19. Hafta 81. Gün
Çocuk yaşta bedenleri parçalanarak katledilmiş yakınlarını izlemiş,
evlerine arazilerine zorla el konulmuş, zorla sürülmüş ve yolu Almanya´ya düşen
bir amca geldi. "Ne yapıyorsun burada?" dedi. Direnişte olduğumu ve
nedenlerimi anlatmaya başladığımda sesi çatallaştı, gözlerinde düşen yaşları
saklamaya çalıştı. "Bir insan ömrüne hiç mi "adalet" pay
edilmez, benimkine edilmedi. Bizden birileri çıkmış hakkını arıyorken gördüm ya
bu bana yeter" dedi.
Bir çöp toplama şirketinde ise başladığı yıllarda, kendisine
"Domuz Türk" diyen polise öfkesi daha çok taze. Almanya´ya geldiği
günden beri hor görülmeye, aşağılanmaya, ırkçılığa, emeğinin sömürülmesine
karşı tek başına bildiği mücadele yöntemleriyle uğraşmış, onlarca mahkemesi
var. "Belki mahkeme yerine böyle meydana çıkmak lazımdı ... Burada bizim
toplum Almanya´yı yere göğe sokmaz, burada haksızlık, hırsızlık, adaletsizlik
olmaz diye düşünür, başına geldiğinde de suçu kendisinde arar, ben bir şeyi
yanlış yapmışımdır der, direnene de destek vermez" dediğinde "Pankartım,
eski eylem önlüğüm, şemsiyem çalındı. Bir şey söylemiyorlar ama inandırıcı da
bulmuyorlar gibi geliyor" dediğimde; "Banka paramı çaldı, ispatladım
bizim toplumu inandıramadım: Almanya´da böyle şeyler imkânsız diyorlar kabul
ederse adalet için bir şey yapması lazım, tek başına yapacak cesareti
yok".
Bugün bir kadın geldi, bir
haftadır beni aradığını eylem saatine denk gelemediğini, direnişi duyduğundan
beri çevresiyle neler yapabileceklerini konuştuklarını ve ilişkiye geçtiği
kurum ve kişilerin bilgilerini verdi. Lampertheim'dan ve Schwetzingen´den
destek ziyaretçilerim geldi.
Oturum ve sosyal haklarımız tehdit aracı olarak kullanılmasına son
verilsin!
Oturum hakkımı geri istiyorum!
04.05.2017' de gerçekleşen görüşme kayıtlarının açıklanmasını istiyorum!
HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!



