29-04-2017 Cumartesi
Saat – 09.30
Direniş yerimize geliyoruz, eşyalarımızı yerleştirip çayımızı içiyoruz. Bir süre sonra avukatımız Engin ve Refik arkadaşlar geliyorlar. Dersim Seyit Rıza Meydanı’nda bulunan, Vali’nin sürekli ziyaret ettiği, yemek yediği, misafirlerini ağırladığı otelin Emniyet tarafından satın alınacağı konuşuluyor. Seyit Rıza Meydanı ve Munzur kıyıları için yıkım kararları olduğu ve buraları için projeler olduğunu, devletin bu projelerin hızlandırılması konusunda emir verdiğini de öğreniyoruz sohbetimizde.
Saat – 10.30
Oğullarının internet sitelerini takip ederken Kemal Amca’nın açlık grevini videodan izlemesiyle direnişten haberdar olan bir aile var ziyaretimizde. Sohbetimizde kürtlerin her zaman başka bir dilde ibadet etmek zorunda kaldıklarını söyleyen ailenin, kürtçe ilahiler yazarak, sevgiyi ve direnmeyi anlatmaya çalıştıklarını öğreniyoruz. Aile, Kemal Amca ile dinler, sevgi, direnmek, hoşgörü hakkında sohbet ediyorlar. Kemal Amca’ya daima uzaktan da olsa yürekleriyle yanında olduklarını, desteklediklerini ve dua edeceklerini söyleyerek veda ediyorlar.
Saat – 12.20
Hava oldukça sıcak, ama yağmur gelecek gibi ve rüzgâr arada sırada kendisini hissettiriyor. Kemal Amca’nın hafif bir grip geçirdiğini yazmıştık daha evvel. Dilan Kemal Amcayı dış etkilere karşı korunması için tedbir alarak gribin ilerlemesini engellemek gerektiğini düşünerek, bir kullanımlık ağız maskelerinden almış, Kemal Amca itiraz etmeden takıyor.
Saat – 14.25
Kartal’dan 1 Mayıs pikniğinde olan arkadaşlarımız arıyorlar ve canlı bağlantıyla türküler söylüyorlar Kemal Amca’ya. Kemal Amca’yı ne kadar sevdiklerini anlatıyorlar, sağlığı ile ilgili sorular soruyorlar.
Kızlı erkekli oldukça kalabalık bir grup yaklaşıyor yanımıza, Amed’li olduklarını öğreniyoruz. Taburelerimizi diziyoruz, Kemal Amca’nın etrafına sıralanıyorlar, sorular soruyorlar, Kemal Amca yanıtlıyor, sohbet ediliyor. Amed’li grup bir süre oturduktan sonra tekrar uğrayacaklarını belirterek kalkıyorlar.
Henüz Amed’li ziyaretçilerimize güle güle demişken, Sarıgazi’li Dersim Spor Taraftarları’mız geliyor. Ellerinde çok güzel baskılı atkıları ile Kemal Amca’nın etrafını sarıyorlar. Kemal Amca’ya atkılardan birisini armağan ediyor ve resim çektirmek istiyorlar. Pozitif enerjileri ile günümüzü hareketlendiriyorlar ve güzel muhabbetleriyle Kemal Amca’mıza hem destek, hem moral oluyorlar.
Yine Amed’li bir grup ziyaretçimiz var. Amed’den Dersim’e gelenler Kemal Amca’ya merhaba demeden gitmiyorlar diye tahminde bulunuyoruz. Kemal Amca’nın etrafına sığmayanlar dahi oluyor bu seferki grupta ve küçük grup muhabbetlerimiz de oluyor. HHB avukatımız Engin gençlerle ilgilenerek sorular soruyor, sohbet ediyor, ihtiyaçları olursa arayabilsinler diye kartını veriyor. Bu muhabbetlerin birinde sohbet ettiğimiz arkadaşın da ailesinde iki şehidi olduğunu öğreniyoruz.
Etrafımız ziyaretçilerimizle dolu, moralimiz yüksek.
Saat – 15.40
Panomuzun yanında iki bayan var. Yaklaşıyor ve bildirimizi uzatıyoruz, neredeyse ağlamaklı olanıyla Kemal Amca’mızın oğulları Çayan ve Murat’ın resimlerine bakarak neler olduğunu, mezar hakkı için direnen Kemal Amca’nın açlık grevi sürecini konuşuyoruz. Mutlaka bir şeyler yapmak sorumluluğu hisseden bu dost ayrıldıktan bir süre sonra elinde bir torba dolusu çay, şeker ve şekerleme ile geri dönerek ne ihtiyacımız varsa söylememizi ısrarla istiyor. Biz de, kendisinin yanımıza gelmesinin en çok ihtiyacımız olan şey olduğunu söyleyerek geldiği için ve getirdikleri hediyeler için teşekkür ediyoruz. Sohbet esnasında avukatımız Engin arkadaşımızın yeğeninim de avukatı olduğu anlaşılıyor. HHB avukatımız Engin, ziyaretinde selam götüreceğinin sözünü veriyor.
