1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu ikitelli istanbul isviçre izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere şiir şiirler şişli

Musa Aşoğlu'nun Duruşması 28 Haziran'da


Almanya'nın Hamburg Yüksek Mahkemesi'nde davası süren devrimci tutsak Musa Aşoğlu'nun duruşmasına 28 Haziran günü devam edilecek. Sizler de duruşmaya katılarak Alman devletinin hukuksuzluğuna ve adaletsizliğine tanık olabilirsiniz.
Musa Aşoğlu’un Hamburg Yüksek Mahkemesi’nde süren davasının duruşması 28 Haziran günü devam edilecek. Mahkemenin 19 Haziran günü görülen duruşmasında tecridin kaldırılması talep edilmişti. Bu talebin mahkeme tarafından bugün karara bağlanması beklenilecek.
Ancak Alman devletinin ilk hedefi, tutukladığı devrimcileri tecrit politikasıyla teslim almaya, itirafçılaştırma ve yıldırmaya yöneliktir. Musa ise bir önceki duruşmasında bu konuda şunu söylemişti; "Savcılığın ret gerekçesinde denilmektedir ki; Musa Aşoğlu henüz istenilen bir itirafta bulunmamıştır! Tecridi itiraf yolu olarak kullanıyor! İsterseniz yerin beş kat dibine sokun, o beklediği işbirlikçi itirafları benden duyamaz! Çünkü ben bunu faşizme karşı mücadelenin intiharı olarak görürüm! Nefes aldığım sürece yaşıyorum, yaşadığım sürece bu yürek ve bu beyin bende olacaktır!”
Musa Aşoğlu’nun duruşması tamamen tiyatro şeklinde, trajediye dönüşmüş bir halde devam etmektedir! Neden mi diye sorulacak olursa, her duruşmada Musa Aşoğlu Mahkeme Heyetine söz edilen Alaaddin Ateş isimli muhbirin neden mahkemeye getirilmediğini sormakta, Mahkeme Heyeti ise kendi yalan ve yanlışlıklarının ortaya çıkmasından korktuklarından dolayı Ateş isimli muhbiri duruşmalara getirmemektedir!
Çünkü, muhbir olarak kullanılan Ateş'in iddialarının yalan olduğunun teşhir edilmesiyle beraber Alman polisi ve güvenlik güçlerinin de işbirliği açıkça anlaşıldığından dolayı, devlet bu kurumlarının daha fazla yıpranmasını istememektedir. Öte yandan, tamamen yalan iddialarda bulundurularak Musa Aşoğlu'nun tutuklanmasına yeterli sebep ve uygun hazırlanmış olduğundan Ateş’in Alman devleti için işlevi bitmiş ve kendisine zaten ihtiyaç kalmamıştır.
Musa Aşoğlu ilk tutuklandığında devrimciliğe başladığından bu yana olan süreç için yargılanması söz konusu iken, gelinen aşamada Alman mahkemesi Aşoğlu’nu sadece 24 Aralık 2009 ile tutuklandığı ana kadarki sürecini ele alarak mahkemeye devam edeceklerini belirtmiştir ve bu açıklamasıyla da ayrı bir keyfi uygulamanın örneği olarak tarihe geçmektedir.
Bir devrimci örgütün yöneticisi olarak tutuklanan ve yargı önüne çıkartılan kişiyi, mahkeme, kendi belirlediği tarihler arasındaki sürece dayanarak yargılamak istemektedir. Bu karar ile Alman devletinin hukuksuzluğunun zaten diz boyu olduğu Musa Aşoğlu davasındaki keyfilik ve hukuka aykırılık daha da açıkça görülmektedir. Alman devleti aslı olmayan suçlamalarda bulunurken, yine aslı olmayan belgelerle yargılama yapmak istemektedir. Bütün bu aslı olmayan dayanakları ve belgeleri hangi hukuka dayandırarak delil olarak saymaktadır diye sorulması gereken soru karşısında, adaletsizliğin diz boyu olduğu bu davayı bir an önce kendine göre sonlandırmak istemektedir. Ancak Musa Aşoğlu, söz konusu hukuksuzluğa göğüs gererek ve adalet için mücadele ederek, burjuva hukukunun devrimcileri yargılayamayacağını kararlılıkla ortaya koymakta ve bir devrimci olarak yargılanmak üzere çıkarıldığı mahkemeyi kendisi yargılamaktadır.
Bugün Hamburg Yüksek Mahkemesinde görülecek davaya sizler de katılabilirsiniz.
Dogan Presse Agence
www.doganpresseagence.com


[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.