Mart 2019

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli


Che ve Gençlik:
“...Mesleğimin çeşitli aşamalarına üniversiteli olarak, orta sınıftan bir insan olarak, kuşkusuz bugün sizin sahip olduklarınıza benzer gençlik özlemleri olan bir doktor olarak başladığım için,
mücadele sırasında değiştiğim için, devrimin kaçınılmaz bir zorunluluk olduğuna inandığım için,
bütün bu sebeplerden dolayı, şimdi üniversitenin sahipleri olan sizlerin onu halka vermenizi isterdim.”
Dev-Genç’liler 28 Mart tarihinde Boğaziçi Üniversitesi’nde Che’nin gençlik üzerine söylediği yukarıdaki sözleri 20 adet baskı şeklinde çoğaltarak üniversitenin çeşitli yerlerine astılar. Çalışma yarım saat sürdü.


Avusturya’nın başkenti Viyana’da Halk Cephesinin çağrısıyla 30 Mart- 17 Nisan şehitlerimizi anıyor, umudun kuruluşunu kutluyoruz anması yapıldı. Saat 15:00 da anmaya devrim mücadelemizde şehit düşenlerimizin anısına saygı duruşu ile başlandı. Saygı duruşunun ardından 30 Mart’a ilişkin açıklama okundu. Herkesin büyük bir dikkatle dinlediği açıklamanın ardından hep birlikte 15 dakikalık video izlendi. Videonun ardından anmaya katılanlar duygu ve düşüncelerini herkesle paylaştı. Yıllar sona Kızıldere’ye anmaya gitme onurunu yaşayanlar ilk köye girdiklerinde yaşadıklarını ve hissettiklerini anlattı. Yapılan koyu sohbetin ardından anma programı 16:30 da bitirildi. Anmada “Kızıldere Son Değil Savaş Sürüyor” pankartı asıldı.
Kurtuluşa Kadar Savaş!
Avusturya Halk Cephesi


Oldukça pratik olan ve öğrencilerin bulunduğu her alanda; sıraların üzerine, duvarlara, pencere kenarlarına, kapılara- her yere yapılabilecek olan kaşenin yaygınlaştırılması için farklı sloganlarla kaşeler çıkarılabilir, hafta içerisinde hedeflenen sayılarda yapılabilir. Dev-Genç’liler bu hafta içerisinde Boğaziçi Üniversitesi’nde üzerinde “Dev-Genç’e Katıl!” sloganının yazılı olduğu kaşe ile 120 adet, İstanbul Üniversitesi’nde ise 50 adet baskı yaptı.
Dev-Genç









Bugün 31 Mart, direnişimizin ikinci günü.
Eylem yerinde belirlediğimiz saatte masamızı açtık ve misafirlerimizi de ağırlamaya başladık.
Paris ve çevre mahallelerden ailelerimiz bizleri ziyarete geldiler, ayrıca bilgi almaya gelen yabancı misafirlerimiz de oldu...
İngiltere’den bir arkadaşımızda bizi telefonla aradı ve kendisinin de direnişe başlayacağını bildirdi. Çünkü kendisine de İngiltere emperyalizmi tarafından hakları verilmemekte.
Evet, ayrı ülkelerde olsak da aynı toprağın insanları olan bizler, hepimiz o büyük ailenin evlatlarıyız ve bu duygularla kucaklıyoruz birbirimizi...
Bugün ayrıca Şafak ve Bahtiyar’ın şehitliklerinin yıldönümü... Ve ayrıca Devrim Şehitlerimizi Anma haftasının da ikinci günü, bu nedenle Şafak’ın annesini de aradım telefonla ve direnişimizin coşkusuyla Şafak’ımızı da selamladık.
Oturum Hakkım Gasp Edilemez!
Direne Direne Kazanacağız!


Dev-Genç’liler 29 Mart Cuma günü Boğaziçi Üniversitesi’nde film gösterimi yaptı. Bu hafta izlenen film, Amerika’da oy haklarını alabilmek için direnen kadınların anlatıldığı “Demir Çeneli Melekler” idi. İzlenen filmin ardından arkadaşlarımız ile Merve Demirel’e yapılan taciz işkencesi üzerine ve düzenin kadınlara biçtiği misyon üzerine konuşuldu. Gösterime 6 kişi katıldı.
Dev-Genç


Halkın Sesi Radyosu Yayın Akışı
Pazartesi
07.30 Sabah Haberleri
11.00 Direnişler
12.00 Öğretmenimiz
13.00 Öğlen Haberleri
13.15 Günün Konusu
16.00 Öğretmenimiz
17.00 Gün Ortası Haberler
17.00 Günün Konusu
19.00 Akşam Haberleri
19.15 Günün Konusu
20.00 Halk Cephesi Eğitim
https://www.facebook.com/pg/halkinsesitv15/videos/?ref=page_internal
Halkın Sesi Radyosunu Dinleyelim Dinletelim!
Halkın Sesi Radyosu Emekçileri



Faşizmin Mahkemelerinin Verdiği Kararlar Hükümsüzdür!

