Aralık 2020

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli


2020 yılı da sona ererken hedef limanımıza bir adım daha yaklaştık. Dört kere öldük ama teslim olmadık, yenilmedik. Faşizmin baskılarına boyun eğmeyen Helin, İbo, Mustafa, Ebru’yu toprağa vererek devrimciliğin, halk için sanatın, halk için avukatlığın, onursuz düzende onurlu kalmanın yolunun ancak bedellerle açılacağını tüm dünyaya yeniden gösterdik

Umuda ve zafere olan inancımızla, tarihsel, bilimsel, siyasal haklılığımızla, yeni bir yıla giriyoruz.

2021 yılı, halkların emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı direniş ve mücadele yılı olacaktır.

2021 yılı; bizim baş eğmez ligimizin, teslim alınamaz lığımızın devam etti bir yıl olacaktır. her alanda direnişler yarattığımız, direnişlerimizi halkımıza götürdüğümüz bir yıl olacaktır

2021 yılı şehitlerimizden, tarihimizden ve geleneklerimizden aldığımız güçle, yeni zaferler kazandığımız bir yıl olacaktır!

Bu Vatan Bizim, Bu Dünya Bizim!

Dünyayı Ellerimizle Yeniden Kuracağız!


Halkımız;

 

UZUN VE ZORLU, AMA ONURLU BİR YILI GERİDE BIRAKIYORUZ! AĞIR BEDELLERLE, KAVGA,

DİRENİŞLER, KAHRAMANLIKLAR VE DESTANLARLA DOLU 2020 YILINDA 4 YOLDAŞIMIZI ŞEHİT VERDİK!

HELİN, MUSTAFA, İBRAHİM, EBRU!

 

ONLARI ANMAK, ONLARIN UĞRUNA CAN VERDİKLERİ MÜCADELEYE KATILMAKTIR!

ONLARI ANMAK, ONLARIN UĞRUNA CAN VERDİKLERİ HALKI SAHİPLENMEKTİR!

ONLARI ANMAK, ONLARIN UĞRUNA CAN VERDİKLERİ VATANIN BAĞIMSIZLIĞI İÇİN DÖVÜŞMEKTİR!

Halkımız;

 

Şehitlerimizin verdiği güç ile, faşizmin zulmüne son verecek halkımıza olan inancımızla,

emperyalizmin ayak izlerini üzerinden sileceğimiz vatanımıza olan sevgimizle, giriyoruz

yeni bir yıla: 2021!

 

2020 yılında Anadolu'dan Antarktika'ya, Antartika'dan Latin Amerika'ya herkes şahit oldu;

 

-Her 5 saniyede bir çocuğun öldüğü

 

-Uyuşturucuya başlama yaşının 12'ye düştüğü

 

-Bir avuç asalağın bütün dünyaya yetecek kadar serveti kendi pis ellerinde biriktirdiği

 

-Bu asalakların yarattığı düzene karşı çıkan en ufak sesin en ağır şiddetle bastırıldığı

-Halk için sanat yapmanın, Avukatlık yapmanın suç sayıldığı

-Annelerin, Babaların açlık ve yoksulluktan dolayı kendilerini astığı, benzin dökerek yaktığı

-İşşizliğin gencecik insanları intihara sürüklediği

-AfD, Pegida, İB gibi ırkçı örgütlerin yükselişte olduğu

-İnsanlarımızın Halle gibi, Hanau gibi ırkçı saldırılarda katledildiği

 

-Açlığın ve yoksulluğun günden güne tırmandığı onursuz bir dünyada devrimcilik yapmak ağır bedeller gerektiriyor. İşte Helin ve Mustafa. İşte İbrahim ve Ebru. Onlar bu bedeli halkın kurtuluşu uğruna ödediler.

Bize düşen görev ise onların koruduğu, yerlere düşmesine izin vermediği kızıl bayrağı vatanımızın dört bir yanında dalgalandırmaktır. Stuttgart Halk Cephesi olarak yüzlerce eylem, açlık grevi, miting, yürüyüş, çadır ve konser örgütleyerek Ölüm Orucu Direnişini destekledik. Zafere olan kesin inancımızla binlerce insana ulaştırdık direnişimizi, direnişin bir parçası olduk.

 

Halkımız;

 

2021 yılında bizi daha büyük görevler bekliyor. Faşizmin kuşatmasını hep birlikte parçalayarak umudu büyüttük. Şimdi ise umudu süreklileştirmeliyiz. Bunun için Stuttgart ve çevresinde yaşayan tüm halkımıza ulaşacağız.

 

Biliyoruz; tepeden tırnağa örgütlü olan, sınıf bilinci ve kiniyle hareket eden düşmanımıza karşı tek bir insan hiçbir şey ifade etmez. Ancak örgütlenerek düşmanımızın saldırılarını boşa çıkartabiliriz.

 

Biliyoruz; Yüzlerce silahlı Nazi ortalıkta dolaşıyor ve her an yeni katliamlara girişebilir. Bu saldırıların karşısına ancak tek ses tek yürek olarak güçlü durabiliriz.

 

Biliyoruz; Bu düzen bütün sorunlarımızın kaynağıdır. Sorun yaratan bu düzen, sorunlarımızı çözemez! Sorunlarımızı çözmek için bir araya gelmeli, örgütlenmeliyiz.

BU YÜZDEN

STUTTGART VE ÇEVRESİNDE YAŞAYAN TÜM HALKIMIZI HALK MECLİSİNDE ÖRGÜTLEYECEĞİZ, SORUNLARINI ÇÖZME MEKANİZMALARINI İNŞAA EDECEĞİZ!

HELİN'İ, MUSTAFA'YI, İBRAHİM'İ VE EBRU'YU KAVGAMIZDA YAŞATACAĞIZ!

 

UMUDU YENİLMEZ KILACAĞIZ!

HALKIN ÖRGÜTLÜ GÜCÜ YENİLMEZ!

HALKIN GÜCÜ, HALK MECLİSLERİDİR!

HALK MECLİSLERİYLE HALKIN GÜCÜNÜ ÖRGÜTLEYECEĞİZ!

YOLDAŞLARIMIZ,

DOSTLARIMIZ,

HALKIMIZ!

