Nuriye ve Semih’in Tüm Talepleri Kabul Edilsin!
Yaşasın Açlık Grevi Direnişimiz!
Suriye Halk Cephesi 30 Ağustos’ta, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın
taleplerinin kabul edilmesi ve direnişi Suriye halkına duyurmak için Suriye
Birleşmiş Milletler Merkezi Önünde basın açıklaması yaptı. Basın açıklaması
öncesi ve sonrası Suriye basını ve Suriye’de bulunan yabancı basın Halk
Cepheliler ile röportaj yaptı. Katılan basın kuruluşları şunlardır; Suriye
Stalayt, Al Akhbariye, Sama, Sana Haber Ajansı, Dam Press ve Arap ülkelerinde
yaygın olarak takip edilen Al Mayadin kanalı. Yabancı basından ise; Venezüella
Tele Sur, Irak Al Ahd, İran Euro News kanalları bulunuyordu. Basının yansıra
Suriye Komünist Partisi (Bektaş), Filistin Demokratik Kurtuluş Cephesi ve
Suriye Halk Cephesi dostları da eyleme destek verdi.
Eylem öncesi yapılan röportajların ardından Suriye BM kapısı önünde
pankartlar ve Arapça-Türkçe yazılı dövizler taşınarak basın açıklaması okundu.
Taşınan dövizlerde “Suriye Halkı Nuriye ve Semih’in Ölmesini İstemiyor!
Teşekkür Ederiz Suriye Çünkü Sen Hep Hakkın Yanındasın! Nuriye ve Semih Sadece
Direnen İki İnsan Değil, Onlar Faşist Erdoğan’a Karşı Direnişin Sembolüdür!”
sloganları yazılıydı.
Suriyeli Halk Cephelilerin dostu Hanade Ebrahim’in Arapça okuduğu
açıklamada şu sözler yer alıyordu;
“… Bugün, Türkiye hapishanelerindeki iki Açlık Grevi direnişçisinin
sesini Suriye halkına da duyurmak için burada bulunuyoruz. Faşist Türkiye
iktidarının hapishanelerinde tutsak edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve
öğretmen Semih Özakça Açlık Grevinin 175. günündeler. Tek talepleri işlerine
geri dönmek…
Türkiye’de 15 Temmuz 2016’da yaşanan darbe girişimini bahane eden katil
AKP iktidarı OHAL kapsamında çıkardığı yasalarla 150 binden fazla memuru işten
attı. Bu şu anlama geliyor, 150 bin aile en temel ihtiyaçlarından mahrum
edilmiş durumda… Nuriye ve Semih işlerinden atılan ve buna karşı direnen iki
eğitimcidir. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde akademisyen olarak çalışırken
görevinden ihraç edilen Nuriye Gülmen, 9 Kasım 2016’da Ankara Yüksel
Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı Önünde “İşimi Geri İstiyorum” talebiyle
eyleme başladı. Mardin’de sınıf öğretmenliği yapan Semih Özakça’da ihraç
edildikten sonra Nuriye ile birlikte aynı taleple Yüksel Caddesi’nde direnişe
başladı.
Nuriye Gülmen ve Semih Özakça günlerce Ankara Yüksel Meydanı’nda “İşimi
Geri İstiyorum” talebiyle her gün eylem yaptılar. Ve ilk 30 gün sürekli
gözaltına alındılar. Amaç direnişlerinden vazgeçirmek, yıldırmak ve
susturmaktı. Ancak Nuriye ve Semih susmadı, Açlık Grevine başladı. Her geçen
gün onlara desteğe gelenlerin sayısı arttı, eyleme binlerce insan katılmaya
başladı. Elinde Suriye Halkının kanı olan katil AKP iktidarı ikinci bir
ayaklanmaya sebep olma ihtimallerini bahane ederek, direnişçi Nuriye ve Semih’i
Açlık Grevinin 76. gününde tutukladı.
Direnişlerinin 295. gününde olan Nuriye ve Semih’in tutuklanması,
desteği azaltmadı, arttırdı. İstanbul’da TAYAD’lı 70’li yaşlardaki Feridun
Osmanağaoğlu ve Mehmet Güvel, Semih’in eşi Esra Özakça ve daha pek çok bölgeden
kişiler süresiz destek açlık grevine başladı. Türkiye dışında Yunanistan,
Almanya, Avusturya, İngiltere ve burada Suriye’de destek açlık grevleri
sürüyor. Bizler burada yaptığımız bir aylık destek açlık grevinin 10.
günündeyiz.
Nuriye ve Semih’in 14 Eylül’de ilk mahkemesi olacak. Açlık grevinde
tehlikeli bir sınıra ulaşmış olan Nuriye ve Semih’in yanında olup,
özgürlüklerine kavuşmalarını ve taleplerinin kabul edilmesini, talep etmeliyiz.
Onlar haklı ve onurlu bir dava uğruna mücadele ediyorlar. Nuriye ve Semih’i
yalnız bırakmamalıyız.
Nuriye ve Semih sadece kendileri için değil, tüm direnenleri temsil
eden bir direniş sembolü haline dönüştü. Türkiye’de ve başta Suriye’de olmak
üzere bölgede katledilen binlerce insanın ölümünde payı olan faşist AKP
iktidarına karşı direniyor. Nuriye ve Semih’in direnişi, Suriye halkının
emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı sürdürdükleri direnişle ortaktır.
Nuriye ve Semih’i enternasyonalist dayanışmamızla zulmün elinden
almalıyız… Taleplerinin kabul edilmesi için, kendine insanım, duyarlıyım,
vicdanlıyım diyen herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor. Burada bulunmamıza
katkısı olan herkese, dostlarımıza ve siz basın mensuplarına teşekkür ediyoruz.
Uluslararası insan hakları kanunlarının takipçisi olmakla mükellef BM
yetkililerinin de Nuriye ve Semih’in taleplerinin yerine getirilmesi için
üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmesini talep ediyoruz.
Nuriye ve Semih’in Tüm Talepleri Kabul Edilsin! Yaşasın Açlık Grevi
direnişimiz!”
Açıklamanın ardından da katılan örgüt ve Suriye halkına teşekkür
edildi. Ayrıca basın açıklaması için emeği geçen Gazeteciler Birliği başkanına
da katılımından ve emeklerinden dolayı teşekkür edilerek 27 kişinin katıldığı
basın açıklaması sonlandırıldı.