Adalet İstiyoruz, Alacağız!
Devrimci Avukatlar Onurumuzdur!
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu avukatlarının yargılandığı davanın duruşmaları Silivri Kampüsündeki 37. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Halkın avukatları hukuksuzca tutsak edildi, ediliyor. Kendi kanunlarında yazan usul hukukuna bile uymayan faşizm, kendi atadığı hakimlerle halkın avukatlarını tutsak ederek krizini ortadan kaldıracağını zannediyor. Ancak halkın avukatları yaptıkları tarihe geçecek savunmalarla faşizmin kofluğunu ortaya sermiş ve onları kendi silahlarıyla vurup faşizmi yargılamıştır.  Mahkeme salonunda sanık avukatları olmadan bile onlarca yıllık hükümler verildi. Barkın Timtik`e 18 yıl 9 ay, Özgür Yılmaz’a 13 yıl 6 ay, Ebru Timtik’e 13 yıl 6 ay, Behiç Aşçı ve Şükriye Erden’e 12 yıl, Selçuk Kozağaçlı’ya 11 yıl 3 ay, Süleyman Gökten Aytaç Ünsal ve Engin Gökoğlu’na 10 yıl 6 ay, Naciye Demir ve Aycan Çiçek’e 9 yıl, Ezgi Çakır’a 7 yıl+12 ay ev hapsi şeklinde hapis kararı verildi. Mahkeme Başkanı Akın Gürlek efendileri Soysuz Süleyman ve Tayyip Erdoğan’ın emirlerini eksiksiz yerine getirmiş, kemik bekleyen köpek gibi terfi beklemektedir. Halkın avukatlarını tutsak edebilirler ama asla teslim alamazlar. Arkalarından gelen çok daha fazla öğrencileri vardır. Kocaeli Dev-Genç olarak diyoruz ki; verdiğiniz kararlar sizi kurtarmaz ancak sonunuzu yaklaştırır, çünkü halkın avukatlarının arkasından yetişen yeni avukatlar geliyor, yeni devrimciler geliyor. Devrimci avukatlar bu halkın en onurlu damarı olan Dev-Gençlilerle, TAYAD’lılarla, Grup Yorumla, Halkın Mühendis Mimarlarıyla, Kamu Emekçileriyle faşizme karşı direnmiş, onlarla birlikte tutsak düşmüş, avukatlıkta yeni bir pratik yaratmışlardır. Bu pratik Halit Çelenk’in, Fuat Erdoğan’ın, Faik Candan’ın devamcısıdır, onlardan öğrendiklerini büyüterek bugüne gelmiştir. Faşizmin bu pratiğe gücü yetmez. Bu pratik faşizmin celladı olacak. KAHROLSUN FAŞİZM, YAŞASIN DEVRİMCİ AVUKATLAR!
Kocaeli Dev-Genç


30 Mart- 16-17 Nisan Şehitlerimizi Anıyor, Umudun Kuruluşunu Kutluyoruz!
Yunanistan Özgür Tutsakları olarak 30 Mart 2019 Cumartesi günü şehitlerimizi anıp umudun kuruluşunu kutladık. Anma-kutlama etkinliğimize Türkiyeli ve Yunanlı tutuklulardan da katılanlar oldu.
Anma-kutlama, saat 15.00'da saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunun ardından 30 Mart'a ilişkin bir açıklama okundu.
Okunan açıklamanın ardından Mahir'den Dayı'ya tarihimiz, bu tarihi kanlarıyla tarihe yazan şehitlerimiz ve uğruna canlarını feda ettikleri Bağımsızlık, Demokrasi ve Sosyalizm mücadelemiz anlatıldı.
Şehitlerimize devrim sözümüz olduğu ve bu sözümüzü Bağımsız, Demokratik, Sosyalist Türkiye'yi kurarak yerine getireceğimiz vurgulandı.
Anma-kutlama, söylenen marşlar ve okunan şiirlerle devam etti.
Anma-kutlama etkinliğinde, şehitlerimiz için helva dağıtıldı.
Ayrıca akşam saat 20.00'da, "THKP-C'den Devrimci Sol'a, Devrimci Sol'dan DHKP-C'ye" belgeseli izlendi.
Anma-kutlamada, koğuşa "Şehitlerimizi Anıyor, Umudu Büyütüyoruz!" ve "Kızıldere Son Değil, Savaş Sürüyor!" pankartları asıldı.
Yunanistan Özgür Tutsakları



