Kasım 2018

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli

Halkın Sesi Yayın Akışı
Cumartesi
07.30 Sabah Haberleri
10.00 Bir Ölür Bin Doğarız 
11.00 Şehit Anlatımı
12.00 Öğlen Haberleri
12.15 Günün Konusu
14.00 Öğlen Haberleri
14.15 Günün Konusu
16.00 Şehit Anlatımları
17.00 Gün Ortası Haberler
17.00 Günün Konusu
19.00 Akşam Haberleri
19.15 Günün Konusu
20.00 Haftanın Konusu ve Değerlendirme
22.00-24.00 Canlı İstek
https://www.facebook.com/halkinsesitv15/videos/322366258589113/?notif_id=1543629249209030&notif_t=live_video_explicit


KEZBAN ANA 125 GÜNDÜR DİRENİYOR
AKP'nin ahlaksız polisleri Küçükarmutlu Cemevi’ne baskın düzenleyip duvarlarına ahlaksızca yazılar yazarak ve Cemevi’nin içine işemişti. Yetmezmiş gibi bu alçaklığı kabul etmeyip yapılan saldırıyı basına anlatan Zeynep Yıldırım'ı da tutukladı.
Kezban ana 125 gündür "KIZIMI DEĞİL İBADETHANEMİZE İŞEYEN POLİSİ TUTUKLAYIN" diyor.
Belçika'da Liege Alevi Kültür Merkezi tam 5 haftadır her cumartesi günü saat 13.00'ten 16.00'ya kadar oturma eylemi yaparak Küçükarmutlu Cemevi’ne pisleyenlerin tutuklanıp Zeynep Yıldırım'ın serbest bırakılmasını istiyor. Kültür merkezinin lokalinde yapılan oturma eyleminin sloganı” CEMEVLERİMİZDEN ELİNİ ÇEK”
1 Aralık Cumartesi günü de devam edecek olan eyleme Anadolu Alevi Hareketi olarak her hafta olduğu gibi bu hafta da türkülerimiz ile biz de katılacağız. Tüm halkımızı duyarlı olmaya L.A.K.M.'nin devam ettirdiği oturma eyleminin 6. haftasına katılmaya çağırıyoruz.
Anadolu Alevi Hareketi



145 günüdür Köln Ossendorf hapishanesi önünde direnişimiz devam ediyor. Sonnur üzerindeki tecrit izalasyonu işkencesi kaldırılması için başladığımız direniş çadırı ayın irade ve kararlılıkla sürüyor. 14 Aralık’ta devrimci tutsak Sonnur Demiray özgürlüğü kavuşuyor. Bizler dostları yoldaşları olarak son güne kadar Sonnur yalnız bırakmayacağız.
Cumartesi Saat 15.00 de basın açıklaması yapacağız, herkesi bu açıklamaya bekliyoruz.
Adres :Rochus STR 350 Ossendorf Köln.
Saat 15 00.





"Tutsak kamu emekçileri Nazife ve Celal, hiçbir şeyin cezasını çekmiyor. Siz onlara bedel ödetiyorsunuz. İşini istemenin, ekmeğinden vazgeçmemenin bedelini ödetiyorsunuz!"
Yüksel direnişinin 752. günü öğlen açıklamasında ihraç kamu emekçileri; Öğretmen Erdoğan Canpolat, Mimar Alev Şahin ve Nüfus Memuru Nazan Bozkurt gözaltına alındı.

Sarıgazi mahallesinde AKP'nin işkenceci polisleri Hasan Kılınç ve Güven Aydın’a kimlik ve üst aramasında işkence ile gözaltına almıştır. Gözaltında ise arkadaşlarımıza küfür ve hakaretler etmişlerdir. "Sizin ne iş yaptığınızı biliyoruz bir daha ki ne böyle davranmayız" diyerek tehdit etmiştir. AKP'nin işkenceci polislerine sesleniyoruz. Bizi Bitiremezsiniz!



10. Hafta /40. Gün
Manhheim Halk Meclisi Girişimi´nden, Bruchsal´den, Odenwald´den arkadaşlar destek ziyaretine geldiler.
Oturum ve sosyal haklarımız tehdit aracı olarak kullanılmasına son verilsin!
Oturum ve sosyal haklarımı geri istiyorum!
04.05.2017' de gerçekleşen görüşme kayıtlarının açıklanmasını istiyorum!

HAKLIYIZ KAZANACAGIZ!

Die Nutzung meiner Sozialrechte und meines Aufenhaltsrechts als Drohmittel soll ein Ende finden!
Ich will meine Sozialrechte und mein Aufenthaltsrecht zurück!
Ich will das die Tonaufnahmen des Gesprächs am 04.05.2017 Veröffentlicht werden!

