KÜRT-TÜRK, LÜBNAN
GENÇLERİ KARDEŞTİR!
DUİSBURG'DA
ÇETELEŞMEYE KARŞI ÇIKALIM!
Duisburg Hamborn'da 27 Mart gecesi Türk-Kürt ve Lübnanlı
gençler arasında bir kavga yaşandı. Gazetelerde ve televizyonlarda, olay
"silahlı çatışma, Lübnanlılar, Kürtler ve Türk gençleri arasında bir
haftadır süren kavga çatışmaya dönüştü, 60 kişi birbiriyle çatıştı, 100 polis
olayları önledi" şeklinde
verildi.
Olayın Marxloh semtinde bir hafta önce yaşanan bir bıçaklı
saldırı sonrası devam ettiği söyleniyor. Birçok söylenti dolanıyor, ama
bunlardan öte önemli olan Lübnanlılar ve Kürt-Türk gençler çatıştı, diye geçmesi.
Bizi rahatsız eden de, olmaması gereken de budur.
Bu kültür çeteleşme kültürüdür. Marxloh'da bu tarz kavgalar
zaman zaman yaşanıyor, bunlar çete tarzı kavgalardır. Hakimiyet kavgasıdır,
"benim sözüm geçer burada, ben varsam sen yoksun" meselesidir.
Peki, biz neyi paylaşamıyoruz? Ve biz kimiz?
Yaşadığımız Almanya'da o kadar sorunlarımız varken,
geldiğimiz ülkelerimizde o kadar acılar, savaşlar, adaletsizlikler yaşanırken
bizim birbirimiz ile alıp veremediğimiz ne olabilir? Onların yanında bunlar
sorun değildir, bunlar sorun ve dert olamaz. Ama o kadar kendi kültürümüze,
değerlerimize yabancılaşıyor ve yozlaşıyoruz ki; kim olduğumuzu, ne olduğumuzu
unutuyoruz. Bunlardan vazgeçmeliyiz ve özümüze dönmeliyiz.
Sorun varsa çözüm de vardır.
Bir sorun varsa eğer, bu kötü bir olaysa da, bunun
milliyetinin bir önemi yoktur. "Vay Lübnanlı bir gencimiz bıçaklandı"
değil, bir genç bıçaklandı demeliyiz. Bir gencimize laf atıldı, bunu nasıl
sahipleneceğiz, nasıl çözeceğiz diye bakmalıyız.
Kürt-Türk ya da Lübnanlı, bizden dahi olsa, arkadaşımız dahi
olsa yanlışına yanlış demeliyiz.
Bizdendir diye sahip çıkamayız, çıkmamalıyız!
Yüzümüzü ülkelerimize dönelim!
Essen Halk Cephesi
