Ağustos 2025

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli


 

1- Grup Yorum Üyesi Ali Aracı Kuyu Tipi Hapishanelere Karşı Süresiz Açlık Grevinde

Ali Aracı S-R-Y Kuyu Tipi Hapishanelere Karşı 18 Şubat 2025 Tarihinde Süresiz Açlık Grevine Başladı.

Ankara- Sincan 1’Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde Sürgün Edilen Grup Yorum Emekçisi Ali Aracı Kuyu Tiplerine Karşı Süresiz Açlık Grevinin 196. Gününde!

 

2- Fikret Akar Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde Süresiz Açlık Grevinde

Özgür Tutsak Fikret Akar, Çorlu Y Tipi Hapishanesinde 31 Mart 2025 Tarihinde Başladığı Süresiz Açlık Grevinin 155.Gününde

 

4- Ümit Çobanoğlu Antalya Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde Süresiz Açlık Grevinde

Ümit Çobanoğlu Antalya Döşemealtı Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde 29 Mayıs 2025 Tarihinde Kuyu Tipi Ölüm Hücrelerinin Kapatılması İçin Süresiz Açlık Grevine Başladı.

Süresiz Açlık Grevinin 96. Gününde

 

5- Grup Yorum Emekçisi Fırat Kaya Süresiz Açlık Grevinde

Grup Yorum Emekçisi Fırat Kaya Grup Yorum ve Tüm Sanatçılara Yönelik Baskılara Ve Kuyu Tipi Tecrit Hücrelerinde Açlık Grevinde Olan Tüm Tutsakların Taleplerinin Karşılanması İçin Süresiz Açlık Grevinin 36. gününde

 

TALEPLERİ:

1- KIRIKKALE F TİPİ HAPİSHANESİNDEKİ BASKILARA SON VERİLSİN

2- GRUP YORUM VE TÜM SANATÇILARA

YÖNELİK BASKILARA SON VERİLMESİ.

3- KUYU TİPİ HAPİSHANELERE KARŞI

SÜRESİZ AÇLIK GREVİNDE OLAN

DEVRİMCİ TUTSAKLARIN TALEPLERİNİN KARŞILANMASI

 

6- TAHSİN SAĞALTICI: Kuyu Tipi Hapishanelerin Kapatılması İçin 29 Temmuz’da Başladığı Süresiz Açlık Grevinin 35. Gününde

 

7- GÜRKAN TÜRKOĞLU: Kuyu Tipi Hapishanelerin Kapatılması İçin 29 Temmuz’da Başladığı Süresiz Açlık Grevinin 35. Gününde

 

8-SEVAL ARACI: Kuyu Tipi Ölüm Hücrelerinin Kapatılması İçin 15 Ağustos’ta Süresiz Açlık Grevine Başladı Direnişinin 18.Gününe

 

9-ALİ DİLMEN:    Kuyu Tipi Ölüm Hücrelerinin Kapılması İçin 11 Ağustos’ta Süresiz Açlık Grevine Başladı Süresiz Açlık Grevinin 22.Gününde

 

KUYU TİPİ ÖLÜM HÜCRELERİ KAPATILSIN!

 


FİLİSTİN HALKININ SESİNİ HER ETKİNLİĞE TAŞIYORUZ! 

 

31 Ağustos günü Düsseldorf Alevi Kültür Derneği'nin "Yaz Şenliği" ne katılarak Filistin için masa açıldı. İsrail’in işgal ettiği Filistin de zulme direnen Filistin halkı aynı zamanda açlığa da direniyor. Çocuklarını sadece bombalarla toprağa vermiyor Filistinli analar. Açlıkla da toprağa veriyor. Açlıktan ölme pahasına teslim olmuyor kahraman Filistin halkı. 

20 Eylül Almanya'nın Berlin şehrinden başlayacak olan bir yürüyüşle  Filistin'e gidiyor Türkiyeli ve Avrupalı devrimciler. Bu yürüyüşü duyurmak için her yerde çağrılar ve çalışmalar sürüyor. Bu amaçla Düsseldorf Alevi Derneği'nin Yaz Şenliğinde de açılan masada bildiri dağıtılıp bilgilendirme yapıldı. Filistin’e gidişi duyanlardan saygı ile karşılayanlar oldu. Olumsuz karşılayan bir kişi dışında kimse olmadı.  Bildirilerden alıp kendi çevresinde dağıtacaklarını söyleyenler oldu. 

Saat 14.00 te başlayan etkinlikte saat. 15.00 te masa açıldı ve saat 18. 00’e kadar açık kaldı. Yeni insanlarla tanışılıp iletişim bilgileri alındı ve verildi. 

Çalışmaya ikisi çocuk olmak üzere beş kişi katıldı. 

 

"Filistin halkının yanında olmak için Filistin’e gidiyoruz" kampanyası çerçevesinde çalışmalar devam edecek. 

x


 


Kör Kuyunun İçinde

Bir pencere var ama pencere değil aslında,

duvara açılmış bir mezar yarığı.