Schwetzingen 29.11.2018





10. Hafta / 39. Gün
Bugün destek ziyaretine Alzey Halk Meclisi, Schwetzingen´den 8 kişilik bir grup öğrenci, Schwetzingen´den Tacikistanlı, Iraklı, Türkiyeli, Alman, İranlı arkadaşlar geldi. Direnişin hafta içi ve çalışma saatlerine denk gelmesinden kaynaklı her çarşamba destek ziyaretine gelmek için koşullarını ayarlayacaklarını söylediler.
Oturum ve sosyal haklarımız tehdit aracı olarak kullanılmasına son verilsin!
Oturum ve sosyal haklarımı geri istiyorum!
04.05.2017' de gerçekleşen görüşme kayıtlarının açıklanmasını istiyorum!
HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!

Die Nutzung meiner Sozialrechte und meines Aufenhaltsrechts als Drohmittel soll ein Ende finden!
Ich will meine Sozialrechte und mein Aufenthaltsrecht zurück!
Ich will das die Tonaufnahmen des Gesprächs am 04.05.2017 Veröffentlicht werden!

Schwetzingen 28.11.2018






Tüm halkımıza çağrımızdır. Musa Aşoğlu nezdinde bir düşünce, bir ideoloji yargılanmaktadır. Ülkemizde en az 7000 yatırımıyla bilinen Federal Almanya devleti, ülkemizde işlenen her suçun ortağıdır. Unutmayalım: AKP'nin her krizinde Federal Almanya sahip çıkmıştır. En son Dolar krizinde Almanya’nın ve dünyanın en büyük bankalarından Deutsche Bank "Türkiye Cumhuriyetinin ekonomisi bizim için çok önemlidir, ekonomik sıkıntıları bizi de etkiler. O yüzden onlara her türlü yardımı sağlamaya hazırız" içeriğiyle bir açıklama yayınlamıştı. Almanya’nın Ekonomi bakanı Peter Altmaier en son Türkiye ziyaretinde "(AKP) iktidarı dostumuzdur, onları güçlendirmek için elimizden geleni yapacağız" sözlerinde bulunmuştur.

Çok açıktır ki Federal Almanya 7000 yatırımını korumak hatta çoğaltmak için, yani ülkemizdeki sömürüyü arttırmak için faşist AKP iktidarına sahip çıkmaya devam edecektir. Çünkü onlar ülkemizi sömürmek için AKP gibi işbirlikçi faşistlere ihtiyaç duyuyorlar, AKP'nin ayakta kalabilmek için zulüm uygulamasını destekliyorlar. Bu doğrultuda AKP'nin parmağıyla işaretlediği her devrimciyi, her muhalif sesi susturmaya hazırdır. Musa Asoğlu'nun tutuklanması ve yaklaşık 2 senedir tecrit edilmesi bundandır. Türkiye faşizmini desteklemek için yapıyor bunu. Çünkü devrimcilerin faşizmin sonunu getirecek güç olduğunu çok iyi biliyorlar. Berlin’i kuşatan kızıl ordudan biliyorlar. Bugün devrimcileri yargılamak isteyen Federal Almanya, yarın halkın diğer kesimlerine de el uzatacaktır. Buna izin vermeyelim.

Kanlı işbirliğini teşhir etmek için, ülkemizdeki sömürünün hesabını sormak için, bir devrimciyi emperyalizm karşısında desteklemek için Mahkeme salonlarını doldurmalıyız. Devrimcileri sahiplenmek herkesin hayatı görevidir. "ŞEHİTLERİNE VE TUTSAKLARINA SAHİP ÇIKMAYAN BİR HALK, GELECEĞİNE DE SAHİP ÇIKAMAZ" demiş ustalarımız.
Bu yüzden tüm halkımızı Musa Aşoğlu'nun duruşmalarına çağırıyoruz.

MUSA AŞOĞLU ONURUMUZDUR!
KAHROLSUN FAŞİZM VE EMPERYALİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!
DEVRİMCİLİK YAPMAK SUÇ DEĞİL GÖREVDİR!

