ŞEHİTLERİMİZİ ANIYOR, ANILARINA SIRT ÇEVİRMEYECEĞİMİZE, MÜCADELELERİNİ BIRAKMAYACAĞIMIZA BİR KEZ DAHA AND İÇİYORUZ!
Mahir
Çayan ve yoldaşları Türkiye devrim tarihinde birçok geleneğin yaratıcısı
olmuşlardır. Teslim olmama, kanının son damlasına kadar savaşma geleneği
Hüseyin Cevahir'den, Ulaş Bardakçı'dan, Kızıldere'den 12-14 Temmuzlara, 16-17
Nisanlara, Şafaklara, Bahtiyarlara uzanan bir gelenektir. Mahirler, 30 Mart'ta
Kızıldere'de teslim olmayarak devrim yolunun bedellerle göğüslenebileceğini,
zafere ancak teslim olmayarak varılabileceğini haykırdılar.
Kızıldere'den
bugüne, dağlarda kırlarda, şehirlerde direnerek, teslim olmayarak, savaşarak
Umudu büyüttük. Umudun adını duvara, taşa, hastane çarşafına bulunduğumuz her
yere nakşettik.
Bedenlerimiz
yanarken zafer işaretlerimiz yere düşmedi. Kurşun yağmurları altında halaylar
çektik. 19 Aralık'ta yandık, kömür gibi oldu bedenlerimiz. Zulme de ölüme de
meydan okumaktan vazgeçmedik. Son kurşunumuza kadar savaştık, kurşunumuz kalmadığında
Zehra Öncü olduk, ellerimizin arasına bombayı alıp başımıza koyduk yürüdük
düşmanın üstüne. Sibeller, Adaletler, Kevserler, Perihanlar, Hamiyetler,
Seherler, Bünyaminler, Oğuzlar, Sılalar olduk Umudu büyüttük.
84-96-2000 Ölüm
Orucu Şehitlerimizle, Alişanlarla, Elif Şafak Bahtiyarlarla, Çiğdem Bernalarla,
Leylalarla, Bilgehanlarla, Mustafa Helin İbrahim ve Ebrularla MAHİR'DEN DAYI'YA
SÜRÜYOR BU KAVGA!
30 Mart 17
Nisan devrim şehitlerini anma ve Umudun kuruluşu haftasında devrim
şehitlerimizi anıyor, anılarına sırt çevirmeyeceğimize, mücadelelerini
bırakmayacağımıza bir kez daha and içiyoruz!
ESKİŞEHİR
DEV-GENÇ