Demir parmaklık üzerinde üç kat tel örgü,

gökyüzünü süzen, güneşi küf gibi boğan.

Orada nefes almak yaşamak değildir.

Orada nefes almak ölümün yavaş adımlarıdır.

Kimi susar, otuz yıl boyunca susar. Kitap yazar, şiir yazar, çıktığında “acının şairi” olur.

Kimi de susmaz, diliyle, yüreğiyle, tırnaklarıyla kazır duvarı. Şiiri, kendi kanıyla yazar ve çığlığıyla yıkar paslı zinciri.

Ama yan hücrede kırılan kemikler onun sessizliğinin içinde kırılır, açlığa yatırılan bedenler onun kaleminin gölgesinde unutulur.

Ve sonra derler ki: “Yazık ediyorlar kendilerine…”

Yazık olan, çığlıkla değil,

sessizlikle oyulan ruhtur.

Yazık olan, çürümeyi hayatta kalmak sanmaktır.

Direniş ölümü çağırmaz.

Direniş, karanlığa atılan ilk taştır.

Kuyu ne kadar derinse yankı o kadar gür çıkar.

Bir kapı dövülürse taş duvarın kalbi çatlar.

Bir beden açlığa yatırılırsa zincirlerin pası dökülür.

Ölmek kolay değil elbet.

Ama asıl kolay olan, sessiz kalıp çürümeyi şiire çevirmektir.

Zor olan, kendini ateşe yatırıp başkasının sabahına bir kıvılcım bırakmaktır.

Zor olan,

Kahramanlık değil,

insan kalmaktır celladına rağmen.

Yüreğini bir yumru gibi sıkmak, bir tohumu çatlatırcasına, taşın ortasında.

Kör kuyudan güneş doğmaz.

Ama direnmek, karanlığı yaran ilk ışıktır.

Ve her ışık,

her çatlak,

her yankı o kuyunun duvarından bir taş söker.

Belki görmeyeceksin günü, ama bir gün, o kuyu, o karanlık,

kendi çöküşünün gürültüsüyle yıkılacak.

T.C. Adalet Bakanlığı'na,

S, R, Y tipleri olarak adlandırılan tecrit hücrelerinde devrimci tutsaklara dayattığınız imha politikalarına karşı, özgür tutsakların onurlu direnişi sürmektedir. Bu direniş, bir lütuf talebi ya da mağduriyet değil, gasp edilen en temel hakların ve insan onurunun bedeni ölüme yatırarak savunulmasıdır.

Ölüm orucunda olan Serkan Onur Yılmaz ve Ayberk Demirdöğen ile süresiz açlık grevindeki Ali Aracı, Fikret Akar, Ümit Çobanoğlu, Fırat Kaya, Gürkan Türkoğlu, Tahsin Sağaltıcı, Hüseyin Özen, Ali Dilmen ve Seval Aracı'nın talepleri acil, net ve kabul edilebilir taleplerdir.

Bilinmelidir ki, tutsakların talepleri pazarlık konusu edilemez:

Tutsakların toprağa basmasını, gökyüzünü görmesini ve en insani iletişim olanaklarını dahi yok eden kuyu tipi hapishanelerdeki tecrit uygulaması derhal son bulmalıdır. Bu yapılar, teknolojinin insan onurunu aşağılamak için nasıl planlı kullanıldığının kanıtıdır ve bu saldırı kabul edilemez.

İnfaz yakma adı altında sürdürülen keyfi rehin tutma politikasına son verilmeli, gasp edilen haklar iade edilmelidir.

Serkan Onur Yılmaz'ın, kendi koşulları kısmen düzeltilmiş olmasına rağmen geride bıraktığı yoldaşları için direnişini sürdürmesi, bu mücadelenin bireysel değil, kolektif bir onur mücadelesi olduğunun en net ifadesidir.

Tutsaklarımızın saçının teline gelecek her türlü zarardan bizzat sorumlu olacaksınız. Unutmayınız ki, direnenler tarihin her döneminde onurla anılırken, zulümle anılanların akıbeti her zaman ibretlik olmuştur. Bu topraklarda yaşanacak bir can kaybının siyasi sonuçlarının ve tarihsel vebalinin altından kalkamazsınız.

Talepler derhal ve koşulsuz olarak kabul edilsin.

Gereğinin ivedilikle yapılmasını.

 

Hollanda Halk Cephesi





Yunanistan Halk Cephesi’nin dostlarından Kuyu Tipi Ölüm hücrelerine karşı başlatılan 15 günlük destek açlık grevinin 31 Ağustos Pazar günü 3. Gününde Devam Ediyor.

15 günlük destek açlık grevinde olan Ali Yücel’in 3. günü

15 günlük destek açlık grevinde olan M. Karaca’nın Harika Kızılkaya için yazdığı şiiri paylaşıyoruz.

