AKP Hükümeti Türkiye Topraklarını Halkın İşçilerin, Devrimcilerin Kanıyla Suluyor
Günler ölüm haberleriyle doluyor. Öylesine sıradan ki ölümler, durup bakmaya, yas tutmaya vakit kalmıyor biri bitmeden diğeri karşılıyor bizleri. Dağda, kırda, şehirde halkı için savaşan devrimciler öldürülüyor. Cenazeleri bile verilmiyor. Caddelerde düğünlerde eğlence merkezlerinde katliamlar yapılıyor. İşçiler katlediliyor sesiz sedasız kimi çöpe atılıyor. Kimi sesiz sedasız gömülüyor. Daha 38 günlük bebeğe tecavüz ediliyor. Grevler yasaklanıyor. Memurlar ihraç ediliyor hastane kapıları yüzümüze kapanıyor. Sokak, evlerimiz işyerlerimiz kocaman hapishane oldu. Hapishanelerden sürekli işkence haberleri geliyor. Bizleri ölümle, tutuklamayla, açlıkla korkutuyor Faşist AKP hükümeti.
2016 yılında resmi makamlarca yayınlanan iş kazası ölümlerinde 970 işçi ekmek parası için öldü her gün 6 işçi karnını doyurmak için ölüyor. Yani kar için katlediliyor. Çöpten işçi cesetleri çıkıyor. İşçiler çalışırken yanıyor, kolu bacağı kopuyor. Sarıyer belediyesinde çalışan iki çöp işçisi Semai Güneş İSKİ kuyusuna düşerek diğeri işçi Ramazan Hoşgör'de çalıştığı çöp kamyonu tarafından ezilerek öldürüldü. Bu isimlerini bildiklerimiz. Bilmediğimiz yüzlerce işçi var. Fabrikalarda kazanlar patlıyor yangınlar çıkıyor kısa bir haber 5 işçi yarandı birinin durumu ağır. Sadece ikinci sayfa haberi oluyoruz. İşçi katliamlarının nedenini ve niye öldüğümüzü yazmıyorlar utanmadan işçilerin tedbirsizliğinden bahsediyorlar. Diyemiyorlar ki biz onları kar için öldürüyoruz. 100'lerce işçiye ekmek verdiğini söyleyen asalaklar baş sayfa haberi oluyor bizim ölülerimizin adı ve mezarları yok. Bu yılda Metal işçilerinin grevi olağan üstü hal nedeniyle yasaklandı. Patronlar her yıl grev ertelemek için bir sebep bulunuyor. Haklarını korusun diyerek üye oldukları, sendikalarda işverenle sözleşmiş gibi işçilere sırtını dönüp lüks sendika odalarına oturmaya gidiyor. Fabrikalar atölyeler kapanıyor işsiz ordusu OHAL düzmecesiyle çoğaldıkça çoğalıyor. İşçileri katleden hiç bir patron tutuklu değilken. 301 madencinin katledildiği, soma mahkemesi üç yıldır sürüyor. o katliamdan kurtulan Soma maden işçisi, Gökhan Ayaydın ve Volkan Çetin çalışırken ölmemek için örgütlendiklerinden dolayı üç aydır tutuklu üç aydır çocukları aç, ve babasız.
Binlerce memur ihraç edildi. Sorgusuz sualsiz sokağa atıldı. Ölün diyor AKP benden olmayana hayat hakkı tanımıyorum diyor. KESK süt dükmüş kedi gibi pusmuş otururken kamu emekçileri Ankara’da, Malatya’da, Düzce’de faşizme karşı direniyorlar. İşimizi geri istiyoruz diyorlar bütün ihraç edilmiş memurları direnişe çağırıyorlar. Direnen kazanır diyorlar. Biz fırtınanın geçmesi için beklemiyoruz diyorlar. Ölü taklidi yapmayacağız diyorlar, işimizi onurumuzu geri istiyoruz diyorlar. Salih Savaş'ta olağan üstü hali fırsat bilen Çerkezköy CHP belediyesi tarafından işten atılmıştı. 17 gün direndi 17 kez gözaltına alındı ve işine geri dündü. Salih olağan üstü halin baskılarına boyun eğmedi ve kazandı. Kamu emekçileri de kazanacak.
Adaletsizlik her yanı sarmış tecavüzcüler, uyuşturucu satıcıları, hırsızlar ülkemizin her köşe başını tutmuş. 38 günlük bir bebeğe tecavüz edecek caniler yaratan bu düzenin koruyucusu değil bu düzeni değiştirecek neferler olmalıyız. Avukatların, sanatçıların, işçilerin, memurların tutsak edildiği, Halkın onurlu evladı olan devrimcilerin katledildiği, işçilerin ekmek parası için öldükleri bir ülke burası. Bu ülkenin kaderi direnişlerle değişecek. Direneceğiz işimiz için, direneceğiz çalışırken ölmemek için, direneceğiz halk ve adalet için ölen devrimcilerin mezarı için, direneceğiz adalet için. DİRENECEĞİZ.
DEVRİMCİ İŞÇİ HAREKETİ
