Hatay Samandağ’da kuyu tipi hapishanelere karşı 293 gündür
ölüm orucunda olan Serkan Onur Yılmaz ve süresiz açlık grevinde olan özgür
tutsaklar için basın toplantısı yapıldı.
30 Ağustos 2025 tarihinde Samandağ CHP İlçe Örgütü’nde
yapılan basın toplantısında TAYAD’lı Aileler direnen tutsakların taleplerinin
kabul edilmesi ve kuyu tipi hapishanelerin kapatılması çağrısı yaptı. TAYAD’lı
Aileler adına açıklamanın okunmasının ardından kuyu tipi hapishanelere karşı
194 gündür süresiz açlık grevinde olan tutsak Grup Yorum emekçisi Ali Aracı’nın
babası Yunus Aracı, 33 gündür süresiz açlık grevinde olan özgür tutsak Tahsin
Sağaltıcı’nın babası Hilal Sağaltıcı ve özgür tutsak Deniz Şah’ın annesi Zeynep
Şah söz alarak evlatlarının taleplerinin kabul edilmesini ve kuyu tipi
hapishanelerin kapatılmasını istedi.
TAYAD’lı Aileler Adına Okunan
Basın Metni Yayınlıyoruz:
KUYU TİPİ HAPİSHANELER KAPATILSIN!
ÖLÜM ORUCUNDA OLAN SERKAN ONUR YILMAZ'IN, SÜRESİZ AÇLIK
GREVİNDE OLAN DEVRİMCİ TUTSAKLARIN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN!
Duvarları kuyunun dibindeymiş hissi yaratan; havalandırmanın
günde bir saat düzenlenerek havanın adeta yasak edildiği; güneşin, parmak
ucunun dahi giremeyeceği, tel örgülerle engellendiği, ağırlaştırılmış tecrit
koşullarında tutsakları çıldırtmak, diri diri mezara gömmek istiyorlar.
F tipi tecrit hücreleriyle devrimci düşünceleri yok
edemediler, kuyu tiplerini deniyorlar. Daha önce Amerika'da denenmiş, tutsaklar
çıldırdığı için kapatılmış kuyu tipi hapishaneler Türkiye'de hayata geçirilmeye
çalışılıyor.
Kuyu tipi hapishaneler politikası, devletin kendi yasalarını
çiğnemesidir. Henüz tutuklu, ilk mahkemesinde tahliye olabilecek tutsaklara
ağırlaştırılmış müebbet hapis koşulları dayatılıyor.
Kuyu tipi hapishanelerle dayatılan "tecriti ağırlaştır,
yok et” politikası sadece devrimcileri değil, tüm muhalefeti, halktan her
kesimi tehdit ediyor. İktidardakiler, kendinden olmayan herkese saldırıyor. “Bugün
bana, yarın sana” gerçeğini kimsenin aklından çıkarmaması gerekiyor.
Devrimci tutsaklar her saldırı altında kesintisiz direniyor.
Seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Kuyu tiplerinde direnen kazanıyor, başka bir
hapishaneye sevki yapılıyor. Devlet, “kırk katır mı, kırk satır mı”
politikasını hayata geçirirken dahi, direnenlere tek tek bedelini ödettiriyor. “Diren,
kazan, bedelini öde” dayatmasıyla sakat bırakmaya çalışıyor. Ve aynı zamanda “başkası
için direnme” diyor. Değerlerimize, geleneklerimize, düşüncelerimize
saldırıyor.
Devrimci tutsaklar, Serkan Onur Yılmaz'ın ve Ayberk
Demirdöğen'in ölüm orucu direnişleriyle bu politikayı bir kez daha boşa
çıkardılar. Yoldaşlık, kendini feda; emekle, ilmek ilmek, hücre hücre bir kez
daha örülüyor. Halkın erdem ve değerlerinin, devrimci düşünce ve geleneklerin
tüketilemeyeceği, yok edilemeyeceği gerçeği tarihe bir kez daha not düşülüyor.
Bu toprakların evladı, Grup Yorum emekçisi Ali Aracı süresiz
açlık grevi direnişinin 200'lü günlerinde. Kardeşi Seval aracı yoldaş oldu direnişine.
Tahsin Sağaltıcı, başladığı direnişle Serkan Onur Yılmaz'ın sesine güç verdi.
Bizler de tutsak yakınları olarak, evlatlarımızın sesine
sesimizi katıyoruz. Onların açlıklarıyla dile getirdiği gerçeği buradan bir kez
de biz ifade ediyoruz:
Kutu Tipi Hapishaneler Kapatılsın!
Ağırlaştırılmış Tecrit Koşulları Kaldırılsın!
Evlatlarımızın Talepleri Kabul Edilsin!
TAYAD'LI AİLELER
