Almanya Destek Açlık Grevine Grup Yorum’dan Ziyaret
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!
Destek açlık grevi ile Özgür Tutsaklarımızın sesi soluğu
olacağız.
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!
Destek açlık grevi ile Özgür Tutsaklarımızın sesi soluğu
olacağız.
TAYAD'lı Aileler Çayan mahallesinde 29 Mart günü Mahir Çayan'ın ve 9 arkadaşının Kızıldere direnişi selamladı.
Kızıldere Son Değil Savaş Sürüyor yazılamaları yapıldı.
Mahir, Hüseyin, Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş!
Saygı duruşu ile başlayan etkinlik Ümit İlter’in şiirleriyle başladı. Ardından neden Ölüm Oruçlarında kına yaktığımıza dair bir metin okundu. Metinden sonra Ümit İlter’in şiiri ile Erkan Yıldırım konuşma yaptı. Yaptığı konuşmada kardeşinin direnişini şiir ile anlattı. Yine şiir ile Hasan Basri Yıldız konuşma yaptı. Yaptığı konuşmada direnişçilere destek için 1 aylık destek açlık grevine başladığını belirtti. Daha sonrasında Grup Yorum türküleri marşları ile bizlerle oldu. Helinlere, İbolara sözlerinin olduğuna türkülerini tüm dünya halklarına duyuracaklarını dile getirdiler. Umudun Ritmi ve halaylarla devam eden etkinlik yakılan kına ile son buldu.
31 Mart Perşembe günü, Mavromichali, Ippokratous ve Leof.
Alexandras güzergahlarında 200 adet afiş asıldı.
Devrimcilik Yapmak Suç Değil Görevdir
Türkiyeli 11 Devrimciye Özgürlük
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz
Yunanistan Halk Cephesi
O günlerde devrimin prestiji haline gelmiş Deniz Gezmiş ve
arkadaşları Türkiye oligarşisi tarafından tutsak edilmiş, idam kararları
verilmişti. Mahir Çayan 50 yıllık revizyonizmi yıkmış devrimci eylem olmadan
devrim gerçeğinin halka anlatılamayacağını savunmuş bunun da pratiğini göstermiştir.
Bu nedenle ya Deniz Gezmiş ve arkadaşları faşizmin elinden alınacak ya bu yolda
sonuna kadar savaşılıp ölünecekti.
Devrim mücadelesinde çıplak gerçek bir direniş ve feda
kültürü yaratmadan bu topraklarda devrimin gerçekleşemeyeceğiydi. Ve ilk fedayı
Mahir Çayan kendi ve 9 yoldaşıyla birlikte yarattı. Mahir Çayan’ları katleden
Amerikan helikopteri, Amerikan üniforması, Amerikan silahı, Amerikan
postalıydı. Kızıldere’nin gerçeği Amerikan silahından çıkan kurşunların kimi
niçin katlettiğiydi. Emperyalizm ve işbirlikçilerine karşı feda kültürü ile
direnmeyenlerin devrimi gerçekleştirme düşüncesi olamaz. Biz bu nedenle doğum
yerimiz Kızıldere'dir diyoruz. Mahir Çayan devrimcilerin mücadelelerinde
katledilip öldürülebileceğini biliyordu. Mahir Çayan ve 9 yoldaşını katleden
emperyalizm Anadolu topraklarında halk kahramanları tarafından asla yalnız
bırakılmadığını Mahir Çayan’ların geleneğini de devralanlardan öğrendi.
Emperyalizm Anadolu topraklarında ne zaman halka saldırdıysa bu saldırıyı en
önde devrimciler karşıladı. 1984’de, 1996'da, 2000-2007'de, 2020'de Ölüm
Oruçlarıyla dünya halklarının umudu olan Türkiye devrim hareketi bugün de
Kızıldere'nin feda anlayışıyla direnişini Ölüm Orucundaki Sibel Balaç ve Gökhan
Yıldırım’la sürdürüyor. Direniş zafere teslimiyet katliama götürür. Tüm dünya
halklarına umut olan Türkiye devrim hareketi ideolojik sağlamlığını
Kızıldere’den alıyor. Direnmeyen çürür savaşmayan ölür gerçeği buradadır.
