Ağustos 2022

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli

Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın talepleri halkın talepleridir. İleri Kızılaltun’un talepleri Sibel ve Gökhan’ın talepleridir. Adalet için bedenlerini açlığa yatıran halkın çocuklarının talepleri kabul edilsin!

Gökhan Yıldırım Tekirdağ Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu’nun verdiği “hastanede veya hapishanede kalmasına sağlık durumu elverişli değildir” raporuna rağmen Tekirdağ Şehir Hastanesinde tutulmaktadır. Ne avukatları ile ne de ailesi ile görüştürülmemekte ve yanına bakıcı da verilmemektedir. Gökhan Yıldırım’ın başına gelebilecek her türlü olumsuzluktan Tekirdağ Şehir Hastanesi Başhekimliği ve Sağlık Bakanlığı sorumludur.

Ölüm Orucu Direnişçisi Sibel Balaç’ın Talepleri:

1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla yürütülen yargılamalara son verilmesi.

2- Keyfi şekilde uygulanan disiplin cezalarına son verilmesi.

3- Hasta tutsakların serbest bırakılması.

4- Hapishanelerdeki kitap-dergi kısıtlamalarına son verilmesi.

5- Hapishanelerde sohbet hakkının eksiksiz uygulanması.

Ölüm Orucu Direnişçisi Gökhan Yıldırım’ın Talepleri:

1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla yürütülen yargılamalara son verilmelidir.

2- Yozlaştırmaya karşı mücadele edenlere verilen cezalar iptal edilmelidir.

3- Tarafıma bu nedenle verilen 46 yıllık ceza iptal edilmelidir.

4- Halkımızın hak ve özgürlükler, adalet mücadelesi engellenmemelidir.

5- Hasta tutsaklar serbest bırakılmalıdır.

6- Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine değiştirilmelidir.

7- Tutsaklar üzerindeki baskılara yasaklara son verilmelidir.

Ölüm Orucu Direnişçisi İleri Kızılaltun’un Talepleri:

1- Dijital deliller ile gizli tanık ve itirafçı tanıklar ile yürütülen yargılamalara son verilsin

2-Hapishanelerdeki keyfi disiplin cezalarına son verilsin

3- Hapishanedeki dergi kısıtlamalarına son verilsin

4- Hasta tutsaklar serbest bırakılsın

5- Hapishanedeki sohbet hakkı eksiksiz uygulansın

6- Tarafımıza verilen hapis cezaları iptal edilmeli

7- Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine değiştirilsin

8- İnfaz yakmalar ve sürgünler son bulsun

Sibel Balaç Onurumuzdur!

Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!

İleri Kızılaltun Onurumuzdur!

Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!

Devrimci Tutsakların Talepleri Kabul Edilsin!



Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın talepleri halkın talepleridir. İleri Kızılaltun’un talepleri Sibel ve Gökhan’ın talepleridir. Adalet için bedenlerini açlığa yatıran halkın çocuklarının talepleri kabul edilsin!

Gökhan Yıldırım Tekirdağ Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu’nun verdiği “hastanede veya hapishanede kalmasına sağlık durumu elverişli değildir” raporuna rağmen Tekirdağ Şehir Hastanesinde tutulmaktadır. Ne avukatları ile ne de ailesi ile görüştürülmemekte ve yanına bakıcı da verilmemektedir. Gökhan Yıldırım’ın başına gelebilecek her türlü olumsuzluktan Tekirdağ Şehir Hastanesi Başhekimliği ve Sağlık Bakanlığı sorumludur.

Ölüm Orucu Direnişçisi Sibel Balaç’ın Talepleri:

1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla yürütülen yargılamalara son verilmesi.

2- Keyfi şekilde uygulanan disiplin cezalarına son verilmesi.

3- Hasta tutsakların serbest bırakılması.

4- Hapishanelerdeki kitap-dergi kısıtlamalarına son verilmesi.

5- Hapishanelerde sohbet hakkının eksiksiz uygulanması.

Ölüm Orucu Direnişçisi Gökhan Yıldırım’ın Talepleri:

1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla yürütülen yargılamalara son verilmelidir.

2- Yozlaştırmaya karşı mücadele edenlere verilen cezalar iptal edilmelidir.