BU İNANÇLA, BU KARARLILIKLA, BU UMUTLARLA 2021 YILINA GİRERKEN HEDEFLERİMİZİ BİRLİKTE KAZANACAĞIMIZA, BİRLİKTE GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRECEĞİMİZE OLAN İNANCIMIZLA YENİ YILINIZI KUTLUYORUZ.

STUTTGART HALK CEPHESİ

 


Türkiye halklarının içinde, dünya halklarının gözü önünde sosyalizm umudunu iktidara taşıyacağız.

Bize tarihimizi ve dünyayı sarsan direnişlerimizi armağan eden şehit ve tutsaklarımıza teşekkür ediyoruz. Onlara uğrunda ömürlerini ve özgürlüklerini feda ettikleri iktidarı mutlaka armağan edeceğiz. Bunun için sırtımızı eğitime, beynimizi ideolojimize, yüreğimizi halk ve vatan sevgisine dayayacağız. Beynimizin çektiği tetikle, son düşmanımızı yeryüzünden silene dek silahlı mücadeleyi örgütlemeye devam edeceğiz. Fiziken yok olsak da icazet dilenmeyeceğiz, uzlaşmayacağız, halkı savaştıracak, savaşı halklaştıracağız! Çünkü biz Kızıldere'den geliyoruz. Yok olduğumuz yerde dünyayı yeniden sarsacak bir hareket yaratan ideolojik kökenden geliyoruz. Kızıldere'den bu yana ideolojik imha saldırılarıyla karşı karşıyayız. Emperyalizm bizi "Ya düşünce değişikliği ya ölüm” ile teslim alamayacağını anlayınca fiziki olarak imha etmeye karar verdi. 2020 yılı bu politikayı da boşa çıkardığımız, imha eşiğini de boşa çıkardığımız bir yıl oldu. Tam bir teslimiyet istedi düşman. İcazet altına girmedik, boyun eğmedik ve uzlaşmadık. Bu ideoloji ışığında; UMUDU YENİLMEZ KILACAĞIZ! ÖNÜMÜZDEKİ GÖREV BUDUR! BUNU HALKIN ÖRGÜTLÜ GÜCÜYLE YAPACAĞIZ! HALKIN ÖRGÜTLÜ GÜCÜ İLE BİRLEŞMİŞ DEVRİMCİ ŞİDDET YENİLMEZ! HALKIN GÜCÜ, HALK MECLİSLERİ VE HALK MİLİSLERİDİR! HALK MECLİSLERİYLE HALKIN GÜCÜNÜ ÖRGÜTLEYECEK; KOÇYİĞİTLERİMİZLE, DÜŞMANA VURACAĞIZ! HALK MECLİSLERİ GÜCÜMÜZ; HALK MİLİSLERİ SİLAHIMIZDIR! 2021 DE BİZİM OLACAK VE UMUDU YENİLMEZ KILACAĞIZ! YOLDAŞLARIMIZ, DOSTLARIMIZ, HALKIMIZ! BU İNANÇLA, BU KARARLILIKLA, BU UMUTLARLA 2021 YILINA GİRERKEN HEDEFLERİMİZİ BİRLİKTE KAZANACAĞIMIZA, BİRLİKTE GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRECEĞİMİZE OLAN İNANCIMIZLA YENİ YILINIZI KUTLUYORUZ.
DAHA AZ GÖSTER


Açlığın, Yoksulluğun ve Eşitsizliğin son bulduğu, Çocuklarımızın Ekmeğe, Gençlerimizin Özgür bir Geleceğe sahip olacağı Yeni Kavga Yılımızı Kutluyoruz.

2021 yılı Sınıf Savaşının, Ezilenlerin Ezenden hesap sorduğu, Göçük altında kalan madencilerin, işinden atılan Emekçilerin, Duvar diplerinde katledilen halk çocuklarının Hesabını Umudun Adaletiyle Sorulacağının muştusudur.

2020 yılı Şehitlerimizin Kahramanca Direnişlerine ve Siyasi Zaferimize tanıklık etti. 2021 yılı ise Şehitlerimizin hesabının Sorulacağı Yıl olması İnancıyla Tüm Halkımızın Yeni Yılını Kutluyoruz.

 

Ne Zaman Çekilirse en büyük meydanlarda Halaylarımız..

Ne Zaman binlerce dönülürse Semahlarımız

Ne Zaman yeri göğü inletirse Horonlarımız

Ne Zaman Sorulursa Halk Çocuklarımızın hesabı..

İşte en güzel Türkümüzü o gün Söyleyeceğiz Milyonlar eşliğinde...

 

31.12.2020

Ulm Halk Cephesi




Fransa’nın Nancy şehrindeki Halk Okulu okurları 29 Aralık günü yılın son okumu gününü gerçekleştirdi.

 

Halk Okulu okurları bu haftaki okuma gününde ise Anadolu Alevi Hareketi Kimdir? Ne İstemektedir? İsimli broşürdeki “Alevilik İslam Dışı mı İslam İçi mi Tartışması Anlamsız Daha Çok Bilim Dışı Kaygıların Yön Verdiği Zararlı Bir Tartışmadır” başlık bölümü okudu.

Bu hafta ele alınan konu önemli ve sürekli düzenin ve sistemin bu konuyu gündemde tutması veya getirmesiyle halklar arasında çelişkiler yaratmaya çalışmaktadır!

 

Okunan bölümde şöyle denildi; “Bu tartışma bugün Alevi hareketinin ortasına atılan anlamsız bir tartışmadır. Bilim ve mantık dışı savların birbiri ile çatıştığı bir arenaya dönüşmüştür. Öyle ki bu tartışma içinde kimileri Aleviliği Zerdüştlüğe, kimileri Şamanizm’e kimi hızını alamayanlar da “Moon Tarikatına” kadar bağlayabilmektedir. Ayrıca bu tartışma Arap düşmanlığı temelinde sosyal şoven bir anlayışın da yaygınlaştırılmasına hizmet etmektedir.

Bu tartışmayı gündeme alma gerekçelerinin en çirkinlerinden biri ise, “Aleviliği ayrı bir din olarak kabul ettirirsek, Avrupa Birliği veya Almanya’da dinlere tanınan ayrıcalıktan yararlanırız, daha fazla haklarımız olur” gerekçesidir. Bu bir inanç hareketi ile alenen oynamaktır. Bilimselliği, gerçekleri, tarihi, ilkeleri ahlakı hiçe saymaktır…” denilerek okuma yapıldı. Yapılan okumanın ardından konuya ilişkin bilgi alış-verişi yapıldı.

