Mayıs 2021

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli

1663. gün akşam açıklamasını Cemal Öksüz yaptı.

Organize suç örgütü lideri bütün kirli çamaşırları ortaya döküyor. Bizler 1663 gündür bunları burada söylüyoruz. Onun için hapsediliyoruz, gözaltına alınıyoruz, işkence görüyoruz. Bunları söylediğimizde iktidar rahatsız oluyor. Diyoruz ki rahatsız etmeye devam edeceğiz.

Yüksel Direnişçilerine Özgürlük!

Yaşasın Yüksel Direnişimiz!

İşimizi Geri İstiyoruz Alacağız!

29 Mayıs Cumartesi günü Almanya'nın Düsseldorf şehrinde tren garında iki Alman polisi tarafından kimlik kontrolüne tutulduk. Neden kimliklerimizi istediklerini sorduğumuzda rutin kontrol dediler, aynı çantayı takmamızın dikkat çekici olduğunu söylediler... Daha sonra bir arkadaşımızın kimliğinde sorun olduğunu idda ederek bizi (3 genç) şubeye götüreceklerini söylediler. Şube'de çantalardan üstümüze kadar arayacaklarını belirttiler. Bu sırada hala neden götürüldüğümüzü nasıl bir sorun olduğunu öğrenemedik tabi ki.

İçimizdeki kadın arkadaşın (Eda) kimliği bile sorulmamışken Onursuz aramaya maruz kalacaktı. Kabul etmediğini söylediğinde zorla yere yatırarak, ters kelepçe takarak nezarethaneye götürüldü. Hepimize Onursuz Arama yapıldı. Çoraplarımıza kadar çıkardılar üstümüzü. Kadın arkadaşımıza "kadınların gücü yetmedi" bahanesiyle aramaya erkek polisler de katıldı.

Saatlerce nezarethanede tutulduk elbiselerimiz verilmedi. Eda’nın elleri saatlerce ters kelepçedeydi. Bir arkadaşımız (Azad) erkek polisin kadına müdahalesini engellemek isterken polislerin işkencesini maruz kaldı, başından ve sırtına darbeler aldı. Daha sonra o da saatlerce kelepçeli kaldı. Yaklaşık 4 buçuk saat tutulduk, işkence gördük. Avukatlarımızı bile aramamıza izin vermediler. Bıraktıklarında, direnmek ve polise mukavemetten bizden davacı olacaklarını söylediler. Neden tutulduğumuzu, kimlikte ne gibi bir sorun olduğunu sormamıza rağmen cevaplamadılar.

Tamamiyle polisin keyfiyetiydi.

IRKÇI polisler yabancı olduğumuz için bizi "şüpheli" diyerek her türlü onursuzluğu işkenceyi kendine hak görüyorlar.

Bizim o gün yaşadığımızı her gün 10larca yabancı genç yaşıyor. Sırf kara kafalı olduğumuz için kimlik kontrollerine tutuluyor, Onursuz aramalara ve işkenceye maruz kalıyoruz. Daha sonra da dalga geçer gibi bizlerden davacı oluyorlar.

Düsseldorf Polisinin Yaptığı IRKÇILIĞI, İŞKENCEYİ teşhir edelim!

Sahipsiz değiliz, birlikte güçlüyüz!

İşkence Yapmak Şerefsızlıktır!

Düsseldorf Polisi Irkçıdır- Irkçılığa Karşı Tek Çözüm Örgütlenmek Dev-Genç Saflarında Bırleşmektir!

Avrupa Dev-Genç

 

Ali Osman Köse 37 senedir devrimci olduğu için tutsak. Meşru ve haklı bir mücadeleyi savunduğu için tutsak.

Bugün 31 Mayıs 2021 zafere ulaşarak, tedavi hakkını kazanarak ameliyat oldu. Faşizm onu katletmek için ellinden gelenini denedi. Fakat Ali Osman Abi hiçbir zaman teslimiyete yeltenmeden hep direnmenin peşindeydi. Elde ettiğimiz bilgiye göre ameliyatı da başarılı geçti. Yani faşist AKP iktidarının Ali Osman Köse abimizi katletme politikalarının hepsi boşa çıktı. Halbuki başka bir doktordan edinen bilgiye göre bu boyutta bir kist’in en azından 2-3 sene gelişmesi gerektiğini belirtti. Yani faşizminin doktorları hepsi birer cellat tıpkı Koçak Mustafa’ya doktorlar tarafından yapılan işkenceler.

