İştabrak Katliamının Baş Sorumluları; Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve Efendileri Amerika’dır!
Katillerden Hesap Soralım!
Suriye’de 26 Nisan’da Alevi’lerin yoğunlukta olduğu İştabrak beldesinde bir katliam daha yaşandı. Katliamda, kadın, çocuk ve yaşlıların da yer aldığı yaklaşık 200 kişi katledildi. Bölgede katliamın devam etme ihtimali devam ederken, Suriye ordusunun işbirlikçilere yönelik operasyonları yoğun bir şekilde sürüyor.
Geçtiğimiz ay Suriye’nin kuzeyindeki İdlib kentini Türkiye’den giren 10 bin El Kaide Kolu, El Nusra adlı cihadçı işbirlikçi çetelerin ele geçirmesinin ardından Türkiye’ye 15 km uzaklıkta olan Cisr El Şuğur kasabası da 25 Nisan’da işbirlikçi çeteler tarafından ele geçirildi. Cisr El Şuğur’un birkaç kilometre güneyinde olan İştabrak beldesi Lazkiye’ye en yakın bölgelerden biri. İşbirlikçi çetelerin Türkiye sınırından binlerce silahlı ile saldırıya geçtiği bu bölgelerin Suriye iktidarının hakimiyetinin olduğu Lazkiye’ye yakın olması yanıyla stratejik bir öneme sahip. Alevilere yönelik katliamla Suriye’de yaşananları Alevi – Sünni çatışmasına dönüştürme çabalarını sürdüren AKP ve Amerikan beslemesi işbirlikçi çeteler vahşetleriyle halkta korku ve endişeyi arttırmayı ve din kisvesi altında hakimiyetini güçlendirip, efendilerine yaranmayı hedefliyor. Asıl hedef, Suriye’nin en önemli kentlerinden olan Halep ve Lazkiye’yi ele geçirmek olsa da, Suriye ordusunun güçlü direnişi bu emellerine ulaşmasına engel oluyor.
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, İdlib kentinin El Kaide’nin Suriye kolu çeteci Nusra Cephesi ile müttefiklerinin kurduğu “Fetih Ordusu” tarafından ele geçirilmesiyle ilgili İsveç gazetesi Expressen’e yaptığı açıklamada, Türk ordusunun lojistik ve askeri desteğinin İdlib’in düşmesindeki temel faktör olduğunu söyledi. Esad açıklamasında, Türkiye ‘nin askeri ve lojistik desteğinin yanı sıra, Katar ve Suudi Arabistan’dan da para desteği geldiğini söyledi. Gerçekler ortada! Suriye sadece birkaç çeteciyle değil, işbirlikçi ülkelerin silah, teçhizat ve eğitimle yoğun olarak desteklediği binlerle savaşıyor.
Vatanını savunmak için savaşan Suriye ordusu ve halkının direnişi meşru ve haklıdır. Suriye’ye halkına ve yönelik gerçekleştirilen bu katliamlardan medet umanlar kaybetmeye mahkumdur. Çünkü onlar ideolojisi olmayan, kanla beslenen, ahlak ve insani değerlerden uzak kan içici katil çetelerdir. Bu katil çeteleri “Ilımlı Muhalifler” adı altında “Eğit Donat” projesiyle eğiten Türkiye’nin faşist iktidarıdır. AKP hükümeti bizzat bu katliamcı çetelerin döktüğü kanın sorumlularındandır. Çatışmalarda yaralanıp Hatay’daki hastanelere taşınan onlarca işbirlikçi cihatçı çete mensubuna hastanelerimizi dar edelim. Onların ülkemizde, hastanelerimizde, vatan topraklarımızın hiçbir karışında yeri yok. Kardeş Suriye halkını katleden, ülkenin büyük bir kısmını yerle bir edip, yaşanamaz hale getiren, ekonomisini, sosyal yaşam düzenini kısacası tüm yaşam şartlarını neredeyse ortadan kaldırmaya çalışan bu katiller ülkemizde barınamaz. Ne Hatay sokaklarında ne de başka bir ilimizde elini kolunu sallaya sallaya gezemez. Buna izin vermeyelim.
Suriye halkının kanının dökülmesine ve kendi ülkemizde de her gün insanların çeşitli nedenlerle ölümüne neden olan AKP hükümetine karşı örgütlü mücadelemizi sürdürelim. İşbirlikçiliklerini, katliamcılıklarını teşhir edelim. Suriye’ye demokrasi dersi vermeye çalışıp, ülkemizde çocukların katliam emrini veren katil Tayyip Erdoğan önce dönüp kendine, kendi ülkemize baksın. Ülkemizde her gün yaşanan gözaltılar, yasaklamalar, Taksim Meydanı gibi alanların halklara kapatılması ve katliamların baş sorumlusu Tayyip Erdoğan ve şürekası kimseye demokrasi dersi veremez. Hiçbir ülkenin içişlerine karışıp cihatçılarını eğitme hakkına sahip değildir. Buna izin vermeyeceğiz. Ülkemizi Amerika’ya ve diğer emperyalist ülkelere pazarlama telaşıyla halka çektirmediği acı bırakmayan Tayyip Erdoğan’dan ve AKP hükümetinden hesap soralım!
Birlik, beraberlik ve dayanışma ile örgütlü gücümüzü büyütüp katillerden hesap sormalıyız.
Kardeş Suriye halkının katledilmesine sessiz kalmayalım. Şu bir gerçektir ki, sustukça sıra bize de gelecektir.
İştabrak Katliamında yaşamını yitiren Suriye halkına başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diliyoruz.
Direnen Suriye Halkının Yanındayız! Yaşasın Halkların Kardeşliği!
Kahrolsun Emperyalizm ve İşbirlikçileri!
Suriye Halk Cephesi
29.04.2015