Nancy Halk Okulu okurları, yapılan son okuma gününde ise şunları söylediler; “2020 yılının son haftasında okuma gününü gerçekleştirdik.2021 yılının tüm dünya halkına mücadele ve zafer dolu yıllar diliyoruz. Bütün dünya halklarının yeni yılını kutluyoruz.


2020 yılı da sona ererken hedef limanımıza bir adım daha yaklaştık. Dört kere öldük ama teslim olmadık, yenilmedik. Faşizmin baskılarına boyun eğmeyen Helin, İbo, Mustafa, Ebru'yu toprağa vererek devrimciliğin, halk için sanatın, halk için avukatlığın, onursuz düzende onurlu kalmanın

yolunun ancak bedellerle açılacağını tüm dünyaya yeniden gösterdik.

 

Yüzlerce irili ufaklı eylem yaptık, ve hiç bir zaman tereddüt etmeden sahiplendik yoldaşlarımızı. Birken, iki olduk.

 Şimdi kavga dolu yeni bir yıla giriyoruz. Yeni yıla yeni zaferlerin, yeni Kah ramlıkların, yeni destanların umuduyla giriyoruz. İdeolojimizin ve tarihsel, siyasal haklılığımızın bize verdiği güç ile umudu büyütmeye hazırız.

Bu vesileyle tüm halkımızın yeni yılını kutluyoruz herkese kavga dolu bir yıl diliyoruz.

 

Can Var Verilecek

Kardeş Var Ayakta

Halkımıza Can Feda

Cephe Var Savaşmaya

Zafer Yakında!

 


Tehditler, şikâyetler, tasfiye çağrıları: Fransa'nın Toulouse şehrindeki İsrail yanlısı faşistler neden Collectif Filistin Vaincra (Filistin Kazanacak Kolektifi)'ne gözdağı vermeye çalışmakta?

Collectif Filistin Vaincra Fransa'nın güneyindeki Toulouse şehrinde sürdürdüğü faaliyetlerle Siyonistlerin tecridi altındaki Filistin halkının yalnız olmadığını vurgulamakta. Kolektifin son yaptığı çalışmaları ülke genelinde büyük bir yankı yaptığı ve bunun üzerine Fransız faşistleri-Siyonist yanlıları da harekete geçti.

Collectif Filistin Vaincra, geçtiğimiz günlerde sosyal medya da yayınladıkları fotoğraflarla Toulouse şehrinin önemli noktalarındaki billboardlar kırılmadan açılarak içlerine Siyonistlerin milli takım sponsoru olan PUMA'nın ve tecrit duvarının fotoğraflarının ‘İsrail Boykot’ ile "Noel için özgür bir Filistin istiyorum" Collectif Palestine Vaincra imzalı afişler asıldı. Reklam billboardlarına zarar verilmeden yerleştirilen afişler Fransa'da gündem oldu. Yapılan bu çalışmaların fotoğraflarının sosyal medya üzerinde yayınlanması ve paylaşılması üzerine yüz binlere ulaştığı aktarıldı.

Yapılan bu çalışma sadece Fransa'da yankı yapmayarak özellikle de İsrail'de gündeme düştüğü yapılan haberlerle görüldü.

Tabiî ki kolektifin yaptığı çalışmaya karşı Siyonist ve ırkçı-faşistler kurumlarda sesiz kalmadığı yapılan paylaşımlar ve haberlerle gündemde yerini aldı. Faşist ve Siyonist örgütlenmelere yakın kurumların ilk yaptığı çalışma ise hemen Filistin Kazanacak Kolektifi ‘ne ilişkin yalan-yanlış ve karalama kampanyalarına başvurdu.

Bu kampanyayı yürüten İsrail faşist örgütlenmesine yakın ve Siyonist savunucularının kurum listesi ise şöyle; BNVCA (Bureau National de Vigilance Contre l’Antisémitisme), l’OJE (Organisation Juive Européenne), B’nai Brith France, Elnet France, Eli Nahum, le Centre Simon-Wiesenthal, l’Union Française contre l’Antisémitisme, la Ligue de Défense Juive et des personnalités du CRIF et du FSJU.

Filistin Kazanacak Kolektifi ise yaptığı açıklama ile şunları söyledi; " Basit ırkçılığa karşı yaptığımız bu tür çalışmalara karşı ayrılıkçı- ırkçı İsrail yanlısı örgütlerden ve kişilerden bu tür tepkilerin gelmesi bizi şaşırtmadı!

 

Sosyal medya üzerinden ve yandaş basın ile Kolektifimizin faaliyetlerine son verilmesi için

herkesi şikâyet etmeye, kurumumuzu hedef haline getirerek kriminalize edemezsiniz.

 

Filistin halkı ile dayanışma amacıyla yaptığımız afişlemeden dolayı Fransa'daki ırkçı-sömürgeci Filistin karşıtı kafatasçılar dile getirdikleri söylemlerle ülkemizdeki dayanışmadan korkuyorlar.

 

Filistin halkına gösterdiğimiz dayanışmadan korktuklarını ise "antisemitizm", "soykırım", "terörizm", "Mohamed Merah'ın şehrinden Filistin'e destek" vb söylemleriyle yaptığımız çalışmaları kriminalize etmeye çalışmaktadırlar.

 

Ancak onların söylemleri bizim yaptığımız çalışmaları durduramayacak ve bizleri de susturamayacaktır! Yaptıkları ile bizden ne kadar korktuklarını göstermektedir!

 

Bu saldırılar karşısında vazgeçmeyeceğiz. Yılmayacağız. Filistin özgürlüğünü ve bağımsızlığını elde edene kadar Filistin halkı ile dayanışmamız sürecektir.



 

2021 yılı, halkların emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı direniş ve mücadele yılı olacaktır.

2021 yılı; bizim baş eğmez ligimizin, teslim alınamaz lığımızın devam etti bir yıl olacaktır. her alanda direnişler yarattığımız, direnişlerimizi halkımıza götürdüğümüz bir yıl olacaktır

2021 yılı şehitlerimizden, tarihimizden ve geleneklerimizden aldığımız güçle, yeni zaferler kazandığımız bir yıl olacaktır!

bu vatan bizim, bu dünya bizim!

dünyayı ellerimizle yeniden kuracağız!

dünya ölçeğinde kendi gerçekliğimizle savaşacak ve kazanacağız!

