Şubat 2018

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli


Grup Yorum 33 yıldır dünya halklarının ve Türkiye halklarının sesi olmuş, emperyalizm ve oligarşinin karşısında her zaman dim dik durmuştur. Şimdi emperyalizm ve uşakları Grup Yorum elamanlarının başlarına ödüller koyarak halkın sanatçılarını susturmaya çalışıyor. Grup Yorum'u arayanlara biz söyleyelim yerlerini, nerde bir işçi eylemi, gece kondu yıkımı, bir haksızlık, bir adaletsizlik varsa Grup Yorum oradadır. Grup Yorum halkın yüreğinde ve kavgasındadır. Halkız Haklıyız Kazanacağız, sloganını duyduğunuzda bilin ki Grup Yorum oradadır. Grup Yorum üyelerinin başına ödüller koyarak, hapishanelerde işkenceler ederek onları katletme tehditleriyle korkutmaya çalışarak ne bu onurlu kavgadan geriye adım attırabilirsiniz nede onları yok edebilirsiniz! Grup Yorum halkın Ekmek Adalet ve Özgürlük şiarının ses bulduğu koca bir halk korosudur. Tutuklayarak öldürerek işkenceler ederek bitiremezsiniz. Sizden öncekilerde çok denediler hiç biri yok ama Grup Yorum milyonlara konserler vermeye devam ediyor! Sizi de o ölüm listelerinizde yerin yedi kat dibine gömeceğiz!
Türküler Susmaz Halaylar Sürer!
Grup Yorum Halktır Susturulamaz!
Türkülerimiz Kazanacak!
Mersin Dev-Genç


Düzce direnişçisi ihraç edilen Kamu Emekçisi Mimar Alev Şahin dün işkence ile gözaltına alınıp bir gece gözaltında tutulduktan sonra savcılığa çıkarıldı. Bugün ısrarlı biçimde tekrar direniş alanına çıkan İşimi geri istiyorum dedim provokasyona, saldırıya uğradım. İşimi geri istiyorum dedim gözaltına alındım. İşimi geri istemekten nasıl vazgeçerim, bu kadar haksızlığa nasıl susarım, bu kadar zulmü nasıl kabul ederim? Vazgeçmeyeceğim!" diyen Alev Şahin bugün de gözaltına alındı ve bu gece de gözaltında tutulacak.
Düzce polisi suç işlemeye devam ediyor. Bir yılı aşkın süredir işi için direnen Alev Şahin hangi kirli ilişkilerinize çomak soktu da suç işliyor oldu.
Alev Şahin Derhal Serbest Bırakılsın!





KESK'teki Oturma Eylemine Dair Açıklama
KESK MYK sendika genel merkezlerine bir toplantı çağrısı yaptı. Toplantının gündemlerinden birisi önümüzdeki dönemin planlanması diğeri de KESK'te bir süredir devam eden oturma eyleminin değerlendirilmesi.

Toplantı da KEC eylemi ne için değerlendirilecek?

KESK oturma eylemi 100. gününe yaklaşırken, Yüksel’de her gün iki defa işkence gören üyeleri, Düzce’de hedef gösterilen üyesi bir yıldan fazla süredir direnen Mimar Alev Şahin ve ihraçlar için ne yapacağını tartışmalı ve toplantılarının gündem maddesi yapmalıdır.

Eylemin talepleri tartışılmayacaksa; 100 gündür olduğu gibi eylemin şeklinin tartışılması neye hizmet ediyor?

KESK EYLEMİ DEĞERLENDİRMEYİ BIRAKMALI İHRAÇLARLA İLGİLİ PROGRAMINI DEĞERLENDİRMELİ VE İHRAÇLARA SAHİP ÇIKMALIDIR!

KESK yöneticileri kapalı kapılar ardında kulis yaparak okuduğumuz yayınları “burası dergi dağıtım ofisi değil kurum”, eylemi ziyarete gelen genç yaşlı insanları “kimin gelip gittiği belli değil”, eylemcilerin mutfağı kullanmasını da “burayı lokantaya çevirdiler” olarak değerlendirmektedir.

