Uzatmaz 28 Şubat tarihinde direnişinin 259.gününde Dietikon - tren garına gelen direnişçi baba Uzay Uzatmaz saat 15.00'da KESB adli ırkçı, haksız ve keyfi kararlar veren kuruma karşı protestosuna başladı. Kitleyle sohbet eden direnişçi baba, insanlara, bugün saat 18.00 de bir miting yapacağını KESB adlı halk düşmanı kurumu protesto mitingi olacağını, demokratik ve yasal olduğunu ve halkın katılım sergilenmesinden çok büyük moral alacağını söyleyerek, herkesi mitingine davet etti. Direnen baba Uzay Uzatmaz, eylemine, saat 15.30 da iradi olarak son verdi.


Yıldız Turan (Yıldız Ana) 77 yaşında.

Çayan Mahallesi’ inde otobüs durağında beklerken kaçırılarak gözaltına alındı, tehdit edildi ve dört gün gözaltında tutularak tutuklandı.

Yıldız anayı polis gözaltına alırken “dön Çayan Mahallesine son kez bak, seni Silivri’ye gömeceğiz!” dedi. Gözaltı sonrası Yıldız Ana’yı mahkemeye çıkardılar ve tutukladılar. Önce hangi hapishaneye götürüldüğü bilgisini avukatlarına vermediler. Çabalar sonucu Bakırköy tutukevinde olduğu öğrenildi.

Niye tutuklandı peki?

Yıldız Ana Çağlayan da Kuyu Tipi Hapishanelere karşı eylemler yapan, çocuklarını sahiplenen bir TAYAD’lı Ana dır. Çocuklarını sahiplendiği için, onların seslerini duyurmak için basın açıklaması yapan, kar kış demeden, yaşını gerekçe yapmadan, gücü ölçüsünde yer alan emekçi bir anamızdır. Bu nedenle tutuklanmıştır. Ve ahlaksız burjuva basını onun hakkında yalan haberler yaparak tutuklanmasına çanak tutmuştur.

Yıldız Ana’nın ciddi sağlık sorunları vardır. Bunlardan birisi beyin damarlarındaki  tıkanıklıklıktır. Yıldız Ana da tutuklu olan diğer yaşlı anne babalarımız gibi hapishane koşullarında kalamayacak sağlık problemlerine sahiptir. Bu nedenle de derhal serbest bırakılmalıdır.

Faşizm hiç yaşamadığı kadar büyük bir çaresizlik içindedir ve çaresizliğine paralel saldırganlığı da artmıştır. Her kesime saldırmaktadır. Mücadele eden anne babalarımız yıllardır bu saldırıların muhattabı olmaktadır. 80 yaşında, 77 yaşında, 70 yaşındaki anne babalarımız sırf evlatlarını sahiplendikleri için bu gün saldırıya uğruyorlar, tutuklanıyorlar. Tehdit ediliyorlar.
AKP faşizmi yöneteme krizini saldırganlıkla atlatabileceğini düşünüyor. Ancak böyle olmayacağı herkesin malumudur. Bu saldırılar ne krizlerini yok eder ne de TAYAD’lıları korkutur. Çünkü TAYAD 84 ‘ten bu yana çocuklarını sahiplenmekten asla vazgeçmemiştir. Cuntalar gelip geçti, darbeler, iktidarlar değişti ama TAYAD’lılar hep aynı yerdeydi. Çocuklarını sahiplenmek için meydanda, eylemde.

Çünkü, çocuklarını sahiplenmek suç değildir.!

Kuyu Tipi Hapishanelere karşı olmak suç değildir!

Çocukları için açlık grevi yapmak, video çekmek suç değildir!

AKP’nin işkenceci katil polislerini de uyarıyoruz! O kirli, kanlı ellerinizi yaşlı anne babalarımız üzerinden çekin! O tehdit ettiğiniz Silivri hapishanesi, sadece devrimcileri değil sizin gibi gücü elinde olanın tutsaklığına da tanıklık etmiştir.

Biz bizleri teslim almak isteyen faşizmin her tip hapishanesinde direnen ve asla teslim alınamayan geleneklerin yaratıcısıyız. Tip tip hapishanelerinizi yenmenin ustasıyız, O nedenle bizim anne babalarımız sizin tehditlerinizden korkmaz! Ama siz korkun! Er geç o tehdit ettiğiniz hapishaneler sizin mekanınız olacak. Çünkü halka karşı suç işleyen, işkence yapan, tutuklayan, katleden sizlersiniz. Ve halka hesap vermekten kurtulamayacaksınız.

Yıldız ana, Naima Ana, Melek Ana,

Fahrettin Baba, Feridun Amca hepsi de birçok hastalığı olan anne babalarımızdır. Bu nedenle derhal bırakılmalıdır.

