Yunanistan Halk Cephesi Açıklama:
Terör Demagojileri, Sözde Sorumlu Yalanları, Halkın Meşru Mücadelesinin
Karşısında Değersizdir!
İdil Kültür Merkezi 26
Şubat’ın ilk saatlerinde operasyonla karşıladı günü. Yine savaşa giderlermiş
gibi ellerinde silahlarıyla, yüzlerinde maskeleriyle geldi karanlığın cüceleri.
8 Devrimci işkence ile
gözaltına alındı. Kurumun altını üstüne getirdiler, ahlaksızlıklarını
pervasızlıklarını kustular. Tabi operasyon sonra ermeden, İçişleri bakanı olan
vasıfsız kişilik, kendi televizyon kanallarının karşısına çıkarak “Bitirdik,
üst düzey sorumlular yakalandı, sığınakta bulduk” demeçleri veriyor. Kendince
terör propagandası yapıyor, bakanlarının ardından İstanbul Valiliği, emniyetin
vermiş olduğu bilgilerle açıklama yapıyor, medya kuruluşları polisin hazırlamış
olduğu haberleri servis ediyor halkımızın önüne.
Renkli listeleriyle
çıkıyorlar karşımıza, sayfa sayfa renklerle devrimcileri aranır duruma sokmaya
ardından mücadeleden uzak tutmaya, halkın gözünde terör propagandası yapmaya
çalışıyorlar. Komplo teorileri, yalanları, basının halka sunduğu yalanlar. Devrimcilere
olan düşmanlıklarını, yalanlarla ortaya döküyorlar. Halkın en soylu, en onurlu
damarı olan, halkın bağrından filizlenen devrimcileri “Terörist” olarak
gösteriyorlar.
Soruyoruz Terör Nedir Terörist Kimdir?
Ülkemizin tüm topraklarını
emperyalizme peşkeş çeken, halka yoksulluk, açlık, sefalet sunan sizler,
halkımız evine ekmek götürme derdindeyken, saraylarında milyar dolarlık çaylar
içmek, zenginliğin içinde yaşamak. Buna karşı çıkınca da terörist olarak
ithamlanmak.
Yüzyıllar öncesinden bugüne
kadar ezen sınıflar ezilen sınıfların baş kaldıran kişilerine hep bir isim
bulmuşlardır, bu “İsyancı, Ayaklanmacı” olmuştur. Yıllar geçmiştir ezen, hâkim
sınıf hep bir ithamda bulunmuştur kendi düzenlerinin devam etmesi için, 80’li
yıllarda “Anarşist, Komünist” günümüzde ise Emperyalizm “Terör ve Vatan Haini”
kalıplarını bulmuştur.
Asıl terörist asıl vatan
haini sizlersiniz, halk bu gerçeği er geç anlayacaktır ve sizin sonunuz gelecektir.
Bunu sizde çok iyi bilmektesiniz sonunuzun geleceğini ve bu sonu devrimciler
getirecektir. Asıl halkını seven halkı için, vatanının bağımsızlığı için
mücadele eden devrimcilerdir. Son nefeslerinde “Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye”
diyen devrimciler vardır.
Terör Listeleriniz, Arama Kararlarınızın, Devrimcilerin Meşruluğu
Karşısında Hükmü Yoktur!
Ümit İlter, yıllardır
faşizme karşı mücadele eden, hayatını devrim mücadelesine adamış, emperyalizmi
şiirleriyle yere sermiştir. Fikrinde o muazzam günün ilk heyecanı, kurtuluşun
dizeleri ellerinde olan halkın sanatçısı halkın öfkesini dizelerine döken
şairdir. Yıllarca hapishanelerde işkencelere, tecrite karşı direnmiş, Grup
Yoruma verdiği emeklerle tanınan birisidir. 2009 yılındaki İnönü Stadyumunda Tuncel
Kurtiz’in okumuş olduğu “Geçit Yok” şiirinin yazarıdır. Genel Sekreter
uydurmaları faşizmin çaresizliğini göstermektedir.