Fransız devleti tarafından kendisine verilmeyen oturum hakkı için Türkiyeli devrimci Zehra Kurtay 30 Mart günü saat 13.00’te 10. Paris’teki Saint-Denis Strasbourg semtindeki kemerin önünde direnişe başladı. Yoğun ilgi gören direniş pazar günü de aynı yerde devam edecek.
Türkiyeli devrimci Zehra Kurtay yaklaşık bir yıldır hakkı olan oturumu uzatılmayarak, hakları gasp edilmektedir. Bir yıldır yaptığı tüm başvurulara karşılık yanıt alamayan Kurtay, 30 Mart günü saat 13.00’te Türkiyelilerin yoğun olarak yaşadığı 10. Paris olarak bilinen Strasbourg – Saint-Denis’deki kemerin önünde hakkı olan oturumunun verilmesi için oturma eylemine başladı. Oturma eyleminde açılan masada, “Haklarımı istiyorum”, “Oturum hakkımı istiyorum” dövizleri asılarak, Türkçe ve Fransızca eyleme ilişkin bildiriler yer aldı. Zehra Kurtay’ın eylemine ilgi yoğundu. Zehra Kurtay ile dayanışma amacıyla Toulouse, Melun ve Paris’ten dayanışma için çok sayıda kişi gelerek desteğini sundu. Saat 18.00’e kadar devam eden oturma eylemine çok sayıda mülteci ve kâğıt sorunu yasayan kişi de gelerek bilgi alarak, kendisinin yalnız olmadığını ve dayanışma içinde olduklarını vurguladı.
Eylem saatinde Fransa’da 20 kez alana inen sarı yelekliler ve Filistinliler de, alanının önünden geçerken karşılıklı dayanışma dileklerinde bulunuldu.
Sizlerde Zehra Kurtay’ın direnişine destek vermek istiyorsanız her Cuma, cumartesi ve Pazar günleri saat 13.00 ile 18.00 arası 10. Paris’teki Strasbourg Saint Denis Kemir’in önünde devam eden eyleme katılabilirsiniz.
Zehra Kurtay’a ulaşmak için: 0033 (0) 7 53 19 97 67 nolu telefonu arayabilirsiniz. Veya facebook üzerinden; Direniş Paris @direnisparis ziyaret edebilirsiniz. Veya parisdireniscadiri@protonmail.com mail adresine destek mesajlarınızı gönderebilirsiniz.
Gerek Fransa’da gerek ise Avrupa’nın herhangi bir ülkesinde politik ilticacılara tanınan haklar doğrultusunda Fransız devletinin de Zehra Kurtay başta olmak üzere tüm siyasi ile politik ilticalara tanınan hakları gasp edemez. Avrupa ülkelerinin kendi çıkardıkları yasaları hiçe sayarak faşist uygulamalarla keyfi hareket etmeleri ve yasalarla korunmuş hakları gasp etmeleri kabul edilemez.






Fransız devleti tarafından kendisine verilmeyen oturum hakkı için Türkiyeli devrimci Zehra Kurtay 30 Mart günü saat 13.00’te 10. Paris’teki Saint-Denis Strasbourg semtindeki kemerin önünde direnişe başladı. Yoğun ilgi gören direniş pazar günü de aynı yerde devam edecek.
Türkiyeli devrimci Zehra Kurtay yaklaşık bir yıldır hakkı olan oturumu uzatılmayarak, hakları gasp edilmektedir. Bir yıldır yaptığı tüm başvurulara karşılık yanıt alamayan Kurtay, 30 Mart günü saat 13.00’te Türkiyelilerin yoğun olarak yaşadığı 10. Paris olarak bilinen Strasbourg – Saint-Denis’deki kemerin önünde hakkı olan oturumunun verilmesi için oturma eylemine başladı. Oturma eyleminde açılan masada, “Haklarımı istiyorum”, “Oturum hakkımı istiyorum” dövizleri asılarak, Türkçe ve Fransızca eyleme ilişkin bildiriler yer aldı. Zehra Kurtay’ın eylemine ilgi yoğundu. Zehra Kurtay ile dayanışma amacıyla Toulouse, Melun ve Paris’ten dayanışma için çok sayıda kişi gelerek desteğini sundu. Saat 18.00’e kadar devam eden oturma eylemine çok sayıda mülteci ve kâğıt sorunu yasayan kişi de gelerek bilgi alarak, kendisinin yalnız olmadığını ve dayanışma içinde olduklarını vurguladı.
Eylem saatinde Fransa’da 20 kez alana inen sarı yelekliler ve Filistinliler de, alanının önünden geçerken karşılıklı dayanışma dileklerinde bulunuldu.
Sizlerde Zehra Kurtay’ın direnişine destek vermek istiyorsanız her Cuma, cumartesi ve Pazar günleri saat 13.00 ile 18.00 arası 10. Paris’teki Strasbourg Saint Denis Kemir’in önünde devam eden eyleme katılabilirsiniz.
Zehra Kurtay’a ulaşmak için: 0033 (0) 7 53 19 97 67 nolu telefonu arayabilirsiniz. Veya facebook üzerinden; Direniş Paris @direnisparis ziyaret edebilirsiniz. Veya parisdireniscadiri@protonmail.com mail adresine destek mesajlarınızı gönderebilirsiniz.
Gerek Fransa’da gerek ise Avrupa’nın herhangi bir ülkesinde politik ilticacılara tanınan haklar doğrultusunda Fransız devletinin de Zehra Kurtay başta olmak üzere tüm siyasi ile politik ilticalara tanınan hakları gasp edemez. Avrupa ülkelerinin kendi çıkardıkları yasaları hiçe sayarak faşist uygulamalarla keyfi hareket etmeleri ve yasalarla korunmuş hakları gasp etmeleri kabul edilemez.






