Yusuf Taşın Açlık greninin 63 günü Parlamento
önündeki çadırımızın 1. günü. Süresiz dayanışma açlık grevimizin ise 4.
günündeyiz. 31 Mayıs Çarşamba günü Saat 12:00 de Parlamento önünde çadırımızı
kurduk. Türküler eşliğinde bildirilerimizi dağıtıp Yusuf Taş’ın durumunu yoldan
geçen insanlara anlattık. Ve sorduk: 1.
hangi yasada bir tutsağın anadilinde mektup yazmasının yasak olduğunu sorduk.
2. hangi yasada bir tutsağa legal olan gazetelerin erişimi yasaklana bilir mi
diye sorduk. Dünyaca ünlü Türkçe edebiyat kitaplarının neden kendisine
verilmediğine sorduk. Daha da önemlisi zaten, “Tutsak“ olan bir insandan neden
bu kadar korktuklarını sorduk. Demokrasi dersleri veren Alman devleti, neden
bilgiden, kitaptan, mektuptan bu kadar korkuyor? Şunu bilmeliler ki böyle keyfi
uygulamalara Yusuf Taş’ı “YANLIZLAŞTIRAMAZLAR“.
Bizler her koşulda ve şarta onun yanındayız. Kendi Anayasasına bile uymayan
Alman Devleti bize Demokrasiden, İnsan haklarından söz edemez. Yusuf Taş’ın
talepleri kabul edilene kadar bizlerde burada Stuttgart Eyalet Parlamentosu
önünde olacağız. Yusuf`un sesi soluğu olacağız! Topladığımız imzaları günlük
JVA Heimsheim Hapishanesine göndereceğiz ve hapishane yönetiminin ırkçı
uygulamalarını teşhir edeceğiz. Adalet Bakanlığının duyarsızlığını teşhir
edeceğiz. Çadırımızın ilk gününde Yeşiller Partisinden eyalet Milletvekili (
Die Grünen, abgeordneter im Landtag Baden-Württember) Juregen Filius çadırımızı
ziyaret etti ve yetkili kişiler ile görüşme sözü verdi... Herkesi Saat
12:00-18.00 kadar süren çadırımızı, direnişimizi sahiplenmeye çağırıyoruz.
Facebook:
“Yusuf Taşın Talepleri derhal kabul edilsin“ sayfasından bizleri takip
edebilirsiniz.