Direnecek savaşacak ve kazanacağız!
Mahir, Hüseyin, Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş!
Yaşasın Direniş Yaşasın Zafer!
TAYAD'lı Aileler
Kurtuluşumuzun yolu KIZILDERE’NİN yoludur.
Okmeydanı'nda Cephe Milisleri 30 Mart - 16-17 Nisan devrim
şehitleri haftası nedeniyle kuşlama çalışması yaptı.
Bu bayrağı Fransa’dan Umut Özgür Adalı 30 Mart günü
devraldı. Dayanışmanın ve direnişte olan tutsaklarımızı sahiplenmenin, yoldaşlık
bağının adıdır bu alınan kararlar.
Fransa Halk Cephesinin destek açlık grevi kararı ile ilk
önce Zehra Kurtay 26 Şubat tarihinde 30 günlük destek açlık grevi ile Sibel ve
Gökhan’ın açlığına ortak olmuştu. Bugün bu bayrağı 30 Mart Umut Özgür Adalı yoldaşı
devraldı.
Yoldaşlığın ve halk sevgisinin vücut bulmuş halidir direnişi
sahiplenmek. “Devrimciler gerçek sevdaya
bir ömür boyu devrimcilik kadar değer verirler”.
Umut Özgür Adalı’nın bu kararının coşkusu ve bizlerinde
yoldaşımızı sahiplenmemiz ile Sibel ve Gökhan’ın direnişi zafere ulaşacaktır.
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ı faşizme katlettirmemenin
yolu onların taleplerini sahiplenmekten geçiyor. Hepimiz birimiz, birimiz
hepimiz için diyerek direniş kararı alan Umut Özgür Adalı selamlıyor zafere katacağı
emeğini değerli buluyoruz.
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!
Yaşasın Açlık Grevi Direnişlerimiz!
Umut Özgür Adalı’yı Selamlıyoruz!
Biz Kazanacağız Çünkü Halkıyız ve Haklıyız!
Fransa Halk Cephesi
Kızıldere Son Değil Savaş Sürüyor!
Şehitlerimiz Yaşıyor Parti-Cephe Savaşıyor!
Çayan Cephe Milisleri
Kızıldere'den Bu Günlere, ADALET!
Ve Tam Bağımsız Türkiye İstiyoruz!
Direne Direne Kazanacağız!
İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız!
Zafer Bizimdir!
30 Mart 1972 tarihinde Tokat'ın Niksar ilçesinin Kızıldere
köyünde 10 gerilla rehin aldıkları NATO ajanlarıyla birlikte bir kerpiç evde kuşatılırlar.
Onlar; Oligarşinin ipiyle idam kararı verilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve
Hüseyin İnan'ı kurtarmak ve devrimin prestijini korumak için girdiler bu yola.
Kerpiç evi kuşatanlar seslendiler: Teslim olun!
Ama halkın iradesini ve kurtuluş mücadelesini omuzlamış
yiğit gerillalar haykırırlar: Biz buraya dönmeye değil, ölmeye geldik!
Kızıldere’den bugüne nerede olursa olsun teslimiyetin
dayatıldığı yerde direnmeye teslim olmamaya geleneklerimize yeni gelenekler
eklemeye devam ediyoruz.
Kızıldere’deki savaş çağrısını bugün ölüm orucu direnişiyle
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım ile büyütmeye devam ediyoruz.
Bizler Yunanistan Halk Cephesi Olarak 30 Mart 17 Nisan
devrim şehitlerini anma umudun kuruluşunu selamlamak için bir anma etkinliği
düzenledik. Etkinlik saygı duruşuyla başladı, Parti Açıklamasının okunmasıyla
devam etti. Ardından 30 Mart 17 Nisan kurgusu izlendi. Program türkülerle
marşlarla devam etti. Yaklaşık 20 kişinin katıldığı anma son olarak üzerinde
umudumuzun yıldızının olduğu pastanın kesimiyle birlikte sonlandırıldı.
Mahir Hüseyin Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş!