Ve tutuklu tüm TAYAD’lı Ailelerimizden her birini bir an önce serbest bırakın!

70 yaşında, 80 yaşında Anne babalarımızın başına gelecek her türlü şeyden başta AKP iktidarı olmak üzere, tutuklayan hâkim ve savcılar, işkenceyle gözaltına alan polisler sorumludur.

 

YILDIZ ANA’YA ÖZGÜRLÜK!

TÜM TAYAD’LILAR SERBEST BIRAKILSIN!

TAYADLI AİLELER ONURUMUZDUR!

ÇOCUKLARINI SAHİPLENMEK SUÇ DEĞİLDİR!

YAŞASIN TAYAD, YAŞASIN TAYAD’LILAR!

 

 

ALMANYA HALK CEPHESİ

 

 



Geçtiğimiz günlerde kanser hastalığı nedeniyle tedavi olurken hastane de hayatını yitiren, devrimcilerin dostu Rafet Karlı ‘nın taziyesi yapıldı. 23 Şubat 2025 Pazar günü Hagen Alevi Kültür Derneğinde yapılan anma ve taziyeye hem akrabaları hem de arkadaşları, sevenleri katıldı. 50 yıllık yaşamından kesitlerin olduğu sinevizyon gösterimi, Konuşma yapıldı ve yemek verildi.

Devrimcilerin dostu Rafet Karlı arkadaşımız konserlerimizin çaycısıydı. Geçimini sağlamak için temizlik firması vardı. Ama kendisi de emeğini koyan, cam silen, temizlik yapan iş yapmaktan gocunmayan bir emekçiydi. Çevremizin, emperyalist politikaları sonucu olarak kirletilmesi, suyumuzun, havamızın zehirlenmesi bu hastalığın yaygınlaşmasının nedenidir.  Rafet Karlı da bu hastalığa tutulmuş ve 8 ay içerisinde yaşamını yitirmiştir. Sorumlusu bu kapitalist düzendir. İnsana değer vermeyen, tedavisini ilaç şirketlerin insafına bırakan kapitalizm onun ölümünden sorumludur. Yaklaşık üç saat süren anma ve taziyeye 150 kişi katıldı.  


1-) Buca Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde Sercan Ahmet Arslan Süresiz Açlık Grevinde

Kuyu Tipi Hapishanelerin Kapatılması Talebiyle Sercan Ahmet Arslan 20 Ekim 2024 Tarihinden İtibaren Süresiz Açlık Grevinde

Süresiz Açlık Grevinin 132. Gününde Devam Ediyor

 

2-) Süresiz Açlık Grevinde Bulunan Mulla Zincir'in Talepleri Kabul Edilsin

13 Kasım 2024 tarihinden itibaren Mulla Zincir 108 Gündür Süresiz Açlık Grevinde

 

3-) Özgür Tutsak Serkan Onur Yılmaz Süresiz Açlık Grevinde

Antalya Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde tutsak Serkan Onur Yılmaz Kuyu Tipi olmayan bir Hapishaneye Sevk Olmak için 10 Kasım Tarihinden İtibaren Süresiz Açlık Grevinde

Süresiz Açlık Grevinin 110. Gününde

 

4-) Baki Can Işık 19 Aralık 2024 Tarihinden İtibaren Süresiz Açlık Grevinde

Sincan 2 nolu yüksek güvenlikli hapishanesinde tutuklu bulunan özgür tutsak Baki Can Işık 19 Aralık tarihinden itibaren "Kuyu Tipi Hapishanelerin Kapatılması" için süresiz açlık grevinde!

Baki Can Işık Süresiz Açlık Grevinin 71. Gününde

Kuyu Tipi Hapishaneler Kapatılsın!

Devrimci Tutsaklara Özgürlük!

 

5-Hasan Ali Akgül Kuyu Tipi Hapishanelere Karşı Süresiz Açlık Grevinde

Ali Hasan AKGÜL 11 gündür Kuyu Tipi Hapishaneleri'ne karşı Süresiz Açlık Grevinde!

Ali Hasan AKGÜL'ün Talepleri Kabul Edilsin!

YAŞASIN DEV-GENÇ YAŞASIN DEV-GENÇLİLER!

 

6- Grup Yorum Üyesi Ali Aracı Kuyu Tipi Hapishanelere Karşı Süresiz Açlık Grevinde

Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi'ne sürgün edilen Grup Yorum emekçisi Ali Aracı Kuyu tiplerine açlık grevinin 11. Gününde

 

7- Yurdagül Gümüş Kuyu Tiplerine Karşı Süresiz Açlık Grevinde

Devrimci tutsak Yurdagül Gümüş kuyu tipi hapishanelere karşı süresiz açlık grevinin 59. Gününde.