Eylemimize gelen giden herkesin kim olduğu bellidir. Gençlerimiz kafelerde vakit geçirmek yerine bizi ziyaret ediyor, tutsak ailelerimiz tutsak avukatlarımızdan, yine sahip çıkmadığınız ihraç öğretmen Nazife ‘den, sağlık emekçisi Celal’den haberler getiriyor. Okuduğumuz yayınlar kamu emekçilerinin direnişlerini anlattıkları yayınlar, her satırının bedeli faşizme karşı mücadele ederek ödenmiştir, dergimizin yazı işleri müdürü de şuan tutsak. Evet yemeğimizi yapıyoruz. İhraç kamu emekçileri yemeğini kollektif biçimde yapıp gelen ziyaretçilerle paylaşıyor ve sohbetler ediyor. Bütün eylemlerimiz halkla iç içedir ve halktan beslenir. KESK yöneticileri okuduğumuz dergiler ve ziyaretçilerimizle yemeğimizi bölüşmemizden KESK’in kurum olma özelliğinin değişeceğini düşünmeyi bırakıp kurum olma gerekliliklerini yerine getirmelidir.

Oturma eyleminin muhataplarının yer almadığı bir toplantıda eylemi tartışarak taleplerini geçiştirmek, KESK yönetiminin ihraç kamu emekçilerine dair sessizliğini meşrulaştıramaz. Üyeleri Nuriye ve Semih işini geri almak için 324 gün hücre hücre erirken “onlar bireysel eylemler” söylemlerinin arkasına sığınarak direnişe sahip çıkmamasını meşrulaştıramaz.

KESK yönetimi oturma eyleminin sona ermesini istiyorsa gündemine eylemi değil, taleplerini almalıdır. Aksi takdirde toplantıdan çıkacak sonuç yine “biz KEC’in oturma eylemini doğru bulmuyoruz” olacaktır. KEC’in oturma eylemini doğru bulmuyoruz demek yukarıda bahsettiğimiz konuları kulaktan kulağa yaymak masum değildir.  AKP faşizmine “gelin KEC’lilere müdahale edin” demektir. Böyle davranmaya devam ederek KESK yönetimi yaşanacakların sorumlusu olacaktır.

KESK yönetimine sesleniyoruz: ARTIK KONUŞMAYIN EYLEM YAPIN!

Avrupa’da Mücadele Tarihimiz Kitabı Çıktı!

Avrupa’da biz de varız. Hem de milyonlarcayız. Emeğimizle, alınterimizle yaşıyoruz.
Avrupa’da halkımızı ırkçı saldırılara karşı yalnız bırakmıyoruz. Çünkü başımıza ne gelirse örgütsüzlükten gelir.
Irkçılarda, Avrupa devletleri de bizim yalnızlığımızdan, örgütsüz oluşumuzdan güç alıyorlar.
Örgütlenmemize ise asla tahammülleri yok!
Dergi dağıtmak, konser düzenlemek, pikniğe katılmak dahi suç sayılıyor.
Bu nedenle insanlarımızı tutukluyor, yıllara varan hapis cezaları veriyor, tecrit altında tutuyor.
Ancak tüm bunlara rağmen biz koşullara teslim olan değil aksine hep direnen olduk.
Hapishanelerde direndik.
Meydanlarda direndik.
Meydanı ırkçılara bırakmadık.
Halkımızın sindirilmesine, asimile edilmesine müsaade etmedik. Avrupa’da da ülkemizde olduğu gibi mücadeleyle dolu bir yazıyoruz. Bu tarihi büyütmek tarih bilincine sahip olmakla mümkündür. Ancak bu değerlerimize sahip çıkarak mücadelemizi büyütebilir, Avrupa’da halkımızı örgütleyerek daha ileri adımlar atabiliriz. Avrupa’da olmak, orada doğup büyümek bizi asla ülkemizden koparmaz. Şehitlerimiz buna örnektir. Nerede olursak olalım bizim anavatanımız Anadolu’dur. Kavgayı Avrupa’dan Anadolu topraklarında yaşayan şehitlerimiz mirasına daha sıkı sarılarak tarihimizi büyütebiliriz.
Bu kitabımızda Avrupa’daki mücadele tarihimizi, ırkçılığa karşı neden ve nasıl mücadele etmemiz gerektiğini anlatıyoruz.
Çünkü kuşaklar boyunca Avrupa’nın kalkınmasına emeğimizle katkıda bulunduk. Şimdi onların bize ya asimile olun ya da çıkan gidin demelerine müsaade etmeyeceğiz. Bunu nasıl yapacağız.
Bu sorunun cevabını burada veriyoruz…
Kitabın PDF'si için tıklayınız...