Musa Aşoğlu'na Özgürlük Komitesi
Freiheitskomitee

28.11.2018




Devrimci Tutsak Musa Aşoğlu'nun 27 Kasım tarihinde bir duruşması oldu. Bu duruşmada Musa Aşoğlu savunmasına devam etti. Duruşmasında özellikle iddianame ve hazırlanan dosyanın içinde mevcut suçlamalara dikkat çekti. Geçmiş duruşmalarda da olduğu gibi savcılık ve heyet bu duruşmada da Musa Aşoğlu'nun savunmasına saldırmaya çalıştı, onu "sürekli tekrarlama yapmayın" ve "boş konuşuyorsunuz" sözleriyle demotive etmeye çalıştılar. Yalnız yargılanan değil emperyalizmi yargılayan Musa Aşoğlu savunmasını ısrarla okumaya devam etti, heyete ve savcılığa cevaben "siz önemli noktaların çok sözler arasında kaybolacağından endişelendiğinizi söylüyorsunuz ama her bir konuya onlarca dipnot koyulmuş. Koyan ise savcılıktır. Bu dipnotların hepsini okumak aylar alır. Oysa her dipnot bana karşı mesnetsiz suçlamaların sözde delili oluyor. Ben bu sözde delillere cevap vermezsem düpe düz bir yalan gerçek olarak kayıtlara geçecektir, buna izin veremem" dedi.
İDDİANAME POLİS TARAFINDAN HAZIRLANDI
Musa Aşoğlu savunmasının bu haftaki bölümünde iddianamedeki birçok maddenin doğrudan Türkiye Siyasi Polisi tarafından hazırlandığına dikkat çekti. Bir örnek olarak söz konusu örgütün yazılış şeklinden bahsetti. Türkiye'de "Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi" Siyasi Polis tarafından "DHKP/C" şeklinde, yani eğik çizgi ile yazılır. "İddianamenin bazı bölümlerinde tire ile yazılmış olan örgüt ismi, diğer bölümlerde eğik çizgi ile yazılmıştır. Burada doğrudan Türkiye TEM ekiplerinin imzası belli oluyor" dedi. Almanya ve Avrupa’ya ilişkin bölümlerde ise keza öyle olduğunu, iddianamenin hemen tümü BKA, yani Almanya Federal Polisi tarafından, özelinde ise sadece tek bir memur tarafından yazılmıştır. Bu memur ise davanın tanığı olarak daha önceki duruşmalara katılan Seifner isimli BKA memurudur.
SAVCILIK HAZIRLADIĞI İDDİANAMEYİ OKUMAMIŞTIR
Musa Aşoğlu savcılığa hitaben "siz sözde kendi hazırladığınız iddianameyi ve dava dosyalarını okumadınız. Okumaya gerek duymadınız çünkü BKA sizin için her şeyi önceden hazırlayıp yazmıştır. Yazılanlar ise tek bir polis tarafından yazılmış, bu polis ise yazdığı konulardan yıllar sonra göreve başlamıştır. İddianameyi ve dosyayı dipnotlara boğarak okunulmamasını istemiş, okunulmayarak mesnetsiz yalanların gerçek kabul edilmesini hedeflemişsinizdir."
DURUŞMALAR DEVAM EDİYOR
Tüm halkımıza çağrımızdır. Musa Aşoğlu nezdinde bir düşünce, bir ideoloji yargılanmaktadır. Ülkemizde en az 7000 yatırımıyla bilinen Federal Almanya devleti, ülkemizde işlenen her suçun ortağıdır. Unutmayalım: AKP'nin her krizinde Federal Almanya sahip çıkmıştır. En son Dolar krizinde almanyanın ve dünyanın en büyük bankalarından Deutsche Bank "Türkiye Cumhuriyetinin ekonomisi bizim için çok önemlidir, ekonomik sıkıntıları bizi de etkiler. O yüzden onlara her türlü yardımı sağlamaya hazırız" içeriğiyle bir açıklama yayınlamıştı. Almanya’nın Ekonomi bakanı Peter Altmaier en son Türkiye ziyaretinde "(AKP) iktidarı dostumuzdur, onları güçlendirmek için elimizden geleni yapacağız" sözlerinde bulunmuştur.
Çok açıktır ki Federal Almanya 7000 yatırımını korumak hatta çoğaltmak için, yani ülkemizdeki sömürüyü arttırmak için faşist AKP iktidarına sahip çıkmaya devam edecektir. Çünkü onlar ülkemizi sömürmek için AKP gibi işbirlikçi faşistlere ihtiyaç duyuyorlar, AKP'nin ayakta kalabilmek için zulüm uygulamasını destekliyorlar. Bu doğrultuda AKP'nin parmağıyla işaretlediği her devrimciyi, her muhalif sesi susturmaya hazırdır. Musa Asoğlu'nun tutuklanması ve yaklaşık 2 senedir tecrit edilmesi bundandır. Türkiye faşizmini desteklemek için yapıyor bunu. Çünkü devrimcilerin faşizmin sonunu getirecek güç olduğunu çok iyi biliyorlar. Berlin’i kuşatan kızıl ordudan biliyorlar. Bugün devrimcileri yargılamak isteyen Federal Almanya, yarın halkın diğer kesimlerine de el uzatacaktır. Buna izin vermeyelim.
Kanlı işbirliğini teşhir etmek için, ülkemizdeki sömürünün hesabını sormak için, bir devrimciyi emperyalizm karşısında desteklemek için Mahkeme salonlarını doldurmalıyız. Devrimcileri sahiplenmek herkesin hayatı görevidir. "ŞEHİTLERİNE VE TUTSAKLARINA SAHİP ÇIKMAYAN BİR HALK, GELECEĞİNE DE SAHİP ÇIKAMAZ" demiş ustalarımız.
Bu yüzden tüm halkımızı Musa Aşoğlu'nun duruşmalarına çağrıyoruz.
MUSA AŞOĞLU ONURUMUZDUR!
KAHROLSUN FAŞİZM VE EMPERYALİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!
DEVRİMCİLİK YAPMAK SUÇ DEĞİL GÖREVDİR!
Musa Aşoğlu'na Özgürlük Komitesi
Freiheitskomitee
28.11.2018