27 Mart'ta duruşma saat 09:00'da başladı.
Erdal Gökoğlu savunmasına:
'Dün mahkeme sonrası hücreme gittim. Kaldığım hücrede başkaları da vardı. Biri 11 Kilo eroin yakalatmış, diğeri 15 kilo kokain yakalatmış.
-Abi sen niye geldin dediler?
-1,5 yıldır tutuklu olduğumu, politik tutsak olduğumu anlattım.
-Vay anası, bunlar manyak mı? Dediler.
Onlar bizim gibi insanlara benziyorlar. Onlar söylenenleri yapıyorlar. Uyuşturucu kaçakçılarının selamlarını iletmek istedim sizlere.' diye başladı.
Sonra devam etti...
Başta Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, Avusturya olmak üzere DİTİB, UETD, yüzlerce grupla çalışıyorlar. Hepsinin ortak özelliği devrimcilere karşı kontra faaliyetleri yapmak, oligarşiyle iş birliği yapmaktır.
Millî görüş vakıf ve camilerin, spor kulüpleri gibi faşist örgütler saymak gerekir.
AKP'nin Almanya'da uyuyan hücrelerinden bahsediyorlar. Cafer Hofkaya
Uluslararası savunma milis örgütlenmesi SADAD, AKP'nin milis örgütlenmesi.
Tanrıverdi, Erdoğan'ın danışmanlarından.
Metin Kürük AKP'nin Avrupa sorumlusu.
Almanya, İsviçre, Hollanda, Belçika'da sık sık ziyaretler ve cami toplantıları düzenliyorlardı. AKP'nin dernekleri bunlar.
2018 yılında operasyon yapılmak zorunda kaldı Osmanlı Ocaklarına.
AKP çetelerin yasadışı faaliyetlerinin hiçbir engele takılmadan çalışmalarını yürütmüşlerdir. NRW, Hessen, Baden-Würtemberg'te operasyonlar yapıldı. 33 gruptan oluşan ve 400 üyesi olan bu katillerden sadece 8 kişi tutuklandı.
Adam öldürmekten, fuhuşa, silah kaçakçılığına her şey vardı.
Geçtiğimiz yıl tutuklanan bu çete elemanları yargılanmaya başlandı.
Basına yansıyan ses kayıtlarında AKP bağlantıları çıkmıştı.
Metin Kürük. Faşist AKP'nin Avrupa'daki tüm faaliyetlerde bu ismi görmek mümkündür. Kürük, bu çeteler ile AKP arasında bir köprü olduğu, telefon görüşmelerinde tespit edilmişti.
Kürük'ün Avrupa Türklerin İş adamları Derneğinde söylediği sözler ilginçtir: Avrupa'daki Türkiyeli göçmenleri hedef alarak, bu örgütler nereye kaçarlarsa kaçsınlar, bu devlet onların peşini bırakmayacaktır.
Avrupa Osmanlılar çetesi Anayasayı Koruma Örgütü raporunda belirtiliyor. AKP'nin yönlendirdiği bu çetelere operasyon yapıldı ve sözüm ona yargılandılar. Biliyor musunuz
Çete elemanlarının tahliye olduklarını okuruz gazetelerde veya başka bir olay ortaya çıktığı zaman bunlar tutsak değil miydi diye düşünürüz.
Faşist AKP çetesi çocukları da suçlarına ortak ediyorlar. AKP Avrupa'daki Camilerde çocukları tiyatrolarda oynatıyorlar. Eline silah sıkıştırarak şov propaganda yaptırıyorlar.
Şimdi beni yargılamak için hazırladığınızı gözler önüne getirelim.
2010 tarihinde NRW'de çocuk korosu örgütlemede yer almışım.
NRW'de 9-10 çocukla kanıtlatılamayan bir yerde bir etkinlik yapılmış.
Sözünü ettiğiniz etkinlikte ne yapmış bu çocuklar?
Uyuşturucu mu kullanmışlar?
Tacize, tecavüze mi uğramışlar?
Şikâyet mi aldınız bu konularda?