3- Tarafıma bu nedenle verilen 46 yıllık ceza iptal edilmelidir.

4- Halkımızın hak ve özgürlükler, adalet mücadelesi engellenmemelidir.

5- Hasta tutsaklar serbest bırakılmalıdır.

6- Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine değiştirilmelidir.

7- Tutsaklar üzerindeki baskılara yasaklara son verilmelidir.

Ölüm Orucu Direnişçisi İleri Kızılaltun’un Talepleri:

1- Dijital deliller ile gizli tanık ve itirafçı tanıklar ile yürütülen yargılamalara son verilsin

2-Hapishanelerdeki keyfi disiplin cezalarına son verilsin

3- Hapishanedeki dergi kısıtlamalarına son verilsin

4- Hasta tutsaklar serbest bırakılsın

5- Hapishanedeki sohbet hakkı eksiksiz uygulansın

6- Tarafımıza verilen hapis cezaları iptal edilmeli

7- Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine değiştirilsin

8- İnfaz yakmalar ve sürgünler son bulsun

Sibel Balaç Onurumuzdur!

Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!

İleri Kızılaltun Onurumuzdur!

Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!

Devrimci Tutsakların Talepleri Kabul Edilsin!



Evlerinin rant uğruna yıkılmaması için direnen yoksul halkımıza selam olsun!

Evimizi yıkanın villasını yıkarız!

Mahalle vatandır!

Bu mahalle bizim!

Emperyalizmin yoz müzik kültürüne karşı Umudun Ritmi ile beden perküsyonu öğreniyoruz, kendi müziğimizi kendimiz yapıyoruz.

Tüm halk çocuklarına çağrımızdır:

Umudun ritmi korolarına katılın!

Anadolu'nun her tarafında umudun ritmi koroları kuralım!


Bu videomuzda Dev-Gençli Şura Başer ve Can Kaba'nın hapishanede tutsaklıkta yazmış olduğu şiirlerden derlenen ''Hücremde Sarı Yıldızım'' kitabının tanıtımını yapıyoruz.

Bütün halk çocukları şiir yazabilir, kitap yazabilir. Herkesi kitabımızı okumaya, okutmaya çağırıyoruz.



 Okmeydanı Halk Cephesi Afiş Çalışması Yaptı

Okmeydanı Halk Cephesi, “İşkence, Kayıp ve Kaçırma Politikasına Karşı Adalet Sempozyumu” afişlerinden 50 adet astı. 

Okmeydanı'nda Kitle Çalışması Yapıldı ,3 Eylül günü Nazım hikmet kültür merkezinde yapılacak olan Ayten Öztürk sempozyum için mahallede kitle çalışması yapıldı. Yapılan çalışmada toplam 100 adet bildiri dağıtıldı.

Ayten Öztürk'e Özgürlük! 


İsviçre’de 4 Çocuk Annesi Sevgi Yılmaz Ölüm Orucu Direnişçilerine Destek İçin 10 Günlük Açlık Grevine Başladı

“ Merhaba ben Sevgi Yılmaz, 4 çocuk annesiyim. Bugün Sibel, Gökhan ve İleri için 10 günlük destek açlık grevine başladım. Takdir edersiniz ki 4 çocuğu olan bir annenin, özellikle 3’ü bebek olduğunda çok fazla enerjiye ihtiyacı vardır. Ama buna rağmen çocuklarımın yüzüne bakabilmek istiyorum. Çünkü çok iyi biliyorum, bir insanın sevdiği birini kaybetmenin ne demek olduğunu. Sofradaki bir tabak eksildiğinde bir annenin neler his edebileceğini çok iyi biliyorum. O yüzden ben ilerde çocuklarımın yüzüne bakabilmek istiyorum.  Ağbileri ve ablası böyle bir direnişe başladığında, hiçbir şey yapmamış, köşede oturmuş biri olmak istemiyorum.

Gencecik insanlar adalet peşinde koşarken canlarını ortaya koydular, bütün hayatlarını ortaya koydular. Tabi ki onların da bir sürü hayali var, bir sürü isteği var. Yaşaması gereken çok güzel günleri var. İnsanların adalet için hayatlarını ortaya koymaları çok acı.

