30 Mayıs Cumartesi günü
Stauffacher Meydanına astığımız pankartlarımızla ve açtığımız masamızla ölüm
orucu direnişçilerin seslerini duyurmaya devam ettik.
Açtığımız pankartlarda özgür
tutsakların ve devrimci avukatların adil yargılanma talepleri ifade ediliyordu.
5 kişinin katılımıyla el ilanları dağıtıldı.
Suriye'den göçmen olarak
İsviçre'ye gelen bir babayla sohbet edildi. Kendisi ilk başta Tayyip Erdoğan'ın
iyi ama Esat'ın kötü olduğunu söyledi.
Bizde kendisine Anadolu
topraklarında 16 milyon insanın aç yatıp kalktığını, açlıktan yoksulluktan
dolayı insanların kendilerini yaktıklarını, sanatçıların sanatlarını yapmak
için ölüm orucu yaptıklarını,
iftiralarla insanların uzun
yıllara varan hapis cezaları aldıklarını, devrimci avukatların ölüm orucunda
olduklarını anlattık. Böyle bir tablo varken Tayyip Erdoğan'ın nasıl iyi
olabileceğini sorduk.
Asıl sorunun emperyalist politikaların olduğunu anlattık. Anadolu topraklarında süren ölüm oruçlarını anlattık, Grup Yorum'u anlattık. Grup Yorum'un Haydi Tenruh şarkısını dinlettik.
Adaleti, onuru, namusu ve umudu eriyen bedenleriyle savunan Halkın Avukatlarının ve Özgür tutsakların talepleri derhal kabul edilmelidir.
Mayasını Kızıldere’den, 84, 96 ölüm oruçlarından, büyük direnişten alan bir iradenin karşısında AKP zavallı ve çaresizdir.
Ne kadar düzenin bütün imkanlarını elinde bulundursa da güçsüzdür, atılan bir Tweet'den korkacak kadar acizdir.
Helin Bölek dünyayı sarstı, İbrahim Gökçek birleştirdi, Mustafa Koçak ise adalet dersi verdi.
Her direniş bir sonraki direnişi örgütler, bir sonraki direniş önceki direnişten daha güçlü olur, çünkü, önceki direnişin gücünü de içinde barındırır.
Siyasal ve tarihsel haklılığımızla yürüyoruz umudun bayrağı altında yarınlara.
Halkız Haklıyız Kazanacağız
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz
İsviçre Halk Cephesi