Almanya’nın Hamburg Yüksek Mahkemesi’nde süren devrimci tutsak Musa Aşoğlu’nun davası devam ediyor. 27 Kasım günü görülen davada Aşoğlu savunmasına devam ederek, Alman devletinin, Alman İstihbarat, Almanya Anayasa Koruma Örgütü’nün ve Türk polisinin yaptıkları iş birliği sonucu görülen davadaki usulsüzlükleri gözler önüne serdi. 30 Kasım günü görülmesi gereken dava ise ertelenerek 6 Aralık günü saat 10.00'a alındı.
Almanya’nın Hamburg eyaletindeki Hamburg Yüksek Mahkemesi’nde devrimci tutsak Musa Aşoğlu’nun davası 27 Kasım günü saat 10.00’da başladı. Musa Aşoğlu; görülen davanın, Alman devletinin, Alman İstihbaratı, Almanya Anayasa Koruma Örgütü’nün ve Türk polisinin yaptıkları işbirliği sonucu yalan ve gerçek dışı belgeler ile varsayımlar üzerine kurgulandığını vurguladı. Aşoğlu, saat 16.00’ya kadar süren savunması boyunca iddialara madde madde, tarih, yer ve konulara açıklık getirerek cevap verdi. Musa Aşoğlu’nun bu denli net bir şekilde açık örneklerle mahkeme heyetinin karşısında savunmasını yapmasını savcıyı rahatsız etmiş olacak ki sık sık konuşmasını kesmeye çalıştı. Bunun üzerine Musa Aşoğlu, savcıya dönerek, “Eğer sizin iddialarınız varsa, benimde bu iddialara karşı savunma hakkım var. Neden bundan rahatsız oluyorsunuz? Neden konuşmamı kesiyorsunuz? Savunma hakkımı elimden alamazsınız. Bunu ilk kez yapmıyorsunuz. Bu koşullarda nasıl savunma yapmamı bekliyorsunuz. Sizin önceden belirlediğiniz cezayı açıklayın o zaman, konuşmayalım!” şeklinde tepkisini dile getirdi. Musa Aşoğlu’nun iki avukatı da söz alarak dava hakiminin sürekli müvekkillerine müdahale etmesine tepkilerini gösterdiler ve bu şekilde savunma yapılamayacağını vurguladılar. Bunun üzerine Hakim tekrar Aşoğlu’na dönerek, “savunmanıza devam edebilirsiniz” dedi. Musa Aşoğlu; tek tek ve madde madde ele aldığı iddialara cevap vererek şunları söyledi;
“Bu davanın iddianamesinde şunu görüyoruz ki, iddialar var, söylemler üzerine raporlar var, varsayımlar üzerine kurgular yapılıyor. Türk polisinin hazırladığı 1 Nisan davasında kullanılmış olan raporlar Alman istihbaratına veriliyor. Aynı şekilde bu davalarda Türk polisinin sunduğu belge ve dosyalar kullanılıyor. Bu ne biçim bir acizliktir. Bu mahkemede ne adalet ne de hukuk işleniliyor. Siz bu davanın Hakimi olarak gerçekten de bu davadaki iddianameye göz atsaydınız, inceleseydiniz bu şekilde davranılmazdı! Anayasa Koruma, Türk polisi ile iş birliği yaparak gerçek dışı belgelerle rapor hazırlayarak önünüze getiriyor ve siz incelemeden imzalıyorsunuz. Bu şekilde yargılanma yapılamaz. Bu dava baştan sona kadar hukuksuzlukla adaletsizlikle varsayımlarla ve gerçek dışı belgelerle donatılmıştır. Söz konusu ismi geçen şahitlerin buraya getirilmesini istiyorum. Alman devletinin 2013 yılında Köln şehrinde Yürüyüş dergisine yönelik yapılan baskının ardından başlattığı Almanya’da Yürüyüş dergisine yönelik baskılar ve yasaklama girişimleri basın özgürlüğüne yönelik bir ihlaldir. Bu konuda Alman devletine dava açacağım. Baskında alınan belgelerle derginin parasının sadece maatba ve giderlerini karşıladığını kanıtlamaktadır. Buna rağmen Alman devleti ve istihbarat örgütünüz gerçek dışı iddialarla dergi satımından büyük bir gelirin sağlandığını aktarmaktadır. Bunun kanıtlarını istiyorum. Yürüyüş dergisine yönelik uyguladığınız baskılarla Erdoğan’ın rejimini de geri bırakmaktasınız. Grup Yorum konserlerinin bilet ve konserlerinde büyük gelir elde edildiğini iddia ediyor istihbarat görevlileri. Yapılan konserlerden büyük bir gelir sağlanmıyor. Konserlerin tek amacı kültürel faaliyetler kapsamında düzenleniliyor ve sadece gelen gelir ile masraflar karşılanılıyor. Bunun kanıtlarının gösterilmesini istiyorum. Neye dayandırılarak bu tür iddialar konulmaktadır bu davaya? Anadolu Federasyonu’nun yaptığı tüm faaliyetler Almanya’da yasal ve dernekler kanununa göre yapılmıştır. Ancak Alman devletine karşı Türkiyeli göçmenleri korumak ve örgütlemek amacıyla yapılan faaliyetler söz konusu olunca Alman devletini bu durum rahatsız etmiştir. İnsanlarımız sırf ırkçılığa karşı örgütlenme yaptıkları, konser düzenledikleri için yıllara varan cezalarla cezalandırıldılar. Hukuk bu mu? Sizin adaletiniz insanlık suçu olan faşizme karşı mücadele eden insanlara ceza yağdırmak mı? DHKC tarafından 1999’da Dayı’mızın yaptığı açıklamanın ardından herhangi bir şiddet içeren eylemde bulunulmamıştır. Ancak Almanya Anayasa Koruma Örgütü sık sık iddialarda bulunarak hareketimizi kriminalize etmeye çalışmaktadır. Bu konudaki belgelerin bu dava dosyasına eklenmesini istiyorum. Ancak ekleyemezsiniz çünkü böylesi bir belge yoktur. Söylemleriniz ve iddialarınız gerçek dışı ve sadece sizin varsayımlarınız üzerine kurulu bir kurgudur. Bundan dolayı belgeleri yoktur…”
Saat 16.00’da son bulan duruşmaya 30 Kasım günü devam edilmesi gerekiyordu. Hakim gerekçelerde bulunarak 30 Kasım günü görülmesi gereken duruşmanın 6 Aralık günü saat 10.00’na ertelendiğini duyurdu. 3 Aralık 2016 yılında gözaltına alındığından bu yana tecrit koşullarında tutulan Musa Aşoğlu’nun moralinin iyi olması ve davayı izlemeye gelen kitleye gülümseyerek selam vermesi direnmeden hiçbir hakkın elde edilemeyeceğini göstermekteydi.
Musa Aşoğlu Özgürlük Komitesi ile yaptığı açıklamada “Hukuksuzluğun diz boyu olduğu bu davada Alman devleti devrimcileri tutuklayarak varsayımlar üzerine belgesiz kanıtsız yargılamaya çalışıyor. Ancak Musa Aşoğlu’nun yaptığı savunmada da olduğu gibi adaletsizliğe karşı adaleti yine devrimcilerin sağlayacağını görmekteyiz. Almanya’da örgütlenmemiz, ırkçılığa karşı olmamız, halkımızın kültürü değerlerini yaşatmamız için konser düzenlememiz suç sayılmaya çalışılıyor. Asıl suçu şu an Alman devleti işlemektedir. Bu davanın iptal edilmesi gerekiyor. Musa Aşoğlu’nun derhal salıverilmesi gerekiyor. Alman devleti adaletsizliğine son vermelidir. Tüm halkımızı bu davayı sahiplenmeye çağırıyoruz. Gelin, Musa Aşoğlu’nun Alman devletini nasıl yargıladığını, gerçek dışı iddialarını nasıl çürüttüğünü görün.”


