5 Eylül'de
sempozyum çevirmenliği için Hollanda'dan Türkiye'ye geldikten sonra,
havalimanından iner inmez gözaltına alınan Ekrem Deniz Osmanoğulları'nın
serbest bırakılması için kurulan Ekrem Deniz'e Özgürlük Komitesi'nin
açıklamasını paylaşıyoruz;
EKREM DENİZ’E ÖZGÜRLÜK!
Arkadaşımız Ekrem Deniz Osmanoğulları, 5 Eylül günü İstanbul Atatürk Havalimanı'na
iner inmez gözaltına alındı ve bir sebep olmaksızın karakola götürüldü. Ertesi
gün, "yasadışı örgüt adına" propaganda yapmakla suçlandığını
öğrendiği mahkemeye götürüldü. Deniz; emperyalizm, baskı ve sömürgecilik gibi
konuları ele alan uluslararası bir etkinlik olan 9. Uluslararası Eyüp Baş
Sempozyumu'nda İngilizce-Türkçe çevirmen olarak Türkiye'ye gitmişti.
Ekrem Deniz, Hollanda'da demokrasi, insan hakları ihlalleri, polis şiddeti
ve ırkçılık gibi konularda mücadele eden Hollandalı bir Türk vatandaşıdır.
Erdoğan'ın faşist rejiminin tüm muhaliflerini hapsetmeye hizmet eden,
Türkiye'de "yasadışı örgüt adına propaganda" yapma suçlaması yaygın
bir suçlamadır. 2016 darbe girişimi başarısız olduğundan beri yaklaşık 200 bin
kişi tutuklandı. Türk rejimi “Olağanüstü Hal” kapsamında insanları tutuklamak,
hapsetmek veya süresiz olarak gözaltına almak için herhangi bir iddiada
bulunmamakla uğraşmıyor. En dikkate değer örneklerden biri kamu sektörü
çalışanları, bu çalışanlar çoğunlukla AKP rejimini eleştirenlerdenler. Hükümet
kararnamesi ile ortaya çıkan ve Ankara'nın Yüksel Caddesi'ndeki protesto
gösterileriyle damgasını vuran, akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih
Özakça tarafından direniş başlatılmıştı. İşlerini geri alma protestoları;
hapsedilmeleri ve yargılanmalarıyla sonuçlanan büyük devlet baskısına yol açtı.
Medya müdahalesine yol açan bu dava, devlet savcılığının, sahte bir tanığın
ifadesiyle bile olsa, terör işleyişine dair herhangi bir komplo sunamadığını,
hatta kanıtlayamadığını gösterdi, ve dava düştü.
Benzer bir durum, Ekrem Deniz örneğinde de açıkça görülüyor. Ekrem Deniz
aleyhindeki kararın keyfiliğini gösteren aşağıdaki hususlara uluslararası
dikkat çekmek için çağrıda bulunuyoruz:
1. Ekrem Deniz'in tutukluluğuna bildirilen asıl neden, 2017 yılında İzmir
savcısının açtığı bir davada tanıklık etmemesiydi. Ekrem Deniz'in avukatına
göre, asıl dosya, ifade verdikten sonra serbest bırakılacağını açıkladı. Ancak,
bir saat içinde savcı, bir yargıcın önünde "yasadışı örgüt adına
propaganda yapmak" için yargılanmasını talep etti.
2. İddia, bir yıldan fazla bir süre önce kapatılmış olan bir hesaptan
sosyal medya yayınlarına dayanıyor, Ekrem Deniz'i kendisine bağlayan hiçbir
kanıt bulunmuyordu ve yargıç, savcının herhangi bir delil sunmasını
istemiyordu. Ne olursa olsun, anayasal hak olan ifade özgürlüğün duruşma
sırasında bile dikkate alınmamıştır.
3. Savcı, bu ”suçlar" için nadiren altı ayı aşmasına rağmen, 1,5 ila
4,5 yıl hapis cezası talep etti.
4. Deniz, SEGBİS adı verilen video konferans sistemi kullanılarak
yargılanmıştır. Bir mahkeme salonunda mevcut değildi, ancak farklı bir yerde
bir yargıç ile bir canlı yayın ile bir odada yargılandı. Video bağlantısı o
kadar kötüydü ki, kendisine sorulan soruları doğru bir şekilde duyamadı,
kendini daha iyi savunamadı.
5. Deniz bir “düşünce suçu” için yargılanmıştır; Türkiye'de hâlihazırda
uygulanmakta olan artan baskıcı önlemlerle ilgili endişelerin paylaşılması
konusunda “yasadışı” bir şey yoktur. Türk rejimi, bu nedenle onu hapsetmek
suretiyle, ifade özgürlüğünün temel haklarını bastıracağı için suçludur.
Deniz'i bir “terörist” olarak göstermeye çalışarak, Erdoğan rejimi aslında tüm
eleştirmenlerinin “terörizm” suçlusu olduğunu öne sürüyor.
Biz bu açıklamanın imzacıları olarak, Ekrem Deniz'e Özgürlük için bu
kampanyaya geniş destek vermeye çağırıyoruz ve Hollanda devletini AKP
hükümetine Ekrem Deniz'i serbest bırakmaya zorlamak için harekete geçmeye
yönelik eylemlerde bulunmaya çağırıyoruz. Ekrem Deniz bir enternasyonalist
olarak dünyadaki tüm ezilen halkların yanında duruyor. Görevimiz şu an onun
yanında olmak.
EKREM
DENİZ'E ÖZGÜRLÜK KOMİTESİ
