İzmir
TAYAD’lı aileler 30 Kasım 2019 cuma günü saat 17:00’de Alsancak Türkan Saylan
kültür merkezi önünde bedenini adalet talebiyle ölüm orucuna yatırmış olan
Mustafa koçak ve adaletsizliğe karşı hücre hücre eriyen Grup yorum
üyeleri için basın açıklaması gerçekleştirdiler.
Açıklamada
Grup Yorum kurulduğu günden bu yana 34 yıldır ezgilerinde ezilen sömürülen, aç
bırakılan, halkımızın yanında yer aldı, her daim zalimlerin karşısında olan
grup yorum Emperyalizmin, iktidar sahiplerinin faşizmin hedefi olmuştur.
Konserleri yasaklanmış üyeleri ya tutuklanmış ya da başına para ödülleri konulmuştur.
Grup yorum ’un üzerinde sürekli baskı uygulanmıştır daha dün 29 Kasım akşam
saatlerinde çalışma yaptıkları İdil kültür merkezine AKP’nin polisleri
tarafından baskın düzenlemiş Grup Yorum yerleri sultan Gökçek, Bergül Varan,Tuğçe
Tayyar İşkence ile gözaltına alınmıştır 34 yıllık mazisi olan Grup yorumu
susturmaya çalışırsanız çalışın Grup yorum bildiği yolda yoldan
Geri dönmeyecektir .Grup yorum halktır susturulamaz. Ardından açıklama ya gün
gün, hücre hücre eriyen Mustafa Koçak’ın 150. gün yazmış olduğu mektup okundu,
Mektupta bu mektubu sokaklarda yan yana yürüyen kadınlara ve erkeklere,
analarımıza babalarımıza, topraktan yaşam çıkaranlara, allı morlu büyüyen
çocuklara, adaletin peşinden ayrılmayanlara, acılar dan umut devşirenlere, yarı
aç yarı tok yatağa girenlerimize, Halk türküleri söyleyenlere her koşulda ve
şartta direnenlere ve Nazım’ında şiirinde dediği gibi umudu olan büyük
insanlığa yazıyorum ve bu mektubu memleketime, vatanımızın kendisine yazıyorum...
yüksek tepelere, çam ormanlarına, atan
bir damar gibi akan nehirlere, ırmaklara ,yeryüzünün sınırlarını çizen yüce
dağlara, keskin çizgili boş tarlalara yazıyorum mahkemelerin adaletsizlik
dağıttığı bir ülkede tek adalet, adaletsizlik için direnmektir diyerek 1 Temmuz
günü çıktığım yola ...Ve bugün açlığımla büyüttüğüm adalet kavgamızın,
canım pahasına savunduğun taleplerinin 150. günü ! Günler ilerliyor
günler ilerledikçe direnişle büyüyoruz direnişle birlikte insan da büyüyor.
Gün
gün eriyen her hücremin aksine ben de büyüyorum.... Onlar ise yaptıkları bu adaletsizliği,
haksızlığı, hukuksuzluğu nasıl gizleyeceklerini, halka nasıl anlatacaklarını
bilmiyorlar. Çünkü tan yerini ağartan direnişimiz karşısında, suçüstü
yakalanmış hırsızlar gibi şaşkınlık ve panik içerisindeler. Tek
yapabilecekleri bir şey ise daha fazla baskı, korku tehdit ve sansür.
Halbuki bunlar bizi daha da güçlendiriyor.Dahada da kenetleniyor ve
büyütüyor....Ve işte tam da bu nedenle onların çaresizliği, halkımızında çaresi
büyüyor.Merhamet değil adalet istiyoruz ! Adaletsizlik ve haksızlık alışıldık
şey değildir. Bizlerde bunu asla ve asla alışmayacağız! Nasıl ki insan ekmeksiz
susuz yaşayamazsa adalet olmadan da yaşayamaz adalet yoksa güneşte yoktur ve
kimse güneşsiz yaşayamaz... Bizim vatanımızı da bu kör karanlıklar içine
gömdüler ve hepimizi Bu karanlığa mahkûm etmek istiyorlar. Ben de bu
adalet adaletsizliğe ve hukuksuzluğa son vermek adına, karanlığa ışık
olmak, tan yerini ağırtmak için yatırdım bedenimi ölüm orucuna. Muhakkak
ki herkes yaşamak ister ve elbette ben de herkes gibi yaşamak istiyorum ama
kendimi bu adaletsizliğe ve hukuksuzluğa mahkum edip yaşamaktansa, adalete ve
onuruma sahip çıkarak anlım ak başım dik bir şekilde ölmeyi tercih ederim.
Biliyorum çünkü yaşamak mücadele etmektir. Ve ben de yaşamak için mücadele
etmeyi tercih ediyorum. Çünkü bizim hayatımızla bu şekilde oynamalarına seyirci
kalmak zorunda değiliz biz bu adaletsizliğe mahkum etmelerine seyirci kalmak
zorunda değiliz : direnebiliriz onurumuza sahip çıkabiliriz. Ve işte bu yüzden
bu mektubu sana yazdım işçi, köylü, memur, öğrenci, çalışan namuslu yiğit
insanlar Yummayın gözünüzü tıkamayın kulaklarınızı duyun adalet çığlığımı
ve görün hücre hücre eriyişimi... Görün ki sesime ses olup anlatın sağır
kulaklara, kör gözlere Anlatınki,bu ülkede hüküm süren adaletsizlikler son
bulsun…
Anlatın
ki Adaletin ışığı saçılsın , tan yerleri ağarsın, Anlatın ki adil ve onurlu bir yaşamı birlikte kuralım ...Ve
şunu hiç mi hiç bunatmayalım :Büyük ya da küçük ama herkesin yapabileceği bir
şey var…. zafere olan inancımla umut ve direnç yüklü selamlarımı
gönderiyorum umutla kalın belinki sizi hep sevdik sizi çok seviyoruz.
Mustafa
Koçak’ın mektubu okunduktan sonra açıklamaya son Verildi on iki kişi
katıldı