Bir anne burada üç anne, çocuğunun eridiğini gördüğü için onların hayatı için de çok kötü şeyler olabilir. İnsan olarak bana ağır geliyor onlar orada gün be gün erirken bizim burada tıka basa yemek yememiz. Hiçbir şey olmamış gibi yaşamamız. Benim kanıma dokunuyor.

Ve ben böyle bir karar aldım. Umarım diğer arkadaşlarım da böyle kararlar alırlar. Ve hiç kimse sessiz kalmaz. Üç genç yok yere heba olmuş olmaz. Hayatlarından olmuş olmaz. Çünkü burada bir irade savaşı var. Aslında istedikleri çok insani talepleri var. Karşılanmayacak talepler de değil, asla değil. Karşılamamak için direnen bir hükümet var. Bu üç gencin yok olması onlar için bir oyun haline geldi. Ben bu oyuna ortak olmanızı istemiyorum, ben ortak olmayacağım çünkü. Ailem de ortak olmayacak. Üç genç belki hayatlarından olacaklar ama biz hiçbir şey yapmamış olmayacağız onlar için. Bence çok insani, insan olan herkesin ses çıkarması gerekiyor. O yüzden ben onları destek açlık grevi ile selamlamak istiyorum. Hepinize çok teşekkür ediyorum.”

Devrim önderi Ernesto Che Guevara'nın oğlu Camillo Guevara March, dün 29 Ağustos'ta, Venezuela'dan Havana'ya yaptığı seyahat esnasında akciğer trombozundan kaynaklı geçirdiği kalp krizi sonucu trajik bir şekilde hayatını kaybetti.

Camillo, yalnızca unutulmayan bir devrimcinin oğlu olarak değil, aynı zamanda hayatını adadığı ve yorulmadan yaşatmaya çalıştığı ölümsüz komutanımız Che Guevara'nın düşüncelerinin ve kültürünün önemli bir aktarıcısı ve koruyucusu olarak tüm ezilen halkların kalbinde ve hafızasında kalacaktır.

Camillo Guevara March Ölümsüzdür! 

Che'miz tarafından kucaklandığını hissetsin. 

Tüm aile fertlerine ve yoldaşlarına, Küba halkına ve dünyanın tüm mazlum halklarına başsağlığı diliyoruz!

Anti Emperyalist Cephe

1 EYLÜL’DE MEYDANLARDA OLUP SİBEL GÖKHAN VE İLERİ’NİN SESİ OLALIM!

3 YİĞİT DEVRİMCİNİN DİRENİŞİNİ SAHİPLENELİM.

ELİMİZE DÖVİZLERİMİZİ ALIP BULUNDUĞUMUZ ŞEHİRLERİN MEYDANLARINA ÇIKIP GÖKHAN SİBEL VE İLERİ’Yİ ANLATALIM. AKP FAŞİZMİNİN ADALETSİZLİĞİNİ VE BU ADALETSİZLİĞE KARŞI DİRENEN CANLARIMIZI ANLATALIM.

1 KİŞİ 2 KİŞİ, 3-4… KİŞİ FARKETMEZ ! ONLARIN SESİNİ DUYURMAMIZ ÖNEMLİ. ADALETSİZLİĞİN OLMADIĞI YERDE BARIŞTAN BAHSETMENİN İKİYÜZLÜLÜK OLDUĞUNU GÖSTERELİM.

1 EYLÜL PERŞEMBE GÜNÜ HERKESİ UYGUN OLDUĞU SAATLERDE MEYDANLARA ÇIKALIM. ONLARIN SESİ OLALIM !

Yarın 1 Eylül Dünya Barış Günü. 1 Eylül 1939’da Hitler’in Polonya’yı işgal etmesi 2. Paylaşım savaşını başlatan en önemli olay olduğu için SSCB ve Varşova Paktını oluşturan ülkelerce 1 Eylül Dünya Barış günü ilan edilmiştir.

Bugün ise 1 Eylül unutturulmaya çalışılıyor veya özünden uzaklaştırılarak kutlanıyor. Dünyamızda halklar emperyalizmin yarattığı, açlık, sefalet, adaletsizlik ve savaşlar altında yaşamak zorunda bırakılıyor.