Sadık Eroğlu yaşamını
devrimci mücadeleye, halkının kurtuluşuna adamış, her hücresiyle devrim için
yaşayan bir devrimcidir. 1996 Ölüm Oruçlarından çıkmış, hapishanelerde olsun
dışarıda olsun her an vatanı ve halkı için mücadele etmiştir.
İbrahim Gökçek, Sultan
Gökçek, Emel Yeşilırmak, Betül Varan.
Grup Yorum üyesidirler
kimisi tutuklanmış, işkencelerden geçmiş, kimisini terör listelerine koyarak
Grup Yorum’u terörize etmeye çalışmışlardır. Hükümsüzdür. Halkın meşru
mücadelesinde sizin yasalarınızın kanunlarınızın hükmü yoktur. Devrimci sanat
ve devrimci kültür tüm dünya genelinde kan ve can bedeli yazılmıştır,
yaratılmıştır. Onlar faşizmin açık saldırıları karşısında kenarlarına
çekilmemiştir, halkın kavgasını halkın türkülerini yapmaya devam etmişlerdir.
Victor Jara gibi parmakları kırılsada türkülerini söylemişlerdir.
“"Victor Jara
dudaklarında şarkıyla öldü. Onu yanından hiç ayırmadığı refakatçisiyle,
gitarıyla birlikte stadyuma getirdiler. Ve şarkı söylemeye başladı. Öbür
tutuklular, gardiyanların ateş açma tehdidine rağmen melodiye eşlik etmeye
başladılar. Sonra bir subayın emri ile askerler Victor'un ellerini kırdılar.
Artık gitar çalamıyordu ama zayıf bir sesle şarkı söylemeyi sürdürdü. Bir
dipçikle kafasını parçaladılar ve diğer tutuklulara ibret olsun diye ellerini
kesip tribünlerin önüne astılar…"
“Şarkım ne gelip geçici
övgüler düzer,
Ne de başkalarına ün katar…
Yoksul ülkemin,
Kök salmıştır toprağına.
Orada, her şeyin bittiği
Ve her şeyin başladığı
yerde,
Söylerim o her zaman yiğit
ve derin
Sonsuza dek yeni olacak
şarkıyı.”
Son sözlerinde türkülerle
umut olmuşlardır. Bugün bu gelenek Grup Yorumdur.
Yaşamlarıyla örnek
olmuşlardır, halkın sanatçılığının, faşizmin koşullarında, terör listeleri
aranma koşullarda direnmenin en somut en güzel örnekleridir kendileri.
Barkın Timtik, düzenin
avukatı olmak yerine halkın avukatlığını seçmiş, çamurlu gecekondu halkının,
Dilek Doğanın, Berkin Elvanın avukatlığını yapmış, devrimcilerin avukatlığını
yapmıştır. Düzende kariyer yapmaktansa halkı için avukatlık yapmış, faşizmin
hukukunun olmadığını devrimci adaletle savunmuştur.
Barış Yüksel’de tercihini
halkın sorunlarından yana kullanmıştır, kendisini düşünmeyip bilgilerini halk
için kullanmıştır, mühendis, mimarlık bilgimiz halk için olmadıkça hiçbir önemi
yoktur demiştir.
Faşizm Koşullarında Gizlilik Suç Değildir, Gerekliliktir!
Faşizm açıktan saldırdığı
süreçlerde devrimcileri aranır duruma düşürüp, terör listeleriyle mücadeleden
uzak tutmak, teşhir etmek istemektedir. Gizlilik koşulları keyfi değil
zorunludur.