Kurtuluş Kavgada Zafer Cephede!
Yaşasın Önderimiz Dursun Karataş
Yaşasın Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi
Yunanistan Halk Cephesi
baktı o kerpiç evin çatısından
Anadolu’nun en yüksek yeri değilse de
En yüce yeridir Kızıldere
Ve ancak oradan
Mahirce bakıldığında görülür
Anadolu ihtilalinin zaferi
KIZILDERE BAŞEĞMEZLİĞİN DESTANIDIR
30 MART-17 NİSAN DEVRİM ŞEHİTLERİNİ ANIYOR, UMUDUN
KURULUŞUNU SELAMLIYORUZ!
30 Mart 16-17 Nisan Devrim şehitlerimizi anıyor, umudumuzu
büyütüyoruz. Kızıldere’de yazılan Türkiye devriminin yolu ve teslim olmama
geleneği, yeni şehitler vermek ve daha fazla bedeller ödemek pahasına,
direnişlerimize yeni gelenekler katarak kuşaktan kuşağa devam ediyor, devam
edecek!
30 Mart 1972’de, Kızıldere’de; feda ruhuyla, siper
yoldaşlığı ruhuyla, faşizme karşı uzlaşmazlıkla Türkiye Devrimi’nin yolu
çizilirken ‘intihardı’ diyen ucube görüşler bugün siyasal intiharlarını çoktan
gerçekleştirmişler ve siyasal ölü olarak tarihin karanlığına gömülmeye doğru
ilerlemekte; On’ların yolundan emin adımla gidenler ise emperyalizm ve faşizmin
kuşatma-imha saldırılarına karşı her defasında Kızıldere ruhuyla ‘hep ileri hep
halk’ şiarıyla her süreçten alınlarının akıyla çıkarak mücadeleyi daha da
yükseklere taşıyabilmişler ve bugüne gelindiğinde ise iktidar iddiasıyla
savaşan Parti-Cephe ile Türkiye ve Dünya halklarının umudu olabilmişler ve yine
mücadeleyi ‘teslim olmama’ şiarıyla direniş çizgisinde, -yine ‘intihardı’
diyenlere rağmen ve onları da bir kez daha boşa çıkararak- Sibel ve Gökhan’ın
ölüm oruçlarıyla yükseklere taşımaktadırlar.
"Selam olsun umudu yenilmez kılanlara,
Bağımsızlık silahını sımsıkı saranlara,
Al-kızıl rengini Kızıldere'den alan,
İhtilalin bayrağını dalgalandıranlara..."
Kurtuluşa kadar savaş şiarımızı daha gür sesle haykırdık!
Kızıldere, Türkiye devriminin tek yoludur!
Kızıldere, nasıl mücadele edeceğimizi öğreten evimizdir!
Kızıldere’de doğduk, halkımızın dilinde türküleşmiş, şiirler
yazılmış yeni yeni gelenekler yarattık.
Düşmanın Kızıldere’nin son olmadığını, savaşın devam
ettiğini anlaması çok uzun sürmedi. Devrimin ve direnişin haykırıldığı o kerpiç
ev ve Kızıldere köyü, 50 yıldır Jandarmasıyla, polisiyle çembere alındı. Bu
faşizmin Cephelilerden korkusudur. İstediğiniz kadar saldırın, savaşı büyütmeye
ve umudumuzu örgütlemeye devam edeceğiz.
Mahirlerden, Dayımıza, Dayımızdan öğrencilerine mücadeleyi
büyütüyor, şehitlerimizin yolunda, ideolojik netlik ve kararlılıkla, onurlu ve
dillere destan olmuş tarihimizle savaşı büyütmeye devam ediyoruz.
Kızıldere’de yazılan teslim olmama ve direnme geleneği, bu
ideoloji Helin, Koçak Mustafa, Ebru ve İboları yarattı. Tarihimiz ve teslim
olmama geleneğimiz bugün ise Sibel ve Gökhanlarla devam ediyor.
Faşizm ne kadar saldırırsa saldırsın biz halkımızla
birlikte, umudumuzu büyütmeye ve yeni gelenekler yaratmaya devam edeceğiz.