Bilinmeyen bir yerde, bilinmeyen bir zamanda aptalca bir suçla itham ediliyorum.
Beni değil, çocuk katillerini, tacizcileri, tecavüzcüleri yargılayın.
Yargılayamazsınız. Kutsal çıkarlarınız buna izin vermez.
Papaları cezalandırabiliyor musunuz? Din öğretiyorlar sapık papazlar Allahtan, kitaptan bahsediyorlar.
Faşist AKP'li Yusuf Ünal.
Artvin işgali için 3 aydır Stuttgart'ta çadır açanlara saldırdı. 7 Nisan 2018 tarihinde 'Reisi Seviyoruz' diyerek insanlara saldırmışlardı.
Reis sessiz kalmadı. Bir ülkenin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım ve daha başkaları olayın hemen üzerine bu saldırganı arayıp tebrik ettiler.
'İyi yaptın, bir Türk kimlere bedel gösterin' dediler.
Hiç kuşku yok ki bu saldırılar ne ilk ne de son olacak.
Bir ülke yetkilisi arayıp aslanım devam et diyorsa. Ey Avrupa, siz teröre destek verirseniz, o da gelir sizi vuru dedi, Fransa'daki olayı örneği gösterdi.
Hiçbir AB ülkesi de çıkıp haddini bil katil diyemiyor. Var mı?
Diyemezsiniz, çünkü Tayyip'in Nazi artığı dediği yerlerde sessiz kaldı Alman devleti.
Tekellerin çıkarları her şeyin üstündeydi. Merkel'de kendisi Nazi suçlamasını önemsemez. Yusuf Ünal 5-6 saat gözaltına alınıp bırakıldı.
Nerede bir devrimci, anti-faşist var 129 yasaları devreye sokuluyor. Irkçı faşist örgütlere neden duyarlı değilsiniz.
Bunların kaçını 129 yasalarıyla yargıladınız.
Alman devleti devrimcilerle uğraşacağına katil sürüleriyle uğraşsın.

Açın dosyalara bakın kaç tane cinayet var?
Adli yaralama, uyuşturucu vs.?
Bugüne kadar yargıladığınız devrimcilerin dosyalarına tekrar bakın, hangisinde yüz kızartıcı bir olay vardır?
Sizler ne düşünüyorsunuz? Utanılacak bir tablo.
Adaletin ırzına geçmek bu olsa gerek: Almanya katil çeteleri korumaktan vazgeçmelidir.
Herşey birbiriyle bağlantılı, hukukçusunuz. Anlattıklarımı alt alta toplayın, çıkan sonuca benim yargılamamı koyun, eşittir işarettir koyabiliyorsanız koyun.
Terörizmden söz ediyorsunuz? Terörist mi arıyorsunuz?
Devrimcilerle, muhaliflerle uğraşmaktan vazgeçin ve ülkenize, kendinize bir ayna tutun. Aradığınızı orada bulacaksınız. Asıl terörist halkların hak ve özgürlüklerine kastedenler. Yargıyı, hukuku, kendi çıkarı için kullanırlar emperyalistler. Emperyalist haydutları, yapma, talan halkların mücadelesi doğru, haklı ve meşrudur.
Emperyalizm yenilecek, direnen halklar kazanacak.
Öğlen molasından sonra ise Grup Yorum'u anlattı savunmasında.
Grup Yorum'cuyum. Grup Yorum konserlerine katılmak ve düzenlemekten yargılanıyorum. Görüntüleri çizebilirdim de. Yaparım da. Bu çağda beemer yapmışınız. Bunları kullanmayacaksanız niye var.
Bana yönelik suçlamalarda kültürel etkinlik var. Grup Yorum konseri yapmak, katılmak. Bu konserler hangi kapsamda dahil olduğumu bilinmediğini siz söylüyorsunuz. Grup Yorum ile ilgili verdiğimiz dilekçeler heyet tarafından reddedildi. Reddinizi reddediyorum.
Grup Yorum konseri düzenlemek ve katılmak gibi suç icaz etmeye çalıştınız.
Bu bir suç değil, büyük bir onurdur.
Bu nedenle türkülerden güç alan halkını ve vatanını seven biri olarak, 34 yıldır kesintisiz Grup Yorum dinliyorum. Grup Yorumcuyum.
Her devrimci aynı zamanda sanatçıdır, ressamdır, aydındır. Kiminin yazısı, kiminin çizdiği resimi, kiminin eylemidir eseri.
Grup Yorum demekten ve onları savunmaktan onur duyuyorum. Grup Yorum'u anlatmak zor iştir. Her anı emek ve mücadele dolu 34 yıllık tarihten bahsediyoruz.
Ben de bu zorlukları bilerek sadece köşe taşlarına değinmek istiyorum.
Nice kitaplar yazıldı, belgeselleri yapıldı Grup Yorum ‘la ilgili, ama ne söylesek az olacak Grup Yorum'u anlatabilmek için.
Evet, ben bir Grup Yorum elemanıyım, 34 yıldır onların türkülerini, marşlarını dinliyorum. 1,5 yıldır da hücremde kendime Grup Yorum konserleri veriyorum. Bedenen ve ruhen aynı bir çift göz olarak bakıyoruz dünyaya.
Grup Yorum'un DHKP-C ile bağlantısını kurmaya çalışıyorsunuz, müzik grubunu kriminalize etmeye çalışıyorsunuz. Devrimci bir müzik grubu demek yersiz ve gereksizdir. Zaten kendileri devrimci olduklarını, bağımsız, demokratik ve sosyalist bir ülke istediklerini her fırsatta dile getiriyorlar. Bu ucuz demagojilere kimse inanmaz.