28. Kasım Çarşamba günü saat 10:30’da çadırımızı açtık. Üzerimizdeki baskıların kaldırılmasını ve oturum haklarımızı geri vermesini istediğimiz için Duesseldorf’taki İçişleri Bakanlığı önünde haftada 3 gün çadır açıyoruz. Bu çarşamba da saat 13.00’da açıklamamızı yaptık.  Çadırda hem bildiri hem de bu konuyu protesto etmek için imza topluyoruz.
Çadırımız pazartesi, salı, çarşamba 10:30 'dan 14:00’e kadar açıktır.

Çadırın 143 ve 144. günleri
Köln Ossendorf hapishanesi önünde çadırımızı açmaya devam ediyoruz.
Sonnur Demiray dışarıya çıkana kadar hapishane önünde olmaya devam edeceğiz. 14.Aralık’da çıkacak arkadaşımız yoldaşımızı bu direniş çadırında karşılayacağız. Yaklaşık 5 aydır çadırımız açık aynı irade ve sabırla tutsağımız Sonnur’u sahiplenmeye devam ediyoruz. Herkesi bu konuda duyarlı olmaya çağırıyoruz.  5,5 yıl ceza alan arkadaşımızı son güne kadar sahiplenmeye devam ediyoruz   hapishane idaresinin tutumun protesto etmeye devam edeceğiz.
Her Cumartesi Saat 15 00 De Basın Açıklaması Yapıyoruz. Bu Açıklamaya Arkadaşlarımız Yoldaşlarımızı Bekleriz.
SONNUR DEMİRAY ONURUMUZDUR!
DEVRİMCİ TUTSAKLAR ONURUMUZDUR!
SONNUR DEMİRAY YALNIZ DEĞİLDİR!