Kuyu Tipi Hapishaneler Kapatılsın!

 

8-Mithat Öztürk S R Y Kuyu Tipi Hapishanelere Karşı Süresiz Açlık Grevinde

Kuyu Tipi Hapishanelerin Kapatılması İçin Süresiz açlık grevi direnişinde olan Ankara Sincan 2 nolu yüksek güvenlikli hapishanesinde Özgür tutsak Mithat Öztürk bugün direnişin 16. gününde!

 

Kuyu Tipi Hapishaneler Kapatılsın!

Kuyu Tipi Ölüm Hücrelerine Karşı Devam Eden Direnişlerimiz

15 Mart 2025 Cumartesi günü gösterimi yapılacak olan "Ben Kapitaizm" isimli tiyatro oyunu için davetiye dağıtımına başlandı.

Temel Haklar Ve Özgürlükler Derneği İdil Halk Sahnesi'nin tek kişilik olarak düzenlediği "Ben Kapitalizm" oyunu için 23 Şubat tarihinde 20 adet,

25 Şubat tarihinde 10 adet olmak üzere toplam 30 adet davetiye halka ulaştırıldı.

 Birçok sorunun cevabını anıtlarda gördük, hissettik… Bugün (26 Şubat) Lugansk Halk Cumhuriyeti’ndeki Anti-Faşist Forum heyet gezimizin ikinci günüydü. Biz Yorumcular olarak Stanitsa Luganskaya bölgesi Lenin Caddesi üzerinde yer alan “Muzey Donskavo Kazaçestva (Don Kazakları Müzesi)”ni ziyaret ettik. Bizleri müze sorumlusu arkeolog Vayçeslav Borisoviç Sokolov ve müze çalışanları karşıladı. V. Sokolov, geçtiğimiz yıllarda açılışı yapılan müze tarihi ve kuruluşu hakkında bilgi vererek turumuzda bizlere eşlik etti. Müze içinde Don Kazakları tarihi ile ilgili bilgilerin yanısıra Büyük Vatanseverlik Savaşı ve Özel Askeri Operasyon dönemi sergilerine yoğunlaştık. Seksen yıl önce ataları faşistlere karşı direnen halk, günümüzde de faşizme karşı fedayla ve cesurca direniyordu. Müze ziyaretimizin ardından Krasnadon şehrine geçtik. Buradaki adresimiz geçen sene de ziyaret ettiğimiz ve bizleri tarihiyle, anılarıyla ve yarattıkları değerleriyle onurlandıran ‘Genç Muhafızlar’ müzesi idi. Müzede bulunma amacımız Anti-Faşist Forum’un deklarasyonunun okunması ve heyet tarafından imzalanması idi. Müzenin ikinci katında kahramanların büstü önünde deklarasyon okunması dostumuz Aleksey Albu tarafından yapılarak birinci kattaki toplantı bölümünde biz ve heyetteki tüm dostlarımız imzacı oldular (ilerleyen süreçte halkımızla ve kamuoyuyla paylaşacağız). Evet, enternasyonal birliği büyütmenin ve kalıcılaştırmanın adımlarından birini daha atmış olduk ve coşkumuzu büyütmüştük. Ve bundan sonra değerlerimize anlam katan kahramanların anıtlarının yanındaydık. Tarihte geriye gidiyoruz; 1941-1943 yılları, Büyük Vatanseverlik Savaşı -2. Emperyalist Paylaşım Savaşı-. En yaşlısı 25, en genci ise 14 yaşında olan komünist savaşçıların-Genç Muhafızlar’ın birçoğunun toplu olarak katledildiği yerdeyiz. Faşist Alman Nazi ordusu Krasnadon’u işgal ettiği sürede savaşçıların bir bölümünü katledip derin kuyulara atmış, birçoğunu da diri diri ölen yoldaşlarının üzerine, kuyulara atıyordu… Anıta doğru uzanan karlı yolu adımladığımızda ve şehitlerin anıt taşlarının yanında durduğumuzda yüreklerimizi korku değil; kin-öfke sarıyordu. Onları, faşistlere karşı kahramanca savaşan gençleri bir kez daha yüreklerimize gömüyorduk. Tıpkı anıt tepede yazdığı gibi: Onlar Kuyulara Değil, Yüreklerimize Gömüldüler… İkinci anıt ziyaretimiz ise yine 1941-1943 işgal yıllarında katledilen Lugansk çocuklarının anıtı idi. Bu bölgede faşistler 3.000’i çocuk olmak üzere binlerce bölge halkını acımasızca katletmiş… Evet, Lugansk’ta yüzümüzü nereye dönersek dönelim faşistlerin akıttığı kanları, açtığı yaraları görüyoruz. Ve yakın geçmişimize, 2014’teki katliam anıtına geçiyoruz… Geçen sene de ziyaret ettiğimiz “Donbass’ın Sarılamayan Yarası” isimli anıt mezar kompleksindeyiz. Burada hâlâ isimsiz ölüler, kimliği bilinmeyen halktan insanlar, çocuklar yatıyor… Onlar için üzüntümüzü tekrardan kine çeviriyoruz; faşizme karşı dinmeyecek kine!

