1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli

Musa Aşoğlu’nun Davası Görüldü


Almanya’nın Hamburg Yüksek Mahkemesi’nde süren devrimci tutsak Musa Aşoğlu’nun davası devam ediyor. 27 Kasım günü görülen davada Aşoğlu savunmasına devam ederek, Alman devletinin, Alman İstihbarat, Almanya Anayasa Koruma Örgütü’nün ve Türk polisinin yaptıkları iş birliği sonucu görülen davadaki usulsüzlükleri gözler önüne serdi. 30 Kasım günü görülmesi gereken dava ise ertelenerek 6 Aralık günü saat 10.00'a alındı.
Almanya’nın Hamburg eyaletindeki Hamburg Yüksek Mahkemesi’nde devrimci tutsak Musa Aşoğlu’nun davası 27 Kasım günü saat 10.00’da başladı. Musa Aşoğlu; görülen davanın, Alman devletinin, Alman İstihbaratı, Almanya Anayasa Koruma Örgütü’nün ve Türk polisinin yaptıkları işbirliği sonucu yalan ve gerçek dışı belgeler ile varsayımlar üzerine kurgulandığını vurguladı. Aşoğlu, saat 16.00’ya kadar süren savunması boyunca iddialara madde madde, tarih, yer ve konulara açıklık getirerek cevap verdi. Musa Aşoğlu’nun bu denli net bir şekilde açık örneklerle mahkeme heyetinin karşısında savunmasını yapmasını savcıyı rahatsız etmiş olacak ki sık sık konuşmasını kesmeye çalıştı. Bunun üzerine Musa Aşoğlu, savcıya dönerek, “Eğer sizin iddialarınız varsa, benimde bu iddialara karşı savunma hakkım var. Neden bundan rahatsız oluyorsunuz? Neden konuşmamı kesiyorsunuz? Savunma hakkımı elimden alamazsınız. Bunu ilk kez yapmıyorsunuz. Bu koşullarda nasıl savunma yapmamı bekliyorsunuz. Sizin önceden belirlediğiniz cezayı açıklayın o zaman, konuşmayalım!” şeklinde tepkisini dile getirdi. Musa Aşoğlu’nun iki avukatı da söz alarak dava hakiminin sürekli müvekkillerine müdahale etmesine tepkilerini gösterdiler ve bu şekilde savunma yapılamayacağını vurguladılar. Bunun üzerine Hakim tekrar Aşoğlu’na dönerek, “savunmanıza devam edebilirsiniz” dedi. Musa Aşoğlu; tek tek ve madde madde ele aldığı iddialara cevap vererek şunları söyledi;
“Bu davanın iddianamesinde şunu görüyoruz ki, iddialar var, söylemler üzerine raporlar var, varsayımlar üzerine kurgular yapılıyor. Türk polisinin hazırladığı 1 Nisan davasında kullanılmış olan raporlar Alman istihbaratına veriliyor. Aynı şekilde bu davalarda Türk polisinin sunduğu belge ve dosyalar kullanılıyor. Bu ne biçim bir acizliktir. Bu mahkemede ne adalet ne de hukuk işleniliyor. Siz bu davanın Hakimi olarak gerçekten de bu davadaki iddianameye göz atsaydınız, inceleseydiniz bu şekilde davranılmazdı! Anayasa Koruma, Türk polisi ile iş birliği yaparak gerçek dışı belgelerle rapor hazırlayarak önünüze getiriyor ve siz incelemeden imzalıyorsunuz. Bu şekilde yargılanma yapılamaz. Bu dava baştan sona kadar hukuksuzlukla adaletsizlikle varsayımlarla ve gerçek dışı belgelerle donatılmıştır. Söz konusu ismi geçen şahitlerin buraya getirilmesini istiyorum. Alman devletinin 2013 yılında Köln şehrinde Yürüyüş dergisine yönelik yapılan baskının ardından başlattığı Almanya’da Yürüyüş dergisine yönelik baskılar ve yasaklama girişimleri basın özgürlüğüne yönelik bir ihlaldir. Bu konuda Alman devletine dava