Ülkemizde de 1 Eylül günü beyaz güvercinlerin uçuşturulduğu sahte kutlamalarla karşılanır ancak Faşist AKP iktidarı bu kutlamalara dahi izin vermiyor, yasaklıyor, terör estiriyor, …

ÜLKEMİZDE ADALET YOK

ADALET YOKSA BARIŞ DA YOK!

İkinci Paylaşım savaşını çıkmasına neden olan ve dünyayı kan gölüne dönüştüren Hitler Faşizmini halklar nasıl yenmişse bugün dünyamızda ve ülkemizde de öyle yeneceğiz Faşizmi. Faşizm, diyalogla, müzakereyle değil direniş ve mücadele ile yenilecek! Faşizmin anlayacağı dilden savaşılmadığı sürece yapılan her şey faşizmi güçlendirecektir.

Bugün ülkemiz hapishanelerinde AKP faşizminin halka kanıksatmaya çalıştığı Adaletsizliğe karşı dişe diş bir direniş sürüyor. Sibel Balaç, Gökhan Yıldırım ve İleri Kızılaltun bedenlerini silaha dönüştürmüş faşizmin en güçlü(!) olduğu hapishanelerde direniyor. Faşizmin anladığı dilden konuşuyorlar.

1 EYLÜL’DE MEYDANLARDA OLUP SİBEL GÖKHAN VE İLERİ’NİN SESİ OLALIM!

3 YİĞİT DEVRİMCİNİN DİRENİŞİNİ SAHİPLENELİM.

ELİMİZE DÖVİZLERİMİZİ ALIP BULUNDUĞUMUZ ŞEHİRLERİN MEYDANLARINA ÇIKIP GÖKHAN SİBEL VE İLERİ’Yİ ANLATALIM. AKP FAŞİZMİNİN ADALETSİZLİĞİNİ VE BU ADALETSİZLİĞE KARŞI DİRENEN CANLARIMIZI ANLATALIM.

1 KİŞİ 2 KİŞİ, 3-4… KİŞİ FARKETMEZ! ONLARIN SESİNİ DUYURMAMIZ ÖNEMLİ. ADALETSİZLİĞİN OLMADIĞI YERDE BARIŞTAN BAHSETMENİN İKİYÜZLÜLÜK OLDUĞUNU GÖSTERELİM.

1 EYLÜL PERŞEMBE GÜNÜ HERKESİ UYGUN OLDUĞU SAATLERDE MEYDANLARA ÇIKALIM. ONLARIN SESİ OLALIM!

Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz

Yaşasın Sibel Balaç

Yaşasın Gökhan Yıldırım

Yaşasın İleri Kızılaltun

Belçika Halk Cephesi

Ülkemizde Ölüm Orucu Direnişi 250'li günleri geçti. Direnişin talepleri henüz kabul edilmezken, direniş güçlenmeye devam ediyor. İleri Kızılaltun'da ikinci ekip olarak direnişe başladı. Sağlık durumu ağırlaşan Gökhan Yıldırım hastaneye götürüldü. Tekirdağ Şehir Hastanesinde doktorlar Gökhan Yıldırım için öncelikle "Hastanede veya hapishanede kalmasına sağlık durumu elverişli değildir" raporu verdi. Adli Tıp Kurumu bunu reddetti. Aradan geçen sürede artık nasıl bir baskı ile karşılaştı ise Şehir hastanesi bu defa bu raporu değiştirdi ve "Hapishane de kalabilir" raporu verdi. Gökhan 20 günü aşkındır Tekirdağ Şehir hapishanesinde kalmaya devam ediyor. Onu gören her bir doktor, hemşire, hasta bakıcı ve tüm hastane personeli her gün eridiğine tanık olduğu halde aynı hastane Gökhan Yıldırım için "Bal, kraker, çikolata" yediğini söyleyerek talepleri kabul etmeyen iktidarın onları katletmesine ortak oluyor. Gökhan Yıldırım'ın su içtiği cam bardağı çalan insan müsveddesi Doktor olmuş ancak insan olamamış bir takım personele sahip Tekirdağ Şehir Hastanesi Gökhan Yıldırım 'ın başına gelecek her türlü soruna ortak olacaktır. Gökhan yemek yemiyor, ancak siz Mengene artıkları AKP ile birlik olmuş Gökhan'ın ömrünü yiyorsunuz. Her ölüm orucu sürecinde her gün eriyen ölüm orucu direnişçilerine faşizm aynı yalanı söyler. "Yiyorlar içiyorlar". Ama her seferinde şehitler verilir, yiyorlar dedikleri insanlar şehit düşer. Faşizm yenilir ama bu yalanı söylemekten vazgeçmez. Bu yalanı söyleyenler utanır mı? Hayır! Çünkü zaten bu yalan söyleyenlerde, ona ortak olanlarda insanlıktan nasibini almayanlardır.

