DAYANIŞMA KONSERİNE DAİR
Geçtiğimiz günlerde dayanışma konserimizi gerçekleştirdik. Sizlerle
konser sürecini paylaşmak isteriz. Nuriye ve Semih’in hayaliydi konser yapmak.
Binler olup, hep birlikte türküler marşlar söyleyip, omuz omuza halay çekme
hayalini kurduk. Bu hayallerini gerçekleştirmek boynumuzun borcuydu. Bu
hayallerini onlarla birlikte de gerçekleştireceğiz elbette. Ama istedik ki
onların açlıkların 102. gününde açlıklarına ses verelim. Böylelikle konser
maceramız başladı. Aslında konserimizi geçen hafta ODTÜ Vişnelik’te yapmak
istedik. Vişnelik yer için bir kurumun başvurucu olması gerektiğini söyledi.
Bir kaç kurum aracı olacağını söylemiş ama sonrasında geri çekildi. Ve biz de
çok daha fazla zaman kaybetmeden alternatif yer bulma çabasına girdik. Çankaya
belediyesine ait Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu için görüşmeye gittik, yer
talep ettik. Ama bize yer vermek istemediler. Defalarca kapılarına gitmemiz
sonucunda ancak Perşembe sabahı evet cevabını verdiler. İki seçeneğimiz vardı
ya sonraki haftaya erteleyecektik ya da 3 gün içinde konser yapacaktık. Belki
normal bir zamanda olsaydı zamanın önemi olmayabilirdi ama işin içinde yüzlü
günleri geçmiş bir açlık grevleriyle Nuriye’miz ve Semih’imiz vardı. Bizim için
7 gün 1 hafta belki rakamdı ama Nuriye ve Semih’ in hücre hücre eriyen
bedenleriydi. Ve onlar için yapma kararı aldık. Yüksel direnişine destek olan
emek harcayan dostlarımızla kafa kafaya verdik. Çok az insanla çok iş yapmak
zorundaydık. Konserin bütün işinde emeği olan, küçük iş büyük demeden
gecelerini gündüzlerine katan dostlarımızla kollarımızı sıvadık. Hızlandırılmış
bir konser olacaktı belki ama yapmalıydık her koşulda. Yerin net olmaması
konsere destek verecek sanatçı dostlarımıza ulaşmada engel oldu. Ve konsere üç
gün kala koşulların zorlayan uygun olan sanatçılarımız Nuriye ve Semih’in
sesine ses olmak için geldiler. Varolsunlar… Dostlarımız Nuriye ve Semih için
gecesini gündüzüne kattı. Çok heyecanlıydık, konserin her anını Nuriye ve
Semih’e anlatacaktık. Birçok imkansızlıklar, sorunlara rağmen konserimizi 700
kişiyle gerçekleştirdik. Her anı dayanışma, her anı eylem olan bir konser
geçirdik. Yüksel direnişçileri yüzlerce insanın önünde bir kez daha direnişi
haykırdılar, zafer çağrısı yaptılar. Düzce’de ekmeği onuru için direnen Mimar
Alev Şahin dayanışma gecemizde de yalnız bırakmadı bizleri. Mehmet Özer güzel
sunumuyla, şiirleriyle konserin coşkusuna coşku kattı. Sanatçı dostlarımız
Hüsnü Arkan, Hüseyin Turan ve Grup Tersname şarkılarıyla, türküleriyle,
direnişe dair güzel temennileriyle desteklerini sundular. Kamu Emekçileri
Cephesi adına söz alan öğretmen arkadaşımız süreci ve direnişi anlattı. Yerel
sanatçı Yusuf Gül türküleriyle umudu haykırırken, destek olma çağrısını
yineledi. FOSEM’in hazırladığı direniş belgeseli izlendi, Nuriye ve Semih’in
gülen yüzleri konser salonunda coşkuyla, sloganlarla karşılandı. Yüzlerce
kişiyle halaylar kuruldu. Nuriye ve Semih’in sesine ses olmak için gelen bütün
dostlarımıza teşekkür ediyoruz. Bizleri bugün de yalnız bırakmadılar.
Biliyorduk kimse ünlü bir sanatçı göreyim, biraz türkü dinleyeyim diye
gelmedi oraya. Herkes Nuriye ve Semih’le atan yüreklerini alıp gelmişti. Nuriye
ve Semih için oradaydı. Hep birlikte söyledik türkülerimizi, hep birlikte
kurduk halaylarımızı. Belki binler olamadık ama yüzlerle de olsa hep birlikte
tüm coşkumuzla haykırdık sloganlarımızı. Sesimizin duvarları aşıp Nuriye ve
Semih’e ulaştığını düşünüyoruz. Ayrı olsak da aynı göğün altındaydık. Onlar da
eşlik etmişlerdir türkülerimize buna eminiz. İşte bu konser maceramızın
hikayesi böyle. Evet, yine konser yapacağız. Bu sefer çok daha kalabalık
olacak. Zafer halayları çekeceğiz hep birlikte. Bu inançla tekrar konserimize
gelen tüm direniş dostlarımıza bu gece bizi yalnız bırakmayan sanatçı
dostlarımıza teşekkür ediyoruz. Yeni konserlerde, Nuriye ve Semih’i aldığımız,
zaferi kutladığımız gecelerde buluşmak umuduyla...
EMEKÇİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
KAMU EMEKÇİLERİ CEPHESİ
