DEV-GENÇ'liler 48 yıldır Anadolu topraklarında sömürüye, zulme karşı
mücadelenin adı olmuştur. 48 yıldır hiçbir zaman "yapamayız" demedik,
"olmaz " demedik, "baskılar çok, hele bir süreç düzelsin"
demedik. 70'lerde olanak yokken olanak yaratan Hüseyin Cevahir'lerden aldığımız
bayrağı, herkesin vatan topraklarını terk ettiği 80 cuntasına karşı
"Faşist Cunta 45 Milyon Halkı Teslim Alamaz" şiarımızla yükselttik.
Bugün de aynı ruhla, aynı coşkuyla, aynı inanç, cüret ve kararlılıkla yeni
yollar bulmaya, yeni yöntemler üretmeye devam ediyoruz.
"Ya düşünce değişikliği, ya ölüm" diyen emperyalizme karşı
direnmeye, faşizmin tüm baskı ve yasaklarına karşı Cevahir'lerden aldığımız
direniş bayrağını yükseklere taşımaya, "OHAL varken direnilmez" diyen
reformizme ve oportünizme karşı ideolojik mücadeleyi yükseltmeye devam
ediyoruz.
DEV-GENÇ'li nesnel koşullara
teslim olmayandır. DEV-GENÇ'li kendi koşullarını kendisi yaratır. Kendi
koşullarını kendisi yaratamayan bir örgütlülük, bir hareket; faşizmin
saldırıları karşısında boğulmaya mahkûmdur. Biz direneceğiz. Üreteceğiz.
Kapanan yolları cüret ve kararlılığımızla açacağız. Açamadığımız durumda yeni
yollar yapacağız. Yeni yöntemler bulacağız. 80 Milyon halkın yaşadığı
topraklarda, yüz binlerce yıla dayanan direniş, isyan ve ayaklanmalar tarihi
bulunan Anadolu'nun bağrında faşizme teslim olmanın, koşullara teslim olmanın
hiçbir gerekçesi olamaz. "Ya yeni
bir yol bulacağız, ya da yeni bir yol yapacağız!" Çünkü biz devrimi
istiyoruz, çünkü biz iktidarı istiyoruz. Bir işi yapmak isteyen yolunu,
istemeyen bahanesini bulur.
Sokaklarda yerlerde dolaşan kutulardan dövizler yapacağız. Yaptık. Koli
bandı, kalem ve kartonla propaganda yapacağız. Devrimi halka taşıyacağız,
tutsaklarımızın sesini halka taşıyacağız. Perdeden pankart, A4 kâğıdından kendi
ellerimizle bildiri, kuş yapacağız. Mırıldandığımız Grup Yorum türküleriyle
halkımıza ulaşacağız. Tişörtümüzden yırttığımız bezlerle silah yapacak, düşmanı
vuracağız. Sopalarla, taşlarla tabelalar yapacağız. Biz halkız, halk savaşı
veriyoruz. Halk deryadır, denizdir. Halkta bulunamayacak ürün, halkla
üretilemeyecek çözüm yoktur.
29 Mayıs 2018 tarihinde kartonlarla, kalemle, koli bandıyla;
tutsaklarımız için yazdığımız sloganlarımızı Boğaziçi Üniversitesi Hisarüstü
bölgesi çevresine, Çayan Mahallesi'ne astık.
"Aslıhan Buçaklar Serbest Bırakılsın DEV-GENÇ"
"Mazlum Arslan Serbest Bırakılsın LİSELİ DEV-GENÇ"
"Kübra Sünnetçi Serbest Bırakılsın DEV-GENÇ"
"Tutsak DEV-GENÇ'liler Serbest Bırakılsın DEV-GENÇ"
yazılı kartonlarımızı sokak ve cadde duvarlarına yapıştırdık, astık.
Halk düşmanları baktıkları her yerde halkın sesini görecekler, duyacaklar. Dağlarda, taşlarda, sokaklarda, gökyüzünde sonlarını görecekler.
"Aslıhan Buçaklar Serbest Bırakılsın DEV-GENÇ"
"Mazlum Arslan Serbest Bırakılsın LİSELİ DEV-GENÇ"
"Kübra Sünnetçi Serbest Bırakılsın DEV-GENÇ"
"Tutsak DEV-GENÇ'liler Serbest Bırakılsın DEV-GENÇ"
yazılı kartonlarımızı sokak ve cadde duvarlarına yapıştırdık, astık.
Halk düşmanları baktıkları her yerde halkın sesini görecekler, duyacaklar. Dağlarda, taşlarda, sokaklarda, gökyüzünde sonlarını görecekler.
Tüm DEV-GENÇ'lilerin üzerine düşen görev NESNEL KOŞULLARA TESLİM OLMAMAK,
KENDİ KOŞULLARINI YARATMAKTIR!
FAŞİZME TESLİM OLMAYACAK,
FAŞİZMİ YENECEĞİZ!
TUTSAK DEV-GENÇ'LİLER SERBEST BIRAKILSIN!
YAŞASIN DEV-GENÇ YAŞASIN DEV-GENÇ'LİLER!
TUTSAK DEV-GENÇ'LİLER SERBEST BIRAKILSIN!
YAŞASIN DEV-GENÇ YAŞASIN DEV-GENÇ'LİLER!