 

Serkan Onur Yılmaz’ın Talepleri Kabul Edilsin



HALİL YAKUT, 1997’de üç çocuklu yoksul bir ailenin çocuğu olarak Hatay’da doğdu. Lise yıllarında bağımsızlık, demokrasi, sosyalizm mücadelesine katıldı. Üniversiteye hazırlandığı sırada (2015) kısa süreli tutsaklık yaşadı. Mersin Üniversitesinde okuldaki ilk haftasında (2016) tutuklandı. Daha sonra İstan­bul’da (2017, 2018, 2020) 3 farklı tutsaklık daha yaşadı.

6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli deprem­lerde Hatay’da bulunan annesinin, babasının yaşadığı ev ve iki ablasının yaşadığı evler yıkıldı. Ailesi enkaz altından çıktı. Deprem bölgesine giderek halkın dayanışmasını örgütleme faaliyetlerinde yer aldı.

Yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendiği Beton Sizin Vatan Bizim belge­selinin çalışmaları sürerken (2024) İstanbul’da tutuklandı. Sürgün edildiği Kırşe­hir Kuyu Tipi (Yüksek Güvenlikli) Hapishanesinde 100 gün süresiz açlık grevi yaptıktan sonra serbest bırakıldı. Beton Sizin Vatan Bizim belgeselini tamamladı. Belgesel yayınlandıktan sonra kurumsal sosyal medya hesabı sansürlendi.

Altı tutsaklık ve sayısız gözaltından sonra bağımsızlık, demokrasi, sosyal­izm mücadelesi vermeye devam eden yazarın “Liseliler: Biz de Varız” (2023) adlı kitabı bulunmaktadır.


Kitap Adı: Beton Sizin Vatan Bizim
Yazar Adı: Halil Yakut
Yayınevi: Boran Yayınevi
Basım Tarihi: 
Eylül 2025

 

Halkın Sesi Kütüphanesi İçin Tıklayınız

 

ÖNSÖZ

6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde iki büyük deprem oldu. Türkiye’nin beşte biri yı­kıldı. Tam 11 ilde yıkım oldu. 14 milyon insan bu depremlerden etkilendi. Ülkemizde 1,5 milyon kişi evsiz kaldı. Resmi rakamla­ra göre Türkiye’de en az 53.537 kişi öldü, 122 binden fazla kişi yaralandı. Ancak biz gerçek rakamların, açıklananın çok daha üzerinde olduğunu biliyoruz.

Halkımızın evleri başına yıkıldı. Halkımız enkaz altında kaldı. Dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum “AFAD dışın­da hiçbir koordinasyona izin vermeyeceğiz” dese de deprem­den sonra sağ kalanlar AFAD’ı göremedi. Günlerce aç, susuz, soğukta titreyerek sokakta kaldı.

GSM operatörleri kesildiği için depremzede halkın haber­leşme hakkı da elinden alınmış oldu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı kararıyla sosyal medyaya erişim engeli getirildiği için insanlar akrabalarıyla, arkadaşlarıyla haberleşemedi.

Halka mezar olan binaları inşa edip denetlemedikleri için, halkı beton-mezar binalarda yaşamaya mahkûm ettikleri için, deprem bölgesine günlerce yardımların ulaşması engellendiği için, iletişim hatları kesildiği için, sosyal medyaya erişim engeli getirildiği için halk enkaz altında can verdi.

Halk enkaz altında can çekişirken enkaz kaldırma çalışma­ları başlatıldı. Enkazlar kaldırılırken enkaz altında yaşam müca­delesi verenler de öldü. Cenazelerin vücut bütünlüğü bozuldu.

Halk; üzerinde adı bile yazmayan, numaralandırılmış tahtalar­la toplu mezarlara kepçelerle gömüldü. Cenaze hakkı, mezar hakkı yok sayıldı. Halkın kendi geleneklerine göre cenaze tö­renlerini yapması, mezarlarını kazması, sevdiklerinin mezarına bir avuç toprak atması engellendi.

Deprem bölgesinde halk aylarca su sorunu, beslenme so­runu yaşadı. Çadır, konteyner bulamadı. Tuvalet, banyo ihti­yaçlarını sağlıklı bir şekilde gideremedi. Hastane, okul, hiçbir şey bulamadı. Halk bu sorunları yaşarken “yağmacı” edebiyatı yapılarak işkence suçu meşrulaştırılmaya çalışıldı.

6 Şubat 2023 depremlerinde ve sonrasında halkın yaşam hakkı ihlâl edildi. Güvenli bir yerde yaşama hakkı ihlâl edildi. Barınma hakkı ihlâl edildi. Beslenme, giyinme gibi en temel hak­ları ihlâl edildi. Tedavi hakkı, haberleşme ve iletişim hakkı, eği­tim hakkı ihlâl edildi.