Grup Yorum gibi halklara mal olmuş bir grubu kriminalize etmek imkansızdır.
Grup Yorum hayatın ve halkın içinde bir okuldur.
Sanat ve Sanatçı hep halkın bağrındadır.

Kırmızı kırmızı dalga dalga çoğalıyorlar
İlk adımları ne siz ne de biz gördük.
Geçmişten gelip geleceğe yürüyorlar.
Kırmızı kırmızı dalga dalga yayılarak ve çoğalarak

Adları, yüzleri hatta toprakları değişik bu yürüyenlerin, ama hedefleri, kalpleri aynı
Halk deryasından beslenip halkların türkülerini söylüyorlar. Ağıtları parsel parsel satılan vatanadır.
Marşlarıyla, türküleriyle, şiirleriyle halkların özlemlerini dile getiriyorlar onlar. Acıları birleştiren halkın elleridir, o ellerin değdiği yerde umut, direniş, zafer vardır. Onları susturmak değil sizin, dünyanın bütün eşkıyalarının, kimsenin gücü yetmez.
Kuraldır, savaştığınız düşmanınızı tanımalısınız önce. Sadece bir müzik grubu mu?
Halk, milyonlar var.
Sadece Grup Yorum'u mu yok etmek istiyorsunuz?
Tarihi, halkların umudunu, tarihini geleceğini yok etmek istiyorsunuz.
Bu mümkün mü? Başarabilen var mı bugüne kadar?
Anlaşılan bu hayaller peşinden giden hala vazgeçmişler değil, onlar da avuçlarını yalayacak.
Ezilenlerin ilk çığlığı ile doğmuş o sanat. Halklara umut ve bilinç taşır. Toplumsal bir varlık olarak.
Yaşam biçimi dediğimiz şeyler kültür dışında görmek doğru değildir.
Emperyalizmin kültür politikası

Ahlaksız diziler, ahlaksız klipler, ses yarışmaları, yetenek sizsiniz, hepsi kültürel saldırının bir parçasıdır. Halkın sanatı yok. Fantastik, polisiye, cinsellik, bencillikten başka bir şey yoktur.
CIA denetiminde 800 kültür dergisi var.
Tetikçilerin, katillerin ne alakası var sanatla?
Grup Yorum'a yapılan saldırı sadece sesini kısmak için değil, bir umudu yok etmek içindir.
Mahkeme saat 16:00'da sona erdi.
Musa Aşoğlu'na Özgürlük Komitesi



Dostlarımızın Düğünündeydik.  Adalet İstiyoruz Konseri İçin Stant Açtık
“Biz büyük bir aileyiz,
Doğumda, düğünde, cenazede, hastanede, hapishanede birlikteyiz.”
30 Mart Cumartesi günü dostlarımızın düğününde olarak hem bu mutlu günlerinde onları yalnız bırakmadık hem de konserimiz için stand açtık. Belçika’nın Anvers şehrinde 14 nisanda yapacağımız Adalet istiyoruz konserimizin bildirilerini dağıtıp, bilet satışı yaptık.
Oldukça kalabalık olan düğünde iki kez konserimizin anonsu yapıldı. Takı merasiminde genç çiftimize yaptığımız hediyelerin içerisinde iki adet de konser bileti vardı.
“Gençlerin mutluklarının ömürleri boyu sürmesi için hep yanlarında olacağız.”












Erdal Gökoğlu'nun duruşmalarına katılalım.
Devrimci tutsaklar bizim için bedel ödüyorlar. Düşünceleri uğruna yıllarca hapis yatıyor, yıllarca tecrite karşı mücadele ediyorlar. Hücrelerinde tek başlarında kaldıklarında yalnız olmadıklarını biliyorlar elbette. Mahkemelerde yargılayan oluyorlar. Devrimci tutsaklar yapmaları gerekeni yapıyorlar.
Biz ise tutsaklarımızı yalnız bırakmamalıyız. Bugün tutsaklarına sahip çıkmayan, yarın kendisine dahi sahip çıkamaz.
Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur!
Erdal Gökoğlu Yalnız Değildir!
Not: Duruşma tarihleri değişebiliyor. Uzaktan gelenler için önceden arayıp bilgi alalım.
Bilgi ve iletişim için:
Tel: 0049 174 4549193
Mail: freiheitskomitee@gmx.de
01.04.2019 Pazartesi günü, saat 09:00
03.04.2019 Çarşamba günü, saat 09:00
11.04.2019 Perşembe günü, saat 09:00
24.04.2019 Çarşamba günü, saat 09:00
29.04.2019 Pazartesi günü, saat 09:00
30.04.2019 Salı günü, saat 09:00
08.05.2019 Çarşamba günü, saat 09:00
29.05.2019 Çarşamba günü, saat 09:00
05.06.2019 Çarşamba günü, saat 09:00
06.06.2019 Perşembe günü, saat 09:00
12.06.2019 Çarşamba günü, saat 09:00
13.06.2019 Perşembe günü, saat 09:00
17.06.2019 Pazartesi günü, saat 09:00
19.06.2019 Çarşamba günü, saat 09:00
27.06.2019 Perşembe günü, saat 09:00
28.06.2019 Cuma günü, saat 09:00
Musa Aşoğlu'na Özgürlük Komitesi