Bugün duygularımız yoğundu ve istisnasız görüştüğümüz her dostumuzdan duyduğumuz sözlerin tarihsel nedeninin de cevabını alıyorduk ziyaret ettiğimiz anıtlardan ve tarihlerinden… Forum esnasında bizlerle görüşen birçok Lugansklı dostumuz “Biz ‘Genç Muhafızların’ soyundanız. Atalarımız faşizme karşı direndi, biz direniyoruz, soyumuz da direnecek…” diyerek geçmişte faşist Alman Nazilerinin tüm kadrolarını katlettiği Genç Muhafızların ruhunun, mücadelelerinin sürdüğünü vurguluyordu. İşte, bu halk da umudunu, direniş geleneğini 1941-1943 yıllarında tüm kadroları katledilen Leninist Gençlik Örgütü olan ‘Genç Muhafızlar’dan alıyor. Bizim sorumluluğumuz büyük ve görevimiz onurludur. Dayanışmamız başta Lugansk -Donbass- halkı için ne kadar önemliyse tüm dünya halklarına karşı da aynı sorumluluğu taşımaktadır. Tekrardan ilan ediyoruz; emperyalizme, faşizme karşı direnmeye, halkların birliğini, dayanışmasını ve enternasyonalizmi büyütmeye, direnen halklarımızın sesi olmaya devam edeceğiz. Çünkü biz Grup Yorum’uz; faşizmin teslim alamadığı, susturamadığı…

Yaşasın Enternasyonalizm, Yaşasın Grup Yorum!








Halkın avukatı Günay Dağ'a keyfi bir şekilde schengen yasağı konuldu. Bu yasakla beraber seyahat hakkı elinden alındı. Günay Dağ bu keyfiliğe karşı bir direniş başlattı.

HHB Enternasyonal Almanya ise bu keyfiliğe karşı bugün Almanya Düsseldorf Yunanistan Konsolosluğu önünde eylem yaptılar. Sözü Halkın Avukatı Ahmet Düzgün Yüksel alarak bu hukuksuzluğun kabul edilemeyeceğini anlattı. Türkçe ve Almanca yapılan açıklamadan sonra sloganlar atıldı. Almanca, Türkçe ve Yunanca sloganlar atılmasının ardından eylem bitirildi. Eyleme toplam 15 kişi katıldı.

Halkın Avukatı Günay Dağ'a Oturum Hakkı Geri Verilsin!

Günay Dağ Yalnız Değildir!

HHB Enternasyonal Almanya'nın Açıklaması;

BASINA VE KAMUOYUNA!

Bugün burada, Yunanistan da siyasal sığınmacı olarak yaşamakta olan, Avukat Günay DAĞ ın , yurtdışı seyahat hakkının, Yunanistan devleti tarafından engellenmesini protesto etmek amacıyla toplandık.

Sayın avukat Günay DAĞ, İstanbul’da mesleki faaliyet gösteren, Daha çok insan hakları alanında iktidara karşı radikal muhalefet yürütmekle tanınmış olan, hukuk büromuzun , (Halkın Hukuk Bürosu) avukatıdır. Yasa ve hukuk tanımayan Erdoğan Hükümetinin baskı ve takibi sonucu, Yunanistan'a siyasi mülteci sıfatıyla iltica etmek zorunda kalmıştır.

Büromuzun üyelerinin de içinde bulunduğu diğer Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi 20 avukata , daha önceden beraat ettikleri bir soruşturmadan, hukuksuz ve keyfi şekilde toplam 159 yıl hapis cezası verildi. Bu cezayı veren baş yargıç, bugünlerde kamuoyunda Erdoğan'ın ''seyyar cellat'' ı olarak tanınan Akın GÜRLEK isimli sözde yargıçtır. Ve ne yazık ki bu kararlar Erdoğan'ın atadığı yüksek yargı organlarınca onaylanmış bulunuyor.

Bu keyfi yargılamayı kabul etmeyen büromuz avukatlarından Bayan Ebru TİMTİK, ''Adil yargılanmak Talebi ile'' Ölüm orucuna başladı . Açlığının 278.gününde hayatını kaybetti.