Stuttgart Halk Meclisi Alevi Komisyonu tarafından, Dünden bugüne „ Halk Hareketleri ve Alevilik“ başlığıyla panel düzenledi.
25 Şubat Pazar günü, Avrupa Halk Meclisinden konuşmacı olarak Faruk Ereren davet edildi.
Saat 14 de başlayan Panel, ilk sözü alan Stuttgart Halk Meclisinden bir arkadaş, hoş geldiniz konuşması ardından Mart ayının etkinlik takvimini duyurduktan sonra sözü Faruk Ereren`e bıraktı.
Geçmişten günümüze Halk ayaklanmaları ve Anadolu Aleviliğin tarihsel gelişimini değerlendiren Faruk Ereren, uzunca Anadolu Aleviliğin isyanlar tarihini örnekler vererek dile getirdi.
Tarihsel, sınıfsal anlatımın ardından, soru cevap bölümüne geçildi. Canlı geçen soru cevap bölümünden sonra topluca yemekler yendi.
50 kişinin katıldığı ve iki buçuk saat süren panel ilgiliyle dinlendi.
Aleviyiz Haklıyız Kazanacağız!
Stuttgart Halk Meclisi
Alevi Komisyonu





Nancy’de 8ci "Türküler Yasaklanamaz" kampanyasının konseri gerçekleştirildi.
650 kişinin katıldığı konser, kavga eden türkülerle coşkulu ve heyecanlı geçti. Sürekli sloganların atıldığı konserde, ağırlıklı gençler vardı. Genç yüreklerin coşkusu bütün salona umudu saçtı.
Yerel gruplarda Grup Yorumu sahiplenmek için sahne aldılar ve onlarda umudun türkülerini söylediler.
Bir hoş geldiniz konuşması ile gündemlere değinildi. Tek Tip Elbise, Afrin, Devrimci Tutsaklar, Halk Meclisleri, Nuriye Semih ve Grup Yoruma yönelik baskı ve saldırılar dile getirildi.
Yerel gruplar dan sonra saat 7 de Grup Yorum sahneye davet edildi. Grup Yorum gençliğin öncülüğünde kızıl bayraklarla salonu "Gün Doğdu" marşı ile gezerek girdi. Selamladıktan sonra sahneye geçtiler ve "Amerika’dır Düşman" marşı ile konsere başladılar. Ardından bir merhaba konuşması ile "terör arananlar listesini" anlattılar ve o liste de olan halkın resimleridir dediler, çünkü Grup Yorum halkın sanatçılarıdır. Bizi arıyorsanız işte buradayız dediler. Sonra geçen sene 11 ayda 4 baskın olduğunu vurguladılar ama asla Grup Yorum türküleri, kavga eden türküler susmayacak dediler. "Bu sömürü bitmeden bizim türkülerimiz susmayacak". Avrupa’daki kampanyaya değindiler ve emperyalizminde umudun türkülerinden, halkın sanatçılarından korktuklarını söylediler.
Fransa’da tutuklu bulunan Erdoğan Çakır’dan bir şiir sesli olarak dinletildi. Umut ve coşku dolu bu şiirin ardından Erdoğan Çakır ve tüm özgür tutsaklar için " Özgürlük Tutkusu" seslendirildi. Konser sonuna kadar büyük bir coşku ve ilgi ile dinlendi. Sloganlar hiç durmadı ve türkülere sürekli tüm halk tarafından eşlik edildi. Adeta meydan okundu emperyalizme...
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Türkülerimiz!
Grup Yorum Halktır Susturulamaz!



