açacağım. Baskında alınan belgelerle derginin parasının sadece maatba ve giderlerini karşıladığını kanıtlamaktadır. Buna rağmen Alman devleti ve istihbarat örgütünüz gerçek dışı iddialarla dergi satımından büyük bir gelirin sağlandığını aktarmaktadır. Bunun kanıtlarını istiyorum. Yürüyüş dergisine yönelik uyguladığınız baskılarla Erdoğan’ın rejimini de geri bırakmaktasınız. Grup Yorum konserlerinin bilet ve konserlerinde büyük gelir elde edildiğini iddia ediyor istihbarat görevlileri. Yapılan konserlerden büyük bir gelir sağlanmıyor. Konserlerin tek amacı kültürel faaliyetler kapsamında düzenleniliyor ve sadece gelen gelir ile masraflar karşılanılıyor. Bunun kanıtlarının gösterilmesini istiyorum. Neye dayandırılarak bu tür iddialar konulmaktadır bu davaya? Anadolu Federasyonu’nun yaptığı tüm faaliyetler Almanya’da yasal ve dernekler kanununa göre yapılmıştır. Ancak Alman devletine karşı Türkiyeli göçmenleri korumak ve örgütlemek amacıyla yapılan faaliyetler söz konusu olunca Alman devletini bu durum rahatsız etmiştir. İnsanlarımız sırf ırkçılığa karşı örgütlenme yaptıkları, konser düzenledikleri için yıllara varan cezalarla cezalandırıldılar. Hukuk bu mu? Sizin adaletiniz insanlık suçu olan faşizme karşı mücadele eden insanlara ceza yağdırmak mı? DHKC tarafından 1999’da Dayı’mızın yaptığı açıklamanın ardından herhangi bir şiddet içeren eylemde bulunulmamıştır. Ancak Almanya Anayasa Koruma Örgütü sık sık iddialarda bulunarak hareketimizi kriminalize etmeye çalışmaktadır. Bu konudaki belgelerin bu dava dosyasına eklenmesini istiyorum. Ancak ekleyemezsiniz çünkü böylesi bir belge yoktur. Söylemleriniz ve iddialarınız gerçek dışı ve sadece sizin varsayımlarınız üzerine kurulu bir kurgudur. Bundan dolayı belgeleri yoktur…”
Saat 16.00’da son bulan duruşmaya 30 Kasım günü devam edilmesi gerekiyordu. Hakim gerekçelerde bulunarak 30 Kasım günü görülmesi gereken duruşmanın 6 Aralık günü saat 10.00’na ertelendiğini duyurdu. 3 Aralık 2016 yılında gözaltına alındığından bu yana tecrit koşullarında tutulan Musa Aşoğlu’nun moralinin iyi olması ve davayı izlemeye gelen kitleye gülümseyerek selam vermesi direnmeden hiçbir hakkın elde edilemeyeceğini göstermekteydi.
Musa Aşoğlu Özgürlük Komitesi ile yaptığı açıklamada “Hukuksuzluğun diz boyu olduğu bu davada Alman devleti devrimcileri tutuklayarak varsayımlar üzerine belgesiz kanıtsız yargılamaya çalışıyor. Ancak Musa Aşoğlu’nun yaptığı savunmada da olduğu gibi adaletsizliğe karşı adaleti yine devrimcilerin sağlayacağını görmekteyiz. Almanya’da örgütlenmemiz, ırkçılığa karşı olmamız, halkımızın kültürü değerlerini yaşatmamız için konser düzenlememiz suç sayılmaya çalışılıyor. Asıl suçu şu an Alman devleti işlemektedir. Bu davanın iptal edilmesi gerekiyor. Musa Aşoğlu’nun derhal salıverilmesi gerekiyor. Alman devleti adaletsizliğine son vermelidir. Tüm halkımızı bu davayı sahiplenmeye çağırıyoruz. Gelin, Musa Aşoğlu’nun Alman devletini nasıl yargıladığını, gerçek dışı iddialarını nasıl çürüttüğünü görün.”

Labels: ,
[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.