En fazla yıkım yaşanan şehir olan Antakya başta olmak üze­re birçok şehir yerle bir oldu, gerçek anlamda haritadan silindi. Mahalleler, sokaklar enkaza dönüştü. Halkın sevincini, üzüntü­sünü, acısını, öfkesini, inancını, umudunu yaşadığı memleketi yerle bir oldu. Sokaklardaki çocuk sesleri yerini acılı feryatlara bıraktı. Çocukların oyun oynadığı alanlar kana bulandı. Cadde­ler, sokaklar, koca koca şehirler ceset koktu.

Bütün bu yaşananları tarihe not düşmeye karar verdik. Tarih sınıflar mücadelesi tarihiydi. Tarihi yazan halklardı. Tam da bu yüzden halka gitmeye karar verdik. 6 Şubat 2023 depremle­rinden sonra devam eden süreci halkla birlikte yaşadık. Mik­rofonu halka uzattık; onlara depremi, devleti, dayanışmayı, sorunları, çözümü sorduk. 6 Şubat depremlerinde yıkımın en fazla yaşandığı il olan Hatay’da yıkıntıların arasında yürüyerek 21 kişiyle röportaj yaptık. Yaşadıkları koşulları gördük, tarihe not düştük. Dayanışmayı ve umudu gördük, tarihe not düştük.

Halkın bilgeliğini ve dayanışmasını gördük. Halkın birlik ol­duğunda, örgütlü olduğunda ne kadar büyük bir güç olduğu­nu gördük. Halk 230 milyon ton enkazın altından ayağa kalktı. Kendi dayanışmasını örgütledi, yaralarını sardı. Ortak yaşam kültürüyle, kolektif çalışmayla yeni bir hayatı kurabileceğini, yönetebileceğini kanıtladı.

Biz depremin altıncı ayında röportajlarımızı yaptık. Polis ta­rafından çalışmalarımıza el konuldu. Bunun üzerine depremin onuncu ayında tekrar röportajlarımızı yaptık. Bu sefer de çalış­malarımız sürdüğü sırada gözaltına alındık, tutuklandık. Kırşe­hir Kuyu Tipi (Yüksek Güvenlikli) Hapishanesinde 6 ay tutuklu kaldıktan ve 100 gün süresiz açlık grevi yaptıktan sonra tahliye oldum. Tahliye olduktan sonra tüm baskılara, gözaltılara, tu­tuklamalara, kuyu tipi hapishanelere rağmen çalışmalarımızı tamamladık.

Bugün 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden tam 2,5 yıl geçti. Yaptığımız röportajları öğrenenler şu anda deprem böl­gesinin hangi durumda olduğunu soruyorlar. Şunu söyleme-liyiz ki depremin üzerinden bunca zaman geçmesine rağmen koşullar aynı durumda. Halkın yararına tek bir adım atılmadı­ğını rahatlıkla söyleyebiliriz. Barınma, beslenme, giyinme, aç­lık, yoksulluk, işsizlik, adaletsizlik… Sorunlar büyüyerek devam ediyor.

Halkın dayanışma ruhu, adalet mücadelesi, direnme kültü­rü de yaşamaya devam ediyor. Zorluklar karşısında pes etme­me, koşullara teslim olmama ve direnme kültürünün büyüye­ceğine inanıyoruz.

Sorulacak hesap, kurulacak yeni bir hayat var!

TEŞEKKÜR

En başından beri yanımızda olan Halkın Sağlıkçıları’na, Hal­kın Gücü Komiteleri’ne, Halkın Gücü TV’ye, Grup Yorum’a, Hal­kın Avukatları’na, Halkın Mühendis Mimarları’na, Avrupa’dan dayanışma gösteren halkımıza, enternasyonal dayanışma gös­teren Yunanlı dostlarımıza, Antakya’daki halkımıza teşekkür ederiz.





Türkiye’de Kuyu Tipi Hapishaneler ’de Direniş Devam Ediyor

S.R.Y olarak adlandıran Kuyu Tipi Ölüm hücrelerinde Güneş görmeyen. İnsan sesini duymayan, İnsan yüzünü görmeyen tutsaklar Ağır tecrit koşullarına karşı, 11 devrimci tutsak bedenlerini açlığa yatırdılar, Serkan Onur Yılmaz Zaferi kazanarak Bolu F Tipi hapishanesine götürülen Serkan 11 Yoldaşın direniş taleplerini yerine getirilmesi için Açlık grevi n 260 gününde Ölüm orucuna dönüştürerek direnişin 293 gününde sürüyor.
Türkiye’de ve Avrupa ülkelerinde başlamış olduğu destek açlık grevi eylemlere bende 20 Ağustosta Cenévre Birleşmiş milletler binası önünde kurduğumuz 4 günlük direniş çadırda Destek açlık grevi eylemi 10. gününde 29 Ağustos’ta ara vererek sonlandırıyorum.


Kuyu Tipi Hapishaneler Kapatılsın

Serkan Onur Yılmaz Yaşasın

Direniş Hakdır Yaşatmak Görevdir.
Direne Direne Kazanacağız.
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Açlık Grevi Direnişimiz.