Saat - 17.14
Yine bir bayan ziyaretçimiz var. Aslen Dersim’li olup çocukluğundan beri başka ilde yaşamış, Dersim’e ilk defa iki üç sene önce gelmiş ve kökünün burada olduğunu hissederek her sene yaza yaklaşırken gelmeyi adet edinmiş bir ziyaretçimiz. ’Eğer ki Dersim’e gelmeseydim, bilmeyecektim. ’diyerek basının duyarsızlığından nefretle söz ediyor. Dün gelmiş yanımıza ve dün öğrenmiş. Uyuyamamış bütün gece, kendi yapabildiğince duyurmaya çalışmış Kemal Amca’nın açlık grevi direnişini ve mezar hakkının gasp edildiğini. Bugün de koşa koşa gelmiş yanımıza. Diğer direnişlerden de habersiz olduğunu fark ediyoruz ve anlatıyoruz Yüksel Direnişini, Malatya’yı ve diğerlerini. İhraçları konuşuyoruz, keyfi uygulamaların ne düzeye gelebildiğinin sohbetini yapıyoruz. Gündemi takip edebileceği haber linkleri veriyoruz, Halkın Sesi ve Yürüyüş Dergimizi anlatıyoruz, Kemal Amca’mızın face book ve twitter hwsaplarından gelişmeleri takip edebileceğini söylüyoruz. Diğer direnişlerin de sayfalarını ve twitter hesaplarını veriyoruz. Birlikte çay içiyor ve uzun sohbetimiz sonrası tekrar görüşmek üzere kucaklaşarak ayrılıyoruz.
Saat - 19.20
Avrupa’dan destek gelmeye devam ediyor. Bugün yine Londra’dan Radyo Umut ile canlı bağlantımız var. Saat 18.30 gibi başlayan programda Kemal Baba o güzel sesi ve anlatımı ile yine Avrupa’da yaşayan insanlarımıza seslendi, sevgisini iletti, bütün direnenlere karşı duyarlı olmaları, desteklemeleri için çağrısını yaptı. HHB avukatımız Engin ve Grup Yorum Üyesi Dilan arkadaşlarımız da röportaja katıldılar.
Saat – 21.20
Londra ile röportajımızdan sonra saat 20.00 de Ankara Yüksel Direnişindeki Nuriye ve Semih için dilek feneri uçurma etkinliğine katılmak için hazırlanıyoruz. Kemal Amca biraz yorgun görünmesine karşın, heyecanlı da aynı zamanda. Fosem’den Meral arkadaşımız kısa bir röportaj yapıyor Kemal Amca ile. Daha sonra alınan dilek fenerleri çıkartılıyor ambalajlarından. Pek tecrübesi olanımız da yok aramızda ya, hem anlamaya çalışıyoruz, hem de fenerleri bir an önce gökyüzüne salmak için acele ediyoruz. HHB Refik arkadaşımız resimler çekiyor bu arada, mehtabı da resimlere dahil etmek çabasında ama, göremiyor ve ‘mehtap nerede?’ sorusuyla hepimizi güdürüyor. Keyfimiz, moralimiz yerinde. Çok güzel bir etkinlik paylaşmanın coşkusu bu. Dersim’den Ankara’ya video kanalıyla ulaşıyor Kemal Amca’mızın dilekleri, duyguları. Biz de Engin, Meral ve Dilan’ın gayretleriyle, Kemal Amca’mızın yardımlarıyla salıyoruz dilek fenerimizi gökyüzüne, gözden kaybolana kadar da izliyoruz coşkuyla. Daha sonra Engin arkadaşımızın inadı ile daha önce deneyerek uçuramadığımız fenerimizi de uçuruyoruz.
Minibüsteyken Nuriye’nin yanından henüz ayrılmış bir arkadaşım arıyor. Nuriye ve Semih’in sağlığından söz ediyoruz, Kemal Amca’nın da sağlığını soruyor, kilo verişin hızlandığını söylüyoruz. Açlık Grevleri süreci ilerledikçe, açlık grevinde direnenlerimizin sağlıkları da yavaş yavaş olumsuz etkilenecek ve halsizlikler baş gösterecek. Kör, sağır, dilsizi oynayan mercilerin bu tutumlarından vazgeçmelerini umuyoruz.