Anadolu topraklarında yarattığımız direnme geleneği dünyayı sarsacak.

Anadolu topraklarında yarattığımız, zafere kadar yolundan dönmeme geleneği, bütün dünyayı saracak ve sarsacaktır!

2021′ de korkularının büyüyeceğine olan inancımızla halkımızın yeni yılını kutluyoruz!

 

HALKIZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ

Bugün 30 Aralık Almanya Dev-Gençliler olarak Almanya' nın Stuttgart şehrinde bulunan Zuffenhausen semtinde bir bildiri çalışması gerçekleştirildi. Toplam 625 tane Irkçılık ve neo Nazi’lerin ele geçirmek istedikleri silahlarla ilgili bildiri dağıtıldı. Bildiriler bir saat içerisinde Türkiyelilerin yoğun olduğu bir bölgede yapıldı.

Irkçılığa Ve Yozlaşmaya Karşı Avrupa Dev-Genç Saflarında Birleşelim!






Umuda ve zafere olan inancımızla, tarihsel, bilimsel, siyasal haklılığımızla, yeni bir yıla giriyoruz.

İmha etmek istedi emperyalizm ve oligarşi. Hücre hücre eriyerek çarpıştık, en önde ipi göğüsleyen dört yiğitle yendik, kazandık. Bu çarpışmada Anadolu haklarıyla, bütün dünya halklarının enternasyonalist dayanışmasının tarihi yazıldı. Direnenlerin kazandığı direnmeyenlerin çürüdüğü, hatta devrimcilere, direnişçilere karşı düşmanlaştığı, soysuzların kanadı altına girdiği bir yılı yaşadık.

Emperyalizmin ve oligarşinin tek korkusu, halkların örgütlü bir güç olmasıdır. 2021' de korkularının büyüceğine olan inancımızla halkımızın yeni yılını kutluyoruz.

Mannheim Halk Cephesi

27 Aralık 2020 günü, uzun süredir tartışılan asgari ücret miktarı belirlendi. Ve halk 2 bin 825 TL’ye

mahkûm edildi.

Hükümet, tekelci burjuvazi ve işbirlikçi sendikalar asgari ücret için bir araya geldi; oturdular, tartışır,

kavga eder gibi yapıp, önceden belirledikleri rakamları en son açıkladılar. Masadan herkes memnun

ayrıldı.

Öncelikle söylemek gerekirse; asgari ücret kavramı insanlık onuru açısından kabul edilemez. Dünya

üzerindeki tüm güzellikleri yaratan işçi sınıfı, asgari yani en düşük ücret ile çalıştırılıyor. Neye göre

asgari? Tabi ki de ölmeyecek ölçüde beslenebilmesine göre. Asgari ücretin ortaya çıkış sebebi

‘devletçe belirlenen miktarın altında işçi çalıştırmayı engellemek’ de olsa, bu hiç böyle uygulanmadı.

Asgari ücret burjuvaları dizginlemek yerine, işçileri en asgari miktara mahkûm etti. Yıllar bunu

değiştirmedi ve bu hala böyle. Asgari ücret değil insanca yaşamaya uygun bir ücrettir bizim talebimiz

ve bunun mücadelesini veririz.

2020’nin AKP faşizmiyle yönetilen ülkemizde ise asgari ücret denilen rakam daha düne kadar açlık

sınırının altındaydı (Asgari ücret 2 bin 324 lira, açlık sınırı 2 bin 430 lira civarıydı). Asgari ücrete yapılan

500 liralık zam asgari ücreti açlık sınırının üzerine çıkarmış gibi görünse de enflasyon verileri öyle

söylemiyor. 500 lira bugünün enflasyonunun ücrete yansımış hali. Yani değişen bir şey olmadı. Halkın

alım gücü değişmedi. Aksine yükselen enflasyon bir yıl boyunca zamlanması bile hayal olan asgari

ücreti iyice eritecek ve halk düne göre daha fazla açlığı yaşayacak.

Bir yıl içerisinde 500 lira gibi büyük gibi görünen rakamı zam ile verecek kadar çaresiz haldedir

AKP. Çünkü memleketin her karışı satılırken burjuvazi iyice semirdi. Artık iş kontrolden çıkınca da

Türkiye ekonomisi, Türk lirasının değeri iki paralık oldu. Tam anlamıyla dışa bağımlılığı yaşadığımız

bugünlerde domatesin kilosu 10, soğanın 3, ekmeğin tanesi 2 lira. Zamlanmayan hiçbir gıda maddesi

yok. Elektrik, doğalgaz, su, ulaşım, iletişim… Hepsi hiç olmadığı kadar pahalı. Yani eskiden çok gibi

görünen 500 lira, değer kaybederek artık zam görüşmelerinde tartışılır oldu.

AKP’nin bakanları ve burjuvalar halkla alay eder gibi rakamlar üzerine konuşuyor. AKP’nin Aile ve

Sosyal Güvenlik Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk 1200 liralık türbanıyla ‘Türkiye’de yoksulluğun, özellikle

aşırı yoksulluğun ortadan kalktığını söylüyor. Asgari ücret görüşmelerinde burjuvazinin temsilcileri

‘orta büyüklükteki işletmeler için asgari ücretin yüksek olması işletmecileri zarara sokar’ diyor.

Ekonomiyi harabeye çevirenler şimdi de orta işletmeleri düşünüyor. İşte yalanı nasıl söyleyeceğini

şaşıran burjuvazi ve onun faşist partisinin halleri.

Yaşadığımız durumun sorumluları başta ABD emperyalizmi olmak üzere tüm emperyalist güçler ve

onların sadık köpeği olan Faşist AKP’dir. Açlığımız yoksulluğumuz onlardandır. Bizden çalınanlar

doğrudan emperyalistlerin ve Tekelci burjuvazinin cebine akmaktadır. Cengiz Holding’in 422 milyon

liralık vergi borcunun silinmesi bunun en basit göstergesidir.

Bu yüzden, hakkımız 2 bin 825 lira değil kocaman bir dünyadır. Bizi mahkum ettikleri açlığı onlara

karşı mücadele nedenine çevirelim. İşçi Meclislerinde örgütlenelim.

DEVRİMCİ İŞÇİ HAREKETİ

27 Aralık 2020 günü, uzun süredir tartışılan asgari ücret miktarı belirlendi. Ve halk 2 bin 825 TL’ye

mahkûm edildi.