Düşman, faşizm bu yalanı niye söyler? Bu yalan esas olarak kafası net olmayanlara karşı söylenmiş bir yalandır.

Birincisi, öldürmeye karar verdiğini gizlemek için yapar bunu. Zaten onun açlık grevi yapmadığını, yediğini söyleyerek sahiplenmeyi engellemek, ölüm orucunda ölüm eşiğinde olan insana güvensizlik yaymak için kafaları karıştırmaya çalışır. Yani desteği azaltmayı hedefler.

İkincisi: Direnen insanın moralini bozup onu güçten düşürüp böylece direnişi bitirmeyi hedefler.

Üçüncüsü; 250'li günleri geride bırakmış Ölüm Orucu yapan bir insan karşısında acizdir.  Artık hiçbir açıklaması kalmamıştır bu açlığı açıklamaya ve yalanları sıralamaya başlar. Faşizm bunu yapar yapmasına ancak bunu yapanlar bir sağlık personeli olduğu zaman, yeminli bir doktor olduğu zaman işler değişir. Bu yalana ortak olanların kimlikleri de önemlidir. Bir doktorun, bir sağlık kurumunun buna ortak olması halkın sağlığını emanet ettiği hastanelerin bu yalana katılması hiçbir zorlama ile açıklanamaz. Onurunu, insanın sağlığını, meslek etiği, ettiği yemini unutmaz, bu yalana ortak olmaz. Oluyorsa Gökhan Yıldırım'ın taleplerini kabul etmeyip onu katletmek isteyenlerden hiçbir farkı kalmaz. Bu yalanı söyleyen, bu raporu hazırlayan her bir doktor bu yalana ortak oluyor demektir. Tekirdağ Şehir hastanesi doktorları da bu yalandan vazgeçmeli gerçekleri açıklamalıdır. Tarih doktorların CHE gibi olanlarını da bilir. Vatanı için savaşan, emperyalizme karşı gerektiği yerde doktor ama işgal koşullarında savaşçı olanı işgal altında olan bir ülkenin sağlıkçısı olmanın aslında faşizme ve emperyalizme karşı direnmek, mücadele etmek olduğunu anlatan örnekleri de vardır. Tekirdağ Şehir Hastanesi doktorlarına sesleniyoruz

Mengeneyi Değil Che’yi Örnek Alın!

En azından meslek ahlakına sahip çıkın.  Gökhan Yıldırım yemiyor bunu biliyorsunuz ama siz bu yalanlarla onun ömründen yiyorsunuz. Bundan vazgeçin! Mesleğinize layık kararlar verin ve faşizme ortak olmayın! Gökhan'ın incecik kalmış bedenine eziyet etmekten vazgeçin! Yalanlar direnişin kararlılığı karşısında dağılır gider. Ancak siz hastalarınızın yüzüne nasıl bakacaksınız? Gökhan sizin haklarınız içinde, sizin içinde direniyor. Mesleğinizi, beyninizi, insanlığınızın kirletilmesine izin vermeyin.
Tekirdağ Şehir hastanesinin onurlu sağlık emekçilerine sesleniyoruz! Gerçekleri açıklayın! Bu yalanlarla sizin adınızı da kirletenlere karşı sessiz kalmayın! Bu yalanı söyleyenler kadar buna sessiz kalanlarda sorumludur. Buna ortak olmayın!