 

 



https://halkinsesiradyo.com/2025/08/30/halkin-sesi-radyoda-emekli-meclisi-turkan-albayrak-roportaji/

Halkın Sesi Radyo:

Neden Tutuklandığınızı Anlatır mısınız?

Türkan Albayrak:

Tutuklanma sebebim Kazova kooperatifinin yönetiminde bulunmamdı. Oysa asıl sebep Emekli Meclisi çalışmalarının AKP hükümetini rahatsız etmesiydi. 16 milyon emekliyi açlığa yokluğa mahkum eden devlet Emekli Meclisi’nin çalışmalarından rahatsız oldu. İstanbul’un alanlarında meydanlarında emeklileri örgütlenme çalışmaları yapıyor.  Yapılan çalışmalar emeklilerden büyük destek görüyor. AKP’nin İstanbul İl Binasına gidiliyor ve emeklilere, halka, hak almanın sokakta direnerek alınacağı gösteriliyor. Binlerce üyesi olan sendikaların binalarda açıklama yaptığı bir zamanda 60,70,80 yaşında insanlar hakları için sokakta direniyor. İşçi direnişlerinde, çevre eylemlerinde, hukuksuzluğun olduğu her alanda açıklamalar yapıyor. Ve Ankara’ya yürüme kararı alıyor. Bu süreçte önce beni daha sonrada yıllarca emekçi, emekli mücadelesinde yer almış Hasan Kaşkır’ı tutukladılar. 

Bizi tutuklayarak Emekli Meclisi’nin çalışmalarını bitirebileceklerini düşündüler. Ama Emekli Meclisi emekçileri almış oldukları kararı yerine getirdiler. Emekli Meclisi kurultayını yaptılar. Haziran ayı sonunda Ankara yürüyüşünü yaptılar. Tüm engelleme çalışmalarına rağmen 8 kez gözaltına alınan Emekli Meclisi Ankara’ya gitti. Yol boyunca baskıya, gözaltılara direnerek hak almanın direnerek, meşrulukla yürütüleceğini göstermiş oldular. 

Halkın Sesi Radyo:

Emekli meclisinin Ankara yürüyüşünden sonraki programı nedir?

Türkan Albayrak:

Ankara yürüyüşü sonrası emekli meclisi tekrar toplanarak örgütlenme çalışmaları ve eylem programı çıkaracaktır. Yola çıkarken 16 milyon emeklinin sesi olacağız diye çıktık. İnsanca yaşayacak maaş istiyoruz dedik.

Biz bu ülkenin gerçek sahipleriyiz dedik.

Sadaka değil hakkımızı istiyoruz dedik.

Ve bu taleplerimiz için mücadeleye devam edeceğiz.

Halkın Sesi Radyo:

Emekli Meclisi Olarak Taleplerinizin Kabul Edileceğini Düşünüyor musunuz?

Türkan Albayrak:

Taleplerimizin kabul edileceğini tabiki düşünüyoruz.

İnsanlık hiçbir hakkını oturduğu yerden almadı.

Birçok bedeller ödedi bundan 200 yıl önce çalışanların emeklilik hakkı yoktu. İşçiler çalışamayacak yaşa geldiklerinde ya da çalışırken sakatlandıklarında yaşayabileceği bir ücret almak için mücadele etti. Bu hakları alabilmek için dünyanın her yerinde sokaklara kanları döküldü. Bugün işçilere emeklilere bu tarih unutturulmaya çalışılıyor. Biz Emekli Meclisi olarak direnmeden bedel ödemeden hiç bir hakkın alınamayacağını biliyoruz. Mücadele edersek taleplerimizin karşılanacağını biliyoruz. Ayrıca biz sadaka değil, hakkımız olanı istiyoruz.

Halkın Sesi Radyo:

Sizin Dışınızda Emekli Sendikası Adı Altında Faaliyet Yürütenlerde Var Onlarla Bir Birliktelik Yakalamayı Düşünüyor Musunuz?

Türkan Albayrak:

Bizim dışımızda en çok üyesi olan DİSK’e bağlı Emekli Sen ve sendika kurmaya çalışan gruplar ve sol olduğunu söyleyen partilerin çalışmaları var. Bunların yönetimlerine değil kitlelerine zaten çağrı yapıyoruz ama yönetimleriyle bir birlik düşünmüyoruz. Onların bizi dahil etmeye, kendilerine katılmamızla ilgili çağrıları, çalışmaları oldu olmaya da devam ediyor. Emeklilerin sendika hakkını anayasa mahkemesi reddetmesine rağmen bu kararı AİHM’e götüren DİSK Emekli Sen’le Emekli Meclisinin birlikte olması düşünülemez. Emekli Meclisi’nin üyelerinin birçoğu memurlar sendika kuramaz dedikleri zamanda Kamu Emekçileri Cephesi’nin sokaklarda mücadele ederek memurların sendika hakkını almış kişiler. Emekli Meclisi üyeleri hak alma mücadelesinde yenmiş yenilmiş birçok deneyim elde etmiş mücadelenin meşruluk bilinciyle olacağını bilen kişilerden oluşuyor. O nedenle kendini yasalara icazete teslim etmiş emekli sendikalarının içinde, olmaz.

