Okmeydanı Halk Meclisi olarak, uyuşturucuya, kumara ve her türden yozlaşmaya karşı savaş açmış ve bunun pratik mücadelesi içerisine girerek bu sorunlara dair çözüm ve politikalar üretmeyi temel şiar edinmiştik.
18 Ocak çarşamba günü akşam saatlerinde mahallemizde gerçekleşen bir olay bu sorunun ne kadar yakıcı ve mücadele edilmesi gereken bir sorun olduğunu bizlere somut ve belirgin olarak bir kere daha göstermiş bulunmaktadır.
Mahallemizde bir aile, babası ve kızı bakkaldan alışveriş yapmaya çıkmış, alışverişin ardından yol kenarında konuşarak, gülüşüyorlardı. Bu esnada küçük kızın ayağı yoldan geçen aracın kaportasına değmiş, bunun üzerine araç sürücüsü aracından inerek küçük kıza tekmeler savurmaya başlamıştır. Küçük kızın babası da araç sahibinin üzerine yürümüş, bu arada araç sahibi aracının torpidosundan jop tarzı bir sopa çıkartarak kızı ve babasının üzerine yürümeye tekrar yeltenmiştir. Halk meclisi emekçileri olarak bizler de o anda yol üzerinden geçtiğimiz sırada araç sahibini; küçük bir kız çocuğuna uyguladığı şiddetten dolayı yanlış ve ahlaksızca hareket ettiğini belirterek kendisini uyarmıştık. Bunun üzerine bizlere de tehditler savurarak araya girmemizi engellemeye çalışmıştır. Akabinde kendisine gereken tarzda cevap verilerek aracına geri bindirilmiş ve mahalle halkının tepkisiyle alandan uzaklaştırılmıştır.
Bu yaşananlar bizlere göstermektedir ki; saygının ve sevginin yerini nefret, onurun ve ahlakın yerini ahlaksızlık almış, kin ve intikamcı duygular egemen kılınmıştır.
Bunun başat olarak yaratıcısı kitle iletişim aygıtlarını elinde bulunduran sistemdir. Medyası ve iletişim tekelleriyle kitlelere empoze edilen mafya dizileri, yarışma, evlilik ve magazin programları toplumun ahlakını bozmaya yönelik saldırı araçlarının ayaklarını oluşturmaktadır. Yaratılan işsizlik, geçim sıkıntısı ve daha yüzlerce sorun halkımızı boğuntuya getirerek uçurumun eşiğine sürüklemiş, adeta bir cinnet toplumuna dönüştürmüştür.
Mahallelerimiz namusumuzdur. Mahallelerimizde emperyalizmin ve egemen sınıfların toplumun kılcal damarlarına kadar sirayet ettirmeyi arzuladığı bu yoz, ahlaksız, kendi dayatmacı kültürüne karşı mücadeleyi yükseltmeliyiz.
Nefret ve intikamcı duyguları yaratarak halkın bağrına bir hançer gibi saplayan faşist sistem ve onun tekelci sermayedar sınıflarıdır. Faşizm halkları birbirlerine düşman ederek beslenir, hayat bulur. Faşizm onursuz, ahlaksız, sevgisiz, vefasız, bireyci (çıkarcı), bananeci, vurdumduymaz ve duyarsız bir toplum yaratır.
Sorunların temelinde kapitalizm ve onun en vahşi, ilkel ve barbar yönetme metodu olan faşizm vardır.
Faşizmin, halkımızın geçmişten geleceğe taşımış olduğu olumlu ve kadim değerleri parçalayarak yerine ikame etmek istediği kendi çirkin ve ahlaksız kültürüne karşı halkımızı mücadeleyi yükseltmeye ve dayanışma kültürüne sahip çıkmaya çağırıyoruz.
OKMEYDANI HALK MECLİSİ