Gökhan Yıldırım halkın onurlu bir evladı, bir devrimci, bir direnişçidir. Talepleri yalanlarla kapatılamaz. Direnişi bitirecek tek adım taleplerin karşılanmasıdır. Bu nedenle bu haklı talepler kabul edilmelidir. Bu zaman içinde de Gökhan Yıldırım tek başına, refakatçisiz, zorla tutulduğu hastane koşullarında değil ailesinin yanında olmalıdır. Tahliye edilmelidir.

Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!

Gökhan Yemiyor, Yalan Söyleyenler Gökhan’ın Ömrünü Yiyor!

Ölüm Orucu Direnişinin Talepleri Kabul Edilsin!

Gökhan Yıldırım Derhal Serbest Bırakılsın!

Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!

Adalet İstiyoruz, Alacağız!

Almanya Halk Cephesi

 

 

 

 

 

 Türkiye Hapishanelerinde adalet için ölüm orucunda olan devrimci tutsaklar var. 250. Günlere gelen ölüm orucu direnişçilerinin taleplerini sahiplenen Yunanistan Halk Cepheliler Atina Türkiye Büyükelçiliğinin kapısının önüne tabut bıraktılar. Üzerinde Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın resimleri olan tabut eyleminin yanında Sibel ve Gökhan’ın resimleri olan kuşlamalar da yapıldı. Eylem sırasında;

Sibel Balaç Onurumuzdur!

Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!

İleri Kızılaltun Onurumuzdur!

Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!

Kahrolsun Faşizim Yaşasın Mücadelemiz! sloganları atıldı.

Büyükelçilik önünden Yunanistan polisi tarafından uzaklaştırılan eylemciler, GBT işlemi için ters kelepçe ile polis arabası ile polis karakoluna götürüldü. Yunanistan Halk Cepheliler 4 saat süren GBT işleminden sonra serbest bırakıldı.

Ölüm Orucu Direnişçilerinin Talepleri:

1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla yürütülen yargılamalara son verilsin

2- Hasta tutsaklar serbest bırakılsın

3- Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine değiştirilsin

4- Hapishanelerdeki kitap-dergi kısıtlamalarına son verilsin, sohbet hakkı eksiksiz uygulansın

5- İnfaz yakmalar ve sürgünler son bulsun, keyfi disiplin cezalarına son verilsin

6- Tutsaklar üzerindeki baskılara yasaklara son verilsin

7- Yozlaştırmaya karşı mücadele edenlere verilen cezalar iptal edilsin

8- Halkımızın hak ve özgürlükler, adalet mücadelesi engellenmesin

9- Tarafımıza verilen hapis cezaları iptal edilsin

Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın talepleri halkın talepleridir. İleri Kızılaltun’un talepleri Sibel ve Gökhan’ın talepleridir. Adalet için bedenlerini açlığa yatıran halkın çocuklarının talepleri kabul edilsin!

Gökhan Yıldırım Tekirdağ Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu’nun verdiği “hastanede veya hapishanede kalmasına sağlık durumu elverişli değildir” raporuna rağmen Tekirdağ Şehir Hastanesinde tutulmaktadır. Ne avukatları ile ne de ailesi ile görüştürülmemekte ve yanına bakıcı da verilmemektedir. Gökhan Yıldırım’ın başına gelebilecek her türlü olumsuzluktan Tekirdağ Şehir Hastanesi Başhekimliği ve Sağlık Bakanlığı sorumludur.

Ölüm Orucu Direnişçisi Sibel Balaç’ın Talepleri:

1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla yürütülen yargılamalara son verilmesi.

2- Keyfi şekilde uygulanan disiplin cezalarına son verilmesi.

3- Hasta tutsakların serbest bırakılması.

4- Hapishanelerdeki kitap-dergi kısıtlamalarına son verilmesi.

5- Hapishanelerde sohbet hakkının eksiksiz uygulanması.

Ölüm Orucu Direnişçisi Gökhan Yıldırım’ın Talepleri:

1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla yürütülen yargılamalara son verilmelidir.

2- Yozlaştırmaya karşı mücadele edenlere verilen cezalar iptal edilmelidir.

3- Tarafıma bu nedenle verilen 46 yıllık ceza iptal edilmelidir.