Emperyalizme ve Oligarşiye Karşı Yürüyüş Dergimizin 55. sayısının yazı seslendirmelerini paylaşıyoruz.
Dergimizin PDF’sini www.yuruyus-info.org ve http://halkinsesitv16.blogspot.com/2018/02/yuruyus-dergisi-55-says-ckt.html  adreslerinden indirebilir, okuyabilirsiniz.
Dergimizin 25 Şubat 2018 tarihli 55. sayı SESLİ yazılarını toplu veya ayrı ayrı dinlemek, paylaşmak veya indirmek için TIKLAYIN
Dergimizin tüm sayılarının yazı seslendirmelerini dinlemek, indirmek, paylaşmak için www.soundcloud.com/yuruyus  adresimizi ziyaret edebilirsiniz.
Saygı ve Selamlarımızla

Yürüyüş Dergisi Emekçileri


Düzce Halkı Kanının Kimin Ellerine Bulaştığını Biliyor!
Alev Şahin Ekmeği Ve Halkı İçin Direnmeye Devam Ediyor!
1 yıldır ekmek mücadelesi için Düzce’de oturma eylemi yapan ihraç kamu emekçisi Mimar Alev Şahin gözaltında.
AKP iktidarının eli kolu yine korkudan birbirine dolandı. İktidarı korkutan Alev Şahin’in halkla kurduğu kopmaz bağlardır. Bir yılı aşkın süredir devam eden ve deprem görmüş bir halk tarafından sahiplenilen direniş sermayenin rantına da çomak sokmaya başlayınca korkuları daha da büyüdü.
Alev Şahin bir beton firmasının sahibine kalitesiz beton kullandığı için kamu adına kestiği para cezalarından kaynaklı ekmeğinden edildi. Mahkeme kayıtlarındaki kendi ifadelerine göre 1 milyon 130 bin lira para cezasını ödememek için “kandırıldım” “17-25 Aralık’tan sonra ‘cemaatle bağımı kestim” diyerek kapı kapı dolaşan beton firması sahibi, Alev Şahin’in işinin elinden alınmasına sebep olan ihbarcıdır. Aynı ihbarcı bu süreçte AKP il yönetimine seçildi. Beton firması sahibinin AKP il yönetimine seçildiğini öğrenen Alev Şahin direnişini haftada bir gün AKP il binası önüne taşıdı.
Düzce Halkı Kanının Kimin Ellerine Bulaştığını Biliyor!
Betondan çalan onlar, ölümlerin sebebi onlar. Şimdi de direnişin halkla bağını nasıl koparabiliriz diye düşünüyorlar.
“Teröristin maskesi düştü” diyen gazete artıkları biliyor ki maskeleri düşen iktidar ve beton firmalarıdır. Gazete denemeyecek paçavraları ile bilinçli olarak linç örgütlemeye çalışan, hedefe koyan Düzce Diriliş Gazetesi sahibi AKP gençlik kolları başkanı, Öncü TV ise beton firmalarından aldığı reklamlara halkını satan onursuzlardır.
Paçavralarıyla hedefe koydular olmadı, haplı alkollü gençleri kışkırtarak üzerine yönlendirdiler! Olmadı, 24 ayrı suçtan sabıkası olan faşistleri üzerine saldılar…
Gözaltı, faşizm, karalama halkın mimarını yıldıramadı. Düzce Valisi Düzce’de başka tek bir eylem olmamasına rağmen eylem yasağı kararı aldı.
Alınan karar direnişin zaferidir. İktidar, güvenlik şube polisleri ve paçavra basınlarının korumaya çalıştığı şey kendi çıkarlarıdır!
Bir yerde sermayenin çıkarı varsa orada halkın ve yoksulların çıkarı yoktur. Korumaya çalıştıkları halkın canına karşılık kendi rantları peşinde oldukları koltuklardır.  Alev Şahin’in direnişi sermayenin çelişkilerini büyütmüştür.
Saldırılara karşı Alev’in cevabı yine direniş oldu.
“İşim, ekmeğim için uğramadığım provokasyon, saldırı kalmadı, saldıranlar ise korundu. Duydum ki Düzce Valiliği benim için eylem yasağı kararı almış. Biz Bolu Beyi'nin adaletsizliğine boyun eğmeyen Köroğlu'nun torunlarıyız. Yarın 13:00'de alanımdayım. Benden Selam Olsun Düzce Beyine!”
1999’da Düzce’de meydana gelen deremde 710 kişi öldü, 2679 insan yaralandı, binlerce şehirli evsiz kaldı. Bu direnişle halk katillerini tanıdı.
Alev Şahin’in direnişi gözaltına alınırken de haykırdığı gibi “ekmek kavgasıdır”. Alev Şahin ekmeği ve sermayenin çıkarları için katledilen halkı için direniyor. Direnişin halkla bağını koparamazsınız. Katillerin yeri halkın adaleti ve tarihin çöplüğüdür.