27. 11 2018 Direnişin 85. Günü işkenceyle 52. Kez gözaltına alındım.
28. 11. 2018 Direnişin 86. Günü 53. Kez işkenceyle gözaltına alındım. Gözaltı çıkışımda Ali Bircan vardı beni yağmurun altında Tarabya karakolunun önünde bir saat bekledi. Ali’nin bir dolu rahatsızlıkları var başka biri olsa evinden çıkmaz o haftanın bir günü muhakkak benim gözaltı çıkışıma geliyor.
Gebze’de Anadolu otoyolun inşasında çalışan işçiler viyadükün altında katledilmiş sayıları bilinmiyor. İnşaatın adı kolin bu isim binlerce canımızın katili her yerde önümüze çıkıyor. Soma, Üçüncü hava limanı ve şimdide Anadolu oto yolu bu nasıl bir zulüm. Hakkını arayınca gözaltı tutsaklık, aramayınca ölüm. İşçiler sokakta her yerde bir direniş var. Gebze, Adana, İstanbul, Bursa işten atılıyoruz niye maaşımıza zam istiyoruz, Anayasada yazan sendikal hakkımızı istiyoruz, en insani çalışırken katledilmek tahta kutularının bizi ısırmasına engel olmak için direniyoruz. Kar hırsı öyle sarmış ki insan canının hiçbir önemi yok.
DİSK’in Başkanı Arzu Çerkezoğlu Gebze’de katledilen işçiler için açıklama yapmış. Arzu hanım; arabanın parasını şoförün parasını biz ödüyoruz. Katledilen işçilerin hala göçük altında cesetleri dururken neden orda değilsin, daha önemli ne işin var. İşçi sendikası başkanının önemli işi nedir? Devrimcileri linç ettirmek için topladığınız işçileri Gebze’ye neden çağırmıyorsunuz. Mafya bozuntusu Lastik -İş Başkanının cenazesine koşa koşa gittin birde açıklama yaptın.  Biz sizin yapmanız gerekenleri yapıyoruz sokaklarda faşizme karşı direniyoruz. Gözaltına alınıyor tutuklanıyoruz. Utanmıyorsunuz geceleri nasıl uyuyorsunuz? İnsan içine çıkamaz oldunuz. Çekilin önümüzden çok yakındır işçiler çekip alacak sizi o koltuklardan. AKP hükümeti ne kadar suçluysa siz bir o kadar suçlusunuz.




Gençlik ve Güvenlik Komisyonu
- Gençlik ve Güvenlik Komisyonu her hafta olduğu gibi mahalle genelinde gerçekleştirdiği devriyelerini sürdürüyor.   22 Kasım Perşembe günü gerçekleşen ve havanın çok yağışlı olmasından kaynaklı kısa tutulan devriyeye toplam 8 kişi katılım gösterdi.
Kadın, Aile ve Dayanışma Komisyonu
Kadın, Aile ve Dayanışma Komisyonu aile içi sorunları çözüme kavuşturuyor.
- Baba- Oğul arasında yaşanmakta olan Savcılıkça uzaklaştırma kararına kadar vardırılan bir sorun diğer aile üyelerinin de katılımıyla çözüme kavuşturuldu. Durum belirli aralıklarla denetleniyor.
- Anne- Oğul arasında yaşanmakta olan şiddete varan bir sorun ise yine komisyon üyeleri anne oğul arasında gerçekleşen 17-24 Kasım arasında yapılan görüşmelerle çözüme kavuşturuldu. Durum belirli aralıklarla denetleniyor.
Çözüm Komisyonu
Çözüm Komisyonu, düzenin mahkemelerine sirayet ettirilse yıllarca süreceği aşikar sorunları kısa zamanlarda çözüme kavuşturmaya devam ediyor.
- Bir işyerinde yaşanan 'işyeri sahibi- işçi' arasında yaşanan önemli bir sorun için çözüm toplantısı yapılmıştır.  Sorunun çözümü 7 Kasım Çarşamba günü tarafların ailelerininde çağrıldığı bir düğün salonunda tartışmaya açılmıştır. Yaklaşık 2 saat süren çözüm toplantısında taraflar konuyla ilgili tek tek söz alıp görüş belirtmiş, üzerinde tartışılmıştır. Dolayısıyla konu edilen sorun ailelerin azami rızaları alınmak suretiyle tatlıya bağlanarak çözüme kavuşturulmuştur.
HALK MECLİSLERİ HALKIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN KURULMUŞ ÖRGÜTLENMELERDİR!
OKMEYDANI HALK MECLİSİ


