28 MAYIS 2015
AÇIĞA ALINMAMIN 52. GÜNÜ…
ÇADIR DİRENİŞİMİN 2. GÜNÜ…
ÇADIR DİRENİŞİMİN 2. GÜNÜ…
Soğuk ve yağmurlu bir gecenin ardından direnişimin 2. gününe başladık. Sabah, nöbetçi kalan arkadaşım çay demlemiş, beni uyandırmıştı. Elimi-yüzümü yıkamak için gittiğim kafede, dışarıda sandviç satan gencin üzerinde benim için hazırlanan ‘HATİCE ÖĞRETMEN GÖREVİNE İADE EDİLSİN’ önlüğünü gördüğümde çok duygulandım. Meğer bu genç arkadaş, direnişe destek olmak için tüm gün bu önlükle çalışmayı teklif etmiş bizim arkadaşa. Kahvaltının ardından çadırın içerisinde imza masasını kurduk. Ziyaretime gelen insanlar oldu. Emekli bir öğretmen ile uzun süre sohbet ettik. ‘Herkes seçimi bekliyor, sanki seçim çözüm olacak. Sen direnmeye devam et, en güzeli bu yaptığın’ yorumunu yaptı. Gün boyu birçok imza topladık.
Akşam Grup Yorum’a yönelik baskınların ve yasaklamaların son bulması için bisikletleriyle Ankara’ya giden Grup Yorum üyeleri ve destekçileri direniş çadırıma uğradılar ve basın açıklaması yaptılar. Grup Yorum üyesi İnan’ın ‘Yasaklarına gerekçe olarak güvenliği gösteriyorlar. Onların korktukları kendi güvenlikleri’ dediğinde, toplanmış olan kitleden büyük bir alkış yükseldi. Bana ve Nuriye’ye de söz verdiler ve bizde yaşadıklarımızı anlatarak, hakkımızı alana dek mücadele etmekten vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha ilan ettik. Ardından Grup Yorum türküleriyle halaylar çektik, marşlar söyledik. Gecenin geç saatlerine dek sohbet ettik. Yanımda kalan nöbetçi arkadaşlarla çadırda türküler söyledik ve 2. günü de bu şekilde noktaladık.HATİCE YÜKSEL'İN ÇADIR GÜNLÜĞÜ...
29 MAYIS 2015
AÇIĞA ALINMAMIN 53. GÜNÜ…
ÇADIR DİRENİŞİMİN 3.GÜNÜ…
ÇADIR DİRENİŞİMİN 3.GÜNÜ…
Oldukça soğuk ve yağmurlu geçen gecenin ardından, yeni güne başladık. Kahvaltıdan sonra Grup Yorum üyeleri yeniden çadıra geldiler. Vedalaştık ve onları Ankara’ya uğurladık. Çadırım artık bir yaşam alanı olduğundan, çeşitli ihtiyaçlar da ortaya çıktı. Bir esnaf bize plastik komodin verdi, eşyalarımızı yerleştirerek çadırın içinin daha düzenli olmasını sağladık. İmza masamızı açtık. Birkaç gündür yanımıza gelen biri 7, diğeri 13 yaşındaki iki çocuk yeniden ziyaretime geldi. Çadırın olduğu yerde Anadolu Üniversitesi ve Büyükşehir Belediyesi’nin 2 günlük bir şenliği olacakmış. Standlar için sabah çadır kurarlarken, bir belediye çalışanı gelerek çadırı kaldırmamızı istedi. Kendisine bunun mümkün olmadığını, çadırı kaldırmayacağımızı söyleyince ‘bunun izni var mı? Zabıtayı çağıracağım’ dedi. Biz de bu çadırı neden kurduğumuzu ve neden kaldırmayacağımızı anlatınca o kişi gitti ve başka bir görevli geldi. Tam karşımızda birkaç çadır yeri kadar boşluk bıraktılar. Böylece araç geçişi için yer kaldı, pankartım da kapanmamış oldu. Bir süre sonra ‘zabıtayı arayacağım’ diyen kişi geldi ve yanlış anlama olduğunu ve bizi desteklediğini söyledi. Akşam çadırda birtakım değişiklikler yaptık. Kamu Emekçileri Cepheli bir arkadaşımız çekyat getirdi ve çadırın içine yerleştirdik. Hem bize daha rahat oturma ve yatma alanı oldu, hem de fazla eşyaları altına yerleştirdik. Çadırımızda neredeyse bir ev ortamı sağladık diyebilirim. Elektrik kablosu çektiğimiz esnaf arkadaş bize fişli bir ampul de yapmış, onu da çadırımıza taktık. Çokça misafir ağırladık, imza atmaya gelenlerden bazıları oturup bizimle çay içtiler ve birlikte sohbet ettik.