Ali Osman Köse Onurumuzdur!

Avrupa Dev-Genç: Sedat Peker, Süleyman Soysuz, Mehmet Ağar ve tüm faşist AKP iktidarı halk düşmanları, vatan hainleridir!

Sedat Peker isimli faşist çete artığı 2 Mayıs 2021 tarihinden bu yana yayınladığı toplamda 8 video'da faşist devletin emrinde işlediği suçların küçük bir bölümünü kamuoyuna açıklıyor. Ancak şunu baştan belirtmek gerekir ki bunu faşist AKP'ye karşı olan tutumunu ve zihniyetini değiştirdiği için değil kendi kişisel çıkar ve hesapları için, Soysuz Süleyman’ın ve Erdoğan’ın üstünde baskı kurabilmek için yapıyor. Peker'in açıklamaları her ne kadar burjuva siyasetçilerinde şok etkisi yaratsa da Dev-Gençliler için bu durum sürpriz olmadı. Çünkü biz halk çocukları olarak bu faşist devletin emperyalizmin icazeti, emri ve denetlemesi altında uyguladığı yozlaştırma politikalarını çok iyi biliyoruz. En başta uyuşturucu'ya ve yozlaştırma ya karşı verdiğimiz mücadeleden biliyoruz, verdiğimiz şehitlerden, Hasan Ferit Gedik'ten biliyoruz bu düzenin gerçek yüzünü. Uyuşturucunun vatanımıza ve mahallelerimize halkımızı uyuşturmak ve apolitikleştirmek için, yani halkımızın devrimcileşmesini önlemek için sokulduğunu çok iyi biliyoruz. Nitekim bu yozlaştırma operasyonunun başında 1990'lı yılların emniyet genel müdürü ve adalet bakanı, katil kontrgerillacı Mehmet Ağar var. Daha dün 17 bin faili meçhulün sorumlusu olan Ağar, bugün uyuşturucu ticaretinin yuvası haline gelmiş Yalıkavak Marinasının yönetim kurulu başkanlığını yapıyor. Üstelik Soysuz Süleyman aklımızla dalga geçerek bunun bir tesadüf olduğunu halka anlatmaya çalışıyor. Ancak biz halk düşmanı Mehmet Ağar sayesinde İstanbul'un dünyanın 2., Adana'nın ise dünyanın 3. en fazla uyuşturucu ticareti olan şehirleri haline geldiklerini biliyoruz! Peker ise bütün bu kirli işlerin tetikçisi olarak hem kendi cebini doldurdu hem AKP için mitingler düzenleyerek, Erdoğan’ı eleştiren milletvekillerini dövdürerek faşist iktidarın bekçiliğini üstlendi. Bu kirli, karşılıklı çıkar ilişkisinde devrimcileri katleden Soysuz Süleyman aynı zamanda Peker gibi bir çeteciye onca hizmetinin ardından polis koruması vermiş, onu yurtdışına çıkarmış. İşte faşist AKP'nin "yerliliği ve milliliği" budur; vatanını emperyalist çıkarlar uğruna uyuşturucu illetine teslim etmek! Peker şerefsizi her ne kadar kendini "vatansever" ve "gerçek solculara" karşı saygılı gösterse de onun namusumuza, vatanımıza, değerlerimize düşman olduğunu, işbirlikçi devletin gayri meşru işlerini gören bir halk düşmanı olduğunu biliyoruz.

Halkımız!

Faşist mafya devletine, uyuşturucuya, fuhuşa, kumara, katliamlara, alternatif bir düzen yaratabilmek için tek çare örgütlü mücadele etmektir! Tam bağımsız, demokratik ve sosyalist bir Türkiye için, halkımızın uyuşturucuyla zehirlenmemesi, ölmemesi için bütün gençlerimizi DEV-GENÇ saflarına çağırıyoruz!

Vatanseverler, Devrimciler Değil, Halk Düşmanı Çeteciler Hapis Edilsin!

Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!