İşte avukat Günay DAĞ bu keyfi saldırılardan şans eseri kurtulabilmiş ve Yunanistan'a sığınma talebinde bulunmuştur. Ne varki, Yunanistan makamlarının Erdoğan Hükümetinden muhtemelen çekilmesinden kaynaklı olarak; Muhalif avukat Günay DAĞ ülke dışına seyahat hakkı vermemektedir.

Avukat Günay DAĞ ın Yunanistan için de herhangi bir yargısal mahkumiyeti yoktur. Seyahat engeli konulabilecek bir hukuki statüsü de bulunmamaktadır. Konulan seyahat engeli tamamen keyfidir ve kaldırılması yasal zorunluluktur.

Yunanistan yabancılar dairesi kendi yasalarına uymaya davet ediyoruz.

Bu şekilde keyfi davranış Erdoğan gibi bütün dünya da diktatörlüğü ile tanınan , baskıcı bir iktidara bilerek yada istemeyerek destek vermek anlamına gelmektedir.

Ülkemizin en samimi muhalif aydınlarından olan, sayın Günay Dağ’ı bu şekilde mesleğini icra etmekten yasaklamak, Ülkemize demokrasi gelmesini de engellemeye çalışmak anlamına da gelir.

Yunanistan yetkili makamlarını yasalarına uymaya çağırıyoruz. Avukat Günay Dağ’ın keyfi biçimde engellenen seyahat hakkı , acilen kaldırılmalıdır.

Yunanistan devletinin bu keyfi tutumunu protesto ediyoruz. Keyfilik ortadan kaldırılıncaya kadar meslektaşımıza çeşitli biçimlerde destek olmaya devam edeceğiz.

Halkın Hukuk Bürosu-Enternasyonal/ Almanya

















1-) Buca Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde Sercan Ahmet Arslan Süresiz Açlık Grevinde

Kuyu Tipi Hapishanelerin Kapatılması Talebiyle Sercan Ahmet Arslan 20 Ekim 2024 Tarihinden İtibaren Süresiz Açlık Grevinde

Süresiz Açlık Grevinin 131. Gününde Devam Ediyor

 

2-) Süresiz Açlık Grevinde Bulunan Mulla Zincir'in Talepleri Kabul Edilsin

13 Kasım 2024 tarihinden itibaren Mulla Zincir 107 Gündür Süresiz Açlık Grevinde

 

3-) Özgür Tutsak Serkan Onur Yılmaz Süresiz Açlık Grevinde

Antalya Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde tutsak Serkan Onur Yılmaz Kuyu Tipi olmayan bir Hapishaneye Sevk Olmak için 10 Kasım Tarihinden İtibaren Süresiz Açlık Grevinde

Süresiz Açlık Grevinin 109. Gününde

 

4-) Baki Can Işık 19 Aralık 2024 Tarihinden İtibaren Süresiz Açlık Grevinde

Sincan 2 nolu yüksek güvenlikli hapishanesinde tutuklu bulunan özgür tutsak Baki Can Işık 19 Aralık tarihinden itibaren "Kuyu Tipi Hapishanelerin Kapatılması" için süresiz açlık grevinde!

Baki Can Işık Süresiz Açlık Grevinin 70. Gününde

Kuyu Tipi Hapishaneler Kapatılsın!

Devrimci Tutsaklara Özgürlük!

 

5-Hasan Ali Akgül Kuyu Tipi Hapishanelere Karşı Süresiz Açlık Grevinde

Ali Hasan AKGÜL 10 gündür Kuyu Tipi Hapishaneleri'ne karşı Süresiz Açlık Grevinde!

Ali Hasan AKGÜL'ün Talepleri Kabul Edilsin!

YAŞASIN DEV-GENÇ YAŞASIN DEV-GENÇLİLER!

 

6- Grup Yorum Üyesi Ali Aracı Kuyu Tipi Hapishanelere Karşı Süresiz Açlık Grevinde

Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi'ne sürgün edilen Grup Yorum emekçisi Ali Aracı Kuyu tiplerine açlık grevinin 10. Gününde

 

7- Yurdagül Gümüş Kuyu Tiplerine Karşı Süresiz Açlık Grevinde

Devrimci tutsak Yurdagül Gümüş kuyu tipi hapishanelere karşı süresiz açlık grevinin 58. Gününde.

Kuyu Tipi Hapishaneler Kapatılsın!

 

8-Mithat Öztürk S R Y Kuyu Tipi Hapishanelere Karşı Süresiz Açlık Grevinde

Kuyu Tipi Hapishanelerin Kapatılması  İçin Süresiz açlık grevi direnişinde olan Ankara Sincan 2 nolu yüksek güvenlikli hapishanesinde Özgür tutsak Mithat Öztürk bugün direnişin 15. gününde!

