Geçtiğimiz günlerde şafak operasyonları ile gözaltına alınan ve tutuklanan aydınların aileleri Samandağ CHP İlçe Binası’nda bir araya gelerek tutuklu aydınlara cezaevinde yapılan işkenceleri kınadılar. İlçe binasında yapılan basın açıklamasına CHP Milletvekili Serkan Topal, İlçe Başkanı İbrahim Aydoğan, Avukat Anıl Cevahir Can katılım gösterdi. Yapılan açıklamalarda keyfi tutuklamalara ve gözaltılara tepki gösterilirken aydınların derhal serbest bırakılması çağrısı yapıldı.
Tutuklu ve Gözaltında bulunan aileler adına basın açıklamasını gerçekleştiren İpek Arslan: “Bilindiği üzere 2 hafta önce yapılan şafak operasyonları ile ilimizde sol görüşe sahip devrimci aydınlarımız gözaltına alınmış. Daha sonra sevk edildikleri mahkeme tarafından tutuklanarak Hatay T tipi ceza evine gönderilmişlerdir. 34 aydınımız da hala gözaltı sürecindedir. Suçları; ülkemizin içinde bulunduğu durumu dikkate alınarak her türlü platformda demokratik haklarını kullanmalarıdır. Yakınlarımızın tutuklanma tarihi de bizce manidardır. Yakınlarımızın anayasal haklarını kullanması terör örgütü propagandası yaptıkları anlamına gelemez!
Gözaltında süre olarak keyfi muamele uygulanmış, ceza evine sevk edildikten sonra, ceza evlerinde uygulanması gereken evrensel ilkeler çiğnenmiştir. Fikri ve fiziksel müdahale ile karşılaşmışlardır. Bu durum bizlere 12 Eylül cuntasını hatırlatmaktadır. Ülkemize başkanlığın dayatıldığı bu süreçte, gözaltına alınmalarını kamuoyunun takdirine sunuyoruz. T tipi ceza evlerinde daha önce yapılan baskılar. Halkımızın hala zihnindedir. Ceza evindeki bir arkadaşımızın saç şekline karışılmış, 12 Eylüldeki gibi zorla tıraş edilmiştir. Bir diğer arkadaşımızın bileği burkulmuş. Bir arkadaşımızda baygınlık geçirmiştir, revire dahi gitmelerine izin verilmemiştir. Kantin hakları kısıtlanmış bazı infaz koruma memurlarınca sözlü ve fiziki tacize maruz kalmışlardır. Tutukluların sayımı bile çağ dışı şekilde yapılmaktadır. Haklarında kesinleşmiş bir mahkumiyet dahi olmayan yakınlarımızın çağ dışı fiillere maruz kalmaları biz ailelerin derin endişeler duymamıza sebebiyet vermektedir.
Halkımızın, siyasi partilerimizin, milletvekillerimizin sivil toplum kuruluşlarının bir an önce tutuklu aydınlarımız için harekete geçmeleri çağrısında bulunuyoruz.
TUTUKLULAR: Kudret Arslan, Erhan Arslan, Fehim Bolat, Sinan Okur, Karip Polat, Mert Aldıçoğlu, Sadık Altınöz, Gökhan Demir, Orhan Çapar, Deniz Yücel, Devrim Deniz Karataş, Bahar Uçucu, Kübra Sünnetçi!
Gözaltındakiler: Samandağ-Antakya:
1. Nidal Çay
2. Gülüzar Işık Çay
3. Hakan Güngör
4. Nihat Eraslan
5. Kerem Nalbant
6. Şükran Dağ Cabir
7. Adnan Eryılmaz
8. İlhan Kılınç
9. Talat Oruç
10. Ali Karasu
11. Tuncay Yılmaz
12. Sultan Başaran
13. Neslihan Atahan
14. Ali Lale
15. Dilek Daplan
16. Yasemin Yılmaz
İskenderun:
1. Nevzat Güzel
2. Medya Güzel
3. Selçuk Sağlam
4. Aysel Eşiyok
5. Hülya Cengiz
6. Doğan Bozkurt
7. Nadai Ekinci
8. Süleyman Pörklü
9. Mehmet İnsan
10. Şükriye Kortak
11. İsmail Doğan
12. Reşat Kızılay
13. Fikret Pirinç
14. Abidin Bakır
15. Ahmet Çağan
16. Melek Demir
17. Mehmet Karlıdağ
18. Yusuf Gülşen
Konuya ilişkin açıklamada bulunan Topal: “Ancak darbe gerçekleşmemesine rağmen aynı uygulamaları maalesef bugün görüyoruz. Arkadaşımızın dediği gibi yaklaşık 13 tutuklu ve 40’a yakın gözaltına alınan arkadaşlarımız var. Yayladağı Ceza Evinde tutuklu olan arkadaşlarımıza yapılan muameleleri kesinlikle kınıyoruz. Yetkili mercilerle bu konuyu görüştük bu konunun takipçisi olacağız. Hukuk dışı uygulamalara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz! 20 Temmuz sürecinden sonra bir sindirme politikası başlamıştır.” dedi.
CHP İlçe Başkanı İbrahim Aydoğan: “AKP yönetimi tarafından darbenin fırsata çevrilerek, gözaltılarla, gazetecileri tutuklamakla, devrimcilere baskılarla darbenin ilacının bu olmayacağını, darbelerin ilacının daha çok demokrasi olduğunu söylemiştik. Ne yazık ki bugün varolan AKP hükümetinin aydınlarımıza, gençlerimize uyguladığı keyfi gözaltıları kınıyoruz. Gözaltında bulunan ve tutuklu arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz.” İfadelerini kullandı.
Tutuklu aydınların Avukatlığını yapan Av. Anıl Cevahir Can ise: “Aydınlarımıza yapılan keyfi muameleleri asla kabul etmiyoruz. Çağdışı uygulamalara bir an önce son verilmelidir.” ifadelerini kullandı.