Peker, Erdoğan, Soysuz, Ağar ve Tüm Halk Düşmanları Hesap Verecek!

Halkız, Haklıyız, Kazanacağız!

İsviçre Zürich şehrinde 29 Mayıs cumartesi günü her hafta olduğu gibi başta Grup Yorum tutsakları olmak üzere özgür tutsaklar için açtığımız çadırın başındaydık. Bildiriler dağıtarak Grup Yorum’un yaşadığı haksızlığı anlattık.

Masamız her hafta cumartesi günü 13:00 ile 17:00 arası açıktır.

Herkesi Masamızı Sahiplenmeye Çağırıyoruz.

Grup Yorum İçin Adalet İstiyoruz!

Özgür Tutsaklar Onurumuzdur!


Londra'da Halk Cepheliler olarak 'Tutsak Dev-Gençlilere 1000 Mektup' kampanyası dahilinde toplu mektup yazdık.

Pir Sultan Abdal Kültür Merkezinde toplu bir şekilde kartlar yazarak Dev-Gençlilerin hücrelerine misafir olduk.

Dev-Gençliler halkın onuru, umududur!

Dev-Gençliler tutsak edilemez!

Herkesi 1000 mektup kampanyası çerçevesinde Dev-Gençlileri sahiplenmeye, mektup yazmaya çağırıyoruz!


Ankara Direnişler Meclisi Adalet İstiyoruz Kampanyası dahilinde 28 Mayıs tarihinde KHK ile işlerinden uzaklaştırılan Yüksel Direnişçileri Mimar Alev Şahin ve Öğretmen Mehmet Dersulu’nun 4 Haziran günü Saat 10 da 28 Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek duruşmalarına

Çağrıda bulunan ve serbest bırakılmalarını talep eden duvar gazetesi Çalışması yaptı.

İşini, Ekmeğini İstemek Suç Değildir!

Yüksel Direnişçilerine Özgürlük!





30 Mayıs 2021 Cumartesi günü Almanya- Dev Gençliler olarak Almanya'nın Hamburg şehrinde Semra Ertan için düzenlenen anma etkinliğine katıldık.

Semra Ertan kimdir?

Semra Ertan Almanya'ya ilk gelen işçi ailelerinden birinin kızı. Irkçılığa karşı mücadele verdi ve şiirler yazdı. Semra Ertan 1982'de kendini Hamburg'da ırkçılığa karşı protesto amaçlı yakarak feda etti. Bu vesileyle Semra Ertan'ı anmak için düzenlenen anma etkinliğine katıldık. Anmada Semra Ertan'nın ablası ve yeğeni konuşmalarla Semra Ertan'ı anlattı. Katılım sayısı 100-150 arasıydı. Bize de söz hakkı verildi ve biz de konuşabildik. Semra Ertan'nın ırkçılığa karşı yürüttüğü mücadele karşısında saygıyla andığımızı dedik. Ve bizim ırkçılığa karşı yürüttüğümüz mücadeleden bahsettik.



Yunanistan HFG Uyuşturucuyla Mücadele ve Dayanışma Merkezi 29.05.2021 Cumartesi günü Exarchia Parkında (Exarchion Platia) saat 18:30’da seminer düzenledi.

Seminerin açılış konuşmasında Türkiye’de HFG (Hasan Ferit Gedik) Uyuşturucuyla Savaş

ve Kurtuluş Merkezinde çalışmalar yürüten arkadaşımız, HFG’nin açılışına neden ihtiyaç vardı,

Uyuşturucuya karşı nasıl mücadele edildiğini, AKP faşizminin uyuşturucuya karşı tutumunu ve

HFG’ye yapılan polis baskınlarıyla kapatılarak yerine polis karakolu yapılması anlatıldı.

Uyuşturucu ve Yozlaşmaya karşı şehitlerimiz anlatıldı.

Sınıfsal Karşı Taarruz örgütünden bir konuşmacı; Eksarhiya Mahallesini tanıyan Yunanlı bir

esnaf arkadaştı. Mahallede uyuşturucu sorununu anlattı daha önce neler yapıldığını ve

uyuşturucu sorununa karşı mücadeleye davam edeceklerini anlattı. HFG’yi bildiklerini ve takip

ettiklerini belirtti.