26 Mart tarihinde Erdal Gökoğlu'nun mahkemesi saat 09:00'da başladı.
İddianameye karşı savunmasını yapan Erdal Gökoğlu bu duruşmada ırkçılığı, NSU'yu ve Alman devletinin NSU davasındaki rolünü anlattı.
Öncelikle sadece Almanya'da Anayasayı Koruma Örgütünün var olduğunu, Anayasayı Korumak için kurulan bir örgüte ihtiyacın olduğunu vurguladı. Almanya Anayasasını korumak için Anayasayı Koruma Örgütü Kurmuş dedi. Anayasayı Koruma Örgütünün 2. Başkanı Türk'müş. Asıl şimdi Anayasanınız tehlike altında dedi Erdal Gökoğlu savunmasında.
Bottrop'tan, Franfurkt'tan, Hamburg'tan ırkçı saldırıların örneğini verdi.
Beate Zschape'yi daha çok ölümlerin üstünü kapatmak için yargıladıklarını, ceza değil, ödül verildiğini söyledi. Bir sürü silah bulundu bu davalarda dedi.
Ben mi silahlı yakalandım? Diye sordu hâkim heyetine.
Benim en büyük suç delilim evimde bulunan Mahir Çayan fotoğrafı dedi.
Dosyaları kaybeden emniyet çalışanına 3000€ para cezası verildiğini anlattı ve mahkemeye sordu: sizin mahkemenizin fiyatı ne kadar? dedi.
ZDF programına saldıran emniyetten biri polis çıktı.
Çocuklara tecavüz edenler serbest bırakılıyor. Ülkenizin güvenliğini sağlayamıyorsunuz, kendi çocuklarınızı dahi sokağa bırakamıyorsunuz dedi.
Almanya'da saldırıyı yapanın Alman olduğunda, psikolojik sorunlu oluyorlar.
Yabancılar terörist oluyorlar, sınır dışı ediliyorlar.
Bunca psikolojik sorunlu dediniz ırkçılarla ne yapmayı düşünüyorsunuz?
Cihan MİT elemanı mı?
MİT'çilerin isimlerini saydı. Bunların hangisi Cihan diye sordu.
Duruşma saat 15:10'da bir sonraki gün devam etmek üzere bitirildi.
Musa Aşoğlu'na Özgürlük Komitesi




14 Nisan’da yapılacak Grup Yorum Adalet İstiyoruz konseri çalışmaları devam ediyor. 29 Mart günü Konserin yapılacağı şehir Anvers’te Türkiyelilerin yoğun olarak geldiği Zuid (güney) pazarında bildiri dağıtımı yapıldı.  Daha sonra Türkiyeli esnafların bulunduğu caddede afiş çalışması ve bilet satışı yapıldı.
Günün sonunda Anvers Grup Yorum gönüllüleri bir toplantı yaptı.  Toplantıda hedeflerimize ulaşmak için iş bölümü yapıldı. Kapıları çalacak herkese Konserimizi duymayan bırakmayacağız.
2500 KİŞİ OLACAK, ADALET İSTİYORUZ SLOGANINI HEP BİRLİKTE HAYKIRACAĞIZ.