Halkın Sesi Radyo:

Halkımızın Emekli Meclisi Çalışmalarına Bakışı Nasıl?

Türkan Albayrak:

Halkımız Emekli Meclisi’nin çalışmalarını destekliyor, ilgiyle izliyor. Yeteri kadar emekliye ulaşamadık ama sokakta yaptığımız çalışmalarda insanların umutla imza atmaya geldiklerini adresimizi telefon numaramızı istediklerini görüyoruz. Ankara yürüyüşünde onca baskıya rağmen evlerini açması, yürüyüşe katılmasa da çeşitli destekler vermesi, halkın Emekli Meclisi’nin çalışmalarını desteklediğini gösteriyor.

Halkın Sesi Radyo:

Hasan Kaşkır Da Sizinle Aynı Durumda Tutuklandı, Onun İçin Neler Söylemek İstersiniz?

Türkan Albayrak:

Hasan Kaşkır ömrünü emek mücadelesine vermiş ileri yaşına rağmen hala mücadele eden bir arkadaşımız. Düşmanın gözünü öylesine korkutmuş ki 1 Mayıs operasyonunda gözaltına alındı ve tutuklandı. Emekli mücadelesinin yıllardır öncüsü olan Hasan Kaşkır’ın 2 Eylül tarihinde, saat 10.30’da Çağlayan 22. Ağır Ceza Mahkemesinde duruşması var. Emeklilerin, halkımızın bu mahkemeye katılmasını istiyoruz. Hasan Kaşkır’a sahip çıkmak, emekli mücadelesine sahip çıkmaktır. Orada ne kadar çok olursak o kadar güçlü oluruz. Hasan Kaşkır’ı faşizmin elinden alırız.

Halkın Sesi Radyo:

Son Olarak Bize Emekli Meclisinin İşleyişinden Bahseder Misiniz? Örneğin Kararlar Nasıl Alınıyor, Meclis Nasıl Çalışıyor?

Türkan Albayrak:

Emekli Meclisi üyelerinin oy çokluğuyla kararlar alan bir yapı tabiki belirli ilkelerle çalışır. Emekli Meclisi’nin kuruluş amacı doğrultusunda kararlar alır. Bu bizim ülkemizde yasalarla zorla engellenmeye çalışılan emekli mücadelesini meşru mücadeleyle haklarımızı istemek ve bunun için hem örgütlenmek hem de sesini dosta, düşmana duyurmak zorundadır.

Yalnızca maddi kazançlar için çalışmalar yapmaz. Nerede bir hak alma mücadelesi varsa ordadır. Bu işçi direnişidir, vatanımızın yer altı yer üstü zenginlikleri emperyalizme peşkeş çekilmesine karşı yapılan direnişlerin yanındadır. Ürettiği ürünün gerçek değerinde satmak için eylem yapan çay, fındık üreticisinin direnişlerinin yanında ve örgütleyicisidir. Ormanlarımız hiç durmadan yakılırken ses çıkarmamayı düşünemeyiz. Bir annenin çocuğunun Konya’da yağ atık tesisinde temizlik yaparken yağın içinde boğularak ölmesini görmezden gelemez. Bu yılın temmuz ayında 900 işçi çalışırken katledildi. Her gün altı işçi bu şekilde katlediliyor. Bunun içinde çocuklar ve emekli işçiler var.

AKP faşizmi her türlü hakkımıza saldırıyor. İnsan olduğumuzu unutturmaya çalışıyor, tepkisiz köleler olmamızı istiyor. Kuyu tipi hapishanelere direnenleri kapatıp öldürmeyi, delirtmeye çalışıyor, kuyu tipi hapishaneler kapatılsın diye açlık grevinde ve ölüm orucunda olan devrimcilerin dışarda sesi olacaktır.

Bugün Ankara’ya sekiz kişi yürüyor görünebiliriz. Ama milyonların umudunun adımlarıyla o yolu yürüdük.

Hiçbir sendikanın göze alamadığı bedelleri ödemeyi ödemekten çekinmeden çalışmalarımızı sürdüreceğiz. 16 milyon emekliyi örgütleyip vatanın gerçek sahiplerinin biz olduğumuzu AKP faşizmine göstereceğ

 

 



Hatay Samandağ’da kuyu tipi hapishanelere karşı 293 gündür ölüm orucunda olan Serkan Onur Yılmaz ve süresiz açlık grevinde olan özgür tutsaklar için basın toplantısı yapıldı.