Üçüncü konuşmacı ise Yunanlı müzisyen bir arkadaştı. Yunanistan devletinin uyuşturucu

sorununa yaklaşımının Türkiye’dekine benzediğini belirtti. Türkiye’de devlet, mafya, uyuşturucu

ilişkisini de takip ettiklerini söyledi.

Dördüncü konuşmacı Türkiye’de Halkın Sağlıkçısı olduğu için hapis yatan arkadaşımız,

Uyuşturucudan neden kurtulunması gerektiği, tedavinin neden ilaçsız olması gerektiği,

bağımlılıktan kurtarma da izlenilen yöntemleri anlattı.

Konuşmacıların hepsi uyuşturucunun emperyalizmin halkları uyuşturma politikası

olduğuna ve uyuşturucunun halkları katletmek için kullanılan bir kimyasal silah olduğuna vurgu

45 kişinin katıldığı seminer, HFG Sinevizyon gösterisinin ardından Uyuşturucuya karşı

birlikte mücadele ve dayanışma çağrısıyla sona erdi.

 

 












 Betül, Seher ve Sevcanın Annelerinin iki haftalık uzun yürüyüşlerinin son gününde Grup Yorum olarak şarkılarımızla yer aldık Hollanda'da başlayan uzun yürüyüşe bugün Wuppertal'de ara verildi. Grup Yorum emekçileri Seher Adıgüzel ve Betül Varanın, Dev-Gençli Sevcan Adıgüzel’in anneleri iki hafta boyunca sürdürdükleri yürüyüşte AKP faşizmininim tüm adaletsizliklerini, işkencelerini, hukuksuzluklarını ve işkencelerini teşhir ettiler. AKP faşizminin tüm suçlarını şehir şehir anlatarak kızlarını asla yalnız bırakmayacaklarını ve onlar özgürce halkın sanatını yapana kadar mücadele edeceklerini haykırdılar. 

 

SEHER SEVCAN VE BETÜL'E ÖZGÜRLÜK 

DEVRİMCİLİK YAPMAK SUÇ DEĞIL GÖREVDİR

GRUP YORUM HALKTIR SUSTURULAMAZ

 







DİRENEN İŞÇİ TURAN AKTAŞ DİRENİŞİNİN 530 GÜNÜNDE ŞİŞLİ BELEDİYE'SİNE KENDİNİ

ZİNCİRLEDİ VE PANKART ASTI.

530 gündür direndi, kar, kış, soğuk, sıcak demedi. Israr ve kararlılıkla eylem alanında ve çeşitli

alanlarda direnişini sürdürdü. Turan Aktaş zafer yürüyüşünü sürdürüyor.

530 gün eylem alanına her zamankinden farklı bir eylem gerçekleştirmek için gitti. Direnişler

Meclisi'nden Hüseyin Kütük ile önceden belirlediği, belediyenin terasına doğru gittiler.

Güvenlik görevlilerine görünmeden terasa çıkıp önce önlüğünü giydi. Sonra üzerinde 'CHP işçi

düşmanlığından vazgeç İşimi Geri İstiyorum- Turan Aktaş ' yazılı olan büyük bir pankartı terastan

aşağıya doğru sallandırdılar. Turan Aktaş yanında getirdiği zinciri de kendine dolayıp uygun bir

yere kilidini taktı. Ve sonra sloganlarıyla alanı inletmeye başladılar. Direniş dostları da belediyenin

karşısındaki alandan onu sloganlarıyla desteklediler. Güvenlik görevlileri belediyenin terasına asılı

olan pankartı ancak sloganların yükselmesiyle fark edebildi. Apar topar Turan Aktaşların yanına

koşan güvenlikler eyleme müdahale ettiler. Turan Aktaş ve Hüseyin Kütük'ü pankarttan

sürükleyerek uzaklaştıran güvenlikler pankartı toplayarak polise Turan Aktaş ve Hüseyin Kütük'ü

polise ihbar ettiler. O esnada dışarıdaki direniş dostları belediyenin içine girip 'başkanla görüşmek

istiyoruz' diye diretmeye başladı. Eylemin şaşkınlığını yaşayan görevliler ancak kekeleyerek

başkanın olmadığını söyleyebiliyorlardı. İki yerde aynı zamanda eylem yapılması telaşa

düşürmüştü onları. 19 Mayıs eylemlerinin etkisi hala sürerken pankart eylemi de patron

cephesinde moral bozukluğu yarattı.