 

Kuyu Tipi Hapishaneler Kapatılsın!

Kuyu Tipi Ölüm Hücrelerine Karşı Devam Eden Direnişlerimiz

Kandıra 1 No'lu F tipi hapishanesinden gelen Aralık ayı hak ihlallerini yayınlıyoruz

1)Haberleşme ve İletişim Hakkımız Engelleniyor

Bizlere gelen ve bizlerin dışarıya, başka hapishanelere gönderdiğimiz mektuplar istisnasız "sakıncalı" bulunarak karalanıyor. Başka mektup okuma komisyonlarından denetlenerek gelen mektuplar bile karalanıyor. Haberleşme hakkımız engelleniyor ve bu engelleme tamamen keyfi bir hal almış durumdadır.

-"masala" isimli kendi çıkardığımız karikatür dergimizi dışarıya göndermek istedik. Büyük oranda karalama kararı verildi.

-Nurgül Acar'ın Derya Taşkıran'a gönderdiği, anıların yazışmış olduğu soman içerikli mektup postası karalanarak engellendi.

-Gülay Efendioğlu'nun Muzaffer Elmastaş'a göndermek istediği mektup için karalama kararı verildi.

-Aysun Akdağ'ın başka hapishanelere gönderdiği 19 Aralık kartlarının hepsine karalama kararı  verildi.

-Gülay Efendioğlu'na Marmara hapishanesinden gelen Rusya-Ukrayna konulu el yazısı ile yazılmış mektup "çalışma” olur gerekçesiyle verilmedi.

-Tülin Soyhan'a Selda Karataş'tan gelen mektup için karalama kararı verildi. -Türkan Özen'in gönderdiği iki adet 19 Aralık kartı için karalama kararı verildi. -Ayten Öztürk'e Beyza Gülmen'den gelen mektup için karalama kararı verildi.

Aynı zarf içinde aynı yere mektup gönderemiyoruz, hapishane idaresi bunu engelliyor. Posta ücretlerinin sürekli zamlandığı bu koşullarda maddi olarak da zor durumda bırakılıyoruz.

-Dışarda ya da başka hapishaneden adımıza gelen, içinde birden fazla kişinin mektubunun olduğu zarflar verilmiyor, gönderilen adrese geri postalanıyor. Buna ilişkin lehimize mahkeme kararı olmasına rağmen idare bu kararları yok sayıyor.

2) Tedavi Hakkımız Engelleniyor

Hastane sevklerimizde tekli kabinlerin olduğu (hücre tipi) ring araçları getiriliyor. Bu araçlar tecrit politikasının bir parçasıdır. Kabin içinde oturduğumuzda dizlerimiz ön duvara, kol dirseklerimiz yan duvara çarpmaktadır. İnsan onuruna aykırı bir uygulamadır.

-Nurgül Acar ve Sultan Işıklı 23 Aralık 2024'te Şehir Hastanesi KBB sevkine tekli ring nedeniyle gidemediler. Sultan Işıklı aynı ay içinde bu nedenle ikinci defa KBB sevkine sevkine gidememiş oldu.

-Aysun Akdağ diş sevkine tekli kabinli ring aracı nedeniyle gidemedi.

-Türkan Özen'in ayak bilek kemiği çatladı. 20 Aralık'ta Şehir Hastanesi ortopedi bölümünde alçıya alındı. Hastane dönüşünde hapishane giriş kapısında kaldığı hücreye kadar "tekerlekli sandalye yok" denilerek o haliyle yürütüldü.

3) Diğer Hak İhlalleri:

Aylık yapılan genel arama dışında sık aralıklarla hücre araması yapıldı.

-Sultan Işıklı'ya ailesi tarafında getirilen kol saati kapıdan alınmadı. Koli ile gönderilmeli denildi. Ailesi koli yoluyla gönderdi. Bu defa da “kantinde saat satılıyor" denilenerek verilmedi. Verilmeme kararı önceden tebliğ edilmiş duyurulmuş bir karar değil. Buna rağmen verilmedi. Aile masraf yapıp almış oldu.

-Sultan Işıklı'ya Go oyunu (Çin satrancı) İnfaz hakimliği kararı olmasına rağmen alınmıyor.

-Dergi satın almak istiyoruz, “bulamadık” denilenerek alınmıyor, ailelerimizin gönderdikleri de verilmiyor.

--Açık görüş için karton bardak, peçete gibi malzemeleri yanımızda götüremiyoruz, para verip kantinden aldığımız karton bardak ve peçetenin kalanı geri alıp hücremize götüremiyoruz, paramız çöpe gidiyor.

-Ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olanlar genelgede yer almasına rağmen sohbete çıkarılmıyor, sohbet hakları engelleniyor.

-Ağırlaştırılmış müebbet hükümlülerin kaldığı tek kişilik hücrelerde mutfak kısmı yok. Lavabo "ödenek yok" denilerek yapılamıyor. Bulaşık yıkama, diş fırçalama, el-ayak yıkama... hepsi tek bir lavaboda yapılmak zorunda. Koşullar hijyenik ve insani değil.

-ihtiyacımız olan cımbız verilmiyor.

-Haziran ayından bu yana kurumda kuaför bulmamaktadır. İhtiyacımızı dile getirdiğimizde "sorunu çözmeye çalışıyoruz” deniliyor. Ancak sorunumuz devam ediyor.

-yağmur yağdığında yağmur suları pencerelerden içeri giriyor. Hücrelerin için sürekli nem oluyor. Pencere çerçeveleri çürük “ödenek yok” denilerek değiştirilemiyor. Üşüyoruz ve vücut ağrılarımız hiç dinmiyor.

-kantinde ihtiyacımız olan ürünleri bulamıyoruz. Var olan ürünler kalitesiz satılan makası tırnak kesmiyor.

-Verilen yemeler çoğu zaman ihtiyacı karşılayacak miktarda olmuyor.

-bu ay 5 kişiye ziyaret yasağı, 7 kişi haberleşme ve iletişim yasağı, 1 kişiye etkinlikten men yasağı uygulandı.







Gerçeğin Demi'nde 25 Şubat Salı günü yayınlanan, Eğri Zamanda Doğru Yerde Duranlar Üzerine sohbetlerin olduğu bölümün kaydını paylaşıyoruz.

https://halkinsesiradyo.com/egri-zamanda-dogru-yerde-duranlara-selam-olsun/

Eğri zaman denen tarih boyunca sömürücü ve zalimlerin egemen olduğu dönemdir.

Eğri zaman Köleci Toplumlarla başlar. Günümüzde kapitalist-emperyalist sisteme kadar gelir.

Bütün bu tarih boyunca doğru yerde durmak, sömürü ve zulüm gerçeğini kabullenmemek, onlara karşı direnmek, isyan etmek ve ADALET, EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜK için her ne olursa olsun mücadeleyi sürdürmektir.

Bu sömürücü sistemler boyunca ise zamanın en çok eğrildiği, sömürünün ve zalimliğin en çok arttığı dönemler ÇÖKÜŞ DÖNEMLERİDİR.

Doğru yerde durmak en çok bu dönemlerde gereklidir. Bu dönemlerde doğru yerde duranlar halkların gönlünde ve beyninde ebediyete kadar yaşarlar.

Alevilik Kal-u Beladan beri var olan bir inanç bir kültürdür. Kal-u Beladan son bin yıla kadar hep komünal toplum olarak yaşayan insanlığın, sömürücü sistemler içinde her türlü zalimliklerle yüzyüze kalsa da komünal toplum gerçeğine sadakatle bağlı kalmıştır.

Özellikle en çok anılan feodal toplumlar döneminde de bu kararlılığı sürmüştür. Ve giderek sürece uygun komünal toplum tarifleri yaparak isyanlardan isyanlara koşmuştur.

Her sömürücü topluma karşı tek doğru yer olan bütün devrimlere katılmıştır. Aradığını bulamadığında yeni sömürücü sınıflara karşı da isyanlara geçmiştir.

İşte o gün bu gündür. İslami devrimden sonra Muaviye ve Yezidin eğrilttiği zamana karşı İmam Ali Doğru Yerde Durmuştur.

Yezide karşı İmam Hüseyin Doğru yerde durma kararlılığını feda ile göstermiştir.

Baba İshaklar, Pir Sultanlar, Şeyh Bedreddinler, Kalender Şahlar hepsi de doğru yerde duran kutsal önderlerdir.

Kapitalist toplumla birlikte doğru yer devrimcilerin yeridir. M-L’lerin yeridir. Ve doğal olarak Alevi İnancının var olduğu her ülkede en büyük katılım Aleviler safından olmuştur.

Ve bugün alabildiğine çürüyen ve insanları çürüten emperyalizmin içinde bulunduğumuz döneminde doğru yerde durmak Kerbela’dakiler gibi direnmekle mümkündür.

İşte burada doğru yerde duranlar Mahirlerdir, Denizlerdir, 2000’li yılların büyük direnişçileridir. Ve M-L hareketin gün yüzüne çıktığı 1968’lerden bu yana büyük bir kararlılıkla faşizme boyun eğmeyen ve devrim mücadelesini canları pahasına yürütenlerdir.