Hükümet, tekelci burjuvazi ve işbirlikçi sendikalar asgari ücret için bir araya geldi; oturdular, tartışır,

kavga eder gibi yapıp, önceden belirledikleri rakamları en son açıkladılar. Masadan herkes memnun

ayrıldı.

Öncelikle söylemek gerekirse; asgari ücret kavramı insanlık onuru açısından kabul edilemez. Dünya

üzerindeki tüm güzellikleri yaratan işçi sınıfı, asgari yani en düşük ücret ile çalıştırılıyor. Neye göre

asgari? Tabi ki de ölmeyecek ölçüde beslenebilmesine göre. Asgari ücretin ortaya çıkış sebebi

‘devletçe belirlenen miktarın altında işçi çalıştırmayı engellemek’ de olsa, bu hiç böyle uygulanmadı.

Asgari ücret burjuvaları dizginlemek yerine, işçileri en asgari miktara mahkûm etti. Yıllar bunu

değiştirmedi ve bu hala böyle. Asgari ücret değil insanca yaşamaya uygun bir ücrettir bizim talebimiz

ve bunun mücadelesini veririz.

2020’nin AKP faşizmiyle yönetilen ülkemizde ise asgari ücret denilen rakam daha düne kadar açlık

sınırının altındaydı (Asgari ücret 2 bin 324 lira, açlık sınırı 2 bin 430 lira civarıydı). Asgari ücrete yapılan

500 liralık zam asgari ücreti açlık sınırının üzerine çıkarmış gibi görünse de enflasyon verileri öyle

söylemiyor. 500 lira bugünün enflasyonunun ücrete yansımış hali. Yani değişen bir şey olmadı. Halkın

alım gücü değişmedi. Aksine yükselen enflasyon bir yıl boyunca zamlanması bile hayal olan asgari

ücreti iyice eritecek ve halk düne göre daha fazla açlığı yaşayacak.

Bir yıl içerisinde 500 lira gibi büyük gibi görünen rakamı zam ile verecek kadar çaresiz haldedir

AKP. Çünkü memleketin her karışı satılırken burjuvazi iyice semirdi. Artık iş kontrolden çıkınca da

Türkiye ekonomisi, Türk lirasının değeri iki paralık oldu. Tam anlamıyla dışa bağımlılığı yaşadığımız

bugünlerde domatesin kilosu 10, soğanın 3, ekmeğin tanesi 2 lira. Zamlanmayan hiçbir gıda maddesi

yok. Elektrik, doğalgaz, su, ulaşım, iletişim… Hepsi hiç olmadığı kadar pahalı. Yani eskiden çok gibi

görünen 500 lira, değer kaybederek artık zam görüşmelerinde tartışılır oldu.

AKP’nin bakanları ve burjuvalar halkla alay eder gibi rakamlar üzerine konuşuyor. AKP’nin Aile ve

Sosyal Güvenlik Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk 1200 liralık türbanıyla ‘Türkiye’de yoksulluğun, özellikle

aşırı yoksulluğun ortadan kalktığını söylüyor. Asgari ücret görüşmelerinde burjuvazinin temsilcileri

‘orta büyüklükteki işletmeler için asgari ücretin yüksek olması işletmecileri zarara sokar’ diyor.

Ekonomiyi harabeye çevirenler şimdi de orta işletmeleri düşünüyor. İşte yalanı nasıl söyleyeceğini

şaşıran burjuvazi ve onun faşist partisinin halleri.

Yaşadığımız durumun sorumluları başta ABD emperyalizmi olmak üzere tüm emperyalist güçler ve

onların sadık köpeği olan Faşist AKP’dir. Açlığımız yoksulluğumuz onlardandır. Bizden çalınanlar

doğrudan emperyalistlerin ve Tekelci burjuvazinin cebine akmaktadır. Cengiz Holding’in 422 milyon

liralık vergi borcunun silinmesi bunun en basit göstergesidir.

Bu yüzden, hakkımız 2 bin 825 lira değil kocaman bir dünyadır. Bizi mahkum ettikleri açlığı onlara

karşı mücadele nedenine çevirelim. İşçi Meclislerinde örgütlenelim.

DEVRİMCİ İŞÇİ HAREKETİ

29 Aralık’ta yine günlük rutini ile güne başlanmıştır. Rutine dahil olan spor saatinde tekrardan yürüyüş tercih edilmiştir. Eğitim saatimizde "Almanya'nın suçları" işlenmiştir. Alman Emperyalizmin dünyada ve kendi ülkesinde nelere sebep olduğunu öğrendik. Suçların sinsice işletildiği, birçok insanın fark edemeyeceği şekilde yapıldığından bahsedildi.

Sıcak muhabbetli geçen öğlen yemeğinden sonra üretime sıra gelmişti. Üretim saatinde hem Tiyatro çalışması hem de Stuttgart'ın merkezinde Pankart asılmıştır.


Akşam yemeğinden sonra ise 3 saat süren müzik çalışması ile günü sonlandırdık.






Bu ülkede halk için sanatçılık halk için avukatlık halk için mühendis mimarlık yapmak suçtur. Evet suçtur bu düzenin yasalarına göre.

Çünkü faşizm her zaman halkı kendine bağımlı kılmak istiyor. Halkın düzene karşı alternatifler üretmesini istemiyor. Bundandır ki halk için yapılan tüm alternatiflere düşmandırlar.

Tutuklar, katleder, yok etmeye çalışırlar.

Halkın mühendis Mimarları da faşizmin her dönem hedefinde olmuştur.

Çünkü halk bahçeleri kurarak halkın emperyalizmin tohum tekellerine muhtaç olmadığını gösteriyorlar. tribünleri yaparak halkın enerji sorununu çözüyorlar.

Yürüteçler yaparak engelli halkın sorunlarına çözüm buluyorlar.

İşte halkın mühendis mimarlarının işledikleri suçlar bunlardır.

Ve bugün de komplolarla tutsak edildiler. Düzene alternatif olan, halkın sorunlarına ortak olan, halk için çabalamayı görev edinen Halkın Mühendis Mimarları tecrit ile teslim alınmak isteniyor.

Biz Dev-Gençliler faşizmin komplolarla tutsak ettiği Halkın Mühendis Mimarlarına kurulan komploları boşa çıkaracağız.