4- Halkımızın hak ve özgürlükler, adalet mücadelesi engellenmemelidir.

5- Hasta tutsaklar serbest bırakılmalıdır.

6- Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine değiştirilmelidir.

7- Tutsaklar üzerindeki baskılara yasaklara son verilmelidir.

Ölüm Orucu Direnişçisi İleri Kızılaltun’un Talepleri:

1- Dijital deliller ile gizli tanık ve itirafçı tanıklar ile yürütülen yargılamalara son verilsin

2-Hapishanelerdeki keyfi disiplin cezalarına son verilsin

3- Hapishanedeki dergi kısıtlamalarına son verilsin

4- Hasta tutsaklar serbest bırakılsın

5- Hapishanedeki sohbet hakkı eksiksiz uygulansın

6- Tarafımıza verilen hapis cezaları iptal edilmeli

7- Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine değiştirilsin

8- İnfaz yakmalar ve sürgünler son bulsun

Sibel Balaç Onurumuzdur!

Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!

İleri Kızılaltun Onurumuzdur!

Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!

Devrimci Tutsakların Talepleri Kabul Edilsin!

Sibel Balaç, Gökhan Yıldırım ve İleri Kızılaltun hücre hücre eriyen bedenleriyle adalet istemeye devam ediyorlar. Faşist AKP iktidarı ölüm orucu direnişçilerin meşru taleplerini kabul etmeyerek suç işlemeye devam ediyor.

Gökhan Yıldırım üç aylık infaz erteleme raporuna rağmen tahliye edilmiyor, Sibel Balaç ailesiyle görüştürülmeyerek iradesini kırmaya çalışıyor faşist AKP'nin eli kanlı cellatları. Faşist AKP bu iradeyi teslim alamaz, bu irade direniş kararı aldığı andan itibaren yenilmezliğini ilan etmiştir. Bu iradenin heybesinde Mustafa Kocakların, Helin Böleklerin, İbrahim Gökçeklerin ve Ebru Timtiklerin direnişinin gücü saklıdır. Her direniş bir öncesinin gücünü devralarak yoluna devam eder.

1 Eylül Dünya Barış Günü'nde İsviçre'de meydanlarda olacağız, ölüm orucu direnişçilerin sesi ve soluğu olmaya devam edeceğiz:

Zürih, Stauffacherplatz, saat 18-19

Basel, Claraplatz

Lüzern

Aarau

Yaşasın ölüm orucu direnişimiz

İsviçre Halk Cephesi

Gökhan Yıldırım, hasta tutsakların serbest bırakılması, tutsaklara ve halka yönelik baskıların sona ermesi için ölüm orucunda.

Günlerdir Tekirdağ Şehir Hastanesinde zorla müdahale tehdidi altında tutuluyor.

Geçtiğimiz gün, Tekirdağ Şehir Hastanesindeki mengene artığı doktorlar hazırladıkları raporda Gökhan Yıldırım'ın günde 800 kalori değerinde besin aldığını söylüyorlar.

'Bal ve krakerle besleniyor, kilo alıyor...' diyerek direnişimizi karalamaya çalışıyorlar.

Tekirdağ Şehir Hastanesi 38 kiloya düşmüş bir direnişçiyi yoğun bakımda tutarak, kimseyle görüştürmeyerek, yalan raporlar hazırlayarak suç işliyor!

Tekirdağ Şehir Hastanesi günlerce tuz bile vermedikleri, çay içtiği bardağını çaldıkları ölüm orucu direnişçisi Gökhan Yıldırım için 'yiyor' diyerek suç işliyor!

Gökhan Yıldırım hasta değil, direnişçidir. Tekirdağ Hastanesi yalanlarıyla direnişçileri taleplerinden vazgeçiremez!

Gökhan Yıldırım’ın sağlık durumu ne hapishane ne de hastane koşullarına uygun değildir. Gökhan’ın yeri ailesinin ve yoldaşlarının yanıdır. Adli tıp kurumunun önümüzdeki günlerde çıkaracağı yeni rapor da bu yönde olmalıdır!

Gökhan Yıldırım Tahliye Edilsin!

Ölüm Orucu Direnişin Talepleri Kabul Edilsin!

Avrupa Dev-Genç 




Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.