30 Mart 16-17 Nisan devrim şehitlerimizi tekrar anıyor,
dünyada ve ülkemizde savaşanın sadece biz kaldığımızın bilincinde, umudumuzu
selamlıyoruz.
"700 şehidimize sözümüzdür; sınıfsız sömürüsüz bir
dünya, bağımsız demokratik bir ülke kurana, halkımızı ekmeğe ve adalete
doyurana kadar direnmeye ve savaşmaya devam edeceğiz!"
Kızıldere Son Değil Savaş Sürüyor!
Mahir Hüseyin Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş!
Coşku ve heyecanla başladık güne. Sabah bir esnaf arkadaşı
ziyaret edip açlık grevi ile ilgili sohbet ettim. Bana kendi açlık grevi
anılarını anlattı. Güzel bir sohbetin ardından akşam yapılacak anmaya katılmak
için yola çıktım.
Kızıl önlüğü giydim. Açıklamamı yazdım, videomu çektim.
Coşkuma heyecan da karıştı. Çünkü Sibel ve Gökhan'ın direnişine ben de omuz
veriyorum, açlıklarına açlığımı katıyorum. İlk gün de olsa kendimi direnişin
tam ortasında hissettim. Kızıl önlüğü giymek sorumluluk demektir. Artık
gittiğim her yerde direnenlerin sesi ve soluğu olacağım!
Akşam Umut TV'nin 30 Mart 16-17 Nisan anmasına katıldım.
Saygı duruşu ile başlayan anmada şiirler okuduk, türküler ve marşlar söyledik.
Canlı yayında gösterilen anma programına katılan yüzlerce insan ile birlikte
şehitlerimizi andık. Ben de programda kendi destek açlık grevimi anlattım. 30
Mart'ta başlamanın tarihsel önemini anlattım. Kızıldere bizim doğum yerimizdir.
Oradan aldık mayamızı. Ve bugün Gökhan ve Sibel Mahirce direniyorlarsa, onlara
omuz vermek için 30
Destek açlık grevimin birinci gününü geride bıraktım.
Direnmeye devam edeceğiz! Yoldaşlarımızın haklı talepleri kabul edilene kadar
sesleri solukları olmaya devam edeceğiz!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!
3 seneyi aşkındır oturum hakları için Düsseldorf ve Köln'de direnen İlker Şahin'e 25 Mart'ta görülen mahkemede 6 ay hapis cezası verildi!
Bu ceza keyfi bir cezadır. Direnenleri caydırmaya, boyun
eğdirmeye yöneliktir. Ülkemizdeki faşizmi destekleyen Almanya Emperyalizmi,
faşizmden dolayı buralara gelmek zorunda kalan insanlara siyasi kimliğinden baz
geçmeyi dayatıyor. Vaz geçmeyenlere ise oturum iptali, imza ve sınır dayatması
gibi uygulamalarla cezalar kesiyor. Ya düşünceden vaz geçersin ya da seni
buralarda yaşatmam diyor.
Bu kabul edilemez. İlker Şahin zaten düşünceleriyle
ülkesinde yaşayamadığı için buralara geldi. İltica ve oturum hakkı Almanya'nın
bir lütfu değil, istediği gibi içeriğini belirleyemez. Düşüncesinden kaynaklı
iltica edenlerden düşünce değişikliği bekleyemez. Aksi taktirde zaten gelmesi
gerekmiyordu! İlker Şahin ve tüm direnişçilerin arkasındayız. Onların direnişi
bizim de direnişimizdir. Onları her türlü desteklemeye devam edeceğiz!
İlker Şahin Onurumuzdur!
Stuttgart Halk Meclisi
Perşembe günü saat 18:00, de pazar günü 11:00'de oynuyoruz.
Oynamak isteyen dostlarımızı bekliyoruz.
Mahir Hüseyin Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş!
Kızıldere Son Değil Savaş Sürüyor!
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!
84'ten 2022'ye Sürüyor Bu Mücadele!
Sibel Balaç Ve Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Kızıldere Son Değil Savaş Sürüyor!
Mahir, Hüseyin, Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş!