AKP FAŞİZMİ
BÜTÜN KURUMLARI VE MEDYASIYLA KATİLİNİ KORUMAYA ÇALIŞIYOR
KATİL
POLİSİN CEZASIZ BIRAKILMASINA İZİN VERMEYELİM!
ALİ HEMDAN
İÇİN ADALET İSTİYORUZ!
Daha önce de binlerce insanımızı aynı
şekilde katleden faşizmin polisi, 27.04.2020 tarihinde Adana’nın Seyhan
ilçesinde 19 yaşındaki Suriye uyruklu tekstil işçisi Ali El Hemdan adlı genci
“dur ihtarına uymadığı” gerekçesiyle katletti.
Basında yer alan haberlerde, Ali
Hemdan’ın katledildiği sırada, koronavirüs (Covid-19) nedeniyle uygulanan sokağa çıkma yasağı kapsamında polis tarafından
kontrol noktası oluşturulduğu ve olayın burada gerçekleştiği belirtildi.
AKP
destekçisi medya, Ali El Hemdan’ın öldürülmesini, “Kaçarken vuruldu”, “Havaya
yapılan uyarı ateşiyle yanlışlıkla vuruldu”, “Ayağından vuruldu” başlıkları ve
aynı içerikli yalan haberlerle duyurdu. Bu
haberlere göre, Ali El Hemdan, polis
kontrolü sırasında “dur ihtarına uymadığı” için polis tarafından ayağından
vurulmuştu. Ancak olay yerinde çekilen görüntülerden Ali El
Hemdan’ın bacağından değil kalbinden tek kurşunla vurularak öldürüldüğü
anlaşıldı.
Ailesinin anlattıklarına göre, polisin
katlettiği Suriyeli Ali El Hemdan, vurulduğu gün çalışmak için sokağa çıkmıştı.
Olay sırasında da koronavirüs önlemleri kapsamında, 20 yaşın altındakiler için
uygulanan sokağa çıkma yasağından dolayı para cezası verilmesinden korktuğu
için kaçmaya çalıştığı, bu sırada vurulduğu öğrenildi.
Olayın gerçekleştiği Adana Valiliği
tarafından yapılan açıklamada ise, Hemdan'ın, uygulama noktasında
"dur" ikazına uymayarak kaçtığı ve uyarı ateşi açılması sırasında
"kaza sonucu" yaralandığı iddia edildi. Adana Valiliği, aynı
açıklamada, Hemdan’ı katleden polis memurunun açığa alındığını ve soruşturmanın
devam ettiğini açıkladı. Ali Hemdan’ın katili polis memuru da ilk ifadesinde
daha önce polis tarafından gerçekleştirilen binlerce cinayette ve katliamlarda
yapılan klasik savunmayı yaparak olayın kaza sonucu gerçekleştiğini ifade etti.
Polis memuru, Ali Hemdan’ın kaçtığını ve onu yakalamak için arkasından koştuğu
sırada sendeleyerek düştüğünü, silahının bu sırada kazayla ateş aldığını, bu
sırada aralarında 30 metre mesafe olduğunu iddia etti. Oysa ortaya çıkan görüntüler,
tanık anlatımları ve Ali Hemdan’a ait ölü muayene raporunda, polisin uzak
mesafeden değil yakın mesafeden hedef alarak ateş ettiği, Ali Hemdan’ın arkadan
değil ön taraftan, kalbinden vurulduğu açığa çıktı.
Bütün bunlara rağmen Adana Valiliğinin “olayın kaza sonucu olduğu”
açıklaması, daha önce yaşanan birçok polis cinayetinde olduğu gibi, katil
polisi korumaya, olası bir yargılama sonucunda ceza almasını önlemeye yönelik
bir çabanın parçasıdır.
Türkiye’de yürürlükte olan, polisin yetkilerini düzenleyen “Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu” polisin
silah kullanma yetkisinin şartlarını açıkça belirtmiştir. Bu kanuna göre olayda
polisin silah kullanma yetkisinin şartlarının oluşmadığı, polisin kanuna aykırı
ve keyfi şekilde silah kullandığı açıktır. Öldürülen gencin dur ihtarına
uymadığı yönünde bir iddia dışında, polise saldırı da bulunduğu veya polisin
silah kullanmasını gerektirecek bir eylemin bulunduğuna dair bir iddia yoktur.
Polisten kaçmış olması, polise silah kullanma ve öldürme yetkisi vermemektedir.
Elbette Ali El Hemdan Türkiye’de polisin bu
şekilde katlettiği ilk kişi değildir. Faşizm var olduğu sürece son da
olmayacaktır. Faşizm, varlığını sürdürmek için halkı baskıyla, terörle,
korkuyla teslim almaya, sindirmeye çalışır. Bunun bir parçası da polise verilen
keyfi silah kullanma yetkisi ve bu yetkinin kullanılmasıyla, bazen de herhangi
bir yetkisi olmaksızın silah kullanmasıyla rahatça insanlarımızı
katledebilmesidir. Türkiye’de polisin sadece son üç yıl içerisinde katlettiği
kişilerin sayısına baktığımızda bu daha iyi anlaşılmaktadır. Türkiye’de sadece son üç yılda 91’i çocuk,
toplam 385 kişi Ali El Hemdan gibi polis tarafından katledilmiştir. Ve bütün bu
cinayetlerin hepsinin “havaya açılan uyarı ateşi” sonucunda gerçekleştiği iddia
edilmiştir. Bu polislerin büyük çoğunluğu “ayağım kaydı, sendeledim, yere
düşerken silahım yanlışlıkla ateş aldı” savunmasını yapmıştır. Haklarında açılan soruşturma ve davalar da bu
klasik savunmalar esas alınarak ya hiç ceza verilmeden kapatılmış ya da katil
polislere “taksirle öldürme” suçundan çok az cezalar verilmiştir.
Bugün Ali Hemdan’ın katledilmesi de bu politikanın bir parçasıdır. Adana
Valiliği ve AKP’nin destekçisi medya organları da polisin bugüne kadarki bütün
cinayet ve katliamlarında olduğu gibi polisin bu cinayetini de örtbas etmek ve
katil polisin cezasız kalmasını sağlamak için bir kez daha gerçekleri
çarpıtıyor, ellerinden geleni yapıyorlar.
Bu katliamın örtbas edilmesine, Türkiye faşizminin, 19 yaşındaki bir genci
katleden polisini korumasına, katil polisi cezasız bırakmasına izin vermeyelim!
Ali El Hemdan’ın Katili Cezalandırılsın!
Ali El Hemdan İçin Adalet İstiyoruz!
HALKIN HUKUK BÜROSU - ENTERNASYONAL BÜRO
PEOPLE’S LAW OFFICE - INTERNATIONAL
OFFICE
HALKIN HUKUK
BÜROSU/ENTERNASYONAL BÜRO
PEOPLE’S LAW OFFICE /
INTERNATIONAL OFFICE
GSM: +30 697 0 39 37 35