Halkın Mühendis Mimarları Serbest Bırakılsın!

Dev-Genç

 


Yoldaşlarımız, Dostlarımız, Halkımız!

2021 YILINDA GÖREVİMİZ

UMUDU YENİLMEZ KILMAKTIR

 

UMUDU YENİLMEZ KILMAK

HALKIN ÖRGÜTLÜ GÜCÜNÜ

ORTAYA ÇIKARMAKTIR

 

ÖRGÜTSÜZ HALK BİR HİÇTİR

ÖRGÜTLÜ HALK BÜYÜK BİR GÜÇTÜR

 

 

Ülkemizde kimsenin emperyalizme ve faşizme karşı bir tek slogan dahi atmaya cesaret edemediği bir süreçte, BEDENLERİNİ CÜBBE YAPAN, GİTAR YAPAN DİRENİŞÇİLERİMİZLE UMUDU YENİLMEZ KILDIK.

Halkımız,

Yoldaşlarımız

Ve Tüm Dünya Halkları,

Anadolu'daki zulme son verecek olan yoksul halkımız, emperyalizme karşı en büyük sığınağımız olan enternasyonalizme sırtını dayayan dünya halkları, Yeni bir yıla giriyoruz: 2021!

Dünya halklarının direniş tarihinde yeni ve umutlu bir yıl!

51 yıllık tarihimizde Anadolu ihtilalinin sayfalarını biz yazdık... Kanımızla yazdık. Ser verip sır vermeyen inancımızla yazdık. Bize değerlerimizi, geleneklerimizi, geleceğimizi emanet eden şehitlerimize bağlılığımızla yazdık.

Umuda ve zafere olan kesin inancımızla, düşmana olan kinimizle, tarihsel ve siyasal haklılığımızla biz yazdık ve yazmaya devam edeceğiz, biz kazanacağız...

Çünkü, tarih bilinci en güçlü silahımızdır. Bu silahı bugüne kadar onurumuzla taşıdık, taşımaya devam edeceğiz.

Emperyalizme ve oligarşiye bizi teslim alamayacaklarını gösterdik. Umudu büyüteceğiz dedik, büyüttük. Artık UMUDU YENİLMEZ KILMANIN VAKTİDİR.

Umudu Yenilmez Kılacağız!

2020 yılında bir kez daha umudumuzun bayrağını teslim etmedik, yere düşürmedik, hep ileriye taşıdık.

Bu aşamayı aştık artık… Umudumuzun yenilmezliğini tüm gücümüzle ilan ettik.

2021 yılında da umudun yenilmezliğini ilan edeceğiz. Umut halkın gücüdür, halkın gücüyle iktidara giden yollu kuracağız.

ZULMÜN HER ÇEŞİDİYLE SINANDIK, BİLENDİK, DİRENDİK, YENİLMEZ OLDUK...

ARTIK ZULMÜN OKLARI İŞLEMEZ BİZE!

ÇÜNKÜ HALKIZ BİZ TÜKENMEYİZ!

TARİHLER YAZAR BİZİ, BİZ TARİH YAZANLARIZ!

2020 yılında Anadolu ihtilali, tarihinde en önemli çarpışmalardan birini yaşadı. Önemli tarihsel bir eşiği aştık. Yenilmezliğimizi bir kez daha tüm baskı ve imha saldırılarına karşı 4 şehit bedeliyle ilan ettik. Bu TARİHSEL EŞİĞİ şehitlerimizle, bedel ödeme cüret ve kararlılığımızla aştık.

Direnişin hakkı zaferdi, 2020 yılında bu zaferi kazandık. Uzlaşmadık, icazet altına girmedik, kendi özgücümüze ve halkımıza güvendik.

Umudu büyütüyoruz dedik, 51 yıldır büyüttüğümüz umudu artık yenilmez kıldık.

Emperyalizm ve oligarşi bizi imha PLANLARI yaptı.

Kurumlarımızı defalarca bastı. İnsanlarımızı tekrar tekrar gözaltına aldı. Daha hapishaneden tahliye olduklarında hapishane kapısının önünden tekrar tekrar gözaltına aldı, tekrar tekrar tutukladı.

Listeler yayınladı, başımıza ödüller koydu...

Yenilginin hırsıyla işbirlikçiler yaratmaya çalıştı, yalan ifadeler imzalattı, yüzlerce kişiyi tutukladı.

Konserlerimizi yasakladı, eylemlerimize saldırdı.

Cenazelerimizi yıkamamıza dahi tahammül edemediler. Yetmedi, mezarlarımıza saldırdılar.

İnsanlarımızı yıldırmak için sistematik işkence uyguladılar. İnsanlarımızın kollarını, bellerini kırdılar, saçlarını yoldular, gözlerini patlattılar, ölüm orucu direnişçilerimizi yerlerde sürüklediler.

Hasta tutsaklarımızın tedavisini engellediler.

Tutsaklarımıza kitap vermediler...

Tam bir kuşatma altına alıp bizi imha etmek istediler... Halkla olan kopmaz ve köklü bağlarımızı kesmek istediler. Enternasyonalist dayanışmayı boğmak istediler. Yani topyekün imha için tarihin gördüğü ya da görmediği bütün yöntemleri kullandılar.

AMA BAŞARAMADILAR!

İlan edilen tarihsel ve siyasal haklılığımız ve ölümsüzlüğümüz oldu. Umudu bitiremediler.

İCAZET VE UZLAŞMA DAYATMALARINA KARŞI ADALET SAVAŞÇILARIMIZLA;

TECRİT EDİP YALNIZLAŞTIRMA SALDIRISINA KARŞI ENTERNASYONALİST DAYANIŞMA İLE CEVAP VERDİK.

HİÇ KİMSEDEN İCAZET DİLENMEDİK.

HİÇBİR YERDE HİÇ KİMSE İLE UZLAŞMADIK.

ÇÜNKÜ BİLİYORUZ Kİ;

UZLAŞMAK YOZLAŞMAKTIR.

İCAZET DİLENMEK ÇÜRÜMEKTİR.

UZLAŞMAK VE YOZLAŞMAK REFORMİZMİN BATAKLIĞINA SAPLANMAKTIIR.

ÇIRPINIRSIN ÇIKAMAZSIN.