Bu dönem Aleviliğin Direniş damarının şahlanması da tesadüf değildir. Bu damar son süreçte Armutlu Cem Evine yapılan büyük hakarete karşı direnişle kendini göstermiştir. Zeynep Başkan, Kezban Ana, Beyhan Başkan, Kemal Amca ve bugün Suriye’deki katliamlar karşısında duyarsız kalmayanlarla bu damar devam etmektedir.

Alevi gerçeğini yeniden gün yüzüne çıkaran bu damarı cümle canların tutması tarihimize, kültürümüze ve inancımıza olan sorumluluğumuzdur.

Kemal Amca, Beyhan ve bu damarı sürdürenleri AKP faşizmi zindanlarda çürütmeye çalışmaktadır. Cümle canların doğru yerde duran bu direnişçileri desteklemesi, özgürlükleri için mücadele etmesi HIZIR GÜNLERİNDE görev olarak kavranmalıdır.  


26.02.2025 tarihinde Direnişinin 257. gününde Dietikon tren istasyonuna gelen direnen baba, saat 15.00'da eylemine başladı. İlerleyen dakikalarda, kitleyle sohbet eden babanın yanına, yine tren istasyonu güvenliğinden iki kişi geldi. Güvenlikçilere insanca, kendisiyle konuşmamalarını, herhangi bir soruları varsa, polisi aramaları ve direnen baba ve direnişiyle ilgili bilgileri polisten alabileceklerini söyledi.

Güvenlik görevlileri polisle konuşurken, direnişçi baba, halkla sohbete devam etti. Saat 15.30’da eylemine son veren babaya, burada beklemesi gerektiğini söyleyen güvenlik görevlilerine, hayır, ben evime gidiyorum ve polis kim olduğunu, nerede oturduğunu biliyor, eğer beni ziyaret etmeyi çok istiyorlarsa, evime gelsinler dedi. Yaklaşık 100 metre boyunca direnişçi babayı takip eden ve onun kollarında tutarak orada tutmaya çalışan güvenlik görevlilerine, ellerinizi üzerimden çekin dedi. Çevredeki halka, telefonlarınızı açın, video ve fotoğraf çekin talebinde bulundu. Kendisini provoke etmeye çalıştıklarının ve saldırganlaştırmaya çalıştıklarının farkında olan direnişçi baba, kontrolünü yitirmeden, evine doğru yürümeye devam etti ve nihayetinde bütün engelleme faaliyetlerine rağmen, pes eden güvenlik görevlileri oldu. Direnişçi babanın güvenlik görevlilerine söylediği son sözü dikkat çekiciydi. Elbetteki işçilerin ve emekçilerin, kapitalist sistem içerisinde alın terlerini satarak hayatta kalmaları anlaşılırdır. Lakin ruhunu satması asla anlaşılır değildir dedi.

 Avusturya Direnişler Meclisi'nin 10 Şubat 2025 Tarihinde Başlatmış Olduğu Özgür Tutsaklarla Dönüşümlü Dayanışma Destek Açlık Grevini 1 Haftalığına İnnsbruck Şehrinde Bir Arkadaşımız devralmıştır...

İnnsbruck Şehrinde Dayanışma Destek Açlık Grevi Bayrağını Devralan Arkadaşımız Bugün Açlığının Koynunda 3. Gününde...

S,R,Y KUYU TİPİ HAPİSHANELER KAPATILSIN, TAYAD'LI AİLELER SERBEST BIRAKILSIN!

DEVRİMCİ TUTSAKLARIN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN!

DEVRİMCİ TUTSAKLAR ONURUMUZDUR!

DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ!

KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!

Avusturya Direnişler Meclisi

26.ŞUBAT.2025




 Avusturya Direnişler Meclisi'nin 10 Şubat 2025 Tarihinde Başlatmış Olduğu Özgür Tutsaklarla Dönüşümlü Dayanışma Destek Açlık Grevini 1 Haftalığına İnnsbruck Şehrinde Bir Arkadaşımız devralmıştır...

İnnsbruck Şehrinde Dayanışma Destek Açlık Grevi Bayrağını Devralan Arkadaşımız Bugün Açlığının Koynunda 3. Gününde...

S,R,Y KUYU TİPİ HAPİSHANELER KAPATILSIN, TAYAD'LI AİLELER SERBEST BIRAKILSIN!

DEVRİMCİ TUTSAKLARIN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN!

DEVRİMCİ TUTSAKLAR ONURUMUZDUR!

DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ!

KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!

Avusturya Direnişler Meclisi

26.ŞUBAT.2025




Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.