Açıktan işgallerde olsun,
faşizmin saldırılarında olsun birçok ülkede halk kurtuluş mücadelesi veren
örgütler, halk hareketleri gizlilik koşulları yaşamıştır. Vietnam’daki
tünellerden tutunda Hitler döneminde Almanya Komünist Parti üyelerinin illegal
yaşamlarına, kadar devrimci mücadelede zorunlu koşullar olduğundan gizlilik
zorunludur. Yeri gelir bir evin arkasından yeri gelir bir duvarın arasından
çıkarız, haklı ve meşru olan biziz, her koşulda yeni politikalarımızla çıkarız
karşınıza. Sizin aranma kararlarınız, terör listeleriniz varsa bizimde devrimci
yaratıcılığımız halk gerçeğimiz vardır. Halk derya deniz biz o denizin
içindeyiz. Halkın kurtuluş mücadelesini veriyoruz, halkın çocuklarıyız. Demir
kapılar, kozmik odalar, sığınaklar, yalanlarınız, anti propagandanız boşunadır.
Halkın gerçekliğiyle, devrimci meşruluğumuzla, tarihsel ve siyasal
haklılığımızla haykırıyoruz “Bizi Bitiremezsiniz!”
İdil Kültür Merkezi Kapısıyla Duvarıyla, Üstüyle Altıyla Bizimdir
Son yıllarda İdil Kültür
Merkezi sürekli olarak AKP faşizmi tarafından hedef gösterilmektedir. İdil
Kültür Merkezi, Grup Yorum ’un çalışmalarını yürüttüğü, Tavır dergisinin
hazırlandığı, kültürel ve sanatsal çalışmaların etkinliklerin yapıldığı
devrimci kültürün olduğu bir kültür merkezidir. Emperyalizm ve onların baş
işbirlikçisi AKP iktidarı, halkımız üzerinde İdil’e gitmeyin devrimci kültürle
tanışmayın diyor. Düzen yoz kültürüyle gençlerimizi halkımızı yoz ilişkilere,
beyinleri uyuşturan sanatçılarına özendiriyor. İdil Kültür Merkezi düzenin yoz
çarpık kültürüne karşı devrimci kültürle dimdik ayakta duruyor.
Halkımız her baskından sonra
sahipleniyor İdil Kültür Merkezimizi, halkımızın emekçi elleriyle yeniden
yapıyoruz kapılarımızı, duvarlarımızı. Kurumlarımızı sahiplenmekten
vazgeçmeyeceğiz. Kurumlarımız halkımıza açılan kapılarımızdır. Ne halkla olan
bağımızı kesebilirsiniz nede yalan ve komplo haberlerinizle meşru ve haklı
mücadelemizi durdurabilirsiniz. İdil Kültür Merkezi, Kapısıyla, Duvarıyla, Üst
Katından, Alt Katına Bizimdir.
Halkımız Devrimciler Bu Ülkenin En Soylu En Onurlu Damarlarıdırlar!
Devrimciler iyiyi güzeli
yeniden yaratanlardır, doğanın süregelişinde iyi güzel olan ne varsa
bizimledir. Devrimciler halkın en ileri yanlarını kuşanmış, M-L ideolojiyle
halkımızın kurtuluşu, vatanımızın bağımsızlığı için mücadele eden halkın
çocuklarıdırlar. İdil Kültür Merkezinden gözaltına alınan Devrimcileri
sahiplenelim, Vatan Emniyet Müdürlüğüne giderek arkadaşlarımızı yalnız
bırakmayalım. İdil Kültür Merkezinden gözaltına alınan arkadaşlarımız derhal
serbest bırakılmalıdır!
Devrimcilik Yapmak Suç Değil Onurdur, Yalanlarınız Komplolarınız Boşa
Çıkacaktır!
Devrimci Meşruluk Ve Haklılığımız Karşısında Terör Listelerinizin Hükmü
Yoktur!
Demagojileriniz Ve Terör Propagandalarınız, Mücadelemiz Karşısında
Yerle Yeksan Olacaktır!
Yunanistan Halk Cephesi