24 Mart tarihinde Meriç Nehri üzerinden Yunanistan’a geçerken botun batması sonucu, TAYAD’lı Annemiz Ünzile Araz’ın oğlu 23 yaşındaki Mahir Mete Kul nehirde kaybolmuştu.
Mahir Mete lise çağlarında Liseli Dev Genç içerisinde faaliyet yürütürken, “Parasız Eğitim, Demokratik Liseler” istediği için katil "AKP Faşizmi “tarafından gencecik yaşında tutuklandı. Yaşadığımız ülkemizi koca bir hapishaneye çeviren binlerce genci sırf muhalefet etti diye tutuklayan işkencelerden geçiren faşist AKP hükümeti   tahliye edildikten sonra işbirlikçi iftiracıların ifadeleri ile Mahir Mete hakkında yeniden tutuklama için dava açmıştı. İstenen ağır cezalar birçok genç gibi onu göç yoluna sürükledi.
Mülteciliğin ve Göç Yollarında Kayıpların, Ölümlerin Sorumlusu Emperyalizm ve İşbirlikçisi Faşizm.
Haksız savaşlardan silah satarak milyonlarca dolar kazanan emperyalizm kanla beslenmekte onlar için göç yollarında ölenlerin hiçbir değeri yoktur. Onlar insana değer vermezler. Amaçları halklar arasında savaşlar çıkartıp daha fazla silah satmaktır. Kaldı ki bu silah sanayisinin en büyük müşterilerinden biride faşist Türkiye devletidir. AKP faşizmi bu mülteci akının birinci derecede suçlusudur binlerce Suriyeli ve Afgan sırf kendi ülkelerindeki muhalefeti yükseltmek adına emperyalistlerin isteğiyle sahiplenmiştir. Ülkelerinde kalıp emperyalist saldırıya karşı savaşmak yerine emperyalizmin yalancı baharına kapılıp ülkelerini terk etmişler Türkiye ´yi Avrupa’ya geçmek için geçiş bölgesi görmüşlerdi. Binlerce insan çoluk çocuk denizlerde boğularak öldüler ve bedenleri dahi bulunmadı.
Dünyada ve ülkemizde İnsanlığın her gün ayaklar altına alındığı bir anlamda katliamların kanıksandığı, meşrulaştığı dönemler yaşanıyor. AKP faşizmi bu katliamların önemli bir parçasıdır. Emperyalizmin uşaklığını yapmak onlara hizmet etmek için her türlü yalakalığı yapmaktan geri kalmıyorlar.
AKP faşizminin borazancı başı soysuz sümüklü Süleyman ağzından salyaları akarak her gün başına demeçler veriyor halkı tehdit ederek korkutmaya çalışıyorlar.  Bugün gencecik insanların ülkeden kaçarak kurtuluşu başka ülkelerde araması yoksulluğun açlığın, sefaletin ve baskıların sonucudur. Özellikle kendileri gibi düşünmeyen politik insanlara yönelik yaptırımlar, saldırılar faşizmin ya sev ya terk et düşüncesidir. Mahir Mete´de bu gençlerden biridir.  Bugün kayıptır ve sorumlusu AKP faşizmidir.
Ülkeden kaçmak çözüm değil emperyalizme ve onun yerli işbirlikçisi faşist AKP’ye karşı örgütlü mücadele içinde savaşmak meşrudur.
Savaşla, kanla beslenen emperyalizm, halkları birbirine düşürerek savaşlar çıkarır. Her savaş açlık, yoksulluk, ölüm ve yıkım getirir. Savaşlara yol açan emperyalistler, vatanlarını terke zorlanan halkların yaşadığı her türlü zulmün, ölümün, tecavüzün, işkencenin, çaresizliğin sorumlusudur.
Mülteciliği Yaratan Emperyalizmin Kendisidir. Mülteci Akının Çözümü Mültecilikte Değil Emperyalizme Karşı Mücadelededir!
Kayıpların, Ölümlerin, Baş Sorumlusu Emperyalizmdir!
Kahrolsun Emperyalizm Yaşasın Mücadelemiz!
Mahir Mete Bulunmalı Ailesine Teslim Edilmelidir
Kahrolsun Emperyalizm ve Onun İşbirlikçisi Katil AKP
Berlin Halk Cephesi


29 Mart 2019 tarihinde Alman dostlarımızın isteği üzerine Erdal Gökoğlu'nun doğum gününde hapishane önüne gidildi. Bizim için özel olan doğum günleri değil, tutsaklarımızı her daim sahiplenmektir. Hapishane önünde Erdal Gökoğlu ve Musa Aşoğlu için Grup Yorum şarkıları dinletildi. Tutsaklarımıza destek konuşmaları yapıldı. Hapishane önü eylem saat 14:00-15:00 arası sürdü.
Musa Aşoğlu'na Özgürlük Komitesi

Avustralya'nın Sydney kentinde kısa bir süre önce kurulan ve faaliyete başlayan Grup Yorum Sydney Korosu "Grup Yorum Türküleri" adli bir konser/dinleti düzenledi. 30 Mart 2019 Cumartesi akşamı yapılan etkinliğe Sydney'de yaşayan göçmen halkımız yoğun ilgi gösterdi. Grup Yorum'un 34 yıllık direnişlerle dolu tarihinin çok sağlam temellere ve geleneklere dayandığının altı çizildi. Koro üyeleri, Grup Yorum gücünü örgütlü olmaktan aldığını ve son süreçte yaşanan baskı ve tutuklamaların, çıkarılan terör listelerinin, Grup Yorum'u hiç bir zaman susturamadığını, susturamayacağını ve halktan koparamayacağını vurguladı. İlk yıllarından bu günümüze Grup Yorum şarkılarının söylendiği konserde ayrıca Kızıldere ve Mahir Çayan'lar anıldı.
Konsere ayrıca Sydney'de faaliyet yürüten Kültürel Komün Korosu Grup Yorum türküleri ile katkıda bulundu.
Coşkulu marş ve halaylarla son bulan etkinliğe 200 kişi katıldı.
























Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.