Uyuşturucu ve Kumara
Karşı Mücadele İçin Halkımızın Kapılarını Çalıyoruz!
Uyuşturucu ve Kurama Karşı Mücadelede düşmanını tanımak ne
kadar önemli ise onu kullananları tanımak o kadar önemlidir.
1- Düşmanını tanıyacaksın,
2- Düşmanına karşı mücadele etmesi için dostlarını
güçlendireceksin. Bunun için onlara ulaşmaya çalışacaksın.
Biz HFG çalışanları bunun adımlarını atıyoruz NRW'de. Her
gittiğimiz evde her gittiğimiz yerde bu mücadeleyi anlatıyor ve halkımızdan
bizim yanımızda olmasını sahip çıkmasını istiyoruz.
"KOMŞUMUN EŞİ
AYAKLARINA YAPIŞIYOR KUMAR OYNAMAK İÇİN ONA PARA VERSİN DİYE"
Duisburg'da çaldığımız bir kapıda genç bir anne, bize
anlatsam mı ama kimseye söylemeyin diyerek başlıyor konuya… Aslında şu an
komşum A.. bir çözüm arıyor kursa mı göndersem ne yapsam diyor dedi. Siz bilirsiniz
o zaman yardımcı olun ona. Eşinin elinden bütün kartlarını her şeyini almış bu
seferde öğrendi ki herkese borç yapmış. Aslında eşini bir görseniz onun kadar
iyi bir insan yok dersiniz. Arkadaşımda bunu biliyor ama ayrılsam mı diye dahi
düşünüyor dedi. Çünkü nasıl baş edeceğini
bilmiyor. Uzun yıllardır kullanıyor ve arada kesiyor ama bir türlü bırakamıyor.
Arkadaşım çok üzülüyor ayaklarına yapışıyor ne olur bana kartları ver diye
dedi. Hastalık bu düşmanıma vermesin bu dedi ve daha neler anlattı. Eşi komşuya
söylemişsin diye kızar o yüzden benden duyduğunuzu söylemeden arkadaşım ile
görüşün dedi. Arkadaşı ile konuştu ve bizi buluşturacağını söyledi ve ayrıldık
oradan. Aslında hem üzüldük hem de halkımızın bu kadar çaresiz olması ve bizim
onlara umut olacağımıza olan inancımız bilincimiz bizi daha da güçlendirdi.
Yine Duisburg'da kapısını çaldığımız bir esnaf kadın da
nasıl yardımcı olabilirim size dedi. Alman devleti size izin verir mi? diye
sordu. Bizde yasal işlemlerimizi yaptığımızı ama biz yapmamız gerekeni
yapıyoruz diye bakıyoruz diye anlattık. Ama onlar engel olmak için ellerinden
geleni yaparlar dedi. Ama özellikle şu bölgeye bir bakın dedi otomat dolu ve
hep genç dolu içleri. Çok iyi yapıyorsunuz çok dedi. Ne yapabilirsem benim yerim
burası beni gelin bulun dedi. Gelirsiniz kurumumuza o insanlarla sohbet
edersiniz örneğin o dahi bize gerekli dedik. Yapmam mı yaparım tabii bundan daha
iyi bir hayır olur mu dedi. Yine gelin, açınca özellikle gelin dedi ve afişinizi
de getirin asalım dedi.
Bunun gibi değişik şekilde anlatımları dinlediğimiz 18 kapı
çaldık Duisburg'da bu hafta.
Wupertal'da kapısını çaldığımız bir doktor ile röportaj
havasında bir görüşme yaptık. Doktor seçtiğiniz şehir tam yerinde olmuş diyerek
konuya girdi ve Türkiyeliler için böyle bir mücadele merkezi hiç yok ve çok
büyük bir eksik dedi. Aynı zamanda Alman devleti böyle bir kurumu açamaz ve
sizin gibi de mücadele etmez ki size onlarca sorun çıkarmaya çalışacaklar buna
hazırlıklı olun dedi. Bize değişik eğitimler verebileceğini söyledi. Eğitim
belgeleri veririm bir aylık eğitimler ile birçok konuda bilgili olursunuz dedi.
Uyuşturucu kullanan kişiyi iyi tanımak ve ona göre bir yol çizmek ona güvenmek,
sevmek bunların önemli olduğunu ve bunu Almanya'daki kurumların başaramadığını
anlattı. Yapabileceğim her konuda yardımcı olurum seminerler veririm dedi.
Aynı zamanda kurumunuz içinde meslek dersleri de verin
onları mesleğe kavuşturursanız gelecek de başlamalarını engelleyici bir etkisi
olacağını anlattı.
Wupertal'da 30 kapıda mücadelemizin başlangıcı anlatıldı ve
destekleri istendi.
Hagen'de çaldığımız kapılarda esnaflarımızdan öneriler
geldi. Bu projenin altından tek başınıza kalkmanız mümkün değil denildi. O
insanlar orada parasız ne yapabilir kurumunuzun ayakta kalması içinde bizim
desteğinize ihtiyacınız var diyerek bu konuda yardımcı olabileceğini söyledi.
Yine Hagen pazarında 50 adet bildiri dağıtıldı. İnsanlar
yerin ve ne zaman açılacağını sordu ve yanımızda olduklarını söylediler.
Köln'de kahve çalışmalarında insanlar heyecanla karşıladı Mücadele
merkezimizi. Ne zaman işleve gireceğini çevrelerinde tanıdıkları olduğunu bize
yönlendireceklerini söyledi.
Yine Köln'de bağımlı olan bir kişi ne zaman açılacak bende
geleceğim yardımcı olurum. Ben nasıl uyuşturucuya başlanıldığını biliyorum o konuda
yardımımda olur dedi. Direk kendini değil de diğer insanları düşünüyordu
insanın içini acıtan ama ne kadar doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyor bize.
Köln'de kapı çalışması ve kahvehanelerde 50 adet bildiri
dağıtımı yapıldı.
Kapı çalmak çok önemli gerçekten her kapıda hüzün, acı, umut
ve çözüm isteyen eller var. Ama bize güven duyarlarsa anlatacaklar, ama kimisi
artık çok zor durumda ve güvenden başka çaresi olmayanlar var. Biz o kapıları
çalmalı ve bulmalıyız.
Her kişi günde iki kapı ayda 60 kapı eder. 60 kapı yüzlerce
insan demektir. Bir yılda Almanya'da on binlerce İnsanımıza Ulaşmış Olacağız!
Sorunlar halkımızın evlerinin içinde, çözümlerde onlarda,
umut da onlarda. Çünkü biz halkımız ile bir bütünüz, birlikte çözeceğiz. Çünkü
onlar umutlarını kaybetmiyor, yeter ki bir kapı açalım onlara!