ÇÜNKÜ;

Marksizm-Leninizm’e göre, proletaryanın sömürüden ve siyasi kölelikten kurtuluşu bütün kapitalist sistemin siyasal üst yapısıyla birlikte devrimle ortadan kaldırılmasıyla mümkündür.

Devrimci örgütün strateji ve taktiği de bu görüş ışığında şekillenir, şekillenmelidir.

Buna karşılık reformizm, birçok süslü laf ve kelime ile bezenmiş olsa da, kapitalist sistemi koruyarak yapılacak reformlarla işçilerin sömürüden kurtulabileceğini, böylece bütün sınıfların uzlaşması ve kardeşliği üzerine şekillenen bir sistemin kurulabileceğini savunur;

İdeolojisi ve politikası sınıfları UZLAŞTIRMAYA,

Proletaryanın eylemini FRENLEMEYE,

Burjuva dünyaya HAPSETMEYE,

Ve sömürü düzenini, katillerin iktidarını İLELEBET YAŞAR KILMAYA dayanır.

52. yılına giren tarihimizde gerektiğinde ölerek, teslim olmayacağımızı defalarca gösterdik.

Bunun en önemli köşe taşları, ’80 cuntasının ezme ve yok etme saldırısına karşı '84'te; dünya genelinde sosyalizmin revizyonizm tarafından saldırıya uğradığı süreçte '96'da; NATO'nun Ya düşünce değişikli ya ölüm!” politikasının karşısında 2000-2007'de ve nihayetinde sosyalizm inancını ve umudunu bitirmek, yeryüzünden tamamen silmek için yürütülen saldırılar karşısında 2019-2020'de ölüm orucu direnişlerimizdir.

ADALET SAVAŞÇILARI

MUSTAFA KOÇAK,

HELİN BÖLEK,

İBRAHİM GÖKÇEK

VE EBRU TİMTİK ADALETSİZLİKLERE VE İMHA ETME SALDIRILARINA KARŞI CANLARIYLA BARİKAT OLDULAR.

Adalet Direnişimiz; “FAŞİZME KARŞI OMUZ OMUZA!” Sloganının Unutulduğu Bir Süreçte Devrimci Dayanışmaya Yeniden Hayat Verdi.

Halkların En Güçlü Silahının Dayanışma Olduğunu Gösterdi.

AKP faşizminin sansürle tecrit etmeye çalışarak, terörize edip, sesini boğmaya çalıştığı ADALET DİRENİŞİ tüm engelleri aştı.

Kısa bir özet yaparsak;

1- Dünyanın 51 Ülkesinden 2951 Devrimci Parti ve Örgüt Temsilcisi, Hukuk Örgütü, Baro, Yazar, Sanatçı, Şair, Müzisyen ve Aydın Enternasyonalist Dayanışma Gösterdi.

 

2-- Türkiye ve Avrupa’da; Grup Yorum’un, Koçak Mustafa’nın, Halkın Avukatları’nın, Özgür Tutsakların Ölüm Orucu Direnişini Desteklemek İçin; 7.865 Eylem ve Gösteri Yapıldı.

 

3-- Dünyadaki 110 Ülkeden 2 Milyon Avukatı Temsil Eden Uluslararası Avukatlar Birliği (UIA),

Türkiye’deki 79 Barodan 39’u Adil Yargılanma Talebiyle Ölüm Orucu Yapan Halkın Avukatları Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın Haklı Mücadelesine Destek Verdi, Adalet İstedi.

 

4-- Haiti’den Suudi Arabistan’a, İtalya’dan Pakistan’a, ABD’den Japonya’ya dünyanın dört bir yanından Adalet Direnişinin Talepleri Kabul Edilsin Diye 15.352 Aydın, Sanatçı, Müzisyen, Politikacı, Gazeteci, Hukuk Örgütü, Baro İmza Verdi.

 

5-- Hemen Her Gün Avrupa’nın Dört Bir Yanında, Yürüyüşlerden, Zincirlemeye, Çadır Eylemlerine ve Mitinglere Kadar, Türkü Söylemekten Beste Yapmaya, Şiir Okumaktan Şiir Yazmaya Kadar, Onlarca Biçimde Eylemler Yapıldı. Türkiye Konsoloslukları Önünde Yapılan Eylem ve Mitinglerde Direnişin Talepleri Haykırıldı.

3000’in Üzerinde Kişi Değişik Zamanlarda ve Uzunlukta Destek Açlık Grevleri Yaptı.

Avrupa Başta Olmak Üzere Dünyanın Onlarca Ülkesinde Ebru Timtik İçin Saygı Duruşu, Anmalar Yapıldı.

Halkın Avukatları Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’a Onur Üyelikleri ve Adalet Direnişine Saygıyı İfade Eden Ödüller Verildi.

 

DİRENİŞ SAFLAŞTIRDI

DEVRİMCİLERLE DEVRİM DÜŞMANLARINI

KESKİN ÇİZGİLERLE BİRBİRİNDEN AYIRDI

Direnişimiz, bir yanda dünya ölçeğinde bir sahiplenme ve direniş hattı yaratırken; diğer yanda direniş kaçkınlarının gerçek yüzlerini açığa çıkardı.

Adalet savaşımız bir kısmını direniş hattında olmaya zorladı. Ya da KESK gibi, katil Soyluların kanatlarının altına girip bizi tasfiye politikasına ortak oldular.

Biz ise oportünizmi, reformizmi ve Kürt Milliyetçiliğini; politikalarımızla, direnişimizle ve ideolojimizle ezip geçtik.

 

HALKIN ÖRGÜTLÜ GÜCÜ İLE BİRLEŞMİŞ

DEVRİMCİ ŞİDDET YENİLMEZ!

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan; AKP iktidarı süresince istikrarsızlık yaratan 3 olaydan birinin Berkin Elvan'ın katillerini koruyan savcı Mehmet Selim Kiraz'ın ölümle cezalandırılması olduğunu itiraf etti.

Bunun için de intikam olarak Mustafa Koçak'ın canını aldı.

Korkuları, halkın adaletinin halkta bulduğu karşılıktı. Korkuları, devrimci şiddetin halkla buluşması, halkı örgütlemesi ve bir güç haline getirmesiydi.

Bu korkuları kendisini, fiziksel zorla ideolojik kimliğimizi imha etme saldırısında gösterdi.

Silahlı mücadelenin temel olması, diğer mücadele araç ve biçimlerinin tali, önemsiz olması anlamına gelmez.