30 Ağustos 2025 tarihinde Samandağ CHP İlçe Örgütü’nde yapılan basın toplantısında TAYAD’lı Aileler direnen tutsakların taleplerinin kabul edilmesi ve kuyu tipi hapishanelerin kapatılması çağrısı yaptı. TAYAD’lı Aileler adına açıklamanın okunmasının ardından kuyu tipi hapishanelere karşı 194 gündür süresiz açlık grevinde olan tutsak Grup Yorum emekçisi Ali Aracı’nın babası Yunus Aracı, 33 gündür süresiz açlık grevinde olan özgür tutsak Tahsin Sağaltıcı’nın babası Hilal Sağaltıcı ve özgür tutsak Deniz Şah’ın annesi Zeynep Şah söz alarak evlatlarının taleplerinin kabul edilmesini ve kuyu tipi hapishanelerin kapatılmasını istedi.

TAYAD’lı Aileler Adına Okunan Basın Metni Yayınlıyoruz:

KUYU TİPİ HAPİSHANELER KAPATILSIN!

ÖLÜM ORUCUNDA OLAN SERKAN ONUR YILMAZ'IN, SÜRESİZ AÇLIK GREVİNDE OLAN DEVRİMCİ TUTSAKLARIN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN!

Duvarları kuyunun dibindeymiş hissi yaratan; havalandırmanın günde bir saat düzenlenerek havanın adeta yasak edildiği; güneşin, parmak ucunun dahi giremeyeceği, tel örgülerle engellendiği, ağırlaştırılmış tecrit koşullarında tutsakları çıldırtmak, diri diri mezara gömmek istiyorlar.

F tipi tecrit hücreleriyle devrimci düşünceleri yok edemediler, kuyu tiplerini deniyorlar. Daha önce Amerika'da denenmiş, tutsaklar çıldırdığı için kapatılmış kuyu tipi hapishaneler Türkiye'de hayata geçirilmeye çalışılıyor.

Kuyu tipi hapishaneler politikası, devletin kendi yasalarını çiğnemesidir. Henüz tutuklu, ilk mahkemesinde tahliye olabilecek tutsaklara ağırlaştırılmış müebbet hapis koşulları dayatılıyor.

Kuyu tipi hapishanelerle dayatılan "tecriti ağırlaştır, yok et” politikası sadece devrimcileri değil, tüm muhalefeti, halktan her kesimi tehdit ediyor. İktidardakiler, kendinden olmayan herkese saldırıyor. “Bugün bana, yarın sana” gerçeğini kimsenin aklından çıkarmaması gerekiyor.

Devrimci tutsaklar her saldırı altında kesintisiz direniyor. Seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Kuyu tiplerinde direnen kazanıyor, başka bir hapishaneye sevki yapılıyor. Devlet, “kırk katır mı, kırk satır mı” politikasını hayata geçirirken dahi, direnenlere tek tek bedelini ödettiriyor. “Diren, kazan, bedelini öde” dayatmasıyla sakat bırakmaya çalışıyor. Ve aynı zamanda “başkası için direnme” diyor. Değerlerimize, geleneklerimize, düşüncelerimize saldırıyor.

Devrimci tutsaklar, Serkan Onur Yılmaz'ın ve Ayberk Demirdöğen'in ölüm orucu direnişleriyle bu politikayı bir kez daha boşa çıkardılar. Yoldaşlık, kendini feda; emekle, ilmek ilmek, hücre hücre bir kez daha örülüyor. Halkın erdem ve değerlerinin, devrimci düşünce ve geleneklerin tüketilemeyeceği, yok edilemeyeceği gerçeği tarihe bir kez daha not düşülüyor.

Bu toprakların evladı, Grup Yorum emekçisi Ali Aracı süresiz açlık grevi direnişinin 200'lü günlerinde. Kardeşi Seval aracı yoldaş oldu direnişine. Tahsin Sağaltıcı, başladığı direnişle Serkan Onur Yılmaz'ın sesine güç verdi.

Bizler de tutsak yakınları olarak, evlatlarımızın sesine sesimizi katıyoruz. Onların açlıklarıyla dile getirdiği gerçeği buradan bir kez de biz ifade ediyoruz:

Kutu Tipi Hapishaneler Kapatılsın!

Ağırlaştırılmış Tecrit Koşulları Kaldırılsın!

Evlatlarımızın Talepleri Kabul Edilsin!

TAYAD'LI AİLELER


Temel haklar ve özgürlükler derneği olarak bugün Almanya’nın Frankfurt şehrinde düzenlenen yürüyüşe katıldık. Yürüyüş boyunca 3 farklı dilde "Filistin’e Gidiyoruz sen de katıl" dövizlerimizi taşıdık. Yürüyüşe katılan halka hem Almanca hem Türkçe bildirilerimizi dağıtırken bir Türkiyeli teyze yanımıza gelip "lütfen bana birkaç tane daha verin bende çevremde dağıtmak istiyorum bir faydası dokunur size" diyerek bir deste bildiri de o bizden aldı ve tanıdıklarına dağıtmaya başladı. Eyleme yaklaşık 7 bin kişi katıldı ve aralıksız"Filistine özgürlük, Almanya katliama ortaktır, işgale son" sloganları atıldı. 

