KESK MYK sendika genel merkezlerine bir toplantı çağrısı
yaptı. Toplantının gündemlerinden birisi önümüzdeki dönemin planlanması diğeri
de KESK'te bir süredir devam eden oturma eyleminin değerlendirilmesi.
Toplantı da KEC eylemi ne için değerlendirilecek?
KESK oturma eylemi 100. gününe yaklaşırken, Yüksel’de her
gün iki defa işkence gören üyeleri, Düzce’de hedef gösterilen üyesi bir yıldan
fazla süredir direnen Mimar Alev Şahin ve ihraçlar için ne yapacağını
tartışmalı ve toplantılarının gündem maddesi yapmalıdır.
Eylemin talepleri tartışılmayacaksa; 100 gündür olduğu gibi
eylemin şeklinin tartışılması neye hizmet ediyor?
KESK EYLEMİ
DEĞERLENDİRMEYİ BIRAKMALI İHRAÇLARLA İLGİLİ PROGRAMINI DEĞERLENDİRMELİ VE
İHRAÇLARA SAHİP ÇIKMALIDIR!
KESK yöneticileri kapalı kapılar ardında kulis yaparak
okuduğumuz yayınları “burası dergi dağıtım ofisi değil kurum”, eylemi ziyarete
gelen genç yaşlı insanları “kimin gelip gittiği belli değil”, eylemcilerin
mutfağı kullanmasını da “burayı lokantaya çevirdiler” olarak
değerlendirmektedir.
Eylemimize gelen giden herkesin kim olduğu bellidir.
Gençlerimiz kafelerde vakit geçirmek yerine bizi ziyaret ediyor, tutsak
ailelerimiz tutsak avukatlarımızdan, yine sahip çıkmadığınız ihraç öğretmen
Nazife’den, sağlık emekçisi Celal’den haberler getiriyor. Okuduğumuz yayınlar
kamu emekçilerinin direnişlerini anlattıkları yayınlar, her satırının bedeli
faşizme karşı mücadele ederek ödenmiştir, dergimizin yazı işleri müdürü de şuan
tutsak. Evet yemeğimizi yapıyoruz. İhraç kamu emekçileri yemeğini kolektif
biçimde yapıp gelen ziyaretçilerle paylaşıyor ve sohbetler ediyor. Bütün
eylemelerimiz halkla iç içedir ve halktan beslenir. KESK yöneticileri
okuduğumuz dergiler ve ziyaretçilerimizle yemeğimizi bölüşmemizden KESK’in
kurum olma özelliğinin değişeceğini düşünmeyi bırakıp kurum olma
gerekliliklerini yerine getirmelidir.
Oturma eyleminin muhataplarının yer almadığı bir toplantıda
eylemi tartışarak taleplerini geçiştirmek, KESK yönetiminin ihraç kamu
emekçilerine dair sessizliğini meşrulaştıramaz. Üyeleri Nuriye ve Semih işini
geri almak için 324 gün hücre hücre erirken “onlar bireysel eylemler”
söylemlerinin arkasına sığınarak direnişe sahip çıkmamasını meşrulaştıramaz.
KESK yönetimi oturma eyleminin sona ermesini istiyorsa
gündemine eylemi değil, taleplerini almalıdır. Aksi takdirde toplantıdan
çıkacak sonuç yine “biz KEC’in oturma eylemini doğru bulmuyoruz” olacaktır.
KEC’in oturma eylemini doğru bulmuyoruz demek yukarıda bahsettiğimiz konuları
kulaktan kulağa yaymak masum değildir.
AKP faşizmine “gelin KEC’lilere müdahale edin” demektir. Böyle
davranmaya devam ederek KESK yönetimi yaşanacakların sorumlusu olacaktır.
KESK yönetimine sesleniyoruz: ARTIK KONUŞMAYIN EYLEM YAPIN!
Kamu Emekçileri
Cephesi