Berkin Elvan’ın vurulmasının üzerinden 1990 gün geçti tek bir fail tutuklanmadı.
Sekizinci duruşması Çağlayan adliyesinde bugün görülüyor.  Bilirkişi raporu dosyaya gelmedi tanık dinleniyor.
Dinlenen tanıklar, sanık Fatih Dalgalı’nın ekip arkadaşları Fatih Dalgalı’yı tanıyorlar. Ama görüntülerde hiçbiri benzetemedi.
Berkin Davası'nda tanık olarak dinlenen polis Taner Yirik: "Robokop polisi olarak görevliydim, görüntülerdeki kişiyi Fatih abiye benzetemedim, kimseye benzemiyordu" "Grup halinde hareket ediyorduk, Fatih abiden hiç ayrılmadım"
Berkin Elvan duruşmasında, sanık Fatih Dalgalı’nın grup şefi Yusuf Uyanık tanık sıfatıyla: “Ben Fatih Dalgalı’yı tanıyorum, grup şefi olarak görev yapmaktaydım, grup komiserimizden talimat alıyorduk ama ismini hatırlamıyorum.
Uyanık: Fatih Dalgalı'yla birlikte çalıştık ama ne yapardı hatırlamıyorum. Çok uzun zaman geçti. Videoları duruşmadan önce izledim, fotoğraflara baktım Dalgalı'ya benzetemedim.
Uyanık: Berkin Elvan'ın vurulma anı bizim için her zamanki gibiydi. Hatırlamıyorum komiser orada mıydı, talimat verildi mi. O günkü emir neydi hatırlamıyorum. Grup şefi kimdi hatırlamıyorum.
Tanıklardan Ali Çiçek:” 15-16 Haziran 2013 tarihinde Okmeydanı’nda içeriye girmeden görev yaptık. ZET silahını yere doğru sektirerek sıkıyorduk, havadan nadir atardık. Ben o gün ZET silahı kullanmadım. Ben Fatih Dalgalı’yı hiç görmedim tanımıyorum.”
Av. Çiğdem Akbulut "Biz bu polislerin ifadelerine inanmıyoruz Adli Tıp ısrarla rapor göndermiyor biz özel kurumdan yapalım diyoruz buna da güvenlik engel oluyor. Biz önümüze atılan Fatih Dalgalı'nın yargılanmasıyla yetinmiyoruz diğer polisler yargılanmalı.
Av. Çiğdem Akbulut” Tahir Elçi’yi anarak başlamak istiyorum. 3 sene önce bugün öldürüldü. Her iki dosyada da görüyoruz ki devlet, katilleri koruyor.
Bugün dinlediğimiz polis memurlarını görüntüler yalanlıyor ama onlar da birbirlerini yalanlıyorlar.
Bugün benim kulağımı tırmalayan bir tanık beyanı vardı Tanık Tarık devamlı olarak Fatih Dalgalı’dan “abim” diye bahsetti.
Grup dağılmazdı dediler. Ama biz ZET silahçılarının daha önce gruptan ayrılarak görev yaptığını dinledik.
Bir grup şefi dinledik ki ne zetçisini ne de kalkancısını tanıyor.
Bir tanık da biz yerden ateş ederdik dedi. Hangisine inanalım çelişkili ve birbirini yalanlayan beyanları var. Bilimsel rapor istiyoruz bir türlü dosyaya gelmiyor.
Av. Çiğdem Akbulut: O emri veren Hanbaloğlu da ileten şef Yusuf Uyanık da bu dosyanın sanığı olmalıdır. Her celse tanıklar ile birlikte dosyaya yeni delil girmesine rağmen şanının tutuklanması yönünde bir karar verilmedi.


Almanya-Düsseldorf İçişleri Bakanlığın önünde eylemimize devam ediyoruz. 4 Haftasındayız. İçişleri Bakanlığının talimatıyla Yabancılar Dairesi oturumlarımıza el koymuştur. Gerekçe güvenlik sorularına cevap vermeyişimizdir. Politik ilticacı olmamız nedeniyle bizden ihbarcı yaratmaya çalışıyorlar. İstedikleri her şeyi bize yaptırmayı hedefliyorlar, bizler dayattıkları budur. Bundan kaynaklı bizlere baskı uyguluyorlar. İmza dayatması, bulunduğun şehir terk etme diye. Hiçbir baskı bize boyun eğdiremez.
İmza Dayatmasına Son!
30.km Sınır Tanmıyoruz!
Baskılar Bizi Yıldıramaz!







Bugün bir taksici müşterilerinin kendilerine bir süredir belediye veya saray önü yerine "Direniş alanında (Widerstandsplatz) geçecek miyiz?" sorusunu yönelttiklerini anlattı. Genelde merak edilen bir gelişmenin olup olmadığı yönünde ve ziyarete gelenler, yolda geçenler sonuç ile ilgili tahminlerini paylaştılar.
Oturum Ve Sosyal Haklarımız Tehdit Aracı Olarak Kullanılmasına Son Verilsin!
Oturum Ve Sosyal Haklarımı Geri İstiyorum!
04.05.2017' De Gerçekleşen Görüşme Kayıtlarının Açıklanmasını İstiyorum!
HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
Die Nutzung meiner Sozialrechte und meines Aufenhaltsrechts als Drohmittel soll ein Ende finden!
Ich will meine Sozialrechte und mein Aufenthaltsrecht zurück!
Ich will das die Tonaufnahmen des Gesprächs am 04.05.2017 Veröffentlicht werden!
Schwetzingen 27.11.2018