Aksine, silahlı mücadele tek başına örgütleyici değildir. Hatta yarattığı gerçek anlamda bilinç de değildir.

Etkiler. Düşündürür.

Gerçek bilinç, örgütlü hale getiren bilinçtir.

Silahlı mücadele, diğer ekonomik, demokratik, politik mücadele biçimleriyle bütünlüklü yürümek zorundadır, birbirini tamamlar.

Yoksa şu an dünyanın birçok ülkesinde halklar kendi iktidarlarını kurmuş, var olanları yaşatmış olurlardı.

Devrim bir program işidir. Devrim bir iktidar iddiasıdır. Program ise bu iddianın somutlanmış halidir.

Bizim; dünyada devrim yapmak için yola çıkmış, silahlı mücadele yürütmüş, halkıyla birlikte bedel ödemiş ama son noktada silahlarını betonlara, halkının umutlarını, güvenini bir milletvekilliği uğruna parlamentoya gömmüş hareketlerden farkımız budur.

Programımız bizim ideolojik netliğimizin, ideolojik bağımsızlığımızın, ideolojik sağlamlığımızınyaşadığı ve beslendiği yerdir.

Aynı netlik mücadele biçimleri açısından da geçerlidir; “Faşizmin ve emperyalizmin karşısına şiddetle mi çıkacağız, kitlelerin direnişiyle mi çıkacağız?” sorusu da esasında kafası karışık olanların ortaya attığı bir sorudur.

Sahte bir ikilemdir.

Devrimci hareket daha yıllar önce bu mücadelenin nasıl bir bakış açısıyla yürütüleceğini bir sloganla formüle etmiştir:

“Halkın Örgütlü Gücüyle Birleşmiş Devrimci Şiddet Yenilmez!” Faşist terörün karşısına çıkaracağımız işte budur. Bunun ne kitlesellik boyutundan ne de devrimci şiddet boyutundan vazgeçilemez.

Bu programdan, yani iktidar iddiamızdan, anti-oligarşik, anti-emperyalist devrim savaşımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.

2021 yılına çok büyük bir sorumlulukla, güçle, umutla giriyoruz.

2021 yılında savaşı halklaştırmaya, halkı savaştırmaya devam edeceğiz.

Biliyoruz ki vazgeçmemek bir iddiadır. Ve bu iddianın uzun süreli halk savaşında ne zaman düşmanı tarumar edeceği belli değildir.

İhtiyacımız olan silahlı mücadelemizi, halk örgütlülüklerimizi ve halk savaşını örgütleyecek, süreklileştirecek, yaygınlaştıracak kadrolardır.

Leylalar, Bilgehanlar gibi komutanlardır.

İçinde halk ve devrim olmayan hiçbir politikanın, örgütlenmenin, stratejinin yaşama, büyüme ve iktidarı alma şansı yoktur.

Biz tepeden tırnağa halk ve devrimle doluyuz.

Halk çocuklarıyız, halk için savaşıyoruz ve halkın iktidarını istiyoruz.

Halk meclisleriyle, halk milisleriyle halkımızı örgütleyecek, silahlandıracak, savaştıracağız.

Bunun için tek bir kişi bile olsak olduğumuz yer bizim için örgütlenme ve savaş mevziisidir. Bu mevzileri, başta yoksul mahallelerimiz olmak üzere, yaratacağız.

Türkiye halklarının içinde, dünya halklarının gözü önünde sosyalizm umudunu iktidara taşıyacağız.

Bize tarihimizi ve dünyayı sarsan direnişlerimizi armağan eden şehit ve tutsaklarımıza teşekkür ediyoruz. Onlara uğrunda ömürlerini ve özgürlüklerini feda ettikleri iktidarı mutlaka armağan edeceğiz.

Bunun için sırtımızı eğitime, beynimizi ideolojimize, yüreğimizi halk ve vatan sevgisine dayayacağız.

Beynimizin çektiği tetikle, son düşmanımızı yeryüzünden silene dek silahlı mücadeleyi örgütlemeye devam edeceğiz.

Fiziken yok olsak da icazet dilenmeyeceğiz, uzlaşmayacağız, halkı savaştıracak, savaşı halklaştıracağız!

Çünkü biz Kızıldere'den geliyoruz. Yok olduğumuz yerde dünyayı yeniden sarsacak bir hareket yaratan ideolojik kökenden geliyoruz.

Kızıldere'den bu yana ideolojik imha saldırılarıyla karşı karşıyayız. Emperyalizm bizi "Ya düşünce değişikliği ya ölüm” ile teslim alamayacağını anlayınca fiziki olarak imha etmeye karar verdi. 2020 yılı bu politikayı da boşa çıkardığımız, imha eşiğini de boşa çıkardığımız bir yıl oldu. Tam bir teslimiyet istedi düşman. İcazet altına girmedik, boyun eğmedik ve uzlaşmadık.

Bu ideoloji ışığında;

UMUDU YENİLMEZ KILACAĞIZ!

ÖNÜMÜZDEKİ GÖREV BUDUR!

BUNU HALKIN ÖRGÜTLÜ GÜCÜYLE YAPACAĞIZ!

HALKIN ÖRGÜTLÜ GÜCÜ İLE BİRLEŞMİŞ DEVRİMCİ ŞİDDET YENİLMEZ!

HALKIN GÜCÜ, HALK MECLİSLERİ VE HALK MİLİSLERİDİR!

HALK MECLİSLERİYLE HALKIN GÜCÜNÜ ÖRGÜTLEYECEK; KOÇYİĞİTLERİMİZLE, DÜŞMANA VURACAĞIZ!

HALK MECLİSLERİ GÜCÜMÜZ; HALK MİLİSLERİ SİLAHIMIZDIR!

2021 DE BİZİM OLACAK VE UMUDU YENİLMEZ KILACAĞIZ!

YOLDAŞLARIMIZ,

DOSTLARIMIZ,

HALKIMIZ!

BU İNANÇLA, BU KARARLILIKLA, BU UMUTLARLA 2021 YILINA GİRERKEN HEDEFLERİMİZİ BİRLİKTE KAZANACAĞIMIZA, BİRLİKTE GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRECEĞİMİZE OLAN İNANCIMIZLA YENİ YILINIZI KUTLUYORUZ.

        

                                            


  
HALK CEPHESİ

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.