Den Haağ şehrindeki bulunan Alevi-Bektaşi Kültür Ve Tanıtma Derneği yönetimine
Kezban Ananın oturma eylemini anlatmayı ve kahvaltıya katılmak istediğimizi
söyledik.
Yönetimin kabul etmesiyle 28 Ekim Pazar sabah 09.30'da Dab-Der
derneğindeydik. Kezban Ana'nın afişini aştık.
Derneğin üyeleri geldikçe merak içinde afişleri okumaya başladılar. Kahvaltı
esnasında sohbetimize başlayarak Kezban Ananın oturma eylemini anlattık, Mahir
Kılıç’ın CHP önünde işini geri istediği için yapmış olduğu açlık grevini
anlattık.
Kahvaltı sonrası Yönetim Kurulunu toplantısına katılarak, Polisin Cemevi’ne
yapılan baskınını anlattık. Duvardaki Aleviliğe ayıt yazıları, fotoğraflara
yapılan hakaretleri, Cemevi’nin içine idrarlarını yaptığını anlattık.
Toplantıda bulunanlar bu durumu şaşırarak dinlediler. Biz Türkiye’de bu durumların
her zaman olduğunu söyledik. Daha Eylül ayında Çorum’da İbrahim Top un misafir
olarak kaldığı eve baskın yaparak 1 kurşunla katledildiğini paylaştık.
Arkadaşımız ayağa kalkarak Kezban Ananın neden oturma eyleminde
olduğunu anlattı. Kızı Zeynep Yıldırım Cemevi’ne yapılan baskınlar ve uygulanan
çirkin hareketleri basın açıklaması yaptığı için gözaltına alındıktan sonra
tutuklandı.
Kezban Anayı arayarak görüşme gerçekleştirdik. Kezban Ana anlattıkça
bulunan insanlarımızın Gözleri dolu duygusal bir durumda dinlemeleri dikkat
çekti. Kezban Ana'nın çağrısı şu şekildeydi: ''Ben bugün 91. günümdeyim. Tüm
derneklere sesleniyorum, sesime ses olun, ben bunu bir kendi kızım için
yapmıyorum. Tutuklu bulunan 16 dernek yönetim üyesi için oturma eylemi
gerçekleştiriyorum'' Benim için beni destekleyenin Alevi biri olması gerekli
değildir. İnsan olsun yeter. Yavrularım hepinizi öpüyorum kendinize iyi bakın''
Duygusal bir ortam oluşmuştu. Halkımız bize sordu: Kezban Ana için ne yapabiliriz?
Almanya’daki oturma eylemlerini anlatarak, Hollanda’da da yapabiliriz
diyerek, çevremizle konuşup anlatmamız bile bu direnişin büyümesi demektir.
Yönetimden birinin ortaya ''isminiz nedir, kimsiniz” deyince,
arkadaşımız ismini vererek cevaplamıştır. Yönetim üyesi: ''Hayır hayır, siyasi
görüşünüz'' diye sordu. Arkadaşımız cevapladı: Bizler Cepheliyiz, devrimciyiz.
Direnenlerin yanındayız. Bu yüzden buradayız. Direnişi tüm Alevi derneklerine
anlatmamız gerek. Her derneğin Kezban Anayı sahiplenmesi lazım.
Alevilere yönelik saldırılar o kadar çoğaldı ki Yüksel direnişçilerinin
dağıtmak istediği aşureyi bile kabullenmeyip döktüler yere.
Arkadaşımızın hazırlamış olduğu videoyu yönetim ve üyelerine
gönderecek. Bize teşekkür ederek Kezban Ananın direnişini sahiplendiklerini ve
destek vereceklerini Dernek başkanı söz verdi.
4 Kasım Pazar günü Haarlem Alevi Kültür Merkezindeki kahvaltının
duyurusunu yaparak bizim vermiş olduğumuz kahvaltıdan ayrıldık. Bize çok
teşekkür ederek ''İyi ki geldiniz, iyi ki bizi aydınlattınız bu konuda”
dediler. Bizde herkese teşekkür ederek toplantıdan ayrıldık.
Kahvaltıya yaklaşık 30 kişi katıldı.