Kanlı Ellerinizi Alev Şahin’in Üzerinden Çekin!
Alev Şahin Derhal Serbest Bırakılsın!
Kamu Emekçileri Cephesi






Belçika’da Fehriye Erdal’ın hayatını ve mücadelesini anlatan kitap çıktı.
26 Eylül 1999’da Belçika’da tutuklanmış ve ardından 16 Ağustos 2000 yılında büyük bir destek kampanyasının ardından serbest bırakılarak ev hapsinde kalmıştı Fehriye Erdal. 2006’ya kadar süren ev hapsi dönemini, 20017’de gıyabında yargılanmasının sonucunda hakkında verilen 15 yıl hapis cezasına kadar devam eden süreci elen alıyor kitap.

Belçika’da yaşayan Bahar Kimyongür’ün kaleme aldığı kitap 22 Şubat tarihinde Belçika Kitap Fuarında yer aldı. 24 Şubat günü fuarda düzenlenen bir basın toplantısıyla kitap tanıtıldı. Basın toplantısında, kitabın yazarı Bahar Kimyongür’ün yanı sıra, önsöz yazarı ULB üniversitesi tarih hocası Anne Morelli ve Fehriye Erdal’ın avukatı Paul Beckaert yer aldılar.

Basın toplantısının ilk konuşmasını kitabın yayınlanmasını sağlayan Nowfuture yayın evi adına sorumlu yaptı ve  “çok heycanlıyız, bu muhteşem hikaAayenin insanlara ulaşmasından dolayı da çok sevinçliyiz” dedi.

Morelli ise bu kitaba “Terörist mi, direnişçi mi” başlıklı önsözüyle desteğini sunarak, bir tarihçi olarak bazı hatırlatmalarda bulunmak istediğini belirtti ve “örneğin Nazi işgalinde, pilot Jean de Selys, Brüksel’deki Gestapo merkezini uçağıyla hedef aldığında halkın kalbinde yer edinmişti, o dönem bu bir “terör” eylemi olarak nitelendirilmişti naziler tarafından. Bugün Louise caddesinde bu kahramanın anısına bir anıt bulunmakta.”
Morelli ayrıca yaptığı konuşmada, Belçika devletinin, adalet bakanının daha farklı tavırlar alabilmeleri gerektiğini anlattı ve yine tarihten örnekler vererek, 1930’lu yıllarda Paul Emile Janson isimli Belçika Adalet Bakanı, terörizm ile suçlanan ve iadesi istenen İtalyan ve İspanyol devrimcilere ülkesinde sahte evraklar vererek kalmalarını sağladığını, direnişçilere sahip çıktığını hatırlattı.  

Fehriye Erdal’ın hayatını kronolojik olarak anlatan kitap, anadolunun direniş tarihini gözler önüne seriyor. Fehriye’nin Adana’da yoksulluk içinde başlayan hayatını ve Sivas kökenlerini ele alan, İstanbul üniversite yıllarını anlatan kitap, aslında Türkiye halklarının yaşadıkları baskı, zulüm ve yoksullukları Avrupalı okuyucuya ulaştırıyor.

Kimyongür ise “Belçika’da adeta bir devlet meselesi olan Fehriye Erdal olayı üzerine çok çeşitli yerlerden her türlü yalan söylendi. Fransızca olarak yazdığım bu kitap ile Avrupalı okurlara Fehriye nezdinde ülkemizde direnenlerin hikayelerini anlatmak istedim” dedi.

Basın toplantısının ardından yayın evinin standında kitabı merak edenler bir araya geldiler. Kimyongür’ün Türkiye’ye iadesini sağlamak amacıyla yapılan gizli devlet toplantılarının tutanaklarını basına vererek komployu deşifre eden eski Yeşiller Partisi senatörü Josy Dubie de gelenler arasındaydı.








Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.