 

Bizlerde tekrar diyoruz ki

 

NEHİRDEN DENİZE FİLİSTİN ÖZGÜR OLACAK!













 



Kuyu Tipi Ölüm Hücrelerine Karşı Direniş Ölüm Orucuyla Devam Ediyor Serkan Ölüm Orucu Direnişinin 294. Gününde

Serkan Onur Yılmaz 31 Temmuz'da Süresiz Açlık Grevi Direnişini Ölüm Orucuna Çevirdi.

 

Ayberk Demirdöğen 11 Mart 2025 Tarihinde Başladığı Süresiz Açlık Grevini 27 Ağustos 2025 tarihinde Ölüm Orucuna Dönüştürdü Ölüm Orucu Direnişinin 173.Gününde

 

ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİ ZAFERE GİDEN YOLDUR.

Serkan Onur Yılmaz Bolu F Tipi Hapishanesi’nde ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİNE DEVAM EDİYOR.

Antalya Yüksek Güvenlikli hapishanesinde Bolu F Tipi Hapishanesine sevk oldu. Kuyu Tipi Hapishanesindeki Yoldaşları için Direnmeye Devam Ediyor.

 

Serkan Onur Yılmaz’ın Talepleri;

Kuyu Tipi Hapishaneler kapatılsın!

-Antalya Kuyu Tipi hapishanesinde olan 8 arkadaşı kuyu olmayan hapishaneye sevk edilsin!

-İnfaz yakmalar durdurulsun!

-Hak gaspları geri çekilsin!

 

 

ÖLÜM ORUCU ZAFERE GİDEN YOLDUR

KUYU TİPİ ÖLÜM HÜRELERİ KAPATILSIN



1- Grup Yorum Üyesi Ali Aracı Kuyu Tipi Hapishanelere Karşı Süresiz Açlık Grevinde

Ali Aracı S-R-Y Kuyu Tipi Hapishanelere Karşı 18 Şubat 2025 Tarihinde Süresiz Açlık Grevine Başladı.

Ankara- Sincan 1’Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde Sürgün Edilen Grup Yorum Emekçisi Ali Aracı Kuyu Tiplerine Karşı Süresiz Açlık Grevinin 195. Gününde!

 

2- Fikret Akar Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde Süresiz Açlık Grevinde

Özgür Tutsak Fikret Akar, Çorlu Y Tipi Hapishanesinde 31 Mart 2025 Tarihinde Başladığı Süresiz Açlık Grevinin 154.Gününde

 

4- Ümit Çobanoğlu Antalya Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde Süresiz Açlık Grevinde

Ümit Çobanoğlu Antalya Döşemealtı Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde 29 Mayıs 2025 Tarihinde Kuyu Tipi Ölüm Hücrelerinin Kapatılması İçin Süresiz Açlık Grevine Başladı.

Süresiz Açlık Grevinin 95. Gününde

 

5- Grup Yorum Emekçisi Fırat Kaya Süresiz Açlık Grevinde

Grup Yorum Emekçisi Fırat Kaya Grup Yorum ve Tüm Sanatçılara Yönelik Baskılara Ve Kuyu Tipi Tecrit Hücrelerinde Açlık Grevinde Olan Tüm Tutsakların Taleplerinin Karşılanması İçin Süresiz Açlık Grevinin 35. gününde

 

TALEPLERİ:

1- KIRIKKALE F TİPİ HAPİSHANESİNDEKİ BASKILARA SON VERİLSİN

2- GRUP YORUM VE TÜM SANATÇILARA

YÖNELİK BASKILARA SON VERİLMESİ.

3- KUYU TİPİ HAPİSHANELERE KARŞI

SÜRESİZ AÇLIK GREVİNDE OLAN

DEVRİMCİ TUTSAKLARIN TALEPLERİNİN KARŞILANMASI

 

6- TAHSİN SAĞALTICI: Kuyu Tipi Hapishanelerin Kapatılması İçin 29 Temmuz’da Başladığı Süresiz Açlık Grevinin 34. Gününde

 

7- GÜRKAN TÜRKOĞLU: Kuyu Tipi Hapishanelerin Kapatılması İçin 29 Temmuz’da Başladığı Süresiz Açlık Grevinin 34. Gününde

 

8-SEVAL ARACI: Kuyu Tipi Ölüm Hücrelerinin Kapatılması İçin 15 Ağustos’ta Süresiz Açlık Grevine Başladı Direnişinin 17.Gününe

 

9-ALİ DİLMEN:    Kuyu Tipi Ölüm Hücrelerinin Kapılması İçin 11 Ağustos’ta Süresiz Açlık Grevine Başladı Süresiz Açlık Grevinin 21.Gününde

 

KUYU TİPİ ÖLÜM HÜCRELERİ KAPATILSIN!

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.