Gericiliğin ve faşizmin doruklarda olduğu, yozlaşmanın, çürümenin ve
her türlü değer yitiminin yaşandığı günümüzde bayramların ve bizi biz yapan
değerlerin ziyadesiyle içinin boşaltıldığı, iğdiş edildiği, köreltildiği
bugünlerde dayanışmaya ve birlikteliğe halk olarak daha fazla ihtiyaç
duyduğumuz kuşkusuzdur. Birbirimizi sahiplenmemiz ve kültürlerimize,
değerlerimize, örf ve adetlerimize sarılmamız bugün kendisini daha yakıcı
olarak dayatmaktadır. İdeolojik ve ahlaki dejenerasyonun, kültürel tükenişin
halkımıza dayatıldığı, hiçleştirmenin, onursuzlaştırmanın ve bireycileşmenin en
yüce değer sayıldığı bu zamanlarda, bu çöküntüye karşı ancak birlikte durarak
karşı koyabiliriz. Şüphesiz, halk olarak bu kadar birbirimizden ve
değerlerimizden uzaklaşmamızın baş sorumlusu emperyalizmin ve faşist
iktidarların dayattığı yozlaştırma ve hafızasızlaştırma politikasından
kaynaklanmaktadır. Korkutma ve sindirme saldırılarının hedefi özünde budur.
Bencilleştime ve duyarsızlaştırma birbirimizden ve değerlerimizden kopuşu
getirmiştir. Doğalıyla örgütsüz ve kolektivizmden uzak bir halk köle bir
halktır.
Her geçen gün ülkemizde işten atılmalar, gözaltılar, tutuklamalar ve
katliamlar sıradan ve rutin hale getirilmiştir. Yaşananların daha da vahimi
bunları kanıksamamız, alıştırılmak istenmemizdir. Bugün Nuriye Gülmen ve Semih
Özakça kendilerine yönelen ve hayatlarını ve geçimlerini ellerinden alan
işsizlik ve açlık saldırısına karşı çıkarak direndiği ve hakkı olanı istediği
için iktidar onları tutsak etmiş, aylardır sürdürdükleri açlık grevlerine ve
işe iade istemlerine kulaklarını tıkamış, en son olarak havasız bir hastahane
odasına kapatarak sözde gözetim altında tutuyor ve ilgileniyor gösterişi yapıp,
zorla müdahalenin ve sakat bırakmanın zeminini hazırlamaktadır. Bu süreçte
işlerinden atıldığı için intihar eden insanların sayısı 37 kişiyi bulmuştur. Ve
her geçen gün insanlar işten atılma ve geleceksizlik tehlikesiyle karşı
karşıyadır. Devrimcilik yapanlar evlerinde infaz edilmiş, katliamı
gerçekleştirenler ödüllendirilmiştir. Halklarımız emperyalizmin ve
işbirlikçilerinin kirli planları dahilinde birbirine düşürülerek yıllardır
böl-yönet politikaları ekseninde birbirlerini boğazlayıp, boğdurulmaları faşizm
tarafından büyük bir iştah ve şehvetle izlenmektedir.
Kürt halkı üzerindeki asimilasyon, imha, fiziksel ve kültürel soykırım
planları devam etmektedir. Kürt illerinde insanların evleri-barkları yıkılmış,
zorunlu göçertme politikası temelinde halk sefalet içinde bırakılarak, doğup
büyüdüğü toprakları terketmeye zorlanmıştır. Direnenler ise ölümle tehdit
edilmektedir. İşte BAYRAM'ları BAYRAM gibi yaşayacağımız günler, tüm bu
yaşananlara omuz omuza ve dayanışma içinde karşı durduğumuz ve emperyalizmin,
sömürgeciliğin ve faşizmin vahşet planlarını boşa çıkartarak, ülkemizin ve
halklarımızın özgürlüğü ve bağımsızlığı kazanıldığında yaşanıp, anlamını
bulacaktır.
Bu anlayışla Okmeydanı Halk Meclisi olarak tüm halkımızın geleneksel
kurban bayramını kutlar, ülkemizin bağımsız, özgür, emperyalizmin ve faşizmin
katliamcı, sömürgeci stratejilerinden arındırılmış bir geleceğine ve
aydınlığına dair olan inancımızla mutlu günler dileriz.
OKMEYDANI HALK MECLİSİ