Güvenlik görevlileri direnişçileri polise teslim etti. Şişli emniyet müdürü de gelmişti. Direnişçileri

sürükleyerek gözaltı aracına bindirdiler. Direnişçiler hastane ve karakol işlemlerinin sonrasında

serbest bırakıldılar. Tekrar direniş alanına gidip video paylaşan Turan Aktaş şunları söylüyordu:

'İşimi aşımı alacağım, eşimin döktüğü gözyaşlarının hesabını soracağım, işimi geri alarak hesabı

soracağım'

Turan Aktaş ile yaptığımız görüşmede eylemi nasıl yaptıklarını anlattı:

'Hüseyin arkadaşla birlikte yola çıktık belediyenin önüne geldik. Tapu dairesinin olduğu yerde bir

rampa var terasa çıkan. Oradan rampaya çıktık, çıkarken güvenlik kulübesinin kör noktasından

çıkmaya dikkat ettik. Kulübede güvenlik olamasına rağmen ona görünmedik. Sanki pikniğe gider

gibi elimizi kolumuzu sallayarak başkanın katına (terasa) çıktık. Orada rahat rahat önlüğümü

giydim. Pankartı birlikte astık, zinciri kendime bağladım. Zincirin öbür ucunu, kancası zayıf bir yere

bağlayabildiğim için çabuk çıktı. Aşağıdaki arkadaşlarla karşılıklı olarak slogan atarak eylemi yaptık.

Sloganlarımızın sesine tüm bina kulak kesildi, üst terastan bizi izlemeye çıktılar. Güvenlikler bir

süre geçtikten sonra fark ettiler bizim orada olduğumuzu. Müdahale için geldiler ve güvenlik

müdürü, 'siz buraya nasıl güvenliğe görünmeden çıktınız' diye sordu. 'Aşağıdaki güvenlik

görevlisine tutanak tutacağım' dedi. Ben de güvenlik müdürünü uyardım. Aşağıdaki güvenlik

görevlisinin bir sorumluluğunun olmadığını, bizim ona görünmeden yukarı çıktığımızı söyledim. Ve

Müdürü sert bir şekilde uyardım güvenlik görevlisine tutanak tutmaması için. Çünkü bizim

eylemimiz bahanesiyle işinden olmasını istemedik. Güvenlikçilerden birisi müdüre 'müdürüm

aşağıyı da basmışlar orada da olay var, başkanla görüşeceğiz diye tutturmuşlar' dedi. Normalde

böyle bir programımız yoktu. Bize destek olmak için arkadaşlarımız harekete geçmişler, belediyeye

girmişler.

Bizi gözaltına almaya omuzu kalabalık Şişli Emniyet Müdürü de gelmişti. Polisini yollayacağına

kendisi gelmiş, Muammer Keskin'i bizzat sahiplenmişti. Bizi sürükleyemediler, çünkü halk vardı.

Havada hızlıca götürüp arabaya bindirdiler.

İtfaye, ambulans, polis. Neredeyse tüm devlet kurumlarını oraya yığmışlardı. Hastane ve karakol

işlemleri 5 saat sürdü. Sonrasında eylem alanına gidip söylemimizi yaptık.'

Turan Aktaş kararlılıkla eylemlerine devam ediyor. Eylem sonrası konuşabildiğimiz işçilerin

tepkilerini sizinle paylaşıyoruz:

İşçilerin tepkisi:

'Turan abi, adamı (Muammer Keskin'i) perişan ettiniz iyice'

'Helal olsun Turan abi'

'Helal olsun, aferin, bugün sana yarın bana'

'Turan abi yine İstanbul’u ayağa kaldırdın!'

Turan Aktaş işini aşını alana kadar direnmeye devam edecek. İşçi düşmanı Muammer Keskin artık

kaçacak delik arayacak. Şişli'de direnişin ve zaferin destanı yazılacak.

TURAN AKTAŞ İŞE GERİ ALINSIN!

DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ!

İŞÇİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!

 

DEVRİMCİ İŞÇİ HAREKETİ

 

 

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.