1.                  Gün (24.11.2018)
Sabah saat 10.00 da kahvaltı masasına oturduk. Diğer evlerde kalan aileler de sabah 09.30 gibi kahvaltı yapacağımız eve gelmişlerdi. El birliği ile kahvaltıyı hazırladık.
Saat 12.30 civarı Eskişehir’ in ünlü parkını görmeye gittik. Çok güzel sonbahar manzaraları eşliğinde etrafı park düzenlemelerini gezdik. Anadolu tarihinden kahramanların Nasrettin hocanın heykelini Nuh‘un gemisinin temsili mimarilerini gezdik. Yol uzundu. Eskişehir’deki ailelerimizden birinin kızı için masal şatosunda masal dinlemek için yola koyulduk bir kısmımız. Diğer kısmımızda hayvanat bahçesi ve su altı dünyasını gezdi. Şansımıza hava da oldukça güzeldi.
Tüm gün gezdikten sonra akşam yemeği için yine kahvaltı yaptığımız eve geldik. Yemeğimizi el birliği ile hazırlayıp yedikten sonra büyük ailemizle nasıl tanıştığımız anlatıldı. Sonrasında aile komitelerinin ve meclislerin önemi üzerine bir sohbetimiz oldu. Ailelerimizin deneyimleriyle birlikte bunun nasıl oluşturulacağı ve tutsak ailelerinin TAYAD içerisinde nasıl daha etkin çalışma yapacağı üzerine geniş bir sohbet programı gerçekleştirildi.

2.                  Gün(25.11.2018)
Sabah saat 09.00 da Eskişehir deki ailelerimizden birinin evine kahvaltı yapmak için misafir olduk. Ev sahipleri bizi çok güzel karşıladı. Tüm olanaklarını seferber edip güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra sohbet günün güncel haberlerinin verilmesiyle başladı.
Saat 11.30 civarında ise Eskişehir ‘in meşhur hamamları ve kaplıcalarına gitmek üzere yola koyulduk. Kısa bir çarşı yürüyüşünden sonra gideceğimiz hamama vardık. Çıkışımız öğleden sonra 14.00’ü buldu. Daha sonra bizi evinde ağırlayan ailede öğlen ve akşam yemeği için buluştuk. Hamsi tava ve salata ile yemeğimizi yedikten sonra kısa bir dinlenme molası verdik. Daha sonra Eskişehir ‘in Büyükşehir Belediye tiyatrosunda bir oyun izlemek için tiyatroya geldik. Bernarda Alba’nın Evi adlı bir oyun izledik. Oyun anneleri tarafından çok katı şekilde eve kapatılmış 4 kız kardeşin yaşadıklarını anlatıyordu. Tek perdelik bir oyundu. Bundan sonra arabamızda oyunu değerlendirerek çay içmek üzere eve gittik. Çaylarımızı içtikten sonra dinlenmek üzere kalacağımız evlere yola çıktık.

3.                  Gün(26.11.2018)
Sabah 08.30 gibi kaldığımız evlerden toplanıp kahvaltı yapacağımız kahvaltıcıya gittik. Saat 09.30 gibi kahvaltımızı etmeye başladık. Saat 11.00'e doğru ise şehidimiz Çiğdem Yakşi ‘nin mezarını ziyaret etmek için çıktık. Uzun bir yoldan sonra Eskişehir asri mezarlığına vardık. Çiğdeme çok sevdiği İstanbul mahallelerinin selamını sevgisini ilettik. Başucuna çiçeklerimizi bırakıp yumruklarımızı sıktık. Ona yeni sözler vererek mezarlıktan ayrıldık.
Eskişehir merkezinde çarşı tarafını gezdik. Daha sonra Ali İsmail Korkmaz’ ın heykelini ziyaret etmek için yürüdük. Ziyaretten sonra ise Eskişehir’ in tarihi Odunpazarı semtine doğru yürüdük. Odunpazarı’ nı gezip birer çay içmek için kapalı bir yere oturduk. Çünkü hafifçe yağmur yağmaya başlamıştı. Çay içtiğimiz yerde ilk gün yaptığımız aile komite ve meclisleriyle ilgili sohbete devam ettik. Buradan ailelerimizi gezmek tutsak yakınlarını ziyaret etmek üzere bir komite oluşturuldu. TAYAD’ ın aylık yaptığı kahvaltının yeri netleştirildi.
Ardından saat 17.00 gibi artık İstanbul’ a yola çıkacağımız eve geldik. Akşam yemeği yedikten sonra tatilin değerlendirmesini yaptık. Herkesten olumlu eleştiriler aldıktan sonra sohbetler eşliğinde otobüse bindik. Şarkılar ve türkülerle geçen bir yolculuktan sonra gece saat 02.00 civarı her aile evine vardı.











Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.